T.C. KONYA. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:
KARAR NO:
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI :
VEKİLİ:
DAVALI :
VEKİLİ:
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:
KARAR TARİHİ:
KARAR YAZMA TARİHİ:
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin "Ata Ticaret" namıyla inşaat malzemeleri satışı yaptığını, davalının müvekkiline müracaatta bulunarak BİMS, ÇİMENTO vs.inşaat malzemesi satın aldığını, satın alınan malzeme için ... nolu 25.01.2023 tarihli fatura düzenlendiğini, davalının, iş yeri yetkilisi olan müvekkilin eşi ... ile sürekli irtibatta bulunduğunu, müvekkilden istediği inşaat malzemelerinin, inşaatının bulunduğu yere bizzat teslim edildiğini, davalının kullanmakta olduğu ... nolu telefondan, ... kullanmakta olduğu ... nolu telefonla sürekli görüştüğünü, whatsapp mesajları bıraktığını, satın aldığı ürünlerin bedelini ödememesi nedeniyle ... , davalıyı sürekli aradığını, davalının, "... bey hesap numarası gönder inşallah cuma göndereceğim" mesajını attığını daha sonra "Hesap numarasını gönder silimisssin" şeklinde mesaj gönderdiğini, davalıya hiç değilse nakliye vs.ücretini ödemesi, fatura alacağının beklenebileceğinin söylendiğini, 13.03.2023 tarihinde ... şahsi hesabına 10.000 TL para gönderdiğini, davalının uzun süre sonra fatura bedelinin de ödenmesinin istenmesine karşılık; "10 bin TL gönderdim dün seni aradım açmadın müsait olduğun zaman çimentoları geri iade al meblanlar zaten çektim yolladım bimslerde 3 tane palet kırık müsait olunca beni ara" mesajını gönderdiğini, "Ben alamam artık 3/5 kırık için 3 palet üzerine mi yatacaksın onlar da zaten zemin bozuk olduğu için forklift aldığı yerler 6 ay sonra ödeme yapmamak için uydurduğun işlere bak" cevabı verildiğinde davalı bizzat kendi telefonundan bimslerin resmini atarak "zemin nasıl bozuk göz var nizam var bu kadar da yalan söylenmez" şeklinde mesaj gönderdiğini, fatura bedelinin ödenmemesi nedeniyle davalı hakkında Akşehir İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosya ile icra takibi başlatılmış, davalının "alacaklı olduğunu iddia eden tarafa herhangi bir borcum bulunmamaktadır" şeklindeki borca itirazı nedeniyle takibin durduğunu, davalının borca itiraz dilekçesinde, adına düzenlenen faturaya itiraz da bulunmadığını, davalının itirazının haksız, kötü niyetli ve süre kazanmaya yönelik olduğunu belirterek, davalının Akşehir İcra Müdürlüğü ... E.dosyaya yaptığı haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile takibin devamına, itirazın haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle %20 oranında icra inkar tazminatına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesini karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle yetki itirazında bulunduklarını, yetkili mahkemenin Konya Nöbetçi Asliye Ticaret mahkemeleri olduğunu, davacı tarafın icra takip dosyasında ve işbu dava da alacak dayanağı olarak fatura göstermediğini, ancak yerleşmiş içtihatlarda da kabul ve bilindiği üzere fatura ile alacak talebi halinde aynı zamanda faturaya konu malların teslim edildiğine dair yazılı belge veya irsaliye ibrazının da zorunlu olduğunu, davacı tarafın tacir sıfatı olup kendisinden özen ve itina beklenen taraf olduğunu, bu sebeple TBK ve TTK hükümlerine uygun alım-satım sözleşme veya belgeler düzenlemesinin zaruri olduğunu, davacı tarafın iddia ettiği üzere müvekkilinin faturayı kabul etmek gibi bir durum söz konusu olmadığını, aksine İcra müdürlüğü itiraz dilekçesinde borca ve tüm ferilere açık ve net olarak itiraz edildiğini, yine kabul anlamına gelmemek kayıtı ile dava konusu alacak miktar yönünden ispatı HMK hükümleri gereğince zorunlu şartlara ve yazılı şekillere bağlandığını, aksi durumda HMK gereğince geçersiz olduğunu belirterek, öncelikle yetki itirazının kabulü ile Konya Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacı tarafın davasının reddini, karşı tarafın %20 icra inkar tazminata hükmedilmesini, mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava; faturaya dayalı ilamsız icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Görev kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden nazara alınması gerekir.
TTK'nın 12/1.maddesinde "bir ticari işletmeyi kısmen de olsa kendi adına işleten kişi"ye tacir deneceği şeklinde belirtilmiştir. Türk Ticaret Kanunu tacir kavramını gerçek kişiler ve tüzel kişilerde ayrı ayrı ele almış, gerçek kişilerde tacir sıfatının kazanılması bir ticari işletmenin mevcut olması, bir ticari işletmenin işletilmesi ve ticari işletmenin kısmen de olsa o kişi adına işletilmesi unsurlarına bağlanmıştır. Tüzel kişi tacir kavramının kapsamı ise TTK'nın 16/1. maddesinde düzenlenmiştir.
Ticari davalar, mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olmak üzere iki gruba ayrılmaktadır.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın sırf dava konusunun TTK'da düzenlenmesi nedeniyle ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar TTK'nın 4/1. maddesinde bentler hâlinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra ve İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu gruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması hâlinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1.maddesine göre her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir.
Eldeki davada; davacının faturaya dayalı olarak yaptığı takibe, davalının yaptığı itirazın iptalini talep ettiği, Vergi Dairesi'nden gelen kayıtlara göre davacının ve davalının bilanço usulüne göre defter tuttuğu, bu durumda her iki tarafın tacir olduğu görülmüşse de; dosyaya sunulan bilirkişi raporunda, ... ... ile yapmış olduğu alışveriş özel hayata ait bir işlem olduğu ve ticari işletmesinin konusuna girmediği için ticari defterlerine kayıt etmediği tespit edilmiştir. Nitekim davacı vekili de sunduğu 29.07.2024 tarihli dilekçesi ile; "Bilirkişi raporundaki '...'in ... ile yapmış olduğu alışveriş özel hayata ait bir işlem olduğu ve ticari işletmesinin konusuna girmediği için ticari defterlerine kayıt etmediği tespit edilmiştir.' değerlendirmesine bir itirazımız bulunmamaktadır. Zira davalının ticari işletme türü ile mahallesine yaptırmak istediği kendi inşaatı için aldığı malzemenin ticari defterlerinde gözükmemesi ticari usul ve hayatın olağan akışına uygundur. Davalı, aldığı ürünleri ticari kar maksadı ile değil, inşaatında kullanma amacıyla satın almıştır." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; dava konusunun yalnızca davacının ticari işletmesini ilgilendirmesinin ticari dava sayılabilmesi için yeterli olmaması, ticari dava olabilmesi için iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesinin zorunlu olması nedeniyle, ticari dava olmayan davada mahkememizin görevsizliğine ilişkin karşı görevsizlik kararı verilerek, dosyanın olumsuz görev uyuşmazlığının çözümü için Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi Başkanlığına gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİ NEDENİYLE HMK'nun 114/1-c maddesi ve 115/2. maddesi gereğince; açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
2-Daha önceden görevsizlik kararı veren AKŞEHİR . ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NİN GÖREVLİ OLDUĞUNA,
3-Mahkememiz ile adı geçen mahkeme arasında olumsuz görev uyuşmazlığı oluştuğundan dolayı işbu görevsizlik kararının kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde GÖREV UYUŞMAZLIĞININ ÇÖZÜMÜ (MERCİ TAYİNİ) İÇİN DOSYANIN KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ . HUKUK DAİRESİ BAŞKANLIĞINA RESEN GÖNDERİLMESİNE,
4-Harç ve yargılama giderleri hususunun görevli mahkemece karara bağlanmasına,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda karar verildi.26/09/2024
Katip ...Hakim ...