T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C. KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ :
DAVALI:... - ...
VEKİLİ :
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ:
GEREKÇELİ KARARIN
YAZIM TARİHİ :
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle;Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 22.06.2022 tarihinde akdedilen Yeminli Mali Müşavirlik Tasdik Sözleşmesi kapsamında "KDV iadesi raporlarının düzenlenmesi" hususunda anlaşma sağlandığını, bu hizmetin bedeli olarak tarafların, yapılan işlem sonrasında KDV dahil 17.950,00 TL ödenmesi hususunda mutabık kaldığını, sözleşme ile müvekkilinin davalı şirketin 2022 yılı için KDV iadesi raporlarını düzenleyip bu konuda davalı şirkete hizmet vereceğini, davalı şirketin de KDV iadesi tutarınca belirli bir oranda ücret ödeyeceğini, verilen hizmet bedelinin KDV dahil 17.950.00 TL olduğunu, müvekkili şirketçe 2022 yılı için hizmet karşılığında fatura kesildiğini ve gereği gibi süresinde davalı şirkete tebliğ edildiğini, davalı şirketçe faturaya bir itirazda bulunulmadığını, ancak davalının fatura bedeli olan toplam 17.950,00 TL cari hesap borcunu ödemediğini, bunun üzerine, Konya . İcra Müdürlüğü nezdinde ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının kötü niyetli ve haksız olarak itiraz ettiğini, arz edilen nedenlerle itirazının iptaline ve takibin devamına ve davalının %20 den az olmamak icra inkâr tazminatına mahküm edilmesini, yargılama masrafı ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.
Davalı vekilinin davaya cevap dilekçesinde özetle;Öncelikle davanın görevsiz mahkemede açıldığını, taraflar arasında imzalandığı iddia edilen sözleşmenin fotokopi şeklinde gönderildiğini ve hiçbir bağlayıcılığının bulunmadığını, sözleşme incelendiğinde ücretin tutarı ve ödeme şekli başlıklı bölümde hizmet gereği ödenecek ücretin ne kadar olduğu kısmının boş bırakıldığını ve taraflarca herhangi bir hizmet bedeli belirlenmediğini, müvekkili şirketin davacı şirkete karşı herhangi bir borcu bulunmadığını, davacının da alacağının varlığını ispata yarar herhangi bir bilgi ve belge sunamadığını, söz konusu sözleşmede müvekkilin imzası bulunmadığı gibi ücrete ilişkin olan imün de boş bırakıldığını, izah edilen nedenlerle davanın reddine, davacının alacağın %20' sinden az olmamak üzere tazminata mahküm edilmesini, yargılama masrafı ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasını talep ettiği görülmüştür.
Selçuk Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden, Konya Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden, Konya . İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasından ilgili belgeler temin edilerek dosya arasına alınmış, defterlerin incelemesine yönelik bilirkişi raporu alındığı, raporun taraflara tebliği sağlandığı anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, fatura kaynaklı alacağın tahsili için yapılan takipte itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan İİK.67. maddesinde; "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." şeklinde düzenlemenin yapıldığı görülmektedir.
Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklının ..., borçlunun; ..., takip dayanağının 03/01/2023 tarihli, 17.950 TL bedelli fatura bedeli olduğu anlaşılmıştır.
Davacı tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen 29/11/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı şirketin defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulmuş olduğu, 2023 yılı defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığının, davaya konu olan e-faturanın davacının defterlerinde ve davalı cari hesabında kayıtlı olduğunun, cari hesap incelemesi sonucunda, davacı ... Ltd. Şti.'nin, davalı ... Ticaret Ltd. Şti.'den 30.03.2023 takip tarihi itibari ile 17.950,00 TL alacağının olduğunun değerlendirildiğinin, davacının takip öncesinde faiz talebinin temerrüt koşulları oluşmadığından bahisle yerinde olmadığının, bununla birlikte tarafların tacir olması ve yapılan işin ticari iş sayılması nedeniyle davacının takip sonrası için avans faiz talebinin yerinde olduğu değerlendirildiğinin belirtildiği görülmüştür.
Davacı tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen 17/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; tacir olan taraflar arasında ticari bir ilişki bulunduğun, davalı tarafın uyuşmazlık dönemine ait ticari defterlerinin tasdiklerinin süreleri içinde yapılmış olduğunun, kayıtların kendi içinde birbirini takip ve teyit ettiğinin, genel olarak kayıtların muhasebe usullerine, TTK ve VUK hükümlerine uygun tutulduğu, böylece HMK 222. maddedeki şartları taşıdığının, dava ve takip konusu 03/01/2023 tarihli ... numaralı 17.950,00 TL tutarlı faturanın davalı taraf defterlerinde kayıtlı olduğunun, dava ve takip konusu 03/01/2023 tarihli ... numaralı faturanın davalı taraf Ba Form listesinde yer aldığının, dava ve takip konusu faturaya ilişkin davalı tarafından yapılmış herhangi bir iptal/itiraz bulunmadığının, karşılığında iade faturası da düzenlenmediğinin, tüm hususlar, yukarıdaki tespitler ve davalı taraf defterlerindeki kayıtlar birlikte değerlendirildiğinde, takip ve dava tarihleri itibariyle davacının davalıdan 17.950,00 TL alacaklı olduğunun belirtildiği görülmüştür.
İtirazın iptali davaları takip ile sıkı sıkıya bağlı olup, dava konusu icra takibine konu edilen faturalara konu malın teslimi olgusunu satıcının tek taraflı düzenlediği faturalar ile ispatı mümkün olmayıp, teslime dair alıcı tarafça imzalı irsaliyeleri de sunması gerekmektedir. Bununla birlikte, mal tesliminin ispatının tek yöntemi bu olmayıp, imzalı irsaliye sunulmamakla birlikte eğer bahse konu faturalar benimsenerek bizzat alıcının ticari defterlerine kayıt edilmiş ise bu durumda artık satım sözleşmesinin yapıldığının, satıma konu fatura içeriklerinin ve malların teslim edildiğinin kabulü zorunlu olup, bu husus Yargıtay' ın yerleşmiş içtihatları ile de istikrarlı bir şekilde vurgulanmaktadır. (Bu yönde bknz...Yargıtay .HD. ... E.-... K., ... E.- ... K., ... E.-... K...)
Faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olması halinde veya davalının bağlı olduğu vergi dairesi müdürlüğüne BA formları ile bildirilmiş olması halinde fatura içeriği malların davalıya teslim edildiğinin kabulü gerekir. (Yargıtay . HD' nin ... E., ... K. ve ... -... E.K. sayılı kararları da bu yöndedir.)
T.C.Yargıtay. Hukuk Dairesi'nin ... esas ... karar sayılı ilamında; ''Dava, mal satımı nedeniyle faturalara dayalı bakiye alacağın tahsili istemiyle başlanılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı, mal teslim ettiğini iddia ettiğine göre bu iddiasını yazılı delillerle ispat etmek zorunda olup, salt fatura düzenlenmesi malın teslimini göstermez. Ancak icra takibine konu edilen faturalar davalı defterine kayıt edilmiş veya Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne BA formları ile davalı tarafından faturalar bildirilmiş ise faturalar kapsamındaki malların teslim alınmış olduğunun kabulü gerekir. Bu kapsamda yer almayan faturalar için ise ispat külfeti yani mal teslimini kanıtlama yükü yine davacıdadır. Öte yandan davacı kaydında yer alan tahsilat kaydının davalı ödemesi olarak kabulü gerekeceği ancak davalı kaydında olup davacı kaydında olmayan ödemenin ise dayanak belgeleri ile davalı yanca ispatı gerekir.'' denilmiştir.
Tüm dosya kapsamı üzerinden yapılan değerlendirmede;Türk Ticaret Kanunu'nun 21. maddesine göre fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişki olgusunun bulunması gerektiği, tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğu, ticari defterlerin muhasebe usul ve esaslarına uygun şekilde tutulduğu, dava ve takip konusu 03.01.2023 tarihli ... numaralı 17.950,00 TL tutarlı faturanın davalı taraf defterlerinde kayıtlı olduğu, dava ve takip konusu 03.01.2023 tarihli ... numaralı faturanın davalı taraf Ba Form listesinde yer aldığı, dava ve takip konusu faturaya ilişkin davalı tarafından yapılmış herhangi bir iptal/itiraz bulunmadığı, karşılığında iade faturası da düzenlenmediği, 29/11/2023 tarihli bilirkişi raporunda davacının davalıdan takip tarihi itibari ile 17.950,00 TL alacağının olduğunun, 17/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda takip ve dava tarihleri itibariyle davacının davalıdan 17.950,00 TL alacaklı olduğunun belirtildiği anlaşılmakla, davacının alacağının bulunmadığı konusunda ispat yükünün davalıya geçtiği, davalının cevap dilekçesinde açıkça yemin deliline dayandığı, Mahkememizce davalıya yemin delilinin hatırlatıldığı, davalı tarafça beyanda bulunmak üzere süre talep edildiği, Mahkememizce yapılan ihtara ve süreye rağmen davalı tarafından yemin deliline dayanıp dayanmayacakları hususunda beyanda bulunulmadığı, beyanda bulunulmadığı takdirde yemin delilinden vazgeçilmiş sayılacağının davalı vekilini duruşmada ihtar edildiği anlaşılmakla, davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Takip konusu alacak değerlendirildiğinde, alacak likit ve muayyen nitelikte olduğundan, icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın % 20'si kadar icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle ;
1-Davanın KABULÜNE, Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın iptali ile 17.950,00TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faiz üzerinden tahsilde tekerrür olmamak üzere takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-Hükmedilen 17.950,00 TL asıl alacağın % 20'si kadar icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar tarihi itibariyle ( dava değerinin 17.950,00 TL olduğunun kabulü ile) alınması gereken 1.226,16 TL nispi karar ve ilam harcından, peşin alınan 314,32 TL harcın mahsubu ile kalan 911,85 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir KAYDINA,
4-6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesi kapsamında arabuluculuğa başvurulduğundan 3.120,00TL arabulucu ücretinin 6235 sayılı Kanunu 18/A-13.maddesi gereğince davalıdan alınarak Hazineye gelir KAYDINA,
5-Davacı tarafından yapılan 519,81 TL ilk yargılama harcı, 2.882,00 TL bilirkişi ücreti ile tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 1.250,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (dava değerinin 17.950,00 TL olduğunun kabulü ile) davacı vekili için 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın, kararın kesinleşmesi beklenilmeksizin istek halinde davacıya iadesine, karar kesinleşinceye kadar iade alınmaz ise gider avansının artan kısmının 6100 s. HMK.nun 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde re'sen davacıya İADESİNE,
Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.28/03/2024
Katip ...Hakim ...