T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:
KARAR NO:
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACILAR : 1- ... - ... ...
2- ... - ... ...
VEKİLİ: Av. ... -
DAVALI : ... - ...
VEKİLLERİ:
DAVA: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:
KARAR TARİHİ:
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
KARARIN MAHİYETİ: RED
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'ın Konya Şube Müdürü ...'in odasında 12/06/2017 günü cebran ve hile ile keşide ettirilen bono ev hanımı olan karısı ...'a imzalattırılmak suretiyle ellerinden alındığını, bu olay neticesinde dava konusu bonoda her iki müvekkili de borçlu konumunda olduğunu, birisi borçlu diğeri kefil konumunda olmadığını müvekkillerinden ...'ın davalı kooperatifin işçisi olduğu, diğer müvekkili ... ise ev hanımı olduğu, Konya . İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takibinin iptalini davalının davacının uğradığı zararın takip çıktısının %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinden özetle; davanın reddine ,tüm yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacılar vekili davalı aleyhine Menfi Tespit davası açmıştır.
2004 sayılı İİK'nın 72. Maddesinde; "(Değişik: 18/2/1965-538/43 md.) Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir. (Değişik: 9/11/1988-3494/6 md.) Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez. (1) (Değişik: 9/11/1988-3494/6 md.) Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz. (1)Borçlu, menfi tesbit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir. Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını isteyebilir. Menfi tesbit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir. Davacı istirdat davasında yalnız paranın verilmesi lazım gelmediğini ispata mecburdur.
Somut olayımıza baktığımızda, davacıların iddiası, dava konusu bononun, senet yağması neticesinde verildiği yönündedir. Bu nedenle de ceza dosyası bekletici mesele yapılmıştır. (HMK 165)
Ceza yargılaması neticesinde senet yağması olmadığından beraat kararı verilmiştir ve bu karar kesinleşmiştir. Bilindiği üzere ceza yargılaması maddi gerçeklere ulaşma yönünde yargılama yapmaktadır. Davacılardan Hasan Hüseyin'in ikrara yönelik beyanı ve ceza mahkemesi kararı dosya kapsamı ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde davacıların davasının ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiştir.
TMK 1/3. Maddesinde; "Hâkim, karar verirken bilimsel görüşlerden ve yargı kararlarından yararlanır."
Anayasa'nın 138/1. Maddesinde; " Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler." şeklinde düzenlemeler olduğu,
Somut olayımızda; tüm dosya kapsamı, dosyadaki tüm bilgi - belgeler, tüm deliller, tarafların iddia - savunmaları, yukarıda yapılan açıklamalar, bir bütün halinde değerlendirildiğinde, davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğundan ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmiştir. TMK 1/3 ve 6100 Sayılı HMK 297. Maddesi kapsamında Anayasa'nın 138/1 maddesi atfı ile davacıların Konya 7. İcra müdürlüğünün 2017/8605 esas sayılı dosyası nedeniyle açmış oldukları Menfi Tespit davasının ayrı ayrı reddine dair oluşan vicdani kanaate göre aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: GEREKÇESİ YUKARIDA AÇIKLANDIĞI ÜZERE
1-Davacıların Konya . İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası nedeniyle açmış oldukları Menfi Tespit davasının AYRI AYRI REDDİNE
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 269,85-TL harcın dava başında yatırılan 981,91TL peşin harçtan mahsubu ile fazladan alınan 712,06-TL'nin davacıya İADESİNE,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davacılardan müştereken müteselsilen alınarak davalıya VERİLMESİNE,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davacılardan müştereken müteselsilen alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine YER OLMADIĞINA,
7-Taraflarca depo edilip kullanılmayan gider avansının bulunması halinde karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek dilekçe ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi'ne İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.20/12/2023
Katip ...Hakim ...