T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO:
KARAR NO:
HAKİM : ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI : ... - ... ...
VEKİLİ:
DAVALILAR : 1- ... - ... ...
2- ... - ... ...
VEKİLİ:
DAVA: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:
KARAR TARİHİ:
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
(I) TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalıların, takibin kesinleşmesinden sonraki devrede alacağın zamanaşımına uğradığı iddiasıyla, İİK'nun 71/1. maddesi uyarınca "icranın geri bırakılması" talebiyle dava açtıklarını, yapılan yargılaması sonucu Konya . İcra Hukuk Mahkemesi'nin 27.10.2021 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne ve Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında icranın geri bırakılmasına, miktar itibariyle kesin karar verildiğini, İİK'nun 170/b maddesi gereğince; aynı kanunun 62 ilâ 72 nci maddeleri, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip hakkında da uygulanacağını, İİK'nun 71/2. maddesi gereğince; borçlu, takibin kesinleşmesinden sonraki devrede borcun zamanaşımına uğradığını ileri sürecek olursa, 33/a maddesi hükmü kıyasen uygulanacağını, İİK.'nun 33/a maddesi gereğince; alacaklı, icranın geri bırakılması kararının kesinleştiğinin kendisine tebliğinden sonra, zamanaşımının vaki olmadığını ispat sadedinde ve 7 gün içinde umumi mahkemelerde dava açabileceğini, aksi takdirde icrası istenen ilamın zamanaşımına uğradığı hususu kesin hüküm teşkil edeceğini, Konya . İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... ... E.K. sayılı kararı kesin nitelikli bir karar olduğunu, 27.10.2021 karar tarihinden itibaren İİK'nun 33/a-2. maddesindeki 7 günlük hak düşürücü süre dolmadan işbu davayı açtıklarını, davanın kabulü ile 170/b ve 71/2 maddelerinin yollamasıyla, aynı kanunun 33/a maddesi gereğince Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibine konu alacağın zamanaşımına uğramadığının tespitine, icra takibinin kaldığı yerden aynen davamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Eldeki davanın hukuki mesnetten yoksun olduğunu, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, konu ile ilgili olarak kesinleşmiş bir mahkeme kararı olduğunu, maddi hukuk anlamında kesin hüküm teşkil ettiğini, zamanaşımına uğrayan ve bu nedenle kambiyo senedi vasfını kaybederek (yazılı) delil başlangıcına dönüşen bonodaki vade tarihinin; temel ilişkiye dayanılarak yapılan bir takip veya açılan bir davada temerrüde esas alınamayacağına dair 25.12.2019 tarihinde yapılan ikinci oturumda üçte ikiyi aşan oy çokluğu ile karar verildiğini, ortada artık geçerli bir bono ve buna dayalı geçerli bir kambiyo takibinin artık mevcut olmadığını, takip konusu belge artık bono değil yazılı delil başlangıcı bile olup olmadığının şüpheli bir evrak haline geldiğini, alacaklının bu durumda artık senetten bağımsız bir şekilde alacak borç ilişkisini ispatlaması gerektiğini, bu nedenlerle davanın reddini, mahkeme masraflarının ve ücreti vekaletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
(II) YARGILAMADA TOPLANAN DELİLLER:
Mahkememizce Konya . İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası celp edilerek incelenmiştir.
(III) DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
İşbu dava; Ticari satımdan kaynaklanan menfi tespit davasıdır.
Davacı vekili dava dilekçesiyle, davalıların takibin kesinleşmesinden sonraki devrede alacağın zamanaşımına uğradığı iddiasıyla icranın geri bırakılması talebiyle Konya . İcra Hukuk Mahkemesi ... Esas sayılı dosyası ile dava açtığını, davanın kabul edildiğini, Konya . İcra Dairesi ... Esas sayılı takip dosyasında icranın geri bırakılmasına karar verildiğini, dava konusun kambiyo senedinde TTK 749 maddesi gereğince 3 yıllık zamanaşımı süresinin geçmediğini, Konya . İcra Dairesi ... Esas sayılı icra takibine konu alacağın zamanaşımına uğramadığının tespitine, icra takibinin kaldığı yerden devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesiyle, zamanaşımına uğrayan kambiyo senedinin vasfını kaybettiğini, takip konusu belgenin artık bono değil yazılı delil başlangıcı bile olup olmadığı şüpheli bir evrak haline geldiğini, alacaklının bu durumda artık senetten bağımsız bir şekilde alacak borç ilişkisini ispatlaması gerektiğini, bu nedenle davanın reddini talep etmiştir.
Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının dosya arasına alındığı görüldü. Yapılan incelemesinde; 01/12/2007 düzenleme tarihli, 08/01/2008 vade tarihli, 2.200,00 TL bedelli bono için alacaklı ... tarafından, keşideciler ... ve ... adına başlatılan icra takibi olduğu, takibin Konya . İcra Müdürlüğünün ... sırasına kaydının yapıldığı, dosyanın İİK 78. maddesi gereğince işlemden kaldırıldığı, alacaklı vekili talebi ile dosya yenilenerek ... sırasına kaydı yapıldığı, alacaklı vekilinin ilgili dosyaya 27/07/2012 tarihli dilekçe sunduğu ve bu dilekçeden sonra herhangi bir takip işleminde bulunmadığı, bu tarihten sonra dosyanın yeniden işlemden kaldırıldığı ve alacaklı vekilinin 23/07/2018 tarihindeki talep dilekçesi ile dosyanın yeniden işleme konulduğu ve ... sırasına kaydı yapıldığı anlaşılmıştır.
Davacı vekiline, dava konusu icra takibinde 27/07/2012 ile 27/07/2018 tarihine kadar zamanaşımını kesen işlem evraklarını sunmak üzere 1 haftalık kesin süre verildiği, davacı vekilinin beyan dilekçesi sunduğu, ilgili beyan dilekçesinde soyut ifadeler dışında belirtilen tarihlerde gerçekleştirilen işleme dair herhangi bir delil sunulmadığı anlaşılmıştır.
Davacı vekili beyan dilekçesinde; dava konusu senedin, temel ilişkide taraflar arasındaki otomobil kiralama sözleşmesine ilişkin olarak düzenlendiğini ifade etmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun beş yıllık zaman aşımı başlıklı 147. maddesi; "Aşağıdaki alacaklar için beş yıllık zamanaşımı uygulanır: 1. Kira bedelleri, anapara faizleri ve ücret gibi diğer dönemsel edimler. 2. Otel, motel, pansiyon ve tatil köyü gibi yerlerdeki konaklama bedelleri ile lokanta ve benzeri yerlerdeki yeme içme bedelleri. 3.Küçük sanat işlerinden ve küçük çapta perakende satışlardan doğan alacaklar. 4.Bir ortaklıkta, ortaklık sözleşmesinden doğan ve ortakların birbirleri veya kendileri ile ortaklık arasındaki; bir ortaklığın müdürleri, temsilcileri, denetçileri ile ortaklık veya ortaklar arasındaki alacaklar. 5.Vekâlet, komisyon ve acentalık sözleşmelerinden, ticari simsarlık ücreti alacağı dışında, simsarlık sözleşmesinden doğan alacaklar. 6.Yüklenicinin yükümlülüklerini ağır kusuruyla hiç ya da gereği gibi ifa etmemesi dışında, eser sözleşmesinden doğan alacaklar." hükmü amirdir.
TTK MADDE 749. Maddesi; "1)Poliçeyi kabul edene karşı ileri sürülecek poliçeden doğan istemler, vadenin geldiği tarihten itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. (2) Hamilin, cirantalarla düzenleyene karşı ileri süreceği istemler, süresinde çekilen protesto tarihinden veya senette “gidersiz iade olunacaktır” kaydı varsa vadenin dolduğu tarihten itibaren bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. (3) Bir cirantanın başka cirantalarla düzenleyen aleyhine ileri süreceği istemler, cirantanın poliçeyi ödediği veya poliçenin dava yolu ile kendisine karşı ileri sürüldüğü tarihten itibaren altı ay geçmekle zamanaşımına uğrar." hükmü amirdir.
Tüm dosya muhtevası birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu senedin verilmesine ilişkin temel ilişki kapsamında TBK 147 maddesi gereği genel zamanaşımı süresi 5 yıla, ayrıca TTK 749. maddesi gereği kambiyo senedine mahsus zamanaşımı süresi 3 yıla tabi olup, dava konusu edilen icra takibinde işlemsiz bırakılan 27/07/2012 ile 27/07/2018 tarihleri arasında geçen sürede zamanaşımı sürelerinin dolmuş olduğu anlaşıldığından davacının davasının reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
(IV) HÜKÜM SONUCU, YARGILAMA GİDERLERİ VE KANUN YOLU:
Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL eksik harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davalılar kendilerini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 2.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine.
4-Davacı tarafın yapmış olduğu masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına (harç tahsil müzekkeresi yazılmasına)
6-Davacı tarafından yatırılan ve dosyada bakiye kalan gider avansının HMK'nın 333. Maddesi gereğince karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, kesin olarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.21/03/2024
Katip ...Hakim ...