T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
"TÜRK MİLLETİ ADINA"
T.C. GEREKÇELİ KARAR
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO :
KARAR NO :
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
DAVACI :
DAVALI : 1-
VEKİLİ :
DAVALILAR : 2-
3-
4-
5-
6-
7-
8-
9-
10-
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; Konya ili ... ilçesi ... mahallesi ... parsel numaralı tarlayı 2015 yılında kiraladığını, bu tarlaya karpuz ve kavun ektiğini, tarlasını S.S. ... (...) Köyü Sulama Kooperatifine ait kuyudan sulama yaptığını, kooperatif yönetiminin sulama sırası ve planını bildirmediğini, sulama sırasını keyfi olarak başka kuyulara tahsis ettiğini, ürünlerini gecikmeli olarak suladığı için zararının olduğunu, zararını giderilmesi için kooperatif başkanına ihtarname gönderdiğini, davalıların kooperatif ana sözleşmesinin yükümlülüklerini yerine getirmediğini, sulama konusunda adil davranmadıklarını, bilirkişi raporuyla tespit edilen 61.326,25 TL maddi tazminatının yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle özetle; açılan bu davanın daha önce açılan ve kesinleşen ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... E ve ... K sayılı dosyasıyla aynı olduğunu, davacının kooperatif tüzel kişiliğine karşı dava açması gerektiğini, müvekkilinin pasif husumet yokluğu sebebiyle davanın reddinin gerektiğini, davacının kooperatif üyesi olmadığını, zamanaşımı itirazlarının olduğunu, davacının kiraladığı tarlanın kooperatif sulama sahasında olmadığını, davacının iddia ettiği zarara müvekkilinin sebep olmadığını, anlatılan sebeplerle davanın esas yönünden de reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, yönetici sorumluluğuna dayalı tazminat isteminden ibarettir.
Taraflar arasındaki ihtilaf, davacının dava dışı kooperatifin üyesi olup olmadığı, dava dışı sulama kooperatifi tarafından davacıya su tahsisi yapılmasının gerekip gerekmediği, gerekirse 2015 yılında davacıya su tahsisi yapılıp yapılmadığı, yapılmamışsa buna dayalı olarak davacının zarara uğrayıp uğramadığı, varsa zarardan davalıların kooperatif yönetim ve denetim kurulu üyeleri olarak sorumlu olup olmadıkları, davada zamanaşımı süresinin geçip geçmediği, tarafların husumet ehliyetlerinin bulunup bulunmadığı, aynı davanın daha önce kesin olarak hükme bağlanıp bağlanmadığı, davanın görülmesi için gerekli ön koşulların/dava şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği hususlarından ibarettir.
Tarafları ve konusu aynı olan Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E sırasına kayıtlı davada yapılan yargılama neticesinde davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verildiği ve kararın 01/10/2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Bu kararın usule ilişkin olması nedeniyle eldeki dava yönünden kesin hüküm olmayacağı kabul edilerek davanın esasının incelenmesine geçilmiştir.
Davalılardan ... zamanaşımı definde bulunmuştur. Kooperatifler Kanunu'nun 98. maddesi atfıyla uygulanması gereken 6102 sayılı TTK'nın 560. maddesine göre, tazminat talep hakkı fili ve faili öğrenme tarihinden itibaren iki yıl ve her halde fiil tarihinden itibaren beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Davacı zararın 2015 yılında doğduğunu iddia ettiğinden, su vermeme şeklinde gerçekleşen eylemin en geç 2015 yılının sonunda meydana geldiği kabul edilmelidir. Eldeki dava ise 02/09/2024 tarihinde açılmış olup, arabuluculuk aşamasında geçen süre dikkate alınsa dahi zamanaşımı süresinin dolduğu açıktır. Yine, daha önce aynı istemlerle kooperatif aleyhine dava açılmış ise de açılan o davanın zamanaşımı süresini kesmeyeceği kabul edilmiştir. Ayrıca, davacı Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E sayılı davasını19/10/2022 tarihinde açmış olup beş yıllık süre bu dava tarihi itibariyle de dolmuştur.
Davacı, davalıların kooperatif ana sözleşmesinden kaynaklı yükümlülüklerini yerine getirmediklerini iddia ederek oluşan zararının giderilmesini istemiştir. İddia bu yönüyle yönetici sorumluluğuna dayalı tazminat isteminden ibarettir. Kural olarak, yönetim görevinin ihmaline dayalı olarak zararın giderilmesini tüzel kişilik isteyebilir. Ancak istisnai de olsa, ortak ya da üçüncü kişiler doğrudan uğradıkları zararın kendilerine verilmesini isteyebilmeleri mümkündür. İddia edilen zarar doğrudan zarar niteliğinde olduğundan, davacının kooperatif üyesi olup olmadığına bakılmaksızın, zararını ve davalıların sorumluluklarını ispatlaması kaydıyla, zararının giderilmesini isteyebilecektir. Hemen belirtilmelidir ki, davacının kötü yönetime dayalı olarak zararının giderilmesini talep edebilmesi için öncelikle oluşan zarardan dava dışı kooperatifin sorumlu olduğunu ortaya koymalıdır. Kooperatifin sorumlu olmadığı bir zarardan davalıların yönetici sıfatıyla sorumlu olmaları mümkün değildir. Şöyle ki, öncelikle kooperatifin faaliyetinden bir zarar doğmalı ve devamında bu faaliyetin davalıların kötü yönetiminden kaynaklanması gerekmektedir. Bu iki hususun aynı anda mevcut olmadığı hallerde yöneticilerin sorumluluğunda bahsedilemez.
Davacının dava dışı kooperatif aleyhine aynı iddialarla açtığı davanın yargılamasının ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... E sayılı dosyasında yapıldığı, yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine Konya BAM . Hukuk Dairesi'nin ... E. ... K. sayılı kararı ile "Davacı davalının sulama taleplerini yerine getirmemesi sebebi ile uğradığı zararın tazminini talep ederken, davalı ise davacının kooperatif üyesi olmadığı gibi, taleplerin mümkün olduğu ölçüde karşılandığını ve oluşan zararda bir kusur veya ihmalinin bulunmadığını iddia etmiştir. Dosya arasına alınan davalı kooperatife ait kooperatif ana sözleşmesinde suyun kullanımı düzenlenmiştir. Bu kapsamda davacının kullandığı taşınmaz hazineye ait tarım arazisidir ve davacı taşınmazı hak sahibi olarak hazine arazisinin yasal kiracısı olan şahıstan hak sahibi olmadığı halde kiralayarak kullanmıştır. Bu durumda kooperatif ana sözleşmesinin yukarıda belirtilen maddeleri de nazara alındığında davalının kooperatif üyesi olmayan davacıya su verme zorunluluğu bulunmadığı gibi oluşan zararda da kasıt veya ihmali söz konusu olamaz. Kiracı sıfatı ile davacının, aralarındaki sözleşme uyarınca kiralayandan ürünleri sulayamama kaynaklı zararı talep edebilmesi mümkün ise de, bu hususta ancak kira ilişkisinin kapsamı ve kiralayanın zarar ile illiyet içeren davranışı ile mümkündür. Ayrıca davacı taraf yukarıda belirtilen kooperatif ana sözleşmesinin 108. maddesine göre, sulamanın başlayacağı tarihten en az bir ay önce sulama zamanlarının tespiti konusunda beyanname doldurup yönetim kuruluna vermesi gerekirken, bu hususta yazılı veya sözlü bir müracaatta da bulunmamıştır, davacı taraf kooperatif üyesi olsa dahi yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde suyun verilemeyeceği hususu ana sözleşmede açıkça belirtilmiştir. Sonuç olarak davalı kooparetifin davacının zararının oluşumunda, sorumluluğu bulunmamaktadır." gerekçeleriyle ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verildiği, karara karşı temyiz başvurusunda bulunulması üzerine ise Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E . ... K sayılı ilamı ile Konya BAM 6. HD'nin kararının onanmasına karar verildiği ve ret kararının 16/09/2021 tarihi itibariyle kesinleştiği anlaşılmıştır.
Bu kapsamda, davacının davaya konu ettiği zararından dava dışı kooperatifin sorumlu olmadığı kesinleşen mahkeme ilamı ile sabit hale gelmiştir. Davacı yönetim ve denetim görevinin ihmaline dayalı olarak tazminat isteminde bulunmuş olup, dava dışı kooperatifin oluşan zarardan sorumlu olmaması karşısında, davalıların görevlerini ihmal etmedikleri bilakis ana sözleşmeye uygun hareket ettikleri kabul edilmelidir. Bahsi geçen BAM kararında kooperatif tarafından davacıya su verilmemesinin ana sözleşmeye uygun olduğu belirtilmiştir. Dolayısıyla, kooperatif yönetim ve denetim kurulu üyeleri olan davalıların görevlerini ana sözleşemeye ve kanuna uygun şekilde yerine getirdikleri açıktır.
Anılan nedenlerle, varsa oluşan zarardan davalıların sorumlu olmadıkları, davacının aksi yöndeki iddialarını usulünce ispatlayamadığı, yine davalı ...'e yönelik dava yönünden tazminat hakkının zamanaşımına uğradığı sonucuna varıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçelerle ;
1-DAVANIN REDDİNE,
2-Peşin alınan 1.047,30 TL. nispi karar ve ilam harcından karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40 TL. karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 431,90 TL. harcın istek halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderleri ile gerekçeli kararın tebliği için davacı avansından yapılacak olan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalılar tarafından yapılan bir yargılama gideri tespit edilemediğinden bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı ... kendini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,00 TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine,
6-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 4.200,00 TL. yargılama giderinin, davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
7-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın, 6100 s. HMK'nın 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde ve re'sen davacıya iadesine,
Dair ; davacı ile bir kısım davalılar vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 05/03/2025
Başkan Üye Üye Katip