T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
"TÜRK MİLLETİ ADINA"
T.C. GEREKÇELİ KARAR
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO :
KARAR NO :
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
DAVACILAR : 1-
2-...
3-...
4-...
VEKİLİ :
DAVALI : 1-
VEKİLİ :
DAVALI : 2-
VEKİLİ :
DAVA : TAZMİNAT
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili dava dilekçesiyle özetle; davalı ... Sigorta A.Ş.'nin ZMSS/trafik poliçesini düzenlediği ve diğer davalı ...'in de işleteni ve sürücüsü olduğu ... plakalı otomobili alkollü ve aşırı hızlı bir şekilde kullanırken 21.10.2023 günü yolun en kenarından bisikleti ile giden müvekkillerinin murisleri ve destekleri olan muris ...'a arkasından çarparak 30 metre araç üzerinde sürükleyerek yola savurduğunu, sürücünün yolda bekleyen dava dışı ... plakalı kamyonetin de aynasına çarparak olay yerinden kaçtığını ve muris ... olay yerinde öldüğünü, konu hakkında soruşturmanın devam ettiğini, kazanın ikindi vakti gerçekleştiğini, suçun işlendiği yerin çok geniş ve trafik akışının neredeyse sıfır seviyesinde bir yol olduğunu, davalının alkollü olduğunu, davalının alkollü ve aşırı hızlı araç kullanmasından dolayı ölüm olayının gerçekleştiğini, kazanın oluşumunda davalının kusurlu olduğunu, müvekkillerinin miras bırakanın desteğini kaybettiklerini, müteveffanın emekli olduğunu, emekli maaşının yanı sıra eşinin ev hanımı olup 3 kız çocuğu babası olması nedeniyle servis hizmetini yaptığını ve köyündeki anne babasından miras kalan tarlaları işleyerek veya işleterek gelir elde ettiğini, müvekkili ...'ın ev hanımı, ...'ın halen Ankara'da tıpta uzmanlık eğitimi aldığını, ...'ın Ankara Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü 4.sınıf öğrencisi, ...'ın üniversite sınavına hazırlandığını, miras bırakan destek ...'ın ölümü nedeniyle eşi ve öğrenci olan 2 kızının destekten yoksun kaldıklarını, müteveffanın ölümü nedeniyle eşi ve kızlarının manevi yönden zarar gördüklerini, bu nedenlerle; fazlaya ilişkin tüm haklarının saklı kalması ve HMK'nun 107. maddesi gereğince maddi tazminat taleplerinin belirsiz alacak davası olarak bakılmak kaydıyla; müvekkilleri ..., ... ve ... için ayrı ayrı 1.000,00'er TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza/ölüm tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte (davalı ... Sigorta A.Ş.'nin ZMSS poliçesi kapsamında ve limitleri ile ve temerrüt tarihinden itibaren faizlerinden sorumlu olması kayıt ve şartıyla) müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak müvekkillerine ödenmesini, ... için 150.000,00 TL, ... için 100.000,00 TL, ... için 100.000,00 TL ve ... için 100.000,00 TL olmak üzere toplam 450.000,00 TL manevi tazminatın kaza/ölüm tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı ...'den alınarak müvekkillerine ödenmesini, her türlü harç, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin sorumlulukları oranında davalılara yüklenmesine ve birlikte sorumlu oldukları kısımlardan müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulacak şekilde davalılardan alınarak ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle özetle; davalı müvekkilinin araç maliki ve kaza esnasında aracı kullanan kişi olduğunu, ceza yargılamasının devam ettiğini, kusura ilişkin rapor düzenlenmesi gerektiğini, müvekkilinin bilinçli taksir düzeyinde kusurlu olmadığını, müvekkilinin yaşanan olaydan dolayı üzüntülü olduğunu, müteveffanın reşit olan çocuklarının maddi destek zararının söz konusu olmadığını, maddi zarar açısından sigorta şirketinin de sorumlu olduğunu, müteveffanın servis işi yaptığına ilişkin herhangi bir kayıt olmadığını, servis için kullandığı kayıtlı bir aracın bulunmadığını, tazminat miktarını artırmak için gerçeğe aykırı beyanda bulunulduğunu, davacı tarafın manevi tazminat talep miktarlarının fahiş olduğunu, müvekkili aleyhine açılan davanın reddine, aksi takdirde hakkaniyete uygun miktarda tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesiyle özetle; kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe teminatı ve sigortalı araç sürücülerinin kusuru oranı ile sınırlı olduğunu, kusur raporunun adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesinden alınması gerektiğini, müvekkili şirketinin temerrüte düşmediğini, davacıların kazadan dolayı herhangi bir sosyal kurumdan tazminat veya destek alıp almadığının araştırılması gerektiğini, hesaplanacak tazminat bedelinden müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davanın öncelikle usulden reddini, mahkeme aksi kanaatte ise esastan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacılar vekili 20/01/2025 havale tarihli talep artırım dilekçesiyle özetle; müvekkili ... için 1.000,00 TL olan destekten yoksun kalma tazminatını 2.524.092,23 TL artırarak alacaklarını 2.525.092,23 TL olarak, diğer müvekkili ... için de 1.000,00 TL olan destekten yoksun kalma tazminatını 100.211,42 TL artırarak alacaklarını 101.211,42 TL olarak ve diğer müvekkili ... için de 1.000,00 TL olan destekten yoksun kalma tazminatını 163.136,05 TL artırarak alacaklarını 164.136,05 TL olarak belirlediklerini, böylelikle dava dilekçelerinde toplam 3.000,00 TL olan destekten yoksun kalma tazminatlarını 2.787.439,70 TL yükselterek 2.790.439,70 TL olarak belirlediklerini, dava dilekçelerindeki taleplerine ek olarak yukarıda belirttikleri gibi zararlarının davalılardan yukarıdaki gibi tahsilini talep ettiklerini, artırılan bedellere ilişkin harçları yatırdıklarını, asgari ücretteki vs. lehe artışlar da dahil olmak üzere her türlü fazlaya ilişkin hakları ve ıslah hakları saklı kalmak kaydıyla ve özellikle davalı sigorta şirketinin poliçe kapsamı ve şartları ile poliçe limiti ve gerekirse garame usulü ile sorumlu olması ve bu kapsamda sürücü ve işleten olan diğer davalı ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olması kaydıyla, müvekkili ... için 2.525.092,23 TL, müvekkili ... için 101.211,42 TL, müvekkilimiz ... için 164.136,05 TL olmak üzere toplam 2.790.439,70 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza/ölüm tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte yukarıdaki gibi ve ayrıca davalı ... Sigorta A.Ş.'nin yukarıda belirttikleri gibi ve temerrüt tarihinden itibaren faizlerinden sorumlu olması kayıt ve şartıyla müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak müvekkillerine ödenmesine, müvekkili ... için 150.000,00 TL, müvekkili ... için 100.000,00 TL, müvekkili ... için 100.000,00 TL ve müvekkili ... için 100.000,00 TL olmak üzere toplam 450.000,00 TL manevi tazminatın kaza/ölüm tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı ...'den alınarak müvekkillerine ödenmesine, her türlü harç, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin maddi ve manevi tazminat ayrımına dikkat edilerek ve poliçe limiti ve garame dahilinde (sorumlulukları oranında) davalılara yüklenmesine ve birlikte sorumlu oldukları kısımlardan müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulacak şekilde davalılardan alınarak müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacılar vekili 19/04/2025 havale tarihli talep artırım dilekçesiyle özetle; aktüeryal hesaplama bilirkişisinden temin edilen 16.04.2025 tarihli 2. ek bilirkişi raporunun taraflarına tebliğ edildiğini, rapora bir itirazlarının olmadığını ve dava dilekçelerinde destek tazminatı istedikleri müvekkilleri ..., ... ve ... yönünden asgari ücretteki vs. lehe artışlar da dahil olmak üzere her türlü fazlaya ilişkin haklarının ve ıslah haklarının saklı kalmak kaydıyla ve özellikle davalı sigorta şirketinin poliçe kapsamı ve şartları ile poliçe limiti ve gerekirse garame usulü ile sorumlu olması ve bu kapsamda sürücü ve işleten olan diğer davalı ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olması kaydıyla destekten yoksun kalma tazminatı taleplerini belirlemeleri gerektiğini, işbu dilekçelerinin öncelikle alacak yeni ve doğru olarak belirlendiğinden ilk alacak belirleme dilekçesi olarak kabul edilmesini değilse ıslah dilekçesi olarak kabul edilmesini talep ettiklerini, müvekkili ... için 1.000,00 TL olan destekten yoksun kalma tazminatını 2.446.106,95 TL artırarak alacaklarını 2.447.106,95 TL olarak, diğer müvekkili ... için de 1.000,00 TL olan destekten yoksun kalma tazminatını 100.211,42 TL artırarak alacaklarını 101.211,42 TL olarak ve diğer müvekkili ... için de 1.000,00 TL olan destekten yoksun kalma tazminatını 322.289,67 TL artırarak alacaklarını 323.289,67 TL olarak belirlediklerini, böylelikle dava dilekçelerinde toplam 3.000,00 TL olan destekten yoksun kalma tazminatlarını 2.868.608,04 TL yükselterek 2.871.608,04 TL olarak belirlediklerini, dava dilekçelerinde taleplerine ek olarak yukarıda belirtikleri gibi zararlarının davalılardan yukarıdaki gibi tahsilini talep ettiklerini, artırılan 2.871.608,04 TL'nın 2.790.439,70 TL'lık kısmını önceden harçlandırdıklarını, aradaki farkı da bu dilekçeyi sunduklarında tamamladıklarını, neticeten müvekkili ... için 2.447.106,95 TL, müvekkili ... için 101.211,42 TL, müvekkili ... için 323.289,67 TL olmak üzere toplam 2.871.608,04 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza/ölüm tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte yukarıdaki gibi ve ayrıca davalı ... Sigorta A.Ş.'nin yukarıda belirttikleri gibi ve temerrüt tarihinden itibaren faizlerinden sorumlu olması kayıt ve şartıyla müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak müvekkillerine ödenmesine, müvekkili ... için 150.000,00 TL, müvekkili ... için 100.000,00 TL, müvekkili ... için 100.000,00 TL ve müvekkili ... için 100.000,00 TL olmak üzere toplam 450.000,00 TL manevi tazminatın kaza/ölüm tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı ...'den alınarak müvekkillerine ödenmesine, her türlü harç, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin maddi ve manevi tazminat ayrımına dikkat edilerek ve poliçe limiti ve garame dahilinde, sorumlulukları oranında davalılara yüklenmesine ve birlikte sorumlu oldukları kısımlardan müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulacak şekilde davalılardan alınarak müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazası nedeniyle uğranılan zararın tahsiline ilişkin tazminat isteminden ibarettir.
Bir motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen trafik kazasında, zarar görenlerin zararından, 6098 sayılı TBK'nın 49. Maddesi uyarınca araç sürücüsü, 2918 sayılı KTK'nın 85. Maddesi uyarınca araç işleteni ve şartları varsa teşebbüs sahibi ve 2918 sayılı KTK'nın 91. Maddesi uyarınca sigortacı müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Trafik kazası nedeniyle zarara uğradığını iddia eden hak sahipleri tarafından açılan tazminat davalarında ispat yükü 6098 sayılı TBK'nın 50. Maddesi uyarınca zarar gören üzerinde olup, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat etmek zorundadır.
Yine bu tür davalarda 2918 sayılı KTK'nın 97. Maddesi uyarınca, zarar görenin dava açmadan önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvuru yapması gerekmekte olup bu husus sonradan giderilmesi de mümkün olmayan dava şartlarındandır. Ayrıca yazılı başvurudan hemen sonra dava açılması mümkün olmayıp 15 günlük sürenin dolmasından sonra dava açılabilecektir. Sigorta kuruluşu kendisine yapılan yazılı başvuruya karşı 15 gün içinde cevap vermek ve 2918 sayılı KTK'nın 99. Maddesine göre 8 iş günü içinde de tazminatı ödemek zorundadır. Sekiz iş günü içinde sorumlu olduğu tazminatı ödemeyen sigortacı 9. gün itibariyle temerrüde düşecektir.
Hak sahipleri tarafından talep edilebilecek tazminatlar ise 2918 sayılı KTK'nın 90. Maddesi uyarınca 2918 sayılı KTK ile 6098 sayılı TBK'nın haksız fiile ilişkin hükümleri uygulanacaktır.
Somut olayda davacılar davaya konu trafik kazası neticesinde vefat eden ...'ın desteğinden yoksun kaldıklarını, ölüm nedeniyle manevi zarara uğradıklarını iddia ederek maddi ve manevi tazminat istemlerinde bulunmuştur.
Davaya konu 21/10/2023 tarihli trafik kazasının, 21.10.2023 günü saat 16:47 sıralarında davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile ... Caddesi üzerinden ... Caddesi istikametinden ... Caddesi istikametine seyrederken geldiği ... . Sokak kavşağında, aracının sağ ön kısımlarıyla, aynı istikamette ön ilerisinde seyreden sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki bisikletin arka kısımlarına çarpması sonucu meydana geldiği, kaza sonucu ... vefat ettiği anlaşılmıştır.
Kaza sonrasında görevli kolluk tarafından tanzim edilen kaza tespit tutanağı ile, trafik kazasının oluşmasında davalı ...'in tam kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Yine soruşturma dosyasında tanzim edilen 22/10/2023 tarihli bilirkişi raporu, kovuşturma dosyasında tanzim edilen 22/01/2024 tarihli ATK raporu ve bu dosya kapsamında düzenlenen 02/09/2024 tarihli ATK raporu ile kazanın oluşmasında davalı ...'in tam kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
Mahkememizce, 02/09/2024 tarihli ATK raporundaki tespitlerin dosya kapsamına ve olayın oluş şekline uygun olması nedeniyle, davaya konu trafik kazasının oluşmasında davalı ...'in tam kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
Kazada vefat eden ... davacı ...'ın eşi, diğer davacıların ise babası olup, kural olarak davacılar ile müteveffa arasında desteklik ilişkisinin bulunduğu kabul edilmelidir. Davalı tarafça bu karinenin aksi usulünce ispatlanamadığından davacılar ile müteveffa arasında desteklik ilişkisi bulunduğu kabul edilmiştir.
Tazminat hesabının ne şekilde yapılacağı konusunda 2918 sayılı KTK'da ve 6098 sayılı TBK'da açık bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu kapsamda hesaplamanın yargı kararları ile yerleşik hale gelen uygulamalara göre yapılması gerekir. Hesaplamalarda prograsif rant yönteminin uygulanması konusunda herhangi bir görüş farklılığı yoksa da bakiye yaşam süresinin tespitinde hangi yaşam tablosunun esas alınacağı konusunda Konya BAM . HD. nin uygulamaları ile Yargıtay uygulamaları farklılık arz etmektedir.
Konya BAM . HD.'nin yerleşik hale gelen uygulamalarına göre, 2918 sayılı KTK ile genel şartlara yapılan atfın, AYM'nin 17/07/2020 tarihli ... E ... K sayılı kararı ile iptaline karar verilmesi nedeniyle bakiye yaşam süresinin PMF 1931 yaşam tablosuna göre belirlenmesi gerekir. (Konya BAM . HD.'nin 17/02/2023 gün ve ... E ... K)
TRH 2010 yaşam tablosunun, genel şartların yürürlüğe girmesiyle uygulanmaya başlandığı, önceki dönemde PMF 1931 yaşam tablosunun uygulandığı bilinen bir gerçektir. Genel şartların yürürlüğe girmesinden önceki dönemde, her ne kadar Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve Yargıtay Dairelerinin uygulamalarına istinaden PMF 1931 yaşam tablosu esas alınmaktaysa da TRH 2010 yaşam tablosunun esas alınmasına da engel yasal bir düzenleme bulunmamaktaydı. Genel şartların yürürlüğe girmesiyle birlikte, KTK'da genel şartlara yapılan atıflar nedeniyle, hesaplamalarda TRH 2010 yaşam tablosunun dikkate alınması yasal bir zorunluluk haline gelmiş, devam eden süreçte ise AYM'nin 17/07/2020 tarihli ... E ... K sayılı iptal kararı ile bu zorunluluk ortadan kalkmıştır. Hemen belirtilmelidir ki, iptal kararı ile sadece bu zorunluluk ortadan kalkmış olup, iptal kararı TRH 2010 yaşam tablosunun uygulanmasını imkansız hale getirmemiştir. Gelinen aşamada, mahkemeler takdir yetkisi kapsamında gerek PMF 1931 yaşam tablosunu, gerekse TRH 2010 tablosunu esas alabilecektir. Ancak takdir hakkının, 4721 sayılı TMK'nın 4. maddesi uyarınca hakkaniyete uygun olarak kullanılması gerekir. Bu takdir hakkı kapsamında, genel kabul gören yaşam tablosunun esas alınması hakkaniyete daha uygun olacaktır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 02/12/2021 tarihli, ... E, ... K sayılı ilamı ve 21/12/2021 tarihli, ... E., ... K sayılı ilamı ile bakiye yaşam süresinin tespitinde ülkemize özgü ve güncel verileri içeren TRH 2010 yaşam tablosunun dikkate alınması gerektiğine işaret etmiştir. Yine, Yargıtay Daireleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin uygulamaları da bu yönde olmuştur. Bu nedenle, TRH 2010 yaşam tablosunun dikkate alınmasının hakkaniyete daha uygun olacağı kabul edildiğinden, Konya BAM . HD.'nin PMF 1931 yaşam tablosunun dikkate alınmasına yönelik görüşüne iştirak edilmemiştir.
Kısaca üzerinde durulmasının faydalı olacağı düşünülen bir diğer husus ise, 14/02/2023 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Anayasa Mahkemesi'nin 29/12/2022 gün ve ... E. ... K sayılı kararı iptal kararıdır. 7237 sayılı yasanın 18. maddesiyle 2918 sayılı KTK'nın 90. maddesinde yapılan değişiklik ile, 09/06/2021 tarihinden sonra meydana gelen trafik kazaları yönünden bakiye yaşam süresinin tespitinde TRH 2010 yaşam tablosunun uygulanması yasal zorunluluk haline gelmiştir. Ancak, anılan değişikliğin AYM tarafından iptaline karar verilmesi karşısında bu zorunluluk ortadan kalkmış olup, iptal kararının TRH 2010 yaşam tablosunun uygulanmasına engel bir yönü yoktur.
Davacıların destek zararı yönünden 13/1/2025 tarihli hesap raporu tanzim edilmiş ise de, raporda destek süreleri hatalı tespit edildiğinden yeni bir rapor tanzimine karar verilmiştir.
Dosya kapsamında uygun olduğundan hükme esas alınan 16/04/2025 tarihli hesap raporu ile, davacılardan ...'ın destek zararının 2.447.106,95 TL, davacılardan ...'ın destek zararının 101.211,42 TL ve davacılardan ...'ın destek zararının ise 323.289,67 TL olduğu tespit edilmiştir. Aynı rapor ile, poliçe limiti dikkate alınarak garame hesabı yapılmış ve davalı sigorta şirketinin limit dahilinde sorumlu olduğu tutarın davacı ... yönünden 1.022.607,65 TL, davacı ... yönünden 41.294,66 TL ve davacı ... yönünden 135.097,69 TL olduğu tespit edilmiştir.
6098 sayılı TBK'nın 52. Maddesine göre; Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir. Anılan yasal düzenlemede de belirtildiği üzere zarar görenin zararın oluşmasında ya da zararın artmasında bir ihmali varsa bu hususun tazminatın belirlenmesinde dikkate alınması gerekir. Bir başka deyişle zararın oluşumunda zarar görenin de müterafik kusurunun bulunması halinde tazminattan indirim yapılması gerekmektedir. Müterafik kusurun dikkate alınması için bu yönde yapılan bir savunmaya gerek olmayıp Mahkemece müterafik kusurun resen dikkate alınması gerekmektedir. Nitekim bu husus Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamında da vurgulanmıştır. Ayrıca müterafik kusur indirimi nedeniyle kısmen reddedilen tutar üzerinden davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmeyeceği noktasında da duraksama bulunmamaktadır.
Somut olayda, davacının kaza esnasında kaskının takılı olup olmadığı konusunda kaza tespit tutanağında bir belirleme bulunmamaktadır. Yine ceza dosyası içeriğinde de bu yönde herhangi bir tespit bulunmamaktadır. Bununla birlikte, kazanın oluş şekli, kaza sonrasındaki araçların durumu dikkate alındığında kaskın takılı olmasının sonucu etkileyecek nitelikte olmadığı kanaatine varılmaktadır. Bu nedenle, gerek desteğin kaskının bulunmadığına yönelik somut bir delilin bulunmaması gerekse kazanın şiddeti dikkate alındığında kaskın etkisiz olacağının açık olması nedeniyle hesaplanan tutardan müterafik kusur indirimi yapılamayacağı kabul edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davaya konu trafik kazasının oluşmasında davalı sigortalı araç sürücüsü ...'in tam kusurlu olduğu, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin kazaya karışan ... plakalı aracın ZMM sigortacısı olduğu, anılan yasal düzenlemelere istinaden davalıların oluşan zarardan müteselsilen sorumlu oldukları, ancak davalı sigorta şirketinin sorumluluğun poliçe limiti olan 1.200.000,00 TL ile sınırlı olduğu, kaza neticesinde destek ...'ın ölümü nedeniyle davacıların müteveffanın desteğinden mahrum kaldıkları, davacı ...'ın destek zararının 2.447.106,95 TL, poliçe limiti dahilinde davalı sigorta şirketinden talep edebileceği tazminat tutarının ise 1.022.607,65 TL olduğu, davacı ...'ın destek zararının 101.211,42 TL, poliçe limiti dahilinde davalı sigorta şirketinden talep edebileceği tazminat tutarının ise 42.294,66 TL olduğu, davacı ...'ın destek zararının 323.289,67 TL, poliçe limiti dahilinde davalı sigorta şirketinden talep edebileceği tazminat tutarının ise 135.097,69 TL olduğu sonucuna varıldığından davacıların davalarının bu tutarlar üzerinden kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
TBK'nın 56. Maddesine göre; Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.
Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek, tazminata benzer fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin, bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminatı takdir etmesi gerekir( HGK 23/06/2004, ... ... )
Somut olayda, kazanın oluş şekli ve sonucu, davacıların müteveffa ile olan bağları, tarafların kusur oranları, paranın alım gücü, tarafların sosyal ekonomik durumları, manevi tazminatın tatmin ve caydırıcılık fonksiyonu dikkate alınarak davacıların manevi tazminat davalarının kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçelerle ;
1-DAVACI ...'IN MADDİ TAZMİNAT DAVASININ KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, 2.447.106,95 TL destekten yoksun kalma tazminatının, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğu 1.022.607,65 TL ile sınırlı olmak üzere, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 16/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ... yönünden ise 21/10/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-DAVACI ...'IN MADDİ TAZMİNAT DAVASININ KABULÜ ile, 101.211,42 TL destekten yoksun kalma tazminatının, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğu 42.294,66 TL ile sınırlı olmak üzere, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 16/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ... yönünden ise 21/10/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine,
3-DAVACI ...'IN MADDİ TAZMİNAT DAVASININ KABULÜ ile, 323.289,67 TL destekten yoksun kalma tazminatının, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğu 135.097,69 TL ile sınırlı olmak üzere, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 16/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ... yönünden ise 21/10/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine,
4-DAVACI ...'IN MANEVİ TAZMİNAT DAVASININ KABULÜ ile, 150.000,00 TL manevi tazminatın 21/10/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ten alınarak davacı ...'a verilmesine,
5-DAVACI ...'IN MANEVİ TAZMİNAT DAVASININ KABULÜ ile, 100.000,00 TL manevi tazminatın 21/10/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ten alınarak davacı ...'a verilmesine,
6-DAVACI ...'IN MANEVİ TAZMİNAT DAVASININ KABULÜ ile, 100.000,00 TL manevi tazminatın 21/10/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ten alınarak davacı ...'a verilmesine,
7-DAVACI ...'IN MANEVİ TAZMİNAT DAVASININ KABULÜ ile, 100.000,00 TL manevi tazminatın 21/10/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ten alınarak davacı ...'a verilmesine,
8-Alınması gereken 226.899,04 TL harçtan, peşin ve sonradan alınan 11.611,33 TL harcın mahsubu ile bakiye 215.287,71 TL eksik harcın (davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğu 77.777,16 TL ile sınırlı olmak üzere) tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
9-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.120,00 TL yargılama giderinin (sigorta şirketine yönelik maddi tazminat davasının tamamen kabulüne karar verildiği gözetilerek) davalı ... Sigorta A.Ş.'den alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
10-Davacılar tarafından yapılan 11.611,73 TL harç giderinin (davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğu 4.194,83 TL ile sınırlı olmak üzere) tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
11-Davacılar tarafından yapılan 2.333,55 TL harç gideri ve 11.017,75 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 13.351,30 TL yargılama giderinden kabul ret oranına göre hesaplanan 13.045,02 TL yargılama giderinin (davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğu 4.712,78 TL ile sınırlı olmak üzere) tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
12-Davalı ... tarafından yapılan 212,50 TL yargılama giderinden kabul ret oranına göre hesaplanan 4,87 TL yargılama giderinin davacı ...'dan alınarak davalı ...'e verilmesine,
12-Maddi tazminat davaları yönünden;
a-Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte olan A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve takdir olunan, 329.181,76 TL vekalet ücretinin (davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğu 155.165,07 TL ile sınırlı olmak üzere) tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine,
b-Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte olan A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve takdir olunan, 30.000,00 TL vekalet ücretinin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine,
c-Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte olan A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve takdir olunan, 51.726,35 TL vekalet ücretinin (davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğu 30.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere) tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine,
d-Davalı ... kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte olan A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalı ...'e verilmesine,
13-Manevi tazminat davası yönünden,
a-Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte olan A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve takdir olunan, 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacı ...'a verilmesine,
b-Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte olan A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve takdir olunan, 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacı ...'a verilmesine,
c-Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte olan A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve takdir olunan, 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacı ...'a verilmesine,
d-Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte olan A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve takdir olunan, 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacı ...'a verilmesine,
14-Gerekçeli karar tebliği için davacı avansından yapılacak (ve 45 TL olacağı değerlendirilen) yargılama giderinin de, kabul ret oranına göre hesaplanan 43,96 TL yargılama giderinin (davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğu 15,88 TL ile sınırlı olmak üzere) tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacılara verilmesine,
15-Davacı ... tarafından yatırılan 22.650,00 TL teminatın üzerinde tedbir ya da haciz bulunmaması kaydıyla kararın kesinleşmesi beklenmeksizin talep halinde iadesine,
16-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmının 6100 sayılı HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair ; davacılar vekili ile davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere hakim ... muhalefeti ve oy çokluğuyla verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.28/05/2025
Başkan Üye Üye Katip
MUHALEFET GEREKÇESİ: Konya BAM . HD' nin yerleşik hale gelen kararlarında da belirtildiği üzere, maluliyetin tespitinde çalışma gücü ... Yönetmeliği hükümlerinin dikkate alınması gerektiği, yine bakiye yaşam süresinin tespitinde PMF 1931 Yaşam Tablosunun dikkate alınması gerektiği, yine davacılardan Bünyamin Elibol'un manevi tazminat davasının tam kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun maddi tazminat davasına ilişkin kararına muhalefet ediyorum.
...
Üye Hakim-...
¸e-imzalıdır