T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARARIN YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1.BEYANLAR:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; 05.10.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasında, müvekkili ...’nın sevk ve idaresindeki ve adına kayıtlı ... plakalı araca, ... adına kayıtlı ve ...’nın kullandığı ... plakalı aracın %100 kusurlu şekilde çarptığı, kazada müvekkilin aracında hem hasar hem de değer kaybı oluştuğu, ... plakalı aracın ZMMS poliçesinin davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından düzenlendiği ve müvekkilin zararından poliçe limiti kapsamında sorumlu olunduğu belirtilmiştir. Araçta orijinal olmayan, hasarlı başka araçlardan alınma parçalarla onarım yapıldığı, bu nedenle hasar bedelinin tamamının karşılanmadığı, yapılan yazılı başvuruya rağmen eksik ödeme nedeniyle 25.12.2023 tarihli başvurunun sonuçsuz kaldığı, ... numaralı arabuluculuk sürecinin de 09.02.2024 tarihinde anlaşamama ile sonuçlandığı, bu nedenle dava açıldığı ifade edilmiştir. Müvekkilin aracında oluşan hasar ve değer kaybı zararı nedeniyle, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10 TL araç hasar bedeli ve 10 TL araç değer kaybının, ticari temerrüt faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinden tahsili, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesi talep edilmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığı ve belirsiz alacak davası açmasında hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddi gerektiği savunulmuştur. Ayrıca, sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadan dava açıldığı, bu nedenle dava şartı eksikliğinden de davanın reddi gerektiği ileri sürülmüştür. Esasa ilişkin olarak ise, ... Sigorta A.Ş.’nin poliçe kapsamında 05.10.2023 tarihli kazaya ilişkin olarak toplamda 40.545,80 TL ödeme yaptığı, böylece müvekkil şirketin sorumluluğunu yerine getirdiği belirtilmiştir. Değer kaybı hesaplamasının ZMMS Genel Şartlarına göre yapılması gerektiği, başvuran araca ilişkin önceki hasarların ve kilometre durumunun dikkate alınması gerektiği, ayrıca KDV, iskonto ve orijinal parça farkına ilişkin taleplerin reddi gerektiği savunulmuştur. Faiz talebinde de haksız fiilden doğan uyuşmazlık nedeniyle yalnızca yasal faize hükmedilebileceği belirtilmiştir. Sonuç olarak, davanın usulden ve esastan reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesi talep edilmiştir.
Davacı vekili değer artırım dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; bilirkişi raporuyla alacak miktarının belirli hale geldiği, bu nedenle bedel artırımı yapılarak davanın belirli alacak davasına dönüştürüldüğü ifade edilmiştir. Davalı tarafın 16.09.2024 tarihli dilekçesiyle davayı kabul ettiklerini ve toplam 10.000,00 TL’lik ödemeyi 10.09.2024 tarihinde gerçekleştirdiklerini beyan ettikleri, ancak sonraki bilirkişi raporunda hasar bedelinin 12.666,52 TL olarak hesaplandığı, bu nedenle eksik ödeme yapıldığı belirtilmiştir. Davanın açılmasına sebebiyet verenin davalı olduğu, bu hususun yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilirken dikkate alınması gerektiği ileri sürülmüş; değer kaybı için 10.000,00 TL, hasar bedeli için 12.666,52 TL olmak üzere toplam dava değerinin 22.666,52 TL’ye artırıldığı beyan edilmiştir. Sonuç olarak, bedel artırımı ile belirlenen alacakların kabulü, davalı tarafından yapılan eksik ödemenin dikkate alınarak yargılama ve arabuluculuk vekalet ücretleri ile birlikte hüküm kurulması talep edilmiştir.
Davalı vekili beyan dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; 28.03.2025 tarihli bilirkişi raporundaki hasar ve değer kaybı tespitlerinin hatalı olduğunu, müvekkil sigorta şirketi tarafından 10.09.2024 tarihinde toplam 30.851,48 TL tutarında ödeme yapıldığını, bu tutarın 1.968,36 TL stopaj ve 984,18 TL KDV tevkifatı düşüldükten sonra davacıya 27.898,94 TL olarak ödendiğini, bu ödemenin bilirkişi tarafından değerlendirmeye alınmadığını ve raporun eksik ve hatalı olduğunu ifade etmiştir. Müvekkil şirketin 01.12.2023, 05.12.2023, 08.01.2024 ve 10.09.2024 tarihlerinde yaptığı ödemelerle sorumluluğunu yerine getirdiğini ve zararların karşılandığını beyan eden davalı vekili, bilirkişi raporunda hesaplanan değer kaybı ve hasar bedelinin fahiş ve dayanaklardan yoksun olduğunu, ZMSS Genel Şartları uyarınca hesaplama yapılması gerektiğini, başvuran araca ait önceki hasarların ve kilometre gibi kriterlerin araştırılması gerektiğini belirtmiş; ayrıca hasar bedelinin belirlenmesinde iskonto uygulanmamasını, KDV dahil hesap yapılmasını ve bilimsel teknik dayanakların eksikliğini eleştirmiştir. Davalı vekili, tüm bu nedenlerle bilirkişi raporunun denetime elverişsiz ve hükme esas alınamayacağını, mahkemenin aksi kanaatte olması hâlinde yeni bir bilirkişi raporu alınmasını, aksi takdirde tüm zararlar karşılandığından davanın reddine ve hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesini talep etmiştir.
2. MAHKEMEMİZCE TOPLANAN DELİLLER VE YAPILAN İŞLEMLER:
Bilirkişi (... ve ... ) 22.08.2024 tarihli raporlarında özetle şu hususları belirtmişlerdir; ... plakalı araç ile ... plakalı aracın karıştığı trafik kazasında, ... plakalı araç sürücüsünün %100 (tam) kusurlu, ... plakalı aracın ise kusursuz olduğu tespit edilmiştir. ... plakalı araçta oluşan hasar bedelinin KDV hariç 35.296,65 TL, KDV dahil 42.355,98 TL olduğu, aracın pert edilmesinin ekonomik olmadığı, davalı sigorta şirketinin bu hasara ilişkin toplamda 35.355,98 TL ödeme yaptığı, bu tutarın tazminattan mahsup edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Ayrıca araçta piyasa reel değer kaybının 10.000,00 TL olduğu, davalı sigorta şirketinin bu kalem için daha önce 5.189,82 TL sulhen ödeme yaptığı, geriye kalan değer kaybı alacağının 4.810,18 TL olduğu kanaatine varılmıştır.
Bilirkişi (...) ... E. sayılı dosyada mahkemeye sunduğu bu beyanında özetle şu hususları belirtmiştir; dava konusu ... plakalı araca ilişkin düzenlenen kök bilirkişi raporunda, tespitlerin yasal mevzuat çerçevesinde açık ve yeterli şekilde yapıldığını, sigorta şirketi tarafından atanmış eksperin raporundaki “araç rayiç bedeli” ibaresinde sehven 400.000 TL yazıldığını, bu hususun teknik hesaplamayı etkilemediğini, tarafların bu konuya ilişkin hassasiyetinin yerinde olmadığını belirtmiştir. Ayrıca, kaza tarihindeki (05.10.2023) emsal araç fiyatlarına ilişkin verilerin çeşitli kaynaklardan toplanarak ortalama piyasa rayiç değerin usule uygun şekilde belirlendiği, kök raporda ayrıntılı teknik dayanaklar sunulduğu ve kanaatini değiştirecek yeni bir belge veya bilgi sunulmadığından mevcut kök raporun kabulünü talep etmiştir.
Bilirkişi (..., ... , ... ) 28.03.2025 tarihli raporlarında özetle şu hususları belirtmişlerdir; ... plakalı aracın karıştığı 05.10.2023 tarihli trafik kazasında ... plakalı araç sürücüsünün %100 (%100) kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Aracın KDV dahil, orijinal parça ve iskonto uygulanmış bedelle hasar tazminat tutarı 47.862,57 TL, iskonto uygulanmadan orijinal fiyatlarla hesaplanan bedelle 48.022,50 TL olarak belirlenmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından 35.355,98 TL ödeme yapıldığı dikkate alındığında, bakiye hasar bedelinin sırasıyla 12.506,59 TL (iskontolu hesapla) ve 12.666,52 TL (iskontosuz hesapla) olduğu kanaatine varılmıştır. Ayrıca, kazaya bağlı olarak araçta 6.000,00 TL piyasa rayiç değer kaybı oluştuğu, bu kalem için sigorta şirketince daha önce 5.189,82 TL ödeme yapıldığı, bakiye değer kaybı tazminatının 810,18 TL olduğu tespit edilmiştir.
3. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Esas yönünden incelenen dosyada; toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumlluluk Sigortası Genel Şartlarının, "Sigortanın Kapsamı" başlıklı A.1 maddesinde "sigortacının poliçede tamınlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı KTK ya göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği... " öngörülmüştür.
Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası poliçede gösterilen aracın kullanılmasından doğan ve Karayolları Trafık Kanununa ve Umumi Hükümlere göre aracın işletenine terettüp eden hukuki sorumluluğu ve bu poliçe teminat kapsamında olmak şartıyla Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası hadlerinin üzerinde kalan kısmını, poliçede yazılı hadlere kadar temin eder.
Somut olayda meydana gelen trafik kazasında davalı sigorta şirketinin ZMMS sorumlusu olduğu araç ile davacının maliki olduğu aracın çarpışması neticesinde davacının aracında zarar meydana geldiği, meydana gelen zarar nedeni ile ZMMS ile güvence altında bulunan davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu ve bu kapsamda hüküm kısmında yazılı olduğu şekliyle sorumlulardan tahsil edilecek tazminatların davacı tarafa ödemesi gerektiğinden dava hakkında; davalı tarafça yapılan ödeme nazara alınarak dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İlk bilirkişi raporunda; 10.000,00 TL değer kaybı hesaplanarak davalının yaptığı ödeme olan 5.189,82 TL düşülerek bakiye değer kaybı tutarı 4.810,18 olarak hesaplanmış, Yine 42.355,98 TL hasar bedeli hesaplanmış davalının yaptığı ödeme olan 35.355,98 TL düşülerek bakiye hasar tutarı 7.000,00 olmak üzere toplam 11.810,18 hesaplanmıştır.
Mahkememizce itibar edilen heyet raporunda ise davalının yaptığı ödeme hesap edilmeden tespit olunan bakiye değer kaybı tutarı 810,18 TL ve hasar bedeli 12.666,52 TL olup toplam zarar 13.476,70 TL olarak hesaplanmıştır.
Mahkememizce 13.476,70 TL den önceden ödenen 11.810,18 TL düşülerek bakiye tazminat tutarı belirlenmiş olup 10/09/2024 tarihinde ödenen 27.898,94 TL'nin 11.810,18 TL si tazminatı ödemesi 11.810,18 TL si vekalet ücreti ödemesi geri kalan 4.278,94 TL si ise yargılama gideri olarak kabul edilmiş; karar verilmesine yer olmadığına dair tutar bakımından vekalet ücretine hükmedilmeyerek; hesaplanan yargılama giderinden 4.278,98 TL mahsup edilmiştir.
Hüküm: Gerekçesi Yukarıda açıklandığı Üzere:
1-Davacının değer kaybı ve hasar tazminatından kaynaklı davasının;
11.810,18 TL bakımından sigorta şirketince ödeme yapılmış olması nedeniyle konusuz kaldığından bu tutar bakımından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
1.666,52 TL'nin temerrüt tarihi olan 08/01/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan (Poliçe limitleri ile sınırlı olmak ve tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydıyla) alınarak davacıya VERİLMESİNE,
2- Davanın kabul edilen kısmı üzerinden maktu 615,40 TL karar ilam harcı alınması gerekmekle bu tutarın davacının ödediği peşin harç ve ıslah harcının toplamı olan 814,35 TL'den mahsubu ile arta kalan bakiye 198,95 TL'nin talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yatırılan: 427,60 TL başvuru harcının davalıdan tahsili davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan masraf olan: 17.216,00 TL'den davalı tarafça önceden yatırılan 4.728,48 TL mahsup edildikten sonra bakiye 12.487,52 TL'nin davalıdan tahsili davacıya verilmesine,
5-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre hesaplanan toplam 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazine’ye gelir kaydına,
7-Davacı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 1.666,52 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili davacıya verilmesine,
8-Karardan sonra yapılacak masrafların davalıdan alınmasına,
9-Davalının yaptığı masrafların davalı üzerinde bırakılmasına,
10-Taraflarca yatırılan ve dosyada bakiye kalan delil/gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair ; tarafların yokluğunda 6100 sayılı HMK'nın 341-345 maddeleri uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi'ne İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.13/06/2025
Katip Hakim