T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLLERİ :
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARARIN YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1.BEYANLAR:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; Davacı ile davalı şirket arasında 04/11/2020 tarihinde 1500 metreküp C-16 ve C-25 kodlu hazır beton satışı ve teslimine ilişkin sözleşme imzalandığı, müvekkilin sözleşme gereği Ziraat Bankasından her biri 26.625 TL tutarında 10 adet çekle toplam 266.250 TL ödeme yaptığı, ancak davalının betonu sözleşme konusu inşaata zamanında teslim etmediği, bu nedenle inşaatın durduğu ve müvekkilin zarara uğradığı, beton teslim edilmemesi üzerine arabuluculuk başvurusu yapıldığı ancak anlaşma sağlanamadığı, ardından Mut Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ... değişik iş sayılı dosyası kapsamında delil tespiti yapıldığı ve 19/12/2022 tarihli ... yevmiye numaralı fesih sözleşmesiyle tarafların sözleşmeyi feshettiği, davalının temerrüdü nedeniyle menfi zarar, müspet zarar, gecikme tazminatı, kar kaybı, vade farkı ve munzam zararın doğduğu, müvekkilin arsa sahibine 100.000 TL kira kaybı ödediği, TBK’nın 122, 124 ve 125. maddeleri gereği sözleşmeden dönme ve zarar tazmin hakkının bulunduğu, temerrüt faizini aşan zararın da (munzam zarar) tazmin edilmesi gerektiği, Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi içtihatlarının da bu yönde olduğu, ülkenin ekonomik koşulları nedeniyle belirsiz alacak davası açılmasının zorunlu hale geldiği, bu nedenlerle teslim edilmeyen beton nedeniyle uğranılan tüm zararların, ödenen çek bedellerinin ödenme tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, ayrıca menfi ve müspet zararlar ile gecikme tazminatı, vade farkı ve munzam zararların ticari faiziyle birlikte ödenmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili beyan dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; 13/06/2023 tarihli duruşmada ... Bankasına dava konusu çeklerin ödenip ödenmediği ve ödendiyse kime ödendiğinin sorulması için müzekkere yazıldığı, bankanın 18/07/2023 tarihli cevabında çeklerin kime ödendiğine dair bilgi verilmediği, ancak dava konusu çeklerin ödenmediğine dair herhangi bir bilgi bulunmadığı, davalı tarafın cevap dilekçesinde de bu durumu zımnen kabul ettiği, zira dilekçesinin son satırında “çek bedellerini geri isteyebilir” ibaresine yer verildiği, bankanın cevabında müvekkilin verdiği çeklerin karşılıksız olmadığı, işlemlerin usulüne uygun yürütüldüğü, takas sisteminden kaynaklı olarak akıbetinin görülemediği veya çeklerin davalı tarafından ciro edilmiş olabileceğinin belirtildiği, bu nedenle müvekkilin yükümlülüğünü tam olarak yerine getirdiği, çeklerin akıbetini sorgulama yükümlülüğünün bulunmadığı, bankanın cevabında müvekkilin ödemediğine veya çeklerin karşılıksız çıktığına dair olumsuz bir ifade olmadığı, buna rağmen mahkemenin HMK 25. maddeye aykırı biçimde resen araştırma yaparak çek bedellerinin akıbetini sorgulamasının usul ekonomisine zarar verdiği, bu nedenle mahkemenin belirtilen hususları dikkate alması gerektiği beyan edilmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; Davacı tarafın 04/09/2023 tarihli beyan dilekçesi ile ... Bankasının 18/07/2023 tarihli müzekkere cevabına ilişkin açıklamalarının gerçeği yansıtmadığı, bankanın cevabında 8 adet çek ödemesi yapıldığı ancak ödeme yapılan kişilere takas sistemi nedeniyle ulaşılamadığının belirtildiği, davacının iddialarını hâlen ispatlayamadığı, ispat yükünün davacıda olduğu, cevap dilekçesindeki ifadelerin davacı tarafından yanlış yorumlandığı, taraflarının beyanının yalnızca davacının talep sınırı ve dava konusu ile ilgili olduğu, ayrıca 28/03/2023 tarihli İmar ve Şehircilik Müdürlüğü cevabına göre davacı tarafın uzun süre beton teslimini almaktan kaçındığı, bu nedenle müvekkil şirkete kusur yüklenemeyeceği, müvekkil şirketin edimlerini yerine getirmek istediği hâlde karşı tarafın olumsuz davrandığı, sözleşmeden sonra Mut tesisinin kapanması, pandemi koşulları ve ekonomik dalgalanmalar nedeniyle beton üretiminin durduğu, sözleşmede de olağanüstü sebepler halinde teslim aksamasına karşı süre uzatımı yapılabileceğinin açıkça düzenlendiği, davacının buna rağmen kusur ve ihmallerini gizleyerek kötü niyetli şekilde haksız kazanç elde etmeye çalıştığı, yapı ruhsatı tarihlerinin 28/05/2018 ve 01/03/2022 olduğu, inşaata fiilen başlanmadığı için yeni ruhsat alınmasının gerekmesiyle davacının haksız talepte bulunduğunun anlaşıldığı, müvekkil şirketin iyi niyetli olduğu, davacının ise kendi kusurları sonucu bu duruma sebebiyet verdiği, bu nedenle davanın reddiyle yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep ettiği belirtilmiştir.
Davalı vekili beyan dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; 13/02/2024 tarihli duruşmada verilen 2 numaralı ara karar sonrasında açıklama yapma gereği duyulduğunu, davacı ... ile müvekkil şirket arasında Mersin ili Mut ilçesindeki üretim tesisinde üretilen C-16 ve C-25 sınıfı 1500 m³ hazır betonun Pınarbaşı Mahallesindeki inşaata satış ve teslimine ilişkin sözleşme imzalandığını, bu sözleşme kapsamında bazı çeklerin müvekkil şirkete teslim edilip bir kısmının (Ekim, Kasım ve Aralık aylarına ait çeklerin) iade edildiğini, alınan çek bedellerine karşılık kısmi beton teslimi yapıldığını, ancak davacının uzun bir süre beton alımından kaçındığını, bu nedenle mevcut ekonomik koşullar ve fiyat artışları dikkate alınarak betonun güncel bedel üzerinden tesliminin talep edildiğini, müvekkil şirketin iyi niyetli olarak güncel bedel ödendiği takdirde teslimi gerçekleştirmeye hazır olduğunu bildirdiğini, bu durumda davanın alacak davası olarak açılamayacağı ve hukuken dayanaksız olduğu kanaatinde olduklarını, bu nedenlerle davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; Davacı tarafından açılan davanın ıslah edildiği, müvekkilin davalıya toplam 26.000 TL tutarındaki 8 adet çek bedeli olmak üzere 208.000 TL ödeme yaptığı, bu bedelin ödenme tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ettikleri, ayrıca davalının kusuru nedeniyle müvekkilin arsa sahibi ... ’a 100.000 TL kira kaybı ödemesi yaptığını ve bu tutarın da ticari faiziyle birlikte iadesini istediklerini, dosyada yer alan bilirkişi raporlarında belirtilen ve sözleşmenin fesih tarihine (2022 yılına) ait 1.780.578 TL değerindeki zarar miktarının da ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ettiklerini, bu üç kalemin toplamı olan 2.088.578 TL üzerinden davanın ıslah edildiğini, bu tutarın ticari faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmesini, ıslah harcının mahkeme veznesine yatırılacağını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalı tarafa yükletilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir.
2. MAHKEMEMİZCE TOPLANAN DELİLLER VE YAPILAN İŞLEMLER:
Bilirkişi (... ) 13.11.2023 tarihli raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; Mahkemece bilirkişiye, dava dilekçesinde yer alan WhatsApp yazışmalarının ayrıntılı şekilde incelenerek raporlanması görevi tevdi edilmiş, bu kapsamda davacıya ait ... marka, ... seri numaralı ve ... IMEI numaralı cep telefonunun Mut ilçesinde bulunduğunun anlaşılması üzerine cihazın davacı vekili tarafından bilirkişiye kargo yoluyla ulaştırıldığı, yapılan incelemede cihazın sistem isminde “... ” ibaresinin yer aldığı, rehberde “... Bey” olarak kayıtlı ... numaralı telefonla yapılan WhatsApp yazışmalarının tespit edildiği ve yazışmaların ek olarak sunulduğu, bu kapsamda tespit edilen verilerin mahkemenin takdirine arz olunduğu bildirilmiştir.
Bilirkişi (... ) 20.02.2024 tarihli ek raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; Mahkemece, önceki bilirkişi raporunda yer alan WhatsApp yazışma dökümlerindeki “görüntü dahil edilmedi” ibaresinin açıklanması talep edilmiş, yapılan teknik incelemede WhatsApp programında kişiler arasındaki yazışmaların “Sohbeti dışa aktar” menüsü üzerinden dışa aktarıldığında yazışma metinlerinin `.txt` dosyasına dönüştüğü, ancak medya dosyalarının (resim, ses, video vb.) bu aktarımda yalnızca isim olarak göründüğü ve içeriklerinin dahil edilmediği, bu nedenle raporda “görüntü dahil edilmedi” ifadesinin yer aldığı, söz konusu 11.08.2022 tarihli medya dosyasının telefon hafızasında mevcut olduğu ve içeriğinin dosyada bulunan sözleşme örneğini içerdiğinin tespit edildiği, bu resim dosyasının rapora eklenerek mahkemeye sunulduğu, dolayısıyla “görüntü dahil edilmedi” ibaresinin yalnızca teknik aktarım sınırlamasından kaynaklandığı, ilgili görselin artık dosyada yer aldığı belirtilmiştir.
Bilirkişi (... – Gayrimenkul Değerleme Uzmanı ve ... – İnşaat Yüksek Mühendisi) 13.05.2024 tarihli raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; İnceleme sonucunda inşaatın halihazırda zemin katta kalıp imalatı aşamasında olduğu, yüklenici tarafından proje kapsamında yapılan harcamalar, Mut Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ... Değişik İş dosyasında tespit edilen inşaat seviyesi itibarıyla gerçekleştirilen inşai imalat bedeli ile hafriyat bedeli toplamının 309.058,50 TL olarak belirlendiği, inşaatın tamamlanması halinde öngörülen kâr miktarlarının ise 2021 yılı için 689.256 TL, 2022 yılı 1. dönem için 1.148.760 TL, 2022 yılı 2. dönem için 1.636.983 TL, 2022 yılı 3. dönem için 1.780.578 TL, 2023 yılı 1. dönem için 2.431.542 TL, 2023 yılı 2. dönem için 3.446.280 TL ve 2024 yılı için 5.514.048 TL olarak tespit edildiği, bu kâr miktarlarının kesin nitelikte olmayıp ilgili bakanlığın birim fiyat analizlerinden çıkarılan tahmini değerler olduğu ifade edilmiştir.
Bilirkişi (... – Gayrimenkul Değerleme Uzmanı ve ... – İnşaat Yüksek Mühendisi) 17.03.2025 tarihli ek raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; Dava konusu hazır betonun 13/12/2020 tarihinde davacıya teslim edilmesi halinde, değişik iş dosyasındaki tamamlanma durumu da dikkate alındığında, inşaatın 19/12/2022 tarihine kadar normal şartlarda tamamlanmasının mümkün olduğu, bu durumda inşaatın tamamlanması halinde öngörülen kâr miktarlarının 2022 yılı için 1.780.578 TL ve 2023 yılı için 2.431.542 TL olarak tespit edildiği, bu kâr değerlerinin kesin olmayıp bakanlığın birim fiyat analizlerinden çıkarılan tahmini tespitler olduğu belirtilmiştir. Buna karşılık, dava konusu betonun 28/07/2022 veya 05/09/2022 tarihlerinde teslim edilmesi durumlarında ise 19/12/2022 tarihine kadar inşaatın tamamlanmasının mümkün olmadığı ifade edilerek rapor mahkemenin takdirine sunulmuştur.
3. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Tarafların iddia ve savunmaları dikkate alındığında uyuşmazlık konusunun ticari ilişkiye dayalı alacağa ilişkin olduğu görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı beraber değerlendirildiğinde; taraflar arasında "Hazır Beton Sözleşmesi" imzalandığı, davacının alıcı davalının ise satıcı konumunda olduğu, sözleşme konusunun "C-16 Hazır Beton ve C-25 Hazır Beton" olduğu, bedel ödemesinin on iki adet çek ödemesi şeklinde olduğu, davacının ödemelerini yapmasına rağmen sözleşme konusu hazır betonların davalı tarafından verilmediği böylece zarara uğradığı iddiasıyla iş bu davanın dermeyan edildiği, tespit amacıyla davacının Mut Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyası üzerinden delil tespiti talebinde bulunduğu, uzman bilirkişinin "yapının yüzde üç (%3) oranında bitirme seviyesinde olduğu, taraflar arasındaki sözleşme süresinin aşıldığı" şeklinde olduğu, davalının ise hazır beton ürünlerin davacı tarafından alınmadığı şeklinde savunmada bulunduğu, dosyanın talimat mahkemesi aracılığıyla uzman bilirkişi heyetine tevdine karar verildiği, mütalaanın "imalatın zeminde olduğu, inşai imalat bedeli ile hafriyat bedeli toplamının 309.058,50 TL olarak belirlendiği, inşaatın tamamlanması halinde öngörülen kâr miktarlarının ise 2021 yılı için 689.256 TL, 2022 yılı 1. dönem için 1.148.760 TL, 2022 yılı 2. dönem için 1.636.983 TL, 2022 yılı 3. dönem için 1.780.578 TL, 2023 yılı 1. dönem için 2.431.542 TL, 2023 yılı 2. dönem için 3.446.280 TL ve 2024 yılı için 5.514.048 TL olarak tespit edildiği" şeklinde olduğu, uyuşmazlığın ürünlerin teslimi noktasında toplandığı, davalının davacının ürünleri almadığını belirttiği yani alacaklının temerrüdüne ilişkin hükümlere dayandığı fakat ispat edemediği, davacının davalının teslim noktasındaki üzerine düşen ifa yükümlülüğünü yerine getirmemesi sebebiyle ilgili çek bedelleri ve kar mahrumiyeti talebi hususunda haklı olduğu, davacının inşaatın yapılaması sebebiyle dava dışı arsa sahiplerinden ... ödediğini belirtmiş olduğu 100.000,00 TL kira bedeli yönünden dosyaya sunduğu belgede ... taraf olduğu, ayrıca ödemeye ilişkin herhangi bir dekont, ibraname vb. herhangi bir belgenin de dosyaya sunulmaması sebebiyle davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: (Gerekçesi Yukarıda açıklandığı Üzere):
DAVANIN KISMEN KABULÜ ile;
1-) 1.988.578,00 TL (208.000,00 TL ödenmiş çek bedeli ve 1.780.578,00 TL belirlenen zarar bedeli) temerrüt tarihi olan 04/01/2023'den itibaren işleyecek ticari faiz ile davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, fazlaya ilişkin 100.000,00 TL yönünden talebin REDDİNE,
2-) Kabul miktarı üzerinden hesaplanan toplam 135.839,76 TL karar ilam harcından davacının ödediği peşin ve ıslah harcı toplamı olan: 40.414,79 TL'nin masubu ile bakiye 95.424,97 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-) Davacı tarafça yatırılan peşin ve ıslah harcı toplamı olan: 40.414,79 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-) Davacı tarafça ödenen 179,90 TL başvuru harcının kabul ret oranı nazara alınarak 171,29 TL 'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-) Davacı tarafça yapılan 22.011,00 TL masrafın kabul/ ret oranına göre 20.957,13 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-) Davalı tarafça yapılan 100,00 TL masrafın kabul ret oranı nazara alınarak 4,79 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine bakiye miktarın davalı üzerinde bırakılmasına,
7-) Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin (kabul/talep oranına göre) 2.970,62 TL'sinin davalıdan; 149,38 TL'sinin davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına (harç tahsil müzekkeresi yazılmasına).
8-) Karardan sonra yapılacak masrafların % 95,21 oranında (kabul oranı) davalıya; % 4,79 oranında (ret oranı) davacıya yüklenmesine,
9-) Artan gider/delil avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
10-) Davacı taraf kendisi vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 278.743,58 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
11-) Davalı taraf kendisi vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize iletilmek üzere bulundukları yer Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verecekleri dilekçe veya tutanağa kaydedilmek koşuluyla beyanda bulunmak suretiyle Konya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/10/2025
Katip Hakim