T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
"TÜRK MİLLETİ ADINA"
T.C. GEREKÇELİ KARAR
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO :
KARAR NO :
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
DAVACILAR : 1-
2-... -
3-... -
VEKİLİ :
DAVALI : 1-
VEKİLİ :
DAVALILAR : 2-
3-...
VEKİLİ :
İHBAR OLUNAN : 1-
VEKİLİ :
İHBAR OLUNAN : 2-
VEKİLİ :
İHBAR OLUNAN : 3-
VEKİLİ :
DAVA : TAZMİNAT
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili dava dilekçesiyle özetle; 11/11/2023 tarihinde davalı sigorta şirketinin ZMMS ile sigorta örtüsü alınan diğer davalı ... adına kayıtlı diğer davalı ... yönetimindeki ... plakalı araç ... Tramvay durağı karşısına geldiğinde karşıya geçmeye çalışan müvekkillerinin murisi olan ... ve ... ile müvekkilleri ... ve ...' a çırptığını, kaza sonrası müvekkillerinin murisi olan ... ve ...' ın olay yerinde hayatı kaybettiğini, kazaya karışan diğer müvekkillerinin ise yaralandığını, Konya Şehir Hastanesi yoğun bakım ünitesine kaldırılan ...'in uzun süre yoğun bakımda kaldığını ve halen tedavisine aynı hastanede devam edildiğini, olay yeri trafik ekiplerince düzenlenen tutanağa göre davalı sürücünün 51/2-B (hız sınırlarına riayet etmemek) maddesini ihlal ettiğini, müvekkillerinin murislerinin de bulunduğu yayaların ise 68/1-B maddesini (taşıt yolunun karşı tarafına geçmek isteyen yayaların taşıt yolunu yaya ve okul geçidi ile kavşak giriş ve çıkışları dışında herhangi bir yerden geçmeleri yasaktır) ihlal ettiklerini, yine soruşturma kapsamında aldırılan 05/12/2023 tarihli trafik bilirkişi raporunda da aynı tespitler yapıldığını, her ne kadar trafik kazasında müteveffalar ... ve ...'nın kusurlu bulunsa da KTK'nun 68/1-B maddesinin devamında "100 metre kadar mesafede yaya geçiti veya kavşak bulunmayan yerlerde yayalar taşıt trafiği için engel teşkil etmemek şartıyla taşıt yolunu geçebilirler" hükmünün bulunduğunu, 05/12/2023 tarihli trafik bilirkişi raporuna göre karşıya geçmek istenilen bölgenin 500 metre solunda 600 metre sağında yaya üst geçidi bulunmadığını, dolayısıyla müvekkillerinin murislerinin ve diğer tüm yayaların geçebileceği başka bir alternatiflerini olmadığını, bu nedenle davalının %100 kusurlu olduğunun ispatı için bu durumun yeterli olduğunu, kaza tespit tutanağında sürücü ...’nin kullandığı aracın, 89,6 metre fren izi tespit edilmiş olup yine kaza anında Emniyet tarafından yapılan uyuşturucu madde testinde sürücünün Amfetamin testinin pozitif çıktığını, mahkemece görevlendirilecek bilirkişilerden rapor alındıktan sonra davalı sürücü ...'nin %100 kusurlu şekilde kazaya sebebiyet verdiğinin tespit edileceğini, 11.11.2023 günü geçirdiği trafik kazası sonucu, hayatını kaybeden davacıların desteği ... 15.05.1991, diğer destek ... ise ... doğumlu olduğunu, davacıların destekleri ... ve ...' ın kaza olayı meydana gelmemiş olsaydı davacılara hayatları boyunca destek olabileceklerini, onların ölümü ile davacıların maddi ve manevi desteklerinden yoksun kaldıklarını, müteveffa ... ve ...'ın ölümü ile ... doğumlu müvekkili ... (...'nin eşi, ...'nın babası), ... Doğumlu müvekkili ... (...'nin oğlu, ...'nın kardeşi) ve ... doğumlu müvekkili ... (...'nin oğlu, ...'nın kardeşi) murislerinin maddi ve manevi desteğinden yoksun kaldıklarını, davalarının 6100 sayılı yeni Hukuk Yargılama Yasası’nın 107.maddesine göre ‘belirsiz alacak davası’ olarak açıldığını, yargılama sırasında toplanacak delillere, mahkemece yapılacak incelemelere ve tazminat hukuku alanında uzman bilirkişiden alınacak raporlara göre belirlenecek maddi tazminat tutarlarının, peşin harcı yatırıldıktan sonra, hüküm altına alınması dileğinde bulunduklarını, kaza yapan ... plakalı aracın kaza tarihi itibariyle davalı ... Sigorta A.Ş.’nin sigorta örtüsü altında bulunduğunu, taraflarınca dava açılmadan önce davalı ... Sigorta A.Ş.’ye 24.11.2023 tarihinde yazılı dilekçe ile başvuru yaptıklarını, taraflarınca dava açılmadan önce ticari dava şartı olan Arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, yapılan görüşmelerde taraflarla anlaşma sağlanamadığından bahisle haklı davalarının kabulü ile, öncelikle hüküm altına alınacak alacağın tahsil edilememe riskine karşılık ...'ye ait ... plakalı aracın trafik kaydı ile davalılar ... ve ...'nin tüm taşınır ve taşınmazları ile üçüncü kişilerdeki ve bankalardaki hak ve alacakları üzerine verilecek kararın kesinleşmesine kadar cebri icra yoluyla satışı ve 3. Şahıslara devri engelleyici nitelikte “ihtiyati tedbir” şerhi konulmasına; kabul edilmemesi halinde dava harca esas değer olan 1.000.200,00 TL tutarında teminatsız olarak “ihtiyati haciz” şerhi konulmasına, trafik kazasında destekleri ... ve ...'ı kaybeden davacıların her bir müteveffa yönünden ayrı ayrı 6100 sayılı Yasa’nın 107. Maddesi uyarınca toplanacak delillere göre, destekten yoksun kalma tazminat tutarı belirlenerek, (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere) sürücü ve işleten yönünden olay tarihinden, sigorta şirketi yönünden (sigorta limitleri aşılmamak üzere) temerrüt tarihinden işletilecek avans faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte müşterek ve müteselsilen davalılardan tahsiline, Davacı ... için eşi olan ...'ın vefatı nedeniyle 200.000,00 TL, kızı ...'ın vefatı nedeniyle 200.000,00 TL, olmak üzere toplam 400.000,00 TL, davacı ... için annesi ...'ın vefatı nedeniyle 150.000,00 TL, kardeşi ...'ın vefatı nedeniyle 150.000,00 TL olmak üzere toplam 300.000,00 TL, diğer davacı ... için annesi ...'ın vefatı nedeniyle 150.000,00 TL, kardeşi ...'ın vefatı nedeniyle 150.000,00 TL olmak üzere toplam 300.000,00 TL ve sonuçta toplamda 1.000.000,00 TL manevi tazminatın, olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte sürücü ve işletenden müşterek ve müteselsilen tahsiline, davalı ...'nin kusurlu oluşu, işbu davanın uzun bir süre karara bağlanamama ihtimali, müvekkillerin ekonomik durumları da göz önüne alınarak, 6098 sayılı TBK 76. Maddeye göre müvekkil lehine 200.000,00 TL geçici ödemeye hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalılara müşterek ve müteselsilen yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacılar vekili 09/02/2024 tarihli açıklama dilekçesiyle özetle; Müteveffa ...'ın vefatı nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik; 50,00 TL ..., 25,00 TL ... ve 25,00 TL ... lehine olmak üzere toplam 100,00 TL maddi tazminat talebinde bulunduklarını, Müteveffa ...'ın vefatı nedeniyle ise fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50,00 TL ..., 25,00 TL ... ve 25,00 TL ... lehine olmak üzere toplam 100,00 TL maddi tazminat talebinde bulunduklarını, eksik harcı yatırdıklarını beyan etmiştir.
Davacılar vekili talep artırım dilekçesiyle özetle; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla destek ... yönünden, davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla temerrüt tarihinden, diğer davalılar ... ve ... yönünden ise kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte Davacı ... için 50,00 TL olarak talep ettikleri destekten yoksun kalma tazminatını 253.824,14 TL artırarak 253.874,14 TL, destek ... yönünden, davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla temerrüt tarihinden, diğer davalılar ... ve ... yönünden ise kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte Davacı ... için 50,00 TL olarak talep ettikleri destekten yoksun kalma tazminatını 878.419,05 TL artırarak 878.469,05 TL, davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla temerrüt tarihinden, diğer davalılar ... ve ... yönünden ise kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte Davacı ... için 25,00 TL olarak talep ettiğimiz destekten yoksun kalma tazminatını 194.301,85 TL artırarak 194.326,85 TL, davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla temerrüt tarihinden, diğer davalılar ... ve ... yönünden ise kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte Davacı ... için 25,00 TL olarak talep ettiğimiz destekten yoksun kalma tazminatını 152.057,40 TL artırarak 152.082,40 TL olarak ettiklerinden bahisle Destek ... yönünden; davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla temerrüt tarihinden, diğer davalılar ... ve ... yönünden ise kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte Davacı ... için 253.874,14 TL, destekten yoksun kalma tazminatının müşterek ve müteselsil tahsiline, Destek ... yönünden; davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti sınırlı olmak kaydıyla ve temerrüt tarihinden, diğer davalılar ... ve ... yönünden ise kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacı ... için 878.469,05 TL, (06.01.2025 tarihli bilirkişi raporuna göre sigorta şirketinin garame hesabına göre poliçe limitindeki payı 740.515,69 TL) destekten yoksun kalma tazminatının müşterek ve müteselsil tahsiline, Destek ... yönünden; davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti sınırlı olmak kaydıyla ve temerrüt tarihinden, diğer davalılar ... ve ... yönünden ise kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacı ... için 194.326,85 TL (06.01.2025 tarihli bilirkişi raporuna göre sigorta şirketinin garame hesabına göre poliçe limitindeki payı 163.810,08 TL) destekten yoksun kalma tazminatının müşterek ve müteselsil tahsiline, Destek ... yönünden; davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti sınırlı olmak kaydıyla ve temerrüt tarihinden, diğer davalılar ... ve ... yönünden ise kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacı ... için 152.082,40 TL (06.01.2025 tarihli bilirkişi raporuna göre sigorta şirketinin garame hesabına göre poliçe limitindeki payı 128.199,62 TL) destekten yoksun kalma tazminatının müşterek ve müteselsil tahsiline, Davacı ... için eşi olan ...'ın vefatı nedeniyle 200.000,00 TL, kızı ...'ın vefatı nedeniyle 200.000,00 TL, olmak üzere toplam 400.000,00 TL, davacı ... için annesi ...'ın vefatı nedeniyle 150.000,00 TL, kardeşi ...'ın vefatı nedeniyle 150.000,00 TL olmak üzere toplam 300.000,00 TL, diğer davacı ... için annesi ...'ın vefatı nedeniyle 150.000,00 TL, kardeşi ...'ın vefatı nedeniyle 150.000,00 TL olmak üzere toplam 300.000,00 TL ve sonuçta toplamda 1.000.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'den müşterek ve müteselsil tahsiline, yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. Vekili cevap dilekçesiyle özetle; Davacının HMK’nun yetki kurallarına aykırı olarak yetkisiz mahkemede huzurdaki davayı açtığını, davalı müvekkili şirketin merkez adresinin Ataşehir/İstanbul'da olduğunu, bu nedenle yetki bakımından davanın reddedilerek dosyanın yetkili İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, davacıların, dava dilekçesinde 200,00 TL maddi tazminat (destekten yoksun kalma tazminatı) talep etmişseler de talep miktarının her davacı için ayrı ayrı belirtilmesi gerektiğini, aksi halde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini talep ettiklerini, zarar görenin, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altında olduğunu, başvuru şartının yerine getirilmiş kabul edilebilmesi için gerekli belgelerin tamamının sigorta şirketine ibraz edilmesi ve ödeme süresi dolmasına rağmen ödeme yapılmamış olması gerektiğini, davacı tarafa 08.12.2023 tarihli yazı ve ... kodu ile eksik belgelerin iletilmesi akabinde taleplerinin (kusur durumuna göre) yasal mevzuat kapsamında değerlendirmeye alınabileceğinin bildirildiğini, davacı tarafından eksik evraklar giderilmeden işbu davanın ikame edildiğini, bu nedenle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddedilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında olduğunu, zarar görenlerin yaya kaldırım bulunan yolda, kaldırımı kullanmaksızın taşıt yolu üzerinden yürüdüğü esnada dava konusu kazanın meydana geldiğini, zarar görenlerin mevzuat hükümleriyle belirlenen kuralları ihlal ederek kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olduklarını, bu nedenlerle sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olması nedeniyle öncelikle huzurdaki davanın reddine, aksi halde kusur oranlarının şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespiti açısından rapor aldırılmasına karar verilmesini talep ettiklerini, kardeşlerin ve yeğenlerin destekten yoksun kalma tazminat haklarının bulunmadığını, bu nedenle ... ve ... yönünden ...' ın ölümü nedeniyle talep edilen destekten yoksun kalma tazminatının reddedilmesi gerektiğini, itirazları baki kalmak kaydıyla tazminat tutarının TRH-2010 tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak hesaplanması gerektiğini, soruşturma ve kovuşturma dosyalarının celbini talep ettiklerini, davacının faize ilişkin taleplerinin reddinin gerektiğini, müvekkili şirketin temerrüdünden bahsedilemeyeceğini, her halükarda davacının temerrüt tarihinden itibaren faiz taleplerinin reddinin gerektiğinden bahisle öncelikle yetkisizlik kararı verilerek dosyasının yetkili İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, davacının taleplerini açık bir şekilde belirtmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, davacının doğrudan dava yoluna başvurmuş olması nedeniyle, HMK 115. maddesi gereği dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığından huzurdaki davanın reddine, destekten yoksun kalma tazminatı talep edilen kardeşlerin destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin reddine, itirazları baki kalmak kaydıyla; tazminat hesabının ZMS Sigortası Genel Şartları A.5/ç maddesi ve ekinde yer alan esaslara göre yapılmasına, muaccel bir alacağın doğmadığı dikkate alınarak müvekkili şirketin yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ve ... Vekili cevap dilekçesiyle özetle; davanın görevli mahkemede açılmadığı için davanın usulden reddinin gerektiğini, davada görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemeleri olduğunu, Konya CBS'nin ...Soruşturma numaralı dosya kapsamında iddianamenin 28.2.2024 tarihinde hazırlandığını, kusur yönünden dosyaya esas alınabilecek kapsamlı bir inceleme gerçekleştirilmediğini, Konya . Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas numaralı dava dosyasının henüz 03.03.2024 tarihinde açıldığını, ilk duruşma gününün 07.05.2024 olarak belirlendiğini, kaza tespit tutanağında müvekkili ...'nin 2918 Sayılı KTK'nın 51/2-b'de belirtilen "hız sınırlarına riayet etmemek" maddesini ihlal ettiğini, müteveffa yayaların ise aynı kanunun 68/1-b maddesi olan "Taşıt yolunun karşı tarafına geçmek isteyen yayaların taşıt yolunu, yaya ve okul geçidi ile kavşak giriş ve çıkışları dışında herhangi bir yerden geçmeleri yasaktır.
" madde hükmünü ihlal ettiklerinin belirlendiğini, bunun yanı sıra yayaların ve araçların güvenli bir şekilde trafikte seyredebilmeleri için gerekli önlemleri almak ve düzeni sağlamaktan sorumlu bulunan ... ve Konya Büyükşehir Belediyesi kuruluşlarının da kusurlu olduğunu, yol aydınlatması görevi gören lambaların (şimdilik tespit edildiği kadarıyla art arda 2 elektrik direği toplam 4 aydınlatma lambası) çalışmadığını, buna bağlı olarak yolun kazanın meydana geldiği kısmının tamamen karanlık olduğunu, yayaların yaya geçidi olmayan bir yerde karşıdan karşıya geçmeye çalışmalarının yayaların yakın mesafedeki üstgeçidi kullanmamalarının, yolun orta şeridinde karşıdan karşıya geçmeye çalışırken müvekkilinin önüne aniden çıkmalarının, yayaların tamamının koyu renkli giyinmekte ve el ele tutuşur vaziyette olmalarının kazanın oluşumundaki sebepler olduğunu, kazanın meydana geldiği yerde hız sınırının 82 km olduğunu, hız sınırlarına riayet edildiği takdirde dahi somut olaydaki gibi sonuçlanacak bir kazanın meydana gelmesinin kaçınılmaz olduğunu, bu durumun hukukta zarar görenin ağır kusuru olarak adlandırıldığını, kazanın gerçekleştiği yolun Konya Büyükşehir Belediyesi sınırlarında kaldığını, yolda trafik ve yayaların güvenliğini sağlaması gereken kuruluşun da Konya Büyükşehir Belediyesi olduğunu, nitekim, yolun ilerleyen kısımlarında şehir merkezine doğru yaklaşıldıkça araç yolundan yayaların geçmesini önlemek amacıyla yüksek demir çitler yapıldığı ve bunların üzerinde Konya Büyükşehir Belediyesi logosunun bulunduğunun görüldüğünü, kazanın olduğu yerin yakınlarında üstgeçit bulunmasına rağmen belediyenin hiçbir önlem almadığını, bu nedenle gerek ... gerekse Konya Büyükşehir Belediyesinin dava konusu kazanın meydana gelmesinde açıkça kusurlu olduklarını, zira kaza mahallinde 2017 yılında meydana gelen bir trafik kazası hakkında "... Tramvay Durağında YİNE Kaza Meydana Geldi!" başlığıyla haber yapıldığını, haber sitelerinin çoğunda aynı bölgede farklı yıllarda meydana gelen kazalarla ilgili haberler ve görseller yayınlandığını, her şeye rağmen Konya Büyükşehir Belediyesinin yol güvenliğini sağlamak adına hiçbir önlem almadığını, bu nedenlerle huzurda görülen davanın Konya Büyükşehir Belediyesi ve ...'a ihbar edilmesini talep ettiklerini, ayrıca müvekkili ...'nin uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisinde olduğuna dair iddialar tamamen gerçek dışı olduğunu, husumet yönünden de davanın reddinin gerektiğini, manevi tazminatın bir zenginleşme aracı olmadığını, müvekkili ...' nin henüz 19 yaşında olup cezaevinde tutuklu olması nedeniyle psikolojik yönden büyük bir çöküntü içerisinde girdiğini, diğer müvekkili ...'nin olay yerine giderek yaralılara yardımcı olmaya çalıştığını, yaralıların durumu hakkında dolaylı yoldan bilgi alıp taziye ve geçmiş olsun dileklerinde bulunduğunu, müvekkilinin arkasındaki aracın kazazedelerin birinin üzerinden geçtiğinin görüntülerde tespit edildiğini, bu araç şoförünün de davaya ihbar edilmesini talep ettiklerini, destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin koşulların oluşmadığını, davacıların söz konusu olaydan dolayı sosyal güvenlik kurumundan herhangi bir ödeme alıp almadığının tespitinin gerektiğini, davacıların faiz taleplerini kabul etmemekle birlikte mahkemenin aksi yönde hüküm kurması halinde davada hükmedilmesi gereken faizin yasal faiz olduğunu, görevsiz mahkemede açılan işbu davanın öncelikle usul yönünden, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine, Konya Büyükşehir Belediyesi ve ... kurumlarının işbu davaya ihbar edilmesine, kazaya karışan ve 10 numaralı şahsın üzerinden geçen ikinci araç şoförünün tespit edilerek işbu davaya ihbar edilmesine, davacı tarafın ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddine, Konya Cumhuriyet Başsavcılığı ...Soruşturma ve Konya .Ağır Ceza Mahkemesi ... Esas numaralı dosyaların işbu dosyada bekletici mesele yapılmasına, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazası nedeniyle uğranılan zararın tahsiline ilişkin tazminat isteminden ibarettir.
Bir motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen trafik kazasında, zarar görenlerin zararından, 6098 sayılı TBK'nın 49. Maddesi uyarınca araç sürücüsü, 2918 sayılı KTK'nın 85. Maddesi uyarınca araç işleteni ve şartları varsa teşebbüs sahibi ve 2918 sayılı KTK'nın 91. Maddesi uyarınca sigortacı müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Trafik kazası nedeniyle zarara uğradığını iddia eden hak sahipleri tarafından açılan tazminat davalarında ispat yükü 6098 sayılı TBK'nın 50. Maddesi uyarınca zarar gören üzerinde olup, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat etmek zorundadır.
Yine bu tür davalarda 2918 sayılı KTK'nın 97. Maddesi uyarınca, zarar görenin dava açmadan önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvuru yapması gerekmekte olup bu husus sonradan giderilmesi de mümkün olmayan dava şartlarındandır. Ayrıca yazılı başvurudan hemen sonra dava açılması mümkün olmayıp 15 günlük sürenin dolmasından sonra dava açılabilecektir. Sigorta kuruluşu kendisine yapılan yazılı başvuruya karşı 15 gün içinde cevap vermek ve 2918 sayılı KTK'nın 99. Maddesine göre 8 iş günü içinde de tazminatı ödemek zorundadır. Sekiz iş günü içinde sorumlu olduğu tazminatı ödemeyen sigortacı 9. gün itibariyle temerrüde düşecektir.
Hak sahipleri tarafından talep edilebilecek tazminatlar ise 2918 sayılı KTK'nın 90. Maddesi uyarınca 2918 sayılı KTK ile 6098 sayılı TBK'nın haksız fiile ilişkin hükümleri uygulanacaktır.
Somut olayda davacılar davaya konu trafik kazası neticesinde vefat eden ... ve ...'ın desteğinden yoksun kaldıklarını, ölüm nedeniyle manevi zarara uğradıklarını iddia ederek maddi ve manevi tazminat istemlerinde bulunmuştur.
Davaya konu 11/11/2023 tarihli trafik kazasının, davalı ... idaresindeki ... plakalı otomobil ile ... Caddesi üzerinde ... Caddesi Kavşağı istikametinden ... Kavşağı istikametine doğru sol şeridi takiben seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde aracının ön kısımları ile; sağ tarafından kaplamaya girerek karşıdan karşıya geçmekte olan yayalar ... , ..., ... doğumlu ..., ... doğmlu ..., ... , ... doğumlu ..., ... doğumlu ... , ... , ... doğumlu ... çarpması sonucu meydana geldiği, kaza sonucu ... ve ...'ın vefat ettiği anlaşılmıştır.
Kaza sonrasında görevli kolluk tarafından tanzim edilen kaza tespit tutanağı ile, trafik kazasının oluşmasında davalı ... ile müteveffaların kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Yine soruşturma dosyasında alınan 05/12/2023 tarihli kök ve 05/01/2024 tarihli ek rapor ile de asli tali ayrımı yapmaksızın her iki tarafından kusurlu olduğu mütalaa edilmiştir. Kovuşturma dosyasında alınan 03/07/2024 tarihli ATK raporu ile ise kazanın oluşmasında müteveffaların asli, davalı ...'nin ise tali kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Mahkememizce tanzim ettirilen 27/09/2024 tarihli ATK raporu ile kazanın oluşmasında müteveffaların % 70, davalı ...'nin ise % 30 oranında kusurlu olduğu mütalaa edilmiştir.
Mahkememizce, 27/09/2024 tarihli ATK raporundaki tespitlerin dosya kapsamına ve olayın oluş şekline uygun olması, yine mevcut raporlar ile de uyumlu olması nedeniyle, davaya konu trafik kazasının oluşmasında müteveffaların % 70, davalı Sefa Sevi'nin ise % 30 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
Kazada vefat eden ... davacılardan ...'ın eşi, diğer davacıların ise annesi olup, kural olarak davacılar ile müteveffa ... arasında desteklik ilişkisinin bulunduğu kabul edilmelidir. Davalı tarafça bu karinenin aksi usulünce ispatlanamadığından davacılar ile müteveffa ... arasında desteklik ilişkisi bulunduğu kabul edilmiştir.
Müteveffa ... yönünden ise, ... davacı ...'ın kısı olup, araların karine olarak desteklik ilişkisi mevcuttur. Aksinin davalı tarafça ispatlanamamış olması karşısında ... ile davacı ... arasında desteklik ilişkisinin mevcut olduğu kabul edilmiştir.
Kardeşler arasında ise desteklik ilişkisinin mevcudiyeti konusunda bir karine bulunmamaktadır. Bu nedenle davacı ... ile davacı ..., müteveffa ... ile aralarında desteklik ilişkisi bulunduğunu ispatlamalıdır. Davacılar tarafından bu yönde ispata elverişli bir delil ibraz edilmediğinden davacı ... ile ...'ın ...'ın ölümüne dayalı olarak açtıkları destekten yoksun kalma tazminatı davalarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Tazminat hesabının ne şekilde yapılacağı konusunda 2918 sayılı KTK'da ve 6098 sayılı TBK'da açık bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu kapsamda hesaplamanın yargı kararları ile yerleşik hale gelen uygulamalara göre yapılması gerekir. Hesaplamalarda prograsif rant yönteminin uygulanması konusunda herhangi bir görüş farklılığı yoksa da bakiye yaşam süresinin tespitinde hangi yaşam tablosunun esas alınacağı konusunda Konya BAM . HD. nin uygulamaları ile Yargıtay uygulamaları farklılık arz etmektedir.
Konya BAM . HD.'nin yerleşik hale gelen uygulamalarına göre, 2918 sayılı KTK ile genel şartlara yapılan atfın, AYM'nin 17/07/2020 tarihli ... E ... K sayılı kararı ile iptaline karar verilmesi nedeniyle bakiye yaşam süresinin PMF 1931 yaşam tablosuna göre belirlenmesi gerekir. (Konya BAM . HD.'nin 17/02/2023 gün ve ... E ... K)
TRH 2010 yaşam tablosunun, genel şartların yürürlüğe girmesiyle uygulanmaya başlandığı, önceki dönemde PMF 1931 yaşam tablosunun uygulandığı bilinen bir gerçektir. Genel şartların yürürlüğe girmesinden önceki dönemde, her ne kadar Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve Yargıtay Dairelerinin uygulamalarına istinaden PMF 1931 yaşam tablosu esas alınmaktaysa da TRH 2010 yaşam tablosunun esas alınmasına da engel yasal bir düzenleme bulunmamaktaydı. Genel şartların yürürlüğe girmesiyle birlikte, KTK'da genel şartlara yapılan atıflar nedeniyle, hesaplamalarda TRH 2010 yaşam tablosunun dikkate alınması yasal bir zorunluluk haline gelmiş, devam eden süreçte ise AYM'nin 17/07/2020 tarihli ... E ... K sayılı iptal kararı ile bu zorunluluk ortadan kalkmıştır. Hemen belirtilmelidir ki, iptal kararı ile sadece bu zorunluluk ortadan kalkmış olup, iptal kararı TRH 2010 yaşam tablosunun uygulanmasını imkansız hale getirmemiştir. Gelinen aşamada, mahkemeler takdir yetkisi kapsamında gerek PMF 1931 yaşam tablosunu, gerekse TRH 2010 tablosunu esas alabilecektir. Ancak takdir hakkının, 4721 sayılı TMK'nın 4. maddesi uyarınca hakkaniyete uygun olarak kullanılması gerekir. Bu takdir hakkı kapsamında, genel kabul gören yaşam tablosunun esas alınması hakkaniyete daha uygun olacaktır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 02/12/2021 tarihli, ... E, ... K sayılı ilamı ve 21/12/2021 tarihli, ... E., ... K sayılı ilamı ile bakiye yaşam süresinin tespitinde ülkemize özgü ve güncel verileri içeren TRH 2010 yaşam tablosunun dikkate alınması gerektiğine işaret etmiştir. Yine, Yargıtay Daireleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin uygulamaları da bu yönde olmuştur. Bu nedenle, TRH 2010 yaşam tablosunun dikkate alınmasının hakkaniyete daha uygun olacağı kabul edildiğinden, Konya BAM . HD.'nin PMF 1931 yaşam tablosunun dikkate alınmasına yönelik görüşüne iştirak edilmemiştir.
Kısaca üzerinde durulmasının faydalı olacağı düşünülen bir diğer husus ise, 14/02/2023 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Anayasa Mahkemesi'nin 29/12/2022 gün ve ... E. ... K sayılı kararı iptal kararıdır. 7237 sayılı yasanın 18. maddesiyle 2918 sayılı KTK'nın 90. maddesinde yapılan değişiklik ile, 09/06/2021 tarihinden sonra meydana gelen trafik kazaları yönünden bakiye yaşam süresinin tespitinde TRH 2010 yaşam tablosunun uygulanması yasal zorunluluk haline gelmiştir. Ancak, anılan değişikliğin AYM tarafından iptaline karar verilmesi karşısında bu zorunluluk ortadan kalkmış olup, iptal kararının TRH 2010 yaşam tablosunun uygulanmasına engel bir yönü yoktur.
Belirlenen kriterlere göre hazırlandığından ve dosya kapsamına uygun olduğundan hükme esas alınan 06/05/2025 tarihli bilirkişi raporu ile TRH 2010 yaşam tablosu dikkate alındığında, destek ...'ın ölümü nedeniyle davacı ...'ın uğradığı zararın 1.300.109,50 TL, davacı ...'ın uğradığı zararın 72.481,71 TL, davacı ...'ın uğradığı zararın 107.701,85 TL olduğu, toplam zararın poliçe limitini aşması nedeniyle garame hesabı yapıldığından davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun ... yönününden 915.748,16 TL, ... yönünden 51.053,39 TL, ... yönünden ise 75.861,13 TL olduğu, yine davacı ...'ın ...'ın ölümü nedeniyle uğradığı destek zararının 366.325,90 TL olduğu mütalaa edilmiştir.
6098 sayılı TBK'nın 52. Maddesine göre; Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir. Anılan yasal düzenlemede de belirtildiği üzere zarar görenin zararın oluşmasında ya da zararın artmasında bir ihmali varsa bu hususun tazminatın belirlenmesinde dikkate alınması gerekir. Bir başka deyişle zararın oluşumunda zarar görenin de müterafik kusurunun bulunması halinde tazminattan indirim yapılması gerekmektedir. Müterafik kusurun dikkate alınması için bu yönde yapılan bir savunmaya gerek olmayıp Mahkemece müterafik kusurun resen dikkate alınması gerekmektedir. Nitekim bu husus Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamında da vurgulanmıştır. Ayrıca müterafik kusur indirimi nedeniyle kısmen reddedilen tutar üzerinden davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmeyeceği noktasında da duraksama bulunmamaktadır.
Somut olayda, ... ile ... yaya konumunda olup, atfı mümkün bir müterafik kusur tespit edilemediğinden, hesaplanan tutardan müterafik kusur indirimi yapılamayacağı kabul edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davaya konu trafik kazasının oluşmasında davalı ...'nin % 30 oranında kusurlu olduğu, kaza neticesinde ... ile ...'ın vefat ettiği, ...'ın vefatı nedeniyle davacıların tamamının, ...'ın vefatı nedeniyle ise davacı ...'ın destek zararına uğradığı, davalı ...'nin sürücü, davalı ...'nin işleten, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin ise ZMMS sigortacısı sıfatıyla oluşan zarardan sorumlu olduğu, ...'ın vefatı nedeniyle davacı ...'ın talep edebileceği destek tazminatı tutarının sigorta şirketinin sorumluluğu 915.748,16 TL ile sınırlı olmak üzere 1.300.325,50 TL, davacı ...'ın talep edebileceği destek tazminatı tutarının sigorta şirketinin sorumluluğu 51.053,39 TL ile sınırlı olmak üzere 72.481,71 TL, davacı ...'ın talep edebileceği destek tazminatı tutarının sigorta şirketinin sorumluluğu 75.861,13 TL ile sınırlı olmak üzere 107.701,85 TL olduğu, ...'ın vefatı nedeniyle ise davacı ...'ın 366.325,90 TL tutarında destek zararına uğradığı, davacı ... ile davacı ...'ın ... ile aralarında desteklik ilişkisi bulunduğunu ispatlayamadıkları sonucuna varıldığından, ... yönünden taleple bağlılık ilkesi gözetilerek davacı ...'ın maddi tazminat davasının kabulüne, diğer davacıların maddi tazminat davalarının ise kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
TBK'nın 56. Maddesine göre; Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.
Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek, tazminata benzer fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin, bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminatı takdir etmesi gerekir( HGK 23/06/2004, ... )
Somut olayda, kazanın oluş şekli ve sonucu, davacıların müteveffalar ile olan bağları, tarafların kusur oranları, paranın alım gücü, tarafların sosyal ekonomik durumları, manevi tazminatın tatmin ve caydırıcılık fonksiyonu dikkate alınarak davacıların manevi tazminat davalarının kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçelerle ;
1-DAVACI ...'IN MADDİ TAZMİNAT DAVASININ KABULÜ ile,
a)Destek ...'ın ölümü nedeniyle 253.874,14 TL,
b)Destek ...'ın ölümü nedeniyle 878.469,05 TL olmak üzere toplam 1.132.343,19 TL destekten yoksun kalma tazminatının, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 13/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ... ve davalı ... yönünden ise 11/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine,
2-DAVACI ...'IN ...'IN ÖLÜMÜNE DAYALI OLARAK AÇTIĞI DESTEKTEN YOKSUN KALMA TAZMİNATI DAVASININ REDDİNE,
3-DAVACI ...'IN DESTEK ...'IN ÖLÜMÜNE DAYALI OLARAK AÇTIĞI DESTEKTEN YOKSUN KALMA TAZMİNATI DAVASININ KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, 72.481,71 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğu 51.053,39 TL ile sınırlı olmak üzere, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 13/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ... ve davalı ... yönünden ise 11/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
4-DAVACI ...'IN ...'IN ÖLÜMÜNE DAYALI OLARAK AÇTIĞI DESTEKTEN YOKSUN KALMA TAZMİNATI DAVASININ REDDİNE,
5-DAVACI ...'IN DESTEK ...'IN ÖLÜMÜNE DAYALI OLARAK AÇTIĞI DESTEKTEN YOKSUN KALMA TAZMİNATI DAVASININ KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, 107.701,85 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğu 75.861,13 TL ile sınırlı olmak üzere, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 13/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ... ve davalı ... yönünden ise 11/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
6-DAVACI ...'IN MANEVİ TAZMİNAT DAVASININ KABULÜ ile, ...'ın ölümü nedeniyle 200.000,00 TL, ...'ın ölümü nedeniyle 200.000,00 TL olmak üzere toplam 400.000,00 TL manevi tazminatın 11/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ile davalı ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine,
7-DAVACI ...'IN MANEVİ TAZMİNAT DAVASININ KABULÜ ile, ...'ın ölümü nedeniyle 150.000,00 TL, ...'ın ölümü nedeniyle 150.000,00 TL olmak üzere toplam 300.000,00 TL manevi tazminatın 11/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ile davalı ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine,
8-DAVACI ...'IN MANEVİ TAZMİNAT DAVASININ KABULÜ ile, ...'ın ölümü nedeniyle 150.000,00 TL, ...'ın ölümü nedeniyle 150.000,00 TL olmak üzere toplam 300.000,00 TL manevi tazminatın 11/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ile davalı ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine,
9-Alınması gereken 157.968,70 TL harçtan, peşin ve sonradan alınan 8.466,36 TL harcın mahsubu ile bakiye 149.502,34 TL eksik harcın (davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğu 81.409,64 TL ile sınırlı olmak üzere) tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
10-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 4.000,00 TL yargılama giderinin 466,56 TL'lik kısmının davacılar ... ve ...'dan, 3.533,44 TL'lik kısmının ise davalı ... Sigorta A.Ş.'den alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
11-Davacılar tarafından yapılan 8.466,36 TL harç giderinin (davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğu 4.610,25 TL ile sınırlı olmak üzere) tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
10-Davacılar tarafından yapılan 1.987,30 TL harç gideri ve 15.283,00 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 17.270,30 TL yargılama giderinden kabul ret oranına göre hesaplanan 16.111,82 TL yargılama giderinin (davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğu 8.773,49 TL ile sınırlı olmak üzere) tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
11-Maddi tazminat davaları yönünden;
a-Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte olan A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve takdir olunan, 170.528,05 TL vekalet ücretinin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacıya verilmesine,
b-Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte olan A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve takdir olunan, 30.000,00 TL vekalet ücretinin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacıya verilmesine,
c-Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte olan A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve takdir olunan, 30.000,00 TL vekalet ücretinin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacıya verilmesine,
d-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte olan A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak tüm davalılara (eşit oranda) verilmesine,
e-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte olan A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak tüm davalılara (eşit oranda) verilmesine,
12-Manevi tazminat davası yönünden,
a-Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte olan A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve takdir olunan, 64.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine,
b-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte olan A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve takdir olunan, 48.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine,
c-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte olan A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve takdir olunan, 48.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine,
13-Gerekçeli karar tebliği için davacı avansından yapılacak (ve 90 TL olacağı değerlendirilen) yargılama giderinin de, kabul ret oranına göre hesaplanan 83,96 TL yargılama giderinin (davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğu 45,71 TL ile sınırlı olmak üzere) tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
15-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmının 6100 sayılı HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair ; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere hakim ... muhalefeti ve oy çokluğuyla verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 11/06/2025
Başkan Üye Üye Katip
MUHALEFET GEREKÇESİ: Destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasında Konya BAM 3. Hukuk Dairesinin kararları nazara alınarak PMF 1931 yaşam tablosunun esas alınması gerektiği kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun maddi tazminat davasına ilişkin kararına muhalefet ediyorum.
...
Üye Hakim-...
¸e-imzalıdır