T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ "TÜRK MİLLETİ ADINA"
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:
KARAR NO:
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI : ... - TC Kimlik No : ...
VEKİLİ:
DAVALI : ... - TC Kimlik No: ... ...
DAVA: Menfi Tespit
DAVA TARİHİ:
KARAR TARİHİ:
KARARIN YAZILDIĞI TARİH:
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; müvekkili davacının 23.02.2021 tanzim, 01.08.2021 tarihli ve 21.500.TL bedelli bono borçlusu iken , iş bu bonodan kaynaklanan borcunu 28.07.2020 tarihinde davalının ... Bankası ... Şubesinde bulunan ... numaralı hesabına Aynı bankanın ... ... şubesindeki ... iban numaralı hesabından havale yolu ile ödediğini ve ödeme sebebine senet karşılığı para yatırma olarak şerh düşüldüğünü, dolayısıyla borcun ödendiğini, buna rağmen davalı elinde bulundurduğu bonoyu iade etmek yerine senette yetkili yer ibaresinin olduğu kısmın boş olmasından faydalanarak Gaziantep ibaresini yazarak Gaziantep İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibine girdiğini, Gaziantep .İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı sırasında açmış oldukları davada davalı vekili aracılığıyla vermiş olduğu cevapta, söz konusu ödemenin başka bir alacağa ilişkin olduğunu iddia ederek dava konusu bononun ödenmediğini ileri sürdüğünü, Gaziantep İcra Hukuk Mahkemesi Yargıtay kararlarına göre gönderilen havalede senede açıkça atıfta bulunulması gerektiğinden, havale dekontunda da bu husus yer almadığından, ayrıca davalı tarafta ödeme iddiasını kabul etmediğinden bahisle reddedildiğini, müvekkilinin alacaklı görünen şahısla bundan başka hiç bir ticari işi olmadığını, her hangi bir senette verilmediğini, bono senedinin vade tarihi ile miktarı, müvekkilinin doğrudan alacaklı şahsın hesabına senet karşılığı ibaresi düşülerek gönderdiği havale ile birebir örtüştüğünü, davalı tarafın havaleyi aldıklarını kabul ettiğini ancak başka bir borcun olduğunu o borcun ödendiğini, bonoya bağlı borcun devam ettiğini savunduğunu, davalı başka bir alacağının olduğunu iddia ettiğinden bu konudaki ispat yükü de davalı tarafta olduğunu, davalı taraf ileri sürdüğü alacak ve ticari ilişkiyi ortaya koymak zorunda olduğunu, ortada bir adet senet ve o senedin temel unsurlarıyla birebir örtüşen ödeme belgesinin olduğunu, havale tarihi ve miktarı ile senedin vade tarihi ve miktarı birebir örtüştüğünü, ödemenin senet karşılığı hesaba yatırma şeklinde yapıldığından senedin banka tarafından alınarak müvekkiline iadesi gibi durum oluşmadığını, davalının parası hesabına yatan bono senedini iade etmeyerek ikinci kez icra takibine konu ettiğini, arz ettikleri üzere bonoya konu alacak tamamen ödenmiş olduğundan müvekkilinin alacaklı görünen davalıya hiç bir borcunun olmadığını, bu sebeple takibe konu bonodan dolayı borçlu olmadıklarının karar tespitine karar verilmesi talebiyle iş bu davayı açtıklarını, davalı taraf icra takibi durdurulmamış olduğundan müvekkilinin aracına ve mal varlığına haciz ve araçlarına yakalama uyguladığını ve müvekkilinin aracının yakalanarak trafikten men edildiğini, aracın trafikten men edilmesi sebebiyle müvekkilin mağdur olduğunu, aracın üzerindeki haczin ve yakalama şerhinin kaldırılması amacıyla icra takibine konu parayı tüm ferileriyle birlikte icra veznesine yatıracaklarını, ancak bu paranın (alacaklı) davalıya ödenmesi halinde, iş bu davanın kazanılması halinde paranın geri alınmasının mümkün olmayacağını, bu sebeple icra veznesine yatıracakları paranın davalıya ödenmemesi için İİK 72. Maddesinde belirtilen % 15 teminatı yatırmaları koşulu ile icra veznesindeki paranın alacaklı ( davalıya) ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, kambiyo senedindeki borcun ödenmiş olması nedeniyle müvekkilinin icra takibine konu edilen 23/02/2020 tanzim, 01/08/2020 vade tarihli ve 21.500. TL bedelli bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitine, haksız takip nedeniyle davalının takibin %20 sinden aşağı olmamak kaydıyla haksız takip tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı asil cevap dilekçesinde özet olarak; dava dilekçesinde bahsedilen olayların gerçeği yansıtmadığını, tarafıma ödendiği iddia edilen 23/02/2020 tanzim, 01/08/2020 vade tarihli bonoya ilişkin borcun ödenmediğini, hala alacaklı konumda olduğunu, kendisine 28/07/2020 tarihinde yapıldığı söylenen ödeme takip dayanağı senede açıkça atıf yapılmayarak yapılmış bir ödeme olduğunu, bu ödemenin iş bu bonoya ilişkin değil farklı bir alacağına ilişkin yapıldığını, söz konusu bonoya ilişkin değil farklı bir borcun ifası sırasında iş bu bononun iade edilmesi gibi bir durum haliyle mümkün olmayacağını, kaldı ki ödenmiş bir bononun borçluya teslim edilmemiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı bir durum teşkil edeceğini, ayrıca Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre sunulan ödeme belgesinin takip konusu borca ilişkin olarak verildiğinin kabul edilebilmesi için belgede takip dayanağı senede açıkça atıf yapılmasının zorunlu olduğunu, açıklamalar ışığında borçlunun (davacı) borcunu ferileri ile birlikte ödememek için yaptığı itirazın kötü niyetle açılmış bir dava olduğunu belirterek; ihtiyati tedbire itiraz ettiğini, davanın reddine karar verilmesini, davacının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetini, masraf ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
TOPLANAN DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, menfi tespit davasıdır.
Taraflar arasındaki ihtilaf; davaya ve takibe konu keşidecisi ..., lehtarı ... olan, 23/02/2020 keşide tarihli, 01/08/2020 vade tarihli 21.500,00 TL bedelli bono nedeniyle davacının davalıya borçlu olup olmadığı ve davacı tarafından yapılan ödemenin bu bonodan kaynaklı borca mahsuben mi yoksa başkaca senetlerden kaynaklı borca mahsuben mi yapıldığı hususlarından ibarettir.
Davaya konu Gaziantep İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı takibinin, keşidecisi ..., lehtarı ... olan, 23/02/2020 keşide tarihli, 01/08/2020 vade tarihli 21.500,00 TL bedelli bonoya dayalı olarak, 21.500,00 TL asıl alacak, 1.622,22 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 23.122,22 TL üzerinden başlatıldığı anlaşılmıştır.
Davacı tarafından 28/07/2020 tarihinde davalıya 21.500,00 TL tutarında ödeme yapıldığı, ödeme dekontunun incelenmesinde açıklama kısmında "hesaba senet karşılığı yatıraa" ibaresinin yazılı olduğu anlaşılmıştır.
Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamı;''... davacılar tarafından davalıya herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı tespit edilerek, şayet ödemelerin icra takibine konu bononun keşide tarihinden sonra ise bu ödemelerin bonodan kaynaklanan borca karşılık yapıldığının kabulü gerektiği, başka bir borca ilişkin ödeme yapıldığı savunmasının ispat yükümlülüğünün davalı alacaklıda olduğu gözetilmelidir. ...'' şeklinde,
Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamı; ''Davacı taraf dava konusu çeke yönelik olarak ödemelerde bulunulduğunu ileri sürmüş olup, davalı bu ödemelerin çeke yönelik olmadığını ileri sürmüştür. Davalının ticari kayıtlarında yapılan ödemeler mevcut olup ticari avans olarak belirtilmiştir. Bu durumda davalının kendisine yapılan ödemelerin bir başka alacağına karşılık yapıldığını ispat etmesi gerekir.Ancak davalı tarafından bu yönde bir delil sunulmadığından bu durumda çekin keşide tarihinden sonra yapılmış olan ödemelerin borca mahsuben olduğunun kabulü gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.'' şeklinde ve yine
Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin 25.01.2016 gün ve ... E. ... K. Sayılı ilamı; '' Davacı taraf, davalının kendileri hakkında başlatmış olduğu icra takibine konu 13/12/2007 keşide 30/08/2008 vade tarihli 12.600 TL. bedelli bono bedelinin ödendiği ileri sürerek menfi tespit isteminde bulunmuştur. Mahkemece, davacı tarafça yapılan ödemelerin bu bonoya karşılık yapıldığının ispatlanamadığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş ise de, bononun tanzim tarihinden sonra yapılan ödemelerin, taraflar arasında başka bir borç ilişkisi yoksa, mevcut borcun ifası amacıyla yapıldığının kabulü gerekir. Dolayısıyla tanzim tarihinden sonraki ödemelerin dava konusu bono dışında başka bir borca karşılık olduğu hususunda ispat yükü davalı alacaklıdadır. '' şeklindedir.
Somut olayda, davacı tarafından yapılan ödemenin bononun keşide tarihinden sonra yapılmış olması karşısında ödemenin davaya konu bono bedeline mahsuben yapıldığının karine olarak kabul edilmesi gerekir. Dolayısıyla ispat yükü davalı üzerinde olup, davalı ödemenin başka senetlerden kaynaklı borca mahsuben yapıldığını usulünce ispatlamalıdır. Ancak davalı tarafça bu yönde bir delil ibraz edilmediği gibi, bu savunmanın ispatı yönüyle yemin teklifinde de bulunulmamıştır. Bu kapsamda davacı lehine oluşan karinenin aksi davalı tarafça ispatlanamadığından davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacı, menfi tespit istemine ek olarak 2004 sayılı İİK'nın 72/5. maddesi uyarınca tazminat isteminde de bulunmuştur. Davaya konu icra takibinin haksız olduğu konusunda bir duraksama yoktur. Ancak tazminata hükmedilebilmesi için takibin haksız olmasının yanında kötü niyetli olması da gerekir. Somut olayda, davalı bono bedelinin havale yoluyla ödendiğini bilmesine rağmen bonoya istinaden icra takibi başlattığından, takibin aynı zamanda kötü niyetli olduğu kabul edilerek davacı lehine tazminata hükmetmek gerekmiştir.
Her ne kadar davalı da tazminat isteminde bulunmuş ise de dava davalı alacaklı lehine neticelenmediğinden davalının tazminat isteminin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-DAVANIN KABULÜ ile, Gaziantep İcra Dairesi'nin ... E sayılı takibine konu keşidecisi ..., lehtarı ... olan 23/02/2023 tanzim tarihli, 01/08/2020 vade tarihli, 21.500,00 TL bedelli bono nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine,
2-2004 sayılı İİK'nın 72/5. maddesi uyarınca Gaziantep İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı takibinin derhal durdurulmasına,
3-2004 sayılı İİK'nın 72/5. maddesi uyarınca 23.122,22 TL'nin % 20'si oranında hesaplanan 4.624,44 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalının tazminat isteminin reddine,
5-Alınması gereken 1.579,47 TL karar ve ilam harcından, peşin ve tamamlama olarak alınan 394,86 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.184,61 TL eksik harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
6-Davacı tarafından yapılan 608,56 TL harç gideri ve 79,25 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 687,81 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
8-Davacı taraf, kendini vekille temsil ettiğinden , A.A.Ü.T'ne göre tayin ve taktir olunan 17.900 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
9-Davacı tarafça yatırılan teminatın üzerinde herhangi bir tedbir veya haciz olmaması kaydıyla davacıya iadesine,
10-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmının 6100 sayılı HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
Dair ; davalının yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 16/11/2023
Katip ...Hakim ...
5070 Sayılı Kanun Hükümlerine Göre Elektronik İmzalıdır.