T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI/KARŞI DAVALI : ...-
VEKİLLERİ :
DAVALI/KARŞI DAVACI : ...-
VEKİLLERİ :
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARARIN YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
BEYANLAR:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; müvekkil ... Tic. Ltd. Şti. ile davalı ... Grup Müh. İnş. Hay. Gıda Tarım ve Tic. Ltd. Şti. arasında, Seydişehir Belediyesi’nin ... İKN’li ihalesine konu alüminyum, kompozit ve cam işlerinin yapılması için sözleşme imzalandığı, sözleşmeye göre ihale metrajlarının %10 fazlasına kadar aynı fiyattan imalat yapılmasının kabul edildiği, belediye şartnamesinde alüminyum için 9.500 kg, cam için 930 m², kompozit için 430 m² ve söküm işçiliği için 700 metre metraj öngörüldüğü, müvekkilin tüm imalatları tamamladığı ve %10’dan fazla imalat yaptığı, alüminyumda fazla imalat için yeni fiyat verilerek davalının bu fiyatları WhatsApp üzerinden kabul ettiği ve buna göre faturalandırma yapıldığı, buna rağmen davalının son imalatlara ilişkin ödemeleri yapmadığı, sözleşmeye aykırı şekilde ödeme yerine çek verildiği ve müvekkilin buna rağmen çalışmayı sürdürdüğü, davalının ödeme yapmamak amacıyla haksız ihtar gönderdiği, oysa şantiyenin müvekkile sözleşmede öngörülen 15.04.2021 tarihi yerine 29.06.2021 tarihinde teslim edildiği, alt imalatlar tamamlanmadan işin yapılmasının mümkün olmadığı, sözleşmede yazılı bitiş tarihinin yalnızca şartnamedeki metrajlar için geçerli olduğu ve fazla imalatlar bakımından aynı tarihin bağlayıcı olmadığı, resmi kurumdan hak ediş ödemeleri alınmasına rağmen davalı tarafından müvekkile ödeme yapılmadığı, 27.12.2021 tarihi itibarıyla ödenmemiş faturalı borcun 185.000,00 TL olduğu ve davalının temerrüde düştüğü, 30.12.2021 tarihli ihtar itibarıyla bakiye borcun 216.809,49 TL’ye ulaştığı, buna rağmen ödeme yapılmadığı, müvekkilin henüz faturasını kesmediği imalatlar da bulunduğu ve gerçek alacağın keşif ile belediyeye sunulan hak ediş raporlarından tespit edilebileceği belirtilerek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000,00 TL alacağın ihtar tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte tahsiline, alacağın tahsilinin güçleşmesi ve mal kaçırma ihtimali nedeniyle ihtiyati haciz kararı verilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesi talep edilmiştir.
Davacı vekili ıslah dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasında, davalı ile müvekkil arasında bulunan ticari ilişkiden kaynaklanan alacak nedeniyle fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak açılan davada gelinen aşama itibariyle ıslah zorunluluğu doğduğu, başlangıçta 100.000,00 TL olarak talep edilen ticari alacağın 85.037,99 TL artırılarak toplam 185.037,99 TL olarak ıslah edildiği, bu toplam tutarın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiği, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğu, karşı davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesinin talep edildiği ifade edilmiştir.
MAHKEMEMİZCE TOPLANAN DELİLLER VE YAPILAN İŞLEMLER:
Bilirkişi (... ) 24.11.2022 tarihli raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; tarafların 2021 ve 2022 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve kayıtların birbirini doğruladığı, davacı şirket ticari defterlerinde dava tarihi itibarıyla davalıdan 216.809,49 TL alacaklı göründüğü, davalı şirket ticari defterlerinde ise davacıya 185.037,99 TL borçlu göründüğü, taraflar arasındaki 31.771,50 TL farkın davacı tarafından 30.12.2021 tarihli ... , ... ve ... numaralı toplam 31.771,50 TL tutarındaki e-faturalara davalı tarafından aynı gün e-arşiv portalı üzerinden yasal süresi içinde iptal/itiraz kaydı oluşturulması ve bu nedenle söz konusu faturaların davalı kayıtlarına alınmamasından kaynaklandığı, dava konusu sözleşme kapsamında işin süresinde teslim edilip edilmediği ve buna bağlı maddi tazminat taleplerinin uzmanlık alanı dışında kalması nedeniyle bu hususta hesaplama yapılamadığı, davalının işin başka bir firmaya yaptırıldığı iddiasının kabulü halinde sözleşme birim fiyatlarına göre 33.434,41 TL fiyat farkı oluşabileceği, ayrıca davacı tarafından düzenlenen faturalar ile sözleşme birim fiyatlarının karşılaştırılmasında alüminyum profil için ilk faturalarda 66,00 TL birim fiyat uygulanmasına rağmen sonrasında 95,00 TL birim fiyat üzerinden 69.020,00 TL tutarında fazla fatura düzenlenmiş olabileceğinin hesaplandığı, tüm hukuki takdirin sayın mahkemeye ait olduğu kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Bilirkişi (... ) 31.10.2024 tarihli ek raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; mahkemenin 01.10.2024 tarihli ara kararı gereği taraf itirazlarının değerlendirildiği, işveren ... Tic. Ltd. Şti. ile taşeron İmaj Metal İmalat San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında 16.04.2021 tarihli sözleşme bulunduğu, yer teslim ve işe başlama tarihinin 15.04.2021 olduğu, sözleşmede %10’a kadar metraj artışının aynı birim fiyat ve süre içinde yapılacağının düzenlendiği, %10’u aşan metrajlarda süre uzatımının sözleşmede açıkça belirlenmediği, teknik ve pratik olarak alüminyum doğrama imalatının yapılabilmesi için kompozit montajının zorunlu olduğu, sözleşme ve ihale teknik şartnamesine göre öngörülen metrajlar ile fiilen yapılan imalatların karşılaştırılmasında alüminyum imalatında %10’dan fazla artış olduğu, cam ve kompozit imalatlarında ise bu oranın aşılmadığı, iş kalemlerinin birimlerinin farklı olması nedeniyle tüm kalemlerin birlikte %10 hesabına tabi tutulmasının teknik olarak sağlıklı olmayacağı, yapılması gereken işlerin toplam bedelinin 957.050,00 TL, fiilen yapılan işlerin toplam bedelinin ise 1.051.659,75 TL olarak hesaplandığı, diğer taşeronlara fiyat farkı ödemeleri ve buna bağlı zarar iddialarının sözleşme detayları bilinmediğinden net olarak hesaplanamayacağı, mali zararlara ilişkin parasal tespitlerin mali bilirkişi raporunda yer aldığı, tüm hukuki takdirin sayın mahkemeye ait olduğu kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Bilirkişi (... ) 31.10.2024 tarihli ek raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; davalı vekilinin kök rapora itirazları üzerine dosyanın yeniden incelendiği, sözleşmenin 17/2 maddesinin “gecikme” değil “işin tamamını/bir kısmını yapmaktan vazgeçme” haline bağlı tazminatı düzenlediği ve gecikmeye ilişkin ayrıca cezai müeyyide içermediği, sözleşmenin 5.4 maddesinde keşif listesindeki işlerin %10 fazlası/eksiği ile aynı birim fiyat ve süre içinde yapılacağının yazılı olduğu, kök raporda alüminyum (12.880 kg) yönünden %10’u aşan kısım için faturaların 66 TL ve 95 TL birim fiyatlarla düzenlendiği tespitinin korunmakla birlikte “%10’un tüm işler toplamı üzerinden” uygulanacağına dair sözleşmede açık hüküm bulunmadığı, iş kalemleri birim/fiyat ağırlıkları farklı olduğundan (ör. 335 TL’lik kompozit ile 66 TL’lik alüminyum arasında fark bulunduğundan) tek kalemdeki artışın tüm işler toplamında %10’u aşmayabileceği değerlendirmesinin yapıldığı, 01.02.2022 tarihli “Kasım-Aralık-Ocak yemek bedeli” faturasının VUK 231’deki 7 günlük düzenleme süresine aykırı ve adet/miktar içermediği için dikkate alınmadığı, 25.198,86 TL’lik akaryakıt faturalarında dizel toplamının 18.028,71 TL olduğu ve 5.074,46 TL’lik talep tutarının belgelendirilemediği, kontrol mühendisi ve şantiye araç kira bedelleri için kiralama belgesi/fatura bulunmadığından hesap yapılamadığı, belediye stopaj kesintisinin (GVK 42 kapsamında) “fazladan zarar” olmadığı; iş aynı yıl bitseydi stopaj kesilmeyecek ama sonraki yıl verginin tamamı ödenecek iken mevcut durumda %5 tevkifatın mahsup niteliğinde olduğu ve kayıp oluşturmadığı, iş sağlığı-güvenliği dışında diğer taşeronlara fiyat farkı ödendiğine dair ek belge bulunmadığı, elektrik-su giderlerinde abonelerin davalıyla ilişkili olduğu kabul edilirse gecikme dönemine isabet eden toplam tutarın 1.332,70 TL (elektrik 1.288,70 TL + su 44,00 TL) olduğu, sonuçta kök raporun esasen geçerli olduğu ve iki hesaplama yapıldığı; davalının davacıya 185.037,99 TL borçlu olduğu (31.771,50 TL tutarlı 3 faturaya davalı tarafından iptal/itiraz kaydı olduğundan dahil edilmediği) ve davalının maddi zarar kalemlerinin 11.550,00 TL şantiye şefi ücreti, 21.473,98 TL personel+SGK, 33.434,42 TL eksik işten kaynaklı fiyat farkı, 30.367,50 TL belediye gecikme cezası, 1.332,70 TL elektrik-su olmak üzere toplam 98.158,60 TL olarak hesaplandığı; bu zarar toplamı 185.037,99 TL’den düşülünce davalının net 86.879,39 TL borçlu bulunduğu kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Bilirkişi heyeti 10.06.2025 tarihli sonuç bölümünde özetle şu hususları belirtmiştir; nihai takdir sayın mahkemeye ait olmak üzere, usulüne uygun tutulan ticari defterlere göre davacı karşı davalının davalı karşı davacıdan 185.037,99 TL alacaklı olduğu, davalı şirketçe 31.771,50 TL tutarındaki son üç faturaya süresinde iptal/itiraz kaydı düşüldüğünden bu tutarın hesaba dahil edilmediği, davacı karşı davalı yüklenicinin işin tesliminde temerrüde düştüğü ancak şantiyenin 15.04.2021 tarihinde teslim edildiğine dair belge bulunmaması ve kompozit başlıkların davalı karşı davacı tarafından takılmaması nedeniyle işin süresinde teslim edilememesinin yüklenicinin kendi kusurundan kaynaklanmadığı, sözleşme gereği yapılması gereken işlerin toplam değerinin 957.050 TL, fiilen yapılan işlerin değerinin 1.051.659,75 TL olduğu, iş kalemleri ayrı ayrı değerlendirildiğinde yalnızca alüminyum imalatında %10’dan fazla iş yapıldığı, ancak işler topyekûn bedel üzerinden değerlendirildiğinde %10’dan fazla iş yapılmadığı, davalı karşı davacının sözleşme uyarınca tek taraflı fesih hakkı bulunmasına rağmen fesih ihbarına ilişkin dosyada herhangi bir belgeye rastlanmadığı, sözleşmenin 17.2 maddesinde cezai şartın yüklenicinin işin yapımından vazgeçmesi haline bağlandığı, sözleşmenin yorumunun mahkemeye ait olmakla birlikte cezai şart ihtimali gözetilerek cezai şart bedelinin 957.050 TL (iş bedeli) olarak tespit edildiği, takas ve mahsup definin kabulü halinde karşılıklı alacaklar arasındaki farkın davacı karşı davalı yüklenici lehine 86.879,39 TL olduğu yönünde tespit ve kanaate varıldığı ifade edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Tüm dosya kapsamı beraber değerlendirildiğinde; taraflar arasında ... İKN'lı Çarşısı Cephe İyileştirme 3. Etap ile Araç ve Yürüyüş Yolları Düzenlemesi Yapım İşi konulu sözleşmenin akdedildiği, hukuki niteliği itibariyle sözleşmenin eser sözleşmesi olduğu, davacı-k.davalının yüklenici davalı-k.davacının ise iş sahibi konumunda olduğu, ödeme şeklinin altı adet çek ve üstü olması durumunda nakit olarak ödeneceği şeklinde olduğu, davacının işleri yaptığını, faturalar düzenlediğini ama davalı-k.davacı tarafından ödemelerin yapılmadığı iddiasıyla iş bu davanın dermeyan edildiği, davalı-k.davacının ise verilen işin süresinde teslim edilmemesi sebebiyle zarara uğradığını iddia ettiği ve zararı bulunduğundan bahisle karşı dava açtığı görülmüştür.
Tarafların defterlerinin yapılan incelemesinde; davacı-k.davalının defterlerinde davalı-k.davacıdan 216.809,49 TL alacaklı olduğu, davalı-k.davacının defterlerinde ise davalı-k.davacının davacı-k.davalıya 185.037,99 TL borçlu olduğunun belirtildiği, aradaki farkın daval-k.davacı tarafından üç adet fatura yönünden iptal/itiraz kaydı girdiği, Seydişehir Belediyesine yazılan müzekkere cevabına göre, geçici kabul tutanağının bulunduğu, buna göre, kompozit işlerin tamamlanmadığı, alüminyum cam çıtalarda eksik olduğu ve cam kırıklarının tamamlanmadığının tespit edildiği akabinde düzenlenen kesin kabul tutanağına göre işin tamamlandığı, işin ikmal edildiğinin değerlendirildiği, davalı-k.davacı tarafından davacı-k.davalı temerrüte düşmesine rağmen herhangi bir ihtarname düzenlenmediği, taraflar arasındaki alacak ve borç durumu da dikkate alındığında asıl dava yönünden kısmen kabule karşı dava yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Karşı dava yönünden istenen manevi tazminatın yapılan değerlendirilmesinde; davalı-.davacının manevi kayba uğradığında bahisle talepte bulunduğu, davacı-k.davalının temerrüte düşmesinin tek başına manevi zararın oluşması için yeterli olarak görülmediği, bu bağlamda şartların oluşmaması sebebiyle manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: (Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere);
Asıl Dava Yönünden Yapılan Yargılamada;
Davanın KISMEN KABULÜ ile;
1-86.879,39 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 03/01/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile beraber davalı-karşı davacından tahsili ile davacı-karşı davalıya ÖDENMESİNE, fazlaya ilişkin 98.158,60 TL talebin REDDİNE,
Karşı Dava Yönünden Yapılan Yargılamada;
2-Davalı karşı davacının 100.000,00 TL maddi tazminat talebinin REDDİNE,
3-Davalı karşı davacının 100.000,00 TL manevi tazminat talebinin REDDİNE,
Asıl Dava Yönünden;
4-Kabul miktarı üzerinden hesaplanan toplam 5.934,73 TL karar ilam harcından davacının ödediği peşin ve ıslah harcı toplamı olan: 4.434,89 TL'nin masubu ile bakiye 1.499,84 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafça yatırılan peşin ve ıslah harcı toplamı olan: 4.434,89 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafça ödenen 161,40 TL başvuru harcının kabul ret oranı nazara alınarak 75,78 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı tarafça yapılan 16.726,90 TL masrafın kabul/ ret oranına göre 7.853,65 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı tarafça yapılan 2.210,65 TL masrafın kabul ret oranı nazara alınarak 1.172,70 TL sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine bakiye miktarın davalı üzerinde bırakılmasına,
9-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin (kabul/talep oranına göre) 732,45 TL'sinin davalıdan; 827,55 TL'sinin davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına (harç tahsil müzekkeresi yazılmasına).
10-Karardan sonra yapılacak masrafların % 46,95 oranında (kabul oranı) davalıya; % 53,05 oranında (ret oranı) davacıya yüklenmesine,
11-Artan gider/delil avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
12-Davacı taraf kendisi vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
13-Davalı taraf kendisi vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Karşı dava yönünden;
12-Davalı karşı davacı tarafça yatırılan peşin 3.415,50 TL harçtan alınması gereken 615,40 TL harcın mahsubu bakiye 2.800,10 TL'nin talep halinde davalı karşı davacıya iadesine,
13-Davalı karşı davacının yaptığı masraflar kendi üzerinde bırakılmasına,
Maddi Tazminat Yönünden;
14-Davacı karşı davalı taraf kendisi vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalı karşı davacıdan alınarak davacı karşı davalıya verilmesine,
Manevi Tazminat Yönünden;
15-Davacı/karşı davalı taraf kendisi vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalı/karşı davacıdan alınarak davacı/karşı davalıya verilmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize iletilmek üzere bulundukları yer Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verecekleri dilekçe veya tutanağa kaydedilmek koşuluyla beyanda bulunmak suretiyle Konya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/12/2025
Katip ... Hakim ...