T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO:
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLLERİ :
DAVALI : 1-
VEKİLİ :
DAVALI : 2-
VEKİLLERİ:
DAVALI : 3-
DAVA İHBAR OLUNAN : 1-
VEKİLİ :
DAVA İHBAR OLUNAN : 2-
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARARIN YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
BEYANLAR:
Davacı vekili 14.04.2023 tarihli dava dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir: Müvekkil ..., 21.12.2022 tarihinde ... plakalı aracıyla seyir halindeyken, ... plakalı araç sürücüsü ... nın kusurlu davranışları sonucu bir trafik kazası meydana gelmiştir. Kazanın ardından, müvekkil aracındaki hasar nedeniyle toplam 17.270 TL tamir masrafı yapmış, ayrıca 12 günlük araçsız kalma süresi nedeniyle mahrumiyet bedeli, orijinal parça fark bedeli ve değer kaybı zararları oluşmuştur. Davacı taraf, bu zararların tazmini için ilgili sigorta şirketlerine başvurmuş, ancak kusur oranlarının hatalı tespit edildiğini belirterek düzeltme talebinde bulunmuştur. Sigorta şirketleri tarafından bu talepler reddedilmiş, bu nedenle dava açılması zorunlu hale gelmiştir. Netice-i talepte, müvekkilin aracında meydana gelen 17.270 TL hasar bedeli ile araç mahrumiyet bedeli, orijinal parça fark bedeli ve değer kaybından oluşan toplamda şimdilik 1.000 TL'nin, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizlerle birlikte davalılardan tahsili, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yüklenmesi talep edilmiştir.
Davacı vekili 18/09/2023 tarihli dilekçesi ile araç mahrumiyet bedeli talebinin 250,00 TL, değer kaybı bedelinin 750,00 TL olduğunu açıklamıştır.
Davalı ... KİRALAMA A.Ş. vekili 05.06.2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir: Müvekkil ... A.Ş., davacı ... tarafından açılan davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ve dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde müvekkil şirketin herhangi bir kusurunun bulunmadığını belirtmiştir. Müvekkil şirketin kazaya karışan 34 BIM 863 plakalı aracını uzun dönem kiralama yoluyla başka bir firmaya devrettiği, bu nedenle işleten sıfatını kaybettiği ve davalı sıfatına haiz olmadığı savunulmuştur. Ayrıca, davanın Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülmesi gerektiği gerekçesiyle görev yönünden reddi talep edilmiştir. Husumet ve zamanaşımı itirazları dile getirilmiş, davacının hasar, mahrumiyet, orijinal parça farkı ve değer kaybı taleplerinin sigorta poliçesi kapsamında karşılanması gerektiği belirtilmiştir. Müvekkil şirketin kusursuz olduğu ve zararın sigorta şirketleri tarafından tazmin edilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Davacının talep ettiği tutarların belirsiz alacak olarak ileri sürülmesinin hukuki yarardan yoksun olduğu ve taleplerin reddedilmesi gerektiği savunulmuştur. Neticeten, davanın müvekkil yönünden reddi, müvekkilin taraf olmadığı ... Tic. Ltd. Şti. ve ilgili sigorta şirketlerine ihbar edilmesi, davacının talep ve delillerinin araştırılması talep edilmiştir. Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılması istenmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, 13.06.2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir: Davalı vekili, davacı tarafın davasının usul ve esas yönünden hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, bu nedenle reddedilmesi gerektiğini ifade etmiştir. Usul yönünden, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığı, belirli bir alacak talebi için belirsiz alacak davası açılamayacağı ve bu nedenle davanın hukuki yarar yokluğundan reddedilmesi gerektiği savunulmuştur. Ayrıca, davanın Asliye Ticaret Mahkemesi yerine Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülmesi gerektiği belirtilerek görev itirazında bulunulmuş ve yetki yönünden İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemesi’nin yetkili olduğu ileri sürülmüştür. Esas yönünden, davacı tarafın asli kusurlu olduğu, bu nedenle müvekkil şirketin sorumluluğunun bulunmadığı iddia edilmiştir. Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası poliçesi kapsamında davacı tarafın taleplerinin değerlendirildiği ve sigortalının kusuru nedeniyle talebin reddedilmesi gerektiği savunulmuştur. Ayrıca, araç mahrumiyet bedeli ve KDV taleplerinin teminat dışında olduğu, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları gereği bu taleplerin karşılanamayacağı ifade edilmiştir. Davalı vekili, kazaya ilişkin kusur oranlarının ve değer kaybının tespit edilmesi için bilirkişi incelemesi yapılmasını talep etmiş, davacı tarafın sunduğu taleplere yönelik tüm itirazlarını detaylı bir şekilde dile getirmiştir. Neticeten, davanın yetki, görev ve esas yönünden reddedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
İhbar olunan ... Sigorta A.Ş. Vekili 15/01/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir: Husumet İtirazı ve İhbarda Hukuki Yarar Bulunmadığı İddiası: Davalı vekili, müvekkil şirketin kazaya ilişkin herhangi bir trafik sigortası poliçesi veya IMM teminatı içeren bir kasko poliçesi düzenlemediğini belirtmiştir. Bu nedenle davada müvekkil şirkete karşı husumet yöneltilmesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ve ihbarın hukuki yarar taşımadığını ifade etmiştir. Ayrıca, kasko poliçesinin sadece sigortalı araca ilişkin zararı teminat altına aldığı ve IMM teminatının bulunmadığı vurgulanmıştır. Maddi Hasar ve Değer Kaybı Taleplerine İtiraz: Müvekkil şirketin yalnızca sigortalı aracın kusuru oranında ve poliçe limiti dahilinde sorumlu olduğu belirtilmiştir. Trafik Sigortası Genel Şartları'na göre tazminatın, anlaşmalı servis iskonto oranları dikkate alınarak hesaplanması gerektiği savunulmuş ve buna ilişkin emsal kararlara atıf yapılmıştır. Değer kaybı taleplerinin Genel Şartlar çerçevesinde belirlenmesi gerektiği ifade edilmiştir. Özellikle kazanın gerçekleştiği tarihe uygun değer kaybı hesaplama formülünün kullanılması gerektiği belirtilmiştir. Kazanç Kaybı ve Araç Mahrumiyet Bedeline İtiraz: Kazanç kaybı taleplerinin Trafik Sigortası Genel Şartları gereği teminat dışında olduğu ve bu hususun Yargıtay kararlarıyla da desteklendiği ifade edilmiştir. Araç mahrumiyet bedelinin dolaylı zarar kapsamında olduğu ve teminat dışında kaldığı belirtilmiştir. KDV İtirazı: Onarım işlemi nedeniyle KDV ödemesinin yapıldığına dair belge sunulmadığı için KDV talebinin reddedilmesi gerektiği belirtilmiştir. Faiz Talebine İtiraz: Müvekkil şirketin davanın açılmasına neden olmadığını, bu nedenle avans faizi talebinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ifade etmiştir. Sigortalı aracın hususi araç olması nedeniyle, uygulanması gereken faizin yasal faiz olduğu savunulmuştur. Faiz Başlangıç Tarihi: Sigorta şirketlerinden temerrüde düşülmediği sürece faiz istenemeyeceği, temerrüt durumunda ise yalnızca belgelerin sunulmasından itibaren faiz talep edilebileceği ifade edilmiştir. Neticede, davanın reddini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
Davacı vekili, 15.10.2024 tarihli bedel artırımı dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir: Araç Mahrumiyet Bedeline Yönelik Artış Talebi: Müvekkilin, aracın tamir süresi olan 12 günlük araçsız kalma nedeniyle talep ettiği 250 TL’lik araç mahrumiyet bedelini 187,5 TL artırarak 437,50 TL’ye çıkardığını, bu tutarın kaza tarihinden itibaren işlemiş veya işleyecek en yüksek yasal faiz/ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken tahsilini talep etmiştir. Değer Kaybına Yönelik Artış Talebi: Araçta meydana gelen değer kaybı nedeniyle talep edilen 500 TL’nin 3250 TL artırılarak toplamda 3750 TL olarak belirlendiğini, bu tutarın kaza tarihinden itibaren işlemiş veya işleyecek en yüksek yasal faiz/ticari avans faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir. Sonuç ve Talep: Davalılar üzerinde yargılama giderleri ve vekalet ücretinin bırakılmasına karar verilerek artırılmış taleplerin kabulü istenmiştir.
MAHKEMEMİZCE TOPLANAN DELİLLER VE YAPILAN İŞLEMLER:
Hasar Dosyası, SBGM ilgili evrakı, Noterler birliği kayıtları, Konya İl Emniyet Müdürlüğü ilgili birimlerden getirtilmiştir.
Bilirkişi ( Adli Trafik) 02/01/2024 tarihli raporunda özetle şu hususları belirtmiştir: Kazanın, ... plakalı aracın sürücüsü ...'ın kontrolsüz kavşakta geçiş önceliğine uymayarak %75 oranında asli kusurlu, ... plakalı aracın sürücüsü ...'nın ise kavşaklara yaklaşırken hızını azaltmaması nedeniyle %25 oranında tali kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Nihai değerlendirme Sayın Mahkeme'nin takdirine bırakılmıştır.
Her ne kadar Bilirkişi ... rapor aldırılmış ise de haricen bilinen anılan bilirkişinin sigorta hasar bilirkişisi olarak görev yapamayacağı hususundaki Konya Bilirkişilik Bölge Kurulu kararı nazara alınarak dosya yeniden bilirkişiye gönderilmiş olup;
Bilirkişi (Trafik İhtisas Dairesi) 01/03/2024 tarihli raporunda özetle şu hususları belirtmiştir: 21.12.2022 tarihinde meydana gelen kaza, dört yönlü kontrolsüz bir kavşakta gerçekleşmiş olup, ... plakalı araç sürücüsü ...’ın, kavşağa girerken yavaşlayarak sağdan gelen araca geçiş hakkı tanımaması ve dikkatsiz davranması nedeniyle asli kusurlu (%75); ... plakalı araç sürücüsü ... ’nın ise kavşak yaklaşımında hızını azaltmayarak tali kusurlu (%25) olduğu belirlenmiştir. Raporda, Uzman Mütalaa Raporu’nda belirtilen kusur oranlarının uygun bulunmadığı, ancak 02.01.2024 tarihli Bilirkişi Raporu’ndaki kusur oranlarının yerinde olduğu kanaatine varılmıştır. Rapor, kusur oranlarının belirtilen şekilde değerlendirilmesi gerektiğini ifade etmektedir.
Bilirkişi (Sigorta Eksperi) 18/06/2024 tarihli raporunda özetle şu hususları belirtmiştir:Dava konusu ... plakalı aracın kazasında, ... plakalı araç sürücüsünün %25 kusurlu, ... plakalı araç sürücüsünün ise %75 kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Aracın kusur oranına göre belirlenen gerçek hasar bedelinin KDV hariç 7.638,13 TL, KDV dahil 9.012,99 TL olduğu; piyasa reel değer kaybının 3.750,00 TL; kusur oranı nispetinde mahrumiyet bedelinin 437,50 TL olduğu belirtilmiştir. 34 BIM 863 plakalı aracın trafik sigortacısının ... Sigorta A.Ş. olduğu ve sigorta şirketinin ZMSS poliçesi kapsamında yalnızca hasar ve değer kaybı bedelinden sorumlu olduğu, ancak hak mahrumiyeti bedelinin sigorta kapsamına girmeyip aracın maliki ve sürücüsüne ait olduğu kanaatine varılmıştır. Nihai değerlendirme Sayın Mahkeme'nin takdirine bırakılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Esas yönünden incelenen dosyada; toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumlluluk Sigortası Genel Şartlarının, "Sigortanın Kapsamı" başlıklı A.1 maddesinde "sigortacının poliçede tamınlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı KTK ya göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği... " öngörülmüştür.
Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası poliçede gösterilen aracın kullanılmasından doğan ve Karayolları Trafık Kanununa ve Umumi Hükümlere göre aracın işletenine terettüp eden hukuki sorumluluğu ve bu poliçe teminat kapsamında olmak şartıyla Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası hadlerinin üzerinde kalan kısmını, poliçede yazılı hadlere kadar temin eder.
Somut olayda meydana gelen trafik kazasında davalı sigorta şirketinin ZMMS sorumlusu olduğu araç ile davacının maliki olduğu aracın çarpışması neticesinde davacının aracında zarar meydana geldiği, meydana gelen zarar nedeni ile ZMMS ile güvence altında bulunan aracın sürücüsü ile işleteni ve davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu ve bu kapsamda hüküm kısmında yazılı olduğu şekliyle sorumlulardan tahsil edilecek tazminatların davacı tarafa ödemesi gerektiğinden davanın kabulüne karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ayrıca; ... Kiralama aracı uzun süreli olarak kiraladığını iddia etmiş ise de Konya Emniyet Müdürlüğünün 29/01/2024 tarihli cevabi yazısı ekinde kaza tarihini kapsar şekilde (20/12/2022-13/01/2023) kiralama işleminin kısa süreli olarak yapıldığı, iddiayı ileri süren şirketin sigorta poliçesini kaza tarihi olan 21/12/2022 tarihinden çok kısa bir süre önce 03/11/2022 tarihinde imzaladığı yine araca ilişkin kasko sözleşmesini ise 03/11/2022 tarihinde imzalamış olduğu anlaşılmıştır.
Davalı sigorta şirketince davacının gönderdiği ihtarnameye verilen cevap tarihi esas alınarak sigorta şirketinin 22/02/2023 tarihinden itibaren temerrüde düştüğü kabul edilmiştir.
Yargılama giderleri hesaplanırken her ne kadar davanın kabulü şeklinde hüküm kurulmuş ise de davacının davanın açılışı sırasında (18/09/2023 tarihli tavzih dilekçesi de nazara alınarak) hasar bedeli bakımından 17.270,00 TL, mahrumiyet için 250,00 TL ve değer kaybı için 750,00 TL talep ettiği 15/10/2024 tarihli bedel artırım dilekçesi ile mahrumiyet bedeli talebinin 437,50 TL'ye, değer kaybı talebinin 3.750,00 TL'ye yükselttiği nazara alındığından davacının toplam talebinin 21.457,50 TL olduğu toplam kabul tutarının ise 13.200,49 TL olduğu ret miktarının ise 8.257,01 TL olduğu anlaşılmakla yargılama giderleri hesaplanırken bu miktarlar esas alınmıştır.
Hüküm: Gerekçesi Yukarıda açıklandığı Üzere:
1- Dava dilekçesi ve bedel artırım dilekçesine bağlı kalınarak DAVANIN KABULÜ ile,
a- Araç değer kaybından kaynaklanan maddi zarar talebi yönünden; 3.750,00 TL ve hasardan kaynaklı zarar için 9.012,99 TL olmak üzere toplam 12.762,99 TL'nin davalılar ... Anonim Şirketi Ve ... yönünden kaza tarihi olan 21.12.2022 tarihinden itibaren, diğer davalı zorunlu mali sorumluluk sigorta şirketi olan ... Sigorta A.Ş yönünden temerrüt tarihi olan 22/02/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
b- Araç mahrumiyetinden kaynaklanan maddi zarar talebi yönünden; 437,50 TL' nin,
Davalılardan ... Anonim Şirketi Ve ...'dan kaza tarihi olan 21.12.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
2- Kabul miktarı 13.200,00 TL üzerinden hesaplanan toplam 901,73 TL karar ilam harcından davacının ödediği peşin ve ıslah harcı toplamı olan: 358,01 TL'nin masubu ile bakiye 543,72 TL'nin 525,70 lik kısmının tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, 18,02'lik kısmının sigorta şirketi dışında kalan davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafça yatırılan peşin ve ıslah harcı toplamı olan : 358,01 TL'nin 346,14 TL'lik kısmının tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, 11,87 TL'lik kısmının sigorta şirketi dışında kalan davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
4-Davacı tarafça ödenen 179,90 TL başvuru harcının kabul ret oranı nazara alınarak 110,67 TL 'sinin 107,01 TL'lik kısmının tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, 3,67 TL'lik kısmının sigorta şirketi dışında kalan davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı tarafça yapılan 9.316,25 TL masrafın kabul/ ret oranına göre 5.541,34 TL'lik kısmının tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, 189,95 TL'lik kısmının sigorta şirketi dışında kalan davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı ... ANONİM ŞİRKETİ tarafça yapılan 558,00 TL masrafın kabul ret oranı nazara alınarak 214,72 TL sinin davacıdan alınarak ... ANONİM ŞİRKETİ'ne verilmesine bakiye miktarın davalı üzerinde bırakılmasına,
7-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin (kabul/talep oranına göre) 1.968,62 TL'sinin davalı ... Sigorta A.Ş'den ; 1.231,38 TL'sinin davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına (harç tahsil müzekkeresi yazılmasına).
8-Karardan sonra yapılacak masrafların %61,51 oranında (kabul oranı); %59,48 'lik kısmının tüm davalılara müştereken ve müteselsilen, %2,04'lik kısmının sigorta şirketi dışında kalan davalılara müştereken ve müteselsilen; %38,48 oranında (ret oranı) davacıya yüklenmesine,
9-Artan gider/delil avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
10-Davacı taraf kendisi vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 13.200,49 TL vekalet ücretinin 12.231, 38 TL'lik kısmının tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, 437,50 TL'lik kısmının sigorta şirketi dışında kalan davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine,,
11-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 8.257,01 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak eşit oranda (1/2) davalılara verilmesine,
Dair ; davacı vekilinin ve davalı ... Anonim Şirketi vekilinin yüzüne karşı, davalı sigorta şirketi vekilinin yokluğunda miktar itibari ile kesin olarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 13/12/2024
Katip Hakim