T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLLERİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARARIN YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1.BEYANLAR:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil göndericili ... alıcılı ... irsaliye numaralı 13 parçadan oluşan kargo varış yeri İsveç ülkesi seçilmesine rağmen ve İsveç ülkesine gönderilmesi gerekirken davalı şirketin ağır kusuru ile ihmalkar davranışları nedeniyle Norveç ülkesine gönderildiğini, sonrasında gönderinin tekrar Türkiye'ye iade edildiğini ancak davalı şirketin ağır kusuru nedeniyle gümrüğe takıldığını ve 9 parça kargonun zayi olduğunu, müvekkilinin güveni kötüye kullanma iddiası ile Kulu Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduğunu, ... esas sayılı soruşturma dosyasına kaydı yapıldığını, başsavcılık tarafından davalı şirketin savunmalarının tespiti amacıyla davalı ... Kargo tarafından "İletmiş olduğunuz konu doğrultusunda ilgili birimlerinde gerekli araştırmalar yapılmıştır. Yapılan araştırma doğrultusunda 12/02/2019 tarihli ... irsaliye numaralı ... göndericili, ... alıcılı kargo sehven Norveç'e gönderilmiş olup, varış ülkede gümrüklü işlem görmüş olması münasebeti ile Türkiye'ye iadesi gerçekleştirilmiştir, 9 parça için muafiyet başvurumuz onaylanmamıştır" şeklinde ikrar içeren cevaplar verildiğini, taraflarınca Kulu Noterliği aracılığıyla 24 Nisan 2020 tarih ... yevmiye numarası ile muhatap davalı şirkete zararların tazmini amacıyla ihtarname çekildiğini ancak çağrıların karşılıksız kaldığını, arabuluculuk yoluna gidildiğini, sonuç alınamadığını, davalı taşıyıcı firmanın ağır kusuru nedeniyle zayi olan bilirkişi raporuna ve tanık anlatımlarına göre tespit edilecek toplam tutarın fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydı ile şimdilik 50.000 TL'sinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddi ile yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.GÖREVSİZLİK KARARI VE GEREKÇESİ:
Kulu Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 22/12/2022 tarihli ... esas ve ... karar sayılı ilamı ile " 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. Maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmamalarına bakılmaksızın bu kanunda ön görülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Somut uyuşmazlıkta; Dava, Kulu Asliye Hukuk Mahkemesinde Tüketici Mahkemesi sıfatıyla açılmış, dava konusu davalı şirkete taşınmak üzere teslim edilen eşyanın zayi olmasından doğan zararın tazmini talebine ilişkin olduğundan, taşıma işi 6102 sayılı TTK nun 850 vd maddelerinde düzenlendiğinden, tarafların tacir olup olmamalarına bakılmaksızın TTK nda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayıldığından, dava tarihinde Kulu'da müstakil ticaret mahkemesi bulunmadığından ticari dava niteliğindeki uyuşmazlığa 22.12.2022 tarihli ara kararla Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla Kulu Asliye Hukuk Mahkemesi olarak bakılmıştır. Adalet Bakanlığının teklifi üzerine Hakimler ve Savcılar Genel Kurulunun 07/07/2021 tarihli 608 numaralı, 08/07/2021 tarihli ve 31535 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan kararı ile yargı çevresinin Konya ilinin mülki sınırları olduğu ve iş bu kararın 01/09/2021 tarihinden itibaren uygulanmaya başlanmasına karar verilerek faaliyete başlama tarihi belirlenmiştir. Görev kamu düzeni ile ilgili dava şartı olduğundan, iddia ve savunma olarak ileri sürülmese bile, yargılamanın her aşamasında mahkemece resen göz önünde bulundurulması zorunludur. "Ancak yargılama sırasında Adalet Bakanlığının 14/05/2015 tarihli Oluru ile İskenderun ilçesinde Asliye Ticaret Mahkemesi kurulduğu ve 03/08/2015 faaliyete geçtiğinden mahkemece dosyanın Asliye Ticaret Mahkemesine re'sen devredilmesine (aktarılmasına) veya gönderilmesine karar verilmesi gerekirken.." (Yargıtay . Hukuk Dairesi ... Esas ... Karar sayılı ilamı) Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, Kulu Asliye Hukuk Mahkemesinde Tüketici Mahkemesi sıfatıyla açılmış, dava konusu davalı şirkete taşınmak üzere teslim edilen eşyanın zayi olmasından doğan zararın tazmini talebine ilişkin olduğundan, taşıma işi 6102 sayılı TTK nun 850 vd maddelerinde düzenlendiğinden, tarafların tacir olup olmamalarına bakılmaksızın TTK nda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayıldığından bahisle dava ticari dava olup; Hakimler ve Savcılar Genel Kurulunun 07/07/2021 tarihli 608 numaralı, 08/07/2021 tarihli ve 31535 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan kararı doğrultusunda, mahkememiz dava konusu somut uyuşmazlık bakımından görevsiz hale geldiğinden dosyanın Konya Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " gerekçesiyle dosya mahkememize gönderilmiştir.
3.MAHKEMEMİZCE TOPLANAN DELİLLER VE YAPILAN İŞLEMLER ile DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememiz taşıma uzmanı bilirkişine tanzim ettirilen 06/06/2024 tarihli raporda; " Davalı Taşıyıcı firmanın İSVEÇ ülkesine gitmesi gereken kargoları sehven NORVEÇ ülkesine göndermiş olması nedeniyle, ilgili kargoları tam ve eksiksiz olarak alıcısına/göndericisine teslim edememiş olması nedeni ile sorumlu olduğu kanaatine ulaşıldığı, Karayolu Taşıma Kanunu/Gönderenin Sorumluluğu/Madde 8'e göre Davacı Gönderenin; kargonun miktarı, içeriği, niteliği gibi bilgileri tam ve eksiksiz olarak bildirmekten sorumlu olduğu, bu nedenle Davacının beyan dilekçesinde kargo içeriğinde olduğunu iddia etmiş olduğu ürünlerin bulunup bulunmadığının sevkiyat esnasında düzenlenen/düzenlenmesi gereken PROFORMA FATURA ile teyit edilmesi, uyuşması ve ispatı gerektiği kanaatine ulaşıldığı, Davaya konu uyuşmazlık konusu TTK 886'ya göre incelendiğinde; dosya kapsamında ilgili kargonun kasten, pervasızca ve zararın gerçekleşebileceği bilinciyle hareket edilerek ilgili kargoların NORVEÇ ülkesine sevkedildiğini gösteren bir delil, belge, bilgi ve fiile rastlanılmadığı; sehven yanlış ülkeye yapılan sevkiyatın hangi gerekçe ile neden ve hangi yanlışlık sonucu yapıldığının dosya kapsamında tespit edilemediği; bu nedenle tam tazminata uygulamasına yer olmadığı, Davalı taşıyıcının tazmin sorumluluğunun TTK Madde 882 Sorumluluk Sınırı ilkesine göre hesaplanması gerektiği kanaatine ulaşılmakta olup, hukuki taktir ve kanaatin sayın mahkemeye ait olduğu, Davaya konu uyuşmazlık konusu TTK 882 Taşıyıcının Sorumluluk Sınırı ilkesine göre incelendiğinde; sevkiyat esnasında ürün içeriği biliniyor olsa dahi, davalı taşıyıcının ödeyeceği en fazla tazmin tutarı sınırının sorumluluk sınırı /SDR tutarı olarak belirlenmiş olduğu, . Taşıyıcının sınırlı sorumluluğunun 974,61 SDR x 7,3076 SDR/TRY = 7.122,06 TL olarak hesap edildiği, TTK Madde 882-3'e göre değerlendirildiğinde; Davalı Taşıyıcı, taşıma ücretini Davacı gönderenden daha önce tahsil etmiş ise, davalı kargo şirketinin ödeyeceği sınırlı sorumluluk SDR hesabına ilaveten taşıma ücreti olan 3.894,41 TL'yi de Davacı Gönderene iade etmesi gerektiği" görüş ve kanaatini bildirmiştir.
Bilirkişi (... ) 08.08.2024 tarihli raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; mahkemece verilen ek rapor görevlendirme kapsamı doğrultusunda dosyadaki bilgi, belge ve delillerin yeniden incelendiğini, taşıma bilirkişisi olarak sektörel uygulamalar ve taşıma mevzuatı çerçevesinde değerlendirme yapıldığını, kök raporda belirtildiği gibi TTK 886. madde uyarınca kasıt veya pervasızlıkla zarar oluşturacak bir davranışın tespit edilemediğini, dosyada bu hususta yeni bilgi ve belge sunulmadığını, bu nedenle taşıyıcının sorumluluğunun TTK 882. madde uyarınca sınırlı sorumluluk esasına göre belirlenmesi gerektiğini ifade etmiştir. Ayrıca taşıyıcının tazmin sorumluluğunun SDR esasına göre sınırlı olduğunu ve kök raporda gerekli hesaplamaların yapıldığını, bu nedenle yeniden hesaplamaya gerek bulunmadığını belirtmiştir. Ürün içerik değeri konusunda tazminata hükmedilmesi durumunda bu alanın kendi uzmanlık sahası dışında olduğunu, bu nedenle ürün değer tespiti için konuya özel uzman bir bilirkişi atanmasının ve yerinde keşif yetkisi verilmesinin uygun olacağını mahkemenin takdirine sunmuştur.
Mahkememizce gerek aras kargo gerekse gümrük müdürlükleri ile yapılan yazışmalarda kargo ile gönderilen malların bulunamadığı anlaşılmıştır.
Türk Ticaret Kanunununda konuya ilişkin aşağıdaki hükümler yer almaktadır:
A) Taşıyıcı
850. Madde "(1) Taşıyıcı, taşıma sözleşmesiyle eşya veya yolcu taşıma işini veya ikisini birlikte üstlenen kişidir. Eşya her türlü yükü de kapsar.
(2) Taşıyıcı, taşıma sözleşmesiyle eşyayı varma yerine götürmeyi ve orada gönderilene teslim etmeyi veya yolcuyu varma yerine ulaştırmayı; buna karşılık, eşya taşımada gönderen ve yolcu taşımada yolcu, taşıyıcıya, taşıma ücretini ödemeyi borçlanır.
(3) Taşıma işleri ticari işletme faaliyetidir."
..
VI - Sorumluluk sınırları
MADDE 882- (1) Gönderinin tamamının zıyaı veya hasarı hâlinde, 880 ve 881 inci maddeler uyarınca ödenecek tazminat, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır.
(2) Gönderinin münferit parçalarının zıyaı veya hasarı hâlinde taşıyıcının sorumluluğu;
a) Gönderinin tamamı değerini kaybetmişse tamamının,
b) Gönderinin bir kısmı değerini kaybetmişse, değerini kaybeden kısmının,
net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır.
(3) Taşıyıcının, taşıma süresinin aşılmasından doğan sorumluluğu, taşıma ücretinin üç katı ile sınırlıdır.
(4) Özel Çekme Hakkı, eşyanın taşıma amacıyla taşıyıcıya teslim edildiği tarihteki veya taraflarca kararlaştırılan diğer bir tarihteki, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca belirlenen değerine göre Türk Lirasına çevrilir.
...
X - Sorumluluğu sınırlama hakkının kaybı
MADDE 886- (1) Zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı veya 879 uncu maddede belirtilen kişiler, bu Kısımda öngörülen sorumluluktan kurtulma hâllerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz."
Davamızda davalı konumunda olan taşıyıcı kargo şirketi yukarıda yer verilen hükümler kapsamında taşıma sözleşmesi ile eşyayı varma yerine götürmeyi ve orada gönderilene teslim etmeyi borçlanmıştır. Fakat yukarıda izah edildiği üzere davalının yükümlendiği taşıma işini layıkıyla yerine getirmediği, kargonun gideceği yerin belli olmasına rağmen kargonun yanlış yere sevk edildiği anlaşılmaktadır. Davacı tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporları nazara alındığında davasını kanıtlamış olduğundan davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Bilirkişi raporunda SDR kurunun hesap edildiği tarih itibariyle yapılan hesap, mahkememizce karar tarihindeki SDR kuru (52.1306 TL) esas alınarak güncellenmiş ve tutarın 50.807,00 TL olduğu anlaşılmakla talep tutarı nazara alınarak davanın kabulü yönünde aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Hüküm: Gerekçesi Yukarıda açıklandığı Üzere:
1-Davanın Kabulü ile 50.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2- Davanın kabul edilen kısmı üzerinden alınması gereken 3.415,50 TL karar ilam harcından davacının ödediği peşin harç ve ıslah harcının toplamı olan 853,88 TL nin mahsubu ile eksik kalan 2.561,62 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan toplam peşin ve ıslah harcı toplamı olan 853,88 TL'nin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
4-Davacı tarafından yatırılan: 615,40 TL başvuru harcının davalıdan tahsili davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan masraf olan: 3.015,50 TL'nin davalıdan tahsili davacıya verilmesine,
6-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre hesaplanan toplam 680,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazine’ye gelir kaydına,
7-Davacı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili davacıya verilmesine,
8-Karardan sonra yapılacak masrafların davalıdan alınmasına,
9-Davalının yaptığı masrafların davalı üzerinde bırakılmasına,
10-Taraflarca yatırılan ve dosyada bakiye kalan delil/gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nın 341-345 maddeleri uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi'ne İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.20/05/2025
Katip Hakim