T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLLERİ :
DAVALI :
VEKİLLERİ :
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARARIN YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1.BEYANLAR:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; Taraflarınca 15.09.2022 tarihinde davalı/borçlu ... aleyhine icra takibine girişilmiş ve ilgili icra takibi Konya . İcra Dairesi ... esasına kaydolduğunu, icra müdürlüğünce hazırlanan örnek-7 ödeme emri 10.10.2022 tarihinde borçluya tebliğ edilmiş ve 12.10.2022 tarihinde icra takibine itiraz edildiğini, ilgili icra müdürlüğünce itirazın kabulüne ve takibin durdurulmasına karar verilmiş olup ilgili takip durdurulduğunu, davalı tarafça ilgili icra dosyasına yapılan haksız itirazın iptalinin gerektiğini, davalı kendisine ait işletmesinde müvekkilinin imal ettiği su satışı ile iştigal etmekte olup taraflar arasındaki ticari ticari faaliyetler 2022 yılında başlamış olup davalının temerrüte düştüğü tarihine kadar devam ettiğini, müvekkili, icra takibine başvurmadan önce borcun ödenmesi için fazlaca tolerans tanımasına rağmen davalının aynı hassasiyeti müvekkili şirkete göstermemesi üzerine icra takibine girişildiğini, tarafların ticari defterleri bilirkişi marifetiyle incelendiğinde görüleceği üzere müvekkilinin davalıdan 458.200,62-TL alacağının bulunduğunu beyanla; Öncelikle; işbu İtirazın İptali davasının kabulüne, davalı tarafından konya . icra dairesi ... e. sayılı icra takibine yapılan haksız itirazın iptaline, alacağın %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; Davanın görevsiz mahkemede açılmasından dolayı öncelikle davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmesini, davacı, mahkememiz huzurundaki davayı kötü niyetli olarak açtığını, davalı müvekkilinin davacı şirkete dava konusu, Konya . İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı icra dosyası kapsamında borcunun bulunmadığını, davacı tarafça gerçeği yansıtmayan cari hesap ekstresi dayanak gösterilerek başlatılan icra takibi ve icra takibine müvekkili tarafından yapılan itirazın iptalinin talebi haksız ve kötü niyetli olduğunun açık olduğunu, Öncelikle davanın görevsizlik nedeni ile usulden reddine, sayın hakimliğimiz aksi kanaat halinde ise haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddine, müvekkili aleyhine başlatılan konya . İcra Müdürlüğü’nün ... e. sayılı icra takip dosyasının iptaline, davacı şirketin bariz haksız ve kötü niyetli olarak takip yapmış olması nedeni ile %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkûm edilmesine, Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
2. MAHKEMEMİZCE TOPLANAN DELİLLER VE YAPILAN İŞLEMLER:
İlgili icra dosyası ile Mahkememiz dosyası ilişkilendirilmiştir.
Bilirkişi ... 19/06/2023 tarihli raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; davalı aleyhine başlatılan icra takibine konu alacak tutarının 458.200,62 TL olduğunu, davacı ticari defterlerinde takip tarihi itibariyle 318.200,62 TL alacaklı olarak göründüğünü, takip tarihinden sonra ise düzeltme kaydı sonucunda takip tutarı olan 458.200,62 TL alacaklı olarak göründüğünü, tarafların aynı nitelikte defter tutmadığından ödemelerin birebir karşılaştırılamadığı kanaatine varılmıştır.
Bilirkişi ... 04/04/2024 tarihli ek raporunda özetle şu hususları belirtmiştir;Söz konusu düzeltme kaydının usulüne uygun olarak yapılıp yapılmadığının tespiti için, öncelikle davacı ... Enerji'ye ait 01.05.2022 -30.07.2022 tarihleri arasını kapsayan ... POS hesap ekstresinin bankadan istenmesi halinde, davacı defter kayıtlarının karşılaştırılması gerektiği ve yapılan düzeltme kaydı ile tekrar davalı yanın borçlandırıldığı 140.000,00 TL' lık muhasebe kaydının dayanağının olup olmadığı tespit edilebileceğini, ... Pos Hesabından tespit edilecek ödemelerin 28.07.2022-139.0000,00 TL , 28.07.2022- 11.000,00 TL , 24.05.2022 - 140.000,00 TL olduğunu, banka hesap ekstresi incelendikten sonra, 24.05.2022 tarihindeki 140.000,00 TL'lık ödeme yok ise, davacının muhasebe kayıtlarındaki yapılan düzeltmenin ancak o zaman usulüne uygun olabileceği kanaatine varılmıştır.
Bilirkişi ... 01/12/2024 tarihli raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; Söz konusu kredi kartı ödemelerinin, dava dışı şirket tarafından davalı ... adına yapıldığını belirten bir sözleşme ya da belge olması durumunda, söz konusu ödemelerin davalının borcundan mahsup edilmesi gerekeceği mahkemenin takdirinde olduğunu, ancak, dosya kapsamında böyle bir belge ya da kredi kartı ödemesini yapan dava dışı şirket beyanı bulunmadığını, bu durumda, önceki bilirkişi raporlarında da belirtildiği üzere söz konusu kredi kartı ödemelerinin dikkate alınmaması durumunda davacı davalıdan 458.200,62 TL alacaklı konumda olduğunu mahkemece taraflarına yapılan görevlendirmede, diğer bilirkişi tarafından sunulan rapor ile farklı bir sonuca ulaşılması halinde bu hususa ilişkin gerekçenin açıklanması istendiğini, raporu ile diğer rapor arasındaki fark; diğer bilirkişi tarafından (140.000,00 TL + 11.000,00 TL + 139.000,00 TL olmak üzere) toplam 290.000,00 TL kredi kartı ödemesinin ...'tan gelen Pos Hesap Ekstresinde yer almasına dayanarak bu tutarın davalı adına ödendiğini kabul etmesi ve buna göre bu tutarları borçtan düşmesinden kaynaklanmakta olduğunu, Oysa ...'tan gelen Pos Hesap Ekstresi, sadece davacı hesabına böyle bir ödemenin yapıldığını göstermekte olduğunu, kimin tarafından yapıldığını gösteren bir açıklama olmadığını, davacı da zaten böyle bir ödemenin yapıldığını, ancak ödemenin ödemeyi yapan dava dışı ... Ltd.Şti. tarafından kendi adına yapıldığını belirttiğini, bu hususa ilişkin ibraname adlı belge de dosyada yer almadığını, ayrıca, 140.000,00 TL'lik kredi kartı ödemesi için, “Tahsilata ilişkin takip tarihinden sonra yapılan düzeltmenin usulüne uygun olmadığı” değerlendirmesi de, muhasebe uygulaması açısından uygun olmadığını, zira muhasebe kayıtlarında düzeltme yapılması genel kabul görmüş muhasebe ilkelerine göre yapılan bir uygula olduğunu, burada dikkat edilmesi gereken husus, yapılan düzeltmenin gerçeğe uygun olduğunun ispatlanabilir olması olduğunu, burada taraflar arasındaki anlaşmazlığı giderebilecek esas belge olan; davacı ve dava dışı şirket arasında yapılan ibranamenin delil olma durumu mahkemenin takdirinde olduğu kanaatine varılmıştır.
3. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Tarafların iddia ve savunmaları dikkate alındığında uyuşmazlık konusunun ticari ilişkiye dayalı yapılan icra takibine ilişkin itirazın iptali olduğu görülmüştür.
Tacir, ticari işletmesinin ekonomik ve mali durumunu, borç-alacak ilişkilerini ve her iş yılı içinde elde edilen sonuçları belirlemek amacıyla defter tutmakla mükelleftir. Defterler, tacirin ticari işlemleri ile işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap döneminde elde edilen sonuçları, açıkça görülebilir ve üçüncü kişi uzmanlara makul sürede fikir verebilir şekilde tutulmalıdır (... ... ... : Ticari İşletme Hukuku, İstanbul 2022, s.230-232).
Mahkemece istenmesi halinde, taraflar kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar.
Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya tarafların birinin talebi üzerine karar verebilecektir. Ticari defterlerin delil olarak kabul edilebilmesi için eksiksiz ve usulüne uygun tutulmaları, onaylatılmış olmaları ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır ... ... ... : Medeni Usul Hukuku, Ankara 2018, s.410-411).
Defterlerin sahibi lehine delil olabilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gereklidir.
İtirazın iptali davası, takip alacaklısı tarafından takip borçlusuna karşı itirazla duran takibin devamını sağlama amacıyla açılan bir davadır. Alacaklı davayı kazanır; yani borçlunun itirazı hükümden düşürülürse bununla aynı zamanda borçlunun itirazı da iptal edilmiş olur.
Mahkeme bir alacak davasında olduğu gibi bu davada da tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere inceleyecek, borçlunun ödeme emri itirazının doğru olup olmadığı hususunu araştırır. Burada alacaklı alacağını ispat bakımından İcra ve İflas Kanunu madde 68'de sınırlı sayıda belirtilmiş bulunan belgelere bağlı değildir. Alacaklı bir alacak davasında olduğu gibi alacağını Hukuk Muhakemeleri Kanununa göre her tür delil ile ispat edebilecektir (... ... ... :İcra ve İflâs Hukuku, Ankara 2018, s. 172-184).
İtirazın iptali davasında davacı alacaklı takip konusu alacağın varlığını ispat etmelidir. Ancak borçlunun itirazındaki beyana göre ispat yükü yer değiştirebilir. İtirazında borcunun varlığını kabul edip, ödeme savunmasında bulunan borçlu bu savunmasını ispat etmelidir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu madde 6'ya göre; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça her bir taraf hakkını dayandırdığı olguları ispatla yükümlüdür hükmü amirdir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 139 ve 140' göre; yapılan ihtara rağmen tarafların dilekçelerinde gösterdikleri belgeleri sunmadıkları veya belgelerin getirtilmesi için gerekli açıklamayı yapmadıkları takdirde bu delillere dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verileceği hükmü amirdir.
Somut olayda; taraflar arasında ticari ilişki olduğu, davacının mal satış yükümlülüğünü ifa ettiğini fakat davalının herhangi bir ödemede bulunmadığı, bu amaçla davaya konu edilen icra takibine giriştiği, davalının borca itirazı sebebiyle takibin durduğu, davacının 1 yıllık hak düşürücü süre zarfında iş bu davayı dermeyan ettiği, taraflara ticari defterlerini sunmaları için sonuçları hatırlatılacak şekilde kesin süre verildiği, tarafların defterlerinin incelendiği, uyuşmazlık konusunun esas itibariyle 24/05/2022 tarihli 140.000,00 TL, 28/07/2022 tarihli 11.000,00 TL ve 28/07/2022 tarihli 139.000,00 TL tutarında kredi kart ödemelerinin kimin namına yapıldığı hususunda toplandığı, davacının bu ödemelerin dava dışı şirketten tahsil edildiği, davalının ödemelerine ilişkin olmadığını ileri sürdüğü, davalının ise bu ödemelerin kendi nam ve hesabına üçüncü kişi konumundaki dava dışı şirket tarafından yerine getirildiğini beyan ettiği, davacının iddiası kapsamında dava dışı şirket ile arasında düzenledikleri ibranameyi dosyaya sunduğu, davalının işletme defter dökümlerinde ibranameye taraf olan üçüncü kişi konumundaki şirkete mal satışından bulunduğuna ilişkin kayıt bulunduğu fakat alacak-borç durumuna ilişkin işletme defteri üzerinden değerlendirme yapılamadığı, davalının bunun haricinde başka herhangi bir delili de dosyaya sunmadığı görülmekle böylece davacının üzerine düşen ispat yükünü yerine getirdiği değerlendirilmiş davalının yapmış olduğu itirazın haksızlığına karar verilmiştir.
Davacının icra inkar tazminatı talebi hususu değerlendirildiğinde; İcra ve İflas Kanunu madde 67/2 gereğince; alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının talebinin yanı sıra mahkemenin, itirazın iptali yargılaması sonucunda borçlunun ödeme emrine karşı yapmış olduğu itirazın haksız olduğuna karar verilmesi gerekir. Borçlunun itirazının haksız olduğunun tespiti yapabilmek için borçlunun itiraz etmiş olduğu alacağın likit yani muayyen/belirli olması gereklidir. Buna karşılık likit olmayan alacaklarda alacağın miktarı belirli değildir. Yani borçlu tarafından alacağın gerçek miktarını tespit edebilmek için bütün unsurlar bilinmemekte veya bilinememektedir. Bu sebeple borçlu ne kadar borcu olduğunu kendisi tespit edememe durumu içerisindeyse yapmış olduğu itirazda haklı olacaktır (...: İstinaf Sistemine Göre Yazılmış İcra ve İflas Hukuku Ders Kitabı, İstanbul 2018).
Somut olayda; fatura bedelinin sabit olması sebebiyle alacağın likit olduğu, davalının buna rağmen icra takibine itiraz ettiği, bu bağlamda itiraz kapsamının kötü niyetli olduğu değerlendirilmiş talebin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Hüküm: Gerekçesi Yukarıda açıklandığı Üzere:
Davanın KABULÜ ile;
1- Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile asıl alacak üzerinden takibin devamına,
-Asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-Davanın kabul edilen kısmı üzerinden alınması gereken 31.299,68 TL karar ilam harcından davacının ödediği peşin harç ve olan 7.824,93 TL nin mahsubu ile eksik kalan 23.474,75 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan toplam peşin harç olan 7.824,93 TL'nin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
4-Davacı tarafından yatırılan: 80,70 TL başvuru harcının davalıdan tahsili davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan masraf olan: 6.314,25 TL'nin davalıdan tahsili davacıya verilmesine,
6-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre hesaplanan toplam 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazine’ye gelir kaydına,
7-Davacı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 72.730,09 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili davacıya verilmesine,
8-Karardan sonra yapılacak masrafların davalıdan alınmasına,
9-Davalının yaptığı masrafların davalı üzerinde bırakılmasına,
10-Taraflarca yatırılan ve dosyada bakiye kalan delil/gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nın 341-345 maddeleri uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi'ne İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/10/2025
Katip Hakim