T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ "TÜRK MİLLETİ ADINA"
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:
KARAR NO:
HAKİM:
KATİP:
DAVACILAR : 1-
2-
VEKİLİ:
DAVALI : 1-
VEKİLİ:
DAVALILAR : 2-
3-
VEKİLİ:
DAVA: Tazminat
DAVA TARİHİ:
KARAR TARİHİ:
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH:
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; 22/02/2018 tarihinde müvekkili ... ve bebeği ...'nin içinde bulunduğu bebek arası ile yaya geçidinden geçerken ... plakalı aracın durması sonucunda arkasında gelen diğer ...'in işleteni, ...'nın sevk ve idaresindeki, davalı sigorta şirketinden sigortalısı ... plakalı aracın çarpması sonucunda yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, kazaya kusurlu davranışı ile sebebiyet veren davalı ... hakkında Konya . Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas-... Karar sayılı dosyasından taksirle yaralamaya sebebiyet verme suçundan yargılamaya yapıldığı ve Ceza dosyasında alınan Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının 12/02/2020 tarihli raporunda; dikkatsizlik, tedbirsizlik ve kurallara aykırı hareketi ile Sanık ...'nın asli kusurlu olduğunun tespit edildiği ve ceza aldığı, diğer davalı ...'in aracın işleteni olduğu nedeniyle sorumlu olduğu, kaza sonucunda ...'nin ameliyat olduğu ve uzun süre başkasının desteğine ihtiyaç duyduğu, diğer müvekkil ...'nin bebek arabasından düşmesiyle yaralandığını, kaza sebebiyle sigorta şirketine başvurulduğu ancak netice alınamadığını, arabuluculuk görüşmelerinde de anlaşma sağlanamadığını, bu nedenle her türlü haklarının saklı kalması kaydıyla davanın kabulüne karar verilmesini, müvekkili ... yönünden şimdilik 100,00TL Kalıcı İş Göremezlik, 100,00TL geçici İş Göremezlik, 100,00TL öngörülemeyen tedavi giderleri ve 100,00TL Bakıcı gideri maddi zararları olmak üzere toplamda 400,00TL maddi tazminatın ve diğer müvekkili ... yönünden ise 100,00TL Kalıcı İş Göremezlik, 100,00TL geçici İş Göremezlik, 100,00TL öngörülemeyen tedavi giderleri ve 100,00TL Bakıcı gideri maddi zararları olmak üzere toplamda 400,00TL maddi tazminat olmak üzere her iki davacı yönünden toplamda 800,00TL maddi tazminatın davalılardan sigorta şirketi yönünden Teminat limitleri dahilinde sigorta şirketine başvuru tarihinden (26.04.2021) diğer davalılar yönünden ise kaza tarihinden (22.02.2018) itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, müvekkili ... yönünden 150.000,00TL Manevi Tazminatın ve diğer müvekkili ... yönünden ise 50.000,00TL Manevi Tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsiline ve davacılara ödenmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... ile ... vekilinin cevap dilekçesinde özet olarak; Davacılarda kalıcı hasarın bulunmadığını, müvekkilinin davanın bu aşamaya gelebileceğini bilmeden Konya . Asliye Ceza ... Esas sayılı dosyasında bir avukat edinmediğini ve kendisini yeterince savunamadığını, aslında beraat etmesi gereken dosyadan her hangi bir avukatın savunmaması ve müvekkilinin de derdini anlatamaması nedeniyle ceza aldığını ve söz konusu cezanın ertelendiğini, tanık ...'nin kollukta belirtilen beyanında yer aldığı gibi müvekkil ...'in davacılara çarpmadığını, tüm bu arz edilen nedenlerle karşı tarafın göstereceği delillere karşılık delil gösterme haklarının saklı kalması kaydı ile delillerinin kabulünü, haksız ve kötü niyetli ikame edilen davanın reddini, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin karşı tarafa tahmiline dair karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin cevap dilekçesinde özet olarak; davacıların kalıcı sakatlığının bulunmadığını ve medikal raporlar ile de bu hususun tespit edildiğinini, ...'nin bebek olduğu dikkate alındığında, sürekli sakatlığı tespit edilse dahi yaşı büyüdükçe iyileşeceğin de dikkate alınmasının ve söz konusu uyuşmazlıkta kaza tarihi 22.02.2018 olup, maluliyet raporunun Yargıtay kararları gereği kaza tarihi dikkate alınarak düzenlenmesini ve dolayısıyla rapor tanzim edilirken özürlülük ölçütü hakkındaki yönetmelik dikkate alınarak yapılan maluliyet tespitinin karara esas alınmasının gerektiğinin, davacının sakatlığı arasındaki illiyet bağının ve davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp 3. İhtisas Kurumu’na sevk edilerek erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkındaki yönetmeliğe göre rapor tanzim edilmesinin ve yalnızca sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunun gözetilerek kusur oranının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesini, davacının talebine konu geçici iş göremezlik, bakıcı, tedavi ve yol gideri tazminatı talepleri, yasa değişikliği ile SGK'nın sorumluluğuna eklenen tedavi teminatı kapsamında olduğundan, ilgili mevzuat kapsamında SGK tarafından karşılanması gerekli giderlerden davalı müvekkilin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığının, davayı kabul manasında olmamak üzere gelirin asgari ücret üzerinden genel şartlarda belirtilen usul ve esaslara göre hesap edilmesi ve araştırılmak suretiyle tazminattan müterafik kusurun tenzilinin gerektiğini, ayrıca ceza dosyasında uzlaşma olması durumunda davanın yerleşik yargı kararları gereği araştırma yapılmadan reddine karar verilmesinin ve müvekkilim şirketin faiz sorumluluğun da dava tarihinden itibaren yasal faiz olarak kabul edilmesi gerektiği, tüm bu izah olunan nedenlerle davanın usulden reddine karar verilmesini, usulden ret sebeplerinin şu aşamada kabul görmeyecek ise yapılacak yargılama sonucunda davanın esastan reddine karar verilmesini ve yargılama masrafları ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazası nedeniyle uğranılan zararın tahsiline ilişkin tazminat isteminden ibarettir.
Bir motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen trafik kazasında, zarar görenlerin zararından, 6098 sayılı TBK'nın 49. Maddesi uyarınca araç sürücüsü, 2918 sayılı KTK'nın 85. Maddesi uyarınca araç işleteni ve şartları varsa teşebbüs sahibi ve 2918 sayılı KTK'nın 91. Maddesi uyarınca sigortacı müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Trafik kazası nedeniyle zarara uğradığını iddia eden hak sahipleri tarafından açılan tazminat davalarında ispat yükü 6098 sayılı TBK'nın 50. Maddesi uyarınca zarar gören üzerinde olup, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat etmek zorundadır.
Yine bu tür davalarda 2918 sayılı KTK'nın 97. Maddesi uyarınca, zarar görenin dava açmadan önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvuru yapması gerekmekte olup bu husus sonradan giderilmesi de mümkün olmayan dava şartlarındandır. Ayrıca yazılı başvurudan hemen sonra dava açılması mümkün olmayıp 15 günlük sürenin dolmasından sonra dava açılabilecektir. Sigorta kuruluşu kendisine yapılan yazılı başvuruya karşı 15 gün içinde cevap vermek ve 2918 sayılı KTK'nın 99. Maddesine göre 8 iş günü içinde de tazminatı ödemek zorundadır. Sekiz iş günü içinde sorumlu olduğu tazminatı ödemeyen sigortacı 9. gün itibariyle temerrüde düşecektir.
Hak sahipleri tarafından talep edilebilecek tazminatlar ise 2918 sayılı KTK'nın 90. Maddesi uyarınca 2918 sayılı KTK ile 6098 sayılı TBK'nın haksız fiile ilişkin hükümleri uygulanacaktır.
Somut olayda davacılar, davaya konu trafik kazası neticesinde yaralandıklarını iddia ederek, geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri tazminatı ve tedavi gideri tazminatı istemlerinde bulunmuştur.
Davaya konu 22/02/2018 tarihli trafik kazasının yaya ... yönetimindeki içinde ... bulunduğu bebek arabası ile Mekke caddesini takiben Veysel Karani caddesi yönünden gelip Yeni İstanbul caddesi kavşağından karşıya orta refüje doğru akan trafiğin arasından geçiş yaptığı sırada,solundan gelen sürücü ... yönetimindeki ... plakalı aracıyla geçiş yapan bebek arabalı yayayı fark edip yavaşladığı sırada, aracının arka kısmına gerisinden kendisiyle aynı yönde seyreden sürücü ... yönetimindeki ... plakalı aracının ön kısmıyla çarpması sonucu öne ve sola doğru savrulup aracının sağ ön kısmıyla bebek arabasının uç kısmına çarparak ileriye doğru savrulurken gerisinden gelen ve kendisine çarpan sürücü ... yönetimindeki kamyonetiyle hafif sağa manevra yaparak aracının sağ ön kısmıyla yaya Saadet Cubeye ve içinde bebeğin olduğu bebek arabasına çarpması neticesinde meydana geldiği anlaşılmıştır.
Kaza sonrasında görevli kolluk tarafından tanzim edilen kaza tespit tutanağı ile, trafik kazasının oluşmasında ... plakalı sigortalı araç sürücüsü ... ile davacı yaya ...'nin kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsünün ise kusursuz olduğu yönünde tespitte bulunulmuş, soruşturma aşamasında tanzim edilen ATK raporu ile ...'nın tam kusurlu olduğu mütalaa edilmiş, Mahkememizce tanzim ettirilen 24/05/2023 tarihli rapor ile ise ...'nın % 80, ...'nin ise % 20 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Kaza tespit tutanağı ve olaya ilişkin düzenlenen tüm kusur raporları arasındaki çelişkilerin giderilmesi amacıyla tanzim ettirilen 10/03/2024 tarihli İTÜ raporu ile kazanın oluşmasında ... plakalı sigortalı araç sürücüsü davalı ...'nın tam kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
Mahkememizce, 10/03/2024 tarihli kusur raporundaki tespitlerin dosya kapsamına ve olayın oluş şekline uygun olması nedeniyle, davaya konu trafik kazasının oluşmasındadavalı ...'nın tam kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
Bu kapsamda öncelikle zarar görenlerin davaya konu trafik kazası nedeniyle sürekli iş göremez hale gelip gelmediğinin tespiti için hangi yönetmelik hükümlerinin uygulanması gerektiği belirlenmelidir. Maluliyetin tespiti yönünden hangi yönetmeliğin uygulanacağına ilişkin KTK'da ve TBK'da açık hüküm bulunmadığından bu boşluğun içtihatlarla doldurulması gerekmektedir.
Konya BAM . Hukuk Dairesi'nin süregelen uygulamasına göre; 2918 sayılı KTK'nın 90. ve 92. maddeleri ile genel şartlara yapılan atfın 09/10/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarihli ... E ... K sayılı kararı ile iptaline karar verilmesi nedeniyle genel şartların ve Özürlülük Ölçütü ... Yönetmeliği ile Erişkinler ... Yönetmeliği hükümlerinin uygulanma kabiliyetinin kalmadığı gerekçesiyle, haksız fiil tarihi 11/10/2008 tarihinde önce ise Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihinden sonra ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinin uygulanması gerekir. (Konya BAM . HD.'nin 08/02/2023 tarihli, ... E ... K sayılı kararı)
AYM'nin 17/07/2020 tarihli ... E ... K sayılı iptal kararı karşısında genel şartların uygulanma kabiliyetinin kalmadığı açık ise de, iptal kararı Özürlülük Ölçütü ... Yönetmeliği ile Erişkinler ... Yönetmeliği hükümlerinin uygulanmasına engel değildir. Her ne kadar 01/06/2015 tarihli Genel Şartlar'da bu yönetmeliklere atıf yapılmakta ise de bu yönetmelikler genel şartlardan bağımsız olup, genel şartlara yapılan atfın hatta doğrudan genel şartların yürürlükten kaldırılması bu yönetmeliklerin uygulanmasına engel değildir. Zira bu yönetmeliklerin dayanağı 01.06.2015 tarihli genel şartlar olmayıp, Özürlülük Ölçütü ... Yönetmeliği'nin 3. Maddesinde, Erişkinler ... Yönetmeliği'nin de yine 3. Maddesinde belirtildiği üzere bu yönetmeliklerin dayanağı kanundur. Dolayısıyla bu yönetmelikler ya da yönetmeliğe dayanak teşkil eden kanunlar yürürlükten kalkmadığı sürece bu yönetmeliklerin uygulanmasına engel bir durum bulunmamaktadır.
Bunun yanında her ne kadar Özürlülük Ölçütü ... Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihli genel şartların yürürlüğe girmesi ile birlikte uygulanmaya başlanmış ise de; bu yönetmeliğin 30.03.2013 tarihinde yürürlüğe girdiği, yürürlüğe girdiği tarihten 01.06.2015 tarihine kadarki süreçte de uygulanmasına engel bir halin olmadığı, ancak yargı kararları ile bu süreçte Çalışma Gücü ... Yönetmeliği hükümlerinin uygulanmasının tercih edildiği, tercihin bu yönde kullanılmasına bir engel olmadığı gibi aksi yönde kullanılmasına da bir engel olmadığı, ancak 2918 sayılı KTK'daki atıf nedeniyle 01.06.2015 tarihli genel şartların yürürlüğe girmesiyle birlikte bu tarihten itibaren Özürlülük Ölçütü ... Yönetmeliği hükümlerinin uygulanmasının bir zorunluluk olduğu, AYM iptal kararının sadece bu zorunluluğu ortadan kaldırdığı, dolayısıyla yargı organlarının takdir hakkını kullanarak yürürlükte olan yönetmeliklerden herhangi birisini tercih etmesinin mümkün olduğu, Yargıtayca bu takdir hakkı kapsamında hangi tarihler arasında hangi yönetmelik hükümlerinin uygulanması gerektiğine yönelik oluşturulan uygulamanın yerleşik hale geldiği, Yargıtay ve diğer BAM uygulamalarının aksine Özürlülük Ölçütü ... Yönetmeliği ile Erişkinler ... Yönetmeliği hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığı yönündeki kabule açık yasal bir engel yoksa da TMK'nın 4. maddesi uyarınca kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hâkimin, hukuka ve hakkaniyete göre karar vereceği, hakimin takdir hakkını kullanırken keyfi uygulamalardan kaçınmasının gerektiği, yerleşik ve genel kabul gören uygulamaların aksine hareket edilmesinin adil yargılanma ilkesine aykırılık teşkil edeceği ve yargıya güveni ortadan kaldıracağı, Yargıtay uygulamasının da herhangi bir yasa hükmüne aykırılık teşkil etmemesi karşısında KONYA BAM . HD'NİN ANILAN GÖRÜŞÜNE İŞTİRAK EDİLMEMİŞTİR.
Kısaca üzerinde durulmasının faydalı olacağı düşünülen bir diğer husus ise, 14/02/2023 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Anayasa Mahkemesi'nin 29/12/2022 gün ve ... E. ... K sayılı kararı iptal kararıdır. 7237 sayılı yasanın 18. maddesiyle 2918 sayılı KTK'nın 90. maddesinde yapılan değişiklik ile, 09/06/2021 tarihinden sonra meydana gelen trafik kazaları yönünden maluliyetin tespitinde Erişkinler ... Yönetmeliği hükümlerinin uygulanması yasal zorunluluk haline gelmiştir. Ancak, anılan değişikliğin AYM tarafından iptaline karar verilmesi karşısında bu zorunluluk ortadan kalkmış olup, iptal kararının Erişkinler ... Yönetmeliği'nin uygulanmasına engel bir yönü yoktur.
Yargıtay . Hukuk Dairesinin yerleşik hale gelen uygulamasına göre; maluliyet belirlemesinin, kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.(Emsal ilam:Yargıtay . Hukuk Dairesi ... E ... K)
Davaya konu trafik kazası 22/02/2018 tarihinde meydana gelmiş olup, davacıların kalıcı sakatlığının bulunup bulunmadığının Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi gerekir.
Dosya kapsamına uygun olduğundan hükme esas alınan NEÜ Meram Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından tanzim edilen 28/11/2023 tarihli maluliyet raporu ile, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre;
-Davacı ...'nin yaralanmasının % 3 oranında kalıcı sakatlık niteliğinde olduğu, davacının geçici iş göremezlik süresinin 6 ay, başkasının yardımına muhtaç olduğu sürenin 2 ay ve tedavi gideri zararının 3.000,00 TL olduğu
-Davacı ...'nin yaralanmasının kalıcı sakatlık niteliğinde olmadığı, davacının geçici iş göremezlik süresinin 3 ay, başkasının yardımına muhtaç olduğu sürenin 3 ay ve tedavi gideri zararının 1.500,00 TL olduğu belirlenmiştir.
Tazminat hesabının ne şekilde yapılacağı konusunda 2918 sayılı KTK'da ve 6098 sayılı TBK'da açık bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu kapsamda hesaplamanın yargı kararları ile yerleşik hale gelen uygulamalara göre yapılması gerekir. Hesaplamalarda prograsif rant yönteminin uygulanması konusunda herhangi bir görüş farklılığı yoksa da bakiye yaşam süresinin tespitinde hangi yaşam tablosunun esas alınacağı konusunda Konya BAM . HD. nin uygulamaları ile Yargıtay uygulamaları farklılık arz etmektedir.
Konya BAM . HD.'nin yerleşik hale gelen uygulamalarına göre, 2918 sayılı KTK ile genel şartlara yapılan atfın, AYM'nin 17/07/2020 tarihli ... E ... K sayılı kararı ile iptaline karar verilmesi nedeniyle bakiye yaşam süresinin PMF 1931 yaşam tablosuna göre belirlenmesi gerekir. (Konya BAM . HD.'nin 17/02/2023 gün ve ... E ... K)
TRH 2010 yaşam tablosunun, genel şartların yürürlüğe girmesiyle uygulanmaya başlandığı, önceki dönemde PMF 1931 yaşam tablosunun uygulandığı bilinen bir gerçektir. Genel şartların yürürlüğe girmesinden önceki dönemde, her ne kadar Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve Yargıtay Dairelerinin uygulamalarına istinaden PMF 1931 yaşam tablosu esas alınmaktaysa da TRH 2010 yaşam tablosunun esas alınmasına da engel yasal bir düzenleme bulunmamaktaydı. Genel şartların yürürlüğe girmesiyle birlikte, KTK'da genel şartlara yapılan atıflar nedeniyle, hesaplamalarda TRH 2010 yaşam tablosunun dikkate alınması yasal bir zorunluluk haline gelmiş, devam eden süreçte ise AYM'nin 17/07/2020 tarihli ... E ... K sayılı iptal kararı ile bu zorunluluk ortadan kalkmıştır. Hemen belirtilmelidir ki, iptal kararı ile sadece bu zorunluluk ortadan kalkmış olup, iptal kararı TRH 2010 yaşam tablosunun uygulanmasını imkansız hale getirmemiştir. Gelinen aşamada, mahkemeler takdir yetkisi kapsamında gerek PMF 1931 yaşam tablosunu, gerekse TRH 2010 tablosunu esas alabilecektir. Ancak takdir hakkının, 4721 sayılı TMK'nın 4. maddesi uyarınca hakkaniyete uygun olarak kullanılması gerekir. Bu takdir hakkı kapsamında, genel kabul gören yaşam tablosunun esas alınması hakkaniyete daha uygun olacaktır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 02/12/2021 tarihli, ... E, ... K sayılı ilamı ve 21/12/2021 tarihli, ... E., ... K sayılı ilamı ile bakiye yaşam süresinin tespitinde ülkemize özgü ve güncel verileri içeren TRH 2010 yaşam tablosunun dikkate alınması gerektiğine işaret etmiştir. Yine, Yargıtay Daireleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin uygulamaları da bu yönde olmuştur. Bu nedenle, TRH 2010 yaşam tablosunun dikkate alınmasının hakkaniyete daha uygun olacağı kabul edildiğinden, Konya BAM . HD.'nin PMF 1931 yaşam tablosunun dikkate alınmasına yönelik görüşüne iştirak edilmemiştir.
Kısaca üzerinde durulmasının faydalı olacağı düşünülen bir diğer husus ise, 14/02/2023 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Anayasa Mahkemesi'nin 29/12/2022 gün ve ... E. ... K sayılı kararı iptal kararıdır. 7237 sayılı yasanın 18. maddesiyle 2918 sayılı KTK'nın 90. maddesinde yapılan değişiklik ile, 09/06/2021 tarihinden sonra meydana gelen trafik kazaları yönünden bakiye yaşam süresinin tespitinde TRH 2010 yaşam tablosunun uygulanması yasal zorunluluk haline gelmiştir. Ancak, anılan değişikliğin AYM tarafından iptaline karar verilmesi karşısında bu zorunluluk ortadan kalkmış olup, iptal kararının TRH 2010 yaşam tablosunun uygulanmasına engel bir yönü yoktur.
24/04/2024 tarihli hesap raporu ile,
-Davacı ...'nin sürekli iş göremezlik zararının 212.143,57 TL, geçici iş göremezlik zararının 8.705,46 TL, bakıcı gideri zararının 4.059,00 TL ve tedavi gideri zararının 3.000,00 TL olduğu
-Davacı ...'nin geçici iş göremezlik zararının 4.352,73 TL, bakıcı gideri zararının 6.088,50 TL ve tedavi gideri zararının 1.500,00 TL olduğu tespit edilmiştir.
6098 sayılı TBK'nın 52. Maddesine göre; Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir. Anılan yasal düzenlemede de belirtildiği üzere zarar görenin zararın oluşmasında ya da zararın artmasında bir ihmali varsa bu hususun tazminatın belirlenmesinde dikkate alınması gerekir. Bir başka deyişle zararın oluşumunda zarar görenin de müterafik kusurunun bulunması halinde tazminattan indirim yapılması gerekmektedir. Müterafik kusurun dikkate alınması için bu yönde yapılan bir savunmaya gerek olmayıp Mahkemece müterafik kusurun resen dikkate alınması gerekmektedir. Nitekim bu husus Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamında da vurgulanmıştır. Ayrıca müterafik kusur indirimi nedeniyle kısmen reddedilen tutar üzerinden davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmeyeceği noktasında da duraksama bulunmamaktadır.
Somut olayda, davacılara atfedilebilecek bir müterafik kusur tespit edilmediğinden hesaplanan tutardan müterafik kusur indirimi yapılamayacağı kabul edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davaya konu trafik kazasının oluşmasında ... plakalı sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, kaza neticesinde yaralanan davacı ...'nin sürekli iş göremezlik zararının 212.143,57 TL, geçici iş göremezlik zararının 8.705,46 TL, bakıcı gideri zararının 4.059,00 TL ve tedavi gideri zararının 3.000,00 TL olduğu, yine aynı kazada yaralanan davacı ...'nin geçici iş göremezlik zararının 4.352,73 TL, bakıcı gideri zararının 6.088,50 TL ve tedavi gideri zararının 1.500,00 TL olduğu, davalı ...'in aracın işleteni, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin ise aracın ZMMS sigortacısı olması nedeniyle oluşan bu zarardan davalı sürücü ... ile birlikte müteselsilen sorumlu oldukları sonucuna varıldığından davacı Saadet Cubenin maddi tazminat davasının kabulüne, davacı ...'nin maddi tazminat davasının ise kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
TBK'nın 56. Maddesine göre; Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.
Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek, tazminata benzer fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin, bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminatı takdir etmesi gerekir( HGK 23/06/2004, ... )
Somut olayda, kazanın oluş şekli ve sonucu, davacıların yaralanmalarının derecesi, tarafların kusur oranları, paranın alım gücü, tarafların sosyal ekonomik durumları, manevi tazminatın tatmin ve caydırıcılık fonksiyonu dikkate alınarak davacıların manevi tazminat davalarının kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-DAVACI ...'NİN DAVASININ KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile,
a) 212.143,57 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 8.705,46 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 4.059,00 TL bakıcı gideri tazminatı ve 3.000,00 TL tedavi gideri tazminatı olmak üzere toplam 227.908,03 TL tazminatın davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 11/05/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ... ile davalı ... yönünden ise 22/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ye verilmesine,
b) 50.000,00 TL manevi tazminatın 22/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ile davalı ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ye verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-DAVACI ...'NİN DAVASININ KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile
a) 4.352,73 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 6.088,50 TL bakıcı gideri tazminatı ve 1.500,00 TL tedavi gideri tazminatı olmak üzere toplam 11.941,23 TL tazminatın davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 11/05/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ... ile davalı ... yönünden ise 22/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ye verilmesine, sürekli iş göremezlik tazminatı isteminin reddine,
b) 20.000,00 TL manevi tazminatın 22/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ile davalı ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ye verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
3-Alınması gereken 21.165,80 TL harçtan, peşin alınan 4.785,84 TL harcın mahsubu ile bakiye 16.379,96 TL eksik harcın (davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğu 12.679,45 TL ile sınırlı olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4-Davacılar tarafından yapılan 4.785,84 TL harç giderinin (davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğu 3.704,64 TL ile sınırlı olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara (eşit oranda) verilmesine,
5-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 1.600 TL. yargılama giderinin, 0,66 TL'lik kısmının davacı ...'den, 1.599,34 TL'lik kısmının ise davalı ... Sigorta A.Ş.'den alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
6-Davacılar tarafından yapılan 179,90 TL harç gideri, 6.466 TL NEÜ Meram Tıp Fakültesi Hastanesi maluliyet rapor masrafı ve 14.747,41 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 21.393,31 TL yargılama giderinden kabul ret oranına göre hesaplanan 15.066,96 TL yargılama giderinin (davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğu 11.663,08 TL ile sınırlı olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara (eşit oranda) verilmesine,
7-Davacı ...'nin maddi tazminat davası yönünden kendisini vekille temsil eden davacı ... için, A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve taktir olunan 36.186,20 TL vekalet ücretinin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ye verilmesine,
8-Davacı ...'nin manevi tazminat davası yönünden kendisini vekille temsil eden davacı ... için, A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve taktir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalı ... ile davalı ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ye verilmesine,
9-Davacı ...'nin manevi tazminat davası yönünden kendisini vekille temsil eden davalı ... ile davalı ... için, A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve taktir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalı ... ile davalı ...'e (eşit oranda) verilmesine,
10-Davacı ...'nin maddi tazminat davası yönünden kendisini vekille temsil eden davacı ... için, A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve taktir olunan 11.941,23 TL vekalet ücretinin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ye verilmesine,
11-Davacı ...'nin maddi tazminat davası yönünden kendisini vekille temsil eden davalılar için, A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve taktir olunan 100,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalılara (eşit oranda) verilmesine,
12-Davacı ...'nin manevi tazminat davası yönünden kendisini vekille temsil eden davacı ... için, A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve taktir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalı ... ile davalı ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ye verilmesine,
13-Davacı ...'nin manevi tazminat davası yönünden kendisini vekille temsil eden davalı ... ile davalı ... için, A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve taktir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalı ... ile davalı ...'e (eşit oranda) verilmesine,
14-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmının 6100 sayılı HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair ; davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 06/06/2024
Katip Hakim
e-imzalıdır e-imzalıdır
5070 Sayılı Kanun Hükümlerine Göre Elektronik İmzalıdır.