T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARARIN YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
BEYANLAR:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; müvekkil sigorta şirketinin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında davalıya ait ... plakalı aracı sigortaladığı, aracın firari sürücünün asli ve tam kusuruyla 18/07/2023 tarihinde kazaya karışması sonucu park halindeki aracın zarar gördüğü, müvekkil şirket tarafından zarar görene 24.907,00 TL ödeme yapıldığı, rücu taleplerine rağmen davalı tarafından ödeme yapılmadığı, bu nedenle icra takibi başlatıldığı ancak haksız ve kötü niyetli itiraz üzerine takibin durduğu, arabuluculuk sürecinde de sonuç alınamadığı, sigortalının olay yerini terk etmesi nedeniyle ZMMS Genel Şartları B.4-f maddesi gereği sigortacının rücu hakkının bulunduğu, Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında da olay yeri terk halinin rücu sebebi olduğunun açıkça ortaya konulduğu, davalının sorumluluğunun mevcut olduğu, yaklaşık ispatın sağlandığı, bu nedenle öncelikle davalı taraf dinlenmeksizin 29.252,75 TL dava değeri tutarında ihtiyati hacze karar verilmesi, Konya . İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin 24.907,00 TL asıl alacak ve 4.345,75 TL faiz üzerinden toplam 29.252,75 TL üzerinden faiziyle birlikte devamına, davalının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; davacının açtığı itirazın iptali davasında taraf teşkilinin eksik ve hatalı olduğunu, icra dosyasında borçlu görünen ...’ın taraf gösterilmediğini, ayrıca zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, esasa gelince davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, ... plakalı aracın ... nolu ZMSS poliçesiyle sigortalı olduğunu ancak 06/05/2023 tarihli kazada sürücünün olay yerini terk etmediğini, araç sahibine sonradan ulaşıp bilgi verdiğini, tutanak düzenlendiğini ve kollukta ifadesinin alındığını, buna dair soruşturma dosyasının celbini talep ettiklerini, ayrıca davacıya gönderilen ödemeye davet mektubuna 18/10/2023 tarihli noter ihtarnamesiyle cevap verdiklerini, sürücü kusurlu sayılsa bile bunun rücu için yeterli olmadığını, ancak ağır kusur veya kasti hareket halinde rücu hakkının doğacağını, somut olayda ağır kusur bulunmadığını, Yargıtay . Hukuk Dairesi’nin 2016 ve 2019 tarihli kararlarının da bu yönde olduğunu, davacının rücu talebinin yersiz ve dayanaksız olduğunu, bu nedenle davanın reddine, davacı aleyhine İİK m.67 gereği alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEMEMİZCE TOPLANAN DELİLLER VE YAPILAN İŞLEMLER:
Bilirkişi (... ve ...) 02.07.2025 tarihli raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; 06.05.2023 tarihinde meydana gelen kazada ... plakalı aracın sürücüsü ...’ın Karayolları Trafik Kanunu’nun 52/1-b maddesini ihlal ederek kazanın oluşumunda %100 kusurlu olduğu, park halinde bulunan ... plakalı aracın sürücüsünün ise herhangi bir kural ihlali bulunmadığı, kaza tarihinde aracın ... numaralı ZMSS poliçesi ile ... Sigorta A.Ş. tarafından sigortalandığı, kazada kusursuz olan aracın malikine 18.07.2023 tarihinde 24.907,00 TL değer kaybı tazminatı ödendiği, yapılan araştırmada gerçek değer kaybının 25.000,00 TL olarak belirlendiği, bu nedenle sigorta şirketinin yaptığı ödemenin rücu koşullarının gerçekleştiği ve davalı sigortalı şirkete başvurma hakkı bulunduğu kanaatine varıldığını, takdirin mahkemeye ait olduğunu ifade etmişlerdir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Tarafların iddia ve savunmaları dikkate alındığında iş bu davanın konusunun haksız fiile dayalı üçüncü kişiye ödenen tazminatın sigortalıdan rücuen tahsili amacıyla yapılan icra takibine itirazın kaldırılmasına ilişkin olduğu görülmüştür.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (KTK) madde 95 uyarınca, sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez, ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir.
Türk Ticaret Kanunu (TTK)'nun sigorta hukukunun genel hükümleri kısmında "sigortanın kapsamı" kenar başlıklı madde 1409'da sigortacının, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükünün sigortacıya ait olduğu düzenlenmiştir. Aynı hüküm TTK madde 1485 gereğince sorumluluk sigortaları bakımından da uygulama alanı bulacaktır.
Rücu davaları; gerçek zararının giderilmesi amacına yönelik olup, zenginleşmeye bir vesile teşkil etmemelidir. Dolayısıyla zarar sorumlusundan halefiyet ilkelerine dayalı olarak talepte bulunan davacı da, ödediği meblağın tamamını değil, ancak zarar görenin uğradığı gerçek zararı, zarar sorumlusu bulunanlardan isteyebilir.
Zorunlu mali sorumluluk sigortası sözleşmesinin konusu, karayolunda motorlu taşıt işletenin, motorlu taşıtın işletilmesi sebebiyle üçüncü kişilerin uğrayabileceği destekten yoksun kalma zararını, bedensel zararı ve/veya eşya zararını tazmin yükümlülüğünü teminat altına almaktır. Başka bir ifadeyle sigorta şirketinin bu sözleşme ile yüklendiği borç, işletenin motorlu taşıtın işletilmesi sebebiyle üçüncü kişilere zarar vermesi hâlinde doğacak tazminat borcunu sigorta teminat limiti dâhilinde ödeme borcudur. Sigorta şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigortası sözleşmesinden doğan sorumluluğunun kapsamı düzenlenmemiş olup bu kapsamın idarenin düzenleyici nitelikte işlemi olan genel şartlar ile belirlenmesi öngörülmüştür. Böylece sigorta şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigortası sözleşmesinden doğacak borcu, idare tarafından her zaman değiştirilebilir nitelikteki kurallar olan genel şartlara göre belirlenecektir. Borcun kapsamının tespiti hususunda temel çerçeve ve ilkelerin kanunda belirlenmediği, idareye geniş bir takdir yetkisinin tanındığı anlaşılmaktadır.
Mali sorumluluk sigortası sözleşmesinin içeriğine ilişkin düzenleme öngören itiraz konusu kuralların, sözleşmenin tarafları olarak motorlu taşıt işleten ile sigorta şirketinin yanında motorlu taşıt işletilmesi sebebiyle zarara uğrama riskine maruz kalan üçüncü kişilerin menfaatleri arasındaki dengenin dikkate alınarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Motorlu taşıt işletilmesi sebebiyle üçüncü kişilerin zarara uğraması hâlinde işletenin tazminat borcunun kapsamı 6098 sayılı Kanun’un gerçek zararın tazminini öngören kurallarına göre belirlenmektedir. Bu tazminat borcunun ödenmesini teminat altına almak amacıyla zorunlu kılınan mali sorumluluk sigortası uyarınca sigorta şirketinin borcunun kapsamı ise itiraz konusu kurallarda atıf yapılan genel şartlara göre belirlenmektedir. Bu da zarar gören üçüncü kişi ve işleten aleyhine buna karşılık sigorta şirketi lehine menfaat dengesinin bozulmasına yol açabileceği gibi aksi durum da söz konusu olabilecektir. İşleten sorumluluk sigortası yaptırmış olmasına rağmen sigorta şirketi tarafından ödenen tazminat ile gerçek zarara karşılık gelen tazminat arasındaki farktan zarar görene karşı sorumlu olmaya devam edecektir. Zarar görenin sigorta şirketi tarafından tazmin edilmeyen zararı ise ancak işletenin ekonomik durumunun bu zararın karşılanması için yeterli olması hâlinde tazmin edilebilecektir.
İtirazın iptali davası, takip alacaklısı tarafından takip borçlusuna karşı itirazla duran takibin devamını sağlama amacıyla açılan bir davadır. Alacaklı davayı kazanır; yani borçlunun itirazı hükümden düşürülürse bununla aynı zamanda borçlunun itirazı da iptal edilmiş olur.
Mahkeme bir alacak davasında olduğu gibi bu davada da tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere inceleyecek, borçlunun ödeme emri itirazının doğru olup olmadığı hususunu araştırır. Burada alacaklı alacağını ispat bakımından İcra ve İflas Kanunu madde 68'de sınırlı sayıda belirtilmiş bulunan belgelere bağlı değildir. Alacaklı bir alacak davasında olduğu gibi alacağını Hukuk Muhakemeleri Kanununa göre her tür delil ile ispat edebilecektir (... ... ... ... :İcra ve İflâs Hukuku, Ankara 2018, s. 172-184).
İtirazın iptali davasında davacı alacaklı takip konusu alacağın varlığını ispat etmelidir. Ancak borçlunun itirazındaki beyana göre ispat yükü yer değiştirebilir. İtirazında borcunun varlığını kabul edip, ödeme savunmasında bulunan borçlu bu savunmasını ispat etmelidir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu madde 6'ya göre; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça her bir taraf hakkını dayandırdığı olguları ispatla yükümlüdür hükmü amirdir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 139 ve 140' göre; yapılan ihtara rağmen tarafların dilekçelerinde gösterdikleri belgeleri sunmadıkları veya belgelerin getirtilmesi için gerekli açıklamayı yapmadıkları takdirde bu delillere dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verileceği hükmü amirdir.
Tüm dosya kapsamı beraber değerlendirildiğinde; davacının sigorta şirketi olduğu, davacı ile davalı şirket arasında ... plakalı aracın sigorta teminatı kapsamına alındığı, ilgili teminat kapsamındaki aracın kazaya karıştığı, ilgili aracın dava dışı sürücüsünün dosya içerisinde bulunan tespit tutanağına göre "kaza mahallini terk ettiği", kaza neticesinde dava dışı ... plakalı aracın maddi zarara uğradığı, davacı şirketin bu kapsamda 24.907,00 TL ödeme yaptığı, davacı şirketin yapmış olduğu ödemeden davalının sorumlu olduğu miktarı rücu etmek amacıyla iş bu davaya konu icra takibine giriştiği, davalının itirazı üzerine bu davayı dermeyan ettiği, meydana gelen haksız fiilde dava dışı sigortalı araç sürücüsünün yüzde yüz (%100) oranında kusurunun bulunduğu, dosyanın uzman bilirkişiye tevdine karar verildiği, yapılan tespite göre, haksız fiil sebebiyle zarar gören dava dışı aracın 25.000,00 TL değer kaybının bulunduğu gözetilmekle davacı sigorta şirketinin KTK madde 95 gereğince taraflar arasındaki sözleşmenin kapsamı niteliğinde rücu hakkına sahip olduğu değerlendirilmiş davanın kabulüne karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davacının icra inkar tazminatı talebi hususu değerlendirildiğinde; İcra ve İflas Kanunu madde 67/2 gereğince; alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının talebinin yanı sıra mahkemenin, itirazın iptali yargılaması sonucunda borçlunun ödeme emrine karşı yapmış olduğu itirazın haksız olduğuna karar verilmesi gerekir. Borçlunun itirazının haksız olduğunun tespiti yapabilmek için borçlunun itiraz etmiş olduğu alacağın likit yani muayyen/belirli olması gereklidir. Buna karşılık likit olmayan alacaklarda alacağın miktarı belirli değildir. Yani borçlu tarafından alacağın gerçek miktarını tespit edebilmek için bütün unsurlar bilinmemekte veya bilinememektedir. Bu sebeple borçlu ne kadar borcu olduğunu kendisi tespit edememe durumu içerisindeyse yapmış olduğu itirazda haklı olacaktır (... : İstinaf Sistemine Göre Yazılmış İcra ve İflas Hukuku Ders Kitabı, İstanbul 2018).
Somut olayda; davacı sigorta şirketinin haksız fiile ilişkin ödemesinin sabit olduğu, dosya içerisinde bulunan kolluk tutanağından davalı şirket sürücüsünün olay yerini terk ettiği ve kusur dağılımının yapılamadığı fakat dava dışı ... plakalı aracın hasar gördüğünün sabit olduğu itirazın haksız olduğu gibi bedelin likit alacak kavramına girmesi nedeniyle davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: (Gerekçesi Yukarıda açıklandığı Üzere):
DAVANIN KABULÜ İLE;
1-) Ankara . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile asıl alacak üzerinden takibin devamına,
-Asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
2- Davanın kabul edilen kısmı üzerinden alınması gereken 1.998,26 TL karar ilam harcından davacının ödediği peşin harç ve ıslah harcının toplamı olan 615,40 TL nin mahsubu ile eksik kalan 1.382,86 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan toplam peşin ve ıslah harcı toplamı olan 615,40 TL'nin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
4-Davacı tarafından yatırılan: 615,40 TL başvuru harcının davalıdan tahsili davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan masraf olan: 8.147,50 TL'nin davalıdan tahsili davacıya verilmesine,
6-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre hesaplanan toplam 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazine’ye gelir kaydına,
7-Davacı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 29.252,75 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili davacıya verilmesine,
8-Karardan sonra yapılacak masrafların davalıdan alınmasına,
9-Davalının yaptığı masrafların davalı üzerinde bırakılmasına,
10-Taraflarca yatırılan ve dosyada bakiye kalan delil/gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı miktar itibari ile kesin olarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 03/10/2025
Katip Hakim
MADDİ HATANIN DÜZELTİLMESİNE İLİŞKİN ŞERH
Mahkememizin 03/10/2025 tarih ve ... Esas sayılı duruşmasının HÜKÜM bölümünün 1 nolu fıkrasında "Ankara . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile asıl alacak üzerinden takibin devamına, ..." şeklinde SEHVEN YAZILDIĞI ANLAŞILMAKLA;
"Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile asıl alacak üzerinden takibin devamına..." olarak DÜZELTİLMESİNE ilişkin bu tashih şerhi düzenlenmiştir. 16/10/2025
Katip Hakim