T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: ... Esas - ...
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:
KARAR NO:
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ:
DAVALI :
VEKİLİ:
DAVA: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:
KARAR TARİHİ:
GEREKÇE YAZIM TARİHİ:
Davacı taraf vekilinin davalı taraf aleyhine açtığı işbu dava mahkememizin ... Esas sırasına kaydedilmekle, mahkememizce yapılan aleni/açık yargılama sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; Davalı ile müvekkili arasında, müvekkilinin ürettiği bor katkılı selülozik yalıtım malzemesinin satışı için 23.10.2019 tarihli bayilik sözleşmesi imzalandığını, sözleşme ile davalı bölge olarak Çanakkale ili merkezi ve ilçelerinde müvekkilinin bayiliğini üstlendiğini, işbu sözleşme davalı tarafından şartların yerine getirilmemesi ve davalının haksız rekabet teşkil eden davranışları sebebiyle sebebiyle müvekkili tarafından Kartal . Noterliği'nin 27.05.2021 tarihli ... yevmiye no.lu ihtarnamesi ile tek taraflı olarak feshedildiğini, davalı müvekkili ile sözleşme imzalamakla müvekkilinin sözleşme konusu bölgelerde bayi arayışının önüne geçtiğini, müvekkilinin doğrudan bölgede satış yapmasının da ticari etik anlayışı sebebiyle önünün tıkandığının, davalının kötüniyetli yaklaşımlarla müvekkilinden ürün satın almaktan kaçındığını, müvekkilini oyalama yoluna girdiğini, daha sonra müvekkili tarafından davalının, müvekkilinin rakibi konumunda olan ve müvekkilinin ürünlerini taklit ederek piyasaya sunan ... Tic. Ltd. Şti. Ve ... Tic. Ltd. Şti. ile sair üçüncü şirketlerden ürün satın alınarak sözleşmenin maddesinin ihlal edildiğini, davalıların ve müvekkili şirketin ticari defterleri incelendiğinde, sözleşmenin fesih tarihi olan 08.08.2019 tarihi öncesinde müvekkiline ait ürünlerin satıldığının bayiler ve bedelleri ile bu tarihten sonra davalıların kendi ürünlerini sattığı bayiler ve bedelleri karşılaştırıldığında haksız rekabetin boyutu ve müvekkilinin uğradığı zararın ortaya çıkacağını, arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak arabuluculuk süreci anlaşamama ile sonuçlandığını, bu sebeplerle davalarının kabulü ile davalının sözleşmeye aykırılık ve haksız rekabet teşkil eden fiili sebebiyle müvekkilinin maddi zararı ve elde elmesi mümkün görülen menfaatinin bakiye haklarının mahfuz kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL üzerinden davalıdan tazminine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı cevap dilekçesi ile özetle; Davalı şirketle imzalanan sözleşmenin tek satıcılık sözleşmesi olmadığını, davacının bölgede istese başka firmalara da bayilik sözleşmesi verebileceğini, davacının isterse satış yapabileceğini ve ticari zarar gibi bir kavramın oluşmaycağını sözleşmeden anlaşılabileceğini, kötüniyetli davranan davacı firmanın kendisi olduğunu, bayinin sattığı ürünün davacı firmanın ürettiği üründen farklı olduğunu, satılan ürünün firmayla uzaktan yakından ilgisi olmadığını, davacı Firmanın piyasadan çekilme aşamasında olduğunu bir çok bayi ile davalık olduğunu yeterli ürün ve ürün kalitesini sağlayamadığını, müvekkilinin belirli bir sayıda alım yapacağına dair davacı firmaya taahhütte bulunmadığını, sözleşmede iki şirket arasında gerçekleşen bir uyuşmazlık söz konusu olduğunda bir cezai şart belirtilmediğini, ortada bir zararın söz konusu olmadığını, müvekklinin Çanakkale bölgesinde çok iyi bilinen itibarlı bir firma olduğunu, davacının üretimi olan ... marka üründen firma müşterilerine bahsettiği internette yaptıkları araştırmalarda ürünün püskürtülerek yapılan uygulamalarında döküldüğünü ve bu nedenlede gerçek anlamda ısı yalıtımı yapmadığı yönünde duyumlarının olduğunu müşterilerin davalı firmaya ifade ettiklerini, ... marka ürünün satışı ile ilgili sözleşme imzalamadan öncede adı geçen marka ürünü Çanakkale bölgesinde alan satan kişilerin olmadığını, bu sebeplerle davanın usulden reddine, mahkememiz aksi kanaatte ise haksız ve hukuki mesnetten yoksun işbu davanın esastan reddini, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekilinin 02/12/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile özetle; 15/02/20222 tarihli bilirkişi raporuyla "2021 hesap döneminde, ... marka ısı ses yangın yalıtım malzemesi olarak ... Tic. Ltd. Şti tarafından davalı ... Ticaret Ltd. Şti’ne 127.203,40 TL (KDV Hariç), 150.100.01 TL (KDV Dahil) tutarında satış yapıldığı" tespit edildiğini davalının sözleşme yükümlülüğünü ihlal ettiğinin açık olduğunu, davalının sözleşmeye aykırı bir şekilde davranmayıp dava dışı şahıstan rekabet ürününden satın almak yerine ürünü müvekkilinden satın almış olsaydı 61.821,75 TL kar edeceğinin bilirkişi raporunda belirtildiğini, bu yönle 10.000 TL üzerinden ikame edilen davalarında taleplerini 51.821,75 TL artırarak 61.821,75 TL'ye ıslah ettiğini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yan üzerine tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
(1) Davanın Nitelendirilmesi: Taraflar arasında görülmekte olan davanın, davacı ile davalı arasında akdedilen Bayilik Sözleşmesinin (6.2) maddesinde kararlaştırılan rekabet yasağının davalı tarafından ihlal edildiği iddiasıyla açılan maddi tazminat davası olduğu, taraflar arasındaki ihtilafın ise akdedilen bayilik sözleşmesi gereğince davacı şirkete ait ürünlerin davalı tarafından bayilik sözleşmesine aykırı olarak alınmayarak davacı şirketin piyasa rakiplerinden temin etmek suretiyle sözleşmede kararlaştırılan rekabate ilişkin hükümlerin ihlali dolayısıyla davacının herhangi bir maddi zararının olup olmadığı, var ise davalıdan tahsilinin mümkün olup olmadığı hususunda olduğu anlaşılmıştır.
(2) Görev Hususunda Yapılan Değerlendirmede: Gerek davacının gerekse da davalının 6102 Sayılı Kanunun 16/1 maddesi gereğince özel hukuk tüzel kişisi tacir olduğu, ihtilafın taraflar arasında akdedilen bayilik sözleşmesinin (6.2) maddesinde kararlaştırılan rekabet yasağından kaynaklandığı, yine sözleşmenin (10.6) maddesinde ihtilaf çıkması halinde Konya Mahkemelerinin yetkilendirildiği, ihtilafın tarafların ticari işletmesine ilişkin olduğu anlaşılmakla T.C. Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 11/11/2016 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı da emsal alınarak Mahkememizin görevli ve yetkili olduğu kanaatiyle işin esasına geçilmiştir.
(3) Arabuluculuk Dava Şartı Açısından Yapılan Değerlendirmede: Her ne kadar davalı tarafından arabuluculuk dava şartının gerçekleşmediği iddia edilmiş ise de dosya içerisinde yer alan 29/04/2021 tarihli arabuluculuk tutanağının incelenmesinde taraflar arasında arabuluculuk görüşmelerinin gerçekleştiği ve tarafların anlaşamadığı görülmüş, davalının bu yöndeki savunmalarına Mahkememizce itibar edilmemiştir.
(4) Toplanan Deliller: Mahkememizce taraflarca bildirilen deliller toplanmış, taraflar arasında akdedilen 23/10/2019 tarihli bayilik sözleşmesi celp edilmiş, tarafların ticari defter ve belgeleri ile dava dışı davalının ticari ilişkide bulunduğu ... isimli firmaya ait ticari defter ve belgeler üzerinde inceleme yaptırılmış, Türk Patent ve Marka Kurumuna müzekkere yazılarak davacı şirket adına tescilli "...(Bor Katkılı Selülöz Yalıtım Ürünü)" ile dava dışı şirket adına tescilli ... " isimli ürüne ait tüm bilgi ve belgelerin temin edilmiş, Türk Standartları Enstitüne müzekkere yazılarak davacı şirket adına tescilli "...(Bor Katkılı Selülöz Yalıtım Ürünü)" ile dava dışı şirket adına tescilli ..." isimli ürüne ait tüm bilgi ve belgeler temin edilmiş, Kimya Mühendisi bilirkişinin bilirkişi raporuna esas olmak üzere "..." ve "..." markalı ürünlerden birer numune alınarak inceleme yaptırılmış, davacı ve davalı firmaya müzekkere yazılarak dava konusu ürünlerin sözleşmenin akdedildiği 23/10/2019 tarihinden sözleşmenin fesh edildiği 27/05/2021 tarihine kadar olan bayilere kar payı eklenmek suretiyle yapmış oldukları satış fiyatlarının(maliyet+kar payı olmak üzere ayrı ayrı ifade edilecek) temin edilerek hesap bilirkişisinden rapor aldırılmıştır.
(5) Kimya Mühendisi Bilirkişinin 28/11/2022 Tarihli Bilirkişi Raporu Açısından Yapılan Değerlendirmede: Davacı ile dava dışı firmadan temin edilen "..." ve "..." markalı ürünler üzerinde yapılan inceleme neticesinde rekabet yasağı iddiasına dayanak ... ve ... isimli ürünlerin teknik, kimyasal özelliklerinin karşılaştırılması neticesinde aralarında bariz fark olmadığı, her ikisinin de nitelikleri itibariyle aynı olduğu ve yalıtım malzemesi olarak aynı faaliyet alanında kullanıldığı tespit edilmiştir. Söz konusu raporun Yüksek Mahkemenin denetimine elverişli, ayrıntılı, gerekçeli ve yöntemine uygun olarak hazırlandığına kanaat edilmekle hükme esas alınmasına karar verilmiştir.
(6) Tarafların ve Dava Dışı Firmanın Ticari Defter ve Belgeleri Üzerinden Yapılan İnceleme Neticesinde Hazırlanan Bilirkişi Raporlarının İncelenmesinde:
(a) Davalının Ticari Defter ve Belgelerinin İncelenmesini İçerir 01/03/2022 Havale Tarihli Bilirkişi Raporunda: Davalı ile davacı arasında 2019-2020-2021 yıllarında herhangi bir ticari alışverişin bulunmadığı, bayilik sözleşmesinden sonra davalı ile dava dışı BGB Yapı ... Ltd. Şti firması arasında 2019-2020-2021 yılları arasında toplamda 217.250,03 TL tutarında "..." isimli ürün alışverişi olduğu, bayilik sözleşmesinin akdedildiği 23/10/2019 tarih ile sözleşmenin davacı tarafından fesh edildiği 27/05/2021 tarihleri arasındaki alışveriş miktarının ise 116.250,00 TL olduğu anlaşılmıştır. (Alışveriş detayı 18/02/2020 Tarihli Fatura, 19/08/2020 Tarihli Fatura, 11/02/2021 Tarihli Fatura+12/04/2021 Tarihli Fatura+14/04/2021 Tarihli Fatura olmak üzere toplam 116.250,00 TL)(Sözleşmenin fesh edildiği tarih olan 27/05/2021 tarihinden dava tarihine kadar herhangi bir alışveriş yok)
(b) Dava Dışı ... Ltd. Şti'nin Ticari Defter ve Belgelerinin İncelenmesini İçerir 15/03/2022 Havale Tarihli Bilirkişi Raporunda: Davalının Ticari Defter ve Belgelerinin İncelenmesini İçerir 01/03/2022 Havale Tarihli Bilirkişi Raporu teyit eder mahiyette davalı ile dava dışı firma arasında gerçekleşen ticari alışverişin mevcut olduğu rapor edilmiştir.
(c) Davacının Ticari Defter ve Belgelerinin İncelenmesini İçerir 11/04/2022 Havale Tarihli Bilirkişi Raporunda: Davalının incelenen ticari defter ve belgelerdeki kayıtların doğrulandığı ve davacı ile davalı arasında herhangi bir ticari alışveriş olmadığı rapor edilmiştir.
(7) Maddi Zararın Hesaplanmasını İçerir Bilirkişi Raporu Açısından Yapılan Değerlendirmede: Mahkememizce davacı ve davalı firmaya müzekkere yazılarak dava konusu ürünlerin sözleşmenin akdedildiği 23/10/2019 tarihinden sözleşmenin fesh edildiği 27/05/2021 tarihine kadar olan bayilere kar payı eklenmek suretiyle yapmış oldukları satış fiyatları(maliyet+kar payı olmak üzere ayrı ayrı ifade edilecek) ile davalı ve dava dışı firma arasındaki ticari hacmi nazara alınarak bu tutarda bir alışverişin davacı ile davalı arasında gerçekleşmesi halinde davacının elde edeceği karın hesaplanması hususunda rapor aldırılmış, 28/07/2023 Tarihli bilirkişi raporunda davacı ile dava dışı firma arasındaki ticaret hacmi toplamının 116.250,00 TL olduğu, bu tutarda bir alışverişin davacı ile davalı arasında gerçekleşmesi halinde davacının elde edeceği kar miktarının 61.821,75 TL olacağı rapor edilmiştir. Söz konusu raporun Yüksek Mahkemenin denetimine elverişli, ayrıntılı, gerekçeli ve yöntemine uygun olarak hazırlandığına kanaat edilmekle hükme esas alınmasına karar verilmiştir.
(8) Netice: Yukarıda yapılan açıklamalar, amir kanun hükümleri, kurum müzekkere cevapları, bilirkişi raporları, Yüksek Mahkeme ilamları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde;
(a) Davacı ile davalı arasında 23/10/2019 tarihli bayilik sözleşmesi akdedildiği, sözleşmenin (2.2) maddesinde davalı/bayinin, davacı tarafından belirlenecek tutarda ürün alma taahhüdünde bulunduğu, sözleşmenin (6.2) maddesinde sözleşme sürecince ve sözleşmenin sona ermesinden itibaren 2 yıl süreyle geçerli olmak üzere davalı/bayinin, davacı ile rekabet halinde olan firmalardan sözleşme konusu ürün benzeri ürünleri almayacağının kararlaştırıldığı, tarafların özel hukuk tüzel kişisi tacir olduğu ve rekabet yasağı sözleşmesinin yer, zaman ve işlerin türü bakımından kanunun emredici hükümlerine aykırı olmadığı, tacir olan davalıyı bağladığı,
(b) T.C. Kartal . Noterliğinin 27/05/2021 Tarih ve ... Yevmiye Nolu İhtarnamesi ile davalının rekabet yasağına ve bayilik sözleşmesi hükümlerine aykırı davrandığı gerekçesiyle sözleşmenin (8.4) maddesi gereğince davacı tarafından feshedildiği,
(c) Sözleşmenin tek taraflı olarak fesh edilmesinden 12 gün sonra eldeki davanın açıldığı,
(ç) Kimya Mühendisi Bilirkişinin 28/11/2022 Tarihli Bilirkişi Raporunda ifade edildiği üzere davalının ürün temin ettiği dava dışı firmaya ait ... isimli ürünün davacı tarafından üretilen ... isimli ürünle teknik, kimyasal özelliklerinin karşılaştırılması neticesinde rekabet ürünü olduğunun anlaşıldığı,
(d) Yukarıda detayı verilen tarafların ticari defter ve belgelerinin incelenmesini içerir 01/03/2022, 15/03/2022 ve 11/04/2022 tarihli bilirkişi raporlarından anlaşıldığı üzere sözleşmenin akdedildiği tarihten fesh edildiği tarihe kadar davalı tarafından davacıdan herhangi bir ürün alınmadığı, davacının bu süre zarfında dava dışı rekabet firmasından toplamda 116.250,00 TL ürün alışverişi gerçekleştirdiği ve böylelikle taraflar arasında akdedilen sözleşmenin (2.2) ve (6.2) maddelerini ihlal ettiği, bu ihlaller sebebiyle davacının bayilik sözleşmesini tek taraflı olarak feshetmesinde akdedilen sözleşmenin (8.4) maddesi gereğince haklı olduğu,
(e) Yukarıda detayı verilen 28/07/2023 Tarihli bilirkişi raporunda ifade edildiği üzere dava konusu ürünlerin sözleşmenin akdedildiği 23/10/2019 tarihinden sözleşmenin fesh edildiği 27/05/2021 tarihine kadar olan bayilere kar payı eklenmek suretiyle yapmış oldukları satış fiyatları(maliyet+kar payı olmak üzere ayrı ayrı ifade edilecek) ile davalı ve dava dışı firma arasındaki ticari hacmi nazara alınarak bu tutarda bir alışverişin davacı ile davalı arasında gerçekleşmesi halinde davacının elde edeceği karın 61.821,75 TL olacağı ve bu miktarın davacının talep edebileceği maddi zarar miktarı olduğu anlaşılmakla davacının davasının kabulü ile 10.000,00 TL'nin dava tarihi olan 08/06/2021 Tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, 51.821,75 TL'nin ıslah tarihi olan 02/12/2023 Tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesi hususunda Mahkememizde vicdani kanaat hasıl olmuştur.
(9) Bir Kısım Davalı Savunmalarının Değerlendirilmesi Açısından Yapılan Değerlendirmede:
(a) Davacının Edimlerini Yerine Getirmediği Savunması Açısından Yapılan Değerlendirmede: Davalı tanıklarından İlhan Gündoğan alınan beyanlarında ürün sipariş edildiği ancak ayıplı çıktığını ifade ettiği, diğer tanık Murat Güneş'in ise davacının ekipman sağlamadığından işlem yapmadıklarını, ürünlerin ayıplı olup olmadığını bilmediğini söylediği, davalının dinlenen tanıklarının ürün sipariş edilip edilmediği hususunda birbirleriyle çelişkili beyanlarda bulunduğu, tarafların incelenen ticari defterlerinde davalının, davacıdan ayıplı olsa dahi bir ürün aldığına ilişkin herhangi bir fatura vs kayıt bulunmadığı, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin (2.1) maddesinde davalının günlük/haftalık olarak ürün sipariş etmesi gerektiğinin kararlaştırıldığı, yine davalı arasında ayıplı olduğu iddia edilen ürünlere ilişkin olarak dahi herhangi bir sipariş formu, talep belgesi ya da ayıplı ürün örneği gibi bir delil ibraz edilmediği anlaşılmakla davalının, talep etmesine rağmen davacının ürün temin etmediği ya da temin ettiğini iddia ettiği ürünlerin ayıplı olduğu savunmalarına Mahkememizce itibar edilmemiştir.
(b) Zamanaşımı Defi Açısından Yapılan Değerlendirmede: Her ne kadar davalı tarafından zamanaşımı defi ileri sürülmüş ise de taraflar arasındaki ilişkinin Bayilik Sözleşmesinden kaynaklandığı, sözleşme tarihinin 23/10/2019 tarihi olduğu, sözleşmenin fesh tarihinin 27/05/2021 tarihi olduğu ve eldeki davanın 08/06/2021 tarihinde açıldığı, T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 13/06/2023 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı da emsal alındığında eldeki davanın 6098 Sayılı Kanunun 146/1 maddesi gereğince 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu anlaşılmakla davalının bu yöndeki savunmasına da itibar edilmeyerek Mahkememizde oluşan vicdani kanaatin tezahürü olarak aşağıdaki hükümler tesis edilmiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacının davasının KABULÜ İLE;
(a) 10.000,00 TL'nin dava tarihi olan 08/06/2021 Tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE,
(b) 51.821,75 TL'nin ıslah tarihi olan 02/12/2023 Tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 4.223,04TL karar ve ilam harcından dava açılırken alınan 170,78TL peşin harç ve yargılama sırasında alınan 884,99TL ıslah harcı toplamı olan 1.055,77TL harcın mahsubu ile bakiye 3.167,27TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabulculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından karşılanan 59,30TL başvuru harcı, 170,78TL peşin harç, 884,99TL ıslah harcı, 8,50TL vekalet suret harcı, 1.184,80TL posta ve tebligat gideri, 3.950,00TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 6.258,37TL'nin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
5-Davalı tarafından yapılan masrafın kendi üzerine bırakılmasına,
6-Davacı vekili yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 17.900,00TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,
DAİR; İş bu duruşmada hazır bulunanların yüzüne karşı, hazır bulunmayanların yokluğunda, kararın vekille temsil edilmeyen taraflar açısından kendilerine, vekille temsil edilen taraflar açısından ise 7201 Sayılı Kanununun 11. Maddesi gereğince taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ NEZDİNDE İSTİNAF KANUN YOLUNA müracaat etme hakları açık olmak üzere Türk Milleti adına verilen karar duruşma tutanağına geçirilerek açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/12/2023
Katip Hakim