T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: ... Esas - ...
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:
KARAR NO:
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ:
DAVALI : 1-
VEKİLLERİ:
DAVALI : 2-
VEKİLİ:
DAVALI : 3-
VEKİLİ:
DAVALI : 4-
VEKİLİ:
DAVA: Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
DAVA TARİHİ:
KARAR TARİHİ:
GEREKÇE YAZIM TARİHİ:
Davacı taraf vekilinin davalılar aleyhine açtığı işbu dava mahkememizin ... Esas sırasına kaydedildiği, Mahkememiz ... Esas sayılı dosyasında verilen 11/07/2023 tarih ve ... sayılı kararın, Konya BAM . Hukuk Dairesi'nin 09/11/2023 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı ilamıyla bozularak Mahkememizin ... sayılı sırasına kayıt edildiği, mahkememizce yapılan aleni/açık yargılama sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; Müvekkili ... Konya Büyükşehir Belediyesi'nden almış olduğu ihale kapsamında KONYA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ hafriyat toprağı inşaat ve yıkıntı atıkları depolama sahası’nı 2013 yılından beri işlettiğini, müvekkili Konya Büyükşehir Belediyesi ile aslım mevkiinde bulunan hafriyat toprağı, inşaat ve yıkıntı atıkları depolama sahasının işletmesi hakkında 29.01.2013 tarihli sözleşmesi mevcut olduğunu, bu sözleşme 10 yıllık süreyi kapsadığını, müvekkili, Konya Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisindeki, belediyenin gösterdiği ve izin verdiği, tek yetkili sahanın mecuru olduğunu, buna göre Konya ili sınırları içerisinde faaliyet gösteren tüm özel veya resmi kişi, kurum ve kuruluşlar faaliyetleri esnasında çıkan hafriyat, moloz, inşaat ve yıkıntı atıkları ve benzerlerini, müvekkilinin işletmesine getirmekle yükümlü olduğunu, Çevre Kanunu, İzin Alma, Arıtma ve Bertaraf Etme Yükümlülüğü başlığı altındaki 11. maddesi ''Üretim, tüketim ve hizmet faaliyetleri sonucunda oluşan atıklarını alıcı ortamlara doğrudan veya dolaylı vermeleri uygun görülmeyen tesis ve işletmeler ile yerleşim birimleri atıklarını yönetmeliklerde belirlenen standart ve yöntemlere uygun olarak arıtmak ve bertaraf etmekle veya ettirmekle ve öngörülen izinleri almakla yükümlüdürler. Birinci fıkrada belirtilen yükümlülüğü bulunan tesis ve işletmeler ile yerleşim birimlerine; 1) Yapı ruhsatı aşamasında bu yükümlülüğünü yerine getireceğini gösterir proje ve belgeleri ilgili kuruma sunmadıkça yapı ruhsatı verilmez. 2) İnşaatı bitmiş olanlardan, bu yükümlülüğü yerine getirmeyenlere işletme ruhsatı ve/veya yapı kullanma izin belgesi verilmez. 3) Yapı ruhsatına, yapı kullanma izni veya işletme ruhsatını haiz olmakla birlikte arıtma ve bertaraf yükümlülüklerini yerine getirmemeleri halinde, verilmiş yapı kullanma izni veya işletme izni iptal edilir.'' hükmünü haiz olduğunu bu kanunun uygulanması için çıkartılan Hafriyat Toprağı, İnşaat Ve Yıkıntı Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği'nin "Hafriyat Toprağı ve İnşaat/Yıkıntı Atıkları Üreticilerinin Yükümlülükleri" başlıklı 9. Maddesi e bendi uyarınca; "Faaliyete başlamadan önce, atıkların taşınması ve depolanması ile ilgili olarak EK-2’DE VERİLEN ATIK TAŞIMA VE KABUL BELGESİ’Nİ ALMAKLA, Hafriyat toprağı ve inşaat/yıkıntı atıkları üreticileri, Atıklarını belediyenin veya mülki amirin izin verdiği geri kazanım veya depolama tesisi dışındaki yerlere dökmemekle..." yükümlüdürler. Hafriyat Toprağı, İnşaat Ve Yıkıntı Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği'nin "Genel Esaslar" başlıklı 13. Maddesi uyarınca; "Hafriyat toprağı ile inşaat/yıkıntı atıklarının, üretici ve taşıyanları tarafından belediyelerin veya mahallin en büyük mülki amirinin gösterdiği ve izin verdiği geri kazanım ve depolama tesisleri dışında denizlere, göllere, akarsulara veya herhangi bir yere dökülmesi ve DOLGU yapılması yasaktır. Faaliyetleri sonucu hafriyat toprağı ve inşaat/yıkıntı atıklarının ÜRETİMİNE NEDEN OLACAK ÖZEL VEYA RESMİ KİŞİ, KURUM VE KURULUŞLAR; bu atıkların üretilmesinden önce ilgili belediyeye/mahallin en büyük mülki amirine başvurarak gerekli izinleri almak, atıklarını bu Yönetmelikte belirtilen usul ve esaslara göre bu mercilerin göstereceği geri kazanım/depolama sahasına taşınmasını sağlamakla yükümlüdürler. Bununla ilgili işlemler 23 üncü maddede belirtilen esaslara göre yapılır." Hafriyat Toprağı, İnşaat Ve Yıkıntı Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği'nin "Atık Taşıma ve Kabul Belgesi Alınması" başlıklı 23. Maddesi uyarınca; "Hafriyat toprağı ve inşaat/yıkıntı atığı üretenler, ürettikleri hafriyat toprağı ve inşaat/yıkıntı atıklarını, taşıma izni almış nakliye araçlarıyla gerekli izinleri almış depolama sahalarına taşımak veya taşıtmakla yükümlüdürler. Hafriyat toprağı üretenler ile faaliyetleri sonucu 2 tondan fazla atık oluşumuna neden olacak inşaat/yıkıntı atığı üreticileri, mücavir alan sınırları içinde belediyeye, büyükşehir belediyesi olan yerlerde ilgili ilçe belediyesine, mücavir alan sınırları dışında ise mahallin en büyük mülki amirine müracaat ederek "Atık Taşıma ve Kabul Belgesi" almak zorundadır. Atık Taşıma ve Kabul Belgesi üç bölümden oluşur ve eksiksiz olarak doldurulur. Birinci bölümde; hafriyatı toprağı veya inşaat/yıkıntı atıklarını üretenler, ikinci bölümde üretilecek atığı taşıyacak şahıs veya firmalar, üçüncü bölümde ise atığın geri kazanılacağı/depolanacağı saha ile ilgili bilgiler bulunur."yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerinden de açıkça anlaşıldığı üzere; faaliyetleri sonucu hafriyat, moloz, inşaat ve yıkıntı atıkları ve benzerlerini üreten özel veya resmi kişi, kurum ve kuruluşlarının da, bu atıklarını, Büyükşehir Belediyesi'nin izin verdiği tek yetkili döküm sahası olan müvekkilinin işletmesine getirmeleri zorunlu olduğunu, ayrıca söz konusu faaliyetlerde bulunan özel ve kamu kurum ve kuruluşlarının, "Atık Taşıma Ve Kabul Belgesi" almasının da zorunlu olduğunu, müvekkilinin almış olduğu ihale kapsamında söz konusu hafriyatın sahaya dökülmesi esnasında 2022 yılı için 3,00 TL/TON bedel tahsil etmekte olup, ayrıca sahasına dökülen malzemeyi değerlendirme / satma hakkı da müvekkiline ait olduğunu, yani müvekkilinin hem sahasına dökülen malzeme için ton başına ücret tahsil etmekte, hem de dökülen malzemelerin satışından para kazandığını, sonuçta davalı şirketin yüklenicisi olduğu, kazı ve yol yapılması işi sırasında çıkan hafriyatın, müvekkilinin işletmekte olduğu sahaya getirilmemesi sebebiyle müvekkilinin hem ton başına tahsil edeceği 3,00 TL döküm ücretinden hem de bu malzemelerin satışından elde edeceği gelirden yoksun kaldığını, zarara uğratıldığını, bu nedenlerle fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla (yargılama sırasında miktarın tam ve kesin olarak belirlenebilir olduğu anda arttırılmak üzere şimdilik 10.000,00 TL - Belirsiz Alacak Davası) davanın kabulünü, müvekkilinin uğradığı zararların günümüz ekonomik koşulları da dikkate alınarak tespiti ve faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile özetle; Davacı tarafından usul ve yasaya aykırı olarak açılmış bulunan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili belediye aleyhine açılan davada Sulk Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu, bu nedenle davanın görev yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili belediye ile davacı arasında 29/01/2013 tarihli “Aslım mevkiinde bulunan Hafriyat Toprağı ve İnşaat yıkıntı atıkları depolama sahasının 10 yıl müddetle 31.12.2022 tarihine kadar kiralanmasına ilişkin olarak kira sözleşmesi imzalandığını, davacı tarafın iş bu davada müvekkili belediye ile yapmış olduğu kira sözleşmesi ile ilgili olarak müvekkili belediyenin sözleşmeye aykırı davrandığı ve davacının zararına sebep olduğu iddiası ile dava açtığını, kira sözleşmesinden kaynaklanan her türlü davada Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğunu, 6100 Sayılı HMK'nın 1. Maddesine göre göreve ilişkin kurallar kamu düzeninden olduğunu ve mahkemeler tarafından yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınması gerektiğini, davanın esas yönünden de reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili belediye tarafından 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'na göre yapılan ihale neticesinde davacı ile 29/01/2013 tarihli kira sözleşmesi imzalandığını, kira sözleşmesinin eki idari şartnamenin 22.4. Maddesinde “Konya Büyükşehir Belediyesi ve Merkez İlçe Belediyeleri, dolgu ve rekreasyon amacı ile hafriyat toprağının hafriyat sahası dışına dökülmesi hususunda serbesttirler. Bu hususta kiracı herhangi bir hak ve talepte bulunmayacağını kabul ve taahhüt etmiştir." denildiğini, diğer davalı Selçuklu Belediyesi merkez ilçe belediyesi olduğunu, söz konusu düzenleme dikkate alındığında davacı tarafın iddialarının yerinde olmadığının açık olduğunu, bu nedenle davacı tarafın davasının reddine karar verilmesi gerektiğini, bu nedenlerle usul ve yasaya aykırı olarak açılmış bulunan davanın reddi ile yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... şirketi vekili cevap dilekçesi ile özetle; Müvekkili davacı ile herhangi bir ticari ilişkisi olmadığı gibi davacının da taleplerinin haksız fiile dayandığını, davacı ile müvekkili arasında bir sözleşme bulunmadığını, Bu nedenle müvekkilinin tacir olmasının da iş bu davanın ticaret mahkemesinde açılması için yeterli bir karine teşkil etmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle davanın öncelikle görev yönünden reddini talep ettiklerini, müvekkilinin Ticaret adresinin Kayseri olduğunu davanın yetkili yer olarak Kayseri'de açılması gerekirken Konya'da açılmış olmasının da hatalı olduğunu, yetki yönünden reddini talep ettiklerini, davanın haksız fiile dayandırıldığını, davacının dava dilekçesinde de ayrıntıları ile izah edildiği üzere 2019 yılında TOKİ tarafından ihale edilen bir yerde müteahhitlik işini yaptığnıı, davacının taleplerinin zaman aşımına uğradığının açık olduğunu, bu nedenle davacının haksız ve kötü niyetli davasının zaman aşımı nedeni ile reddini talep ettiklerini, davacı davasını her ne kadar belirsiz davası olarak nitelendirmiş ise de belirsiz davanın şartlarının da bulunmadığını, davacının müvekkiline göndermiş olduğu Konya . Noterliğinin 17.08.2021 tarih ... yevmiye numaralı ihtarında çok net şekilde hesaplamalar yapıp iddialarda bulunarak müvekkiline ait şantiyeden 269.524,72 ton hafriyat çıktığını, ton başına 2,75 TL bedel tahsil ettiğini bu nedenle de 741.193,00.TL döküm ücreti zararı olduğunu iddia etmişken dava dilekçesinde belirsiz alacak davası açtığını belirtip 10.000.TL talep ettiğini, davacının dava açana kadar zararını hesaplama konusunda çok net konuşmakta iken açmış olduğu davada uğradığı zararın tam olarak belirlenmesinin mümkün olmadığından alacak tutarının belirsiz olduğundan bahisle belirsiz alacak davası açmasında hiç bir hukuki yararı bulunmadığını, davacının açtığı davayı belirsiz olarak nitelendirmesi davanın türü belirsiz yapmak için de yeterli olmadığını, yine ihtarında 2,75 TL olarak belirttiği ton başına döküm ücretini de dava dilekçesinde 3,00TL ye çıkarmış 10TL den başlayan satış rakamlarından söz ettiğini, davacı taleplerinde de iddialarında da tamamen kötüniyetli tutarsız hareket ettiğini, nitekim dava dilekçesindeki maddi hatalara bakıldığında tek dava açtığı şirketin de müvekkili olmadığının görülmekte olduğunu, iddia sahibi iddiasını ispat ile yükümlü iken davacı iddialarını ispata yarar hiç bir delil sunmadığını, delil olarak sunulan kira sözleşmesi dahi davacının iddialarının asılsızlığını ortaya koyduğunu, bu nedenlerle öncelikle usule yönelik itirazları doğrultusunda mümkün olmadığı takdirde davacının ispata yarar hiç bir bilgi ve belge sunmadığı iddialarını somutlaştıramadığı hususları da dikkate alınarak haksız ve kötüniyeti davanın esastan reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile özetle; Haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan davanın reddi
nin gerektiğini, dava dilekçesinin incelenmesinden "Toplu Konut İdaresi Başkanlığı'nca gerçekleştirilen ihale
sonrasında gerçekleşen fiiller neticesinde Bakanlığımıza da husumet yöneltildiği anlaşılmaktadır. Her
ne kadar davalı taraflardan biri olarak gösterilmiş iseler de davacı tarafından
tazmin talebinin dayanağı olarak gösterilen işlem, bakanlıklarının hiçbir dahli olmaksızın tek başına ve doğrudan doğruya Toplu Konut İdaresi Başkanlığınca tesis edildiğini, dolayısıyla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının eldeki dava bakımından dava ehliyeti olmadığının açık olduğunu, 09.07.2018 tarihli ve 30473 sayılı Resmi gazetede yayımlanan 02.07.2018 tarihli ve 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 155' inci maddesi ile 2985 sayılı Toplu Konut Kanununun EK 1' inci maddesinde yapılan değişiklik ile Toplu Konut İdaresi Başkanlığı, Bakanlığa bağlanmış ise de aynı maddede Toplu Konut İdaresi Başkanlığı' nın kamu tüzel kişiliğine sahip olduğunun da belirtildiğini, dolayısıyla Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından gerçekleştirilen ihale ve sonrasında gerçekleştirilen ve tazminat istemine konu edilen fiiller yönünden bakanlığın icrai veya ihmali herhangi bir işlemi olmadığından tazminat talebinin Bakanlığıa yöneltilmesinde de hukuki dayanak olmadığını, nitekim dava dilekçesine bakıldığında da davacı tarafından, iddia edilen zararın doğmasına sebep fiiller yönünden bakanlığa atfedilmiş bir kusur da bulunmadığını, tazminat davalarının davaya konu eylemi veya işlemi gerçekleştiren merciler aleyhine açılmasının gerektiği, yargılama hukukunun temel prensiplerinden olduğunun açık olduğunu, dolayısıyla eldeki dava kapsamında, davacının iddiası doğrultusunda Bakanlığa husumet yöneltilmesi ve devamında Bakanlığın tazminat talep edilmesi söz konusu olamayacağını, atık ön işlem ve geri kazanım tesislerinin genel esaslarına ilişkin yönetmeliğin "kapsam" başlıklı ikinci maddesinde; bu yönetmeliğin 02.04.2015 tarih ve 29314 sayılı Resmi gazetede yayımlanan Atık Yönetimi Yönetmeliğinin EK-4' te yer alan atık listesindeki atıkları işleyen ve faaliyet konusu ile idari ve teknik kriterleri başka bir mevzuatta düzenlenmeyen; a) Toplama ayırma tesislerini, b) Diğer ön işlem yapan tesisleri, c) Hurda metal işleme tesisleri, ç) Yeniden kullanıma hazırlama faaliyeti gerçekleştiren tesisleri, d) Tehlikesiz atık geri kazanım tesislerii, e) Tehlikeli atık geri kazanım tesislerini kapsadığının belirtildiğini, atık yönetimi yönetmeliğinin EK-4 listesine bakıldığında ise atık listesinin 17. Maddesinde İnşaat ve Yıkıntı Atıkları'nın bulunduğunun görüleceğini, atık ön işlem ve geri kazanım tesislerinin genel esaslarına ilişkin Yönetmeliğin 4. Maddesinin "I" bendinde ön işlem tanımlanmış olup, Ayırma işlemi dâhil olmak üzere atıkların hacmini veya tehlikelilik özelliklerini azaltmak, yönetimini kolaylaştırmak veya geri kazanımını artırmak amacıyla atığa uygulanan fiziksel, ısıl, kimyasal veya biyolojik işlemlerden bir veya birkaçını ifade ettiği belirtildiğini, bu nedenle Konya Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğüne ait 05.05.2022 tarih ve ... sayılı yazı ile davacı şirkete ait olan işlemedeki faaliyet, ön işlem tesisi olarak değerlendirildiğini, bu kapsamda söz konusu faaliyetin ön işlem olarak değerlendirilmesi sonucunda Çevre izin ve Lisans Yönetmeliğinin 5/1 maddesine istinaden EK-İ listesinin 8.1.6 veya 8.1.7 maddesi kapsamında fiziksel şartları sağlaması gerektiği belirtildiğini, ancak davacı tarafından, Atık Ön İşlem ve Geri Kazanım Tesislerinin Genel Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 9 vd. maddelerinde belirtilen şartları taşımadığından herhangi bir izin veya lisansa dayalı olarak faaliyet göstermediğini, dolayısıyla davacıya ait Konya ili ... ilçesi ... Mahallesi ... Caddesi No: ... adresinde yer alan hafriyat toprağı, inşaat, yıkıntı atıkları geçici depolama ve hafriyat kırma eleme tesisi, çevre mevzuatı bakımından hukuka aykırı olarak işletilmekte olup dava dilekçesinde sözü edilen maddelerin davacıya verilme zorunluluğu ve ayrıca davacı şirketin de hafriyat ve yıkıntı atıkları alma yetkisi bulunmadığını, bu nedenle davacı tarafın, söz konusu mevzuata dayalı olarak hak iddia etmesinde hukuki dayanak söz konusu olmadığını, bu nedenlerle davaya konu edilen tazminat istemine ilişkin fiiller yönünden Çevre, Şehircilik ve İklim değişikliği Bakanlığının dahli bulunmaması nedeniyle husumet yönünden davanın reddini aksi halde davaya konu edilen fiiller ve dolayısıyla olası zarar yönünden Bakanlığın icrai veya ihmali bir davranışı olmadığından kusur atfedilemeyeceğinden davanın reddini, vekalet ücreti ile yargılama giderinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Selçuklu Belediyesi Başkanlığının cevap dilekçesi ile özetle; Müvekkili Selçuklu Belediye Başkanlığı yönünden haksız davanın usul ve esastan reddinin gerektiğini, davalı müvekkili Selçuklu Belediye Başkanlığının tacir sayılmadığı ve taraflar arasındaki uyuşmazlığın ilgili yasa kapsamında ticari dava konusunu oluşturmadığını, Kamu idaresi olan müvekkili Selçuklu Belediye yönünden görev itirazı ile zamanaşımı ve husumet itirazlarının da bulunmakta olduğunu, işbu davanın usulden reddini talep ettiklerini, esasa İlişkin olarak ise dava dilekçesinde iddia edilen olayların meydana gelme anında değil de belirsizlikten faydalanabilme amacıyla üzerinden yıllar geçtikten sonra kötüniyet ile hareket ederek işbu dava ikame edildiğini, davacının dava dilekçesinde oluşturmaya çalıştığı “sanki her hafriyatın davacının işletmesine dökülmesi zorunluymuş” gibi hatalı ve haksız bir algının aksine, gerek yasal düzenlemeler, gerek davacının kira sözleşmesinde yer alan hükümler, gerek ihale dokümanları vb. ile de sabit olduğu üzere kamu bütçesinden haksız bir rant elde edebilme saiki ile ikame edilen işbu davanın esastan da reddinin gerektiğini, bu nedenlerle sair sebeplere binaen haksız davanın müvekkili Selçuklu Belediyesi yönünden usul ve esastan reddini, her türlü yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizin 11/07/2023 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamının kaldırılmasına ilişkin T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 29/12/2023 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında "Konya Büyükşehir Belediyesi Hafriyat Toprağı İnşaat ve Yıkıntı Atıkları Depolama Sahasını 2013 yılından beri işlettiğini, sözleşmenin 10 yıllık süreyi kapsadığını, Konya ili sınırları içerisinde faaliyet gösteren tüm özel ve resmi kurum kuruluşların inşaat yıkıntı ve atıklarını işletmesine getirmekle yükümlü olduğunu, ancak diğer davalılar tarafından yaptırılan işler ve faaliyetler sonucu çıkan hafriyat toprağının sahasına getirilmeyip yönetmeliğe ve mevzuata aykırı şekilde naklinin yapıldığını, bu nedenle zarara uğradığını, iddia etmektedir. Altyapı malzemesi olarak geri dönüşümünün sağlanması için Aslım mevkiinde bulunan Hafriyat Toprağı ve İnşaat Yıkıntı Atıkları depolama sahası 10 yıl müddetle davacı ... 31.12.2022 tarihine kadar kiralanmıştır. Konya Büyükşehir Belediyesi ile Davacı arasında Konya . Noterliğinin29.01.2013 tarih ve ... yevmiye numarası İle de kira sözleşmesi akdedilmiştir. Davacı taraf, davalı tarafın KİRA SÖZLEŞMESİNE AYKIRI DAVRANDIĞINDAN bahisle tazminat talep etmektedir. Bu halde somut olayda davalı büyükşehir belediyesi ile dava arasında kira sözleşme ilişkisinin varlığının sabit olmasına göre,kira aktinin tarafı olmayan davalı meram belediyesinden de munzam zararın tazmini talebinin olmasına göre, davada asıl çözümlenmesi gereken ve tartışılması gereken hususun kira sözleşmesine aykırılık kapsamında bulunmasına, Davacının dayandığı vakıaya göre uyuşmazlığın, aralarındaki 29.01.2013 tarihli kira sözlemesindeki düzenlemelere ve kira hukukuna göre çözülmesi gerektiği anlaşıldığından HMK m. 4/1.a, 114/1.c ve 115/2 uyarınca mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesine görevsizlik kararı vermesi gerekirken, davaya bakması isabetsiz olup, görev kamu düzenine ilişkin hususlardan olup re'sen gözetilmesi gerektiğinden dolayı, su sebeple davacının istinafının kabulü ile kararın kaldırılarak mahkemesine gönderilmesi gerekmiştir. gerekçesiyle hükmün kaldırılmasına karar verilmiş olup alınan kaldırma ilamında ifade edildiği üzere taraflar arasında uyuşmazlığa ilişkin olarak yargılama yapma görevinin T.C. Konya Sulh Hukuk Mahkemelerine ait olduğu anlaşılmakla Davanın 6100 sayılı HMK m. 114/1-c maddesi gereğince mahkememizin görevli olmadığı anlaşıldığından dava şartı yokluğundan usulden reddine, davaya bakmakla görevli mahkemenin T.C. Konya Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davanın 6100 sayılı HMK m. 114/1-c maddesi gereğince mahkememizin görevli olmadığı anlaşıldığından dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, davaya bakmakla görevli Mahkemenin T.C. KONYA NÖBETÇİ SULH HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNUN TESPİTİNE,
2-Görevsizlik Kararımız Kesinleştiğinde ve Mahkememizin görevsiz olduğu yönünde hüküm kurulması durumunda; 6100 Sayılı Kanunun 20/1. Maddesi gereğince iki haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talepte bulunulması halinde DOSYANIN GÖREVLİ T.C. KONYA NÖBETÇİ SULH HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, aksi takdirde dava açılmamış sayılacağının ve bu konuda resen karar verileceğinin İHTARINA,
3-6100 Sayılı Kanunun 331/2. Maddesi gereğince yargılama giderlerinin GÖREVLİ VE YETKİLİ MAHKEMECE DEĞERLENDİRİLMESİNE,
4-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,
DAİR; Tarafların yokluğunda kararın 7201 Sayılı Kanununun 11. Maddesi gereğince taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ NEZDİNDE İSTİNAF KANUN YOLUNA müracaat etme hakları açık olmak üzere Türk Milleti adına verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip Hakim