T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
" TÜRK MİLLETİ ADINA"
T.C. GEREKÇELİ KARAR
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ... Esas
KARAR NO :
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
ANA DAVADA
DAVACILAR : 1-
2-...
VEKİLİ :
DAVALILAR : 1-..
2-...
VEKİLİ :
DAVA : SÖZLEŞMENİN HÜKÜMSÜZLÜĞÜNÜN TESPİTİ
DAVA TARİHİ :
BİRLEŞEN DAVADA
DAVACILAR : 1-
2-...
VEKİLİ :
DAVALILAR : 1-
2-
VEKİLİ :
DAVA : TAZMİNAT
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan tespit ve tazminat davalarının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Ana davada davacılar ... ile davalı ... Tic. Ltd. Şti. vekili dava dilekçesiyle özetle; taraflar arasında akdedilen 08.09.2021 tarihli sözleşme gereğince müvekkilinin 1.200.000,00 TL bedelle sözleşme konusu yapı işini üstlendiğini, müvekkilinin sözleşme konusu inşaata başlamasından sonra sözleşme tarihindeki yapı fiyatlarının tüm dünyayı etkisi altına alan kriz nedeniyle %400 civarında arttığını, davalılar tarafından müvekkiline ileri tarihli çekler keşide edildiğini, verilen çeklerin bir çoğunun ödeme gününün henüz gelmediğini, müvekkilinin de sözleşme tutarının yaklaşık 1/3 ünü anca tahsil edebildiğini, toplam yapılması gereken işin de yaklaşık 1/3' ünü tamamlayabildiğini, müvekkilinin ekonomik koşullara göre işe devam edemediğini, müvekkilinin davalılara sözleşmenin ekonomik koşullara göre uyarlanması gerektiği talebinde bulunduğunu, davalılarca bir uyarlama yapılacağının söylenmiş olmasına rağmen kalan iki dairenin başlatılması konusunda müvekkiline olur vermediklerini, davalı tarafça müvekkiline ihtarname keşide edilerek sözleşmenin başkasına yaptırılacağı ve bedelinin müvekkilinden tahsil edileceğinin ihtar edildiğini, müvekkilince ihtarname içeriğinin kabul edilmediğini ve sözleşmenin yeniden uyarlanması gerektiğinin karşı tarafa ihtar edildiğini, aşırı ifa güçlüğünün şartlarının somut olaylarında gerçekleştiğini, taraflar arasındaki hukuki işlemin gerçek durumla uyuşmadığı için temelinin çökmüş kabul edilmesi gerektiğini, sözleşmenin kurulduğu tarihteki şartların tahmin edilemez nitelikte önemli ölçüde değiştiğini, değişen şartların öngörülmesinin mümkün olmadığını, sözleşme tarihinde 2.825,00 TL olan asgari ücretin bile 8.500,00 TL ye yükseldiğini, bu nedenle sözleşme tarihinde belirlenen bedel ile 620 m² yapı işinin ifasının imkansız hale geldiğini, şartların değişmesinde müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, müvekkilinden yapının inşasını beklemenin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, somut olayda değerlendirme yapılırken sözleşme adaleti ilkesinin dikkate alınmasını talep ettiklerinden bahisle davalarının kabulü ile öncelikle sözleşmenin değişen koşullara göre uyarlanmasını, mahkeme aksi kanaatte olursa taraflar arasında akdedilen 08.09.2021 tarihli Yapım Sözleşmesi'nin ülkemizdeki ekonomik krizden kaynaklı olarak işlem temelinin çökmesi ve bu şartlar altında ifa imkansızlığı nedeni ile sözleşmenin feshine karar verilmesini, mahkeme tarafından sözleşmenin feshine karar verilecek olur ise müvekkili şirket tarafından yapılan 225 m2 yapı işinin güncel bedelinin belirlenerek, davalı tarafından verilen ileri keşide tarihli çek bedellerinden mahsup edilmek suretiyle alacaklarının çıkması durumunda davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalılara tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Ana davada davacılar ... ile davalı ... Tic. Ltd. Şti. vekili ıslah dilekçesiyle özetle; mahkememizce taraflarına davayı ıslah etmek üzere bir haftalık kesin süre verildiğini, taraflarına verilen kesin sürenin yasaya aykırı olduğunu, tahkikat devam ettiğinden yasal süresi içerisinde ıslah taleplerini işbu dilekçe ile sunduklarını, sözleşme konusu yerin mera olduğunu, bu hususta taşınmazın bulunduğu Karapınar Belediyesine müzekkere yazılmasını talep ettiklerini, merayı amacı dışında kullanmanın suç olduğunu, taşınmazın mera olması nedeniyle üzerine ev inşa edilebilmesinin kanunen mümkün olmadığından yapılan sözleşmenin kesin olarak hükümsüz olduğunu, inşaat yapılmasını istenilen yerin vasfının sözleşme tarihinden sonra değişmesinin sözleşmeyi geçerli hale getirmeyeceğini, taraflar arasında yapılan sözleşme geçersiz olduğundan davalının bu ev sebebiyle sebepsiz zenginleştiğini, bu hususta talep ve dava haklarının saklı olduğunu, müvekkilinin sözleşme kurulurken buranın mera olmasını bilmesinin mümkün olmadığından bahisle taraflar arasında yapılan sözleşmenin kesin olarak hükümsüz olduğunun tespitine, haksız ve mesnetsiz birleşen davanın reddine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalı-birleşen davacılara tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Ana davada davalılar ... ile ... San. Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesiyle özetle; müvekkillerinin sözleşme gereği üzerlerine düşen edimleri tam ve eksiksiz şekilde yerine getirdikleri halde davacıların sözleşmeye riayet etmeyerek süresinde edimlerini yerine getirmediklerini, taraflar arasında 08/09/2021 Tarihinde Akdedilen Yapım Sözleşmesi gereğince 620 m² yapı işinin yapılması konusunda anlaşıldığını, bu sözleşmeye göre davacılar tarafından yapılacak işin en geç 30/10/2022 tarihinde müvekkillerine teslim edileceğini, ancak davacılar teslim tarihi üzerinden neredeyse 7 ay geçmesine rağmen inşaatı sözleşmeye uygun olacak şekilde müvekkillerine teslim etmediğini, taraflar arasında akdedilen sözleşmeye istinaden müvekkili şirket tarafından davacılara toplam 1.198.000,00 TL bedelli çeklerin keşide edilerek teslim edildiğini, müvekkili tarafından inşaatın tamamlanmasına yönelik ihtarname çekilmesine rağmen davacı şirketin edimin eksik kalan kısmını yerine getirmediğini, davacıların bu davayı açmasındaki amacın TMK'nun iyi niyet ve dürüstlük kuralına açıkça aykırılık teşkil ettiğini, davacıların bu dava ile süre kazanmaya çalıştıklarını, sözleşmenin uyarlanması için davacıların iddia ettiği gibi olağanüstü bir değişim yaşanmadığını, müvekkilinin edimlerini yerine getirdiğini, bir çek haricindeki çeklerin ödemesinin yapıldığını, davacıların üstlerine düşen edimleri yerine getirmekten kaçındıklarını, davacıların temerrüde düştükten sonra edimden kurtulmak adına haksız şekilde sözleşmenin uyarlanmasını talep ettiklerini, davacıların basiretli davranma yükümlülüklerinin de bulunması nedeniyle iddia edilen durumları tahmin etmemelerinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, kusurlu ve eksik işlerin bilirkişilerce tespit edilerek nama ifaya yetki verilmesi için taraflarınca Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasıyla dava açıldığını, müvekkillerinin üzerine düşen edimleri tam ve eksiksiz şekilde yerine getirmiş olmalarına rağmen davacıların sözleşmeye riayet etmeyerek edimlerini yerine getirmediklerinden bahisle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Ana davada davalılar ... ile ... San. Tic. Ltd. Şti. vekili ıslah dilekçesine karşı sunduğu beyan dilekçesiyle özetle; davacı taraf kesin süre içerisinde ıslah dilekçesini sunmadığından ıslahı kabul etmediklerini, davacının taşınmazın mera olduğunu bilmediği iddiasının mahkemeyi yanıltmaya yönelik olduğunu, dosya kapsamında yapılan keşif ve aldırılan raporların hiçbirinde böyle bir tespitte bulunulmadığını, davacı tarafın işi almama yetkisi olup sorumluluktan kurtulamayacağını, bu durumun dürüstlük kuralına da aykırı olduğunu, davacı tarafın arazinin mera olduğu ve sözleşmenin bu sebeple yok hükmünde olduğu hususundaki beyanlarının hiçbir hukuksal dayanağının olmadığını, ıslah dilekçesi ekinde sunulan Yargıtay kararlarının konuyla alakasız fiziki ve fiili imkansızlıklar sebebiyle yerine getirilemeyen dava konusuyla alakasız örnekler olduğundan hükme esas alınamayacağını, hukuk düzeninin kötü niyeti korumayacağından bahisle süresinde verilmeyen ıslah dilekçesinin reddi ile neticeten davacının haksız ve hukuka aykırı davasının reddine, birleşen davalarının kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davacılar ... ile ... San. Tic. Ltd. Şti. vekili dava dilekçesiyle özetle; müvekkillerinin, sözleşme gereği üzerlerine düşen edimleri tam ve eksiksiz şekilde yerine getirdikleri halde, davalıların sözleşmeye riayet etmemiş olduğunu, süresinde edimlerini yerine getirmediklerini, kusurlu ve eksik işlerin bilirkişilerce tespit edilerek yetki verilmek suretiyle müvekkilleri tarafından davalıların ediminin ifasına karar verilmesi gerektiğini, davalıların sözleşmeleri yaparken ve bu sözleşmelerden doğan borçlarını yerine getirirken basiretli bir tacir gibi davranması zorunlu iken gereken bu ilkeye de aykırı hareket ettiklerini, taraflar arasında akdedilen yapım sözleşmesinin gecikme tazminatını konu alan 3. maddesi gereğince davalıların temerrüte düşmüş olduğunu, müvekkillerine gecikme tazminatı ödenmesi gerektiğini, bu nedenlerle bilirkişiler tarafından hesaplandığında fazla çıkması halinde arttırılmak üzere eksik ve kusurlu işler bedelinin tespiti ile şimdilik 1.000,00 TL'nin yüklenici nam ve hesabına ikmali için, müvekkili nama ifaya izin verilmesine veya mümkün olmaması halinde bedelinin tazminat olarak ödenmesine ve günlük %3 gecikme tazminatının davalılardan alınarak müvekkillerine ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davacılar ... ile ... San. Tic. Ltd. Şti. vekili 03/06/2024 havale tarihli ıslah/talep artırım dilekçesiyle özetle; mahkememizce taraflarına ıslah için bir hafta kesin süre verildiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davalarını süresi içerisinde sunduklarını, 05/03/2023 tarihli dava dilekçelerinde 1.000,00 TL olarak talep ettikleri tazminat taleplerini 3.234.073,00 TL ye yükselttiklerini, gecikme tazminatı yönünden alacak miktarının 2.200.000,00 TL olduğunu, alacaklarına karar tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faiz uygulanarak sözü geçen miktarın tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davacılar ... ile ... San. Tic. Ltd. Şti. vekili 04/11/2024 ve 31/12/2024 tarihli tarihli tavzih dilekçeleriyle özetle; nama ifa veya tazminat taleplerinin davalılardan 3.234.073,00 TL olarak tahsili ile müvekkillerine eşit oranda ödenmesine, günlük %3 gecikme tazminatı bakımından alacaklarının 2.200.000,00 TL olarak tahsili ile müvekkillerine eşit oranda ödenmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davacılar ... ile... Tic. Ltd. Şti. vekili 22/03/2025 havale tarihli ıslah dilekçesiyle özetle; ıslah talepleri doğrultusunda nama ifa veya tazminat taleplerinin davalılardan 3.234.073,00 TL olarak tahsiline, gecikme tazminatının ise 4.460.000,00 TL artırarak 6.660.000,00 TL olarak tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davalılar vekili cevap dilekçesiyle özetle; müvekkillerinin zamanında inşaata başlayarak inşaatın neredeyse yarısını bitirdiğini, müvekkilinin yapmış olduğu kısımlarla ilgili olarak eksik veya kusurun söz konusu olmadığını, sözleşmenin yapım tarihindeki mevcut ekonomik koşullar ile günümüzdeki ekonomi arasında enflasyon nedeniyle oldukça büyük bir fark bulunduğunu, bu nedenle müvekkilinin yapım işine devam etmekte zorlandığını, bu süreçte davacılarla defalarca görüşmeler yaptıklarını, makul bir noktada buluşmaya çalıştıklarını, ancak bir sonuç elde edemediklerini, nama ifanın şartlarının oluşmadığını, müvekkillerinin temerrüde düşmediğini, şartların değişmesinde müvekkillerinin bir kusurunun bulunmadığını, piyasada yaşanan ekonomik kriz nedeniyle işin fasının imkansız hale geldiğini, bu durumda müvekkilinin temerrüdünden bahsetmenin hukuka ve ahlaka aykırı olduğunu, aşırı ifa güçlüğünün şartlarının somut olayda gerçekleştiğini, sözleşmenin kurulduğu andaki şartların önemli ölçüde değiştiğini, değişen şartların öngörülmesinin mümkün olmadığını, şartların değişmesinde müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davacıların cezai şart talep etme haklarının doğmadığından bahisle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Ana dava sözleşmenin kesin hükümsüz olduğunun tespiti, birleşen dava ise tazminat isteminden ibarettir.
Her iki dava yönünden taraflar arasındaki ihtilaf; 08/09/2021 tarihli sözleşmeye konu yerin mera vasfında olup olmadığı, mera vasfında ise sözleşmenin kanunun emredici hükümlerine aykırı olması nedeniyle kesin hükümsüz nitelikte olup olmadığı, yüklenicinin sözleşmeden kaynaklı yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği, eksik iş bedelinin ne kadar olduğu, bunun yükleniciden tahsilinin gerekip gerekmediği, yüklenicinin işin tamamlanması yönünden temerrüde düşüp düşmediği, sözleşme ile belirlenen cezanın yükleniciden tahsilinin gerekip gerekmediği gerekirse tutarının ne kadar olması gerektiği hususlarından ibarettir.
Tarafların 08/09/2021 tarihli sözleşme ile, "... MAHALLESİ ... SOKAK KARAPINAR /KONYA" adresinde 1.200.000,00 TL bedel mukabilinde 620 m2 boyutunda yapı inşası konusunda anlaşma sağladıkları, sözleşmenin ... ve ... Petrol ... Ltd. Şti tarafından yapı sahibi, ... ve ... ... Ltd. Şti. tarafından ise müteahhit sıfatıyla imzalandığı, sözleşme ile yapının 30/10/2022 tarihine kadar tamamlanacağının ve süre uzatımı dışında kalan süre yönünden günlük sözleşme bedelinin % 3'ü tutarında gecikme cezasının ödeneceğinin hüküm altına alındığı anlaşılmıştır.
08/09/2021 tarihli sözleşme dikkate alındığında ana davada davacılar birleşen davada davalılar ... ve ... ... Ltd. Şti. yüklenici, ana davada davalılar birleşen davada davacılar ... ve ... Petrol ... Ltd. Şti. ise iş sahibidir. Sözleşmede hem iş sahibine hem de yükleniciye atfen iki ayrı imza bulunduğundan gerçek kişi ile tüzel kişinin birlikte yükümlülük altına girdiği kabul edilmiştir.
Yüklenici sözleşmeye konu yerin mera vasfında olması nedeniyle sözleşmenin kesin hükümsüz olduğunu ileri sürmüştür. Sözleşme özgürlüğü kapsamında tarafların diledikleri içerikte sözleşme yapmaları mümkün ise de kanunun emredici hükümlerine aykırı sözleşmeler kesin hükümsüzdür. Sözleşmeye konu yer "... MAHALLESİ ... SOKAK KARAPINAR /KONYA" olarak belirlenmiş olup, bahsi geçen yerin mera vasfında olması sözleşmeyi hükümsüz hale getirecektir. Ancak, hükümsüzlük yaptırımının uygulanabilmesi için bu yerin tamamının mera vasfında olması gerekir. Bahsi geçen yerin bir kısmının mera bir kısmının ise özel mülkiyete tabi yer olması halinde sözleşme hükümsüz olmayacaktır. Fiilen yapı inşa edilen yer mera alanında kalması sonucu değiştirmeyecektir. Fİilen yapılan yer mera olsa da bu durum sözleşmeyi hükümsüz hale getirmeyecek, taraflar kusur durumlarına ve sözleşme hükümlerine göre sonuçtan sorumlu olacaklardır. Dosya kapsamına uygun olduğundan hükme esas alınan 03/03/2025 tarihli bilirkişi heyeti ek raporu ile sözleşmeye konu yerin tamamının mera vasfında olmadığı, özel mülkiyete tabi alanlarında sözleşmeye konu yer içinde kaldığı tespit edilmiştir. Bu kapsamda, "... MAHALLESİ ... SOKAK KARAPINAR /KONYA" olarak tabir edilen yerin tamamı mera vasfında olmadığından yükleniciler tarafından açılan sözleşmenin hükümsüz olduğunun tespitine ilişkin ana davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
08/09/2021 tarihli sözleşme ile işin en geç 30/10/2022 tarihine kadar teslim edileceği, süre uzatımı hariç gecikme halinde günlük sözleşme bedelinin % 3'ü tutarında ceza ödeneceği hükme bağlanmıştır. 08/09/2021 tarihli sözleşme feshedilmemiş olup halen yürürlüktedir. Bu nedenle, hükme bağlanan cezanın niteliğinin belirlenmesi gerekir. 6098 sayılı TBK'nın 179/2. maddesi uyarınca, borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için bir ceza kararlaştırılmışsa, alacaklı hakkından açıkça feragat etmiş olmadıkça ve ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça, alacaklı asıl borçla birlikte cezanın da ifasını isteyebilir. Sözleşme ile belirlenen ceza ifaya ekli cezai şart niteliğinde olup, sözleşme ayakta olduğu sürece istenebilecek niteliktedir. 08/09/2021 tarihli sözleşmenin halen yürürlükte olması ve birleşen dava tarihi itibariyle eserin teslim edilmediğinin açık olması karşısında iş sahibinin cezai şart alacağı isteminde bulunabileceği kabul edilmiştir. İşin teslim tarihi 30/10/2022 olarak kararlaştırılmış ise de, iş sahibi 13/12/2022 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname ile işin tamamlanması için yükleniciye 10 gün süre vermiştir. Diğer ifadeyle sözleşme ile belirlenen süre iş sahibi tarafından yüklenici lehine olacak şekilde ötelenmiştir. Ancak yüklenici tarafından tanzim edilen 22/12/2022 tarihli ... yevmiye numaralı cevabı ihtarname dikkate alındığında yüklenicinin işi tamamlamayacağı verilen sürenin de etkisiz olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla her ne kadar 13/12/2022 tarihinde çekilen ihtarname ile 10 gün süre ver,ilmiş ise de verilen sürenin etkisiz olduğu 22/12/2022 tarihi itibariyle ortaya çıkmış olup, süre uzatımının bu tarihte sona erdiği kabul edilmelidir. Bu nedenle de iş sahibinin 22/12/2022 tarihi ile birleşen dava tarihi olan 03/05/2023 tarihi arası dönem için cezai şart alacağı isteminde bulunabileceği kabul edilmiştir. Cezai şart miktarı günlük ve sözleşme bedelinin % 3 olarak kararlaştırılmıştır. Sözleşme bedelinin 1.200.000,00 TL olması karşısında günlük ceza miktarı 36.000,00 TL'dir. 22/12/2022 tarihi ile 03/05/2023 tarihi arasında 132 günlük bir zaman zarfı bulunmakta olup iş sahibinin talep edebileceği cezai şart alacağının 36.000 x 132 = 4.752.000,00 TL olduğu sonucuna varılmış ve cezai şart alacağının bu tutar üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İş sahibi aynı zamanda nama ifaya izin suretiyle eksik iş bedelinin tahsilini istemiştir. Dosya kapsamına uygun olduğundan hükme esas alınan 07/05/2024 tarihli bilirkişi raporu ile eksik iş bedelinin birleşen dava tarihi itibariyle 3.234.073,00 TL olduğu tespit edilmiştir. Yüklenicinin süre uzatım verme zorunluluğu olmamasına rağmen iş sahibi tarafından verilen süre uzatımda dahi edim yükümlülüğünü yerine getirmediği, gelinen aşamada yüklenicinin sözleşmenin kesin hükümsüz olduğunu ileri sürdüğü, dolayısıyla edimin ifa edilmeyeceğinin açık olduğu, ayrıca iş sahibinin nama ifaya izin ya da eksik iş bedelini talep edebilmesi için yüklenicinin işin tesliminde temerrüde düşmesinin gerekli ve yeterli olduğu, temerrüt şartının ise gerçekleşmiş olduğu sonucuna varıldığından eksik iş bedelinin yükleniciden tahsiline karar vermek gerekmiştir.
Birleşen dava belirsiz alacak davası niteliğindedir. Belirsiz alacak davalarında davacı bir kez talep artırım bir kez de ıslah dilekçesi verebilir. Somut olayda, birleşen dava yönünden, özellikle 04/11/2024 tarihli ve 31/12/2024 tarihli dilekçelerin tavzih dilekçesi olması karşısında, buna aykırı bir durum bulunmadığından yüklenici tarafın aksi yöndeki iddia ve savunmalarına itibar edilmemiştir.
Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; 08/09/2021 tarihli sözleşmeye konu yerin tamamının mera vasfında olmaması nedeniyle sözleşmenin geçerli olduğu, aksi yöndeki yüklenici iddialarının yerinde olmadığı, yüklenicinin edimin ifasında temerrüde düştüğü, temerrüt nedeniyle iş sahibinin eksik iş bedelinin tahsili isteminde bulunabileceği, eksik iş bedelinin 3.234.073,00 TL olduğu, sözleşme ile kararlaştırılan cezai şartın ifaya ekli cezai şart niteliğinde olduğu, sözleşmenin geçerli ve ayakta olması karşısında iş sahibinin cezai şart isteminde de bulunabileceği, hesaplamanın süre uzatıma göre yapılması gerekmekle birlikte verilen sürenin 22/12/2022 tarihi itibariyle etkisiz olduğunun açık olduğu, bu tarih ile birleşen dava tarihi arası dönem için cezai şart isteminde bulunulabileceği, bu kapsamda talep edilebilecek tutarın 4.752.000,00 TL olduğu soncuna varıldığından ana davanın reddine birleşen davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçelerle ;
1-ANA DAVA YÖNÜNDEN; DAVANIN REDDİNE,
2-BİRLEŞEN (Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sırasına kaydedilen ve daha sonra Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E sırasına kayıtlı dava ile birleştirilmesine karar verilen) DAVA YÖNÜNDEN; DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, 3.234.073,00 TL eksik iş bedeli ve 4.752.000,00 TL cezai şart alacağı olmak üzere toplam 7.986.073,00 TL'nin dava tarihi olan 03/05/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... ile davalı ... Tic. Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara eşit oranda verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
3-Ana dava yönünden;
a)Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL eksik harcın davacılar ... ile ... Tic. Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNE’YE GELİR KAYDINA,
b)Arabuluculuk görüşmeleri nedeniyle suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.200,00 TL arabuluculuk giderinin davacılar ... ile ... Tic. Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNE’YE GELİR KAYDINA,
c)Davacıların yaptığı tüm yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
d)Davalıların bu dosya yönünden yaptığı herhangi bir yargılama gideri olmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına,
e)Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi itibariyle yürürlükte olan A.A.Ü.T.'ye tayin ve takdir olunan 30.000,00 TL vekâlet ücretinin davacılar ... ile ... Tic. Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davalılar ... ve ... San. Tic. Ltd. Şti.'ne (eşit oranda) verilmesine,
4-Birleşen dava yönünden;
a)Alınması gereken 545.528,64 TL karar ve ilam harcına karşılık peşin ve sonradan alınan 168.966,05 TL harcın mahsubu ile bakiye 376.562,59 TL harcın davalı ... ile davalı ... Tic. Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNE’YE GELİR KAYDINA,
b)Davacılar tarafından yapılan 168.966,05 TL harç giderinin davalı ... ile davalı ... Tic. Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılar ... ve ... San. Tic. Ltd. Şti.'ye eşit oranda verilmesine,
c)Arabuluculuk görüşmeleri nedeniyle suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.200,00 TL arabuluculuk giderinin, 2.582,90 TL'lik kısmının davalılar ... ile ... Tic. Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen, 617,10 TL'lik kısmının ise davacılar ... ve ... San. Tic. Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNE’YE GELİR KAYDINA,
d)Davacılar tarafından yapılan 179,90 TL harç gideri ve 7.749,00 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 7.928,90 TL yargılama giderinden kabul ret oranına göre hesaplanan 6.399,86 TL yargılama giderinin davalı ... ile davalı ... Tic. Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılar ... ve ... San. Tic. Ltd. Şti.'ye eşit oranda verilmesine,
e)Davalıların bu dosya yönünden yaptığı herhangi bir yargılama gideri olmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına,
f)Davacılar kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden karar tarihi itibariyle yürürlükte olan A.A.Ü.T.'ye göre tayin ve takdir olunan 643.582,19 TL vekâlet ücretinin davalı ... ile davalı ... Tic. Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılar ... ve ... San. Tic. Ltd. Şti.'ye eşit oranda verilmesine,
g)Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden karar tarihi itibariyle yürürlükte olan A.A.Ü.T.'ye göre tayin ve takdir olunan 269.880,00 TL vekâlet ücretinin davacılar ... ve ... San. Tic. Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davalı ... ile davalı ... Tic. Ltd. Şti.'ye (eşit oranda) verilmesine,
f)Gerekçeli karar tebliği için davacılar avansından yapılacak (ve 30 TL olacağı değerlendirilen) yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 24,21 TL yargılama giderinin davalı ... ile davalı ... Tic. Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılar ... ve ... San. Tic. Ltd. Şti.'ye eşit oranda verilmesine, fazlasının davacıların kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmının 6100 sayılı HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair ; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere ve oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 21/05/2025
Başkan Üye Üye Katip