T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ"TÜRK MİLLETİ ADINA"
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:
KARAR NO:
HAKİM :
KATİP:
ASIL DAVADA DAVACILAR:1-
2-
VEKİLLERİ:
BİRLEŞEN DAVADA
DAVACI:
VEKİLİ:
ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA
DAVALI :
VEKİLLERİ:
ASIL VE BİRLEŞEN DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
ASIL DAVA TARİHİ:
BİRLEŞEN DAVA TARİHİ:
KARAR TARİHİ:
KARARIN YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
ASIL DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; davacıların desteği ... 'ın kullandığı ... plakalı araç ile 30/08/2023 tarihinde ... 'ün kullandığı ... plakalı tıra çarpması sonucu meydana gelen kazada ... ın vefat ettiğini, ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı olduğunu, meydana gelen kazada davacıların yakınının hiçbir kusurunun bulunmadığını, kaza tespit tutanağında da davacı yakını ... ın kusurunun bulunmadığını ve sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, kaza sonucu davacılar yakınlarının ölümü nedeniyle desteğinden yoksun kaldıklarını ve cenaze masrafları ve hastane giderlerine ilişkin zararlarının mevcut olduğunu, söz konusu kaza ile ilgili arabuluculuk başvurusu yapıldığını ancak anlaşma sağlanamadığını, davacılar tarafından KTK kapsamında sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalı ... ve ... yönünden faiz başlangıç tarihinin haksız fiilin meydana geldiği tarih olan 30/08/2023 tarihi olduğunu , sigorta şirketine zararın giderilmesi için başvuru yapıldığını ve tebliğ edildiğini bu sebeple davalı şirketin 01/10/2023 tarihinde davalı şirketin temerrüte düştüğünü, bu sebeplerle davanın kabulüne, desten yoksun kalma zararı kapsamında ... için 100,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, destekten yoksun kalma zararı kapsaında ... için 100,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özet olarak, davalı şirketin dava konusu zarara ilişkin olarak sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu , sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zararı nispetinde olduğunu, poliçe limiti üzerindeki zararlardan davalı şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, söz konusu kazada davalı şirket sigortalısının zararının ispatlanması halinde sigorta şirketinin sorumluluğunun doğacağını, davacıların destiğinin ölüm tarihindeki gelirinin net olarak belirlenemediğini, müteveffanın sabit bir gelirinin olmadığını, bu sebeple asgari ücretin baz alınacağını ,trafik sigortası genel şartları kapsamında mahkemece yapılacak tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Kadın/Erkek mortalite tablosunun dikkate alınması gerektiğini,davalı şirketin temerrüdünün söz konusu olmadığını bu sebeplerle davalı aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVA:
Birleşen Konya . Asliye Ticareti Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özet olarak; Müvekkilinin yakını olan ...'ın sevk ve idaresinde olan ... plakalı araç ile 30.08.2023 tarihinde Aksaray ili istikametinde Kızören mahallesi/köyünde kırmızı ışıkta beklerken, ...'e ait ... sevk ve idaresindeki ... plakalı tırın arkadan çarpması sonucu trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin yakınının hayatını kaybettiğini, kazaya karışan ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi tarafından 1012165315 poliçe numarası ile sigortalı olduğunu, poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere meydana gelen zarardan sorumluluğunun bulunduğunu, meydana gelen kazada, müteveffanın hiçbir kusurunun bulunmadığını, karşı taraf araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, arabuluculuk sonucunda anlaşma sağlanamadığını, müvekkili tarafından sigorta şirketine başvuru yapıldığını, davalı sigorta şirketi tarafından ödeme yapılmadığını, müteveffanın tarım işi ile uğraştığını, kaza nedeniyle müteveffanın vefatıyla birlikte annesi ...'ın destekten yoksun kaldığını, bu nedenlerle; fazlaya ilişkin taleplerinin saklı kalması kaydıyla HMK 107 gereği yargılama aşamasında zararın tam ve net olarak belinlenmesinin ardından ileride arttırılmak üzere dosya üzerinden yapılacak inceleme neticesinde işbu davanın Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasıyla birleştirilmesini, müvekkili ... için, destekten yoksun kalma zararına ilişkin 100,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 17.01.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özet olarak; Davacıların söz konusu kaza tazmini ile ilgili usulüne uygun bir başvurularının bulunmadığını, dava şartı yokluğundan davanın usulden reddinin gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte davalı sigorta şirketinin mesuliyetinin kusur oranı ve teminat limitleriyle sınırlı olduğunu, tazminat hesaplama metodunun 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 90/1-b gereğince yapılması gerektiğini, davalı sigorta şirketinin başvuru tarihinde temerrüde düşmediğini, davanın haksız fiilden kaynaklı tazminat istemine ilişkin olduğunu , bu sebeplerle öncelikle davanın zamanaşımı ve dava şartı yokluğundan usulden reddine, aksi takdirde ise davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
TOPLANAN DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava ve birleşen dava, trafik kazası nedeniyle uğranılan zararın tahsiline ilişkin tazminat isteminden ibarettir.
Bir motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen trafik kazasında, zarar görenlerin zararından, 6098 sayılı TBK'nın 49. Maddesi uyarınca araç sürücüsü, 2918 sayılı KTK'nın 85. Maddesi uyarınca araç işleteni ve şartları varsa teşebbüs sahibi ve 2918 sayılı KTK'nın 91. Maddesi uyarınca sigortacı müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Trafik kazası nedeniyle zarara uğradığını iddia eden hak sahipleri tarafından açılan tazminat davalarında ispat yükü 6098 sayılı TBK'nın 50. Maddesi uyarınca zarar gören üzerinde olup, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat etmek zorundadır.
Yine bu tür davalarda 2918 sayılı KTK'nın 97. Maddesi uyarınca, zarar görenin dava açmadan önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvuru yapması gerekmekte olup bu husus sonradan giderilmesi de mümkün olmayan dava şartlarındandır. Ayrıca yazılı başvurudan hemen sonra dava açılması mümkün olmayıp 15 günlük sürenin dolmasından sonra dava açılabilecektir. Sigorta kuruluşu kendisine yapılan yazılı başvuruya karşı 15 gün içinde cevap vermek ve 2918 sayılı KTK'nın 99. Maddesine göre 8 iş günü içinde de tazminatı ödemek zorundadır. Sekiz iş günü içinde sorumlu olduğu tazminatı ödemeyen sigortacı 9. gün itibariyle temerrüde düşecektir.
Hak sahipleri tarafından talep edilebilecek tazminatlar ise 2918 sayılı KTK'nın 90. Maddesi uyarınca 2918 sayılı KTK ile 6098 sayılı TBK'nın haksız fiile ilişkin hükümleri uygulanacaktır.
Somut olayda davacılar davaya konu trafik kazası neticesinde vefat eden ...'ın desteğinden yoksun kaldıklarını iddia ederek maddi tazminat isteminde bulunmuştur.
Davaya konu 30/08/2023 tarihli trafik kazasının, sürücü ...’ün sevk ve idaresindeki ... plakalı çekici (TIR) arkasında takılı ... plakalı römork ile Konya istikametinden gelerek, Aksaray istikametine (300-13) D.Kry’nda ilerledigi ...’ün ifadesinde 60-70 km. seyir hızı ile ilerlediğini beyan ettiği, 74. Km. de ışıklı kavşakta öndeki aracın durması ile fren yaptığı, aracın durmayarak/duramayarak Kızören Mah., ... Mah, Dönel kavşağında bulunan Kızmızı Işıkta bekleyen araçlardan, sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonet’e arkadan çarptığı, müteakiben ... plakalı kamyoneti karşı şerit istikametine sürükleyerek ilerlemeye devam ettiği, ... plakalı kamyonetin önünde ve şeridindeki ışık nedeniyle bekleyen sürücü ...’ın sevk ve idarisindeki ... plakalı otomobile çarptığı, otomobilin çarpmanın etkisiyle sağa doğru savrulduğunu, sürücü ...’ün sevk ve idaresindeki ... plakalı çekici TIR’ın 1. çarpışmaya rağmen duramayarak ... plakalı kamyoneti sürüklümeye devam ederek, bölünmüş yolun karşı şeridinde kırmızı ışık nedeniyle bekleyen ve yeşil ışığın yanması ile ilerleyen sürücü ...’un sevk ve idarisindeki ... plakalı kamyonun arka kısımlarından çarptığı, müteakiben yol kenarı demir bariyerlere arkasından Karayolları . Şube Şefliği ... Bakımevi bahçesi tel örgüsüne çarpması sonucu meydana geldiği, kaza sonucu ...’ın vefat ettiği anlaşılmıştır.
Kaza sonrasında görevli kolluk tarafından tanzim edilen kaza tespit tutanağı ile, trafik kazasının oluşmasında ...’ün tam kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Mahkememizce tanzim ettirilen 25/01/2024 tarihli bilirkişi raporu ile de ...’ün tam kusurlu olduğu belirlenmiştir.
Mahkememizce, 25/01/2024 raporundaki tespitlerin dosya kapsamına ve olayın oluş şekline uygun olması nedeniyle, davaya konu trafik kazasının oluşmasında ...’ün tam kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
Davacı ... desteğin eşi, davacı ... desteğin oğlu, davacı ... ise desteğin annesi olup, kural olarak davacılar ile müteveffa arasında desteklik ilişkisinin bulunduğu kabul edilmelidir. Davalı tarafça bu karinenin aksi usulünce ispatlanamadığından davacılar ile müteveffa arasında desteklik ilişkisi bulunduğu kabul edilmiştir.
Tazminat hesabının ne şekilde yapılacağı konusunda 2918 sayılı KTK'da ve 6098 sayılı TBK'da açık bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu kapsamda hesaplamanın yargı kararları ile yerleşik hale gelen uygulamalara göre yapılması gerekir. Hesaplamalarda prograsif rant yönteminin uygulanması konusunda herhangi bir görüş farklılığı yoksa da bakiye yaşam süresinin tespitinde hangi yaşam tablosunun esas alınacağı konusunda Konya BAM . HD. nin uygulamaları ile Yargıtay uygulamaları farklılık arz etmektedir.
Konya BAM . HD.'nin yerleşik hale gelen uygulamalarına göre, 2918 sayılı KTK ile genel şartlara yapılan atfın, AYM'nin 17/07/2020 tarihli ... E ... K sayılı kararı ile iptaline karar verilmesi nedeniyle bakiye yaşam süresinin PMF 1931 yaşam tablosuna göre belirlenmesi gerekir. (Konya BAM . HD.'nin 17/02/2023 gün ve ... E ... K)
TRH 2010 yaşam tablosunun, genel şartların yürürlüğe girmesiyle uygulanmaya başlandığı, önceki dönemde PMF 1931 yaşam tablosunun uygulandığı bilinen bir gerçektir. Genel şartların yürürlüğe girmesinden önceki dönemde, her ne kadar Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve Yargıtay Dairelerinin uygulamalarına istinaden PMF 1931 yaşam tablosu esas alınmaktaysa da TRH 2010 yaşam tablosunun esas alınmasına da engel yasal bir düzenleme bulunmamaktaydı. Genel şartların yürürlüğe girmesiyle birlikte, KTK'da genel şartlara yapılan atıflar nedeniyle, hesaplamalarda TRH 2010 yaşam tablosunun dikkate alınması yasal bir zorunluluk haline gelmiş, devam eden süreçte ise AYM'nin 17/07/2020 tarihli ... E ... K sayılı iptal kararı ile bu zorunluluk ortadan kalkmıştır. Hemen belirtilmelidir ki, iptal kararı ile sadece bu zorunluluk ortadan kalkmış olup, iptal kararı TRH 2010 yaşam tablosunun uygulanmasını imkansız hale getirmemiştir. Gelinen aşamada, mahkemeler takdir yetkisi kapsamında gerek PMF 1931 yaşam tablosunu, gerekse TRH 2010 tablosunu esas alabilecektir. Ancak takdir hakkının, 4721 sayılı TMK'nın 4. maddesi uyarınca hakkaniyete uygun olarak kullanılması gerekir. Bu takdir hakkı kapsamında, genel kabul gören yaşam tablosunun esas alınması hakkaniyete daha uygun olacaktır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 02/12/2021 tarihli, ... E, ... K sayılı ilamı ve 21/12/2021 tarihli, ... E., ... K sayılı ilamı ile bakiye yaşam süresinin tespitinde ülkemize özgü ve güncel verileri içeren TRH 2010 yaşam tablosunun dikkate alınması gerektiğine işaret etmiştir. Yine, Yargıtay Daireleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin uygulamaları da bu yönde olmuştur. Bu nedenle, TRH 2010 yaşam tablosunun dikkate alınmasının hakkaniyete daha uygun olacağı kabul edildiğinden, Konya BAM . HD.'nin PMF 1931 yaşam tablosunun dikkate alınmasına yönelik görüşüne iştirak edilmemiştir.
Kısaca üzerinde durulmasının faydalı olacağı düşünülen bir diğer husus ise, 14/02/2023 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Anayasa Mahkemesi'nin 29/12/2022 gün ve ... E. ... K sayılı kararı iptal kararıdır. 7237 sayılı yasanın 18. maddesiyle 2918 sayılı KTK'nın 90. maddesinde yapılan değişiklik ile, 09/06/2021 tarihinden sonra meydana gelen trafik kazaları yönünden bakiye yaşam süresinin tespitinde TRH 2010 yaşam tablosunun uygulanması yasal zorunluluk haline gelmiştir. Ancak, anılan değişikliğin AYM tarafından iptaline karar verilmesi karşısında bu zorunluluk ortadan kalkmış olup, iptal kararının TRH 2010 yaşam tablosunun uygulanmasına engel bir yönü yoktur.
26/03/2024 tarihli hesap raporu ile, davacı ...'ın dava dışı SGK tarafından yapılan ödeme dikkate alındığında bakiye destek zararının bulunmadığı, davalı sigorta şirketinin poliçe limiti tutarı kadar sorumlu olduğu, bu kapsamda garame hesabı yapılmasının gerektiği, garame hesabı sonrasında davacı ...'ın talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatı tutarının 1.010.634,53 TL, davacı ...'ın talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatı tutarının 189.365,47 TL olduğu tespit edilmiştir.
6098 sayılı TBK'nın 52. Maddesine göre; Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir. Anılan yasal düzenlemede de belirtildiği üzere zarar görenin zararın oluşmasında ya da zararın artmasında bir ihmali varsa bu hususun tazminatın belirlenmesinde dikkate alınması gerekir. Bir başka deyişle zararın oluşumunda zarar görenin de müterafik kusurunun bulunması halinde tazminattan indirim yapılması gerekmektedir. Müterafik kusurun dikkate alınması için bu yönde yapılan bir savunmaya gerek olmayıp Mahkemece müterafik kusurun resen dikkate alınması gerekmektedir. Nitekim bu husus Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamında da vurgulanmıştır. Ayrıca müterafik kusur indirimi nedeniyle kısmen reddedilen tutar üzerinden davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmeyeceği noktasında da duraksama bulunmamaktadır.
Somut olayda, desteğin kaza esnasında emniyet kemerinin takılı olup olmadığı konusunda kaza tespit tutanağında bir belirleme bulunmamaktadır. Yine ceza dosyası içeriğinde de bu yönde herhangi bir tespit bulunmamaktadır. Bu nedenle, hesaplanan tutardan müterafik kusur indirimi yapılamayacağı kabul edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davaya konu trafik kazasının oluşmasında sigortalı araç sürücüsü ...'ün tam kusurlu olduğu, davalının kazaya karışan aracın ZMM sigortacısı olduğu, anılan yasal düzenlemelere istinaden davalının oluşan zarardan sorumlu olduğu, kaza neticesinde destek ...'ın öldüğü, davacılar ile ... arasında desteklik ilişkisinin mevcut olduğu, ölüm nedeniyle davacıların bu destekten mahrum kaldıkları, dava dışı SGK tarafından yapılan ödemenin davacı ...'ın destek zararını tamamen karşıladığı, bakiye zararının bulunmadığı, davacı ...'ın garame hesabı sonrasında davalıdan talep edebileceği destek tazminatı tutarının 1.010.634,53 TL, davacı ...'ın garameten talep edebileceği tutarın ise 189.365,47 TL olduğu sonucuna varıldığından davacı ...'ın davasının reddine, diğer davacıların davalarının ise kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Asıl dava yönünden;
a) DAVACI ...'IN DAVASININ REDDİNE,
b) DAVACI ...'IN DAVASININ KABULÜ ile, 1.010.634,53 TL destekten yoksun kalma tazminatının 01/10/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine,
2-Birleşen dava yönünden DAVACI ...'IN DAVASININ KABULÜ ile 189.365,47 TL destekten yoksun kalma tazminatının 25/01/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine,
ASIL DAVADA:
3-Alınması gereken 69.036,44 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 3.721,33 TL harcın mahsubu ile bakiye 65.315,11 TL eksik harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.280,00 TL. yargılama giderinin, 1.640,00 TL'lik kısmının davacı ...'dan, 1.640,00 TL'lik kısmının ise davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
5-Davacı ... tarafından yapılan 3.991,18 TL harç gideri ve 4.060,50 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 8.051,68 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı ...'a VERİLMESİNE,
6-Davacı ... tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı ..., kendini vekille temsil ettiğinden, A.A.Ü.T'ne göre tayin ve taktir olunan 141.169,80 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ...'a VERİLMESİNE,
8-Davalı kendini vekille temsil ettiğinden, A.A.Ü.T'ne göre tayin ve taktir olunan 100,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
BİRLEŞEN DAVADA :
9-Alınması gereken 12.935,55 TL karar ve ilam harcından, peşin ve tamamlama olarak alınan 1.074,04 TL harcın mahsubu ile bakiye 11.861,51 TL eksik harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
10-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.600,00 TL. yargılama giderinin, davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
11-Davacı ... tarafından yapılan 1.501,64 TL harç gideri ve 15,00 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 1.516,64 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı ...'a VERİLMESİNE,
12-Davacı ..., kendini vekille temsil ettiğinden, A.A.Ü.T'ne göre tayin ve taktir olunan 30.298,48 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ...'a VERİLMESİNE,
13-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmının 6100 sayılı HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde taraflara İADESİNE,
Dair ; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 11/07/2024
Katip Hakim