T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:
KARAR NO:
BAŞKAN:
ÜYE:
ÜYE:
KATİP:
DAVACILAR : 1-
2-
3-
VEKİLİ:
DAVALI : 1-
VEKİLİ:
DAVALILAR : 2-
3-
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ:
KARAR TARİHİ:
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
HEYETİMİZCE GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
TALEP :
Davacılar vekili mahkememize vermiş olduğu 30/04/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; 11/10/2021 tarihinde davalı sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı çekici ve bu çekiciye bağlı ... plakalı yarı römork seyir halindeyken, aynı yön ve istikamette yolun sağ tarafında arıza yaptığı için araç sürücüsü ... ve yolcu ...'ın iterek götürmeye çalıştıkları ... plakalı araca çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında müvekkillerinin murisi ...'nın vefat ettiğini, davalı ...'nın araç sürücüsü olarak, davalı ... şirketinin araç maliki olarak ve diğer davalı sigorta şirketinin kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın araç sigortacısı olarak sorumluluğunun bulunduğunu, kaza nedeniyle davalı sigorta şirketine başvurduklarını ancak sonuç alamadıklarını, yapılan arabuluculuk görüşmelerinin de sonuçsuz kaldığını, olay sonrası başlatılan soruşturma neticesinde Ereğli . Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile açılan kamu davasında mahkumiyet kararı verildiği, bu dosyada alınan kusur raporunda da davalı ...'nın asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, müvekkillerinden ... ve ...'nın muris ...'nın anne ve babası olduğunu, murisin bekar ve çocuksuz olduğunu, hayvancılıkla uğraşarak ailesinin geçimini sağladığını, müvekkili ...'nın kayıtlarda her ne kadar evli olarak görünse de fiili olarak eşinde ayrı olarak Adana ilinde yaşadığını, diğer müvekkili ...'nın da muris ... ile birlikte yaşadığını, her iki müvekkilinin de muris ...'nın desteğinden yoksun kaldığını, kaza neticesinde murise ait kazaya karışan ... plakalı aracın kullanılamaz hale gelerek pert olduğunu, bu durumun Ereğli Sulh Hukuk Mahkemesinin ... d.iş sayılı dosyasında alınan rapor ile de sabit olduğunu, diğer müvekkili ...'nın da murisin tek kardeşi olduğunu, müvekkillerinin murisin ölümü ile derin bir üzüntü içerisinde olduklarını, kaza nedeniyle araçta meydana gelen hasar bedelinin ve araç mahrumiyet bedelinin, destekten yoksun kalma tazminat bedelinin ve kusur durumunun mahkememizce aldırılarak raporlarla belirlenmesini beyanla öncelikle davalılara ait taşınmaz ve araçlar üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, ileride aldırılacak bilirkişi raporları ile tespit edilmek ve arttırılmak üzere fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla şimdilik 100.000,00TL destekten yoksun kalma tazminat bedelinin, 10.000,00TL araç hasar bedelinin, 1.000,00TL araç mahrumiyet bedelinin davalı sigorta şirketi yönünden sigorta limitleriyle sınırlı olmak kaydıyla kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte, 300.000,00TL manevi tazminat bedelinin sigorta şirketi yönünden genişletilmiş kasko poliçesi bulunması halinde sigorta şirketinin de sorumlu tutulması aksi halde sorumlu tutulmaması kaydıyla kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, sulh hukuk mahkemesinde görülen tespit dosyası masraflarının da yargılama giderlerine dahil edilmek suretiyle yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacılar vekili mahkememize vermiş olduğu 05/07/2022 havale tarihli talep açıklama dilekçesinde özetle; dava dilekçeleri ile talep etmiş oldukları 100.000,00TL destekten yoksun kalma tazminat bedelinin 20.000,00TL'sini müvekkili ... yönünden, 80.000,00TL'sini müvekkili ... yönünden talep ettiklerini beyan etmiştir.
Davacılar vekili mahkememize vermiş olduğu 05/06/2023 havale tarihli dilekçesinde özetle; alınan bilirkişi raporları dikkate alınarak destekten yoksun kalma tazminat taleplerini müvekkili ... yönünden 186.758,93TL'ye, müvekkili ... yönünden 603.565,08TL'ye; araç hasar bedelini 13.300,00TL'ye; araç mahrumiyet zarar bedelini 1.470,00TL'ye yükselttiklerini, bu bedeller üzerinden davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davacılar vekili mahkememize vermiş olduğu 12/07/2023 havale tarihli dilekçesinde özetle; alınan ek hesap raporu doğrultusunda destekten yoksun kalma tazminat taleplerini müvekkili ... yönünden 238.831,40TL'ye, müvekkili ... yönünden 797.508,82TL'ye yükselttiklerini, bu bedeller üzerinden davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili mahkememize vermiş olduğu 03/06/2022 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla açılmış olan kısmi dava olduğunu, kısmi dava niteliğinde açılan bu davada miktar arttırımı yapılması halinde bu durumu kabul etmeyeceklerini, davanın belirsiz alacak davası olmadığını, talep arttırımı yapılamayacağını, açılan davada dava ön şartı olan müvekkili şirkete usulünce başvuru şartının yerine getirilmediğini bu nedenle de davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, destekten yoksun kalma tazminat talebinin poliçe teminatı dışında kaldığını bu talebe ilişkin davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, bu talebin belirlenmesinde desteklik ilişkisinin ispat edilmesi gerektiği, tazminat hesaplaması yapılabilmesi için SGK tarafından yapılan ödemelerin dikkate alınması gerektiğini, müterafik kusur indirimi ve hatır taşıması indirimi taleplerinin olduğunu, bu taleplerinin de dikkate alınarak kusur oranlarının usulünce mahkememizce tespit edilmesini, kaza sırasında emniyet kemeri, kask gibi koruyucu ekipmanların olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, talebin öğrenme tarihi itibariyle talep ve dava hakkının zamanaşımına uğradığını ve zamanaşımı itirazlarının olduğunu, tazminat hesabında yasal faizlerin dikkate alınmasını ve faiz başlangıç tarihinin aktüerya hesap raporu tarihi olması gerektiğini beyanla açılan davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacılar üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
Diğer davalılara usulünce yapılan tebligata rağmen dosyaya cevap dilekçesi sunmadıkları, duruşmalara katılmadıkları anlaşılmıştır.
DELİLLER:
Mahkememizce, kazaya karışan araçların trafik kayıtları, Ereğli . Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas dosyası, Ereğli Sulh Hukuk Mahkemesinin ... d.iş sayılı dosyası celp edilmiş, Türkiye Reasürans Şirketler Birliğine müzekkere yazılarak kaza tarihinde davacının maliki olduğu aracın değerine ait bilgi ve belgeler, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine müzekkere yazılarak davacıya ait aracın tramer kayıtları celp edilmiş, davacı ve davalı gerçek kişilerin nüfus kayıtları dosya arasına alınmış, davalı sigorta şirketine müzekkere yazılarak, poliçe ve bu poliçe kapsamında müracaat ve ödeme olup olmadığı araştırılmış, SGK İl Müdürlüğüne müzekkere yazılarak, davacılara ödeme yapılıp yapılmadığı araştırılmış, tarafların ekonomik ve sosyal durumları araştırılmış, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğüne müzekkere yazılarak muris ... adına kayıtlı hayvan olup olmadığı araştırılmış, Ereğli . Asliye Hukuk Mahkemesinin ... talimat sayılı dosyası aracılığıyla davacı tanıkları dinlenilmiş, trafik bilirkişisinden kusur raporu, hasar sigorta bilirkişisinden araç hasarına ilişkin rapor, veteriner hekim bilirkişisinden davacının yapmış olduğu hayvancılık işinin başkası tarafından yapılması halinde ödenecek bedellin tespiti için rapor alınmış, aktüerya bilirkişisinden hesap raporları alınmıştır.
Ereğli . Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas dosyasının incelenmesinde; mahkememiz dosyası davalısı ... hakkında mahkememiz dosyası davacılarının murisi ...'nın ölüme nedeniyle taksirle ölüme neden olma suçundan kamu davası açıldığı, sanık hakkında 2 yıl 6 ay hapis cezası verildiği ve verilen bu kararın adli para cezasına çevrildiği ve verilen kararın 07/09/2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Ereğli . Asliye Hukuk Mahkemesinin ... talimat sayılı dosyası aracılığıyla alınan davacı tanığı ... beyanında; " Davacılar ... ve ...'yı arkadaşım ...'nın anne ve babası olmaları nedeniyle tanırım. ... benim çocukluğumdan beri arkadaşım olurdu. 2021 yılında meydana gelen kaza neticesinde arkadaşım ... vefat etti. ... vefat etmeden önce tarım ve hayvancılık ile uğraşırdı. 300 e yakın küçükbaş hayvan çiftliği vardı. Ben bildim bileli ...'nin anne ve babası yıllardır ayrı yaşamaktadırlar. Annesi Adana ilinde babası da Ereğli ilçesinde ikamet etmektedir. ... hayatı boyunca çalışarak sürekli olarak annesine maddi anlamda destek verdi. ...'nin annesi ev hanımı olup, başkaca meslekle uğraşmamaktadır. ...'nin babasının ne iş yaptığını bilmiyorum. ...'nin vefatından sonra annesinin psikolojik olarak ve maddi olarak zor durumda kaldığını biliyorum." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Ereğli . Asliye Hukuk Mahkemesinin ... talimat sayılı dosyası aracılığıyla alınan davacı tanığı ... beyanında; "Benim kazaya ilişkin bir görgüm yoktur. Olay sonrasında ablam benden duydu, çünkü bana ulaşmışlardı. ...'nin arkadaşları bana ulaşmışlardı. Ablam ... ve eşi ...'in maddi durumları çok iyi değildir. Ayrı yaşarlar. Araları pek iyi değildir. Ablam rahmetli ... ile yaşardı. ... onun oğluydu. ... hayvancılık yapardı. Maddi durumu fena değildi. ... çocuklarıdır. Maddi durumu fena değildir, polis memurudur." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Veteriner hekim bilirkişisi tarafından mahkememize sunulan 24/03/2023 havale tarihli raporda özetle;
"Mahkemenizin tarafımdan istemiş olduğu hayvancılık işi ile iştigal eden müteveffa desteğin bu işe şahsi katkısının ve bu kişinin yerine başkasının çalıştırılması halinde ona ödenecek ücretin kaza tarihi itibariyle ne kadar olduğu tarafımca kıyaslama ve oranlama yapılarak hesaplanmış olup 4.661,25 TL olabileceği" kanaatleri bildirilmiştir.
DAVANIN NİTELİĞİ, DEĞERLENDİRİLME VE GEREKÇE :
Dava, trafik kazası sebebiyle destekten yoksun kalma tazminatı, araç hasar bedeli, araç mahrumiyet bedeli ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacılar vekili, davalı ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı çekici ve bu çekiciye bağlı ... plakalı yarı remörk ile ... plakalı otomobilin karıştığı trafik kazası sebebiyle davacıların murisi ...'nın vefat ettiğini belirterek tüm davalılardan maddi tazminat ve ayrıca davalı sigorta şirketi dışındaki davalılardan manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
Dava tarafları arasında, dava konusu trafik kazasındaki kusur durumu, davacının uğradığı zararın türü ve miktarı, zararın davalılardan tazmin edilip edilemeyeceği; edilebilir ise ne miktarlarda tazmin edilebileceği ihtilaflıdır.
Kazaya karışan ... plakalı çekici ve bu çekiciye bağlı ... plakalı yarı remörkun, kaza tarihinde davalı ... ... Ltd. Şti. adına tescilli olduğu, kaza sırasında sürücüsünün davalı ... olduğu ve bu aracın davalı sigorta şirketinin 20/12/2020-20/12/2021 tarihli ... poliçe numaralı ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğu, kaza tarihinde geçerli sakatlanma/ölüm ve sağlık/tedavi gideri teminat limitlerinin 430.000,00'er TL olduğu dosya kapsamına celp oluna bilgi ve belgelerden anlaşılmıştır.
2918 sayılı KTK'nın 85/1. Maddesine göre; Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.
2918 sayılı KTK'nın 85/5. Maddesine göre; İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.
2918 sayılı KTK'nın 90. Maddesine göre; Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.
Anayasa Mahkemesi’nin 09/10/2020 tarihli resmi gazetede yayınlanan 17/7/2020 tarihli ve ... E, ... K sayılı Kararı ile, 2918 sayılı KTK'nın 90/1. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan “…ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
2918 sayılı KTK'nın 91. Maddesine göre; İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.
2918 sayılı KTK'nın 97. Maddesine göre; Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.
2918 sayılı KTK'nın 99. Maddesine göre; Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.
6098 sayılı TBK'nın 49. Maddesine göre; Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
6098 sayılı TBK'nın 50. Maddesine göre; Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.
6098 sayılı TBK'nın 53. Maddesine göre; Ölüm hâlinde uğranılan zararlar özellikle şunlardır: 1. Cenaze giderleri. 2. Ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. 3. Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar.
6098 sayılı TBK'nın 55. Maddesine göre; Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez. Hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile artırılamaz veya azaltılamaz.
Anılan yasal düzenlemelere istinaden bir motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen trafik kazasında, zarar görenlerin zararından, 6098 sayılı TBK'nın 49. Maddesi uyarınca araç sürücüsü, 2918 sayılı KTK'nın 85. Maddesi uyarınca araç işleteni ve şartları varsa teşebbüs sahibi ve 2918 sayılı KTK'nın 91. Maddesi uyarınca sigortacı müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Trafik kazası nedeniyle zarara uğradığını iddia eden hak sahipleri tarafından açılan tazminat davalarında ispat yükü 6098 sayılı TBK'nın 50. Maddesi uyarınca zarar gören üzerinde olup, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat etmek zorundadır.
Haksız eylem nedeniyle oluşan zararın tazminine karar verebilmek için, hukuka aykırı kusurlu eylem sonucu oluşan zarar ve hukuka aykırı kusurlu eylem ile zarar arasında uygun illiyet bağının mevcut olması gerekir.
Destekten yoksun kalma tazminatı, haksız fiil sonucu bir kişinin ölümü sonucunda ölenin yardımından mahrum kalanlara ödenecek bir tazminat türüdür. Bu tazminatın kaynağı olan 6098 sayılı TBK m. 53 öngörmüş olduğu hal, ölüm sonucu vukua gelen bir kısım zararların tazminini hükme bağlamaktadır. Bu hükme göre, ölenin yardımından faydalananlar, bu yüzden yoksun kaldıkları faydayı, tazminat olarak, sorumludan isteyebilirler. Kanun metninden de anlaşılacağı gibi destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Yani haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse BK'nın 45/2 maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir.
Destekten yoksun kalma zararının hesabında, destekten yoksun kalanlara müteveffanın sağlığında sağlamış olduğu yardımın miktarı belirlenmelidir. Bu belirlemede destek ile destek olunan kimse arasındaki yakınlığın derecesi, aralarındaki manevi bağ, davacıların yaşları, dahil oldukları sosyal ve ekonomik çevre, yaşam standartları, cinsiyetleri gibi bakım ilişkisine ve miktarına etkili olabilecek unsurlar da göz önünde bulundurulacaktır. Hayatın olağan akışı içinde, destek sayılan kimsenin baktığı kimselere gelirini belli paylara bölerek baktığı pek söylenemese de tazminat hesabında bir paylaştırma yapmak zorunlu hale gelmektedir.
Buna göre öncelikle gelirin tamamının, yardım görenlere tahsis olunmuş varsayılamayacağı, ölenin gelirinden bir bölümünü kendisine ayıracağı, bu tahsisten vazgeçilemeyeceği ve bu suretle yardımın (payların) geliri yutmaması ilkesi dikkate alınmalıdır. Ayrıca ölenin kendi geçim masraflarından artan miktarın tamamının (hiçbir tasarruf düşüncesine yer bırakmadan) destek görenlere dağıtılması da kabul olunamaz. Öte yandan, destek görecek kimselere ayrılacak miktar da bunların ihtiyaçlarının toplamı kadar olmalıdır. Bunun dışında destekten yoksun kalanlardan bir kısmının davacı olup diğer kısmının davacı olmadığı durumda talepte bulunmayan destek görenlerin paylarının da hesaplamada göz önünde tutulması gerekmektedir.
Yargıtay . Hukuk Dairesinin yerleşmiş içtihatlarına göre; çocuklar için destekten yoksun kalacakları sürenin belirlenmesinde yaşları, okuldaki eğitim durumları, içinde yaşadıkları sosyal ve ekonomik koşulların ayrı ayrı değerlendirilmesi, yüksek öğrenim yapacaklar ise, 25 yaşının doldurulmasına kadar; yüksek öğrenim yapmamakta ise yerleşik ve kabul gören uygulamaya göre, erkek çocukları için 18 yaşın, kız çocukları için 22 yaşın desteğin sona ereceği yaş olarak kabul edilerek hesaplama yapılması gerekmektedir.
Davacı ..., davaya konu trafik kazasında ölenin eşi, diğer davacılar ise ölenin çocukları olup, ölümle birlikte destekten mahrum kaldıklarını savunarak destekten yoksun kalma tazminatı isteminde bulunmuşlardır. Davacılar ile müteveffa arasındaki ölüm tarihindeki akrabalık durumu nedeniyle desteklik ilişkisi bulunduğu kabul edilmiştir.
Trafik bilirkişisi tarafından mahkememize sunulan ve hükme esas alınan 27/06/2022 havale tarihli kusur raporunda; ... Plakalı Çekici ve buna bağlı ... plakalı yarı Römork Sürücüsü ...'nın bu kazanın oluşumunda %70 (yüzde yetmiş) oranında kural ihlalinin olduğunu, ... plakalı otomobil sürücüsünün bu kazanın oluşumunda %30 (yüzde otuz) oranında kural ihlalinin olduğunu tespit etmiştir.
Hasar sigorta bilirkişisi tarafından mahkememize sunulan ve hükme esas alınan 12/03/2023 havale tarihli raporda; Dava konusu kaza nedeniyle ... plakalı aracın pert olarak işlem görmesinin uygun olduğu, bu itibarla gerçek hasar tutarının kusur tenzili yapılmış miktarının 13.300,00 TL olduğu, ... plakalı aracın mahrumiyet kaybı bedelinin kusur tenzili yapılmış miktarının 1.470,00 TL olduğu tespiti yapılmıştır.
Aktüerya bilirkişisi tarafından mahkememize sunulan 12/07/2023 havale tarihli ek hesap raporunda;
Mahkemece PMF 1931 Bakiye Yaşam Tablosuna Göre Yapılan Hesaba İtibar Edilmesi
Halinde;
Davacılardan ... yönünden hesaplanan 193.692,72-TL destekten yoksun kalma
tazminatı ile (davalı ... Sigorta A.Ş.’nin 108.685,94-TL’sinden),
Davacı ... yönünden hesaplanan 572.928,19-TL destekten yoksun kalma
tazminatından (davalı ... Sigorta A.Ş.’nin 321.357,06-TL’sinden);
Mahkemece TRH 2010 Bakiye Yaşam Tablosuna Göre Yapılan Hesaba İtibar Edilmesi
Halinde ise;
Davcılardan ... yönünden hesaplanan 238.831,40-TL destekten yoksun kalma
tazminatı ile (davalı ... Sigorta A.Ş.’nin 99.096,51-TL’sinden),
Davacı ... yönünden hesaplanan 797.508,82-TL destekten yoksun kalma
tazminatından (davalı ... Sigorta A.Ş.’nin 330.903,49-TL’sinden olmak üzere) davalıların müştereken
ve müteselsilen sorumlu olmaları gerektiği tespiti yapılmıştır.
Aktüerya hesap bilirkişisinin raporunun Konya BAM . Hukuk Dairesinin uygulaması da nazara alınarak PMF 1931 Yaşam Tablosuna göre hesaplanan miktarlar üzerinden hükme esas alınması gerekmiştir.
ZMMS poliçesi genel şartlarına göre araç mahrumiyet bedelinden davalı sigorta şirketi muaf olduğundan araç mahrumiyetine yönelik maddi tazminat talebinin davalı sigorta şirketi için reddi gerekmiştir. Bununla birlikte hükme esas alınan hasar bilirkişi raporuna göre davaya konu araçta meydana gelen hasar miktarına 13.300,00TL olduğu anlaşılmakla bu zararın tüm davalılardan tazminine karar vermek gerekmiştir. Araç mahrumiyet bedeli olarak hesaplanan 1.470,00TL'nin ise davalılar sürücü ve işletenden tahsil edilerek miras payları oranında davacılar ... ve ... 1/2 oranında verilmesine karar vermek gerekmiştir.
Dava konusu kazadaki müterafik kusur durumu yönünden yapılan değerlendirmede; 6098 sayılı TBK'nın 52. Maddesine göre; Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir. Anılan yasal düzenlemede de belirtildiği üzere zarar görenin zararın oluşmasında ya da zararın artmasında bir ihmali varsa bu hususun tazminatın belirlenmesinde dikkate alınması gerekir. Bir başka deyişle zararın oluşumunda zarar görenin de müterafik kusurunun bulunması halinde tazminattan indirim yapılması gerekmektedir. Müterafik kusurun dikkate alınması için bu yönde yapılan bir savunmaya gerek olmayıp Mahkemece müterafik kusurun resen dikkate alınması gerekmektedir. Nitekim bu husus Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamında da vurgulanmıştır. Ayrıca müterafik kusur indirimi nedeniyle kısmen reddedilen tutar üzerinden davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmeyeceği noktasında da duraksama bulunmamaktadır.
Somut olayda, kaza tespit tutanağında müteveffanın emniyet kemerinin takılı olup olmadığının belirsiz olarak işaretlenmesi, soruşturma dosyası içerisinde bunun aksi yönde bir beyan ve delilin bulunmaması nazara alındığında müterafik kusur indirimine gidilmemiştir.
Davalı sigorta şirketi her ne kadar hatır taşıması indirimi talebinde bulunmuş ise de, somut olayda hatır taşıması indirimi yapılmasını gerektirir bir olgunun bulunduğu davalı tarafından ispatlanamamıştır. Öte yandan yine davalı sigorta şirketi tarafından zamanışımı defiinde bulunulmuş ise de, davanın kazanın üzerinden henüz iki yıl geçmeden açılması sebebiyle bu itirazlarda yerinde bulunmamıştır.
Davacıların manevi tazminat talebi açısından yapılan değerlendirme;
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56. maddesinde ; "Ağır bedensel zarar veya ölüm halinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir" hükmü düzenlenmiştir. Anılan hükme göre, Manevi zarar; mutlak hak olan ve dolayısıyla herkese karşı korunmuş bulunan kişilik haklarının kapsamına giren değerlerden birisinin ihlali ile doğar. Şahsiyet hakkı hukuka aykırı bir şekilde tecavüze uğrayan kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat namı ile bir miktar para ödenmesini talep edebilir. Şahsi menfaatleri ihlal edilen kimseye ihlalin ve kusurun özel ağırlığının haklı kılması halinde hakimin manevi tazminat olarak verilmesine hükmedeceği para miktarının belirlenmesinde hakkaniyet gözetilmelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hak ve nisfetle hüküm vereceği Medeni Kanun'un 4. maddesinde belirtilmiştir. Ödettirilecek para miktarı ise aslında ne tazminat, ne de cezadır. Çünkü mamelek hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını amaç edinmediği gibi kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine olarak zarara uğrayanda bir huzur duygusunu doğurmaktır. Aynı zamanda ruhi ızdırabın dindirilmesini amaç edindiğinden tazminata benzer bir fonksiyonu da vardır. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. (Konya BAM . Hukuk Dairesi 19/06/2020 tarih ... Esas ... Karar)
Bu itibarla yukarıda açıklanan ilkeler, davaya konu somut olayın gerçekleşme şekli, yeri, zamanı, ceza dosyasındaki deliller, hükme esas alınan kusur raporu, davacılar ve müteveffa arasındaki yakınlık durumu, davacıların çekmiş olduğu ıstırap ve olay tarihinde paranın satın alma gücü birlikte değerlendirilerek davacıların manevi tazminat talebinin kısmen kabulü gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı ... yönünden açılan destekten yoksun kalma tazminatı talepli davanın KISMEN KABULÜ İLE; davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 321.357,06TL ile sınırlı olmak kayıt ve şartıyla 572.928,19TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketi yönünden 29/10/2021 tarihinden, diğer davalılar yönünden 11/10/2021 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Davacı ... yönünden açılan destekten yoksun kalma tazminatı talepli davanın KISMEN KABULÜ İLE; davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 108.685,94TL ile sınırlı olmak kayıt ve şartıyla 193.692,72TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketi yönünden 29/10/2021 tarihinden, diğer davalılar yönünden 11/10/2021 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
3-Araç hasarına yönelik maddi tazminat davasının KABULÜ İLE; 13.300,00TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe teminat limitleriyle sınırlı olmak kayıt ve şartıyla davalı sigorta şirketi yönünden 29/10/2021 tarihinden, diğer davalılar yönünden 11/10/2021 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılar ... ve ...'ya veraset ilamında belirtilen miras payları olan 1/2 oranında verilmesine,
4-Araç mahrumiyetine yönelik maddi tazminat davasının davalı sigorta şirketi haricindeki diğer davalılar yönünden KABULÜ İLE; 1.470,00TL maddi tazminatın 11/10/2021 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ... ... Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılar ... ve ...'ya veraset ilamında belirtilen miras payları olan 1/2 oranında verilmesine,
5-Araç mahrumiyetine yönelik maddi tazminat davasının davalı sigorta şirketi yönünden REDDİNE,
6-Davacı ...'nın manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ İLE; 70.000,00TL manevi tazminatın 11/10/2021 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ... ... Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
7-Davacı ...'nın manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ İLE; 70.000,00TL manevi tazminatın 11/10/2021 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ... ... Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
8-Davacı ...'nın manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ İLE; 40.000,00TL manevi tazminatın 11/10/2021 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ... ... Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
9-Hazine tarafından karşılanan 1.320,00TL arabuluculuk giderinin haklılık oranına göre (443.343/444.813 oranında) 1.315,64TL'sinin davalı ... Sigorta A.Ş.'nden, 4,36TL'sinin davacılar ... ve ...'dan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
10-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen maddi tazminat davası yönünden alınması gereken 53.376,81TL ve kabul edilen manevi tazminat davası yönünden alınması gereken 12.295,80TL olmak üzere toplam alınması gereken 65.672,61TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 1.403,78TL harç ile yargılama sırasında alınan 3.210,95TL ıslah harçları toplamı olan 4.614,73TL'nin mahsubu ile bakiye 61.057,88TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, (Davalı ... Sigorta A.Ş.'nin (443.343/961.390,91 oranında) 28.156,69TL'sinden diğer davalılar ile birlikte sorumlu olmak kaydıyla, diğer davalıların tamamından sorumlu olmak kaydıyla),
11-Davacılar tarafından yapılan 242,10TL başvuru harçları, 1.403,78TL peşin harç ve 3.210,95TL ıslah harçları olmak üzere toplam 4.856,83TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak tahsili ile davacılara verilmesine, (Davalı ... Sigorta A.Ş.'nin (443.343/961.390,91 oranında) 2.239,71TL'sinden diğer davalılar ile birlikte sorumlu olmak kaydıyla, diğer davalıların tamamından sorumlu olmak kaydıyla),
12-Davacılar tarafından yapılan 1.245,75TL posta-tebligat gideri, 5.020,00TL bilirkişi ücretleri, 133,00TL tedbir harcı, 11,50TL vekalet suret harcı 1.243,60TL Ereğli Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.iş sayılı dosyasında yapılan masraflar olmak üzere toplam 7.653,85TL yargılama giderinden haklılık oranına göre hesaplanan (961.390,91/1.351.110,22) 5.446,14TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak tahsili ile davacılara verilmesine, (Davalı ... Sigorta A.Ş.'nin (443.343/961.390,91 oranında) 2.511,47TL'sinden diğer davalılar ile birlikte sorumlu olmak kaydıyla, diğer davalıların tamamından sorumlu olmak kaydıyla), kalan kısmın davacılar üzerine bırakılmasına,
13-Davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan 11,50TL vekalet suret harcı yargılama giderinden haklılık oranına göre hesaplanan (1.470/444.813) 0,04TL'sinin davacılar ... ve ...'dan tahsili ile davalı ... Sigorta A.Ş.'ne verilmesine, kalan kısmın davalı ... Sigorta A.Ş.'nin üzerine bırakılmasına,
14-Davacı ... vekili yararına AAÜT'ye göre kabul edilen destekten yoksun kalma tazminatı yönünden hesaplanan 86.121,75TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ya verilmesine, (Davalı ... Sigorta A.Ş.'nin (321.357,06/572.928,19) 48.305,94TL'sinden diğer davalılar ile birlikte sorumlu olmak kaydıyla, diğer davalıların tamamından sorumlu olmak kaydıyla),
15-Davacı ... vekili yararına AAÜT'ye göre kabul edilen destekten yoksun kalma tazminatı yönünden hesaplanan 30.990,84TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ya verilmesine, (Davalı ... Sigorta A.Ş.'nin AAÜT'nin 13/1 maddesine göre hesaplanan 17.900,00TL'sinden diğer davalılar ile birlikte sorumlu olmak kaydıyla, diğer davalıların tamamından sorumlu olmak kaydıyla),
16-Davacılar ... ve ... vekili yararına AAÜT'ye göre kabul edilen araç hasarı tazminatı yönünden hesaplanan 13.300,00TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılar ... ve ...'ya 1/2 oranında verilmesine,
17-Davacılar ... ve ... vekili yararına AAÜT'ye göre kabul edilen araç mahrumiyeti tazminatı yönünden hesaplanan 1.470,00TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... ... Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılar ... ve ...'ya 1/2 oranında verilmesine,
18-Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili yararına AAÜT'ye göre reddedilen araç mahrumiyeti tazminatı yönünden hesaplanan 1.470,00TL vekalet ücretinin davacılar ... ve ...'dan 1/2 oranında alınarak davalı ... Sigorta A.Ş.'ye verilmesine,
19-Davacı ... vekili yararına AAÜT'ye göre kabul edilen manevi tazminat yönünden hesaplanan 17.900,00TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... ... Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ya verilmesine,
20-Davacı ... vekili yararına AAÜT'ye göre kabul edilen manevi tazminat yönünden hesaplanan 17.900,00TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... ... Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ya verilmesine,
21-Davacı ... vekili yararına AAÜT'ye göre kabul edilen manevi tazminat yönünden hesaplanan 17.900,00TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... ... Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ya verilmesine,
22-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince (2) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere ve oy çokluğuyla verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 06/12/2023
Başkan Üye Üye Katip
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
(muhalif)
MUHALEFET ŞERHİ:
Trafik kazasından kaynaklı tazminat davalarında esas alınan bakiye ömür daha önceki yıllarda Fransa'dan alınan 1931 tarihli "PMF" cetvellerine göre saptanmakta ise de; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi'nin çalışmalarıyla "TRH 2010" adı verilen "Ulusal Mortalite Tablosu" hazırlanmıştır. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması gerekmektedir. Bu durumda tazminat davalarında zarar hesabında birliğin sağlanması ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içermesi göz önüne alındığında TRH 2010 Tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesi, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacaktır. Dava konusu olayda da, aktüerya bilirkişisi tarafından TRH 2010 Tablosu'na göre belirlenen muhtemel bakiye ömür süresi ve %1,8 teknik faiz uygulanmadan, bilinmeyen/işleyecek devre hesabı yapılırken, bilinen son gelirin her yıl için %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi yöntemi kullanılarak hesap edilen zarar miktarına göre davanın kabulü gerekirken aksi yönündeki sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum. (Yargıtay . Hukuk Dairesinin 27/09/2022 tarih ... esas, ... karar sayılı ilamı)