T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO:
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLLERİ :
DAVALI : 1-
VEKİLLERİ:
DAVALI : 2-
VEKİLİ :
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARARIN YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1.BEYANLAR:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; Müvekkil şirketin Afyon/Çay'da kurulumunu gerçekleştirdiği Orhaniye GES-2 ve GES-5 güneş enerji santrallerinde kullanılan ve davalılardan ... A.Ş. tarafından üretilip ... Ltd. Şti. tarafından satılan HES marka kabloların arızalı olması sebebiyle tesislerde üretim kaybı yaşandığı, arızaların kablolardaki imalat hatasından kaynaklandığı, TSE raporu ve Çay Sulh Hukuk Mahkemesi ... D.İş dosyasındaki tespit raporuyla üretim hatasının sabit olduğu, kabloların tamamının değiştirilmesinin zorunlu olduğu, davalıların sözlü taahhütlerine rağmen sorumluluklarını yerine getirmedikleri ve bu nedenle bypass işlemleri ile geçici çözümler uygulandığı, bu işlemler ve üretim kaybı dolayısıyla müvekkilin zarar gördüğü belirtilmiştir. Toplam 8.230 metre kablonun büyük kısmı HES marka olup, bu kablolardan kaynaklanan sorunların 2019 yılı Mayıs ayından itibaren artarak devam ettiği, kabloların yalıtım delinmeleri ve faz-toprak arızası nedeniyle invertörlerin devreden çıktığı, arızaların üretim hatasına dayandığının TSE raporlarında belirtildiği ve HES tarafından bu raporların geçersiz sayılmak istendiği ifade edilmiştir. Müvekkil tarafından yapılan 77.671,51 TL’lik bypass masrafı, 74.465,00 TL’lik üretim kaybı ve 110.000,00 TL kanal kazı-montaj gideri ile 30.000,00 TL işçilik ve 12.784,50 TL tespit masrafı, 935,00 TL vekâlet ücreti olmak üzere toplam 400.655,81 TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen reeskont faiziyle birlikte tahsili, davalıların taşınır ve taşınmazlarına ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir konulması, keşif ve bilirkişi incelemesi yapılması ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesi talep edilmiştir. Dava 30.09.2020 tarihinde açılmıştır.
Davalı ... ELEKTRİK MALZEMELERİ TİCARET VE SANAYİ LTD. ŞTİ. vekili cevap dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; Davacının iddia ettiği gibi kabloların ayıplı/arızalı olmadığını, Çay Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyasındaki bilirkişi raporunun denetime elverişsiz, gerekçesiz ve hükme esas alınamayacak nitelikte olduğunu, müvekkilinin yalnızca HES Kablo’nun bayisi ve kabloların tedarikçisi olduğunu, 12/10/2017 tarihinde teslim edilen kablolar için yasal süresi içinde ayıp ihbarı yapılmadığını ve kabloların yaklaşık 2 yıl sorunsuz kullanıldığını, arızaların üretim hatasından değil kabloların döşenmesindeki teknik hatalardan ve fiziksel yaralanmalardan kaynaklandığını, bu durumun yapılan yerinde tespitlerle ve HES Kablo’nun laboratuvar testleriyle teyit edildiğini, TSE raporunun da mahkeme denetiminde yapılmadığını, numunelerin ne şekilde alındığının belli olmadığını, davacının kusurundan kaynaklı zararlardan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını ifade etmiştir. Ayrıca davacının talep ettiği alacak kalemlerinin fahiş ve mesnetsiz olduğunu, üretim kaybı, işçilik ve tüm kabloların değişimi gibi taleplerin müvekkiliyle illiyet bağının bulunmadığını, müvekkilinin kabloların üreticisi olmadığını, sadece bayisi olarak sorumluluğunun bulunmadığını, ihtiyati haciz talebi için yasal şartların oluşmadığını ve davaya konu taleplerin zamanaşımına uğradığını, usulüne uygun ayıp ihbarı yapılmadığını belirterek, 28/10/2020 tarihli bu dilekçeyle davanın reddini ve yargılama gideri ile vekâlet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
Davalı ... ELEKTRİK SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ vekili cevap dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; müvekkilinin sadece üretici olup kabloların döşenmesi ve kullanımının davacı sorumluluğunda olduğunu, kabloların iki yıl sorunsuz kullanıldığını, usulüne uygun ayıp ihbarı yapılmadığını, iddialara dayanak olarak sunulan bilirkişi raporunun usulsüz ve eksik incelemeye dayandığını, tespit edilen bazı kabloların müvekkil tarafından üretilmediğini, yapılan laboratuvar testlerinde üretim hatasına rastlanmadığını, sorunlu kablolarda fiziki hasar bulunduğunu ve bu nedenle sorunun uygulama hatasından kaynaklandığını ifade etmiştir. Ayrıca, TSE raporlarının kullanılmamış kablolar için geçerli olduğunu, sahada kullanılan kablolarda çevresel etkenlerin sonucu etkileyebileceğini belirtmiştir. Ürünlerin kalite belgelerine sahip olduğunu ve TSE tarafından yapılan bazı testlerin olumlu çıktığını, sadece su emme testinin olumsuz olduğunu, bunun da kullanım kaynaklı olabileceğini vurgulamıştır. Davacının talep ettiği bedelin fahiş olduğunu, kablolarda hasar olmadığını bildiği halde talepte bulunmasının hukuka aykırı olduğunu, taleplerin yalnızca hasarlı ürünlerle sınırlı tutulması gerektiğini, faiz taleplerinin de dayanağının olmadığını belirterek, 30.10.2020 tarihli dilekçesiyle davanın reddini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
2. MAHKEMEMİZCE TOPLANAN DELİLLER VE YAPILAN İŞLEMLER:
Mahkememizin talebi üzerine Çay Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu 2021/237 talimat sayılı dosyası üzerinden 08/11/2021 tarihinde keşif yapılmış ve keşfe katılan Bilirkişi (...) 19/11/2021 havale tarihli raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; Afyonkarahisar İli Çay İlçesi Orhaniye Köyü'nde bulunan Güneş Enerjisi Santrali sahasında mahkeme heyetiyle yapılan keşifte, sökülmüş kabloların güvenlik kulübesi yakınına istiflendiği ve numune alımı yapıldığı belirtilmiştir. Kabloların kısmen örtülü olduğu, ancak söküm sonrası ne kadar süre bu şekilde kaldığı ve uygun koruma sağlanıp sağlanmadığının bilinmediği ifade edilmiştir. Kaliteli üretim sürecinden geçse dahi, uygun taşınma ve depolama koşulları sağlanmadığında kabloların kalitesinin düşebileceği vurgulanmış; güneş ışığı, yüksek sıcaklık, kimyasal temas ve suya karşı koruma önlemlerinin alınması gerektiği belirtilmiştir. Kabloların düzenli aralıklarla (en geç 3 ayda bir) denetlenmesi gerektiği, sahada önceden kullanılmış ve gelişigüzel istiflenmiş kabloların sağlamlığının öngörülemediği ifade edilmiştir. Numune alımı sırasında test yapılabilecek ebatta, hasarsız kablolar tercih edilmiş; gözle yapılan incelemede ise kabloların saha veya montaj/demontaj şartlarından ötürü hasar gördüğü gözlemlenmiştir.
Bilirkişi (... , ... , ... ) 18.06.2023 tarihli raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; Davacı ve davalı taraf beyanlarında yer alan hususlara açıklık getirilerek yapılan incelemede, yaklaşık 2 yıl sorunsuz çalışan kabloların sonrasında hata vermesinin, uygulama esnasında oluşan bir hasardan kaynaklanması halinde bu durumun kısa sürede ortaya çıkması gerektiği, 2 yılın kablonun ekonomik ömrü dikkate alındığında kısa bir süre olduğu, bu nedenle üretim hatası ihtimalinin kuvvetli olduğu değerlendirilmiştir. Ayrıca, uygulamadan kaynaklanan mekanik hasarın testlerden geçemeyeceği ve üretim hatası sayılamayacağı belirtilmiş, ancak dosya kapsamı ve teknik bulgular dikkate alındığında mevcut kabloların üretim hatası kaynaklı ayıplı ürün olduğu kanaatine varılmıştır. Talep konusu zarar ve üretim kaybı, dava tarihi itibarıyla KDV dâhil 426.455,37 TL olarak hesaplanmıştır. Takdirin mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir.
Bilirkişi (Doç. Dr. ..., Doç. Dr. ..., Dr. Öğr. Üyesi ..., Dr. Öğr. Üyesi ..., Arş. Gör. ...) 08.02.2024 havale tarihli raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; Kablolarda delinme gerilimini düşüren başlıca faktörlerin kablo üzerindeki hasarlar, yapısal kusurlar, çevresel koşullar ve kullanım süresi olduğunu, bu etkilerin kablonun üretim, montaj veya kullanım süreçlerinden herhangi birinde ortaya çıkabileceğini belirtmişlerdir. Numune alınan bölgelerde kablo montajının usule uygun olduğu, ancak tüm hat için aynı şeyin söylenemeyeceği ifade edilmiştir. Ayrıca yapısal kusurlardan kaynaklı ayıpların üretim esnasında fark edilmesinin zor olabileceği, test edilen numunelerden bazılarında olumlu, bazılarında ise olumsuz sonuçların çıkmasının üretim standardı eksikliği veya kullanım kaynaklı arızalara işaret edebileceği değerlendirilmiştir. TSE raporlarının yorumlanmasında kabloların kullanılmış olması, çevresel etkiler ve numune alım yeri gibi değişkenlerin dikkate alınması gerektiği ifade edilmiştir. Ayrıca 05.02.2024 tarihi itibarıyla çıplak soyulmuş bakır kablo hurda bedeli kilogram başına 238,4 TL olarak belirlenmiş olup, USD/TRY kuru aynı tarih için yaklaşık 30,42 seviyesindedir.
Bilirkişi (Doç. Dr. ..., Doç. Dr. ..., Dr. Öğr. Üyesi ..., Dr. Öğr. Üyesi ..., Arş. Gör. ...) 27/05/2024 havale tarihli tarihli 1. EK raporlarındanda özetle şu hususları belirtmiştir; Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... esas sayılı dosyasında daha önce sunulan bilirkişi raporuna açıklık getirilmek amacıyla hazırlanan bu ek raporda, özellikle TSE test sonuçları ve kablo örneklerine ilişkin teknik bulgular değerlendirilmiştir. HES marka bazı 1x35 mm² ve 1x50 mm² kabloların su emme, yalıtım direnci ve hacimsel özdirenç gibi deneylerden olumsuz sonuç aldığı, buna karşın 1x70 mm² kablonun testten geçtiği tespit edilmiştir. Kabloların aynı kanalda döşendiği, benzer şartlarda çıkarıldığı ve yalnızca bazı ebatlardaki kablolarda olumsuzluk gözlenmesinin üretim kaynaklı ayıp olabileceği kanaatine varılmıştır. Davacının sunduğu masraf belgeleri ve TSE'nin testlerinin de dikkate alınmasıyla, yalnızca 1x35 mm² kabloların değişimi için 361.402,86 TL, Koç marka kablolar da dahil edildiğinde toplam 411.585,66 TL bedel hesaplandığı bildirilmiştir. Dava tarihindeki zararın KDV dahil toplam 426.455,37 TL olduğu belirtilmiş; laboratuvar testlerinde üretim sürecinde kalite standardı sağlanamadığı kanaati aktarılmıştır. Ayrıca, hasarların 17-18 ay sonra ortaya çıkmasının yalnızca dış etkenlerden değil, üretimden kaynaklı izolasyon problemlerinden de kaynaklanabileceği ifade edilmiştir.
Bilirkişi (Prof. Dr. ..., Prof. Dr. ..., Dr. Öğr. Üyesi ..., Dr. Öğr. Üyesi ..., Arş. Gör. ...) 04.12.2024 havale tarihli 2. Ek raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında taraf itirazları doğrultusunda istenen 2. ek raporda, bilirkişi heyetinin teknik ve akademik yeterliliği vurgulanmış, hazırlanan raporun tarafsızlık ilkesiyle oluşturulduğu ifade edilmiştir. Bilirkişi raporlarında montaj işlemlerine dair hususlara detaylı şekilde değinildiği, 14.11.2019 tarihli tutanaktaki ifadelerle kablo seriminin teknik şartnameye uygun olduğu, yer altı kablo derinliğinin yeterli bulunduğu belirtilmiştir. Kabloların test için alınan numunelerinin kullanılmış olması nedeniyle fiziksel ve kimyasal etkilere maruz kaldığının göz önünde bulundurulması gerektiği, TSE raporlarının da bu bağlamda değerlendirilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Ayrıca, kablo üretimi sırasında kısa mesafelerde kalite dalgalanması olabileceği, yalıtkan tabaka malzemesinin fiziksel ve kimyasal yapısının sabit kalamayabileceği, bu durumun elektriksel zayıflamalara yol açabileceği belirtilmiştir. Son olarak, bilirkişi raporunda belirtilen parasal hesaplamaların kapsamlı pazar araştırmasına dayanarak belirlendiği ve itiraza konu olan bedellerin bu araştırmalara uygun olduğu kanaati bildirilmiştir.
Bilirkişi (Prof. Dr. ..., Prof. Dr. ..., Dr. Öğr. Üyesi ..., Dr. Öğr. Üyesi ..., Arş. Gör. ...) 11.03.2025 tarihli 3. Ek raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında mahkemenin 11.02.2025 tarihli duruşma tutanağı doğrultusunda istenen 3. ek raporda, davacı tarafın 12.08.2024 ve 24.12.2024 tarihli dilekçelerinde belirtilen 14.114,44 TL (KDV hariç) tutarındaki harcamalar incelenmiş ve bu giderlerin tesisin çalışmasının devamı için zorunlu ve gerekli olduğu kanaatine varılmıştır. Bu nedenle ilgili tutarın toplam hesaplamaya dahil edilmesi bilirkişi heyeti tarafından uygun bulunmuştur.
3. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Aldırılan bilirkişi raporları ile davalıların müştereken müteselsilen davacının dava tarihi itibariyle toplam KDV dahil 426.455,37 TL zararına neden oldukları anlaşılmış olup, davacı tarafça 27/05/2025 tarihli celsede fazlaya ilişkin taleplerinin saklı tutularak davanın kabulü yönündeki talebi nazara alınarak ve toplam dava değeri olan 400.855,81 TL'nin 387.737,37 TL'si asıl alacak, Çay Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Değişik iş sayılı dosyasında yapılan 12.183,44 TL masraf ile 935,00 TL vekalet ücreti ise yargılama gideri olarak kabul edilmiş ve bu doğrultuda aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ayrıca Yargıtay . Hukuk Dairesinin "Öte yandan, sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 12/3 maddesi gereğince her çeşit imal ve inşa işleri ticari işler arasında sayılmıştır. Dolayısıyla yüklenici için ticari iş niteliğinde olan eser meydana getirme işi, yasada aksine hüküm bulunmadıkça, diğer taraf yönünden de ticari iş sayılır. (TTK m.19/II, eski TTK m.21/II) 3095 sayılı kanuni faiz ve temerrüt faizine ilişkin kanunun 2/II maddesi hükmünce davacı avans faizi talep edebilir ise de davada davalı hakkında bundan daha az oranda olup Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasınca halen yayınlanmakta olan reeskont faizi istenildiğinden, kabul edilen alacağı reeskont faizi uygulanması gerekirken yasal faiz uygulanması da usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. (... E ... K sayalı kararı)" şeklindeki kararı nazara alınarak davacının reeskont faiz talebi kabul edilmiştir.
Hüküm: Gerekçesi Yukarıda açıklandığı Üzere:
1-Davacının davasının KABULÜ İLE; 387.737,37 TL'nin dava tarihi olan 30/09/2020 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine,
Davacı tarafça Çay Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Değişik iş sayılı dosyasında yapılan 12.183,44 TL masraf ile 935,00 TL vekalet ücreti giderinin yargılama gideri olarak esas alınmasına, (masrafa ekle)
2- Davanın kabul edilen kısmı üzerinden alınması gereken 26.486,34 TL karar ilam harcından davacının ödediği peşin harç ve ıslah harcının toplamı olan 6.845,62 TL nin mahsubu ile eksik kalan 19.640,72 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan toplam peşin ve ıslah harcı toplamı olan 6.845,62 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
4-Davacı tarafından yatırılan: 54,40 TL başvuru harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan masraf olan: 26.677,89 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili davacıya verilmesine,
6-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre hesaplanan toplam 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan tahsili ile Hazine’ye gelir kaydına,
7-Davacı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 62.037,98 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili davacıya verilmesine,
8-Karardan sonra yapılacak masrafların davalılardan müştereken ve müteselsilen alınmasına,
9-Davalının yaptığı masrafların davalı üzerinde bırakılmasına,
10-Taraflarca yatırılan ve dosyada bakiye kalan delil/gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nın 341-345 maddeleri uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi'ne İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/05/2025
Katip Hakim