T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: ... Esas - ...
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:
KARAR NO:
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ:
DAVALI :
VEKİLLERİ:
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:
KARAR TARİHİ:
KARARIN YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
BEYANLAR:
Davacı vekili 22/12/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir;Davacı ... Ticaret Limited Şirketi, davalı ... Ticaret Anonim Şirketi ile aralarındaki ticari ilişki nedeniyle düzenlenen 61.788,53 TL tutarındaki faturanın ödenmemesi üzerine Akşehir İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası ile icra takibine girişmiş ve davalı tarafından yapılan haksız ve kötü niyetli itirazın iptali, takibin devamı ve %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebiyle dava açmıştır. Müvekkil firma, davalı ile yapılan ticari ilişki sonucunda ürünlerin teslim edildiğini, faturaya herhangi bir itiraz yapılmadığını ve ödemelerin gerçekleştirilmediğini belirtmiştir. Davalı firma, icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz etmiş, ancak faturaya ilişkin herhangi bir itiraz sunmamıştır. Bu itirazın kötü niyetli olduğu ve süreci uzatmak amacı taşıdığı belirtilmiştir. Akşehir İcra Müdürlüğü ... Esas Sayılı dosyasına yapılan haksız ve kötü niyetli itirazın iptali, takibin devamı, kötü niyetli davalı borçlunun asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyeti ve masraf ile ücreti vekaletin karşı tarafa yüklenmesi talep edilmiştir.
MAHKEMEMİZCE TOPLANAN DELİLLER VE YAPILAN İŞLEMLER:
Akşehir İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasının ve İstanbul Anadolu . İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasının uyap sisteminden gönderildiği görüldü.
Bilirkişinin 26.04.2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; Davalı şirketin 29/03/2024 tarihli ara karardan sonra ticari defter ve belgelerinin incelenmesi için yer bildirmediği, defterleri hazırlayıp dönüş yapacaklarını söylemelerine rağmen ibraz etmedikleri belirtilmiştir. Davacı şirketin 2023 yılında e-defter tuttuğu, açılış tasdiklerinin ve tasdik beratlarının usulüne uygun yapıldığı, muhasebe sistemi ve kurallarına uygun olarak tutulduğu tespit edilmiştir. Davacının ticari defterlerinde dava konusu faturaların kayıtlı olduğu ve malların davalıya teslim edildiği kaydedilmiştir. Faturalara ilişkin BS formunun tanzim edilmediği ve iade faturası düzenlenmediği belirtilmiştir. Takip tarihi itibariyle davalı şirketin borcunun 61.788,53 TL olduğu tespit edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık konusunun: Davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine Akşehir İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasından fatura alacağına dayalı olarak başlattığı toplam 63.177,93 TL tutarındaki takibe davalı borçlunun borcunun olmadığı gerekçesiyle yaptığı itirazın iptalinin gerekip gerekmediği, davacının dava dilekçesinde talep ettiği icra inkar tazminatına hükmedilip hükmedilmeyeceği olduğu anlaşılmıştır.
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesinin 1. Fıkrasında yer alan açık kanun hükmü uyarınca; uyuşmazlığın çözümü için mahkeme kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine vereceği karar ile ticari defterlerin ibrazını isteyebilir ve ticari defterleri delil olarak inceleyebilir. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesinin 2. Fıkrasındaki “kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulma, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış olma ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olmasıdır.” hükmüne uygun olmaları aranmaktadır. Genel hukuk kuralları dâhilinde bir kimsenin kendi düzenlemiş olduğu belgenin kendi lehine delil sayılması mümkün değildir.
Görüldüğü üzere ticari defterlerin sahibi lehine delil sayılması istisnai bir haldir. Ticari defterlerin sahibi lehine delil olabilmesi için bir takım şartların bir arada gerçekleşmesi gerekmektedir. Bu şartların neler olduğu 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Ticari Defterlerin İbrazı Ve Delil Olması” başlıklı 222. maddesinin 3. Fıkrasında " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde) yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde). Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." şeklinde belirtilmiştir.
Mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile somut dava dosyamızda HMK 222. Maddenin 3 fıkrasında belirtilen hususlardan " ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde) yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir." hükmünün uygulama alanı bulacağı açıktır.
Zira davalı tarafın hazır bulunmadığı 29/03/2024 tarihli duruşma tutanağında kesin süre içinde ticari defter ve belgelerin bulunduğu yerin bildirilmesi için ara karar kurulmuş ancak davalı ticari defterleri sunulmamıştır. Bu nedenle HMK 222/3. madde hükmü gereğince usulüne uygun tutulmuş davacı ticari defterleri lehine delil olarak kabul edilmiştir.
Yukarıda belirtilen nedenler ve diğer delil ve belgeler hep birlikte değerlendirildiğinde; Davanın KISMEN KABULÜ İLE; Akşehir İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasındaki takibe davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 61.788,53 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, Hükmedilen 61.788,53 TL'nin %20'si oranında hesaplanan 12.357,706. TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş olup; davacı tarafça takibe dayanak faturanın karşı tarafa ulaştırıldığı hususunda ihtarname vb. belge sunulmamakla takip öncesi davalının temerrüde düşdüğü ispatlanamadığından 1.389,40 TL'lik takipte yer alan faiz talebi bakımından fazlaya ilişkin talep reddedilmiştir.
Hüküm: Gerekçesi Yukarıda açıklandığı Üzere:
1.Davanın KISMEN KABULÜ İLE; Akşehir İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasındaki takibe davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 61.788,53 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
Hükmedilen 61.788,53 TL'nin %20'si oranında hesaplanan 12.357,706. TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Kabul miktarı üzerinden hesaplanan toplam 4.220,77 TL karar ilam harcından davacının ödediği peşin harç olan 763,04 TL'nin masubu ile bakiye 3.457,73 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafça yatırılan peşin harç olan :763,04 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafça ödenen 269,85 TL başvuru harcının kabul ret oranı nazara alınarak 263,98 TL 'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı tarafça yapılan 3.374,00 TL masrafın kabul/ ret oranına göre 3.299,80 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafça masraf yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin (kabul/talep oranına göre) 3.051,39 TL'sinin davalıdan; 68,61 TL'sinin davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına (harç tahsil müzekkeresi yazılmasına).
8-Karardan sonra yapılacak masrafların %97,80 oranında (kabul oranı) davalıya; %2.20 oranında (ret oranı) davacıya yüklenmesine,
9-Artan gider/delil avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
10-Davacı taraf kendisi vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
11-Davalı taraf kendisi vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 1.389,40 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nın 341-345 maddeleri uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi'ne İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/07/2024
Katip Hakim