T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI : 1-
VEKİLİ :
DAVALILAR : 2-
3-
DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARARIN YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1.BEYANLAR:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; 19/07/2024 tarihinde şahsına ait ... plakalı araç ile ... Sigorta Anonim Şirketinde sigortalı bulunan ... plakalı araç arasında Konya İli ... ilçesi ... mahallesi ... Caddesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini,19/07/2024 tarihinde saat 22:40 civarında Konya/ Meram Yeni Meram Caddesinde ilerlerken davalı ... sürücüsü olduğu ... plakalı araç aracına arkadan çarptığını, olay neticesinde aracımı sürmekte olan ... ile ... plakalı araç sürücüsü ... arasında maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı tutulduğunu, bu tutanak doğrultusunda tanzim edilen kusur raporuna göre davalıya ait araç tam kusurlu olduğunu, kaza neticesinde aracında maddi hasar, değer kaybı meydana geldiğini, sigorta şirketinin talebi üzerine ... Limited Şirketi tarafından ... dosya numarası ile Oto Mecburi Mali Mesuliyet Ekspertiz Raporu tanzim edildiğini, işbu rapor ile ... Sigorta A.Ş.'de sigortalı bulunan ... plakalı aracın %100 kusurlu olduğu belirlendiğini, aracına arkadan çarpan ... plakalı araç ... Sigorta A.Ş.'de sigortalı bulunduğunu, sigorta şirketi araçta meydana gelen hasarı onarmıştır ancak taraflarca değer kaybına ilişkin herhangi bir ödeme gerçekleştirilmediğini, bu nedenle 14/11/2024 tarihinde ... Sigorta A.Ş.'ye başvuru yapıldığını, başvuru neticesinde ... Sigorta A.Ş. tarafından tarafıma 34.953,00 TL ödeme gerçekleştirilmiş ise de aracında meydana gelen değer kaybının çok daha yüksek olduğunu, bu nedenle tarafınca dava şartı zorunlu arabuluculuk başvurusu yapıldığını 07/02/2025 tarihli arabuluculuk görüşmesi neticesinde anlaşma sağlanamadığını beyanla; aracımda meydana gelen değer kaybının kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tarafına ödenmesine karar verilmesini, yargılama giderlerinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili ... Sigorta A.Ş. Cevap dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; Davacı tarafça, mezkur hasara ilişkin olarak “belirsiz alacak davası” açılmasının hukuken mümkün olmadığını, eldeki davanın derdest bulunduğu mahkemenizin işbu dava bakımından yetkili olmadığını, yetki ilk itirazında bulunmak zorunluluğu doğduğunu, müvekkil şirketin sorumluluğunun kaza tarihi itibari ile geçerli limitlere kadar ve yine sigortalı araç sürücüsünün kusuru nispetinde olduğunu, müvekkili şirketin dava konusu kaza sebebiyle sorumluluğundan bahsedebilmek için müvekkili şirket nezdinde sigortalı olan araç sürücüsünün kusurunun ispat edilmesinin gerektiğini, müvekkili şirket tarafından, davacıya değer kaybı tazminatı ödendiğini, müvekkili şirketin karşı tarafa karşı bakiye tazminat ödeme borcu kalmadığını, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydı ile, değer kaybına ilişkin hesaplamanın genel şartlara göre hesaplanması gerekmekte olduğunu, davacı tarafça talep edilen faiz kalemine açıkça itiraz ettiklerini, müvekkili sigorta şirketi aleyhine ikame edilen haksız ve dayanaksız davanın reddine, masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili değer artırım dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; Eldeki dosya kapsamında maddi talepleriNİ 29/06/2025 tarihli dilekçeLERİ ile süresi içerisinde 44.047,00 TL artırarak toplamda 45.047,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalılardan alınarak müvekkilİNE verilmesini, yargılamanın devamına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
2. MAHKEMEMİZCE TOPLANAN DELİLLER VE YAPILAN İŞLEMLER:
Hasar Dosyası, SBGM ilgili evrakı, araç kayıtları ilgili birimlerden getirtilmiştir.
Bilirkişi (... – ... ) 21.05.2025 tarihli raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; Kuralını ihlal ettiğinden ... plaka sayılı kamyonet sürücüsü ... meydana gelen kazada % 100 ( yüzde yüz) oranında asli tamamen kusurlu olduğunu, meydana gelen kazada ... Plaka sayılı otomobil sürücüsü ... 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunundaki herhangi bir kural ihlali olmadığından kazada kusurunun olmadığını, davacı tarafa ait ... plakalı araçta ilgili kaza sonrasında değer kaybı oluştuğu ve oluşan değer kaybı bedelinin 80.000.00 TL olduğunu, %100 kusur nispetinde 80.000.00 TL ödeme yapılması gerektiğini, dava öncesi davalı sigorta şirketi tarafından yapılan 34.953,00 TL'lik tutarın tenzili sonucu kalan bakiye tutarın 45.047,00 TL olduğu kanaatine varılmıştır.
3. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Tarafların iddia ve savunmaları beraber değerlendirildiğinde uyuşmazlık konusunun haksız fiile dayalı maddi tazminata ilişkin olduğu görülmüştür.
Türk Borçlar Kanunu (TBK) madde 49:
"Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür"
TBK madde 50:
"Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır"
Karayolları Trafik Kanunu (KTK) madde 86/1:
"İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur",
KTK madde 85:
“Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar”
KTK madde 88:
“Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur” düzenlemesi ile motorlu araçların işletilmesi neticesi üçüncü kişinin zarar görmesi durumunda o aracın işleteni, aracın sürücüsü ve varsa teşebbüs sahibinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu ayrıca birden fazla kişinin zararı tazminat ile yükümlü olması durumunda zarar görene karşı müteselsil sorumlu oldukları belirtmiştir. Bu haliyle Karayolları Trafik Kanunu, trafik kazaları neticesi doğacak zarar sorumluluğunda müteselsillik esasını benimsemiştir.
Yine TBK madde 61 “Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır” hükmüyle birden çok kişi aynı zarardan aynı sebeple yada çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olabileceği vurgulanmıştır. Bu durum iki veya daha çok kişinin şahsında sorumluluğun ya da herhangi bir tazminat yükümlülüğün şartlarının gerçekleşmesi halinde söz konusu olur. İşte bu tür durumlarda sorumlular hakkında müteselsil sorumluluk hükümleri uygulanacaktır.
Müteselsil sorumluluk kanundan doğan bir sorumluluk türüdür. Müteselsil sorumluluk ilkesi gereği, davacı kusursuz olduğuna göre zararın tamamını isterse sorumluların tamamından isterse bir kısmından isteyebilir
Ayrıca davalı sigorta şirketi yönünden Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumlluluk Sigortası (ZMSS) Genel Şartlarının, "Sigortanın Kapsamı" başlıklı A.1 maddesinde "sigortacının poliçede tamınlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı KTK ya göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği... " öngörülmüştür.
Tüm dosya kapsamı beraber değerlendirildiğinde; davacının mülkiyetine ve kontrolünde olan ... plakalı araç ile davalı ... kontrolündeki ... plakalı araç arasında trafik kazası gerçekleştiği, davacının davalı sigorta şirketine ZMSS şartlarına göre başvurduğu kısmen ödeme yapıldığı, davacının değer kaybı bedelini talep ettiği, kusur bilirkişi tarafından verilen raporun; davalı sürücü ... nin KTK madde 56 gereği kırmızı ışıkta duran araca arkadan çarpmak sureiyle yüzde yüz (%100) oranında, davacı sürücünün ise herhangi bir kusurunun bulunmadığının belirlendiği, davacının sahip olduğu araç yönünden hasar bilirkişi tarafından yapılan değerlendirmenin; 45.047,00 TL hasar bedeli olarak belirlendiği, ilgili kusur ve hasar raporlarının hukuka ve kanuna uygun olup hüküm kurmaya elverişli olduğunun değerlendirildiği, meydana gelen haksız fiil sebebiyle davalı sürücünün zarar veren diğer davalının işleten davalı sigorta şirketinin ise ZMSS kapsamında müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları belirlenmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Arabuluculuk Ücreti Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) madde 5/A; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava şartı olarak getirilmiştir.
Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu madde 97'de yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir.
Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle KTK madde 97 ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu madde 18/A-18; "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir.
Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır.
Yukarıda belirtildiği üzere davacının dava şartı olarak ilgili KTK gereğince sigorta şirketine yazılı olarak başvurmasının yeterli olduğu, ayrıca arabuluculuk sürecine gitmesinin gerek olmadığı değerlendirmekle arabuluculuk yönünden yapılan yargılama giderinin davacının üzerine bırakılmasına karar verilmiştir.
Hüküm: Gerekçesi Yukarıda açıklandığı Üzere:
Davanın KABULÜ İLE,
1-Dava konusu aracın değer kaybına ilişkin 45.047,00 TL'nin davalılar ... ve ... olay tarihi olan 19/07/2024'den sigorta firması yönünden 05/08/2024 temerrüt tarihinden itibaren (sigorta limiti dahilinde) işleyecek avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
2-Davanın kabul edilen kısmı üzerinden alınması gereken 3.077,16 TL karar ilam harcından davacının ödediği peşin harç ve ıslah harcının toplamı olan 1.370,40 TL nin mahsubu ile eksik kalan 1.706,76 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan toplam peşin ve ıslah harcı toplamı olan 1.370,40 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
4-Davacı tarafından yatırılan:615,40 TL başvuru harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan masraf olan:11.155,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili davacıya verilmesine,
6-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre hesaplanan toplam 4.700,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazine’ye gelir kaydına,
7-Davacı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili davacıya verilmesine,
8-Karardan sonra yapılacak masrafların davalılardan müştereken ve müteselsilen alınmasına,
9-Davalıların yaptıkları masrafların üzerlerine bırakılmasına,
10-Taraflarca yatırılan ve dosyada bakiye kalan delil/gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair; davacı asil ve vekilinin yüzüne karşı diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize iletilmek üzere bulundukları yer Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verecekleri dilekçe veya tutanağa kaydedilmek koşuluyla beyanda bulunmak suretiyle Konya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/10/2025
Katip Hakim