T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:
KARAR NO:
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI : ... - ... ...
VEKİLİ:
DAVALI : ... - ...
VEKİLLERİ:
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:
KARAR TARİHİ:
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
KARARIN MAHİYETİ: KABUL
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, davalı davalı .... Tic. Ltd. Şti. Ye sattığı mallarla ilgili ekte sunduğumuz 30.09.2020 tarihli 3.894 TL., 10.11.2020 tarihli 10.903,20-TL ve 14.01.2021 tarihli 51.920,00-TL tutarındaki toplam 66.717,20 TL. Tutarlı faturaları düzenlemiştir.
Davalı satılan bu malların beledili ödememiştir. Öte yandan müvekkilin de davalıya İstanbul .İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında kalan 7.000 TL. civarında borcu vardır. Müvekkil ödenmeyen alacağından, bu icra dosyasında kalan borcu olan 7.000 TL.yi mahsup ederek, 59.717,20 TL. Alacağı sebebiyle Konya .İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatmıştır. Ancak davalı yasal süresi içerisinde icra takibine, yetkiye, işlemiş faize, tüm ferilerine ve borcun 2.925,43 TL.sini kabul ederek, 66.437,70-TL tutarındaki kısmına itiraz ederek takibi durdurmuştur. Davalı taraf, borcun itiraz edilmeyen kısmını icra müdürlüğü banka hesabına yatıracağını belirtmiş ancak, icra dosyasına ödememiştir. Bu kısım ile ilgili takibe devam edilmesine ilişkin talepte bulunmuş isek de icra dairesi yetkiye de itiraz olduğundan bu talebimiz reddetmiştir. Bu nedenle kabul edilen kısımla ilgili, yetkiye itirazın kaldırılması amacıyla 12.04.2021 tarihinde Konya . İcra Hukuk Mahkemesi ... Esas sayılı dosyası ile dava açılmıştır.
Davalının itirazı haksız ve mesnetsizdir. Davalı itirazında faturalara konu ürünlerin 49.064,40 TL.lik kısmının müvekkile iade faturası ile iade edildiğini idda etmektedir. Ancak bu iddia doğru değildir. Müvekkil davalıdan herhangi bir ürün iade almamıştır. Yine, davalı İstanbul .İcra Müdürlüğü dosyasının borcunun 17.373,30 TL. olduğunu iddia etmektedir. Ancak bu iddia da doğru değildir. Bu dosya borcu için müvekkilin ... Bankası ... Şubesi hesabına konulan haciz ile dosyaya daha önce 9.000 TL. Ödenmiş olup, bu para ödendiğinde dosya borcu toplam 14.762 TL.dir. Dolayısıyla bu dosyada müvekkilin borcu belki 7.000 TL.den de az olup, icra takibi yapılırken fazlasıyla mahsup yapılmıştır. Yine dosyaya delil olarak sunduğumuz ve arabuluculuk bürosunun yetkili olduğuna dair verilen kararda belirtildiği üzere takip konusu borç, para alacağıdır. Para borçları götürülecek borçlardan olup, alacaklının yerleşim yerinde ifa edilmelidir. Bu nedenle doğacak uyuşmazlıkta alacaklının bulunduğu yer mahkemeleri ve icra müdürlükleri yetkilidir. Müvekkilimizin yerleşim yeri de Konya ilindedir. Bu yönüyle yetkisine itiraz edilen icra müdürlüğü takipte yetkilidir.Huzurda dava açılmadan önce, dava şartı zorunlu arabuluculuk süreci başlatılmış, davalı taraf arabuluculuk bürosunun da yetkisine itiraz ederek süreci uzatmıştır. Bu konuda ekli Konya .Sulh Hukuk Mahkemesi ... Esas ... Karar sayılı 26.03.2021 tarihli kararı ile yetkiye itiraz kaldırılmış ve ekli arabuluculuk süreci anlaşamama tutanağı tutularak tamamlanmıştır. Yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle davalı borçlunun itirazının iptalini sağlamak ve takibe devam edebilmek için ve yine haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz edildiğinden alacağın %20'sinden az olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi amacıyla sayın mahkemenize başvurmak zorunluluğu doğmuştur." şeklinde dava açmıştır.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; " Davacı, 10/02/2021 tarihinde müvekkil şirket aleyhine Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatmış olup başlatılan icra takibinde ödeme emri 23/02/2021 tarihinde müvekkil şirkete tebliğ edilmiştir. 01/03/2021 tarihinde icra takibine, kısmi borca, işlemiş faize, yetkiye ve tüm fer'ilerine itiraz etmiş bulunmaktayız. Yapmış olduğumuz itiraz neticesinde itiraz edilen tutar yönünden icra takibi durmuştur. Müvekkil şirketin, davacı ...'ye faturalardan kaynaklanan 59.717,20-TL borcu bulunmamaktadır. Müvekkil şirketin, davacı ...'den 08.11.2018 tarihi itibarıyla toplam 10.633,90 TL cari hesap alacağı bulunmaktadır. Buna ilişkin, 19.02.2019 tarihinde İstanbul . İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olup söz konusu icra takibinin 26.02.2021 tarihi itibarı ile güncel kapak hesabı 17.373,30 TL'dir. Ayrıca, müvekkil şirket davacıdan almış olduğu ürünlere ilişkin 49.064,40 TL tutarında ... no'lu iade faturası kesmiş olup söz konusu ürünleri kargo şirketi vasıtasıyla iade etmek üzere göndermesine rağmen davacı yan söz konusu ürünleri teslim almaktan haksız ve dayanaktan yoksun bir şekilde imtina etmiştir. Bunun üzerine söz konusu mallar kargo şirketi tarafından müvekkil firmaya tekrar teslim edilmiştir. Ürünler iade edilirken gönderilen iade faturasından ve içeriğinden haberdar olan davacı yan, TTK'da yer alan 8 günlük itiraz süresi içerisinde açıkça herhangi bir itirazda bulunmamıştır. Bu nedenle, davacının dava dilekçesinde herhangi bir ürünün iade edilmediğine ilişkin beyanı gerçeği yansıtmamaktadır. Ayrıca vekil eden şirket, davacının talep etmesi halinde masraflar davacıya ait olmak üzere söz konusu malları yeniden iade etmeye hazırdır. Bu minvalde, müvekkil şirketin alacağı hesaplandığında; İstanbul 35. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasının güncel kapak hesabı ve ... no'lu iade faturasındaki tutar toplam 66.437,70 TL olup müvekkil şirket aleyhine başlatılan icra takibinin uyap avukat portalda bulunan 26/02/2021 tarihli kapak hesabı 69.363,13 TL'dir(Asıl alacak, takip öncesi ve takip sonrası 26/02/2021 tarihine kadar işlemiş faiz, takip açılış masrafları, harçlar, tahsil harcı, kapanış harçları, vekalet ücreti ve icra takibinden doğacak bilimum tüm alacak kalemleri dahildir). Aradaki farka göre müvekkil şirketin 2.925,43 TL borçlu bulunmaktadır. Bu kapsamda, Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasında; icra takibine, takip tutarının 66.437,70 TL'sine, işlemiş faize, yetkiye ve tüm fer'ilerine itiraz edilmiş olup geriye kalan 2.925,43 TL tutarındaki kısmi borç kabul edilmiştir. Davacı yan dava dilekçesinde İstanbul . İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı icra dosyasında davacının ... Bankası'ndaki hesabında bulunan 9.000,00-TL'ye haciz konulduğu ve icra dosyasına ödendiğini beyan etmiştir. Ancak, ... Bankası'nın 05/07/2019 tarihli 89/1 Haciz İhbarnamesi Cevabı incelendiğinde borçlunun hesabında sadece 11,36- TL bakiye mevcut olduğu beyan edilmiştir. Aynı zamanda davacının ... Bankası A.Ş nezdindeki hesaplarında bulunan 14.064,37-TL'ye haciz konulmuştur. Söz konusu tutarın icra dosyasına yatırılması istenildiğinde ... Bankası A.Ş tarafından 26/07/2019 tarihli cevabi yazı ile vekil edenden önce hem ilgili bankanın rehin alacağının hem de başkaca hacizlerin var olduğu gerekçesiyle talebimiz reddedilmiştir. İstanbul 35.İcra Müdürlüğü tarafından 26/02/2021 tarihinde hazırlanan kapak hesabı da incelendiğinde davacıya ait banka hesaplarından yada haricen icra dosyasına para yatırılmadığı sabittir. Davacı yanın dava dilekçesinde müvekkil şirket aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebi mevcuttur ancak vekil eden şirket tarafından davacı tarafça başlatılan icra takibine; soyut, haksız, dayanaktan yoksun ve genel geçer bir şekilde itiraz etmek suretiyle icra takibini sürüncemede bırakılmak saikiyle yapılmış bir itirazı bulunmamaktadır. Kaldı ki müvekkil şirketin 2.925,43-TL alacak yönünden inkarı değil ikrarı söz konusudur. Ayrıca, 01/03/2021 tarihinde Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasına sunmuş olduğumuz itiraz dilekçesinde 2.925,4-TL'nin icra müdürlüğünün hesabına yatırılacağı beyan edilmiştir ancak davacı yan, icra dosyasının yetkili icra müdürlüğüne gönderilmesini talep etmemesi nedeniyle söz konusu tutar icra dairesi hesabına yatırılamamıştır. Davacı yan, icra takibinde kabul edilen borç miktarı yönünden Konya . İcra Hukuk Mahkemesi'nde ... E. Sayısı ile itirazın kaldırılmasına ilişkin dava açmış ve müvekkil aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Görüleceği üzere davacı yanın müvekkil şirketten mükerrir olarak icra inkar tazminatı talebi mevcuttur. Tüm bu nedenler ile 15.04.2021 tarihli dava dilekçesine karşı cevaplarımızı sunar; davacı yanın yetkisiz mahkemede açmış olduğu itirazın iptali davasının usulden reddine, sayın mahkeme tarafından aksi kanaat hasıl olması halinde davacı yan tarafından açılan davanın reddine, davacının dava konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere müvekkil şirket aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebinin reddine, davacı aleyhine dava konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini Sayın Mahkemeniz'den isteme zorunluluğu hasıl olmuştur." şeklinde cevap vermişlerdir.
Mahkememizce verilen ara karar uyarınca Bakırköy . Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılmak suretiyle mahkememiz dosyası bilirkişi ...'ya tevdi edilmiş, bilirkişi raporunda özetle; Davacının; Konya , İcra Dairesi 26.02.2021 tarihli kapak kesabına göre 69.363,13 TL alacaklı olduğu görülmüştür. Davalının 2017-2018-2020-2021 yılları arasında yapılan Yasal Ticari defterleri üzerinden yapılan tespitler ile 2018 yılında davacı yandan 10,633,90TL alacaklı olduğu ve İstanbul . İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dozyası ile icra takibi başslatıldığı ve 26.02.2021 tarihi itibarı ile güncel kapak besabının 17.373,30 TL olduğu, 02.02.2021 tarih ... no'lu iade faturasındaki toplam tutar 49.064,40TL olduğu, davalının davacı yandan alacağının 66.437,70-TL olduğu tetkik edilmiştir. Sonuç olarak; davalının başlatmış olduğu Konya . İcra Dairesi 26.02.2021 tarihli kapak hesabına göre 69.363,13 TL alacağına karşılık; davalının İstanbul . İcra Müdürlüğü'nün ... E, Sayılı dogyası 26.02.2021 tarihi itibarı ile güncel kapak hesabının 17.373,30 TL ve 02.02.2021 tarih ... no'lu iade faturasındaki toplam tutar 49.064,40TL toplamı olan 66.437,70-TL davalının davacı yandan alacağının karşılaştırıldığından; 69.363,13 TL - 66437,M-TL 2.925,431L. davalının borçlu olduğu görülmüştür. Tarafların karşılıklı iddiaları, davah yanın yasal ticari defter ve kayıtları yerinde incelenerek belirlenmiştir. " şeklinde rapor tanzim edilmiştir.
Mahkememiz dosyasının SMMM bilirkişi ...'a tevdi edildiği, bilirkişinin raporunda özetle; "...'nün 2020, 2021 yılları ticari defterlerinin incelenmesinde 2020 yılı açılış kaydında borç alacak kaydının bulunmadığı 2020 yılında 10.903,20TL”'lik satış kaydının bulunduğu, 30.12.2020 tarihinden tahsilat kaydının bulunduğu, 2021 yılında 51.920,00TL satış kaydının bulunduğu, 30.12.2021 tarihinde tahsilat kaydının bulunduğu, ...nün 2017, 2018, 2019 yılı ticari defterlerinin borç alacak ilişkisini takibi açısından uygun olmaması nedeni ile ilk takip tarihi olan 16.02.2019 tarihi itibari ile ... Sağlık ... Lid.Şti.'ye ...'nün borcu olup olmadığının tespiti için 2020 yılı açılış kayıtlarının incelenmesinde herhangi bir borç alacak ilişkisinin kayıtlı olmadığı, ...'nün takip başlattığı 11.02.2021 tarihindeki durumun incelenmesinde ... numaralı 20,01.2021 tarihinde kayıtlı olan 51.920,00TL'lik faturadan dolayı 51.920,00TL alacaklı olduğu, ... imzalı bilirkişi taporunda belirtilen 02.02.2021 ... numaralı 49.064,40TL'lik ... Sağlık ... Şti. tarafından düzenlendiği belirtilen iade faturasının ... ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, yalnız 30.12.2021 tarihinde 51,920,00TL'nin ... tarafından ... Sağlık ... Ltd.Şti.'den tahsil edildiğine dair kayıt bulunduğu tespit ve kanaati ile" şeklinde rapor tanzim ettiği görülmüştür.
Mahkememizce verilen 06/07/2022 tarih ve ... Esas ... sayılı kararı Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 17/11/2023 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamıyla kaldırılarak dosya mahkememize iade edilmekle, dava mahkememizin ... Esas sırasına kaydı yapılmıştır.
Dava; İtirazın İptali davasıdır.
Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; Davacı vekili davalı aleyhine İtirazın İptali davası açmıştır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan İİK.67. maddesinde; "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." şeklinde düzenlendiği,
Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 17/11/2023 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamında; "Davalı taraf takip dayanağı faturalarda belirtilen malları teslim aldığını kabul ederek davacıdan satın aldığı ürünlere ilişkin olarak 49.064,40 TL tutarında iade faturası kestiğini savunduğuna göre sözkonusu malları iade etmekte haklı olduğunu ispatlamalıdır. Zira davalının tek taraflı olarak iade faturası düzenlemesi iade faturası davacı tarafça kabul edilmedikçe borcu ortadan kaldırmaz. Mahkemece davacının iade faturasına konu malların iade etmekte haklı olduğunu ispatlamakla yükümlü olduğu, davalının bu hususta herhangi bir yazılı delil bildirmediği, ancak delil listesinde yemin deliline de dayandığı gözetilerek davalı tarafa yemin delilinin hatırlatılmasından sonra oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " şeklinde verilen karar neticesinde,
6100 Sayılı HMK'nın 196. Maddesi; "Delil gösteren taraf, karşı tarafın açık izni olmadıkça, o delile dayanmaktan vazgeçemez." düzenlemesi olduğu anlaşılmıştır.
Dosyamız ile alakalı olarak; 6100 Sayılı HMK'nın 225-239. Maddeleri arasında yemin hukuki müessesesi düzenlenmiştir. (Yargıtay . HD'nin 15/01/2018 tarihli ... Esas, ... Karar sayılı ilamı, özü; yeminin konusu, davanın çözümü bakımından önem taşıyan, çekişmeli olan ve kişinin kendisinden kaynaklanan vakıalardır. Yüksek Yargıtay . HD'nin 20/09/2017 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı ilamı, ... ; bir kimsenin bir hususu bilmesi, onun kendisinden kaynaklanan vakıa sayılır.)
Davalı vekilinin 11/03/2024 tarihli beyan dilekçesinde; "Sayın Mahkemeniz'in 28/02/2024 tarihli Duruşma Tutanağı'nın 2 No'lu ara kararı uyarınca "Davalı yana yemin konusunda yazılı beyanda bulunmak üzere 2 hafta kesin süre verilmesine" karar verilmiştir. Bu minvalde yemine ilişkin beyanlarımızı mahkemenize sunmaktayız. Her ne kadar cevap dilekçemizin hukuki deliller kısmında yemin deliline yer vermiş olsak da yargılamanın bu aşamasında yemin deliline dayanmayacağımızı sayın mahkemeye bildiririz." şeklinde beyanda bulunmuş olduğu,
Mahkememizin 10/07/2024 tarihli duruşmasında; "HMK 31 ve 196 kapsamında davacı vekilinden soruldu: Yemin deliline dayanmama ususuna açıkça rıza gösterip göstermeyeceği sorularak; cevaben: Yemin deliline vazgeçmedeki yazılı beyanda açıkça rıza gösteriyoruz " şeklinde beyanda bulunduğu da dikkate alındığında,
TMK 1/3. Maddesinde; "Hâkim, karar verirken bilimsel görüşlerden ve yargı kararlarından yararlanır."
Anayasa'nın 138/1. Maddesinde; " Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler." şeklinde düzenlemeler olduğu,
Somut olayımızda; tüm dosya kapsamı, dosyadaki tüm bilgi - belgeler, tüm deliller, alınan bilirkişi rapor/ları, tarafların iddia - savunmaları, yukarıda yapılan açıklamalar, bir bütün halinde değerlendirildiğinde, (BAM kaldırma kararında belirtilen hususlarda davalı yan yemin deliline dayanmaktan vazgeçmesi ve davacı yanında yemin deliline vazgeçmeye açıkça rıza göstermesi, diğer yandan dolayısıyla yemin edasından imtina ettiğinden) Mahkememizce benimsenen hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, TMK 1/3 ve 6100 Sayılı HMK 297. Maddesi kapsamında Anayasa'nın 138/1 maddesi atfı ile Yüksek Yargıtay . H.D'nin 16/01/2017 tarih, ... ; ... sayılı kararı da dikkate alındığından ve alacak likit olduğundan
davanın kabulüne, Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından yapılan itirazın iptali ile 59.717,20TL asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, İİK 67/2. Maddesi gereğince kabul edilen 59.717,20TLTL'lik alacağın takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair mahkememizde oluşan vicdani kanaate göre aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: GEREKÇESİ YUKARIDA AÇIKLANDIĞI ÜZERE;
Davanın KABULÜNE,
1-Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından yapılan İTİRAZIN İPTALİ ile 59.717,20TL asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte TAKİBİN DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-İİK 67/2. Maddesi gereğince kabul edilen 59.717,20TLTL'lik alacağın takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 4.079,28-TL harçtan dava başında yatırılan 721,24TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 3.358,04-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad KAYDINA,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı tarafından yapılan sarfına mecbur kalınan ilk yargılama harcı olan 789,04TL ile İstinaf öncesi ve sonrası yapılan 1.566,05-TL bilirkişi ücretleri, tebligat, posta ve diğer masraflar ile İstinaf Kanun yolu başvuru harcı olan 220,70TL olmak üzere toplam 2.575,79TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer OLMADIĞINA,
7- 6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesi kapsamında arabuluculuğa başvurulduğundan 1.320,00 TL arabulucu ücretinin 6235 sayılı Kanunu 18/A-13.maddesi gereğince davalıdan alınarak Hazine'ye gelir KAYDINA,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek dilekçe ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi'ne İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/07/2024
Katip ...Hakim ...