T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... ...
VEKİLLERİ :
DAVALI : 1-
VEKİLLERİ :
DAVALI : 2- ... - ...
VEKİLLERİ :
DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARARIN YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1.BEYANLAR:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 22/12/2021 tarihli makine satış sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşmeye istinaden müvekkili tarafından belirlenen bedelin davalı tarafa ödendiğini, ilgili sözleşme uyarınca belirlenen makinelerin davalı tarafından teslimi ile kurulumundan sonra makinelerin kullanımı esnasında sürekli olarak mekanik arızası ile karşılaşıldığını, gizli ayıplı şekilde satılan makinelerin arıza verdiğinin ve bu nedenle kullanılamadığının davalı tarafa defaten bildirildiğini, söz konusu arızaların giderilmesi adına taraflar arasında tanzim edilen 22/12/2021 tarihli sözleşme içeriğinde de belirtilen 2 yıllık garanti süresi içerisinde ücretsiz servis talebinde bulunulduğunu, ilgili sözleşme uyarınca ürünlerin 2 yıl süreyle garanti kapsamında bulunduğu ve bu süre içerisindeki servis taleplerinin ücretsiz olacağının belirtilmiş olmasına rağmen davalı tarafça haksız ve hukuka aykırı şekilde servis ücreti talebinde bulunulduğunu, ilgili bedelin ödenmemesi halinde servisten yararlanılamayacağı yönünde bildirimde bulunulduğunu, müvekkilinin dava konusu makinelerin kullanılamamasından kaynaklı devamlı olarak ticari zarara uğraması nedeni ile davalı tarafından haksız ve hukuka aykırı şekilde talep edilen servis ücretlerini ödemek zorunda bırakıldığını, ilk olarak 10/05/2022 tarihinde servis talep edildiğini ve davalı firma personeli tarafından bir takım onarım faaliyetleri gerçekleştirildiğini, devam eden süreç içerisinde ise sözleşme konusu etiketleme makinesinin vermiş olduğu arıza üzerine müvekkili şirket tarafından tekraren servis çağrıldığını, davalı firma personeli ... tarafından 24/07/2022 tarihinde gerçekleştirilen çalışmaların sonuç vermediğini ve bu durumun tutunak altına alındığını, ilgili durum üzerine derhal davalı ile iletişime geçildiğini ve makinelerin bu haliyle kullanımının mümkün olmadığı, bu nedenle makinelerin ayıpsız benzeri ile değiştirilmesi istendiğinin ifade edildiğini, fakat davalı tarafından herhangi bir dönüş yapılmadığını, davalı firma tarafından gerçekleştirilen işbu kötü niyetli tutum üzerine dava konusu gizli ayıplı makineler üzerinde delil tespiti sağlanması adına Manavgat Sulh Hukuk Mahkemesi' nin ... D.İş sayılı dosyası kapsamında delil tespiti isteminde bulunulduğunu, davacı şirketin bu süreç içerisinde büyük oranda zarara uğradığını beyanla davanın kabulü ile fazlaya ilişkin tüm talep ve dava haklarını saklı tutarak davalı firmanın ağır kusuru neticesinde oluşan gizli ayıplı makineler nedeniyle müvekkili tarafından gerçekleştirilen onarım bedellerine karşılık 60.268,50 TL' nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, dava konusu makinelerde mevcut eksiklik/ayıplar nedeniyle satış bedelinden indirim uygulanmasına, ilgili indirim miktarının tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda 6100 sayılı yasanın 107.maddesi uyarınca toplanacak delillere göre artırılmak üzere şimdilik 1.000,00 TL' nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, makinelerin bütünüyle davalı yanın ağır kusurlu hatasından kaynaklı olarak kullanılamaması nedeniyle uğranılan kazanç kaybı adına ilgili miktarın tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda 6100 sayılı yasanın 107.maddesi uyarınca toplanacak delillere göre artırılmak üzere şimdilik 1.000,00 TL' nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davalı firmanın ağır kusuru ve kötü niyetli tutumu neticesinde oluşan maddi zararlara karşılık 31.660,00 TL' nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek en yüksek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde makinelerini ayıpsız teslim edildiğini buna ilişkin görüntü kayıtlarını sunduklarını, makinelerin davacı tarafça sözleşmeye aykırı şekilde değiştirilmesi nedeniyle sorunlar yaşandığını, sözleşmenin eser değil satış sözleşmesi olduğunu, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını bu nedenle yetkisizlik ve esas bakımından ret kararı verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
Davacı vekili, ıslah dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; davacı şirket adına, daha önce fazlaya dair haklar saklı tutularak açılan ve belirsiz alacak davası niteliği taşıyan 1.000 TL satış bedelinden indirim (nesafet kesintisi) ve 1.000 TL kâr kaybı talepli davada, HMK 107. madde uyarınca dava değerinin artırılmasına karar verilmesi talep edilmiştir. Bu kapsamda, net 90.270,00 TL tutarındaki satış bedelinden indirim (nesafet kesintisi) alacağının ve 121.001,40 TL tutarındaki net kâr kaybı alacağının temerrüt tarihinden itibaren en yüksek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi istenmiş; yargılama giderleri (delil tespit dosyası dahil), harç ve vekalet ücretlerinin de davalıya yükletilmesi talep edilmiştir.
3.YETKİSİZLİK KARARI VE GEREKÇESİ:
Alanya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/05/2023 tarihli ... esas ve ... karar sayılı ilamı ile " Dava, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi kapsamında imal edilen ve davacıya teslim edilen makine ve ürünlerin ayıplı olduğu iddiasına istinaden açılmış maddi tazminat davasıdır. Taraflar arasında akdedilen sözleşme incelendiğinde; yetki kaydının bulunduğu, işbu dosyada davalı konumunda bulunan satıcının yerleşim yerindeki Mahkemelerin yetkili Mahkeme olarak kararlaştırıldığı, davalının cevap dilekçesi ile yetki itirazında bulunduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun yetkiye ilişkin hükümleri “yetki” başlıklı birinci bölümün ikinci kısmında düzenlenmiş; 17. maddede "yetki sözleşmesi" düzenlenmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 17. maddesi şöyledir; "(1) Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır." 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun yetki ile ilgili 6. maddesinde; "genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı yerdeki yerleşim yeri mahkemesidir." "Sözleşmeden doğan davalarda yetki" başlıklı 10. maddesi "Sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir" hükmünü, "yetki sözleşmesi" başlıklı 17. maddesi ise "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır." hükmünü ihtiva etmektedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 17. maddesinin ikinci cümlesine göre, "taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır". Bu hükme göre, yetki sözleşmesi (veya yetki şartı) yapan taraflar, aksine bir düzenleme yapmamışlarsa, dava sadece yetki sözleşmesinde kararlaştırılmış olan mahkemede açılabilir. Diğer bir deyişle, aksi belirtilmediği sürece, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu yetki sözleşmesinde gösterilen mahkemenin münhasır yetkili mahkeme olacağını kabul etmiştir. Bu şekilde yapılmış olan, yetki sözleşmesinin münhasır yetkili olacağı madde gerekçesinde de açıkça belirtilmiştir. Görüldüğü üzere, taraflar, salt bir münhasır yetki sözleşmesiyle, kanunun öngörmüş olduğu genel ve özel yetkili mahkemelerin yetkisini kaldırmış olmaktadırlar. Taraflar, bu sonucun ortaya çıkmasını istemiyorsa, yani genel ve özel yetkili mahkemelerin yetkisinin devam etmesini istiyorlarsa yetki sözleşmesinde bunu ayrıca belirtmek zorundadırlar. Buna göre, münhasır yetki sözleşmesinden kasıt, tarafların yetki sözleşmesi ile kararlaştırılan mahkemeden başka bir mahkemede dava açılamaması üzerinde anlaşmalarıdır (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi'nin 13/10/2017 tarih ... E. ... K. sayılı kararı). Yetki sözleşmesi ile bir veya birden fazla mahkeme yetkili kılınabilir (... / ... / ... ; Medeni Usul Hukuku 25. Baskı, Ankara 2014, s. 155). Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında yapılan sözleşme ile yetkili mahkemenin satıcının yerleşim yerindeki Mahkemeler olduğunun belirlendiği, satıcın yerleşim yerinin ise Konya ili ... ilçesi olduğu, yetki sözleşmesi (veya yetki şartı) yapan taraflar, aksine bir düzenleme yapmamışlarsa, davanın sadece yetki sözleşmesinde kararlaştırılmış olan mahkemede açılabileceği, tacir olan taraflar arasında yetki sözleşmesi yapıldığı ve davalı tarafça da süresi içinde yetki itirazında bulunulduğu, geçerli bir yetki sözleşmesi olmasa dahi davalının yerleşim yerinin ve sözleşmenin ifa yerinin Konya ili olması nedeniyle yetkili Mahkemelerin yine Konya Mahkemeleri olacağı anlaşıldığından yetki itirazının kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " gerekçesiyle mahkememiz kararı kaldırılmıştır." gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.
4.MAHKEMEMİZCE TOPLANAN DELİLLER VE YAPILAN İŞLEMLER ile DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Bilirkişi Doç. Dr. ... , 27.05.2024 tarihli raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; 29.03.2024 tarihinde yapılan keşif ve dosyada yer alan belgelerin incelenmesi neticesinde, makinelerdeki ayıpların bir kısmının gizli, büyük kısmının ise açık ayıp niteliğinde olduğu, bu ayıpların kullanıcıdan değil, makinelerin tasarımı ve üretimi kaynaklı olduğu tespit edilmiştir. Makinelerin tasarım hatası içermesi nedeniyle, satış tarihi itibarıyla toplam satış bedelinden yapılması gereken indirimin asgari %30 oranında olması gerektiği ve bu indirimin parasal karşılığının asgari 90.270,00 TL olduğu kanaatine varılmıştır. Raporda, değerlendirmelerin makine tasarımı ve otomatik kontrol açısından yapıldığı belirtilmiş ve takdirin mahkemeye ait olduğu ifade edilmiştir.
Bilirkişi heyeti ... ve Doç. Dr. ... ve ..., raporlarında özetle şu hususları belirtmişlerdir; dava dosyasındaki belgeler ile 29.03.2024 tarihinde yapılan keşif sonucunda makinelerdeki ayıpların bir kısmının gizli, büyük kısmının ise açık ayıp niteliğinde olduğu, bu ayıpların üretim kaynaklı olduğu tespit edilmiştir. Makinelerin ayıplı olması nedeniyle, davacının tek bir çalışanla tüm hattı kontrol etmesi mümkünken fazladan iki işçiye daha ihtiyaç duyduğu, bu durumun iş gücü açısından ek maliyete neden olduğu ifade edilmiştir. Dosyada yalnızca 16.02.2022 tarihli 4 nozullu dolum makinesine ait 100.000,28 TL bedelli faturanın mevcut olduğu, diğer makinelerin faturalarının sunulmadığı ancak satışa dair davalı tarafından da bir itirazın bulunmadığı belirtilmiştir. Sözleşme bedeli üzerinden hesaplama yapılması gerektiği takdirde, Yargıtay kararlarında ağırlıklı olarak uygulanan Nispi Metod Yöntemi esas alınmış, bu yönteme göre %30 oranında ayıp indirimiyle 90.270,00 TL’lik bir fark hesaplanmıştır. Ayrıca, bakım-onarım ve cezai bedel olarak davacının 89.428,50 TL ek maliyete katlandığı, defter incelemesine göre davacının davalıya 12.640,28 TL borçlu olduğu tespit edilmiştir. Nihai takdirin mahkemeye ait olduğu ifade edilmiştir.
Bilirkişi heyeti ... , Doç. Dr. ... ve ..., raporlarında özetle şu hususları belirtmişlerdir; dava dosyasında bulunan belgeler ve 29.03.2024 tarihinde yapılan keşif neticesinde makinelerdeki ayıpların bir kısmının gizli, büyük kısmının ise açık ayıp niteliğinde olduğu, bu ayıpların üretim kaynaklı olduğu, makinelerin ayıplı olması sebebiyle davacının üretim hattını tek personelle kontrol edebilecekken ilave iki personele daha ihtiyaç duyduğu kanaatine varılmıştır. Davacının 2022 yılı ticari defterlerinde yalnızca 16.02.2022 tarihli ve bedeli KDV dahil 100.000,28 TL olan dört nozullu dolum makinesine ait faturanın kayıtlı olduğu, sözleşmede belirtilen diğer makinelerin faturalarının ise dosyada yer almadığı ancak davalı tarafça makine satışına ilişkin herhangi bir itirazın da ileri sürülmediği tespit edilmiştir. Mahkemece sözleşme tutarı esas alınarak hesaplama yapılması uygun görülürse, Yargıtay içtihatlarında baskın şekilde uygulanan Nispi Metod Yöntemine göre ayıp oranı %30 olarak belirlenmiş ve bu oranla yapılan hesaplamada 90.270,00 TL tutarında bir bedel indiriminin gerektiği kanaatine varılmıştır. Ayrıca davacının bakım, onarım ve cezai şart nedeniyle 89.428,50 TL tutarında ek maliyete katlandığı ve defter incelemesine göre davacının davalıya 12.640,28 TL borçlu olduğu tespit edilmiştir. Nihai takdirin mahkemeye ait olduğu ifade edilmiştir.
Bilirkişi Av. Dr. ..., raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde, davacının talep edebileceği nesafet kesintisi sözleşme bedeli üzerinden 90.270,00 TL, yalnızca fatura bedeli esas alınırsa 30.000,08 TL olarak hesaplanmıştır. Sözleşmeye konu makinelerin ayıplı olması sebebiyle kullanılamadığı 28.02.2022 - 14.12.2022 tarihleri arasındaki döneme ilişkin kar kaybı 121.001,40 TL olarak belirlenmiştir. Nesafet kesintisi hesaplandığı için üçüncü kişilere ödenen onarım bedelinin ayrıca talep edilemeyeceği değerlendirilmiş, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde onarım bedelinin 60.268,50 TL olduğu ifade edilmiştir. Davacının üçüncü kişi ... ile imzaladığı sözleşmede yer alan ürünlerin, dava konusu makinelerle üretileceği yönünde dosyada yeterli delil bulunmadığı, illiyet bağının kurulması halinde cezai şart tutarının 26.800,00 TL olacağı belirtilmiştir. Ayrıca davacının garanti süresi içinde davalıya ödediği 4.860,00 TL servis ücretinin davalı açısından sebepsiz zenginleşme teşkil ettiği kanaatine varılmış, tüm bu hususların takdirinin mahkemeye ait olduğu ifade edilmiştir.
Bilirkişi kurulu üyeleri Av. Dr. ... ve SMMM ... raporlarında özetle şu hususları belirtmişlerdir; davacının talep edebileceği nesafet kesintisinin, sözleşme bedeli üzerinden 90.270,00 TL, yalnızca fatura bedeli dikkate alınırsa 30.000,08 TL olduğu; sözleşmeye konu makinelerin ayıplı olması nedeniyle 28.02.2022 - 14.12.2022 tarihleri arasında oluşan kar kaybının 121.001,40 TL olarak hesaplandığı belirtilmiştir. Nesafet kesintisi esas alındığından, üçüncü kişilere ödenen onarım bedelinin ayrıca talep edilemeyeceği kanaatine varılmış; mahkemenin aksi kanaatte olması durumunda onarım bedelinin 60.268,50 TL olduğu değerlendirilmiştir. Davacının üçüncü kişi ... ile yaptığı sözleşme kapsamında ortaya çıkan 26.800,00 TL cezai şartın, ancak söz konusu ürünlerin dava konusu makinelerle üretileceği sabit görülürse değerlendirilebileceği ifade edilmiştir. Ayrıca, garanti süresi içinde davalıya ödenen 4.860,00 TL servis ücretinin davalı lehine sebepsiz zenginleşme teşkil ettiği belirtilmiş ve tüm bu değerlendirmelerin takdirinin mahkemeye ait olduğu ifade edilmiştir.
Bilirkişi kurulu üyeleri Av. Dr. ... ve ..., ek bilirkişi raporunda kök rapora yönelik yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda, önceki raporda yer alan hesaplamaların değiştirilmesini gerektiren herhangi bir durum bulunmadığı kanaatine vardıklarını belirtmişlerdir. Rapor, mahkemenin takdirine sunulmuştur.
Dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporları nazara alınarak davacının ayıp nedeniyle bedelde indirim seçimlik hakkını kullandığı anlaşılmakla 90.270,00 TL bedelde indirim tutarı ve davacının kazanç kaybı olan 121.001,40 ile yine davalının zararı olan servis ücreti olan 4.860,00 TL'nin toplamı olan 216.131,40 TL yönünden davanın kabulüne, davacının bedelde indirim seçimlik hakkını kullanmış olduğu nazara alınarak ayrıca TBK 475/1-3. fıkra kapsamında onarım bedeli talep edemeyeceği anlaşılmakla onarım bedeli ile ayıp ile illiyet bağı tespit edilemeyen sair zararlar bakımından fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar vermek gerekmiştir. Faiz başlangıç tarihi olarak Manavgat .Noterliği’nin ... yevmiye nolu ve 26.07.2022 tarihli keşideli ihtarnamesinin tebliğ tarihi olan 05/08/2022 tarihinden itibaren ihtarnamede belirtilen 15 gün eklenmek suretiyle faiz başlangıç tarihi belirlenmiştir. Ticaret Sicil Müdürlüğünün 29/03/2023 tarihli cevabi yazısından ... Makinaları firmasının davalı ...'a ait şahıs firması olduğu anlaşılmakla infazda tereddüt oluşmaması için kısa karardaki "davalıdan" ibaresi "davalılardan müştereken ve müteselsilen" şeklinde değiştirilmiştir.
Hüküm: Gerekçesi Yukarıda açıklandığı Üzere:
1-Davacının davasının KISMEN kabulü ile indirim bedeli olarak 90.270,00, kazanç kaybı bedeli olarak 121.001,40 ve servis ücreti olarak 4.860,00 TL'nin toplamı olan 216.131,40 TL'nin 21/08/2022 tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
Fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Kabul miktarı üzerinden hesaplanan toplam 14.763,94 TL karar ilam harcından davacının ödediği peşin ve ıslah harcı toplamı olan: 5.178,42 TL'nin masubu ile bakiye 9.585,52 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafça yatırılan peşin ve ıslah harcı toplamı olan : 5.178,42 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafça ödenen 80,70 TL başvuru harcının kabul ret oranı nazara alınarak 57,53 TL 'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı tarafça yapılan 21.294,00 TL masrafın kabul/ ret oranına göre 15.179,10 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafça masraf yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin (kabul/talep oranına göre) 1.112,02 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen; 447,98 TL'sinin davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına (harç tahsil müzekkeresi yazılmasına).
8-Karardan sonra yapılacak masrafların % 71,28 oranında (kabul oranı) davalılara; % 28,72 oranında (ret oranı) davacıya yüklenmesine,
9-Artan gider/delil avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
10-Davacı taraf kendisi vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 34.581,02 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
11-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine,
12-Karar kesinleştiğinde Manavgat Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyasının mahkemesine iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nın 341-345 maddeleri uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi'ne İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/07/2025
Katip ... Hakim ...