T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI : 1-
VEKİLİ :
DAVALILAR : 2-
3- ... ...
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARARIN YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1.BEYANLAR:
Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; davalının kusurlu davranışı nedeniyle davacı aracının hasar gördüğünü bu kapsamda 50,00 TL değer kaybı, 50,00 TL hasar bedeli, 50,00 TL mahrumiyet bedelinin davalı taraftan alınarak davacıya verilmesini talep etmiş; bedel artırım dilekçesinde neticeten 9.000,00 TL değer kaybı, 57.404,56 TL hasar bedeli, 18.750,00 TL mahrumiyet bedelinin davalı taraftan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.
Davalı Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; davacının ... plakalı aracının, müvekkil şirkete ait Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi kapsamında sigortalı olduğu iddiasıyla tazminat talep ettiği, ancak yetki yönünden İstanbul Anadolu Mahkemelerinin görevli olduğu, bu nedenle davanın yetkisizlik nedeniyle reddi gerektiği savunulmuştur. Ayrıca davacının başvurusu üzerine ... numaralı hasar dosyasından araç hasarı için 134.622,84 TL ve 09.05.2024 tarihinde değer kaybı için 56.000,00 TL olmak üzere toplamda 190.622,84 TL ödeme yapıldığı, böylece poliçe teminat limitinin büyük ölçüde kullanıldığı ve müvekkil şirketin sorumluluğunun kalmadığı ifade edilmiştir. Davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla, davacının HMK m.121 uyarınca delillerini müvekkile tebliğ etmesi gerektiği, kusur ve zarar konularının ispat yükünün davacıda olduğu ve bilirkişi incelemesi talep edildiği belirtilmiştir. Ayrıca eksper ücretinin poliçe teminatı dışında kaldığı, faiz talebinin ise ancak dava tarihinden itibaren kabul edilebileceği savunulmuş, teminatın birden fazla zarar gören arasında Karayolları Trafik Kanunu m.96 gereğince oranlanması gerektiği ileri sürülerek, öncelikle yetki itirazının kabulü ile davanın yetkisizlikten reddi, aksi takdirde poliçe teminatı kapsamında bakiye üzerinden sınırlı sorumlulukla davanın reddi ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesi talep edilmiştir.
Davalı ... ... Ticaret Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; müvekkiline ait ve diğer davalı tarafından sevk ve idare edilen ... plakalı araç ile davacıya ait ... plakalı aracın 14.02.2024 tarihinde çarpışması sonucu açılan davanın haksız ve dayanaksız olduğu, davacının dava dilekçesinde talep ettiği kalemlerin belirli nitelikte olup belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararının bulunmadığı, bu sebeple davanın usulden reddi gerektiği ifade edilmiştir. Esasa ilişkin olarak ise; kazanın, davacının aracını yanlış park etmesi nedeniyle meydana geldiği, kaza tespit tutanağının hatalı düzenlendiği, müvekkil araç sürücüsünün tüm trafik tedbirlerine uymasına rağmen kazanın kaçınılmaz olduğu, dolayısıyla kazanın oluşumunda davacının da kusuru bulunduğu ileri sürülmüştür. Müvekkil sigorta şirketi tarafından araç hasarı ve değer kaybına ilişkin gerekli ödemelerin yapılmış olmasına rağmen, davacının bakiye zarar ve araç mahrumiyet bedeli taleplerinin haksız ve sebepsiz zenginleşmeye yol açacak nitelikte olduğu savunulmuştur. Ayrıca ekspertiz raporunun objektif olmadığı, tespit edilen onarım bedellerinin piyasa rayicinin üzerinde olduğu, davacı aracın daha önceki hasarlarının da dikkate alınması gerektiği belirtilmiş; araçtaki hasarın tespiti ve kusur oranlarının belirlenmesi için bilirkişi incelemesi, keşif ve kayıtların incelenmesi talep edilmiştir. Araç mahrumiyeti talebinin de somut ve teknik verilere dayanmadığı, kiralama süresi ve günlük bedelin bilirkişi marifetiyle tespiti gerektiği ifade edilerek, tüm taleplerin haksız olduğu ve davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesi talep edilmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir: Müvekkili tarafından sevk ve idare edilen ... plakalı araç ile davacıya ait ... plakalı aracın çarpışması sonucu açılan davanın haksız ve dayanaksız olduğu ileri sürülmüştür. Öncelikle, davacının açtığı davanın belirsiz alacak davası olarak nitelendirilemeyeceği, talep edilen kalemlerin belirlenebilir nitelikte olduğu ve bu nedenle davanın usulden reddi gerektiği savunulmuştur. Esasa ilişkin olarak ise; kazanın, davacının aracını uygunsuz yere park etmesi nedeniyle meydana geldiği, kaza tespit tutanağının hatalı düzenlendiği, müvekkilin gerekli tüm önlemleri almasına rağmen kazanın önlenemediği belirtilmiştir. Kazaya ilişkin tutanağın eksik ve taraflı olduğu, fren mesafesi, hız ve manevra gibi teknik verilerin eksik değerlendirilmesi nedeniyle tutanağın hükme esas alınamayacağı ifade edilmiştir. Tutanak ve ekspertiz raporuna itiraz edilmiş, araç hasarının piyasa değerinin çok üzerinde belirlendiği, aracın önceki hasarlarının da talep edildiği ve bu taleplerin sebepsiz zenginleşmeye yol açacağı vurgulanmıştır. Davalı taraf, kusur oranlarının ve zararın yeniden bilirkişi marifetiyle tespit edilmesini, araç tamir süresinin teknik olarak değerlendirilmesini, kamera ve mobese kayıtlarının incelenmesini, aracın tramer kayıtlarının celbini talep etmiştir. Ayrıca, araç sürücüsü olan müvekkilin tacir sıfatı taşımadığı gerekçesiyle, hakkında avans faizi uygulanmasının hukuka aykırı olduğu ve faiz başlangıcının dava tarihi olması gerektiği belirtilmiştir. Tüm bu gerekçelerle davanın reddi ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yüklenmesi talep edilmiştir.
2. MAHKEMEMİZCE TOPLANAN DELİLLER VE YAPILAN İŞLEMLER:
Hasar Dosyası, SBGM ilgili evrakı ilgili birimlerden getirtilmiştir.
Bilirkişi (... ve ...) 24.02.2025 tarihli raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; kazanın oluşumunda ... plakalı aracı kullanan ...’in 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 52/1-b maddesini ihlal ettiği, davacıya ait ... ve dava dışı ... plakalı araçların sürücülerinin kural ihlali veya kusuru bulunmadığı, ...’in %100 oranında kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. ... Sigorta A.Ş. tarafından 15.04.2024 tarihinde toplam 134.622,84 TL araç hasarı ve 09.05.2024 tarihinde 56.000,00 TL değer kaybı ödemesi yapıldığı belirtilmiştir. Hasarın iskontosuz ve KDV dahil toplam tutarı 192.027,40 TL, iskontolu ve KDV dahil haliyle ise 134.622,84 TL hesaplanmıştır. Bilirkişiler tarafından değer kaybı 65.000,00 TL olarak takdir edilmiş, bu kapsamda 9.000,00 TL’lik ek ödeme yapılabileceği kanaatine varılmıştır. Hak mahrumiyeti süresi 15 gün olarak belirlenmiş, kiralık aracın günlük bedeli 1.250,00 TL üzerinden toplamda 18.750,00 TL hak mahrumiyet bedeli hesaplanmıştır. Hasar kalemlerinin ödeme şekline göre farklı ödenebilirlik değerlendirmeleri yapılmış, nihai takdirin mahkemeye ait olduğu ifade edilmiştir.
3. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Esas yönünden incelenen dosyada; toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumlluluk Sigortası Genel Şartlarının, "Sigortanın Kapsamı" başlıklı A.1 maddesinde "sigortacının poliçede tamınlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı KTK ya göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği... " öngörülmüştür.
Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası poliçede gösterilen aracın kullanılmasından doğan ve Karayolları Trafık Kanununa ve Umumi Hükümlere göre aracın işletenine terettüp eden hukuki sorumluluğu ve bu poliçe teminat kapsamında olmak şartıyla Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası hadlerinin üzerinde kalan kısmını, poliçede yazılı hadlere kadar temin eder.
Somut olayda meydana gelen trafik kazasında davalı sigorta şirketinin ZMMS sorumlusu olduğu araç ile davacının maliki olduğu aracın çarpışması neticesinde davacının aracında zarar meydana geldiği, meydana gelen zarar nedeni ile ZMMS ile güvence altında bulunan aracın sürücüsü, işleteni ve davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu ve bu kapsamda hüküm kısmında yazılı olduğu şekliyle sorumlulardan tahsil edilecek tazminatların davacı tarafa ödemesi gerektiğinden davanın kabulüne karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Hüküm: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere:
1- Dava dilekçesi ve bedel artırım dilekçesine bağlı kalınarak DAVANIN KABULÜ ile,
Araç değer kaybından kaynaklanan maddi zarar talebi yönünden; 9.000,00 TL
Araç hasarından kaynaklanan maddi zarar talebi yönünden; 57.404,56 TL
Olmak üzere toplam : 66.404,56 TL'nin
Davalılar ... ... Ticaret Limited Şirketi ile ... yönünden kaza tarihi olan 14/02/2024 tarihinden itibaren, diğer davalı zorunlu mali sorumluluk sigorta şirketi olan ... Sigorta Anonim Şirketi yönünden (poliçe teminat limiti ile sınırlı ve sorumlu olmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) temerrüt tarihi olan 10/04/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
b- Araç mahrumiyetinden kaynaklanan maddi zarar talebi yönünden; 18.750,00 TL' nin,
Davalılar ... ... Ticaret Limited Şirketi ile ... kaza tarihi olan 14/02/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
2-Davanın kabul edilen kısmı üzerinden alınması gereken 5.816,91 TL karar ilam harcından davacının ödediği peşin harç ve ıslah harcının toplamı olan 1.454,60 TL nin mahsubu ile eksik kalan 4.362,31 TL harcın; 3.401,78 TL'lik kısmının tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, 960,53 TL'lik kısmının sigorta şirketi dışında kalan davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan toplam peşin ve ıslah harcı olan 1.454,60 TL'nin; 1.134,31 TL'lik kısmının tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, 320,29 TL'lik kısmının sigorta şirketi dışında kalan davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
4-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcının 333,45 TL'lik kısmının tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, 94,15 TL'lik kısmının sigorta şirketi dışında kalan davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan masraf olan: 5.865,00 TL'nin; 4.573,60 TL'lik kısmının tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, 1.291,40 TL'lik kısmının sigorta şirketi dışında kalan davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
6-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre hesaplanan toplam 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı ... Sigorta A.Ş den tahsili ile Hazine’ye gelir kaydına,
7-Davacı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin 23.394,36 TL'lik kısmının tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, 6.605,64 TL'lik kısmının sigorta şirketi dışında kalan davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
8-Karardan sonra yapılacak masrafların % 78 'lik kısmının tüm davalılara müştereken ve müteselsilen, % 22 'lik kısmının sigorta şirketi dışında kalan davalılara müştereken ve müteselsilen yüklenmesine,
9-Davalının yaptığı masrafların davalı üzerinde bırakılmasına,
10-Taraflarca yatırılan ve dosyada bakiye kalan delil/gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekilinin yüzüne karşı davalı sigorta şirketinin yokluğunda 6100 sayılı HMK'nın 341-345 maddeleri uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi'ne İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/06/2025
Katip Hakim