T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO:
KARAR NO:
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI : ... - ... ...
VEKİLLERİ:
DAVALI : ... - ... ...
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:
KARAR TARİHİ:
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 27/09/2023 tarih ... Esas sayılı, ... Karar sayılı ilamı ile Mahkememizin ... Esas ... Karar sayılı kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına karar verilmesi üzerine mahkememize gönderilmekle ve dava dosyası mahkememizin ... Esas sırasına kaydedilmekle mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
(I) TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; 1-Müvekkil şirketin alacağından dolayı, Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile borçlu-davalı şirket hakkında faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlu şirket, haksız ve dayanaksız olarak borca ve İcra Müdürlüğünün yetkisine itiraz etmiş olup, bu itiraz nedeniyle takibi durdurduğunu, borçlunun, borca itirazı hukuki dayanak içermemektedir ve fiili durum karşısında kötü niyetle borca itiraz edildiğinin açık olduğunu, müvekkil şirket ile davalı borçlu araşında yıllardır süregelen bir ticari ilişkinin mevcut olduğunu, davalı, müvekkil şirketten almış olduğu çeşitli kuru gıda maddeleri nedeniyle müvekkil şirkete borçlu olduğunu, davalının, müvekkil şirketten almış olduğu gıda maddeleri nedeniyle kendisine, 22.07.2020 tarihli 63.039,32 TL bedelli ve 21.07.2020 tarihli 75.963,79 TL bedelli iki adet fatura kesilmiştir. Borçlu, bu faturalardan kaynaklanan borcunu ödemediğini, bu nedenle faturalardan kaynaklanan 139.002,51 TL alacağının tahsili için davalarına konu olan icra takibi başlatıldığını, delil olarak sunulan ve toplam bedeli 139.002,51 TL olan iki adet faturaya dayalı alacaklarının defter kayıtları ile sabit olduğunu, ayrıca, taraflara ait vergi dairesine bildirilen BA-BS formları da celp edildiğinde davalının bu faturalardan dolayı, davacı şirkete borçlu olduğunun görüleceğini, borçlu-davalı da borca itirazında ticari ilişkiyi reddetmediğini, sadece borca itiraz ettiğini, bu nedenle icra takibine yapılan itirazının iptalinin gerektiğini, davalının Konya .İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazının iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine alacak tutarının %20sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; 1.Konya . İcra Dairesi ... esas sayılı dosya ile başlatılan icraya itirazlarının sonucu icra işleminin durdurulduğunu, borca itirazlarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirten firmayla herhangi bir ticari ve hukuki bağları ile alışveriş v.b bir sözleşmelerinin olmadığını, maliye kayıtları incelendiğinde de böyle bir alışverişin olmadığını, envanterlerinde bahsi geçen malların bulunmadığının anlaşılacağını, firmalarının böyle bir alışveriş talebi veya anlaşmasının olmadığını, davacı taraf sadece adlarına kesmiş olduğu fatura ile kendilerini borçlu göstermek istemişlerse de bu tür alış verişlerde teslim tesellüm belgesi şartı var iken firmalarının böyle bir teslim ve tesellüme taraf olmadığını, bahsi geçen gıda malzemelerinin irsaliye,makliye ,ambar teslimi v.b belgelerinin mevcut ise taraflarına gönderilmesini talep ettikleri halde firma taleplerine cevap verilmediğini, bu kadar yüklü miktardaki meblağa konu olan mal veya hizmet alımlarında iki firmanın karşılıklı anlaşma veya sözleşme,borç senedi,ticari çek veya banka teminatı olmadan yapılması akla ve ticari hukuka uygun olmadığını, bu sebeplerden ötürü kanuni hakları saklı kalmak kaydı ile davanın reddine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davacı tarafa yüklenilmesini talep etmiştir.
(II) YARGILAMADA TOPLANAN DELİLLER:
Mahkememizce; Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası celp edilerek incelenmiştir.
Mali Müşavir Bilirkişi Serpil Özçelebi’nin mahkememize sunmuş olduğu 04/01/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı yana ait incelenen 2020 ve 2021 yılı e-ticari defter-belgeleri ile sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; dava konusunun, taraflar arasındaki ticari ilişki çerçevesinde davalı adına tanzim edilen fatura kaynaklı 139.002,51 TL alacağının tahsili amacıyla yürüttüğü takibe yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, davacının 2020 ve 2021 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davalı şirketin Gaziantep ilinde olduğundan ticari defterlerinin incelenmediği, davacı ticari defterlerinde, icra takibine konu faturanın kayıtlı olduğu ve BS formlarında beyan edildiği, davacının ticari defterlerine göre; Davacı yanın takip tarihi (25.03.2021) itibariyle ve icra takibine konu fatura nedeniyle 139.000,00 TL alacaklı olarak göründüğü, Takip tarihinden sonra ise defter kayıtlarında herhangi bir işlem bulunmadığı, davacı şirket kayıtlarında, davalı yan tarafından düzenlenmiş bir iade faturası olmadığı, davacı tarafından düzenlenen e-arşiv faturanın, davalı tarafa tebliğ edilip edilmediği hususunda ve fatura içeriğindeki ürünlerin teslim edildiğine dair dosyaya sunulan bilgi/belge bulunmadığı görüş ve kanaatini bildirmiştir.
Mali Müşavir Bilirkişi ... ’nin mahkememize sunmuş olduğu 03/03/2022 tarihli bilirkişi EK raporunda özetle; Kök raporunun sonuç bölümündeki diğer maddeler aynı olmak üzere, davacı ... Tic. A.Ş. tarafından davalı adına tanzim edilen takibe konu 2 adet faturanın E-Arşiv fatura şeklinde usulüne uygun düzenlendiği, faturanın davalı yana e-arşiv portalı üzerinden teslim edildiği görüş ve kanaatini bildirmiştir.
(III) DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava faturaya bağlanmış alacağın tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
Davacı taraf dava dilekçesiyle, davalı adına düzenlenen fatura bedellerinin davalı tarafından ödenmemiş olduğunu, fatura bedellerinin ödendiğine ilişkin ispat külfetinin borçluya ait olduğunu, davacıya bu faturalar nedeniyle herhangi bir ödeme yapılmadığını, bu nedenlerle vaki itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce tarafların ticari defterleri sunulması ve yerlerinin bildirilmesi hususunda süre tanınmış olup, davalı tanınan kesin süre içerisinde defter yerlerini bildirmemiştir. Toplanan deliller itibariyle, davacının ticari defterler üzerinde inceleme yapılarak rapor tanzim edilmek üzere dosya bilirkişi ... tevdi edilmiş olup, bilirkişi raporunda neticeden; davacının 2020 ve 2021 yıllarına ait ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, Davacı yanın takip tarihi (25.03.2021) itibariyle ve icra takibine konu fatura nedeniyle 139.000,00 TL alacaklı olacağı anlaşılmıştır. Davacı ... Tic. A.Ş. tarafından davalı adına tanzim edilen takibe konu 2 adet faturanın E-Arşiv fatura şeklinde usulüne uygun düzenlendiği, faturanın davalı yana e-arşiv portalı üzerinden teslim edildiği neticeten tespit edilmiştir. Ayrıntılı, gerekçeli, denetlenebilir bilirkişi raporu mahkememizce yargılamaya esas alınmıştır.
Mahkememiz ... Esas ... Karar sayılı hükmü davalı tarafından istinaf edilmiş ve Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 27/09/2023 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamında;" Ticari defterler sunulmasına ilişkin kesin süreleri ara kararı içeren duruşma zaptının davalı asil yerine davalı vekiline tebliğ edildiği gerekçesi ile ilgili ihtarın davalıya usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesi ve ticari defterler ibraz edildiği takdirde davalı ticari defterler üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması sebebiyle ve ayrıca kabule göre davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken tam kabulüne karar verildiği belirtilerek..." tespiti ile mahkememiz kararının kaldırılmasına hükmedilmiştir.
Her ne kadar BAM kaldırma kararında ihtarlı duruşma zaptının davalı asil yerine davalı vekiline tebliğ edildiği yazıldı ise de; mahkememiz ihtarlarına içeren ön inceleme duruşma zaptının davalı vekili bulunmadığından davalı asile usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Yine her ne kadar davanın kısmen kabulü yerine tam kabulüne karar verildiği belirtilmiş ise de; mahkememizce davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
BAM kararına direnme usulü bulunmadığından ilgili kaldırma kararında belirtilen hususlar tensip ile birlikte yerine getirilmiş ve ihtarlı davetiye usulüne uygun şekilde davalıya tebliğ edilmesine rağmen süresi içerisinde defter yerleri bildirilmediğinden mahkememiz ilk hükmünde yargılamaya esas alınan mezkur bilirkişi raporuna göre değerlendirme yapılmıştır.
HMK'nun 222/3. Maddesi " ...İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir..." hükmüne havidir.
Mahkememiz BAM Kaldırma Kararı Sonrası Tensip Zaptının 2 nolu ara kararı c bendinde ticari defter ve belgelerin tanınan kesin süre içerisinde sunulmadığı veya bilirkişi incelemesine açılmadığı takdirde usulüne uygun tutulmuş karşı taraf defterlerinin aleyhlerine delil olarak değerlendirilebileceği işbu zaptın davalı asile usulüne uygun tebliği ile davalı asile ihtar edilmiştir.
Davalı takibe ilişkin borca itirazda bulunmuş ise de; taraflar arasındaki sözleşmenin varlığına dair herhangi bir uyuşmazlık bulunmayıp bu durumda fatura karşılığı bedellerin ödendiğine dair ispat külfeti davalı - borçlu üzerindedir. Yargılama safhasında davalı borcun tamamen ödendiğine muteber herhangi bir delil sunmamıştır. Bu cihetle dosya muhtevası itibariyle davacının davalıdan bakiye 139,000,00 TL alacaklı olduğu kanaatine varılmış olup, vaki itirazın kısmen iptali ile takibin devamına karar verilmiştir. Alacak likit ve muayyen olduğundan hüküm altına alınan miktar üzerinden %20 oranında hesaplanan 27,800,00 TL icra inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
(IV) HÜKÜM SONUCU, YARGILAMA GİDERLERİ VE KANUN YOLU:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın KISMEN KABULÜ İLE;
1-Davaya konu Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasındaki itirazın kısmen iptali ile; takibin 139.000,00 TL asıl alacak üzerinden DEVAMINA,
Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
Alacak likit olduğundan, alacağın %20 oranında hesaplanan 27.800,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gereken 9.495,09 TL karar harcından peşin olarak alınan 1.678,81 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.816,28 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL başvurma harcı, 8,50 vekalet harcı, 1.678,81 TL peşin harç toplamı 1.746,61 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalının arabuluculuk ilk oturumuna mazeretsiz katılmadığı anlaşılmakla; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A Maddesi 11. Fıkrası gereğince davacının yaptığı 550.00 TL bilirkişi ücreti, 380,25 TL posta tebligat gideri olmak üzere toplam: 930,25 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 22.240,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
6-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A Maddesi 11. fıkrası gereği davalının arabuluculuk ilk oturumuna mazeretsiz katılmadığı anlaşılmakla; davalıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına (harç tahsil müzekkeresi yazılmasına).
7-Davacı tarafından yatırılan ve dosyada bakiye kalan gider avansının HMK'nın 333. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda 6100 sayılı HMK'nın 341-345 maddeleri uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili İstinaf Dairesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.11/01/2024
Katip ...Hakim ...