T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: ... Esas - ...
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:
KARAR NO:
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ:
DAVALILAR : 1-
VEKİLİ:
2-
3-
DAVA: Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
DAVA TARİHİ:
KARAR TARİHİ:
GEREKÇE YAZIM TARİHİ:
Davacı taraf vekilinin davalı taraf aleyhine açtığı işbu dava üzerine Konya . Asliye Hukuk Mahkemesinin 10/01/2022 tarih ... Esas ... Karar sayılı görevsizlik kararı üzerine dava dosyası kararda görevli gösterilen mahkememize gönderilmekle, dava dosyası mahkememizin ... Esas sırasına kaydedilmekle, mahkememizce yapılan aleni/açık yargılama sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; 04.05.2021 tarihinde, davacı müvekkili ... sevk ve idaresinde olan ... plakalı araç ... Caddesinden trafik kuralarına uygun şekilde seyir halindeyken davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ... sokaktan gerekli sinyal ve uyarıları vermeden ani ve kontrolsüz bir şekilde caddeye çıktığını, o sırada davacı müvekkili ... sevk ve idaresinde olan ve sağ şeritten ilerleyen ... plakalı 2017 model ... marka araca çarptığını, davacı müvekkilinin idaresinde olan otomobil cinsi araca davalı ... kamyonet cinsi araçla çarpmış ve ağır hasar oluşturduğunu, davalı ...'in sevk ve idaresinde olan ... plakalı kamyonet cinsi aracın davacı müvekkiline ait aracın ön kısmına hatalı bir şekilde çarpması sonucu müvekkilinin aracının ön hava yastıklarının açıldığını ve müvekkilin aracı ağır hasarlı hale geldiğini, kazaya karışan araç davalı ... Sigorta Anonim Şirketi nezdinde ... adına sigortalı olduğunu, yaşanan olay nedeniyle usulüne uygun şekilde tespit tutanağı tutulmuş olduğunu, ... ve ...'in görüşleri alındığını, daha sonrasında bu tutanak her iki sürücü tarafından da imzalandığını, bu nedenlerle fazlaya dair talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla davacı müvekkilinin belirsiz olan 500,00 TL'lik dava bedelinin olay tarihinden itibaren işleyecek davalı ... Sigorta yönünden avans faizi ile davalı ... ve ... yönünden ise yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili dilekçesinde özetle; Dava konusu kazanın poliçe vadesi dışında gerçekleşmiş olduğundan davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı tarafın, dava dilekçesi ekinde sunmuş olduğu kaza aşağıda ilgili kısmına yer verilen tespit tutanağı ve işbu dilekçe ekinde sunmuş olduğumuz poliçe dikkate alındığında anlaşılacağı üzere dava konusu kaza 04.05.2021 tarihinde saat 11:20'de meydana gelmiş olup ... numaralı poliçenin düzenlenme tarihi ise 04.05.2021 saat 11:27 olduğunu, ... poliçenin düzenlenme tarihi ve saati ile sbm tramer no'ya aşağıda yer verilmiş olduğunu, ayrıca işbu dilekçe ekinde yer alan poliçenin de en alt sağ köşesinde işbu bilgiler yer aldığını, bu durumun poliçenin kaza sonrası düzenlenmiş olduğunu açıkça ortaya koymakta olduğunu, davanın başka herhangi bir incelemeye gerek kalmadan reddinin gerektiğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini, davacı tarafın taleplerinin ödeme yapılması nedeniyle reddine karar verilmesini, aksi halde ise bakiye tutarın tespiti için “Bilirkişi” incelemesi yaptırılmasını ve alınacak raporun tarafımıza tebliğ ettirilmesini, müvekkili şirketin dava açılmasına keyfi ve haksız olarak sebep olmadığından yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... in cevap dilekçesi ile özetle; 04.05.2021 tarihinde bu dosyada diğer davalı olan oğlum ...'e ait olan kaza esnasında kendinin kontrolünde bulunan ... plakalı araç ile bir kazaya karışmış bulunduğunu, sevk ve idaresinde olan aracı gerekli hız kurallarına uygun olarak gerekli sinyal ve uyarıları vererek kullanmış bulunduğunu, karşı tarafin bu yöndeki aksine iddiaları kesinlikle kabul etmediğini, tam tersine söz konusu kazanın ortaya çıkmasında karşı taraf tam olarak kusurlu olduğunu, karşı tarafın gerekli hız limitlerine uysa idi söz konusu kaza ortaya çıkmayacağını, kanımca karşı taraf salt maddi bir çıkar elde etme amacıyla söz konusu davayı açtığını, aracı tüm kurallara uygun bir şekilde kullanmasına rağmen tüm dikkatinc rağmen karşı tarafın kusurlu davranışı neticesinde kaza oluştuğunu, bu sebeple karşı tarafın hukuka aykırı ve haksız davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 24/10/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile özetle; Fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla dava dilekçesi ile talep edilen 500,00 TL alacak 38.595,25 TL arttırılarak 39.095,25TL olarak talep artırımda bulunulduğunu, açıklanan nedenlerle davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
I.DAVANIN NİTELENDİRİLMESİ
Taraflar arasında görülmekte olan davanın; 04/05/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle davacının uğradığını iddia ettiği hasar bedeli, değer kaybı ve ikame araç bedeli zararlarının tazmini talepli açılan maddi tazminat davası olduğu,
Taraflar arasındaki ihtilafın ise dava konusu kazanın meydana gelmesinde davalıların herhangi bir kusuru olup olmadığı, var ise oranı, davacının uğradığı maddi bir zararı olup olmadığı, var ise miktarı ve bu zarardan davalıların sorumlu olup olmadığı hususlarında olduğu tespit edilmiştir.
II.HÜKME EMSAL ALINAN YÜKSEK MAHKEME İLAMLARI
(1)T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 10/12/2021 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında;
"Mahkemece, kaza nedeniyle ilgili tüm bilgi ve belgeler celbedilerek kazanın meydana geldiği yerin özellikleri, kazanın meydana geliş şekli ve aracın hangi kısımlarının darbeye maruz kaldığı nazara alınarak sigortalı araçta kaza nedeniyle hangi hasarların meydana geldiği, meydana gelen hasarların tamiri için ne kadar masraf yapılması gerektiğinin tespit edildiği, aracın tamirinin ekonomik olup olmadığının belirlendiği, aracın tamiri ekonomik ise tamir bedelinin, ekonomik değilse aracın kaza tarihi itibariyle ikinci el piyasa rayiç değerinden sovtaj bedelinin mahsubu ile gerçek zarar miktarının hesaplandığı ek rapora göre karar verilmesinde usule aykırılık olmayıp itiraz yersizdir." denilmiştir.
(2)T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 01/12/2020 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında;
"Somut olayda, zarar veren araç hususi nitelikte olduğundan, hükmedilen tazminata yasal faizi uygulanması gerekmekte olup, avans faiz uygulanması doğru değil, bozma nedeni ise de bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün, 6100 sayılı HMK.’nun 3/2. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK.’nun 438/7. maddesi delaletiyle düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir." denilmiştir.
(3)T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 20/09/2017 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında;
"Hükme esas alınan bilirkişi raporunda araçtaki değer kaybının tespiti, Dairemizce değer kaybının belirlenmesi hususunda esas alınan, aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş 2. el piyasa değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. el piyasa değeri arasındaki fark kriterine uyulmaksızın, kaza tarihinden sonra 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMMS Genel Şartlarına göre belirlenen değer kaybı hesaplama yöntemine göre hesaplandığı anlaşılmıştır. Araçta meydana gelen değer kaybının; aracın serbest piyasa koşullarına göre kaza tarihi itibariyle hasarsız haldeki ikinci el rayiç değeri ile aracın yaşı, özellikleri, hasar miktarı ve hasarlı kısımların özelliği dikkate alınarak kazadan sonraki onarılmış halinin rayiç değeri tespit edilip bu iki miktar arasındaki azalmaya (farka) göre hesaplanması gerekir. Bu durumda mahkemece yukarıda açıklanan ilkeler ışığında araçtaki değer kaybının tespiti hususunda yeniden bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken kaza tarihinden sonra yürürlüğe giren genel şartlara göre belirlenerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir." denilmiştir.(Benzer yönde bkz. T.C. Konya Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 27/12/2021 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı ile T.C. Konya Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 21/02/2022 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı)
(4)T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 29/09/2022 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında;
"Kural olarak haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir. Olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 50'nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacı tarafından araç kiraladığına dair belge veya ödeme belgeleri sunulmasa da hakim zararı belirleyebilir. Bu durumda mahkemece, davacı aracında oluşan hasarın niteliğine göre makul tamir süresinin belirlenmesi, ihtiyaçları için aracı kullanamamaktan doğan ve bu süre içinde davacının (ikame araç) ödemesi gereken bedelin ne olacağı konularında alınan bilirkişi raporuna göre davacının araç mahrumiyet bedeli talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davacının bu talebini objektif kriter ve delillerle ispatlayamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir." denilmiştir.
(5) T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 24/11/2021 Tarih ve ... Esas-... Karar Sayılı İlamında;
"Söz konusu olay nedeniyle tutulan trafik kaza tespit tutanağında; davacınıntrafik ışık ve işaretlerine uymam kuralını ihlal ettiği davalı sürücünün ise hız sınırı ve alkollü araç kullanma kuralını ihlal ettiğinin tutanağa bağlandığı. İDM tarafından aldırılan Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin raporunda davacının kusursuz davalı sürücü ... %100 kusurlu olduğunun rapor edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda Trafik kaza tespit tutanağı dosyadan aldırılan bilirkişi raporu arasındaki kusur dağılımına ilişkin çelişki giderilmeden karar verilmesi doğru değildir. Bu halde mahkemece, İTÜ, Karayolları Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek 3 kişilik uzman bilirkişi kurulundan kusur dağılımına ilişkin, çelişkilerin giderilmesi yönünde denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun yerinde olduğu anlaşılmıştır." denilmiştir.
(6) T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 15/12/2022 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında;
"Davalı taraf hasar tespitinin dava önce Konya Ereğli Sulh Hukuk Mahkemesi ... Değişik İş numaralı dosyası ile yapıldığından davanın kısmi dava olarak açılamayacağını bu nedenle davanın usulden reddedilmesi gerektiğini iddia etmiştir.Davacı tarafça açılan davada Zararın dava tarihi itibariyle miktar ve değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği kabul edilmelidir. Delil tespitinin daha önce yaptırılmış olması dava değerini tartışmasız olduğu ve bu nedenle kısmi dava açılamayacağını söylemek mümkün değildir Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Esas No: ... Karar No: ... Karar Tarihi: 26.02.2019:"...dava açılmadan önce delil tespiti yaptırma yoluna gidilmiş olmasının, davaya konu edilen zarar veya alacak miktarının belirli hâle getirdiği şeklinde yorumlamak Kanunun amacına aykırıdır." kararı da bu yöndedir." denilmiştir.
(7) T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 27/02/2023 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında;
"Davacının kısmi dava mı yoksa tam dava mı açtığı, dava dilekçesinden (talep neticesinden) anlaşılır. Davacı, dava sebebi olarak gösterdiği vakıalardan doğan alacağının tümünü mü, yoksa yalnız bir kesimini mi istediğini açıkça bildirmelidir. (m.119, 1/ğ). Aksi halde, yani davacı alacağının yalnız bir kesimi için dava açtığını bildirmemiş ise, dava, kısmi dava değil tam dava sayılır.Davacının davasını açıkça kısmi dava olarak nitelendirmesi zorunlu değildir. Dava dilekçesindeki açıklamalardan, davacının alacağının dava edilenden daha fazla olduğunun ve bunun yalnız bir bölümünün dava edildiğinin açıkça anlaşılması gerekli ve yeterlidir." denilmiştir.
(8) T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 30/03/2023 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında;
"Dava açılmakla, belirsiz alacak davasında, alacağın tamamına ilişkin zamanaşımı süresi kesilmekte iken, kısmi davada, talep edilmeyen kısım için zamanaşımı süresi işlemeye devam eder. Belirsiz alacak davasında, davalı tarafça dava açıldıktan sonra ileri sürülen zamanaşımı def'i sadece ilk talebi değil bedel artırım talebini de kapsar ve süresinde zamanaşımı def'in de bulunmaması halinde arttırılan bedel için sonradan zamanaşımı def'inde bulunulamaz." denilmiştir.
(9) T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 23/03/2016 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında;
"Davacılar vekilince maddi ve manevi tazminat için temerrüt faizi olarak ticari faiz(avans faizi) istenilmiş, mahkemece maddi tazminatta davalı sigorta şirketi yönünden avans faizine hükmedilmiştir. Oysa, zarara neden olan araç Fiat Doblu Combi, Tipi kamyonet olup kullanım amacı hususi yük nakli olup ticari araç değildir. Bu halde temerrüt faizi olarak davalı sigorta şirketi yönünden de yasal faize hükmedilmesi gerekirken avans faizine hükmedilmesi doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nun 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir." denilmiştir.
(10) T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 01/09/2021 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında;
"Hukuk sisteminde ceza hukuk alanında kıyas yasağı bulunduğu, ancak özel hukukta kıyas yasağı söz konusu olmadığı, özel hukukta kıyas yasağı geçerli olmadığından bu tür durumlarda HMK 291. Maddesinin kıyasen uygulanmasının hakkaniyete, adalet duygusuna ve çıkarlar dengesine daha uygun olduğu anlaşılmaktadır." denilmiştir.
III.DEĞERLENDİRME VE NETİCE
(1)KUSUR AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE;
(a) 04/05/2021 Tarihli Kaza Tespit Tutanağının İncelenmesinde: Kaza tespit tutanağının taraflar arasında tutulduğu ve herhangi bir kusur tespiti olmadığı anlaşılmıştır.
(b) 13/09/2022 Tarihli Adli Trafik Bilirkişi Raporunun İncelenmesinde: Dosya içerisinde yer alan 04/05/2021 tarihli kaza tespit tutanağının kazanın taraflar arasında tutulması ve bir kusur tespitinin yapılmaması sebebiyle Mahkememizce T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 14/10/2021 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı çerçevesinde mahallinde icra edilen keşfin akabinde adli trafik bilirkişisinden kusur raporu aldırıldığı, 13/09/2022 tarihli bilirkişi raporunda kazanın meydana gelmesinde davacının %60 oranında asli, davalı sürücünün ise %40 oranında tali kusurlu olduğu rapor edilmiştir.
(c) 30/11/2022 Tarihli Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Kusur Raporunda; Taraflarca kusur raporuna yönelik yapılan itirazlar nazara alınarak Mahkememizce T.C. Adalet Bakanlığı Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden rapor aldırılmış, 30/11/2022 tarihli kusur raporunda kazanın meydana gelmesinde davacının %75 oranında asli, davalı sürücünün ise %25 oranında tali kusurlu olduğu rapor edilmiştir.
(ç) Raporlar Arasındaki Çelişkiyi Giderir Karayolları Fen Heyetinin 06/03/2023 Tarihli Kusur Raporunda; Mahkememizce aldırılan 13/09/2022 Tarihli Adli Trafik Bilirkişi raporu ile 30/11/2022 Tarihli ATK kusur raporu arasında çelişki olması sebebiyle yukarıda detayı verilen T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 24/11/2021 Tarih ve ... Esas-... Karar Sayılı İlamı nazara alınarak raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için Karayolları Fen Heyetinden kusur raporu aldırılmış, 06/03/2023 tarihli kusur raporunda kazanın meydana gelmesinde davacının %60 oranında asli, davalı sürücünün ise %40 oranında tali kusurlu olduğu rapor edilmiştir. Bu raporun diğer raporlar arasındaki çelişkiyi gidermesi ve dahi Yüksek Mahkemenin denetimine elverişli, ayrıntılı, gerekçeli ve yöntemine uygun olarak hazırlandığına kanaat edilmekle hükme esas alınmasına karar verilmiştir.
(2) HESAP RAPORLARI AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE:
(a) Davacı Tarafından Dava Öncesinde T.C. Konya . Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D. İş Esas Sayılı Dosyasında Alınan 24/09/2021 Tarihli Bilirkişi Raporunun İncelenmesinde; Tarafların kazanın meydana gelmesine ilişkin herhangi bir kusur dağılımı olmaksızın yapılan değerlendirmede davacının aracının kaza öncesindeki rayiç değerinin 185.000,00 TL, kaza sonrası rayiç değerinin 160.000,00 TL, hasar bedelinin 63.498,14 TL, işçilik bedelinin 6.490,00 TL, değer kaybının 25.000,00 TL, onarım süresinin ise 15 gün olacağı rapor edilmiştir.
(b) Mahkememizce Aldırılan 10/05/2023 Tarihli Bilirkişi Raporunda; Davacının aracının tamirinin ekonomik olduğu, KDV ve işçilik dahil hasar bedelinin 69.988,14 TL olduğu, davalı sigorta tarafından dava öncesi müracaat üzerine ... Ltd. Şti. Tarafından tanzim edilen eksper raporunda yedek parçalara yaklaşık %38, işçiliklere ise %15 oranında iskonto uygulanması sebebiyle tespitler arasında fark olduğu, davacının aracının kaza öncesindeki rayiç değerinin 185.000,00 TL, kaza sonrası rayiç değerinin 160.000,00 TL, değer kaybının 25.000,00 TL olduğu, aracın makul onarım süresinin ise 15 gün olacağı, davacı tarafından yapılması gereken zorunlu masraflar düşüldükten sonra talep edebileceği ikame araç bedeli maddi zararının 2.250,00 TL olacağı, 06/03/2023 tarihli kusur raporu üzerinden tespit edilen zararlara kusur dağılımı yapıldığında davacının talep edebileceği hasar bedelinin 27.995,26 TL, değer kaybının 10.000,00 TL, ikame araç bedelinin ise 900,00 TL olabileceği rapor edilmiştir.
(ç) Raporlar Arasındaki Çelişkiyi Giderir 08/09/2023 Tarihli Bilirkişi Heyet Raporunda; Davacı tarafından dava öncesinde aldırılan 24/09/2021 tarihli hesap raporu ile Mahkememizce aldırılan 10/05/2023 tarihli bilirkişi raporları arasında çelişki olması sebebiyle bu çelişkinin giderilmesi adına bilirkişi heyetinden rapor aldırılmış, 08/09/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda davacının aracının kaza öncesindeki rayiç değerinin 185.000,00 TL, kaza sonrası rayiç değerinin 160.000,00 TL, değer kaybının 25.000,00 TL olduğu, işçilik ve hasar bedeli dahil hasar miktarının 69.998,14 TL olduğu, aracın makul onarım süresinin ise 15 gün olacağı, davacı tarafından yapılması gereken zorunlu masraflar düşüldükten sonra talep edebileceği ikame araç bedeli maddi zararının 2.250,00 TL olacağı, 06/03/2023 tarihli kusur raporu üzerinden tespit edilen zararlara kusur dağılımı yapıldığında davacının talep edebileceği hasar bedelinin 27.995,26 TL, değer kaybının 10.000,00 TL, ikame araç bedelinin ise 900,00 TL olabileceği rapor edilmiştir. Bu raporun diğer raporlar arasındaki çelişkiyi gidermesi, dava konusu araca ilişkin olarak sigorta şirketi nezdinde açılan hasar dosyası ile Türkiye Reasürans Şirketler Birliğine müzekkere yazılarak davaya konu kaza tarihinde, davacının maliki olduğu aracın değerine ait bilgi ve belgelerin ve Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine müzekkere yazılarak davacıya ait aracın tüm tramer kayıtlarının onaylı suretlerinin dosyaya kazandırılması sonrasında hazırlanması ve dahi Yüksek Mahkemenin denetimine elverişli, ayrıntılı, gerekçeli ve yöntemine uygun olarak hazırlandığına kanaat edilmekle hükme esas alınmasına karar verilmiştir.
(3) SİGORTA POLİÇESİNİN KAZA TARİHİNİ KAPSAYIP KAPSAMADIĞI AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE:
(a) Sigorta Poliçesinin İncelenmesinde: Davalılardan ...'e ait ... plakalı aracın ... Sigorta A.Ş. Tarafından 311000113546025 nolu sigorta poliçesi ile sigorta başlangıç tarihi 04/05/2021, bitiş tarihi 04/05/2022 tarihi olmak üzere 1 yıllık Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasının yapıldığı, sigorta poliçesinin tanzim tarihinin 04/05/2021, poliçe tanzim saatinin ise 11:27 olduğu anlaşılmıştır. Yine sigorta poliçesinin incelenmesinde 6102 Sayılı Kanunun 1431/1 maddesindeki amir kanun hükmüne uygun olarak primin taksitle ödenmesi halinde ilk taksidin ödendiği an itibariyle başlayacağı kararlaştırılmıştır.
(b) Kaza Tespit Tutanağının ve Kaza Tarihi ile Kaza Saatinin İncelenmesinde: Kaza tespit tutanağının davacı sürücü Haydar Çelik ile davalı sürücü ... arasında tanzim edildiği, kaza tarihinin 04/05/2021 tarihi olduğu, kaza saatinin ise 11:20 olduğu anlaşılmıştır.
(c) Sigorta Poliçesinin İlk Taksidinin Ne Zaman Ödendiği Açısından Yapılan İncelemede: Davalı ...'in Mahkememizin 28/06/2022 tarihli duruşmasında alınan beyanında sigorta poliçesinin dava dışı ...'in ... Bankasına ait ... kart numaralı kredi kartından ödendiğini iddia etmesi üzerine Mahkememizce muhatap bankaya müzekkee yazılarak ödemelere ilişkin ekstre bilgileri istenilmiş, 06/01/2023 tarihli müzekkere cevabında işlemin bahsi geçen kart numarası üzerinden 4.575,74 TL tutarı olmak üzere taksitle gerçekleştirildiği ve ilk taksit tutarı olan 762,64 TL'nin 11:30:53 saatinde 10.81.25.88 nolu IP üzerinden gerçekleştirildiği anlaşılmış, buna ilişkin bilgi ve belgeler dosyamız arasına celp edilmiştir.
(ç) Değerlendirmede: 6102 sayılı Kanunun 1431/1 maddesi gereğince poliçenin başlangıç tarihinin primin taksitle ödenmesi halinde ilk taksitin gerçekleştiği tarih ve saat olduğu, nitekim davalılar arasında akdedilen ... Sigorta A.Ş.'nin ... nolu sigorta poliçesinde bu hususun açıkça ifade edildiği, poliçe tanzim saatinin ise 11:27 olduğu, kaza saatinin ise 11:20 olduğu, poliçe ilk taksit tutarı olan 762,64 TL'nin 11:30:53 saatinde 10.81.25.88 nolu IP üzerinden gerçekleştirildiği, dolayısıyla davalı tarafından sigorta poliçesinin kaza tarih ve saatinden sonra yapıldığı, bu sebeple davalı sigorta şirketinin poliçe öncesinde meydana gelen zararların teminat kapsamında olmaması sebebiyle sorumluluğu olmadığı kanaatine varılmıştır.
(4) DAVA TÜRÜ AÇISINDAN VE DAVALININ ZAMANAŞIMI DEFİ AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE:
(a) Dava Türü: Yukarıda detayı verilen T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 27/02/2023 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı da emsal alındığında dava dilekçesinin "Konu" başlığının incelenmesinde "dava tarihi itibariyle belirsiz olan alacaklarımızın" denilerek davanın açıkça 6100 Sayılı Kanunun 107/1 maddesi gereğince belirsiz alacak olarak açıldığının ifade edildiği, her ne kadar davacı tarafından dava öncesinde delil tespiti yaptırılmış ise de yine yukarıda detayı verilen T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 27/02/2023 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında ifade edildiği üzere delil tespiti yaptırılmasının belirsiz alacak davası açılmasına engel olmadığına kanaat edilmekle davacının davasının belirsiz alacak davası olduğu kanaatine varılmıştır.
(b) Davalı ...'in Zamanaşımı Defi Açısından Yapılan Değerlendirmede: Her ne kadar davalı tarafından, davacının 24/10/2023 tarihli bedel artırım dilekçesine karşı zamanaşımı defi ileri sürülmüş ise de eldeki kaza tarihinin 04/05/2021 tarihi olduğu, dava tarihinin 06/01/2022 tarihi olduğu, davanın 2918 Sayılı Kanunun 109/1 maddesi gereğince 2 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı, dava türünün belirsiz alacak davası olduğu, yukarıda detayı verilen T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 30/03/2023 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında da ifade edildiği üzere belirsiz alacak davasında dava açılmakla birlikte alacağın tamamına ilişkin zamanaşımı süresinin kesildiği ve bedel artırım talebinin 2 yıllık süre içerisinde yapıldığı anlaşılmakla davalının bu yöndeki define Mahkememizce itibar edilmemiştir.
(5) NETİCE: Yukarıda yapılan açıklamalar, amir kanun hükümleri, bilirkişi raporları, kurum cevapları, hasar dosyası, poliçe, ödemeye ilişkin ekstreler, Yüksek Mahkeme ilamları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde;
(a) Davalılar ... ve ... Açısından Yapılan Değerlendirmede: 04/05/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının aracında maddi hasar meydana geldiği, davalılardan ...'in sürücü, diğer davalı ...'in ise işleten olduğu, kazanın meydana gelmesinde davacının %60 oranında asli, davalı sürücünün ise %40 oranında tali kusurlu olduğu, yukarıda detayı verilen ve hükme esas alınan 08/09/2023 Tarihli Bilirkişi Heyet Raporunda ifade edildiği üzere davacının aracının kaza öncesindeki rayiç değerinin 185.000,00 TL, kaza sonrası rayiç değerinin 160.000,00 TL, değer kaybının 25.000,00 TL olduğu, aracın makul onarım süresinin ise 15 gün olacağı, işçilik ve hasar bedeli dahil(yedek parça dahil) hasar miktarının 69.998,14 TL olduğu, davacı tarafından yapılması gereken zorunlu masraflar düşüldükten sonra talep edebileceği ikame araç bedeli maddi zararının 2.250,00 TL olacağı, 06/03/2023 tarihli kusur raporu üzerinden tespit edilen zararlara kusur dağılımı yapıldığında davacının talep edebileceği hasar bedelinin 27.995,26 TL, değer kaybının 10.000,00 TL, ikame araç bedelinin ise 900,00 TL olacağı anlaşılmakla davacının davasının kabulü ile 04/05/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle uğradığı 27.995,25 TL hasar bedeli maddi zararının, 10.000,00 TL değer kaybı maddi zararının ve 900,00 TL ikame araç bedeli maddi zararının davalılar ... ile ...'den temerrüt tarihi olan 04/05/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili davacıya verilmesine karar verilmiştir.
(aa) Faiz Türü Açısından Yapılan Değerlendirmede: Her ne kadar davacı tarafından avans faizi talep edilmiş ise de davalılar gerçek kişi olduğu, dava konusu aracın ruhsatının incelenmesinde aracın yük nakli/hususi amaçla kullanılan kamyonet olduğu, her ne kadar söz konusu araç yük nakli olarak kullanılmakta ise de yukarıda detayı verilen T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 23/03/2016 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı da emsal alınarak davalı gerçek kişilerin tacir veya şirket olmaması sebebiyle hükmolunan tazminata yasal faiz uygulanmasına karar verilmiştir.
(b) Davalı Sigorta Şirketi Açısından Yapılan Değerlendirmede: 6102 sayılı Kanunun 1431/1 maddesi gereğince poliçenin başlangıç tarihinin primin taksitle ödenmesi halinde ilk taksitin gerçekleştiği tarih ve saat olduğu, nitekim davalılar arasında akdedilen ... Sigorta A.Ş.'nin ... nolu sigorta poliçesinde bu hususun açıkça ifade edildiği, poliçe tanzim saatinin ise 11:27 olduğu, kaza saatinin ise 11:20 olduğu, poliçe ilk taksit tutarı olan 762,64 TL'nin 11:30:53 saatinde ... nolu IP üzerinden gerçekleştirildiği, dolayısıyla davalı tarafından sigorta poliçesinin kaza tarih ve saatinden sonra yapıldığı, bu sebeple davalı sigorta şirketinin poliçe öncesinde meydana gelen zararların teminat kapsamında olmaması sebebiyle sorumluluğu olmadığı kanaatine varılmış ve bu davalı yönüyle açılan davanın reddine karar verilmiştir.
(bb) Sigorta Yönüyle Yargılama Gideri ve Vekalet Ücreti Açısından Yapılan Değerlendirmede: Her ne kadar sigorta poliçesinin kaza tarihini kapsamaması sebebiyle davacının sigorta yönüyle açmış olduğu davasının reddine karar verilmiş ise de yukarıda detayıyla izah edildiği üzere davalılar tarafından kaza sonrasında poliçe tanzim edildiğinin davacı tarafından bilinmesinin mümkün olmadığı, davalıların 4721 Sayılı Kanunun 2. Maddesinde yer alan dürüstlük kuralına aykırı bu davranışının olumsuz neticelerinden davacının sorumlu tutulmasının somut olay adaletine ve hakkaniyete aykırı olduğu, her ne kadar bu yanılgıya doğrudan davalı sigorta şirketi sebebiyet vermemiş ise de yukarıda detayı verilen T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 01/09/2021 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında ifade edildiği üzere "ÖZEL HUKUK YARGILAMASINDA KIYAS YASAĞI GEÇERLİ OLMADIĞINDAN" 6100 Sayılı Kanunun 327/1-2 maddesinde yer alan hükümlerin kıyasen uygulanması neticesinde davalı sigorta şirketi yararına vekalet ücretine hükmolunmamış, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan yargılama giderleri ile arabuluculuk masrafı davalılar üzerinde bırakılmış ve Mahkememizde oluşan vicdani kanaatin tezahürü olarak aşağıdaki hükümler tesis edilmiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacı ...'ın davasının KISMEN KABULÜ İLE;
(a) Davacının 04/05/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle uğradığı 27.995,25 TL hasar bedeli maddi zararının DAVALILAR ... İLE ...'den temerrüt tarihi olan 04/05/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN tahsili DAVACIYA VERİLMESİNE, davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,
(b) Davacının 04/05/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle uğradığı 10.000,00 TL değer kaybı maddi zararının DAVALILAR ... İLE ...'den temerrüt tarihi olan 04/05/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN tahsili DAVACIYA VERİLMESİNE,
(c) Davacının 04/05/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle uğradığı 900,00 TL ikame araç bedeli maddi zararının DAVALILAR ... İLE ...'den temerrüt tarihi olan 04/05/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN tahsili DAVACIYA VERİLMESİNE,
(ç) Davacının sigorta şirketi yönüyle açmış olduğu davasının REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 2.656,93TL karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70TL harcın ve 659,12TL ıslah harcının mahsubu ile 1.917,11TL harcın davalılar ... ve ...'den tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Hazine tarafından karşılanan 1.360,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılar ... ve ...'den tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından karşılanan 80,70TL başvuru harcı, 80,70 TL peşin harç ve 659,12TL ıslah harcı olmak üzere toplam 820,52TL'nin davalılar ... ve ...'den alınarak davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı tarafından karşılanan 1.620,90TL posta ve tebligat gideri, 11.760,00TL bilirkişi ücreti gideri, 11,50TL vekalet harcı gideri, 791,90TL keşif harcı ve yol ücreti gideri olmak üzere toplam 14.184,30 TL 'den davalı sigorta için yapılan 76,50TL tebligat masrafı mahsup edildikten sonra kalan 14.107,80TL'den davanın haklılık oranına göre (38.895,25/39.095,25) hesaplanan 14.035,63TL'nin davalılar ... ve ...'den alınarak davacı tarafa verilmesine, fazlasının davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı sigorta şirketi vekili tarafından karşılanan 11,50TL vekalet harcının davalılar ... ve ...'den alınarak davalı sigorta şirketine verilmesine,
7-Davacı vekili yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'den tahsili ile davacıya verilmesine,
8-Davalı sigorta şirketi vekili yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
9-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,
DAİR; İş bu duruşmada hazır bulunanların yüzüne karşı, hazır bulunmayanların yokluğunda, kararın vekille temsil edilmeyen taraflar açısından kendilerine, vekille temsil edilen taraflar açısından ise 7201 Sayılı Kanununun 11. Maddesi gereğince taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ NEZDİNDE İSTİNAF KANUN YOLUNA müracaat etme hakları açık olmak üzere Türk Milleti adına verilen karar duruşma tutanağına geçirilerek açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/12/2023
Katip Hakim