T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO:
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... -
VEKİLLERİ:
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLLERİ:
DAVA : Elatmanın Önlenmesi (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARARIN YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Elatmanın Önlenmesi (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1.BEYANLAR:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; Davalı ..., davacı .... ... Konut Yapı Kooperatifi'nin üyesi iken yükümlülüklerini yerine getirmediği gerekçesiyle noter aracılığıyla çekilen ihtarlarla 03.12.2020 tarihinde ihraç edilmiş, üç aylık dava açma süresi 03.03.2021 tarihinde dolmuş ve ihraç kararı 04.03.2021 tarihi itibariyle kesinleşmiştir. Davalı, 20.02.2014 tarihinden bu yana ödeme yapmadan kooperatife ait taşınmazda oturmaya devam etmektedir. Davalının taşınmazı tahliye etmesi için yapılan ihtarlara rağmen halen fuzuli işgalci konumunda bulunduğu, bu nedenle taşınmazdan tahliyesi ile 04.03.2021 tarihinden tahliye tarihine kadar işleyecek ecrimisilin bilirkişi marifetiyle belirlenerek tahsili ve ayrıca 72.860,00 TL tutarındaki aidat borcunun temerrüt faiziyle birlikte tahsili talep edilmiştir. Arabuluculuk süreci sonunda tarafların anlaşamaması üzerine işbu davanın açıldığı belirtilmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; Müvekkili ...’ın davacı kooperatifte kur’a yöntemi ile kendisine tahsis edilen bir dairesi bulunduğu, noter ihtarlarıyla yapılan ihracın geçersiz olduğu, usulüne uygun ve hukuken geçerli bir ihraç kararı ve tebliği bulunmadığından müvekkilinin fuzuli şagil sayılamayacağı, dolayısıyla tahliye ve ecrimisil taleplerinin yerinde olmadığı belirtilmiştir. Müvekkilinin yıllar boyunca düzenli ödeme yaptığı, inşaat halindeki daireyi tamamladığı, önceki ödemelerine ilişkin Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. sayılı dosyada açtığı davayı haklı olarak kazandığı, bu süreçte fazla ödeme yaptığının belirlendiği ve kararın henüz kesinleşmediği ifade edilmiştir. Üst yargı denetiminde olan bu davanın sonucu beklenmeden aidat borcu çıkarılmasının hukuka aykırı olduğu, bu nedenle aidat borcunun miktarına da itiraz edildiği beyan edilerek, tahliye ve ecrimisil taleplerinin reddi ile aidat borcunun bilirkişi marifetiyle tespitine karar verilmesi talep edilmiştir.
3.GÖREVSİZLİK KARARI VE GEREKÇESİ:
Konya . Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 09/09/2021 tarihli ... Esas ve ... karar sayılı kararı ile " Dava, elatmanın önlenmesi ile ecrimisil bedelinin tahsili talebine ilişkindir. Ticaret mahkemelerinin görevini düzenleyen TTK'nın 5/1:"Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir." demiştir. Bir davanın, ticari dava olup olmadığı TTK'nın 4. maddesinde gösterilen ilkelere göre belirlenmekte olup, öğretide benimsenen görüşe göre de ticari davalar kendi aralarında mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Mutlak ticari davalar için tarafların sıfatlarına ve dava konusunun ticari işletme ile ilgili olup olmadığına bakılmazken, nispi ticari davalarda dava konusunun ticari işletme ile ilgili olup olmadığı kriter olarak kabul edilmiştir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Mahkeme duruşma yapmadan, yani taraflara tebligat yapıp onları dinlemeden dosya üzerinden de görevsizlik kararı verebilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmış ise veya yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip, karara bağlamalıdır. (YAR. HD ... E... K) Kooperatifler tek amacı kâr elde etmek olmamakla birlikte, ortaklarının ekonomik menfaatlerini geliştirmeyi amaçlayan ticari birer ortaklıktır. Kooperatiflerin kârlılık ilkesini büsbütün bir kenara bıraktıkları da söylenemez, aksi takdirde varlıklarını sürdürmeleri beklenemez. Kâr elde edilip bunun ortakları arasında paylaşılıp paylaşılmadığı, diğer bir deyişle ne şekilde tasarruf edildiği kooperatifin amacının ekonomik olduğu gerçeğini değiştirmemektedir. TTK 124/1de ticaret şirketleri türleri arasında kooperatifler "kollektif, komandit, anonim, limited ve kooperatif şirketler" şeklinde gösterilmiştir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 1. maddesinde kooperatifin ortaklarının belirli ekonomik menfaatlerini ve özellikle meslek veya geçimlerine ait ihtiyaçlarını işgücü ve parasal katkılarıyla karşılıklı yardım, dayanışma ve kefalet suretiyle sağlayıp korumak amacıyla gerçek kişilerle kamu tüzel kişileri tarafından kurulan değişir ortaklı ve değişir sermayeli ortaklıklar olarak tanımlanmıştır. Görüldüğü gibi hem TTK düzenlemesinde hem de 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu gereğince kooperatiflerin ticari şirket kabul edilmesi gerekmektedir (YHGK., 29.11.2017 tarih, ... Esas, ... Karar). Kooperatif şirketler bütün ticaret kanunlarında adı geçen ticari ortaklıklardan biri olduğu gibi 865 sayılı Ticaret Kanunu döneminde verilen 07.11.1945 gün ve ... E., ... K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu Kararında da kooperatif şirketleri, ortaklarının sıfatı ve işlemlerinin niteliği ne olursa olsun ticaret şirketi kabul edilmiştir. O dönemde yapı kooperatiflerinin tacir sayılıp sayılmayacağı konusunda farklı yargı kararlarının ortaya çıkması nedeniyle içtihatların birleştirilmesi yoluna gidilmiş ve "Ticaret Kanunu'nda, mutlak surette tacir addolunacağı ve ticaret şirketleri nevinden olduğu tasrih olunan ve ticaret şirketlerinin bütün mümeyyiz vasıflarını haiz bulunan kooperatif şirketlerini, muameleleri bakımından medeni veya ticari diye ayırt etmeye kanun hükümleri müsait olmadığından, bu şirketleri, ortaklarının sıfatı ve muamelelerinin vasfı ne olursa olsun sadece ortaklığın hukuki şekline göre ticari şirketlerden madut olduğuna ve şirket azası arasında çıkan davanın ticaret mahkemelerinde görülmesi gerekli bulunduğuna" karar verilmiştir. Somut olayda: davacının kooperatif, davalının üyesi bulunması, davanın üyelik aidat alacağı ile ecrimisil ve müdahalenin meni talebine ilişkin olması, davacının dayanağının üyelikten çıkarılma-çıkmış sayılmaya dayandığından, kooperatif üyeliğine ilişkin hükümler Kooperatifler Kanununda düzenlenmiş olup, ortaklıktan düşmüş sayılma hususunun; uyuşmalığın çözümü bakımından yargılama konusu yapılması gerektiği, buna göre TTK 4 gereği ticari dava niteliğindeki nizanın görevli ticaret mahkemesince görülmesi gerektiği, görev hususunun HMK.nun 114/1-c maddesi gereğince dava şartı olup devam eden 115/1 maddesi doğrultusunda mahkemenin, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırmak zorunda olduğu anlaşıldığından, açılan davanın mahkememizin görevsizliği sebebi ile usulden reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle dosya mahkememize gönderilmiştir.
4.MAHKEMEMİZCE TOPLANAN DELİLLER VE YAPILAN İŞLEMLER ile DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Bilirkişi (Prof. Dr. ... ) 22.06.2023 tarihli raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; Davacı kooperatifin davalı ... hakkında verdiği ihraç kararının süre yönünden usule uygun olduğu ancak bu husustaki takdirin mahkemeye ait bulunduğu ifade edilmiştir. Davalıya ait borç miktarı ise iki ayrı senaryo ile değerlendirilmiştir. Davacı kooperatifin defter kayıtlarına göre, davalı tarafından 2019 yılı sonu itibarıyla toplam 56.844 TL ödeme yapılmıştır (48.660 TL aidat ve 8.184 TL kira bedeli). 2015, 2016 ve 2017 yıllarına ait kira bedelinin hesaplamaya dahil edilip edilmemesine göre iki alternatif borç hesabı yapılmıştır: Kira bedeli dahil edilirse borç tutarı 48.356 TL, dahil edilmezse 43.196 TL olarak hesaplanmıştır. Davacı tarafından ihtarnamede belirtilen 56.540 TL'lik borç tutarı ile bu hesaplar arasında fark olduğu, bu farkların davalı tarafından ödenmiş ancak hesaplamaya dahil edilmemiş 8.184 TL kira ve 5.160 TL’lik kira bedeli kalemlerinden kaynaklandığı tespit edilmiştir. Takdirin mahkemeye ait olduğu belirtilerek rapor tamamlanmıştır.
12.01.2024 tarihli keşif zaptına göre; Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasında görülen alacak davası kapsamında, mahkemenin 28.11.2023 tarihli duruşmasında alınan ara karar uyarınca keşif icra edilmiştir. Keşfe, mahkeme hakimi, katip, davacı vekili Av. ..., davalı vekili Av. ... ve resen seçilen inşaat mühendisi bilirkişi ... katılmıştır. Bilirkişiye yemin ettirilmiş ve dosyayı inceleyip rapor sunması için bir ay süre verilmiştir. Keşif sırasında dava konusu meskenin 3 oda 1 salon olduğu tespit edilmiştir. Taraf vekilleri keşfe itirazda bulunmamış, gerekirse bilirkişi raporundan sonra beyanda bulunacaklarını belirtmişlerdir. Keşif, tutanağa geçirilerek imza altına alınmıştır.
Bilirkişi (...) 16.01.2024 tarihli raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; Dava konusu taşınmazın tapuda Konya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi’nde kayıtlı ... ada 1 parsel numaralı 2.273,00 m² yüzölçümlü arsa olduğu, bu taşınmazda farklı kişilere ait çeşitli oranlarda hisseler bulunduğu tespit edilmiştir. ... Mahallesi, ... Sokak No:1 Kat:1/4 ...-Konya adresinde yer alan meskenin, başlangıç talep tarihi olan 04.03.2021 ile dava tarihi 26.07.2021 arasındaki süre için ecrimisil bedelinin 4.023,33 TL olarak hesaplandığı, takdirin mahkemeye ait olduğu ifade edilmiştir.
Bilirkişi (Prof. Dr. ... ) 16.02.2024 tarihli ek raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; Davaya konu taşınmazın 2014 yılından itibaren davalının kullanımında olduğu taraflar arasında ihtilaflı olmadığından, 2015-2017 yıllarına ait kira bedellerinin hesaplamaya dahil edilmesi gerektiği ve bu durumda borç tutarının 48.356,00 TL olduğu ifade edilmiştir. Ayrıca davacı vekilinin beyanları doğrultusunda Ocak 2020 ile 04.03.2021 (ihracın kesinleşme tarihi) arasındaki döneme ilişkin aidat/kira bedelinin 13.536,00 TL, 04.03.2021-26.07.2021 tarihleri arasında hesaplanan ecrimisil bedelinin ise 4.023,33 TL olduğu belirtilmiştir. Böylece davacının toplam alacağının 65.915,33 TL olarak hesaplandığı, ecrimisil için esas alınan aylık 850 TL kira bedelinin düşük olup olmadığı hususunun ve ihraç kararına ilişkin tüm hukuki tartışmaların Mahkeme takdirinde olduğu vurgulanmıştır.
Bilirkişi (...) 23.04.2024 tarihli ek raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; Dava konusu taşınmazın Konya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel numaralı 2.273,00 m² yüzölçümlü arsa vasfındaki taşınmaz olduğu, çeşitli kişilere farklı oranlarda hisseli olarak tapuya kayıtlı bulunduğu belirtilmiştir. ... Mahallesi ... Sokak No:1 Kat:1/4 ...-KONYA adresindeki taşınmazın, 26.07.2021 dava tarihi itibariyle piyasa koşullarına göre değerinin 300.000,00 TL olduğu kanaatine varılmıştır. Ayrıca, 04.03.2021 ile dava tarihi arasındaki dönem için hesaplanan ecrimisil bedelinin 4.023,33 TL olabileceği tespit edilmiştir. Rapor, Mahkemenin takdirine sunulmuştur.
... dan rapor aldırılmış ise de anılan bilirkişinin kooperatifler alanında nitelikli hesaplamalar hususunda yetkisi bulunmadığı anlaşılmakla başka bir bilirkişiye dosya tevdi edilmiştir.
Bilirkişi (... ) 30.10.2024 tarihli raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; Davalının kooperatif ortaklığından ihraç işleminin geçerliliğinin değerlendirilebilmesi için 2014 yılı dahil olmak üzere 2019 yılı sonuna kadar tutulan yevmiye defterleri, borç tahakkuklarına dayanak genel kurul kararları, yönetim kurulu karar defterleri ve davalıya ait cari hesap dökümlerinin dosyaya sunulması gerektiği belirtilmiştir. Davalının ortaklıktan ihraç işlemi kesinleşmişse, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 17. maddesi gereği tasfiye işleminin yapılması gerektiği ve bu durumda aidat alacağı talebinin gerekçesinin açıklanmasının zorunlu olduğu vurgulanmıştır. Ayrıca, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil taleplerinin değerlendirilebilmesi için öncelikle davalının ortaklık sıfatının geçerli olup olmadığının belirlenmesi gerektiği ifade edilmiştir. Tüm bu eksikliklerin tamamlanmasından sonra sağlıklı bir bilirkişi raporu düzenlenebileceği sonucuna varılmıştır.
31/12/2024 tarihli ara karar ile kooperatifler hukuku alanında uzman bilirkişinin değiştirilmesine karar verilmiş daha sonra heyete SMMM bilirkişi de eklenmiştir.
Bilirkişi (Doç. Dr. ...) 29.01.2025 tarihli raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; Davacı .... ... Konut Yapı Kooperatifi’nin 2014–2019 yılları arasındaki ticari defterlerinin muhasebe usul ve esaslarına uygun şekilde tasdik edildiği, defterlerin birbirini doğruladığı ve lehine delil niteliği taşıdığı tespit edilmiştir. Davalı ...’ın bu dönemde ödediği toplam aidat tutarının 48.660,00 TL, kira ödemelerinin ise 8.184,00 TL olduğu ve toplam ödemenin 56.844,00 TL’ye ulaştığı belirlenmiştir. Davacı kooperatif tarafından gönderilen ihtarnamede belirtilen aidat borcu 56.540,00 TL olup bu tutardan davalının kira ödemeleri düşülmemiştir. Kira bedelleri 2015–2017 yılları için hesaba dahil edilirse borç 48.356,00 TL, dahil edilmezse 43.196,00 TL olarak hesaplanmaktadır. Ayrıca ihtarnameler ve ihraç kararlarının süre yönünden uygun olduğu ve davalının ihraç tarihinden dava tarihine kadar geçen süre için ecrimisil bedelinin 6.771,66 TL olabileceği ifade edilmiştir. Takdirin mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir.
Bilirkişi (... – Doç. Dr. ...) 19.02.2025 tarihli raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; Davalı ...’ın S.S. ... Konut Yapı Kooperatifi ortaklığından ihracı ile ilgili işlemlerin cari mevzuata aykırı olduğu, aidat/kira borç bakiyesi olarak 56.540,00 TL talep edilmesine karşın, gerçekte ödenmesi gereken tutarın 48.356,00 TL olduğu, aradaki 8.184,00 TL farkın davalının yaptığı ödemelerin dikkate alınmamasından kaynaklandığı belirtilmiştir. Davalıya yapılan tebligatlarda Tebligat Kanunu’na uygun hareket edilmediği, ihtarnamelerin mernis adresi yerine bilinen eski adrese gönderildiği, faiz oranının da TBK m.120’deki sınırlamaları aştığı tespit edilmiştir. Kooperatif yönetim kurulunun 28.08.2020 tarihli ihrac kararına karşı davalının süresinde itiraz etmemesi nedeniyle ihracın 03.03.2021 tarihi itibarıyla kesinleştiği, bu sebeple davalının 04.03.2021 itibarıyla taşınmazda fuzuli şagil konumunda bulunduğu ve 26.07.2021 dava tarihine kadar ecrimisil bedelinin 4.108,33 TL olduğu, bu bedele dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması gerektiği ifade edilmiştir. Ayrıca, ihracı kesinleşen ortağa ihraç öncesine ait aidat ve temerrüt faizi borcunun yüklenemeyeceği, bu taleplerin hukuki yarar doğurmayacağı da özellikle vurgulanmıştır. Takdirin mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, dosya kapsamı nazara alındığında davalının fuzuli şagil olduğu anlaşıldığından taşınmazdan tahliyesine ayrıca davalıdan 4.033,23 TL ecri misil bedelinin alınması gerektiği kanaatine varıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuş, davacının anılan talepleri ile birlikte aidat alacağı talep edemeyeceği anlaşıldığından bu talebinin reddine karar verilmiştir.
Hüküm: Gerekçesi Yukarıda açıklandığı Üzere:
1-Davanın Kısmen Kabulü İle ;
a-Davalının davacı kooperatife ait ... Mahallesi ... Sokak ... E-2 Blok 1/4 ... Konya adresindeki meskende fuzuli şagil olduğu anlaşıldığından söz konusu taşınmaza yönelik el atmasının önlenmesine, taşınmazdan tahliyesine,
b-4.033,23 TL ecrimisil bedelinin dava tarihi olan 26/07/2021 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
c-Davacının aidat alacağı talebinin reddine,
2-Kabul miktarı üzerinden hesaplanan toplam 20.768,51 TL karar ilam harcından davacının ödediği peşin ve ıslah harcı toplamı olan: 6.436,39 TL'nin masubu ile bakiye 14.332,12 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafça yatırılan peşin ve ıslah harcı toplamı olan : 6.436,39 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafça ödenen 59,30 TL başvuru harcının kabul ret oranı nazara alınarak 47,84 TL 'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı tarafça yapılan 28.127,50 TL masrafın kabul/ ret oranına göre 22.689,97 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafça yapılan 200,00 TL masrafın kabul ret oranı nazara alınarak 38,66 TL sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine bakiye miktarın davalı üzerinde bırakılmasına,
7-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin (kabul/talep oranına göre) 1.064,82 TL'sinin davalıdan; 255,18 TL'sinin davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına (harç tahsil müzekkeresi yazılmasına).
8-Karardan sonra yapılacak masrafların % 80,67 oranında (kabul oranı) davalıya; % 19,33 oranında (ret oranı) davacıya yüklenmesine,
9-Artan gider/delil avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
10-Davacı taraf kendisi vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 48.645,32 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
11-Davalı taraf kendisi vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
12-Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının karar kesinleştiğinde mahkemesine iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nın 341-345 maddeleri uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi'ne İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.30/05/2025
Katip ... Hakim ...