DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 09/11/2022
KARAR TARİHİ: 13/12/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 14/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesi ile, müteveffa destek ... nın kendi sevk ve idaresindeki iken 6100 kusuru ile meydana gelen trafik kazası neticesinde vefatına sebebiyet veren ... plakalı araç kaza tarihi olan 06.04.2011 - tarihinde Karayolları Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile davalı sigorta şirketi ... Sigorta A.Ş ye sigortalı olduğunu, kazada oğlunu ve desteğini kaybeden müvekkilinin yaşadığı ve yaşayacağı acıyı tarif etmek mümkün olmadığını, vefat eden desteğinden hem bedeni hem de maddi ve manevi olarak yardım alan ve alacak olan bu desteğe muhtaç olan ve olacak olan müvekkilinin desteğini kaybettiği bu üzücü ve vahim kazadan sonra maddi ve manevi olarak zarara maruz kaldığını, müvekkilinin destekten yoksun kalma zararına uğradığını, destekten yoksun kalan 3.kişi olan bağlantılı olarak baba sıfatı da bulunan müvekkili için 10.000,00 TL belirsiz alacak destekten yoksun kalma zararının zorunlu ara buluculuğa başvuru tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt (avans) faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tazmin ve tahsili ile müvekkiline ödenmesini, mahkeme vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesi ile, davacının talebi teminat kapsamı dışında olduğunu, davada kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olan müteveffa sürücünün yasal düzenlemeler gereğince üçüncü kişi olmadığını, dolayısıyla destekten yoksun kalma tazminatı talep eden davacıların da üçüncü kişi olarak kabul edilemeyeceği anlaşıldığından müvekkili şirketin davacılara karşı sorumluluğu bulunmadığını, davacının talebinin teminat dışı olduğu yönündeki savunmamız saklı kalmak kaydı ile yargıtay hukuk genel kurulu E.2020/10-124 K.2022/672 sayılı 18.05.2022 tarihli kararı öncesinde müteveffanın çocuğu ve eşi tarafından destekten yoksun kalma tazminatı talebi ile aleyhimize açılan ankara 8. asliye ticaret mahkemesi ... esas dosyası nezdinde ilgili poliçenin tüm teminatı ödendiğini, açılan dava neticesinde davacı vekili ile sulh olunmuş olup, protokol çerçevesinde müvekkili şirket tarafından 200.000 TL anapara olmak üzere ferileri ile toplam 236.730 TL, 26.06.2014 ödenmiş ve müvekkili şirket ibra edildiğini, poliçenin teminat limiti 200.000 TL olduğunu yapılan ödeme ile teminat limiti tüketildiğinden bahisle davanın reddini savunmuştur.
DELİLLER VE DEĞERLENDİRME:
Trabzon Noterler Birliği' nden dava konusu aracın trafik kayıtları dosya arasına celp edilmiştir.
Merzifon Cumhuriyet Başsavcılığı' nın ... soruşturma sayılı dosyasının sureti celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
Çorum İl SGK Müdürlüğü' nden müteveffanın hizmet dökümüne dair bilgi ve belgeler dosya arasına alınmıştır.
Davalı sigorta şirketinden dava konusu hasar dosyası celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
Merzifon Cumhuriyet Başsavcılığı' nca alınan 18/10/2011 tarihli ATK raporunda; sürücü ... ' in kusursuz olduğu, sürücü ...' nın asli kusurlu olduğu yönünde rapor tanzim edilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, 3.kişi sıfatı ile destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2017/17-1315 E, 2017/1239 K. sayılı kararında “Yansıma yoluyla zarar görmüş olan destek tazminatı isteyenlerin, kendisine destek sağlayan kişinin sahip olduğu haktan fazlasına sahip olmaları mümkün değildir. Nitekim BK’nun 44/I. maddesi, hiç kimse kendi kusurundan yararlanamaz ilkesine dayanmaktadır. Zararın artmasına veya doğmasına sebep olan kişi sonuçlarına da kendisi katlanmalıdır. Diğer bir deyişle, nasıl ki desteğin ölümü sebebiyle meydana gelen zararın yansıma yoluyla destek görenleri etkilediği kabul ediliyorsa, desteğin kusurlu davranışlarının da aynı şekilde destek görenlere yansıyacağının kabul edilmesi gerekir. Zira zarara uğramamak için gerekli özeni göstermeyen veya hatta zararın meydana gelmesini isteyen kimse, bu hareket tarzının sonuçlarına katlanmalı ve bu davranışının zararın meydana gelmesinde oynadığı role, etkisine ve derecesine göre zararı kısmen veya tamamen üzerine almalıdır. Çünkü kendi kusuruyla sebebiyet verdiği ya da artmasına neden olduğu zararın ödettirilmesini istemek Türk Medeni Kanunu’nun 2. maddesinde düzenlenen doğruluk ve dürüstlük kurallarına aykırı olacaktır,” hususları belirtilmiş olup, bu çerçevede somut olaya bakıldığında, sigortalının kullanmış olduğu aracın sigortacısı konumunda olan davalı ... Sigorta’nın sorumluluğunun ancak 3.kişilere karşı olduğu, sigortalının aracı kendi kullanımıyla kaza olayının meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olarak kendi ölümü ile neticelenen olayda 3. kişi olmadığı, davalı ... Sigorta’nın da, sigortalının 3. kişi konumunda olmayan hak sahiplerine karşı bir sorumluluğu düşünülemeyeceği anlaşılmakla açılan davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan delil ve sebeplerden;
1-) Davanın REDDİNE,
2-) Harçlar yasası gereğince alınması gereken 269,85-TL harcın davacıdan peşin alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile eksik 189,15-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-) Vekille temsil edilen davalı yararına AAÜT uyarında takdir edilen 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-) Dosyada yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına,
5-) Kararın kesinleşmesine müteakiben bakiye gider avansının ilgilisine iadesine,
6-) 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 1.560-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13/12/2023