T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
"TÜRK MİLLETİ ADINA"
T.C. GEREKÇELİ KARAR
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO :
KARAR NO :
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLLERİ :
DAVALI :
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan incelemesi sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında sözleşme akdedildiğini ve bu anlaşma kapsamında müvekkili tarafından davalıya alüminyum ağırlıklı çeşitli malzeme ve ürünler sipariş edilerek ön ödemeler gerçekleştirildiğini, anlaşma kapsamında ödemelerin yarısının sipariş sırasında teslimden önce, kalan yarısının ise teslimden sonra yapılması kararlaştırıldığını, davalı şirket tarafından teslim edilen ürün ve malzemelerde mevcut eğrilikler, boyama kalitesinin yetersiz olması ve müvekkili şirketin standartlarını karşılamaması sebebiyle müvekkili teslimatı şartlı olarak kabul ettiğini, tüm ürünler dikkatlice kontrol edildikten sonra reddedilenlerin davalıya iade edileceğini ve müvekkilinin kalite gerekliliklerini karşılayan başka bir uygun sevkiyat hazırlanması kararlaştırıldığını, ayrıca davalı bundan sonraki siparişlerin takip edileceği dış boyama fabrikasını değiştireceğini beyan ettiğini, davalı şirket dış boyama tesislerinin kalitesiyle ilgili zorluklar olduğunu kabul ederek kendi boyama tesisini satın aldığını ve Temmuz 2021'de faaliyete geçeceğini beyan ettiğini, taraflar yeni boyama tesisi faaliyete geçene kadar davalının müvekkiline sadece ham alüminyum profilleri göndereceği konusunda mutabakata vardığını, müvekkili şirket temsilcilerinden biri davalının Türkiye'deki genel merkezini ziyaret ettiğini, boyama tesisinin gerçekten de satın alındığını ve tesislerin ihtiyaçlara göre uyarlandığını tespit ettiğini, ancak davalı çeşitli sebeplerle boyanmış profilleri içermesi gereken tüm siparişlerin sevkiyatını ertelemeye başladığını ayrıca siparişe konu ürünlerden biri olan ince boruları üretemediği için kısa bir süre sonra siparişten çekildiğini, davalı çekilmesine rağmen sipariş edilen tonajı sonraki siparişler için kullanmayı teklif ederek %50 ön ödemeyi iade etmediğini, müvekkili şirketin talebi üzerine davalı 21.02.2022 tarihli bir taahhütname imzalayarak borcunu kabul ettiğini, müvekkilinin siparişlerini 2022 sonuna kadar önceden anlaşılan fiyatlarla yerine getirmeyi ve sözleşmeyi yerine getiremezse alınan ve kullanılmayan ön ödemeleri 2023 yılının ilk çeyreğinin sonuna kadar tamamen iade edeceğini taahhüt ettiğini, davalı tarafın ürün sevkiyat ve teslimatlarını sürekli ertelediğini, taahhüt edilen ön ödeme iadelerini de gerçekleştirmediğini, müvekkili şirketçe ihtarname keşide edildiğini ve hali hazırda malların tesliminde müvekkili bakımından hiçbir yarar kalmadığı için müvekkilinin siparişleri için yapmış olduğu-109.614,59-USD’lik ön ödemenin iadesinin talep edildiğini, ihtarname karşı tarafa tebliğ edildiğini ancak hiçbir ödeme yapılmadığını, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında akdedilen sözleşmenin şirketin Konya şubesi ile imzalandığını, davanın kabulü ile müvekkili şirketin davalı şirketten olan 109.614,59-USD'lik alacağının şimdilik 10.000 USD'sinin fiili ödeme tarihindeki TCMB kuru üzerinden devlet bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 11.11.2024 tarihli ıslah dilekçesiyle özetle; dava kapsamında alacak taleplerini 108.965,99 USD olarak ıslah ettiğini beyan etmiştir.
Davalıya dava dilekçesi ekli meşruhatlı davetiye tebliğ edildiği halde cevap dilekçesi vermemiştir. Davalıya duruşma günü de tebliğ edildiği halde geçerli bir özür bildirmeksizin duruşmalara da katılmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, alacak isteminden ibarettir.
Taraflar arasındaki ihtilaf; taraflar arasında mal tedarikine ilişkin sözleşme bulunup bulunmadığı, bu sözleşme uyarınca davalının mal teslim etme yükümlülüğü davacının ise para ödeme yükümlülüğü altına girip girmediği, davacı tarafından yapılan ödemelerin avans ödemesi olup olmadığı, bu ödemeler karşılığında davacıya mal teslimi yapılıp yapılmadığı, davacı tarafından teslim alınan malların bir kısmının davalıya iade edilip edilmediği, gümrüklemeye dayalı olarak davacının alacaklı olup olmadığı, dolayısıyla davacının alacaklı olduğu toplam tutarın ne kadar olduğu hususlarından ibarettir.
Taraflar arasında imzalanan sözleşme ve düzenlenen proforma faturalar dikkate alındığında, taraflar arasında mal tedarikine ilişkin akdi ilişki bulunduğu, bu ilişki kapsamında davacının ödeme, davalının ise mal teslim etme edimini yüklendiği, sözleşme ile ödemenin yarısının sipariş esnasında avans olarak, geri kalan kısmının ise yükleme esnasında ödeneceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmıştır.
Eldeki davada, uyuşmazlığın her iki tarafı tacir olup, uyuşmazlık konusu iş her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgilidir. Bu nedenle fatura ve faturaların delil olma niteliği üzerinde de durmakta yarar vardır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda (TTK) fatura tanımlanmamıştır. Vergi Usul Kanunu’nun (VUK) 229. maddesinde "Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır" hükmünü haizdir. Bu hüküm çerçevesinde, 24.12.2003 tarihli ve 25326 Sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunun 27.06.2003 tarihli ve ... E.... K. sayılı kararında fatura; “Ticari satışlarda satıcı tarafından alıcıya verilen ve satılan malın miktarını, vasıflarını, ölçüsünü, fiyatını ve sair hususları veya ifa edilmiş hizmetleri gösteren hesap pusulası olup, ticari belge niteliğindedir” şeklinde tanımlanmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesine göre; fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Sözleşme ilişkisinin inkâr edilmesi durumunda öncelikle akdi ilişkinin ispat edilmesi gerekmektedir.
Tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticarî defterlerine kaydedilmesi, faturaya konu hizmetin sunulduğuna karine teşkil eder. (Ems: Yargıtay HGK'nın 22/11/2022 gün ve ... E ... K sayılı ilamı)
Karinenin varlığı hâlinde, karineye dayanan taraf sadece karinenin temelini ispatla yükümlüdür. Kesin kanunî karineler dışında, karşı taraf karinenin aksini ispat edebilir. Karine söz konusu olduğunda, karine ile kabul edilen durumun aksini ispat etmek gerekir. (Yargıtay HGK'nın ... E ... K sayılı ilamı)
6100 sayılı HMK'nın 222/2. maddesine göre; Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
6100 sayılı HMK'nın 222/3. maddesine göre; İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
Davalıya ticari defter ve belgelerini ibraz etmesi için ihtarname gönderilmiş ise de davalı defter ibrazından kaçındığından mevcut dosya kapsamına göre rapor tanzimine karar verilmiştir.
09/05/2024 tarihli bilirkişi raporu ile, davacı şirketin, davalı şirkete sipariş bedellerinin % 50'si olan 180.494,57 USD ön ödeme yaptığı, davalı şirketin siparişlere esas olan proforma faturalarının toplam tutarının 386.115,48 USD olduğu, 180.494,57 USD ön ödemenin proforma faturalardan 367.453,72 USD'lık kısmına ait olduğu, davalı şirketin davacıya toplam 125.370,68 USD tutarında mal teslim ettiği, davacının 109.614,59 USD ön ödeme iade hesaplama tablosunda yer alan verilerin dosyaya
sunulan fatura ve havale dekontları ile karşılaştırılması ile; iade tutarı 46.981,06 USD ve iade edilecek tutar 6.564,47 USD'nin hangi belgeye dayanarak hesaplandığı, söz konusu iade olarak belirtilen tutarlara ilişkin belgelerin dosya arasında bulunmadığından talep ettiği 109.614,59 USD'ye ulaşılamadığı, bu nedenle dosya arasında yer alan faturalar ve ödeme belgelerine göre, davacı şirketin 54.825,32 USD alacaklı olduğu mütalaa edilmiştir.
16/07/2024 tarihli ek rapor ile ise, ibraz edilen 2 adet iade faturasının sehven kök raporda dikkate alınmadığı, davalı şirketin davacıya toplam 125.370,68 USD tutarında mal teslim ettiği, davacı şirket tarafından toplam 180.494,57 USD ön ödeme yapıldığı, davacı şirketin 53.543,53 USD tutarında mal iadesinin bulunduğu, davacı şirket tarafından 298,57 USD gümrükleme ve nakliye masraf faturasının olduğu ve tüm bu hesaplamalara göre davacının 108.965,99 USD alacaklı olduğunun hesaplandığı mütalaa edilmiştir.
Her ne kadar 16/07/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda davalıya iade edilen malların bedelinin dikkate alınması yerinde ise de, davacı toplam 53.543,53 USD tutarında mal iadesi yaptığını iddia etmesine rağmen davalı imzasının taşıyan iade faturalarının toplam bedelinin 46.979,06 USD olması karşısında 16/07/2024 tarihli bilirkişi ek raporunun dosya kapsamına uygun olmadığı kabul edilmiş ve aynı bilirkişiden ek rapor tanzim etmesi istenilmiştir.
Bu kapsamda tanzim edilen 26/02/2025 tarihli 2. ek rapor ile, 6.564,47 USD'nin davacı alacağına eklenmesinin maddi hataya dayalı olduğu, buna ilişkin bir kaydın mevcut olmadığı, 298,57 USD tutarındaki Nakliye Gecikmesi ve Gümrükleme bedeline ilişkin faturalara itibar edilirse davacının 102.401,52 USD, itibar edilmezse davacının 102.102,95 USD tutarında alacaklı olacağı mütalaa edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; taraflar arasında mal tedarikine ilişkin akdi ilişki bulunduğu, bu ilişki kapsamında davalıya toplam 180.494,57 USD tutarında avans ödemesi yapıldığı, bu ödeme karşılığında davacıya 125.370,68 USD tutarında mal teslim edildiği, teslim edilen malların 46.979,06 USD tutarındaki kısmının 2 ayrı iade faturası ile davalıya iade edildiği, 55.123,89 USD tutarındaki mal teslimatının ise hiç yapılmadığı, dolayısıyla davacı tarafından fazladan (55.123,89 + 46.979,06 =) 102.102,95 USD tutarında ödeme yapıldığı, bu ödemeye tekabül eden mal tesliminin belirlenen sürelerde yapılmadığı, yine davalının mal teslimatının 2022 yılı sonuna kadar yapılmaması halinde ön ödemelerin iade edileceğini taahhüt ettiği, bu süreçten sonra da mal teslimine ilişkin bir delilin mevcut olmadığı, dolayısıyla avans olarak yapılan ödemenin 102.102,95 USD'lik kısmının davacıya iadesinin gerektiği, davacı tarafından 6.564,47 USD tutarında daha iade yapıldığı iddia edilmiş ise de buna ilişkin bir delil ibraz edilmediği gibi yemin teklifinde de bulunulmadığı, yine gümrükleme ve nakliyeye ilişkin olan 298,57 USD bedelli iki adet fatura bedelinden davalının sorumlu olduğunun da usulünce ispatlanamadığı, dolayısıyla davacının 102.102,95 USD tutarında davalıdan alacaklı olduğu sonucuna varıldığından davanın bu tutar üzerinden kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçelerle ;
1-DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, 102.102,95 USD'nin, 10.000,00 USD'lik kısmının dava tarihi olan 03/08/2023 tarihinden itibaren, 92.102,95 USD'lik kısmının ise ıslah tarihi olan 11/11/2024 tarihinden itibaren, 3095 s. Kanun'un 4/a maddesi gereğince Devlet Bankalarınca 1 yıl vadeli USD cinsinden açılan hesaplara uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Alınması gereken 234.900,86 TL harçtan, peşin ve ıslahen alınan 62.776,05 TL harcın mahsubu ile bakiye 172.124,81 TL eksik harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Davacı tarafından yapılan 62.776,05 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 714,45 TL harç gideri ve 3.162,50 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 3.876,95 TL yargılama giderinden kabul ret oranına göre hesaplanan 3.627,87 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yapılan 1.000,00 TL yargılama giderinden kabul ret oranına göre hesaplanan 64,24 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Arabuluculuk görüşmeleri nedeniyle suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.200,00 TL'nin kabul ret oranına göre hesaplanan 2.994,41 TL'lik kısmının davalıdan, 205,59 TL'lik kısmının ise davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
7-Davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi itibariyle yürürlükte olan A.A.Ü.T.'ye göre tayin ve takdir olunan 419.099,83 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Karar tarihinden sonra karar tebliği için davacı avansından yapılacak 30 TL. yargılama giderinden kabul ret oranına göre hesaplanan 28,07 TL yargılama giderinin de davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın, 6100 s. HMK.nun 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde ve re'sen davacıya iadesine,
Dair ; davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere ve oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 11/06/2025
Başkan Üye Üye Katip