T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: ... Esas - ...
-{YÜCE TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR}-
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:
KARAR NO:
BAŞKAN:
ÜYE:
ÜYE:
KATİP:
DAVACILAR : 1-
: 2-
3-
VEKİLLERİ:
DAVALI : 1-
: 2-
VEKİLLERİ:
DAVALI : 2-
VEKİLLERİ:
DAVA: Tazminat
DAVA TARİHİ:
KARAR TARİHİ:
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
{}Davacı taraf vekilinin davalı taraf aleyhine açtığı işbu dava mahkememizin ... Esas sırasına kaydedilmekle, mahkememizce yapılan aleni/açık yargılama sonunda;
-{HEYETİMİZCE GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:}-
{}DAVACI TARAFIN İDDİASI: DAVACI TARAF VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİ İLE ÖZETLE; 25.09.2021 günü davalı sigorta şirketi nezdinde ...'ın işleteni ve maliki olduğu ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucu trafik kazası gerçekleştiğini, müvekkillerinin murisi ... olay sonrası hayatını kaybettiğini, kaza sonucunda Isparta Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyasında düzenlenen bilirkişi raporunda sürücü ...'ın 2918 sayılı KTK'nın 47/c, 52/A ve 57/A ve B/5 maddelerinde belirtilen kural ve yasakları ihlal ettiğini, müvekkillerinin murisi ...'nın ise kural ihlalinde bulunmadığı tespit edildiğini, kaza sonrası düzenlenen trafik kazası tespit tutanağının da aynı doğrultuda olduğunu, davalı ...'ın alkollü şekilde araç kullandığının tespit edildiğini, kaza sırasında araçta bulunan müvekkili ...'nın hayati fonksiyonlarını ağır derecede etkileyecek şekilde yaralandığını, ...'nın ölümüne sebep veren aracın davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından hem ZMM hem de KASKO sigortası ile sigortalandığını, sigortalının Zorunlu Trafik Sigortası kapsamından teminat limiti dahilinde ... Sigorta tarafından 430.000,00 TL ödeme yapıldığını, müvekkillerin murisin ölümüyle destekten yoksun kaldıklarını, murisin eşinin ev hanımı, çocuklarının öğrenci olduğunu, hiçbir gelirlerinin bulunmadığını, kaza nedeniyle mağdur durumda kaldıklarını, kaza sonucunda ölen ...'nın eşi ... ve çocukları nezdinde oluşan gerçek zarar (destekten yoksun kalma), poliçelerde yer alan bedellerinden fazla olduğunu, bu nedenlerle ölüm tarihi olan 25.09.2021 tarihinden itibaren hesaplanıp tespit edilecek tazminat miktarının zorunlu trafik sigortası poliçesi kapsamında ... Sigorta tarafından ödenmiş olan 430.000,00 TL'nin mahsup edildikten sonra, her bir davacı müvekkili için 150.000,00 TL (toplamda 450.000,00 TL) manevi tazminatın ve şimdilik 1,000,00 TL (toplamda 3.000,00 TL) maddi tazminatın (destekten yoksun kalmadan kaynaklanan) temerrüt tarihinden itibaren ve yasal faiziyle birlikte davalılardan alınarak müvekkillerine verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretini davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVACI VEKİLİ 02/05/2024 TARİHLİ DAVA DEĞERİNİN ARTIRIM DİLEKÇESİ İLE ÖZETLE; dosyaya sunulan bilirkişi raporunun incelenmesi sonucu her bir davacı müvekkili için 150.000,00 TL (toplamda 450.000,00 TL) manevi tazminat ve müvekkili ... için 3.005.384,08 TL, müvekkili ... için 90.697,97 TL, müvekkili ... için 499.726,17 TL maddi tazminatın (destekten yoksun kalmadan kaynaklanan) temerrüt tarihinden itibaren ve yasal faiziyle birlikte davalı tarafardan alınarak müvekkillerine verilmesini talep etmiştir.
{}DAVALI SAVUNMALARININ ÖZETİ:
DAVALILAR ... VE ... VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİ İLE ÖZETLE; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davalı ... yönünden açılan bu davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, trafik kazasının meydana geldiği yerin Isparta ili olduğu, davacıların yerleşim yerinin Burdur ili olduğunu bu sebeple mahkemenin yetkisiz olduğunu, müvekkili ...'ın ...'ın anneannesi olduğunu, müvekkilinin aracı kullanması ve araçtan faydalanması yaşı gereği mümkün olmadığını, davanın ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini, haksız fiil ile maddi tazminata esas zarar arasında illiyet bağının bulunduğunun ispat külfeti davacılarda olduğunu, manevi tazminatın zenginleşme aracı olmadığı ilkesinin dikkate alınması gerektiğini, toplamda istenen manevi miktarının fahiş bir miktar olduğunu, davanın öncelikle yetkisizlik nedeniyle usulden reddine, davalı ... yönünden pasif husumet yokluğundan reddine, maddi tazminat isteminin illiyet bağının yokluğundan esastan reddine, manevi tazminat isteminin reddine, mahkeme aksi kanaatte ise hakkaniyete uygun bir miktarın belirlenmesini talep etmiştir.
DAVALI ... SİGORTA A.Ş. VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİ İLE ÖZETLE; dava konusu ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde maksimum kasko sigortası ile poliçesi ile sigortalı olduğunu, kombine limitinin 500.000,00 TL olduğunu, müvekkili şirket nezdindeki kasko sigortası içerisinde yer alan ihtiyari mali mesuliyet sigortası, trafik sigortası teminatı limitleri üzerinde kalan zararları karşılamayı amaçladığını, sigorta poliçeleri arasındaki sorumluluk esasının sıralı sorumluluk esasına tabi olduğunu, ... plakalı aracın öncelikle ZMM sigortası ile sigortalı olduğunu, meydana gelen zararların öncelikle Trafik Sigortası Poliçesinden karşılanması gerektiğini, bu poliçenin limiti tamamen tükendiğinde geriye bakiye bir zarar kaldığında kasko sigorta poliçesine başvuru yapılması gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunup bulunmadığının, var ise kusur oranının adli tıp kurumunca tespit edilmesi gerektiğini, davacıların, ...'nın ölümü sebebiyle destekten yoksun kaldıklarının ispatlamalarının gerektiğini, davacıların müteveffa hayatta iken kendilerine devamlı ve düzenli olarak hangi miktar ve ne şekilde bakıldığının ispat etmelerinin gerektiğini, sosyal güvenlik kurumunun müvekkili şirkete rücu hakkı bulunup bulunmadığı irdelenerek tazminatın buna göre belirlenmesinin ve manevi tazminat hesaplanırken sigortalı araç sürücüsünün kusurunun dikkate alınmasının gerektiğini, manevi tazminat ve kapsamının takdirinin hakime ait olduğunu, ancak hakimin BK 56.maddesinde açıklandığı üzere özel durumları göz önünde tutarak hak ve nesafetle uygun bir miktara karar vermek durumunda olduğunu, dava konusu olay bir haksız fiil sonucunda meydana geldiğinden hükmedilecek faizin temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz olduğunu, neticeten davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İşbu dava; ölümlü trafik kazası nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararların tazminine yönelik maddi ve manevi tazminat davasıdır.
Mahkememizce; taraf vekillerinin bildirdikleri deliller toplanmış, dava dilekçesi, cevap dilekçeleri, taraf vekillerinin verdikleri diğer dilekçe ve belgeler, Isparta Cumhuriyet Başsavcılığının ... Soruşturma sayılı dosyası, Isparta . Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi . Ceza Dairesinin ... E., ... K. Sayılı ilamı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları hakkında zabıtaca düzenlenmiş tutanaklar, sigorta şirketinden gelen cevabi yazı örneği ve ekleri, Sosyal Güvenlik Kurumundan gelen cevabi yazı ve ekleri, Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesinden alınan kusur raporu, aktüerya bilirkişisinin rapor ve ek raporları, kazaya karışan taşıtın trafik sicil kayıtları, diğer kurum ve kuruluşlardan gelen cevabi yazı ve ekleri, davacı vekilince sunulan ıslah dilekçesi ile dosya arasındaki tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir.
Isparta Cumhuriyet Başsavcılığının ... Soruşturma sayılı dosyanın incelenmesinde; " Olay günü saat 04:15 sıralarında şüpheli ...´ın ve idaresindeki ... plaka araç ile maktul ...´nın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın dikkatsizlik ve tedbirsizlik sonucu Isparta ... Mahallesi ... . Cadde ... ışıklı kavşakta çarpıştıkları kazada ...´nın öldüğü, ..., ... , ... ve ... ´ın BTM ile iyileşecek şekilde, ..., ... ve ... ´in kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandıkları, Olayda şüphelinin 0,58 promil alkollü olduğunun tespit edildiği ve trafik kaza raporu ile bilirkişi raporuna göre tam kusurlu olarak araç kullanmak suretiyle Bilinçli taksirle ...´nın ölümüne ve birden fazla kişinin yaralanmasına sebebiyet verdiğinin anlaşıldığı, Müştekiler, şüpheli beyanları, doktor raporları, bilirkişi raporu, trafik kaza raporu, tutanaklar ve tüm dosya birlikte incelendiğinde, Şüphelinin üzerine atılı suçtan mahkemenizde yargılanmasının yapılarak eylemlerine uyan ve yukarıda yazılı sevk maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi " gerekçesiyle iddianame düzenlendiği anlaşılmıştır.
Isparta . Ağır Ceza Mahkemesi'nce yapılan yargılama sonucunda ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile; "sanık ...'ın üzerine atılı taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma suçundan TCK'nın 85/2 maddesi uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildikten sonra üzerine atılı suçu bilinçli taksir ile işlediği kabul edilerek TCK'nın 22/3 maddesi uyarınca cezasında 1/3 oranında artırım ve TCK'nın 62/1 maddesi uyarınca da 1/6 oranında indirim yapılarak sonuçta 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına" karar verilmiştir.
Antalya BAM . C.D.nin ... Esas, ... Karar sayılı ilamı ile; "Kaza esnasında sanıkta tespit edilen 0,72 promil alkol oranının bilinçli taksir için gerekli olan "1,00 promilin üzerinde alkollü olma" koşulu için yeterli olmaması, sanığın kendisine fasılalı kırmızı ışık yanarken kavşağa giriş yapmasının bilinçli taksir olarak kabul edilememesi ve olayda sanığın bilinçli taksir teşkil eden başkaca bir hareketinin de tespit edilememesi karşısında; sanığın işlediği eyleminin taksir ile ölüme ve yaralanmaya neden olma suçunu oluşturduğunun kabul edilmesi gerektiğinden; olayda bilinçli taksir koşulları bulunmadığı halde yerel mahkemece gerek kısa kararda ve gerekse karar gerekçesinde sanığın hangi hareketinin bilinçli taksir nedeni olarak kabul edildiği belirtilmeksizin, muhtemelen sanığın 0,72 promil oranında alkollü olma hali ya da sanığın kendisine fasılalı kırmızı ışık yanarken kavşağa giriş yapması bilinçli taksir nedeni kabul edilerek tayin edilen temel cezada TCK'nın 22/3 maddesi uyarınca 1/3 oranında artırım yapılması olayın oluşuna ve hukuka aykırı olduğundan sanık müdafiinin istinaf başvurusu belirtilen nedenle yerinde görülerek yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılmasına, sanığın eylemine karşılık gelen taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma suçundan cezalandırılmasına, suçun işleniş şekli, meydana gelen sonucun ağırlığı nazara alınmak suretiyle adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiğinden, sanığın asli ve tam kusurlu olarak ...'nın ölümüne, katılan ...'nın vücudunda hayat fonksiyonlarını ağır (6.) derece etkileyecek kemik kırığı oluşturacak, duyu ya da organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olacak şekilde, katılan ...'nın vücudunda hayat fonksiyonlarını ağır (6.) derece etkileyecek kemik kırığı oluşturacak, katılan Miraç Berkan'ın ise basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralanmalarına neden olması nazara alınarak TCK'nın 3/1 maddesindeki orantılılık ilkesi gereğince alt sınırdan makul bir ölçüde uzaklaşılarak sanık hakkındaki temel cezanın belirlenmesine, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri gözetilerek cezasından takdiren TCK'nın 62/1 maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılmasına, sanığa verilen hapis cezasının süresi itibariyle yasal olarak uygulanma imkanı bulunmadığından sanık hakkında TCK'nın 51. maddesi ile CMK'nın 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına, suçun işleniş biçimi, sonucunun ağırlığı, suçun işlenmesindeki özellikler, sanığın olaydaki kusur durumu (asli ve tam kusurlu olması), atılı suçun işlenmesiyle oluşan zararın karşılanmamış olması, katılanların şikayetinin devam etmesi, cezanın caydırıcılık özelliği nazara alınarak sanık hakkında TCK'nın 50/4 ve 50/1-a maddelerinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına, sanığın sürücü belgesinin takdiren 1 yıl süre ile geri alınmasına" karar verilmiştir.
Mahkememizce Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığından temin edilen 12/07/2023 tarihli adli tıp raporunun incelenmesinde; "---- Sürücü ...'ın % 100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, Sürücü ...’nın kusursuz olduğu, kanaatini bildirir müşterek " rapor bildirildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce Aktürya bilirkişisinden temin edilen 04/01/2024 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde; "PMF 1931 Bakiye Yaşam Tablosuna göre yapılan hesaplamaya göre; a-) Davacı eş ...'nın, toplam 2.653.806,59-TL destekten yoksun kalma zararından, ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan ödemeden, garameten yapılan hesaplama uyarınca payına düşen 344.251,39-TL'nin mahsubu ile (2.653.806,59-344.251,39) — 2.309.555,20-TL'den; (... Sigorta A.Ş.'nin 400.292,31-TL ile sınırlı sorumlu olmak kaydıyla) b-) Davacı ...'nın toplam 101.543,97-TL destekten yoksun kalma zararından, ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan ödemeden, garameten yapılan hesaplama uyarınca payına düşen 13.172,27-TL'nin mahsubu ile (101.543,97-13.172,27) - 88.371,70-TL'den; (... Sigorta A.Ş.'nin 15.316,59-TL ile sınırlı sorumlu olmak kaydıyla) c-) Davacı ...'nın toplam 559.485,27-TL destekten yoksun kalma zararından, ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan ödemeden, garameten yapılan hesaplama uyarınca payına düşen 72.576,34-TL'nin mahsubu ile (559.485,27-72.576,34) - 486.908,93-TL'den; (... Sigorta A.Ş.'nin 84.391,10-TL ile sınırlı sorumlu olmak kaydıyla), TRH 2010 Bakiye Yaşam Tablosuna göre yapılan hesaplamaya göre; a-) Davacı ...”nın toplam 3.364.778,99-TL destekten yoksun kalma zararından, ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan ödemeden, garameten yapılan hesaplama uyarınca payına düşen 359.394,91-TL'nin mahsubu ile (3.364.778,99-359.394,91) — 3.005.384,08-TL'den; (... Sigorta A.Ş.'nin 417.901,05-TL ile sınırlı sorumlu olmak kaydıyla) b-) Davacı ...'nın toplam 101.543,97-TL destekten yoksun kalma zararından, ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan ödemeden, garameten yapılan hesaplama uyarınca payına düşen 10.846,00-TL'nin mahsubu ile (101.543,97-10.846,00) — 90.697,97-TL'den; (... Sigorta A.Ş.'nin 12.611,63-TL ile sınırlı sorumlu olmak kaydıyla) c-) Davacı ...'nın toplam 559.485,27-TL destekten yoksun kalma zararından, ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan ödemeden, garameten yapılan hesaplama uyarınca payına düşen 59.759,10-TL'nin mahsubu ile (559.485,27-59.759,10) — 499.726,17-TL den; (... Sigorta A.Ş.'nin 69.487,32-TL ile sınırlı sorumlu olmak kaydıyla) davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu" şeklinde rapor tanzim edildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce Aktürya bilirkişisinden temin edilen 13/02/2024 havale tarihli bilirkişi EK raporunun incelenmesinde; "Yargıtay ve Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi kararlarında da ısrarla vurgulandığı üzere, dosyada mevcut bilgilere göre hesap tarihinde aktif yükseköğretim öğrencisi olmayan ... ’nın 18 yaşına kadar destek göreceğinin kabulü ile ve güncel asgari ücret tutarlarına göre hazırlanan 04.01.2024 tarihli kök raporumuzdaki değerlendirme ve hesaplamanın yerinde olduğu kanaatiyle herhangi bir değişiklik yapılmadığına" dair ek rapor tanzim edilmiştir.
{}HUKUKİ DELİLLER{}
HMK nun haksız fiilden doğan davalarda yetki başlıklı 16. Maddesi; "(1)Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." hükmünü amirdir.
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun İşleten ve Araç İşleticisinin Bağlı Olduğu Teşebbüs Sahibinin Hukuki Sorumluluğu başlıklı 85. maddesi;"(Değişik fıkra: 17/10/1996 - 4199/28 md.) Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. (Ek fıkra: 17/10/1996 - 4199/28 md.) Motorlu araç ölüme veya yaralanmaya sebebiyet vermiş ise, kazaya karışan aracın başkalarına devir ve temliki veya üzerinde bir hak tesisini önlemek amacıyla olaya el koyan Cumhuriyet Savcılıklarınca, aracın tescilli olduğu tescil kuruluşuna trafik kaydı üzerine şerh düşülmesi için talimat verilir. Kaza anı ile Cumhuriyet Savcılığınca trafik kaydı üzerine şerh düşülmesi arasında geçen süreler içinde kötü niyetle yapılan araç tescilleri hükümsüz sayılır. Şerhin konulduğu tarihten itibaren bir ay içerisinde, şerhin kaldırıldığına veya devamına ilişkin mahkeme kararı ibraz edilmediği takdirde bu şerh hükümsüz sayılır. İşletilme halinde olmayan bir motorlu aracın sebep olduğu trafik kazasından dolayı işletenin sorumlu tutulabilmesi için, zarar görenin, kazanın oluşumunda işleten veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere ilişkin bir kusurun varlığını veya araçtaki bozukluğun kazaya sebep olduğunu ispat etmesi gerekir. (Değişik fıkra: 17/10/1996 - 4199/28 md.) İşleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibi, hakimin takdirine göre kendi aracının katıldığı bir kazadan sonra yapılan yardım çalışmalarından dolayı yardım edenin maruz kaldığı zarardan da sorumlu tutulabilir. Ancak, bu durumda işletici teşebbüs sahibinin sorumlu kılınabilmesi için kazadan kendisinin sorumlu olması veya yardımın doğrudan doğruya kendisine veya araçta bulunanlara yahut kazaya taraf olan üçüncü kişilere yapılması gerekir. (Değişik fıkra: 17/10/1996 - 4199/28 md.) İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." hükmünü amirdir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun genel olarak başlıklı 49. maddesi; “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.” hükmünü amirdir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun manevi tazminat başlıklı 56. maddesi; “Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” hükmünü amirdir.
{}DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE{}
Mahkememizce yapılan yargılama ve değerlendirmede; davacılar vekilince davalılar aleyhine açılan bu davada 21/09/2021 tarihinde davacıların murisi ...' nın kullandığı ... plakalı araç ile davalı ...' ın işleteni olduğu, davalı ...' ın kullandığı ... plakalı aracın çarpışması sonucu davacıların murisi ...' nın ölümü nedeniyle davalılar aleyhinde maddi (destekten yoksun kalma) ve manevi tazminat talep edilmiş olup, esasen davalı ...' ın maliki olduğu ... plakalı aracın davalı ... Sigorta nezdinde ZMM ve Genişletilmiş Kasko (İMM) poliçeleri ile sigortalandığı ve oluşan kazanın süre yönünden bu poliçelerin teminatı kapsamında kaldığı, davacılara davalı sigorta şirketince davadan önce ZMM poliçesindeki teminat limiti olan 430.000,00 TL nin ödendiği, eldeki davanın ZMM poliçesinin üzerinde meydana geldiği iddia edilen destekten yoksun kalma/maddi tazminat ile manevi tazminat taleplerine ilişkin olduğu hususlarında taraflar arasında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.
İhtilaflı konuların davanın yetkili mahkemede açılıp açılmadığı, davalı ...' ın davada pasif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı, esastan de meydana gelen kazada tarafların kusurları ve varsa talep edebilecekleri maddi ve manevi tazminat miktarları ile davalıların bu tazminat miktarlarından sorumluluk oranları olduğu tespit edilmiştir.
Bir kısım davalılar vekilince süresi içerisinde verilen cevap dilekçesi ile yetki itirazında bulunulmuş ise de; UYAP sisteminden çıkarılan nüfus kayıtları ve Emniyet araştırması ile davacıların ikametgahlarının Konya ili olduğu anlaşıldığından ve HMK 16. maddesine göre haksız fiilden doğan davalarda zarar görenlerin yerleşim yeri mahkemeleri de yetkili olduğundan bu itirazın reddine karar vermek gerekmiştir.
Bir kısım davalılar vekilince davalılardan ...' ın ...' ın anneannesi olup; yaşı gereği aracı kullanması ve araçtan faydalanmasının mümkün olmadığı ileri sürülerek adı geçen davalı yönünden açılan davanın taraf sıfatı yokluğundan usulden reddi talep edilmiş ise de; dosya içindeki celbedilen kayıtlardan davalı ...' ın kazaya karışan ... plakalı aracın kaza tarihinden maliki olduğu bu anlamda 2918 S.K.Y.T.K 85. maddesi gereğince araç maliki olarak sorumluluğunun bulunduğu anlaşıldığından bu itirazın da reddi gerekmiştir.
Esastan yapılan değerlendirmede ise; kazadan sonra düzenlenen kaza tespit tutanağı, Isparta C. Başsavcılığının ... Soruşturma dosyasında alınan kusur raporu, mahkememizce Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığından alınan 12/07/2023 tarihli kusur raporuna göre kazanın oluşumunda davacıların Murisi ...' ya atfedilecek herhangi bir kusurun bulunmadığı, davalı ...' ın %100 oranında asli kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
Her ne kadar Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi ve Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin emsal içtihatları ve güncel görüşleri doğrultusunda aktüerya bilirkişisinden davacıların destekten yoksun kalma süreleri hesaplanırken PMF 1931 bakiye yaşam tablosu ile TRH 2010 bakiye yaşam tablosuna göre aktüerya bilirkişisinden alternatifli olarak hesap raporu alınmış ise de; mahkememizce Yargıtay . Hukuk Dairesinin güncel içtihatlarına göre TRH 2010 bakiye yaşam tablosu benimsenmek suretiyle değerlendirme yapılmıştır.
Aktüerya bilirkişinin 04/01/2024 tarihli hesap raporuna göre davalı sigorta şirketinin ZMM poliçesi limiti olan ve ödemesi yapılan 430.000,00 TL mahsup edilmesiyle davalı sigorta şirketinin Genişletilmiş Kasko Poliçesindeki kombine 500.000,00 TL sorumluluğu bulunduğu, davacılar nezdinde paylaştırıldıktan sonra davacı ...' nın talep edebileceği destekten yoksun kalma/maddi tazminat miktarının 3.005.384,08 TL, davacı ...' nın talep edebileceği destekten yoksun kalma/maddi tazminat miktarının 90.697,97 TL, davacı ...' nın talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminat miktarının 499.726,17 TL olduğu, davacı ...' nın hali hazırda yüksek öğrenim öğrencisi olmaması nedeniyle 18 yaşına kadar destek göreceğinin kabulü ile davacıların talep artırım dilekçeleri de nazara alınarak oyçokluğu ile maddi tazminat davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir.
TBK 56. maddesine göre ölüm halinde, zarar görenin yakınları uygun bir miktar paranın ödenmesine Hakim karar verebilecektir. Hakim tazminatın miktarlarını belirlerken tarafların kusurlarını, tarafların ekonomik ve sosyal durumlarını, paranın satın alma gücü ile günün ekonomik koşullarını değerlendirmek durumundadır. Hükmedilecek tazminat miktarı oluşan zararın bir nebze olsun azaltılması ve giderilmesi sonucunu hedeflemektedir. Bu tazminat miktarı bir tarafın zenginleşmesine yol açarken diğer tarafın ekonomik mahvına neden olmamalıdır.
Bu çerçevede davacıların davalılar ... ve ... yönünden manevi tazminat talepleri değerlendirilerek mahkememizde oluşan vicdani kanaate göre manevi tazminat taleplerinin oybirliğiyle kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacılar vekilince Genişletilmiş Kasko Poliçesi kapsamında davalı sigorta şirketinden de manevi tazminat talep edilmiş ise de; incelenen poliçede manevi tazminat klozunda İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında belirtilen manevi tazminat talepleri, bedeni zararlar limitleri ile teminat kapsamına dahil edildiği belirtildiğinden ve bu poliçe kombine bir poliçe olup, poliçedeki toplam sorumluluk miktarı 500.000,00 TL ile sınırlı olduğundan, davalı sigorta şirketi aleyhine açılan manevi tazminat davasının poliçe limiti tüketilmiş olması nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
-{HÜKÜM:}- Yukarıda gerekçesi açıklanan nedenlerle;
A) DAVACILARIN MADDİ TAZMİNAT DAVALARININ TALEP ARTIRIM DİLEKÇESİ DE NAZARA ALINARAK KABULÜ İLE;
Davacı ... yönünden; 3.005.384,08 TL (Davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 417.901,05 TL ile sınırlı olmak kayıt ve şartıyla)
Davacı ... yönünden; 499.726,17 TL (Davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 69.487,32 TL ile sınırlı olmak kayıt ve şartıyla)
Davacı ... yönünden; 90.697,97 TL (Davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 12.611,63 TL ile sınırlı olmak kayıt ve şartıyla)
olmak üzere toplam 3.595.808,22 TL maddi tazminatın davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 04/02/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile adı geçen davacılara verilmesine.
B)1-Davacıların davalı sigorta şirketi yönünden açtıkları manevi tazminat taleplerinin poliçe limitinin tüketilmiş olması nedeniyle ayrı ayrı reddine.
2-Davacıların manevi tazminat taleplerinin davalı gerçek şahıslar yönünden kabulü ile;
Davacı ... yönünden; 150.000,00 TL
Davacı ... yönünden;
150.000,00 TL
Davacı ... yönünden; 150.000,00 TL olmak üzere toplam 450.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle müştereken ve müteselsilen tahsili ile adı geçen davacılara verilmesine.
C)Alınması gereken 276.369,16 TL karar ve ilam harcına karşılık peşin alınan 13.818,46 TL harcın mahsubu ile bakiye 262.550,70 TL harcın (tahsilde tekerrür olmamak kayıt ve şartıyla davalı sigorta şirketi 34.155,00 TL sinden sorumlu olmasına) müteselsilen davalılardan alınarak Hazine’ye gelir kaydına.
D)Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre 1.640,00 TL arabuluculuk ücretinin Arabuluculuk Kanununun 25/9. maddesi gereğince DAVALILARDAN (tahsilde tekerrür olmamak kayıt ve şartıyla davalı sigorta şirketi 228,12 TL sinden sorumlu olmasına) alınarak Hazine’ye gelir kaydına ve Harçlar Kanununun 28. ve 130. maddeleri, HMK'nun 302. maddesi ve Bölge Adliye ve Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 206. maddesi hükümleri kıyasen uygulanarak işbu kararın arabuluculuk ücreti yükümlüsüne tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmemesi halinde bir ayın bitiminden sonraki 15 gün içinde mahkememizce arabuluculuk ücretinin yükümlüsünden tahsili için müzekkere yazılmasına.
E)Yargılama giderinden ayrı olarak davacıların peşinen karşıladığı 1.282,80 TL başvuru harçları ile 13.818,46 TL peşin harç olmak üzere toplam 15.101,26 TL harcın (tahsilde tekerrür olmamak kayıt ve şartıyla davalı sigorta şirketi 2.100,58 TL sinden sorumlu olmasına) müteselsilen davalılardan alınarak davacılara verilmesine.
F)Davacıların yaptığı 404,25 TL posta ve davetiye gideri, 1.200,00 TL bilirkişi ücreti gideri, 2.345,00 TL adli tıp fatura gideri olmak üzere toplam 3.949,25 TL yargılama giderinin (tahsilde tekerrür olmamak kayıt ve şartıyla davalı sigorta şirketi 549,34 TL sinden sorumlu olmasına) müteselsilen davalılardan alınarak davacılara verilmesine.
G)Davalıların yaptığı herhangi bir yargılama gideri olmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına.
Ğ)Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen MADDİ TAZMİNATLAR üzerinden hesaplanan;
-288.269,20 TL vekalet ücretinin (Davalı Sigorta Şirketinin sorumluluğu en fazla 64.506,15 TL ve tahsilde tekerrür olmaması kayıt ve şarıtyla) ...' ya,
-75.961,66 TL vekalet ücretinin (Davalı Sigorta Şirketinin sorumluluğu en fazla 17.900,00 TL ve tahsilde tekerrür olmaması kayıt ve şarıtyla) ...' ya,
-17.900,00 TL vekalet ücretinin (Davalı Sigorta Şirketinin sorumluluğu en fazla 12.611,63 TL ve tahsilde tekerrür olmaması kayıt ve şarıtyla) ...' ya,
DAVALILARDAN müştereken ve müteselsilen alınarak ADI GEÇEN DAVACILARA VERİLMESİNE.
H) Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin manevi tazminat davalarında ücret başlıklı 10/3. maddesindeki "(3)Bu davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur." açık hüküm gereğince 17.900,00 TL vekâlet ücretinin müteselsilen davacılardan alınarak davalı sigorta şirketine verilmesine.
I)Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 10/1. maddesi gereğince kabul edilen MANEVİ TAZMİNAT NEDENİYLE;
-24.000,00 TL vekalet ücretinin ...' ya,
-24.000,00 TL vekalet ücretinin ...' ya,
-24.000,00 TL vekalet ücretinin ...' ya
DAVALILAR ... VE ...' DAN müştereken ve müteselsilen alınarak ADI GEÇEN DAVACILARA VERİLMESİNE.
Davalılar ... ve ...' den alınarak davacıya verilmesine.
İ)İşbu hükümden sonra gerekli olan 30,00 TL tebligat giderinin davacılar tarafından karşılanmasına ve hükümden sonraki bu masrafların (tahsilde tekerrür olmamak kayıt ve şartıyla davalı sigorta şirketi 4,17 TL sinden sorumlu olmasına) müteselsilen davalılardan alınarak davacılara verilmesine.
J)HMK nun 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde tarafların sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra varsa tarafların yatırdığı avanstan artanının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine.
Dair gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere yapılan duruşma sonunda oy çokluğu ile verilen karar davacı vekili ve bir kısım davalılar vekilinin yüzüne karşı davalı sigorta şirketinin vekilinin yokluğunda açıkça okunup usulen anlatıldı.10/07/2024
Başkan Üye Üye Katip
MUHALEFET GEREKÇESİ: Destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasında Konya BAM . Hukuk Dairesinin kararları nazara alınarak PMF 1931 yaşam tablosunun esas alınması gerektiği kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun ana davadaki maddi tazminatın hesaplama yöntemine ilişkin kararına muhalefet ediyorum.
Üye Hakim-...
¸e-imzalıdır