T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: ... Esas - ...
-{YÜCE TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR}-
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:
KARAR NO:
BAŞKAN:
ÜYE:
ÜYE:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ:
DAVALILAR : 1-
VEKİLİ:
2-
VEKİLİ:
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ:
KARAR TARİHİ:
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
{}Davacı taraf vekilinin davalı taraf aleyhine açtığı işbu dava mahkememizin ... Esas sırasına kaydedilmekle, mahkememizce yapılan aleni/açık yargılama sonunda;
-{HEYETİMİZCE GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:}-
{}DAVACI TARAFIN İDDİASI: DAVACI TARAF VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİ İLE ÖZETLE; 28/07/2022 tarihinde davalının sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonun yaya olarak bulunun müvekkili ...' e çarptığını, müvekkilinin bu kaza neticesinde hayati tehlikesinin bulunacak şekilde iş ve çalışma gücünü tamamen bitirecek şekilde yaralandığını, diğer davalı sigorta şirketinin ise kazaya karışan kamyonun trafik sigortacısı olduğunu, sigorta şirketine yönelik olarak 14/02/2022 tarihinde başvuru gerçekleştirildiğini, müvekkilinin kaza nedeniyle uğradığı iş ve çalışma gücü kaybının, SGK tarafından karşılanmayan tedavi ve yol giderlerinin, ekonomik geleceğinin sarsılması gibi bedeni hasarlar ve diğer maddi zararların davalılarca karşılanmadığını, kaza nedeniyle başlatılan soruşturmanın Ereğli (Konya) . Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile kovuşturma aşamasına geçildiğini, kazanın sürücü ...' nin dikkatsiz ve tedbirsiz araç kullanımı nedeniyle meydana geldiğini, müvekkilinin traktörünün tekerinde meydana gelen arıza nedeniyle yolun olabildiğinde sağ tarafına çekili vaziyette yardım beklediğini, yardıma gelen ... , ... , ... ve ... ' ın tanık olarak dinlenmesini talep ettiklerini, sayılan şahıslarla birlikte müvekkilinin traktörün tekerindeki arızayı giderdikleri sırada davalının dikkatsiz ve tedbirsizliği nedeniyle müvekkiline çarptığını, müvekkilinin kazadan sonra yoğun bakım ünitesinde yaşam mücadelesi verdiğini, zararın tespiti için müvekkilinin tedavi gördüğü hastanelere müzekkere yazılmasını talep ettiklerini, müvekkilinin taburcu olduktan sonraki tedavilerinin devam ettiğini, bedeni hasarlar nedeniyle yatağa ve bakıma muhtaç bir şekilde hayatını sürdürdüğünü, müvekkilinin çiftçilik ve hayvancılıkla uğraşan bir kişi olduğunu, kazancının asgari ücretin üzerinde olduğunu, kaza nedeniyle hem kendisi hem de oğullarının tarla ve hayvanların bakımına yetişemediğini, tarlalardaki ürünlerin hasat bile edilemediğini, müvekkilinin sağlığında çektiği kredilerin kaza nedeniyle ödenememesi nedeniyle icra takibine maruz kaldığını, müvekkilinin uğradığı kazanç kayıplarının tespiti için o yıl ektiği yerleri gösterir çiftçi kayıt belgelerinin ve hayvan pasaportlarının ilgili kurumdan getirtilmesini talep ettiklerinden bahisle müvekkilinin haksız fiil nedeniyle gerçekleşen kazanç kaybı zararının tespitinden sonra artırılmak üzere şimdilik 100,00 TL kazanç kaybının davalı şirket yönünden temerrüt, davalı kişi yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte müvekkiline ödettirilmesine, müvekkilinin haksız fiil nedeniyle gerçekleşen iş ve çalışma gücü kaybı zararının tespitinden sonra artırılmak üzere şimdilik 100,00 TL iş gücü ve çalışma gücü zararının davalı şirket yönünden temerrüt, davalı kişi yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte müvekkiline ödettirilmesine, müvekkilinin haksız fiil nedeniyle gerçekleşen ekonomik geleceğin sarsılması zararının tespitinden sonra artırılmak üzere şimdilik 100,00 TL ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklanan zararın davalı şirket yönünden temerrüt, davalı kişi yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte müvekkiline ödettirilmesine, müvekkilinin haksız fiil nedeniyle gerçekleşen beden hasarı zararının tespitinden sonra artırılmak üzere şimdilik 100,00 TL beden hasarı zararının davalı şirket yönünden temerrüt, davalı kişi yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte müvekkiline ödettirilmesine, müvekkilinin haksız fiil nedeniyle gerçekleşen ve SGK nın karşılamadığı yol ve bakım gideri zararı dahil diğer tüm maddi zararların tespitinden sonra artırılmak üzere şimdilik 100,00 TL tedavi, yol ve bakım gideri dahil olmak üzere diğer maddi zararlarının davalı şirket yönünden temerrüt, davalı kişi yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte müvekkiline ödettirilmesine, müvekkilinin haksız fiil nedeniyle gerçekleşen acı, elem, ıstırap, keder, bozulan ailevi durumu ve sağlığı nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 180.000,00 TL manevi zararın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalı ...' den alınarak müvekkiline ödettirilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak taraflarına ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVACI VEKİLİ 16/10/2023 TARİHLİ TALEP ARTIRIM DİLEKÇESİ İLE ÖZETLE; öncelikle müvekkilinin ekonomik durumu göz önüne alınarak teminatsız olarak ihtiyati tedbir talep ettiklerini, 100,00 TL olan geçici iş göremezlik tazminatı taleplerini 17.445,01 TL olarak davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz, davalı ... yönünden haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tazminine, 300,00 TL olan sürekli iş göremezlik tazminatı taleplerini 537.826,70 TL olarak davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz, davalı ... yönünden haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tazminine, 100,00 TL olan tedavi, yol ve bakım gideri taleplerini 5.600,00 TL tedavi gideri, 647.878,50 TL bakıcı gideri olarak davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz, davalı ... yönünden haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tazminine, davalı sigorta şirketinin geçici iş göremezlik, tedavi, yol ve bakıcı gideri taleplerimiz yönünden tedavi klozuna ilişkin poliçe limiti olan 430.000,00 TL ile sınırlı olarak sorumlu tutulmasını, aynı şekilde davalı sigorta şirketinin sürekli iş göremezlik talepleri yönünden sakatlık klozuna ilişkin poliçe limiti olan 430.000,00 TL ile sınırlı olarak sorumlu tutulmasını talep ettiklerininden bahisle dava değerimizi manevi tazminat dahil 1.388.750,21 TL olarak belirlediklerini, bu bedel üzerinden davalarının kabulünü talep etmiştir.
{}DAVALI SAVUNMALARININ ÖZETİ:
DAVALI ... SİGORTA A.Ş. VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİ İLE ÖZETLE; motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin taleplerin zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğradığını, dava konusu trafik kazasının anılan zamanaşımı süreleri geçtikten sonra işbu davanın açıldığı, bu nedenle zamanaşımı itirazları doğrultusunda işbu davanın reddinin gerektiğini, yeni düzenlemeye göre zarar görenlerin doğrudan dava açma hakkının ortadan kaldırıldığını, dava öncesinde sigorta şirketine başvuru zorunluluğunun getirildiğini, başvurunun tam yapılması gerektiğini, hasar başvuru kapsamında davacı taraftan kalıcı maluliyet oranını belirtir sağlık kurulu raporu talep edilmiş ise de eksikliğin tamamlanmadığını, bu nedenle müvekkili şirket nezdinde davacıda meydana geldiği iddia olunan maddi zararın tespiti için aktüerya hesabının mümkün olmadığını, bu nedenle müvekkili şirketin temerrütünden bahsetmenin mümkün olmadığını, davacının müvekkili şirkete resmi bir başvuru yapmadığını, bu nedenle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, davacı tarafından dosyaya sunulan tedavi evraklarının yargılama neticesinde müvekkili şirket aleyhine verilecek olası bir hükme esas teşkil etmesinin hukuken mümkün olmadığını, maluliyet oranının Yargıtayca da kabul edildiği üzere Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu marifetiyle tespit ettirilmesi gerektiğini, somut olayda trafik kazasının anlatıldığı gibi husule gelmediğini, müvekkilinin bu nedenle ZMMS kapsamında bir sorumluluğunun bulunmadığını, araç sürücüsünün ehliyetinin olmaması nedeniyle müvekkilinin herhangi bir ödeme sorumluluğunun bulunmadığını, davayı kabul anlamına gelmemek üzere müvekkili şirketin ZMMS uyarınca sigortalısının kusuru ile 3. şahıslara verilen zararı poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere tazmin etmekle mükellef olduğunu, kusur oranlarının tespiti için hem Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinden hem de Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmasının zorunluluk arz ettiğini, geçici iş göremezlik giderleri ve geçici iş göremezlik dönemine tabi geçici bakıcı tazminat taleplerinin ZMSS genel şartları gereğince teminat dışı olduğunu, bu nedenle müvekkilinin tedavi giderleri ve geçici iş göremezlik talepleri nedeniyle herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davacı tarafın geçici iş göremezlik nedeniyle doğan zararlardan tedavi giderleri kapsamında olması nedeniyle müvekkili sigorta şirketinin sorumlu olmadığını, bu kalemden Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumlu olduğunu, davacının kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatlar tespit edilerek müvekkili şirket aleyhine hükmedilecek olası bir tazminattan mahsup edilmesi gerektiğinin son derece açık olduğunu, bu kapsamda tazminat hesabının da uzmanlık gerektiğinden hazine müşteşarlığı tarafından kabul edilen bir aktüer uzmanının seçilerek anılan hesaplamaların yaptırılması gerektiğini, ayrıca yine dava konusu trafik kazası ile ilgili açılmış bulunan ceza davasının da bu dava da doktrin ve yerleşik Yargıtay uygulaması uyarınca bekletici mesele yapılması gerektiğini, dava konusu poliçenin 01/06/2015 tarihinden sonra tanzim edildiğinden eldeki uyuşmazlıkta 01/06/2015 tarihli genel şartların uygulanması gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle beraber bir an için söz konusu görülen davanın haklı olduğu varsayılsa bile müvekkili şirketin faizden sorumluluğunun sınırlı olduğundan bahisle öncelikle zamanaşımı nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan reddine, davacı uhdesinde meydana gelen zararlardan müvekkili şirketin ZMMS poliçe teminatı kapsamında sorumluluğu bulunmadığı nedeniyle haksız davanın reddine, müvekkili şirketin aleyhine hüküm kurulacak olması halinde SGK tarafından yapılan/yapılacak ödemelerin müvekkili şirketin sorumluluğundan tenziline, harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALI ... VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİ İLE ÖZETLE; 28/07/2021 günü saat 09:20 sıralarında müvekkilinin sürücüsü olduğu ... plakalı kamyonun seyir halinde iken davacı ... isimli yol kenarında lastik tamir ettiği sırada aniden yola çıkması ile müvekkilinin davacının ağır kusuru nedeniyle davacıya çarptığını, bu kaza nedeniyle Ereğli (Konya) . Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile yargılamanın devam ettiğini, trafik kazalarında kusurun temel öge olduğunu, tazminat hesaplarının genellikle kusur oranları üzerinden hesaplandığını, kusursuz sorumluluklarda dahi bazı ayrık durumlar dışında bir kusur ölçücünün belirlenmesi gerektiğini, davacıların dava konusu kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin kusurlu olduğunu iddia ettiklerini, ancak davacıların kusur oranına ilişkin bir iddialarının gerçeği uygun olmadığından taraflarınca kabul edilmediğini, davacıların iddiasının yalnızca olay yerinde düzenlenen trafik kazası tespit tutanağına dayandığını, kaza tespit tutanağının mahkeme tarafından karar verilmesi için yeterli delil niteliğini arz etmediğini, ayrıca kaza tespit tutanağına göre davacının asli kusurlu olduğunu, mahkemece alınacak bilirkişi raporu tespitleri ile müvekkilinin kusursuzluğunun tespit edileceğini, bu nedenle davacının kaza tespit tutanağına dayanarak müvekkiline kusur izafe etmesinin ve bu kusur doğrultusunda talep edilen tazminatların kabulünün mümkün olmadığını, dava konusu kazanın davacının kusurlu hareket nedeniyle yaşandığını, meydana gelen kazada müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, kazanın meydana geldiği yerde hız sınırlarının 80 km olduğu, müvekkilinin kullandığı kamyonun hızının ise 50-60 km civarında olduğunu, müvekkilinin hızının takograf ile ölçüldüğünü, müvekkilinin kullandığı kamyonun trafik sigortasının ve fenni muayenesinin bulunduğunu, lastiklerinin mevsim şartlarına uygun olduğunu, ceza dosyasındaki tanık ifadelerinden de anlaşılacağı üzere davacının yola bakmadan yolu kontrol etmeden kendi can güvenliğini ve trafik güvenliğini tehlikeye atarak yolun trafik durumunu kontrol etmeden aniden sebepsizce yola fırladığını, bu esnada davacının müvekkilinin aracına çarptığını, müvekkilinin tüm tedbirleri almasına rağmen davacının kusuru ile dava konusu kazanın meydana geldiğini, gerekli olması halinde dosyanın kusura ilişkin olarak ATK ndan yeniden rapor aldırılmasını talep ettiklerini, müvekkilinin kusursuz olması nedeniyle maddi ve manevi tazminatların reddedilmesi gerektiğinden bahisle maddi ve hukuki dayanaktan yoksun işbu davanın esastan reddine, yargılamam giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İşbu dava; yaralanmalı trafik kazası nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararların tazminine yönelik maddi ve manevi tazminat davasıdır.
Mahkememizce; dava dilekçesi, cevap dilekçesi, taraflarca verilen diğer dilekçe ve belgeler, kaza tespit tutanağı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları hakkında zabıtaca düzenlenmiş tutanaklar, davacının yaralanması rücuya esas bir esas ödeme yapılmadığına ilişkin SGK yazısı, ... Sigorta A.Ş.' den gelen cevabi yazı ve ekindeki poliçe örneği, kurum ve kuruluşlardan gelen cevabi yazı ve ekleri, Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosya örneği, Konya Ereğli Devlet Hastanesinden gelen cevabi yazı ve ekleri, Ereğli Cumhuriyet Başsavcılığının ... Soruşturma sayılı dosya örneği, Ereğli (Konya) . Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosya örneği, Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesince düzenlenen maluliyet raporu örneği, İstanbul Teknik Üniversitesinden temin edilen kusur raporu, dosya kapsamından temin edilen aktüerya bilirkişi raporu, Adli Tıp Kurumu Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığının 21/02/2024 tarihli genişletilmiş uzmanlar kurulu raporu ile dosya arasındaki tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir.
Ereğli (Konya) . Asliye Ceza Mahkemesinin 06/02/2024 tarih ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile davalı ...' nin suç işleme kastının olmaması nedeniyle sanığın müsnet suçtan beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.
Ereğli Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma numaralı dosyasında alınan 28/07/2021 tarihli bilirkişi raporunda kazanın meydana gelmesinde yaya ...' in 2918 S.K. nun 68/1-c maddesinde yazılı kuralı ihlal ettiğinden asli kusurlu, sürücü ...' nin ise 2918 S.K. nun 52/1-b maddesindeki kuralı ihlal ettiğinden tali kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
Ereğli Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında Ankara Adli Tıp Kurumu Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesinden alınan 09/02/2023 tarihli raporda; kazanın oluşmasında sürücü ...' nin kusursuz, yaya ...' in asli kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
Mahkememizce Ereğli Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi kanalıyla yaptırılan keşif ve düzenlenen 09/01/2023 tarihli raporda; kazanın oluşumunda yaya ...' in %75 oranında kusurlu, sürücü ...' nin %25 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
Mahkememizce talimat ile İstanbul Teknik Üniversitesi Trafik Kürsüsünden alınan 14.08.2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda; kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü ... ' in birinci derecede %50 oranında, sürücü ...' nin ikinci derecede %40 oranında, yaya ...' in de ikinci derecede %10 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
Yukarıda özetlenen kusur raporları arasında çelişki bulunması ve neticeten alınan bu kusur raporları hüküm kurmaya elverişli olmadığından mahkememizce raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesine yeniden müzekkere yazılarak olay yeri fotoğrafları da değerlendirilmek suretiyle 7 kişiden oluşan genişletilmiş uzmanlar kurulundan tekrar rapor alınmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkememizce temin edilen ve hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının 21/02/2024 tarih ... sayılı genişletilmiş uzmanlar kurulu raporu mahkememizce incelenmiş olup, sözü geçen raporda "......Mevcut verilere göre; A)Davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kamyonu ile hız limitinin 90 km/h olduğu meskun mahal dışındaki olay yerine geldiği esnada seyir istikametine göre yolun sağında park halinde bulunan traktörlerin arasından kaplamaya kontrolsüzce giren yayaya çarpması ile meydana gelen kazada mahal şartları ve kazanın meydana geliş şekli dikkate alındığında atfı kabil kusuru bulunmamaktadır. B)Davacı yaya ... meskun dışı mahaldeki olay yerinde lastik patlaması nedeniyle park halinde bulunan traktör ve yine yardım amaçlı olay yerine gelen park halindeki diğer traktörün arasından yolun solundan yaklaşmakta olan kamyonun hız ve mesafesini dikkate almadan kaplama üzerine dökülmüş vaziyette bulunan buğdayları toplamak üzere kaplamaya kontrolsüzce girdiği,kamyon sürücüsüne ilk geçiş hakkını vermediği kazada asli kusurludur. SONUÇ : Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda; A)Davalı sürücü ...'nin atfı kabil kusurunun bulunmadığı, B)Davacı yaya ...'in %100(yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, kanaatini bildirir müşterek rapordur." denilerek dava konusu kazanın olmasında asli kusurun davacı ...' in olduğu, davalı ...' in ise bir kusurunun bulunmadığı bildirilmiştir.
{}HUKUKİ DELİLLER{}
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun zamanaşımı başlıklı 109. maddesi; ''Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir. Zamanaşımı, tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse, sigortacıya karşı da kesilmiş olur. Sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı, tazminat yükümlüsü bakımından da kesilmiş sayılır. Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar. Diğer hususlarda, genel hükümler uygulanır." hükmünü amirdir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun kural başlıklı 72. maddesi; “Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır. Haksız fiil dolayısıyla zarar gören bakımından bir borç doğmuşsa zarar gören, haksız fiilden doğan tazminat istemi zamanaşımına uğramış olsa bile, her zaman bu borcu ifadan kaçınabilir.” hükmünü amirdir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun genel olarak başlıklı 49. maddesi; “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.” hükmünü amirdir.
{}DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE{}
Mahkememizce yapılan yargılama ve değerlendirmede; davacı vekilince davalılar aleyhine açılan bu davada 28/07/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı sürücü ...' nin sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonun yaya davacı ...' e çarpması ve davacının yaralanması nedeniyle, davalı sigorta şirketinden maddi ve davalı ...' den maddi ve manevi tazminat talep edilmiş olup; davalı sigorta şirketince davada 2918 Sayılı Kanunun 97. maddesi gereğince davadan önce davalı sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığı ileri sürülerek davanın davalı sigorta şirketi yönünden dava şartı yokluğundan usulden reddi talep edilmiş ise de; davalı sigorta şirketinden gelen yazı cevabı ve dava dilekçesi ekinde sunulan posta evrakları incelendiğinde davadan önce davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı anlaşıldığından bu itirazın reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekilince verilen cevap dilekçesi ile zamanaşımı definde bulunulmuş ise de; tüm dosya kapsamına göre kaza tarihi olan 28/07/2021 tarihi ile dava tarihi olan 16/06/2022 tarihleri nazara alındığında 2918 Sayılı Kanunun 109. Maddesindeki 2 yıllık zamanaşımı süresi dolmadan dava açıldığı anlaşıldığından bu itirazın da reddine karar vermek gerekmiştir.
Esastan yapılan değerlendirmede; TBK 49. maddesi ve devamı maddelerinde haksız fiilden doğan sorumluluğa ilişkin düzenlemeler mevcuttur. Bir kişinin kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar vermesi durumunda bu zararın giderilmesine ilişkin tazminat sorumluluğu vardır. Bu tazminat maddi ve manevi olmak üzere ikiye ayrılır. Ancak bir kişinin tazminat sorumluluğuna gidilebilmesi giderilmesi için öncelikle oluşan zarar ile eylem arasında illiyet bağının tespit edilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda zarar gören, zararını, zararı verenin kusurunu ispatlamakla mükelleftir. Bu yasal düzenlemeler çerçevesinde eldeki uyuşmazlığı değerlendirecek olursak; her ne kadar meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının cismani ve manevi yönden zarara uğradığı dosyada toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu ile tespit edilmiş ise de; söz konusu zararların oluşmasında davalının kusurlu olduğu ispatlanamamıştır. Özellikle dosyada bulunan tüm kusur raporları arasında çelişkinin giderilmesine yönelik düzenlenen 21/02/2024 tarihli 7 kişilik Ankara Adli Tıp Genişletilmiş Uzmanlar heyetinden alınan rapora göre davalı ...' ye atfı kabil kusurun bulunmadığı tespit edildiğinden davacının davasının ve maddi ve manevi tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine dair aşağıdaki hükmün kurulması gerekmiştir.
-{HÜKÜM:}- Yukarıda gerekçesi açıklanan nedenlerle;
1-DAVACININ DAVASININ VE MADDİ-MANEVİ TAZMİNAT TALEPLERİNİN AYRI AYRI REDDİNE.
2-Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının peşin ve sonradan alınan 4.743,27 TL harçtan mahsubu ile fazladan alınan 4.315,67 TL harcın Harçlar Kanunu 31. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine.
3-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre 1.600,00 TL arabuluculuk ücretinin Arabuluculuk Kanununun 25/9. maddesi gereğince DAVACIDAN alınarak Hazine’ye gelir kaydına ve Harçlar Kanununun 28. ve 130. maddeleri, HMK'nun 302. maddesi ve Bölge Adliye ve Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 206. maddesi hükümleri kıyasen uygulanarak işbu kararın arabuluculuk ücreti yükümlüsüne tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmemesi halinde bir ayın bitiminden sonraki 15 gün içinde mahkememizce arabuluculuk ücretinin yükümlüsünden tahsili için müzekkere yazılmasına.
4-Davacının yaptığı tüm yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına.
5-Davalı ...' nin yaptığı 7.275,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ...' ye verilmesine.
6-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin tarifelerin üçüncü kısmına göre ücret başlıklı 13/4. maddesindeki; "(4)Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur" açık hükmü gereğince 17.900,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine.
7-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin manevi tazminat davalarında ücret başlıklı 10/3. maddesindeki "(3)Bu davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur." açık hüküm gereğince 17.900,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...' ye verilmesine.
8-İşbu hükümden sonra gerekli olan 30,00 TL karar tebliğ giderinin davacı tarafından karşılanmasına halinde hükümden sonraki bu masrafların davacının kendi üzerinde bırakılmasına, davalılar tarafından karşılanması halinde sözü geçen tutarın davacıdan alınarak tebliğ giderini karşılayan davalıya verilmesine.
9-HMK nun 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde tarafların sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra varsa tarafların yatırdığı avanstan artanının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine.
Dair gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere yapılan duruşma sonunda oy birliği ile verilen karar davacı vekili ile davalı ... vekilinin yüzüne karşı davalı sigorta şirketi ve vekilinin yokluğunda açıkça okunup usulen anlatıldı.17/04/2024
Başkan Üye Üye Katip