T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLLERİ : Av. ...-
Av. ...-
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLLERİ :
DAVA : İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARARIN YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1.BEYANLAR:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; Müvekkil kooperatifin 19.12.2021 tarihli genel kurulunda alınan kararla, Ocak 2022'de 5.000 TL, Şubat 2022’den itibaren 2.500 TL olmak üzere toplam 30.000 TL aidat toplanmasına karar verilmiş; bu karar usulüne uygun olup, süresinde itiraz veya iptal davası açılmadığından kesinleşmiştir. Davalı, Konya . İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibine itiraz etmiş ve yetkisizlik iddiasında bulunmuştur. Ancak, 6100 sayılı HMK m.14/2 ve Yargıtay içtihatları uyarınca, kooperatif merkezinin bulunduğu yer olan Konya icra daireleri yetkilidir. Davalı borca ve yetkiye itiraz etmiş, üyelikle ilgili bir itiraz ileri sürmemiştir. Aidat alacağına rağmen arabuluculuğa başvurulmuş, ancak anlaşma sağlanamamıştır. Bu nedenlerle davalının itirazının iptali ile takibin devamına, kötü niyetli itiraz nedeniyle %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesi talep edilmiştir. Dava değeri 32.370,83 TL’dir. Dava 10.11.2023 tarihinde açılmıştır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; Davacının tüm iddiaları reddedilmiş olup, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiği savunulmuştur. Davacı tarafından Konya . İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasına haksız ve mesnetsiz şekilde başlatılan icra takibine, davalının herhangi bir borcu bulunmadığı gerekçesiyle itiraz edilmiş, takip durdurulmuştur. Davalı, dava konusu kooperatif hissesini önceden devretmiş olduğundan dava konusu dönem itibarıyla kooperatif üyesi veya hissedarı olmadığını ve aidat yükümlülüğü bulunmadığını belirtmiştir. Kooperatif defter kayıtları ile Selçuklu Tapu Sicil Müdürlüğü kayıtlarının incelenmesi halinde bu durumun açıkça görüleceği ifade edilmiştir. Ayrıca, davacının alacaklı olmadığını bilmesine rağmen bu davayı açmasının kötüniyet teşkil ettiği ileri sürülerek, davacı aleyhine %20’den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesi talep edilmiştir. Sonuç olarak, davanın reddine, kötüniyet tazminatına ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesi istenmiştir. Cevap dilekçesi 25.12.2023 tarihli olup, delil olarak icra dosyası, tapu ve kooperatif kayıtları ile bilirkişi incelemesi ve tanık beyanları sunulmuştur.
2. MAHKEMEMİZCE TOPLANAN DELİLLER VE YAPILAN İŞLEMLER:
Bilirkişi (... ) 07.01.2025 tarihli raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; raporun yalnızca Mahkemenin talebiyle sınırlı olarak ve dosya kapsamındaki mevcut belgeler esas alınarak hazırlandığı, özellikle hesaplamalarda bu belgeler dışında herhangi bir unsur dikkate alınmadığı belirtilmiştir. Davacı kooperatifin 19.12.2021 tarihinde yaptığı 2019 ve 2020 yılları olağan genel kurul toplantısına 102 ortaktan 10’unun katıldığı, gündemin 6. maddesinde yer alan ve ... tarafından önerilen aidat kararı kapsamında, Ocak 2022’de 5.000 TL ve Şubat 2022’den itibaren 10 ay boyunca 2.500 TL olmak üzere toplam 30.000 TL aidat toplanmasının oy birliğiyle kabul edildiği ifade edilmiştir. Kooperatif ortağı ...’nın bu ödemeleri yapmaması üzerine, davacı kooperatif tarafından 05.05.2023 tarihinde Konya . İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasıyla 30.000 TL asıl alacak ve 2.370,83 TL faiz alacağı olmak üzere toplam 32.370,83 TL için ilamsız takip başlatıldığı, ancak davalı vekilinin 17.05.2023 tarihinde yaptığı itirazla takibin durdurulduğu ve akabinde davacının itirazın iptali davası açtığı belirtilmiştir. Raporda ayrıca, genel kurulda gecikme faizi tahsiline ilişkin bir karar bulunmadığından hesaplamalarda faiz dikkate alınmadığı vurgulanmıştır. Bilirkişi, 05.05.2023 itibarıyla talep edilebilecek aidat miktarının 30.000 TL olduğunu belirtmiş, nihai takdiri mahkemeye bırakmıştır.
3. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava dilekçesi, takibe dayanak belge ve yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde davacının davalı aleyhine başlatmış olduğu takibin haklı olduğu, takibe yönelik davalı itirazının yerinde olmadığı anlaşıldığından davanın kabulü ile bilirkişi raporunda tespit edilen faiz ve giderlerin esas alınmak suretiyle takibe yönelik itirazın iptaline ve takibin hüküm kısmında detayları açıklandığı şekliyle devamına ayrıca alacak likit olduğundan toplam tutarın %20 si oranında davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmetmek gerekmiştir.
Kooperatif bilirkişisince genel kurul tarafından faiz oranı belirlenmediğinde ödemeleri geciktiren üyelerden faiz alınamayacağı yönünde görüş belirtilmişse de bilirkişinin atıfta bulunduğu karar (Yargıtay . Hukuk Dairesinin 14/03/2016 tarih ... Esas ve ... Karar sayılı kararı) "para borçları açısından borçlu temerrüdüne bağlanan sonuçlardan birisi, temerrüt faizi ödeme yükümlülüğüdür. Temerrüt faizi borçlunun para borcunu zamanında ödememesi ve temerrüde düşmesi üzerine kanun gereği kendiliğinden işlemeye başlayan ve temerrüdün devamı müddetince varlığını sürdüren bir karşılık olması itibariyle, zamanında ifa etmeme olgusuyla doğrudan bir bağlantı içindedir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 42. maddesine göre genel kurul bütün üyeleri temsil eden en yetkili organ olup, kanun veya anasözleşme ile genel kurula tanınmış olan konular hakkında karar verme yetkisini haizdir. Konut Yapı Kooperatifi Tip Anasözleşmesi'nin 23/1. maddesinin 6. bendi uyarınca ortaklardan tahsil edilecek taksit miktar ve ödeme şartları ile gecikme halinde uygulanacak esasları tespit etmek genel kurulun yetkisi dahilindedir./ Genel kurulca, ödeme günü belirlenerek, (belirlenmemişse ayın sonu ödeme günü olup) aidatın veya şerefiye bedelinin süresinde ödenmesine, süresinde ödenmemesi halinde ise temerrüt faizi uygulanmasına ilişkin alınan kararın kesinleşmesi halinde, bu kararın tüm ortakları bağlayacağı açıktır. Genel kurul kararları, üyeler ile kooperatif arasında yapılmış bir sözleşme niteliğinde olup, kooperatif ve üyeler arasında ayrıca faiz oranları ile ilgili sözleşme yapılmasına gerek yoktur. Ayrıca genel kurullarca kararlaştırılan faiz oranları daha sonraki yıllarda değiştirilmediği ve iptal edilmediği sürece genel kurula katılmasa dahi tüm üyeleri bağlar. Bu durumda, genel kurulun belirlediği tarih, dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6098 sayılı TBK'nın 117. (818 sayılı BK'nın 101/2.) maddesi hükmü karşısında, kesin vade olup, üyenin bir ihtarla ayrıca temerrüde düşürülmesine gerek kalmadan, borcun ifasının istenebileceği kuşkusuzdur. Anapara faizi ise, borçlunun henüz temerrüde düşmeden ödemesi gereken sözleşmeyle kararlaştırılan faizdir. Bu durumda, kooperatif genel kurullarında kararlaştırılan faiz oranı, TBK'nın 88. maddesinde düzenlenen anapara faizi olmayıp, 120. maddede düzenlenen temerrüt faizine ilişkindir. Kooperatif ile üyesi arasında ticari ilişki bulunmadığından yasal oranda temerrüt faizi uygulanmalıdır. 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 2/1. maddesi gereğince, bir miktar paranın ödenmesinde temerrüde düşen borçlu, sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça, geçmiş günler için 1. maddede belirlenen yasal faiz oranına göre temerrüt faizi ödemeye mecburdur. Maddenin açık ifadesinden de anlaşılacağı üzere temerrüt faizinin, yasal faiz oranından fazla alınması taraflarca kararlaştırılabilir. Anılan maddeler birlikte değerlendirildiğinde kooperatif genel kurulunca belirlenen aidatların ödenmesinde gecikme durumunda alınacak temerrüt faizinin yasal temerrüt faiz oranından daha fazla miktarda kararlaştırılabileceği anlamı çıkmaktadır. Ancak taraflar, uygulanacak temerrüt faizi oranını belirlerken, yukarıdaki paragrafta belirtilen 6098 sayılı TBK’nın 120/2. maddesinde öngörülmüş olan sınırlamayı dikkate alınmak zorundadır." şeklinde olup bu karardan kooperatif genel kurulunca karar alınmadığı takdirde gecikme halinde borçlunun faiz ödemeyeceği sonucuna ulaşılması mümkün değildir. Kooperatif genel kurulları yasal faiz oranı üzerinde bir oran belirlemeye yetkilidir. Ancak bu belirleme yapılmamışsa gecikme halinde yasal faiz uygulanacaktır. Takip talebinde belirlenen faiz tutarları ise yasal faiz oranları içerisinde belirlendiğinden faiz tutarı bakımından da davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Öte yandan kısa kararda miktar itibariyle kesin nitelikte olan karara karşı istinaf yoluna başvurulabileceği şeklinde maddi hata yapılmış ise de; gerekçeli kararın yazım aşamasında bu husus fark edilerek düzeltilmiştir.
Hüküm: Gerekçesi Yukarıda açıklandığı Üzere:
1. Davanın KABULÜ İLE;Konya . İcra Müdürlüğünün ... Sayılı dosyasındaki takibe yapılan itirazın iptaline ve takibin 30.000,00 TL asıl alacak, 2.370,83 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 32.370,83 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faizi işletilmesine,
Hükmedilen 32.370,83 TL TL'nin %20'si oranında hesaplanan 6.474,166 TL TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2- Davanın kabul edilen kısmı üzerinden alınması gereken 2.211,25 TL karar ilam harcından davacının ödediği peşin harç ve ıslah harcının toplamı olan 390,97 TL nin mahsubu ile eksik kalan 1.820,28 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan toplam peşin ve ıslah harcı toplamı olan 390,97 TL'nin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
4-Davacı tarafından yatırılan: 269,85 TL başvuru harcının davalıdan tahsili davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan masraf olan: 3.891,00 TL'nin davalıdan tahsili davacıya verilmesine,
6-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre hesaplanan toplam 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazine’ye gelir kaydına,
7-Davacı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili davacıya verilmesine,
8-Karardan sonra yapılacak masrafların davalıdan alınmasına,
9-Davalının yaptığı masrafların davalı üzerinde bırakılmasına,
10-Taraflarca yatırılan ve dosyada bakiye kalan delil/gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı miktar itibari ile kesin olarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 20/05/2025
Katip ... Hakim ...