T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: ... Esas - ...
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:
KARAR NO:
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLLERİ:
DAVALI :
VEKİLİ:
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:
KARAR TARİHİ:
KARARIN YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... Tic Ltd Şti kalıp üretim işiyle uğraştığını, işinde titiz ve özenli davrandığını, satılan kalıplarda oluşacak en ufak bir çatlak ya da delik ürünü zayi edeceğinden kalıp üretiminde kalileti ve dayanıklı malzeme kullanan müvekkili bu kapsamda üreteceği kalıplarda ... markasını iyi olmasından dolayı tercih ettiğini, ... Tic. Ltd. Şti ile de ... marka kalıp malzemesi almak için anlaşma yaptığını, satın alınan malzemelerin bedellerinin şirkete peşin olarak ödendiğini, bazı şirketlerden kalıpların çatladığı yönünde şikayet geldiğini, satılan ürünün ... marka olup olmadığı yönünde şirket yetkilisine sorulduğunu ve ürünün ... marka olduğunun kendisine bildirildiğini, müvekkilinin ürünü analiz ettirmesi sonucu ... marka olmadığının tespit edildiğini, müvekkilinin davalının hile ve aldatması sebebiyle davalıyla satım sözleşmesi akdedildiğini ve ... marka olduğunu düşündüğü malzemeyi satın aldığını, söz konusu malzemeden ürettiği kalıpların çatlaması sebebiyle yıllardır büyük bir titizlik ve özenle oluşturduğu markası ve ticari itibarı zarar gören müvekkili şirketin ürettiği kalıpların çatlaması sebebiyle iş kaybı yaşadığını ve kalıpların çatlamasından sonra piyasadan gelen kalıp taleplerinde ciddi azalmalar meydana geldiğini, müvekkilinin malzeme karşılığında 251.358,94 TL nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, haksız fiil sebebiyle ürettiği kalıpların aynının tekrar üretmek zorunda kalmış olmasından dolayı uğradığı zararın zarar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte şimdilik 100 TL olarak davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, haksız fiil sebebiyle yaşadığı iş kaybı sebebiyle oluşan maddi zararın zarar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte şimdilik 100 TL olarak davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, Müvekkilin söz konusu haksız fiil sebebiyle zarar gören markası, ticari kimliği ve meslek itibarı sebebiyle 500.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, şimdilik maddi zarar kalemleri için toplam 251.558,94 TL'nin, manevi zararlar için toplam 500.000 TL'nin davalıdan tahsili ile müvekkile ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili mahkememize vermiş olduğu 02/06/2021 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacının manevi tazminata ilişkin talep sonucunu azaltmasının feragat hükmünde olduğunu, davacı tarafın her ne kadar manevi tazminat miktarının sehven 500,000,00 TL olarak bildirildiğini iddia etmiş ise de dava dilekçesinin talep içerik ve talep sonucu kısımlarında 500,000,00 TL talep etmiş olması nedeniyle talebin kasten ve bilerek yapıldığını, bu nedenle öncelikle talep edilen miktarın heyet sınırında olup yazılı yargılama kuralları uygulanması gerektiğini, davacı tarafça ileri sürelen ayıp iddialarının süresinde olmadığını, TTK 23. Maddesinde ayıp ihbarının süresi açıkça düzenlenmiş olduğunu, süresinde yapılmayan ayıp ihbarı nedeniyle müvekkilinin sorumlu tutulmamasını, davacı tarafça 2020 yılının ekim ayı sonlarına doğru çatlama şikayeti yapıldığını, çatladığı iddia edilen kalıpta kullanılan çeliğin 1,2344 kalite standartlarına uygun olup olmadığı yönünde analiz yapılmak üzere laboratuvar incelemesi yapılmak üzere ... TİCARET LTD ŞTİ firmasına gönderildiğini, gelen analiz raporunda çeliğin 1,2344 kalite standartlarına uygun olduğu, kalıbın detaylı göresel incelmesinde orta kısmında kullanım esnasında oluştuğu düşünülen darbeler sebebiyle oluştuğu düşünüldüğünün rapor edildiğini, müvekkilinin kalıp yapım aşamasında ışıl işlem aşamasında ve kullanımdan kaynaklanan hatalardan sorumlu tutulmamasını açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEMEMİZCE TOPLANAN DELİLLER VE YAPILAN İŞLEMLER:
Konya Cumhuriyet Başsavcılığının ... Soruşturma sayılı dosyasının uyap sisteminden gönderildiği görülmüştür.
Mahkememizin 19/04/2021 tarihli ara kararında "davacı vekilinin 16/04/2021 tarihinde mahkememize vermiş olduğu dilekçe ile 50.000,00 TL olan manevi tazminat taleplerinin dava dilekçesinde sehven 500.000,00 TL olarak yazılmış olduğundan dava dilekçesinde yazan miktarın nazara alınmaması ve manevi tazminat taleplerinin 50.000,00 TL olarak değiştirilmesi ve harçlandırmanın bu tutar üzerinden tekrar hesaplanmasını talep etmiştir. HMK nun maddi hataların düzeltilmesi başlıklı 183. Maddesi; "(1)Tarafların veya mahkemenin dava dosyasında bulunan belgelerdeki açık yazı ve hesap hataları, karar verilinceye kadar düzeltilebilir. Taraflardan birinin yazı veya hesap hatasını düzeltmesi sonucu yargılama uzamışsa, yargılama giderlerinin belirlenmesinde bu durum da dikkate alınır." hükmünü amirdir. Davacı vekilinin talebinin HMK' nun 183. maddesi nazara alınarak kabulü ile dava dilekçesinde 500.000,00 TL olarak talep edilen manevi tazminat tutarının 50.000,00 TL olarak düzeltilmesine, işbu dava dosyasının tutarı; verilen kararla birlikte 500.000,00 TL' nin altında kaldığından işbu dosyanın heyet dosyası olmaktan çıkarılmasına,... " şeklinde ara karar verildiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davacı şirket kalıp üretimi ile iştigal ettiklerini, kalıp üretimi için gerekli malzeme olarak ... markasını kullandıklarını; yaptıkları sosyal medya paylaşımlarıyla ve beyanları ile ... marka malzeme sattığını beyan eden davalı şirketten malzeme aldıklarını ancak bu malzemelerin ... marka olmadığını, davalı şirketten aldıkları malzeme ile ürettikleri kalıpların sattıkları kişilerin kullanımı sırasında çatladığını, bu kalıpları yeniden üretmek zorunda kaldıklarını, davalının haksız eylemleriyle kendilerinin zarara uğradığını; bu kapsamda davalı şirkete ödedikleri tutarı, iş kaybı nedeniyle uğradıkları zararı ve aynı kalıpları yeniden üretmek için harcadıkları tutarı maddi tazminat (toplam 251.558,94 TL) olarak talep etmiş ayrıca 50.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
Davalı vekili özetle davacı ile aralarındaki anlaşma çerçevesinde davalıya sıcak iş takım çeliği sattıklarını, bu ürünlerin ... marka olacağı hususunda aralarında bir anlaşma bulunmadığını, davalının ayıp ihbarını süresinde yapmadığını, davanın reddini talep ettiklerini beyan etmiştir.
Davanın haksız fiil hükümleri kapsamında incelenmesi:
Davacı vekili 30.11.2020 tarihli celsedeki beyanında müvekkilinin zararının Borçlar Kanunu ayıp hükümlerine göre tam olarak karşılanamayacağından haksız fiil hükümlerine dayandıklarını beyan etmiştir.
Yargılama sırasında davacının davalı aleyhine dolandırıcılık suçu kapsamında şikayette bulunması üzerine başlatılarak kovuşturmaya yer olmadığına dair karar ile sonuçlanan Konya Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma numaralı evrakı temin edilerek dosya arasına alınmıştır.
Taraflar arasında yazılı olmayan bir sözleşme bulunduğu hususunda ihtilaf yoktur.
Gerek takipsizlik kararı gerekse davacı tarafça bildirilen tanık beyanında yer alan "Davalı şirketten teslim aldığımız çelik kalıpların bir tanesinin kenarında beyaz keçeli kalemle Çince harflerin bulunduğu bir yazı gördüm. Bunun üzerine Melik Bey ile iletişime geçtim, kendisi gelip ürüne baktı, bunlara aldırış etmeyin, önemli değil, gümrükte yazılmıştır deyip beni geçiştirdi." (Davacı şirketin eski ortağı olduğunu beyan eden Yaşar Yüksel'in beyanı) şeklindeki ifadeler ve davacının bir bütün olarak talepleri nazara alındığında iddiaların tacir olan davacının basiretli bir iş adamı gibi hareket etme sorumluluğuna uygun düşmediği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla olay kapsamında haksız fiilin hukuka aykırı fiil unsuru bulunmamaktadır.
Davanın ayıba karşı sorumluluk hükümleri kapsamında incelenmesi:
Her ne kadar davacı vekili TBK'nın ayıba karşı tekeffül hükümlerine dayanmamış ise de hukuki nitelendirme hakime ait olduğundan bu hususta da değerlendirme yapmak gerekmiştir.
Taraflar arasında bir sözleşme bulunup bu sözleşme kapsamında dava değeri de nazara alındığında davalının malzemelerin ... marka olacağı hususunda taahhütte bulunduğu konusu yazılı delille ispatlanamamıştır.
Davacı tarafça sunulan whatsap yazışmalarının yazılı delil başlangıcı olarak değerlendirilip değerlendirelemeyeceği hususunda öncelikle söz konusu yazışmaların sağlıklı bir delil olarak sunulması icap etmektedir. Ekran görüntülerinin çıktı olarak sunulması ile söz konusu yazışmaların hangi bağlamda yapıldığının tespiti mümkün değildir. Zira telefonların karşılıklı olarak incelenmesi varsa silinmiş mesajların tespiti yapılmalıdır. Bu husus ancak bilirkişi incelemesiyle tespit edilebilecek bir husustur. Bu incelemenin yapılabilmesi için ise söz konusu yazışmaların yapıldığı iddia olunan telefonların sunulması icap etmektedir. Bu kapsamda davacı vekilinden whatshap yazışmalarının bulunduğu telefonları bildirmesi istenilmiş bu hususta kendisine iki haftalık kesin süre verilmiş söz konusu ara karar davacı vekiline 01.11.2023 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen davacı ara karar gereğini yerine getirmemiştir.
Dolayısıyla davacının davalının kendisine "... " marka çelik satmayı taahhüt ettiğine dair iddiası kanıtlanamamıştır.
Öte yandan satılan çeliklerin marka tartışması bir kenara bırakıldığında ayıplı olup olmadığı hususu bakımından davacı vekilinin davalı ile dava kapsamındaki alışverişine ilişkin olarak sunduğu en eski tarihli fatura 24.12.2018, en güncel tarihli fatura 01.10.2020 tarihli faturalardır. Davacı vekilince ayıba ilişkin sunulan ihtarname (... ) 04.03.2021 tarihlidir. Yani ayıp bildirimi son fatura tarihinden yaklaşık 5 ay sonra (24.03.2021 tarihinde) tanzim edilen ihtarname ile yapılmış olup bu süre ayıbın ihbarı için TBK 223.maddede aranan makul süreyi aşmaktadır.
Açıklanan nedenlerle davanın reddine karar vermek gerekmiş olup bu doğrultuda aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Hüküm: Gerekçesi Yukarıda açıklandığı Üzere:
1.Davanın REDDİNE,
2. Dava reddedildiğinden 427,60 TL maktu harcın 4.296,00 TL peşin harçtan düşülerek bakiye 3.868,40 TL'nin davacıya iade edilmesine,
3. Davacı tarafça yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına,
4. Davalının yaptığı masraf bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5. Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına (harç tahsil müzekkeresi yazılmasına).
6. Artan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
7. Karardan sonra yapılacak masrafların davacı tarafa yüklenmesine
8. Maddi tazminat davası bakımından davalı taraf kendisi vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9. Manevi tazminat davası bakımından davalı taraf kendisi vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda 6100 sayılı HMK'nın 341-345 maddeleri uyarınca gerekçeli taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek istinaf dilekçesi ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi'ne İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.23/01/2024
Katip Hakim