T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:
KARAR NO:
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLLERİ:
DAVALI :
DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ:
KARAR TARİHİ:
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
KARARIN MAHİYETİ: KISMEN KABUL, KISMEN RED
Mahkememizde görülmekte bulunan " İtirazın iptali " davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket ile müvekkili banka arasında 30/12/2013 tarihinde bankaları ... şubesinde temizlik işlerine ilişkin sözleşme akdedildiğini, bu sözleşmeye göre davalı şirketin personellerinin bankalarının bazı şubelerini ve müştemilatlarını temizlemeyi taahhüt ettiğini, bu sözleşme kapsamında davalı şirket tarafından görevlendirilen ... isimli personelin bankalarına 13/03/2008-31/12/2013 tarihleri arasında temizlik faaliyetini yürütmekle görevlendirildiğini, bahsi geçen dava dışı personelin bankalarına Konya . İş Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından görevlendirildiği döneme ait kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve hafta tatili alacağının tahsili için dava açtığını, davanın ... lehine kesinleştiğini, bahsi geçen personelin müvekkili banka aleyhine icra takibi başlattığını fakat davalı tarafından görevlendirilen personelin işçilik alacaklarından davalının sorumlu olduğunu, müvekkili bankanın ise kesinleşmiş mahkeme kararı gereğince iş bu icra takibindeki tutarı ödemek zorunda kaldığını, ödenen iş bu tutarın tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine ilamsız takip başlatıldığını, şirketin ödeme emrine itiraz ettiğini, bu nedenlerle davalının haksız ve hukuka aykırı olarak icra takibine itiraz etmesi üzerine müvekkili banka tarafından iş bu itirazın iptali davasını açtıklarını, açılan davanın kabulü ile yapılan tüm yargılama giderleri ile ücreti vekaletin de davalı yana hükmedilmesini talep etmişlerdir.
Mahkememizce verilen ara karar uyarınca dosyanın Nitelikli Hesap Uzmanı Av. Arb. ... tevdi edildiği, bilirkişinin raporunda özetle; davacının Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından; davalı ... Temizlik Şirketinden talep edebileceği anapara miktarının 1.699,38 TL, takip tarihine kadar talep edebileceği işlemiş yasal faiz miktarının ise 153,78 TL olarak hesaplandığını, davacı bankanın toplamda 1.853,16 TL miktar üzerinden itirazın iptali talebinin yerinde olacağının bildirildiği görülmüştür.
Mahkememizce verilen 11/11/2020 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararı Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 23/01/2023 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamıyla kaldırılarak dosya mahkememize iade edilmekle, dava mahkememizin ... esasına kaydı yapıldığı görülmüştür.
Mahkememiz ara kararı gereğince dosyanın Av. ... tevdii ile alınan ek rapordan özetle; Davacı ... Bankası A.Ş.'nin, Konya .icra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından; davalı ... Ltd. Şirketinden talep edebileceği anapara miktarı 1.666,29TL, takip tarihine kadar talep edebileceği işlemiş yasal faiz miktarı ise 150,79 TL olarak hesaplanmıştır. Davacı bankanın toplamda 1.817,08 t miktar üzerinden itirazın iptali talebinin yerinde olacağını bildirir rapor tanzim etmiştir.
Mahkememiz dosyasına kazandırılan bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.
Dava; İtirazın İptali davasıdır.
Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; Davanın yasal dayanağını oluşturan İİK.67. maddesinde; "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." şeklinde düzenlendiği,
Mahkememiz dosyasına Av. ... tarafından düzenlenen ve hükme esas alınan ek raporda; Davacı ... Bankası A.Ş.'nin, Konya .icra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından; davalı ... Ltd. Şirketinden talep edebileceği anapara miktarı 1.666,29TL, takip tarihine kadar talep edebileceği işlemiş yasal faiz miktarı ise 150,79 TL olarak hesaplanmıştır. Davacı bankanın toplamda 1.817,08 TL miktar üzerinden itirazın iptali talebinin yerinde olacağını bildirir rapor da dikkate alındığında,
Davalı şirket ile müvekkili banka arasında 30/12/2013 tarihinde bankaları ... şubesinde temizlik işlerine ilişkin sözleşme akdedildiğini, bu sözleşmeye göre davalı şirketin personellerinin bankalarının bazı şubelerini ve müştemilatlarını temizlemeyi taahhüt ettiğini, bu sözleşme kapsamında davalı şirket tarafından görevlendirilen ... isimli personelin bankalarına 13/03/2008-31/12/2013 tarihleri arasında temizlik faaliyetini yürütmekle görevlendirildiğini, bahsi geçen dava dışı personelin bankalarına Konya . İş Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından görevlendirildiği döneme ait kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve hafta tatili alacağının tahsili için dava açtığını, davanın ... lehine kesinleştiğini, bahsi geçen personelin müvekkili banka aleyhine icra takibi başlattığını fakat davalı tarafından görevlendirilen personelin işçilik alacaklarından davalının sorumlu olduğunu, müvekkili bankanın ise kesinleşmiş mahkeme kararı gereğince iş bu icra takibindeki tutarı ödemek zorunda kaldığını, ödenen iş bu tutarın tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine ilamsız takip başlatıldığını, şirketin ödeme emrine itiraz ettiğini, bu nedenlerle davalının haksız ve hukuka aykırı olarak icra takibine itiraz etmesi üzerine müvekkili banka tarafından iş bu itirazın iptali davasını açtıkları, davalı yanın süresi içerisinde cevap dilekçesini ibraz etmediği görülmüş, davanın yasal dayanağını oluşturan İİK.67. maddesinde; "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." şeklinde düzenlendiği, Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine ilamsız icra yolu ile toplam 9.937,92 TL üzerinden icra takibi yapıldığı, takip dayanağının fatura olduğu, ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ edildiği, davalının yasal süresi içerisinde itirazı üzerine takibin durduğu, davalının ödeme itirazı üzerine açılan itirazın iptali davasının süresinde olduğu, mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, yapılan bilirkişi incelemesinde davacının Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından; davalı ... Şirketinden talep edebileceği anapara miktarının 1.699,38 TL, takip tarihine kadar talep edebileceği işlemiş yasal faiz miktarının ise 153,78 TL olarak hesaplandığını, davacı bankanın toplamda 1.853,16 TL miktar üzerinden itirazın iptali talebinin yerinde olacağının bildirildiği mahkememiz dosyasına kazandırılan bilirkişi raporunun ayrıntılı ve denetimine açık olması ile oluşa uygunluğu da değerlendirildiğine hükme esas alındığı, yine eldeki dosyanın incelenmesi neticesinde Müteselsil Sorumluluk TBK'nın 61,62,73. Maddelerinde düzelenmiştir, ayrıca borç ilişkilerinde özel durumlar başlığı altında da müteselsil sorumluluğa ilişkin özel olarak TBK'nın 162-169. Maddeleri arasında düzenlenmiştir, TBK'nın hükümlerine göre ( TBK MADDE 61- Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.
MADDE 62- Tazminatın aynı zarardan sorumlu müteselsil borçlular arasında
paylaştırılmasında, bütün durum ve koşullar, özellikle onlardan her birine yüklenebilecek kusurun ağırlığı ve yarattıkları tehlikenin yoğunluğu göz önünde tutulur. Tazminatın kendi payına düşeninden fazlasını ödeyen kişi, bu fazla ödemesi için, diğer müteselsil sorumlulara karşı rücu hakkına sahip ve zarar görenin haklarına halef olur.
MADDE 73- Rücu istemi, tazminatın tamamının ödendiği ve birlikte sorumlu kişinin
öğrenildiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde tazminatın tamamının ödendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Tazminatın ödenmesi kendisinden istenilen kişi, durumu birlikte sorumlu olduğu kişilere bildirmek zorundadır. Aksi takdirde zamanaşımı, bu bildirimin dürüstlük kurallarına göre yapılabileceği tarihte işlemeye başlar.
MADDE 162- Rücu istemi, tazminatın tamamının ödendiği ve birlikte sorumlu kişininöğrenildiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde tazminatın tamamının ödendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Tazminatın ödenmesi kendisinden istenilen kişi, durumu birlikte sorumlu olduğu kişilere bildirmek zorundadır. Aksi takdirde zamanaşımı, bu bildirimin dürüstlük kurallarına göre yapılabileceği tarihte işlemeye başlar.
MADDE 163- Alacaklı, borcun tamamının veya bir kısmının ifasını, dilerse borçluların hepsinden, dilerse yalnız birinden isteyebilir. Borçluların sorumluluğu, borcun tamamı ödeninceye kadar devam eder. )
MADDE 166- Borçlulardan biri, ifa veya takasla borcun tamamını veya bir kısmını sona erdirmişse, bu oranda diğer borçluları da borçtan kurtarmış olur. Borçlulardan biri, alacaklıya ifada bulunmaksızın borçtan kurtulmuşsa, diğer borçlular bundan, ancak durumun veya borcun niteliğinin elverdiği ölçüde yararlanabilirler. Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra sözleşmesi, diğer borçluları da ibra edilen borçlunun iç ilişkideki borca katılma payı oranında borçtan kurtarır.
MADDE 167- Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin
niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar.
Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer
borçlulardan isteme hakkı vardır. Bu durumda borçlu, her bir borçluya ancak payı oranında rücu edebilir.
Borçlulardan birinden alınamayan miktarı, diğer borçlular eşit olarak üstlenmekle
yükümlüdürler
MADDE 168- Diğerlerine rücu hakkına sahip olan borçlulardan her biri, ifa ettiği miktar oranında alacaklının haklarına halef olur.
Alacaklı diğerlerinin zararına olarak borçlulardan birinin durumunu iyileştirirse, bunun sonuçlarına katlanır.
hükümlerinin bulunduğunu, bir içtihadi birleştirme kararında "birden çok kişi gerek haksız eylem, gerek sözleşme ve gerekse yasa kuralı gibi sebeplerden ve aynı zarar için zarara uğrayana karşı sorumluysalar bunlar arasında bir zarara ortaklaşa sebep olanlar bunlar hakkında dönmeye (rücua) ilişkin kurallar uygulanır.
Kural olarak en başta haksız eylemi ile zarara yol açan sorumlu tutulur en son olarak da kusuru olmaksızın ve sözleşme gereği sorumluluğu olmadığı halde kanun kuralı gereğince sorumlu tutulan kişiye başvurulur " hükmünün bulunduğunu
TMK 1/3. Maddesinde; "Hâkim, karar verirken bilimsel görüşlerden ve yargı kararlarından yararlanır."
Anayasa'nın 138/1. Maddesinde; " Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler." şeklinde düzenlemeler olduğu,
Somut olayımızda; tüm dosya kapsamı, dosyadaki tüm bilgi - belgeler, tüm deliller, alınan bilirkişi raporu tarafların iddia - savunmaları, yukarıda yapılan açıklamalar, bir bütün halinde değerlendirildiğinde, Mahkememizce benimsenen hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, TMK 1/3 ve 6100 Sayılı HMK 297. Maddesi kapsamında Anayasa'nın 138/1 maddesi atfı ile davacının davasının kısmen kabul, kısmen reddi ile; Konya 3.İcra Müdürlüğü'nün 2018/2072 sayılı dosyasından yapılan itirazın iptali ile 1.699,29 TL anapara, 150,79 TL yasal faiz olmak üzere toplam 1.817,08 TL alacak üzerinden takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, şartları oluşmayan icra inkar tazminat taleplerinin reddine dair mahkememizde oluşan vicdani kanaate göre aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: GEREKÇESİ YUKARIDA AÇIKLANDIĞI ÜZERE
1-Davacının davasının KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ ile;
2-Konya .İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasından yapılan İTİRAZIN İPTALİ ile 1.699,29 TL anapara, 150,79 TL yasal faiz olmak üzere toplam 1.817,08 TL alacak üzerinden TAKİBİN DEVAMINA,
3-Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
4-Şartları oluşmayan icra inkar tazminat taleplerinin REDDİNE,
5-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 427,60-TL harçtan dava başında yatırılan 106,47-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 321,13-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad KAYDINA,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 1.817,08-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Davalı kendisinin vekil ile temsil ettirmediğinden bu hususta hüküm kurulmasına yer OLMADIĞINA,
8-Davacı tarafından yapılan sarfına mecbur kalınan 147,57TL ilk yargılama harcının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
9-Davacı tarafından sarfına mecbur kalınan İstinaf öncesi ve sonrası yapılan bilirkişi ücretleri, tebligat, posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 2.411,70-TL ile İstinaf kanun yolu başvuru harcı olan 162,10TL toplamı 2.573,80TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 513,21-TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
10-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta hüküm kurulmasına YER OLMADIĞINA,
11-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde re'sen davacıya İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda bağımsız ve tarafsız Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından kabul ve reddedilen kısım yönünden HMK'nın 341/4 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.17/04/2024
Katip Hakim