T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: ... Esas - ...
-{YÜCE TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR}-
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:
KARAR NO:
BAŞKAN:
ÜYE:
ÜYE:
KATİP:
DAVACILAR : 1-
2-
3-
4-
VEKİLİ:
DAVALI :
VEKİLİ:
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ:
KARAR TARİHİ:
{}Davacı taraf vekilinin davalı taraf aleyhine açtığı işbu dava mahkememizin ... Esas sırasına kaydedilmekle, mahkememizde yapılan açık yargılama sonunda, mahkememizin 18/05/2021 tarih ... Esas ... Karar sayılı kararında belirtilen nedenlerle davanın kısmen kabulüne ilişkin istinaf kanun yolu açık olan bu kararımıza karşı davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine KONYA Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 23/02/2022 tarih ... Esas ... Karar sayılı kararı ile mahkememiz kararının kaldırılması üzerine mahkememize gelen dava dosyası mahkememizin ... Esas sırasına kaydedilmekle, mahkememizce yapılan aleni/açık yargılama sonunda;
-{HEYETİMİZCE GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:}-
{}DAVACI TARAFIN İDDİASI: DAVACI TARAF VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİ İLE ÖZETLE; 23/06/2016 tarihinde sürücü davacı müvekkili ...'nün sevk ve idaresinde kardeşi diğer davacı ...'nün de bulunduğu motosiklet ile ... sokak içerisinde ... Bulvarı yönüne seyir halinde iken yine ... Sokak içerisinde ... Sokak yönüne seyir halinde olan dava dışı ...'ın kullandığı davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı ... plakalı araçla ... Sokak ... Sokak kavşağında çarpışmaları neticesinde yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, Konu ile ilgili Çumra Cumhuriyet Başsavcılığına Çumra Polis Merkez Amirliği'nin ... suç numarası ile de soruşturma başlanıldığını, Trafik kazası nedeniyle yaralanan davacılar ... ve ..., kazadan sonra uzunca bir süre tedavi gördüklerini, müvekkillerin kaza sonrası Çumra Devlet Hastanesine götürüldüğünü, davacı ... Meram Tıp Fakültesi Beyin Cerrahi Servisinde tedavi gördüğünü, davacı ... kaza sonrası ... Hastanesinde 23/06/2016 ila 27/06/2016 tarihlerinde yoğun bakımda kalmış, davacı ... hakkında ... Hastanesi tarafından düzenlenen raporda hayati tehlike geçirmiş olduğunu, vücudunda kemik kırığının meydana geldiğini, davacıya mevcut olan asetabulum kırığının müştereken hayat fonksiyonlarını ağır (4) derecede etkilediğini, olay nedeniyle davalı sigorta şirketine başvurulduğunu ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, davacılar için ayrı ayrı arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, müvekkillerin olay nedeniyle maddi zarara uğradıklarını, maddi zararları geçici iş göremezlik, bakım ve bakıcı giderleri, faturalandırılan ve faturalandırılamayan tedavi giderleri ve kalıcı maluliyetten kaynaklı zararlar olduğunu, Maddi zararların ne kadar olduğunu bu aşamada tayin ve tespiti mümkün olmadığından maddi zararlara ilişkin davanın belirsiz miktarlı alacak davası olarak görülmesini talep ettiklerini, bu nedenle; davanın kabulünü, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasını, davanın belirsiz miktarlı alacak davası olarak görülmesini, Davacı ... ve ... için ayrı ayrı olmak üzere 25,00 TL faturalandırılan/faturalandırılamayan tedavi giderleri, 25,00 TL bakım ve bakıcı giderleri, 25,00 TL geçici iş görememezlik, 25,00TL kalıcı maluliyet maddi tazminatların temerrüt tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesini, varsa ibranamenin iptalini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVACI TARAF VEKİLİ 18/03/2021 TARİHLİ TALEP ARTIRIM DİLEKÇESİ İLE ÖZETLE; dava dilekçesi ile ... için talep ettikleri 25,00 TL olan geçici iş görememezlik nedeniyle maddi tazminat taleplerini 7.598,89 TL, 25,00 TL olan sürekli iş gücü kaybı nedeniyle maddi tazminat taleplerini 172.689,94 TL, 25,00 TL olan bakım ve bakıcı gideri maddi tazminat taleplerini 3.458,70 TL, 25,00 TL olan tedavi gideri maddi tazminat taleplerini 3.500,00 TL olmak üzere maddi tazminat taleplerini toplam 187.147,53 TL artırarak 187.247,53 TL ye yükselttiklerini, yine dava dilekçesinde ... için talep ettikleri 25,00 TL olan geçici iş görememezlik nedeniyle maddi tazminat taleplerini 5.464,16 TL, 25,00 TL olan bakım ve bakıcı gideri maddi tazminat taleplerini 2.305,80 TL, 25,00 TL olan tedavi gideri maddi tazminat taleplerini 2.441,74 TL olmak üzere maddi tazminat taleplerini toplam 10.136,70 TL artırarak 10.211,70 TL ye yükselttiklerini, gereğinin bu miktarlar üzerinden yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
{}DAVALI SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVALI VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİ İLE ÖZETLE; Davacı ... yönünden; müvekkili şirket aleyhine başvuru şartlarının gerçekleşmediğini, davacı ... tarafın yapmış olduğu başvuruda banka bilgileri ibraz edilmediğini, kazaya ilişkin başvuru üzerine davacıdan işbu eksik evrakların gönderilmesi talep edilmişse de zorunlu olan işbu evrakların sunulmadığını, eksikliğin giderilmesi beklenirken de dava açıldığını, başvurunun başvuru şartı eksikliğinden reddinin gerektiğini, davacı ... yönünden; sağlık eksperinden alınan rapora göre davacının kalıcı maluliyetinin bulunmadığını, davacının maluliyetinin bulunmaması nedeniyle kazadan dolayı sorumluluklarının bulunmadığından davanın reddini talep ettiklerini, ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ... numaralı Trafik Sigorta Poliçesi ile 18.08.2015/2016 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, poliçeden dolayı sakatlanma/yaralanma halinde kişi başına azami sorumluluk limiti kaza tarihinde 310.000-TL olup sigortalı araç sürücüsünün kusur oranında ve zarar nispetinde olduğunu, sorumluluklarının poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, araç işletenin ve sürücüsünün kusursuz olduğu hallerde sigortacının da tazminat ödeme yükümlülüğünün bulunmadığını, kazanın Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (Trafik Sigortası) Genel Şartları’nın yürürlüğe girmesinden ve Karayolları Trafik Kanunu’nda yapılan değişiklikler sonra meydana gelmiş olması nedeniyle tazminat hesabında TRH tablosunun baz alınması gerektiğini, davacının gelirinin somut belgelerle ispatlanmasını, davacının ehliyetinin ve kaskının bulunmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi uygulanmasını, sigorta şirketlerinin Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi’nin tedavi teminatı kalmamış olması hasebiyle teminattan ödenen tedavi giderleri, bakıcı giderleri ve geçici iş göremezlik tazminatı bakımından sorumluluğu kalmadığını, müvekkili şirketin teminat kapsamında bulunmadığını, geçici işgöremezlik ile ilgili davanın SGK sorumluluğunda bulunmasın nedeniyle reddine karar verilmesini, davacının yeterli ve gerekli evrakların tamamını sunmamış olması nedeniyle dava tarihi öncesi faiz sorumluluklarının bulunmadığını, bu nedenlerle; müvekkili şirket aleyhine açılan davanın reddini, masraf ve ücreti vekaletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İşbu dava; yaralanmalı trafik kazası nedeniyle uğranılan maddi zararların tazminine yönelik maddi tazminat davasıdır.
Mahkememizce; dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tarafların verdikleri diğer dilekçe ve belgeler, Çumra Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası, SGK Konya İl Müdürlüğünden gelen cevabi yazı örneği, Çumra İlçe Emniyet Müdürlüğünden gelen cevabi yazı örneği, ... Konya Hastanesinden gelen cevabi yazı örneği, Konya Çumra Devlet Hastanesinden gelen cevabi yazı örneği, ... Sigorta A.Ş' den gelen cevabi yazı örneği, mahkememizce temin edilen bilirkişi raporları ile dosya arasındaki tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir.
Mahkememizin 18/05/2021 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararında belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulü ile; "1-... İçin; Sürekli iş göremezlik süresinde uğradığı maddi zararı için 172.689,94 TL, iyileşme süresinde bakıcı giderinden doğan maddi zararı için 3.458,70 TL, kaçınılmaz tedavi giderinden doğan maddi zararı için 3.500,00 TL, olmak üzere Toplam 179.648,64 TL'nin davalı sigorta şirketinden 30/01/2017 temerrüt tarihinden itibaren (poliçe limiti dahilinde ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) işleyecek reeskont faiziyle birlikte alınarak davacıya verilmesine, ... için talep edilen geçici iş göremezlik tazminat talebinin REDDİNE, 2-... İçin; Geçici iş göremezlik süresinde uğradığı maddi zararı için 5.464,16 TL, iyileşme süresinde bakıcı giderinden doğan maddi zararı için 2.305,80 TL, kaçınılmaz tedavi giderinden doğan maddi zararı için 2.441,74 TL, olmak üzere Toplam 10.211,70 TL' nin davalı sigorta şirketinden 30/01/2017 temerrüt tarihinden itibaren (poliçe limiti dahilinde ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) işleyecek reeskont faiziyle birlikte alınarak davacıya verilmesine, ... için talep edilen sürekli iş göremezlik tazminat talebinin REDDİNE,
" şeklinde karar verilmiş idi.
Konya Bölge Adliye Mahkemesinin . Hukuk Dairesinin 23/02/2022 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamında; "....................Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ... Esas,... K sayılı kararı ve Yargıtay . Hukuk ve Hukuk dairesininyerleşik içtihatları gereği, Population Masculine Et – Feminine (PMF 1931) Tablosu esas alınarak davacının veya müteveffanın muhtemel yaşam süresinin belirlenmesi; davacının veya müteveffanın muhtemel gelirinin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi ile belirlenecek peşin değeri esas alınıp işleyecek dönem tazminat hesabı yapılması , davacının veya müteveffanın asgari ücret üstünde kazancı olduğunun iddia edilmesi durumunda kaza tarihindeki gelirine dair delillerini ibrazının sağlanması, varsa; ilgili meslek odaları ve meslek kuruluşlarından,vergi dairesinden ,işyerinden kaza tarihindeki sürekli ve net kazanç durumunun sorulması, geriye doğru maaş bordrosu ve sosyal güvenlik kayıtlarının getirtilmesi, davacının veya müteveffanın kaza tarihinde fiili olarak çalışmadığının belirlenmesi halinde asgari ücretin gözönüne alınacağının düşünülmesi gerekmektedir. Bu halde, mahkemece AYM iptal kararı doğrultusunda belirlenen esaslara göre tazminat bilirkişisinden usule uygun rapor alınmış ise de; davacılardan Mustafa için maluliyetin Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre rapor düzenlenmesi teknik olarak mümkün olmadığı bu dönem için de yine 11 Ekim 2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği uygulanarak maluliyetin belirlenmesi yerine hatalı yönetmelik hükmü uygulanarak karar verilmesi hatalı olup "davacı Mustafa için yukarıdaki esaslara uygun maluliyet ek rapor tanziminin istenerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Bu sebeple, davalı sigortanın istinafının bu sebeple kabulü gerekmiştir. 3-Davalı Sigortanın faizin ve başlangıcının yanlış belirlendiği istinaf itirazları yönünden : Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir. Ancak, trafik kazaları esas itibariyle haksız eylem sayılan hallerden olmakla birlikte trafik sigortasını yapan sigortacı bakımından temerrüdün bu tarihte oluştuğunun kabulü mümkün değildir. 2918 sayılı KTK'nın 99/I. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel şartları uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Kazanın ihbar edilmesiyle, zararın miktarını belirlemek sigortanın sorumluluğundadır. Ancak, davalının davadan önce temerrüde düşürüldüğü davacı tarafça ispatlanmaması, davalı sigortanın da başvuru yapıldığı hususunu kabul etmemiş olması, "belirsiz alacak" davası müessesesinin getirildiği 6100 Sayılı HMK ile birlikte 17. Hukuk Dairesinin süreklilik arz eden kararlarına göre de daha sonra ıslah yapılmış olması halinde dahi tüm tazminat miktarına kaza (veya dava) tarihinden itibaren faiz işletilmek gerektiğinden mahkemece isabetsitsiz şekilde dava ve ıslah tarihlerine göre ayrı ayrı faiz işletimesi usule uygun olmadığından davacı tarafın buna yönelik itirazları yerindedir. Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir. Ancak, trafik kazaları esas itibariyle haksız eylem sayılan hallerden olmakla birlikte trafik sigortasını yapan sigortacı bakımından temerrüdün bu tarihte oluştuğunun kabulü mümkün değildir. 2918 sayılı KTK'nın 99/I. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel şartları uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Kazanın ihbar edilmesiyle, zararın miktarını belirlemek sigortanın sorumluluğundadır. Ancak, davalının davadan önce temerrüde düşürüldüğü davacı tarafça ispatlanmaması, davalı sigortanın da başvuru yapıldığı hususunu kabul etmemiş olması, "belirsiz alacak" davası müessesesinin getirildiği 6100 Sayılı HMK ile birlikte . Hukuk Dairesinin süreklilik arz eden kararlarına göre de daha sonra ıslah yapılmış olması halinde dahi tüm tazminat miktarına kaza (veya dava) tarihinden itibaren faiz işletilmek gerekmektedir. Bu sebeple, davadan önce yapılan başvuru ile mahkemece belirlenen temerrüt tarihinin usule uygun olup bu tarihten itibaren faiz işletilmesi yerindedir. Ayrıca, davalının sigortalısı araç minibüs olup şirket adına kayıtlı bulunup ticari nitelikte olduğundan istenilen reeskont faizine hükmedilmesi de yerinde olduğundan, bu hususlara yönelik itiraz reddedilmiştir. 4- Kask takılmama iddiasıyla müterafik kusura yönelik; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "tazminatın belirlenmesi" başlıklı 51. maddesinde; hakimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğine ve özellikle kusurun ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş; "tazminatın indirilmesi" başlıklı 52. maddesinde ise; zarar gören taraf, zararı doğuran fiile razı olduğu veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olduğu yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırdığı takdirde hakimin, tazminatı indirebileceği veya tamamen kaldırabileceği açıklanmıştır. Buna göre, zarar görenin zarar katılması veya zararın artmasına sebep olduğu hallerde zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almamasında müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü gerekir. Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. (... . Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2015. S. 582) Zararın doğumu ya da artmasına yol açan fiil, zarar görenin davranışlarından ileri gelmişse müterafik (ortak) kusurdan söz edilir. (... , Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2012, s.418) Yukarıda da açıklamalar dikkate alındığında, davacının müterafik kusuru nedeniyle tazminattan indirim yapılabilmesi için zararın bu nedenle artması zarar ile mağdurun eylemi arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir. Bu durumda, ilk derece mahkemesince soruşturma ve eldeki dosya irdelenerek davacının kaskın ve koruyucu ekipman takılı olup olmadığı, takılı değil ise bu durumun davacının yaralanmasında etkili olup olmadığı araştırılarak, Takılı olmadığının tespiti durumunda, kazanın şekli, davacının konumu, aracın hasar durumu, çarpma noktası, yaralanmanın şekline göre kaskın ve koruyucu ekipmanların takılı olması halinin davacıların yaralanmasında etkili olup olmadığının mahkemece değerlendirilmesi, gerektiğinde bu konuda uzman bilirkişiden de hususunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime uygun rapor alınarak sonucuna göre Borçlar Kanunu 51 ve 52. maddesi gereğince tazminattan indirimin yapıp yapılmayacağı (Yargıtay yerleşik kararlarına göre % 20 oranında), tartışılarak karar verilmesi gerekirken bu husus üzerinde hiç durulmadan karar verilmesi ve hiç tartışılmaması doğru görülmemiş olup davalı tarafın buna yönelen istinafı yerinde görülmüştür. Yukarıda açıklanan gerekçelerle davalı vekilinin istinaf talebinin HMK.nın 353/1.a.6. maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılması için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
" denilerek sözü geçen kararımız kaldırılmıştır.
Kaldırma kararından sonra dava dosyası mahkememizin işbu esasına kaydedilmiş olup yargılamaya devam edilmiştir.
Davacı ... 08/12/2022 tarihli duruşmadaki imzalı beyanı ile aynen; "Kazanın gerçekleştiği gün motosikleti ağabeyim ... sürüyordu, ben arkada oturuyordum, kask ve koruyucu ekipman yoktu, ağabeyimde de yoktu, yaralanmam başımdan ve bacak bölgelerimdendi, halen baş bölgemde sızlamalar ve bacağımda kilitlenme tarzı kasılmalar oluyor" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı ... 08/12/2022 tarihli duruşmadaki beyanı ile aynen; "Kask ve koruyucu ekipmanım yoktu, benim yaralanmam yalnızca kalça bölgemdendi, çalışırken kalça bölgemdeki arıza nedeniyle sıkıntılar yaşamaktayım, yük kaldırırken hasarlı bölgeyi hissetmekteyim ve beni zorlamaktadır" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememizce temin edilen N.E.Ü. Meram Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının ... hakkında düzenlenen 19/09/2022 tarihli raporunda; "' Davacı ... nün 23.06.2016 tarihinde uğradığı trafik kazası neticesinde yaralandığı, sol akciğer alt lob lateral bazal segmentte, sol akciğer lingular segmentte kontüzyon geliştiği, sol akciğerde minimal pnömotoraks izlendiği, solda femur başının superior posteriora disloke olduğu, Sol asetabulumda posterior kesimde belirgin olmak üzere deplase parçalı fraktürlerin izlendiği, 25.08.2022 tarihli uzman muayeneleri sonucunda sol koksartroz olduğu, sol kalça hareketlerinde kısıtlılık olduğu, şahsın ... doğumlu olup olay tarihinde 20 yaşın içerisinde olduğu, şahsın grup meslek numarasının 1 (düz işçi) olduğu anlaşılmakla; 1-11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre; Grt Xil 34a 15AMahkememizce temin edilen N.E.Ü. Meram Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının ... hakkında düzenlenen 19/09/2022 tarihli raporunda; "' Davacı 05.10.2007 doğumlu ... nün 23.06.2016 tarihinde uğradığı trafik kazası neticesinde yaralandığı, sol parietalde kesi ve çökme fraktürü, sol femur orta diafiz kemik şaftında belirgin deplasmanlı fraktür geliştiği, yapılan muayeneleri sonucu sol femurda 1 cmlik kısalık ve sol femurda 20 derece angülasyon tespit edildiği anlaşılmakla; motosiklet kazalarında sürücülerin kask ve koruyucu ekipman kullanmalarının, baş ve boyun yaralanmalarında koruyucu görev üstlendiği, bu koruyucu ekipmanların kullanılmamasır ve boyun bölgelerindeki yaralanmaları arttırdığı, davaya konu kazada Koruyucu ekipman, kullanılmamasının kafa bölgesindeki yaralanmanın ağırlık derecesini arttırmış olabileceği ve kask takmış olsa bile yüksek enerjili trafik kazasında aynı yaralanmanın olup olmayacağının tespitinin mümkün olmadığı, femur kırığına ise koruyucu ekipman kullanmanın
etkisi olmayacağı, şahsa daha önceden düzenlenen raporda maluliyetin femur kırığı nedeniyle verildiği, kafada oluşan kırığın maluliyetine etki etmediği, bu cihetle koruyucu ekipman kullanmamanın maluliyete etki etmeyeceği" görüş ve kanaatini bildirmişlerdir.
Mahkememizce Adli Tıp Kurumu Uzmanı Bilirkişi ... ' dan temin edilen bilirkişi raporunda; "1-... adına düzenlenmiş tüm tıbbi belgeler, kaza tespit tutanağı, kaza oluş şekli, travma bölgeleri birlikte değerlendirildiğinde; şahsın maluliyetine (kalıcı sakatlık) neden olan yaralanmasının sol asetabulum ve sol femur kemiği travmasından kaynaklanan kısıtlılıklara bağlı meydana geldiği, mevcut yaralanmanın ekstremite ve pelvis bölgesi yaralanması olduğu, dava konusu kazada koruyucu ekipman ve kask kullanılmamasının şahsın tarif edilen sol asetabulum kırığını engellemeyeceği, bu nedenle maluliyet oranına herhangi bir etkisinin OLMADIĞI, 2-... adına düzenlenmiş tüm tıbbi belgeler, kaza tespit tutanağı, kaza oluş şekli, travma bölgeleri birlikte değerlendirildiğinde; şahsın kafa bölgesinde ve sol femur kısmında kazaya bağlı yaralanma meydana geldiği, kafa travmasına bağlı kalıcı sakatlık oluşturan sekel tarif edilmediği, maluliyetine (kalıcı sakatlık) neden olan yaralanmasının sol femur kırığı ve buna bağlı angülasyon denilen şekil bozukluğuna bağlı meydana geldiği, mevcut yaralanmanın ekstremite yaralanması olduğu, dava konusu kazada koruyucu ekipman ve kask kullanılmamasının şahsın tarif edilen ekstremite kırığını engellemeyeceği, bu nedenle maluliyet oranına herhangi bir etkisinin OLMADIĞI" bildirilmiştir.
Yine mahkememizce Aktüerya Uzmanı Bilirkişi Av. ... ' dan temin edilen bilirkişi raporunda; "Davacı ...'nün; 1-)23.06.2016-23.03.2017 Tarihleri Arası 9 aylık Süre ile Sınırlı İyileşme Süresinde Efor Kaybı Nedeni ile Uğradığı Maddi Zararının; 7.598,89 TL, 2-)24.03.2017-02.06.2071 Tarihleri Arasındaki Süre ile Sınırlı Sürekli İş Göremezlik Devresinde Uğradığı Maddi Zararının; 501.152,06 TL, 3-)23.06.2016-23.09.2016 Tarihleri Arası 3 Aylık Süre ile Sınırlı İyileşme Süresinde Bakıcı Giderinden Doğan Maddi Zararının; 3.458,00 TL, 4-)Fatura Edilemeyen ve Belgeye Bağlanamayan Kaçınılmaz Tedavi Giderlerinden Doğan Maddi Zararının 3.500,00 TL olduğu, Davacı ...'nün; 1-)23.06.2016-23.12.2016 Tarihleri Arası 6 aylık Süre ile Sınırlı Geçici İş Göremezlik Süresinde Uğradığı Maddi Zararının 5.464,16 TL, 2-)24.12.2016-18.08.2062 Tarihleri Arasındaki Süre ile Sınırlı Sürekli İş Göremezlik Devresinde Uğradığı Maddi Zararının; 88.153,63 TL, 3-)23.06.2016-23.08.2016 Tarihleri Arası 2 Aylık Süre ile Sınırlı İyileşme Süresinde Bakıcı Giderinden Doğan Maddi Zararının; 2.305,80 TL, 4-)Kaçınılmaz Tedavi Giderlerinden Doğan Maddi Zararının; 2.441,74 TL olduğu" bildirilmiştir.
DAVACI TARAF VEKİLİ 17/02/2023 TARİHLİ ISLAH DİLEKÇESİ İLE ÖZETLE; dava ve talep artırım dilekçesi ile ... için sürekli iş görememezlik maddi tazminat alacaklarını 501.152,06 TL' ye çıkardıklarını, yine dava ve talep artırım dilekçesinde ... için talep ettikleri sürekli iş görememezlik maddi tazminat alacaklarını 88.153,63 TL' ye çıkardıklarını bu nedenle talep artırım ve ıslah dilekçeleri nazara alınarak davalarının kabulü ile talep edilen tazminatların temerrüt tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile davalıdan tahsisline karar verilmesini talep etmiştir.
{}DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE{}
Davacılar vekilince davalı sigorta şirketi aleyhine açılan bu dava ile; 23/06/2016 tarihinde davacı ...' nün sevk ve idaresindeki, davacı ...' nün de bulunduğu motosiklet ile dava dışı ...' ın kullandığı ... plakalı aracın çarpışması nedeniyle davacıların yaralandıklarından bahisle ... plakalı aracın zorunlu mali sorumluluk poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketinden maddi tazminat talep edilmiş olup; mahkememizce Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 23/02/2022 Tarih ve ... E, ... K. Sayılı kararından evvel toplanan delillere göre; davalı sigorta şirketine davadan önce 2918 KTK 97. Maddesinde, 6704 sayılı yasanın 5. Maddesi ile yapılan değişiklik neticesinde öngörülen şekilde usulüne uygun başvurunun yapıldığı, bu anlamda davada dava şartı noksanlığının bulunmadığı, dosyada alınan bilirkişi raporuyla kazanın meydana gelmesinde davacı ...' nün %30 oranında tali, ... plakalı araç sürücüsü dava dışı ...' ın %70 oranında asli kusurlu olduğu, Necmettin Erbakan Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Başkanlığınca kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre düzenlenen rapora göre meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacı ...' nün kalıcı sakatlığı nedeniyle bir arızasının bulunmadığı, 6 aya kadar geçici iş göremezlik süresinin uzayabileceği ve bu sürenin 2 ayı boyunca bakıcıya ihtiyaç duyacağı, belgelendirilemeyen tedavi giderinin 3.488,20 TL olacağı, davacı ...' nün ise %14,3 oranında sürekli iş göremezlik maluliyetinin bulunduğu, 9 aya kadar geçici iş göremezlik süresinin uzayabileceği ve bu sürenin 3 ayı boyunca bakıcıya ihtiyaç duyacağı, belgelendirilemeyen tedavi giderinin 5.000,00 TL olduğu tespit edildiği, yine aktüerya bilirkişinin PMF 1931 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemine göre düzenlenen raporuna göre davacı ...' nün sürekli iş göremezlik maluliyete ilişkin bir zararının bulunmadığı, geçici iş göremezlikten kaynaklı talep edebileceği tazminat miktarının 5.464,16 TL, bakıcı giderinden kaynaklı tazminat miktarının 2.305,80 TL, kaçınılmaz tedavi giderlerinin ise 2.441,74 TL olduğu, davacı ...' nün ise sürekli iş göremezlikten (maluliyet) kaynaklı maddi zararının 172.689,94 TL, bakıcı giderlerinden kaynaklı zararının 3.458,70 TL, kaçınılmaz tedavi giderinin 3.500,00 TL olduğu, bu davacının geçici iş göremezlikten kaynaklı talep edebileceği tazminatın olmadığı tespit edildiği ve davacı vekilinin talep artırım dilekçesi de nazara alınarak söz konusu tazminatların temerrüt tarihi olan 30/01/2017 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile davalıdan kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce Konya BAM . Hukuk Dairesinin kaldırma kararı sonrasında yeniden yapılan yargılamada; davacı asiller 08/12/2022 tarihli duruşmada kaza esnasında kask ve koruyucu ekipman takmadıklarını beyan ettiklerinden, bu durumun davacıların yaralanmasına etkisi olup olmadığının tespiti için N.E.Ü. Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından ve Adli Tıp Uzmanından ayrı ayrı rapor alınmış ve her iki raporun sonucuna göre davacıların kask ve koruyucu ekipman takmamalarının maluliyetlerine ve maluliyet oranlarına etki etmeyeceği sonucuna varılmıştır.
Konya BAM . Hukuk Dairesinin kaldırma kararı doğrultusunda Necmettin Erbakan Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından 11/10/2008 tarih ve 27021 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre yeniden rapor alınmış ve bu doğrultuda aktüerya bilirkişisinden yeniden hesap raporu düzenlemesi istenilmiş ve düzenlenen hesap raporu doğrultusunda davacı vekilince verilen ıslah dilekçesi ile davacı ... yönünden talep edilen sürekli iş göremezlik (maluliyet) tazminat talebi 328.462,12 TL, davacı ... yönünden sürekli iş göremezlik tazminat talebi de 88.153,63 TL artırılarak harç ikmal edildiği anlaşılmıştır.
Görülmekte olan bir davada taraflardan birinin yada mahkemenin yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş olan hakka doktrinde usule ilişkin kazanılmış hak denilmektedir. Usulü kazanılmış hak her ne kadar HMK da düzenlenmemiş ise de; yargısal kararlarda ve bilimsel içtihatlarda usulü kazanılmış hak kavramına çok defa yer verildiği görülür. Usulü kazanılmış hak, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve yargı kararlarına karşı güven tesisi sağlamak amacıyla yargıtay ve istinaf uygulamalarında ve öğretide kabul edilmiş hukukun temel ilkelerindedir. Usulü kazanılmış hak, itiraz edilmeyen hususların yeniden tartışılmaması anlamına da gelir. Bu hak Yargıtay bozma ilamından sonra verilecek istinaf ve yerel mahkeme kararlarında olduğu gibi; istinaf kaldırma kararından sonra yerel mahkemece verilecek kararlarda da hakimce resen gözetilmesi gerekir. (Yargıtay . HD. 05/10/2021 Tarih ... E, ... K., 04/02/1959 Tarih ve ... E., ... K., sayılı Yargıtay içtihati birleştirme kararı, 09/05/1960 Tarih ... sayılı içtihati birleştirme kararı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 24/02/2022 Tarih ... E., ... K.)
Yukarıdaki usulü kazanılmış hakka ilişkin açıklamalardan sonra somut uyuşmazlığın değerlendirilmesinde; davanın kısmen kabulüne ilişkin mahkememizce verilen 18/05/2021 tarihli önceki kararın sadece davalı sigorta şirketi vekilince istinaf edildiği, davacı vekilince herhangi bir istinaf başvurusunun bulunmadığı anlaşılmış olup; Konya BAM 3. Hukuk Dairesinin kaldırma kararından sonra düzenlenen aktüerya raporu ve bu doğrultuda yapılan ıslahın davalı aleyhine sonuç doğurduğu çekişmesizdir. Bu nedenle önceki günlü kararımızda hükmedilen miktarlar davalı lehine usulü kazanılmış hak oluşturacağından mahkememizce hukukun bu temel ilkesi nazara alınarak önceki hüküm gibi davanın kısmen kabulüne dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
-{HÜKÜM:}- Yukarıda gerekçesi açıklanan nedenlerle;
Müktesep hak kuralları nazara alınarak; DAVACILARIN DAVASININ KISMEN KABULÜ İLE;
1-... İÇİN; Sürekli iş göremezlik süresinde uğradığı maddi zararı için 172.689,94 TL, iyileşme süresinde bakıcı giderinden doğan maddi zararı için 3.458,70 TL, kaçınılmaz tedavi giderinden doğan maddi zararı için 3.500,00 TL, olmak üzere Toplam 179.648,64 TL'nin davalı sigorta şirketinden 30/01/2017 temerrüt tarihinden itibaren (poliçe limiti dahilinde ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) işleyecek reeskont faiziyle birlikte alınarak davacıya verilmesine.
... İÇİN talep edilen geçici iş göremezlik tazminat talebinin REDDİNE.
2-... İÇİN; Geçici iş göremezlik süresinde uğradığı maddi zararı için 5.464,16 TL, iyileşme süresinde bakıcı giderinden doğan maddi zararı için 2.305,80 TL, kaçınılmaz tedavi giderinden doğan maddi zararı için 2.441,74 TL, olmak üzere Toplam 10.211,70 TL'nin davalı sigorta şirketinden 30/01/2017 temerrüt tarihinden itibaren (poliçe limiti dahilinde ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) işleyecek reeskont faiziyle birlikte alınarak davacıya verilmesine.
... İÇİN talep edilen sürekli iş göremezlik tazminat talebinin REDDİNE.
Alınması gereken 12.969,36 TL karar ve ilam harcına karşılık peşin ve sonradan alınan 2.186,28 TL harcın mahsubu ile bakiye 10.783,08 TL harcın davalıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına.
Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre 2019 yılı tarifesine göre iki saatlik görüşme nedeniyle taraf başına saati 330,00 TL den toplam 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin Arabuluculuk Kanununun 25/9. maddesi gereğince davanın kabul/talep oranı olan %30,92 oranına isabet eden 408,14 TL arabulucuk giderinin
davalıdan, davanın red/talep oranı olan %69,08 oranına isabet eden 911,86 TL arabulucuk giderinin ise
davacılardan alınarak Hazine’ye gelir kaydına ve Harçlar Kanununun 28. ve 130. maddeleri, HMK'nun 302. maddesi ve Bölge Adliye ve Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 206. maddesi hükümleri kıyasen uygulanarak işbu kararın arabuluculuk ücreti yükümlüsüne tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmemesi halinde bir ayın bitiminden sonraki 15 gün içinde mahkememizce arabuluculuk ücretinin yükümlüsünden tahsili için müzekkere yazılmasına (Mahkememizce kaldırma kararından önce harç tahsil müzekkeresi yazıldığından tahsilde tekerrüre yol açmamak kaydıyla mahkememizce verilen hüküm gereğince arabuluculuk ücretinin yukarıda hesaplandığı gibi tahsil edilmesine).
Yargılama giderinden ayrı olarak davacıların peşinen karşıladığı 44,40 TL ve 54,40 TL başvuru harcı, 2.186,28 TL peşin ve sonradan alınan karar ve ilam harcı olmak üzere toplam 2.285,08 TL harcın davalıdan alınarak davacılara verilmesine.
Davacıların kaldırma kararından önce yaptığı 4.074,70 TL yargılama gideri ile kaldırma kararından sonra yapmış olduğu 116,85 TL taraf davetiye ve posta gideri, 1.300,00 TL bilirkişi ücretleri gideri, olmak üzere toplam 5.491,55 TL yargılama giderinden davanın kabul/talep oranı olan %30,92 oranına isabet eden 1.697,99 TL yargılama giderinin davalıdanalınarak davacılara verilmesine, davacıların fazladan yaptığı yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına.
Davalının istinaf kararından sonra yaptığı 136,50 TL taraf davetiye ve posta giderinden ibaret yargılama giderinin davanın red/talep oranı olan %69,08 oranına isabet eden 94,29 TL yargılama giderinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, davalının fazladan yaptığı yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına.
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kısmen kabul edilen miktara göre takdir ve hesaplanmış olan 29.479,05 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine.
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kısmen reddedilen miktara göre takdir ve hesaplanmış olan 62.390,05 TL vekâlet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine.
İşbu hükümden sonra gerekli olan karar tebliğ giderinin ve asliye ceza mahkemesi dosyasının iadesi için posta giderinin davacılar tarafından karşılanmasına ve hükümden sonraki bu masrafların davanın kabul/talep oranı olan %46,93 oranına isabet eden kısmının davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazlasının davacıların kendi üzerinde bırakılmasına.
HMK nun 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde tarafların sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra varsa tarafların yatırdığı avanstan artanının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine.
Karar kesinleştiğinde dosyamız arasındaki Çumra Asliye Ceza Mahkemesi dosyasının iadesine.
İşbu gerekçeli kararın 28/04/2023 tarihinde yazıldığına.
Dair gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere yapılan duruşma sonunda oy birliği ile verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı davalı sigorta şirketi vekilinin yokluğunda açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/03/2023
Başkan Üye Üye Katip