T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:
KARAR NO:
BAŞKAN: ... ...
ÜYE: ... ...
ÜYE: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI : ... - ...No:..., ...
VEKİLİ:
DAVALI :
VEKİLİ:
DAVA: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ:
KARAR TARİHİ:
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizce verilen 29.01.2019 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının Konya Bölge Adliye Mahkemesi .Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 05.02.2021 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararı ile mahkememiz kararın kaldırılmasına karar verilerek dosya mahkememize iade edilmekle, dava dosyasının mahkememizin yukarıdaki esas sırasına kaydına yapılarak davanın yapılıp bitirilen açık yargılaması sonucunda:
HEYETİMİZCE GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin alacağını tahsil amacıyla ... .İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile davalı hakkında takip başlattığını, davalı borçlunun takibe itiraz etmesi nedeniyle takip durduğunu, davalının itirazının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin davalı borçlu şirketten alacaklı olduğunu, bu hususun davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğunu, bu nedenle itirazın iptali ile takibin devamına, haksız ve kötü niyetli olarak yapılan itiraz sebebi ile %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İşbu davada görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davada Konya Mahkemelerinin kesin yetkili olduğunu, itirazın iptali davasının bir yıllık sürede açılmadığını, davalı şirketin yönetiminin 24/03/2014 tarihine kadar davacıda ve bu yıllara ait ticari defterlerin davalının demetiminde ve sorumluluğunda olduğunu, davacının söz konusu dönemlere ilişkin ticari defterlerini usulüne uygun olarak tutmadığını, davacının yönetimde tutulan ticari kayıtlara itibar edilemeyecek nitelikte olduğunu, ticari defterlere sonradan gerçeğe aykırı kayıtların işlendiğini, davacı şirkete para getirdiğini, sermaye getirdiğini, borç para verdiğini ispat etmesinin gerektiğini, davacının, yönetim yetkilerini kötüye kullandığını ve bir hakkın suistimalini kanunun himaye etmeyeceğini, davacının kötü niyetli olduğundan bahisle davacının haksız ve mesnetsiz davasının reddine, davacının haksız ve kötüniyetli olduğu için %20 kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.
Tarafların bildirmiş oldukları deliller, ... .İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası, ... .Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı uyap dosyası, ... .İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı uyap dosyası, Bodrum .Asliye Hukuk(Ticaret) Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı uyap dosyası, Bodrum .Asliye Hukuk(Ticaret) Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı uyap dosyası, davalı şirketin ticari kayıtları ilgili yerlerden dosyamız içerisine celbedilmiş ve dosyamızda bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Dosyamız içerisine celbedilen ... .İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklısının ..., borçlusunun ... Ticaret A.Ş. olduğu, fer'ileri ile birlikte toplam 1.582.000,00 TL alacaktan kaynaklı icra takibi yapıldığı, Örnek 7 ödeme emrinin davalı-borçluya 12/02/2014 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 12/05/2014 tarihinde borca, fer'ilerine ve takibe itiraz ettiği, 15/05/2014 tarihinde borçluya tebligatın 12/02/2014 tarihinde yapılmasından ve dosyanın kesinleşmesinden dolayı itirazının reddine karar verildiği görülmüştür.
Dosyanın tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda rapor düzenlenmesi için mali müşavir bilirkişi ... tevdi edildiği; S.M.M.M.... tarafından düzenlenen 19/07/2018 tarihli bilirkişi raporunda; Dava dosyasına ibraz edilen yasal defterlerin açılış tasdikinin yasal süresinde yapıldığı, kapanış tasdiklerinin olmadığı, davalı firmanın yasal defterlerinin usulüne uygun olarak tutulmadığı, sahibi lehine delil olma vasfı taşımadığı, davacının, davalı şirket ortağı olduğu ve beyanlarında davalı şirket ticari defterlerine dayandığı, davalı firmanın yasal defterleri kayıtlarında görünen ve tespitler bölümünde listelenmiş olan, davacının yapmış olduğu ödemeleri ve tahsilatları doğrulayıcı herhangi bir belgenin dava dosyası içeriğine ibraz edilmediğini, davalının yasal defterlerinin ...Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu tarafından incelendiği, 2011-2012-2013 yılı Vergi İnceleme Raporları sonucunda, defter kayıtları ve bunlarla ilgili vesikaların, vergi matrahını doğru ve kesin olarak tespitine imkan vermeyecek derecede noksan, usulsüz ve karışık olduğu, taraflardan ihticaca salih bulunmadığı tespitinin yapıldığı, bilirkişi olarak davalı yasal defterleri üzerinde yapılan incelemede; yasal defterlerin kendi içinde birbirini doğrulamadığı, bir önceki yıl kapanış kayıtları ile bir sonraki yıl açılış kayıtları rakamlarının ve yasal defterlerinin yıl içinde birbirini doğrulamadığı, davalının yasal defterlerinde kayıtlı bulunan bilgilerin daha çok davacı ... ödemeleri ve tahsilatları kayıtlarından ibaret olduğu, davalının yasal defter içeriği kayıtları bilgilerinin doğru ve gerçeği yansıtıp yansıtmadığı hususunda, kayıtların doğru ve gerçeğe uygun olmadığı yönünde kanaat oluştuğu, aksi için yasal defterlerde kayıtlı bulunan ödeme-tahsilatların tevsik edici belgelerinin, dayandığı belgelerinin de dava dosyasına ibrazının gerektiğini, davalı yasal defter kayıtlarında 09/08/2013 ve 31/12/2013 tarihi itibariyle ve davacının, davalı şirketten takip ve dava tarihi itibariyle 331.01.001 Ortaklara Borçlar 2.197.337,10 TL alacaklı olduğunun kayıt altına alındığı, davacının talebinin ise 1.582.000,00 TL olduğunun tespit edildiğinin bildirildiği görülmüştür.
Mahkememizce verilen 29.01.2019 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının Konya Bölge Adliye Mahkemesi .Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 05.02.2021 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararı ile mahkememiz kararın kaldırılmasına karar verilerek dosyanın mahkememize iade edildiği, dosyanın mahkememizin ... Esas sırasına kaydı yapılarak taraflara BAM kararı ekli duruşma gün ve saatini bildirir tensip tutanağının tebliğ edilerek, yargılamaya devam edilmiştir.
Mahkememizin 29.06.2021 tarihli duruşmasında; Taraflara Otele dönüştürme işlemine ilişkin ve yap - işlet - devret modeline ilişkin varsa ellerindeki tüm bilgi ve belgeler ile şirketin ortaklara borçlanmasını gerektirir finansal bir dar boğaz içerisinde olup olmadığı, borç verildiği iddia edilen para ile davalı şirketin ne gibi ihtiyaçlarının karşılandığı hususunda ellerinde bulunan bilgi ve belgeleri dosyaya sunmak üzere süre verildiği, taraflarca sunulan beyanlar dosyamıza eklendiği, ... Belediyesi'ne müzekkere yazılarak; Taraflar arasındaki uyuşmazlığa konu otele ilişkin tadilat projeleri ve otel binasına ilişkin varsa ellerinde ki diğer proje ve belge örneklerinin gönderilmesinin, ... , ... , ... ve ... Bankalarına müzekkere yazılarak davacı adına 2010 ila 2013 yılları arasında kredi kartı bulunup bulunmadığı varsa bu kredi kartlarının 3 yıllık hesap ekstrelerinin gönderilmesinin istenildiği, ... Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne müzekkere yazılarak; Taraflar arasındaki uyuşmazlığa konu otel binasının yıkımına ilişkin varsa rapor, bilgi, belge, görüntü kayıtları v.s. Gönderilmesinin istenildiği, Bodrum . Asliye Hukuk Mahkemesine müzekkere yazılarak; ... Esas sayılı dosyası içerisinde bulunan davacı şirketin ticari defterlerinin bilirkişi incelemesine esas olmak üzere mahkememize gönderilmesinin istenildiği, gelen müzekkere cevapları dosyamıza eklenerek dosyamızda bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Davanın İİK.67.maddesine bağlı itirazın iptali davası olduğu görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; Davacının, alacağını tahsil amacıyla ... .İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile davalı hakkında takip başlattığını, davalı borçlunun takibe itiraz etmesi nedeniyle takibin durduğunu, davalının itirazının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davalı -borçlu şirketten alacaklı olduğunu, bu hususun davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğunu, bu nedenle itirazın iptali ile takibin devamına, haksız ve kötü niyetli olarak yapılan itiraz sebebi ile %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ettiği, davalının davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
Mahkememizce verilen 29.01.2019 tarih ve ... Esas ... Kararında; "Davanın yasal dayanağını oluşturan İİK.67. maddesinde; "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." şeklinde düzenlendiği, davacı tarafından davalı aleyhine ... 10.İcra Müdürlüğünün 2013/14650 sayılı dosyasından ilamsız icra yoluyla icra takibine geçtiği, takip dayanağının şirketin sermayesi yetişmediğinden, şirketin borçlarını ödemesi sebebiyle vermiş olduğu finans yardımı olduğu ve fer'ileri ile birlikte toplam 1.582.000,00 TL alacaktan kaynaklı icra takibi yapıldığı, Örnek 7 ödeme emrinin davalı-borçluya 12/02/2014 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 12/05/2014 tarihinde borca, fer'ilerine ve takibe itiraz ettiği, 15/05/2014 tarihinde borçluya tebligatın 12/02/2014 tarihinde yapılmasından ve dosyanın kesinleşmesinden dolayı itirazının reddine karar verildiği, mahkememiz dosyasının tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda rapor düzenlenmesi için mali müşavir bilirkişi ...'a tevdi edildiği; S.M.M.M.... tarafından düzenlenen 19/07/2018 tarihli bilirkişi raporunda; Dava dosyasına ibraz edilen yasal defterlerin açılış tasdikinin yasal süresinde yapıldığı, kapanış tasdiklerinin olmadığı, davalı firmanın yasal defterlerinin usulüne uygun olarak tutulmadığı, sahibi lehine delil olma vasfı taşımadığı, davacının, davalı şirket ortağı olduğu ve beyanlarında davalı şirket ticari defterlerine dayandığı, davalı firmanın yasal defterleri kayıtlarında görünen ve tespitler bölümünde listelenmiş olan, davacının yapmış olduğu ödemeleri ve tahsilatları doğrulayıcı herhangi bir belgenin dava dosyası içeriğine ibraz edilmediğini, davalının yasal defterlerinin ...Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu tarafından incelendiği, 2011-2012-2013 yılı Vergi İnceleme Raporları sonucunda, defter kayıtları ve bunlarla ilgili vesikaların, vergi matrahını doğru ve kesin olarak tespitine imkan vermeyecek derecede noksan, usulsüz ve karışık olduğu, taraflardan ihticaca salih bulunmadığı tespitinin yapıldığı, bilirkişi olarak davalı yasal defterleri üzerinde yapılan incelemede; yasal defterlerin kendi içinde birbirini doğrulamadığı, bir önceki yıl kapanış kayıtları ile bir sonraki yıl açılış kayıtları rakamlarının ve yasal defterlerinin yıl içinde birbirini doğrulamadığı, davalının yasal defterlerinde kayıtlı bulunan bilgilerin daha çok davacı ... ödemeleri ve tahsilatları kayıtlarından ibaret olduğu, davalının yasal defter içeriği kayıtları bilgilerinin doğru ve gerçeği yansıtıp yansıtmadığı hususunda, kayıtların doğru ve gerçeğe uygun olmadığı yönünde kanaat oluştuğu, aksi için yasal defterlerde kayıtlı bulunan ödeme-tahsilatların tevsik edici belgelerinin, dayandığı belgelerinin de dava dosyasına ibrazının gerektiğini, davalı yasal defter kayıtlarında 09/08/2013 ve 31/12/2013 tarihi itibariyle ve davacının, davalı şirketten takip ve dava tarihi itibariyle 331.01.001 Ortaklara Borçlar 2.197.337,10 TL alacaklı olduğunun kayıt altına alındığı, davacının talebinin ise 1.582.000,00 TL olduğunun tespit edildiğinin bildirildiği, mahkememizce bilirkişi raporunun ayrıntılı ve denetime elverişli olması nedeniyle hükme esas alındığı, davalı firmanın yasal defterlerinin usulüne uygun olarak tutulmadığı, sahibi lehine delil olma vasfı taşımadığı, davacının, davalı şirket ortağı olduğu, ticaret sicil müdürlüğünden gelen kayıtlara göre davacının davalı şirketin ticari defterlerinin incelendiği ve takibe konu alacağın doğduğu iddia edilen dönemde aynı zamanda davalı şirketin yönetim kurulu başkanı olduğu, defter kayıtlarının usulüne uygun tutulmasını sağlayabilecek durumda bulunduğu, davacı beyanlarında davalı şirket ticari defterlerine dayandığı, davalı firmanın yasal defterleri kayıtlarında görünen ve tespitler bölümünde listelenmiş olan alacağa yönelik, davacı tarafça 17.09.2018 tarihli dilekçe ile dosyaya sunulan ve ticari defterlerde kayıtlı olduğu bildirilen belgelerin yine dosyaya sunulan bonolara yönelik olduğu, söz konusu bonoların keşidecisinin davacı olduğu, davalı şirket adına düzenlenmiş bono olmadığı hususları dikkate alındığında bu ödemelerin şirket borçlarının ödenmesi maksadıyla yapıldığının kabulünün mümkün olmadığı, davacı tarafın takibe konu borcu ödediğini yazılı bir belge ile ispat edemediği gibi yemin deliline dayandığından mahkememizce davalıya yemin teklifine yönelik beyan için kesin süre verildiği, davacı tarafın yemin deliline dayandığına yönelik herhangi bir beyanda bulunmadığı, davalıya yemin teklif etmemesi nedeniyle yemin delilinden vazgeçmiş sayıldığı, davacının davasını ispat edemediği anlaşılmakla davanın reddine, davalı tarafından davacının kötüniyetinin varlığının ispat edilemediği İİK.67/2. Maddesi gereğince şartları oluşmadığından reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile hüküm kurulduğu,
Konya Bölge Adliye Mahkemesi .Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 05.02.2021 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararında; "Dava; davacı şirket ortağının davalı şirkete borç olarak verdiğini iddia ettiği paranın tahsili için yaptığı takibe davalının yaptığı itirazın iptali istemine ilişkindir.İstinaf incelemesi HMK 355. Madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 19/01/2012 tarih ... Esas ... Esas sayılı ilamında da belirtildiği gibi; "Bir ortak veya yöneticinin ortağı ve yöneticisi olduğu şirkete borç para vermesi, şirket yararına kendi parasını kullanarak harcamalar yapması, şirket harcamalarını kendi malvarlığından karşılaması ticari yaşamda olağan bir durumdur. Böyle bir durumda şirketin kendi malvarlığından harcama yapan ortak veya yöneticisine talepte bulunması halinde bunu ödemesi gerekmektedir. Hukuk düzeninin şirketlere şirkette pay sahibi olan ortaklarından ayrı bir kişilik tanımış olmasının sonucu olarak şirketler ortaklarından ayrı bir malvarlığına, gelirlere, giderlere, hak ve borçlara sahiptir.Şirketlerin hak, alacak ve borçlarının saptanmasında esas alınan temel belgeler ise şirket kayıtları olup, özellikle şirket defterlerinde veya şirket yetkilileri tarafından düzenlenen kayıt ve belgelerde yazılı bulunan bir borcun şirket tarafından benimsendiği sonucuna varılarak şirketin bunu ödemekle yükümlü olduğu kabul edilir. Özellikle üçüncü kişilere karşı olan borçların tespitinde şirket defter ve kayıtlarında geçen şirket aleyhine olan hususlar bu bakımdan büyük önem taşımakta olup, yasal olarak da bu kayıtlara hukuki sonuçlar bağlanmıştır. Ancak, bir şirketin yöneticisi veya yetkilisi gibi şirketin defter ve kayıtlarını kendi elinde bulunduran, bunları düzenlenme, takip ve denetim yetkisi olan, defterlere kendi yararlarına kayıt yapması veya kendi yararlarına şirket zararına bir belge oluşturması çok kolay olan bu kişilerin şirketten bir talepte bulunmaları halinde bu hususta sadece soyut olarak şirket kayıtlarına dayanmaları, kendilerine yarar sağlayan şirket kayıtları uyarınca istemde bulunmalarında sırf şirket kayıtları dayanak alınarak ortak veya yöneticinin talebi haklı bir talep olarak kabul edilemez. Bu durumda, bir şirket yöneticisi veya ortağı şirketten bir istemde bulunduğunda sadece şirket kayıtları değil, böyle bir kayda dayanak oluşturan bilgi, belge ve makbuzların da ortaya konulması suretiyle kaydın dayanağının geçerli bir şekilde ispat edilmesi, soyut kaydın somut ve geçerli delillere dayandırılması gerekmektedir. Aksi takdirde, somut delillerle desteklenmeyen veya yapılan genel kurullarda açıkça tartışılarak kabul edilmemiş bir kayıta dayanarak şirkete karşı alacak iddiasında bulunan ortak veya yöneticinin talebi hukuken haklı bir talep olarak kabul edilemeyeceği"nin belirtildiği, yine Yargıtay . Hukuk Dairesinin 08/06/2015 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamında da belirtildiği gibi; alacak kaydı düşüren tarih itibariyle davacı şirketin nakit paraya ihtiyacı olup olmadığı, davacı tarafından verildiği iddia edilen paraların hangi harcamalarda kullanıldığının incelenmesi gerekeceği, bu nedenle o dönem itibariyle şirketin ortaklarına borçlanmasını gerektirir finansal bir dar boğaz içerisinde olup olmadığı, borç verildiği iddia edilen paralar ile davacı şirketin ne gibi ihtiyaçlarının karşılandığı, nerelere ödeme yapıldığı hususunda bilirkişiden ek rapor alınması gerektiği, davacının şirkete ait ... İlinde bulunan işyerinin otele dönüştürülmesi işlemleri sırasında bir kısım masrafları kendisinin ödediğini beyan ettiği, Bodrum Asliye . Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)'nin 12/01/2018 tarihli yazıyla dosyaya bir kısım faturaların gönderildiği, bu faturalarla ilgili bir inceleme yapılmadığı, davalının otelin yap işlet devret modeliyle yapıldığını beyan ettiğinden, otele dönüştürme işlemine ilişkin tüm bilgi ve belgelerin getirtilerek otelin yap işlet devret modeliyle yapılıp yapılmadığı araştırılarak ve faturalarla ilgili bilirkişiden ek rapor alınarak karar verilmesi gerekirken ilk derece mahkemesince eksik incelemeyle karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, davacının istinaf başvuru talebinin kabulü ile; HMK’nın 353/1.a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava dosyasının HMK'nın 353/1.a maddesi gereğince ilk derece mahkemesine gönderilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile mahkememiz kararının kaldırılarak dosyanın mahkememize iade edildiği, dosyanın mahkememizin ... Esas sırasına kaydı yapılarak taraflara BAM kararı ekli duruşma gün ve saatini bildirir tensip tutanağının tebliğ edilerek, yargılamaya devam edilmiştir.
Mahkememiz dosyasının SMMM bilirkişisi ... tevdi edilerek; Davalı şirketin ticari defterlerinde tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda rapor düzenlenmesinin istenildiği, SMMM bilirkişisi ... tarafından düzenlenen 04.10.2022 tarihli bilirkişi raporunda; Davalı şirketin ticari defterleri ve dosya muhtevası üzerinde yaptığı incelemelere göre; Şirket ortağı davacı ile davalı şirket arasında bir borç ilişkisinin bulunduğunu, davalı şirketin uyuşmazlık dönemine ait ticari defterlerinin HMK 222. maddesindeki şartları taşımadığının, defterlerin birbirini takip ve teyit etmediğinin, hatalı ve eksik kayıtların bulunduğunun, tasdik sayfalarının eksik olduğunun, yevmiye defterlerinin kapanış tasdiklerinin yapılmadığının, böylece kayıtların usule uygun tutulmadığının, defter kayıtları ve dekontlara göre davacı ortağın davalı şirketten alacaklı olduğu tutarın 343.493,53 TL olmasının gerektiğinin bildirildiği görülmüştür.
Mahkememizce re'sen seçilen EÜ.SBF İşletme Bölümü Muh. ve Fin. ABD Prof.Dr. ... , İnşaat Mühendisi ... ve Muhasebeci-Mali Müşavir ... tevdi edilerek; Tarafların bilirkişi raporlarına yönelik itirazları ile dosya içerisinde bulunan diğer bilirkişi raporları da değerlendirilerek aralarındaki çelişki giderilmek suretiyle ayrıca Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi kaldırma kararında belirtilen hususlara da dikkat edilmek suretiyle, dosya içerisinde bulunan tadilat, inşaat izinleri, tüm proje ve belgeler ile fotoğraf ve video kayıtları da değerlendirilerek ayrıca Konya . İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası içerisinde bulunan davacı tarafın ticari defterlerinde de inceleme yetkisi verilerek rapor düzenlenmesinin istenildiği; EÜ.SBF İşletme Bölümü Muh. ve Fin. ABD Prof.Dr. ... , İnşaat Mühendisi ... ve Muhasebeci-Mali Müşavir ... tarafından düzenlenen 06.05.2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda; Davaya konu edilen ... İli ... İlçesi ... Mahallesi ....Sokak No:1 .../... adresinde ve tapu kaydında ... İli ... İlçesi ... Ada ... parselde kayıtlı taşınmazda mevcut işyerinin 88 odalı otele dönüşümü tadilat işi için: Tadilat projesinin onaylandığının, 30.05.2008 tarih 1658 sayılı tadilat ruhsatının verildiğinin, 30.05.2013 tarihinde tadilat ruhsatının sona erdiğinin, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından ... İlinde 30 Ekim 2020 tarihinde gerçekleşen deprem sonrası binanın ....04.2014 tarihli 7663 Sayılı Genelgeye göre yapılan hasar tespit incelemesinde yapının ağır hasarlı olduğunun tespit edildiğini, bu otelin ... İlinde 30 Ekim 2020 tarihinde gerçekleşen deprem sonrası ağır hasarlı olarak tespitinin yetkili makamlarca yapıldığı ve otelin yıkıldığının, davacı vekilinin 10.08.2018 tarihli dilekçesinde otel dönüşümü için yapılan harcamalar ait fatura no, tarih ve bedellerin yazıldığının, ancak taraflarına teslim edilen dosya içerisinde bu harcamalara ait faturaların bulunmadığının, bu nedenle fatura içeriklerinin incelenmesinin yapılamadığının, dilekçesinde beyan ettiği harcamaların 2011-2012 ve 2013 yıllarını kapsadığının, beyan edilen harcama bedeli tutarının 1.082.910,20 TL olduğunun, davaya konu edilen ... İli ... İlçesi ... Mahallesi ... ada ... nolu parselde kayıtlı ... pafta, 1.264,00 m2 yüzölçümünde “Bodrum Katı Olan Sekiz Katlı Kargir İşyeri” vasfındaki taşınmazda Zemin + Asma Katlı 2 nolu dükkân nitelikli bağımsız bölümün 2475/4976 arsa paylı olarak, tam hisse ile ... Turizm Yatırımcılık Seyahat Ticaret A.Ş. adına kayıtlı olduğunun, Belediye tarafından verilen inşaat tadilat yapı ruhsatına göre otel inşaatı toplam alanın 4.751,00 m2 olduğunun, yapı sınıfının IV-B Yapı Grubu olduğunun, yapı sahibi ve müteahhidinin ... Oto Yatırım İnş. Taah. Tic. Paz. Ltd. Şti olduğunun, davacı tarafın iddiasına göre 2011-2012 ve 2013 yılları otele dönüşüm harcamalarının, otelin donatı, eşya vb. hariç olmak üzere sadece yapı dönüşüm maliyetinin yapı maliyetinin 1.082.910,20 TL / 3.366.891,17 TL = % 32 oranına tekabül ettiğinin hesaplandığının, En son harcama yılı 2013 yılına göre ise bu oranın 1.082.910,20 TL / 3.468.230,00 TL =%31 oranına tekabül ettiğinin hesaplandığının, Tadilat Projesinin incelenmesi neticesinde, otele dönüşüm yapı tadilat giderlerinin yapı maliyetinin %35 oranına kadar yapılabileceği kanaatiyle, her iki hesaplama da da davacı tarafından otel dönüşüm masrafları için beyan ettiği 1.082.910,20 TL bedelin harcanmış olabileceği görüş ve kanaatine varıldığını, davacı ve davalı tarafından otel dönüşümüne ait yap-işlet-devret modeli sözleşmesini sunmadıklarını, dosya muhteviyatında da böyle bir sözleşmeye rastlanılmadığını, davalı şirketin incelenen döneme ait ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin bulunduğunun, defterlerin birbirini takip ve teyit etmediğinin, hatalı ve eksik kayıtların bulunduğunun, tasdik sayfalarının eksik olduğunun, yevmiye defterlerinin kapanış tasdiklerinin yapılmadığının, böylece kayıtların usulüne uygun tutulmadığını, dosyada yer alan iki bilirkişi raporunun karşılaştırıldığını, 2. Bilirkişi raporunda yer alan tespitlerin, taraflarınca yapılan tespitler ile uyumlu olduğununun, dosyada yer alan belgeler ve kayıtlara göre tespit edilen davacı tarafından yapılan ödeme tutarı olarak 982.432,29 TL tutarın esas alınması halinde, davacının alacak tutarının 343.493,53 TL olacağının, bu tutarın hesaplanmasında defterlerde kayıtlı olmasına rağmen belgelerle teyit edilmediğinden, 268.450,00 TL tutarın dikkate alınmadığını, İnşaat Mühendisi Bilirkişi tarafından tespit edilen, davacı tarafından otel dönüşüm masrafı olarak yapılan ödemelerin 1.082.910,20 TL olarak hesaplamaya dâhil edilmesi halinde; Davacının alacak tutarının 443.971,44 TL olacağının hesaplandığını, yapılan tespitlerden, 2011-2012 ve 2013 yılları için davalı şirketin davacıdan borç almadığının, hatta 2010 yılından olan borcunun bir kısmını ödeyerek, borç tutarını düşürdüğünün görüldüğünü, Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Raporuna göre; Davalı şirketin 2011-2012-2013 yılı defter kayıtları ve bunlarla ilgili vesikaların, vergi matrahını doğru ve kesin olarak tespitine imkân vermeyecek derecede noksan, usulsüz ve karışık olduğunu, taraflarından ihticaca salih bulunmadığının belirtildiğinin bildirildiği görülmüştür.
Mahkememiz dosyasının EÜ.SBF İşletme Bölümü Muh. ve Fin. ABD Prof.Dr. ..., İnşaat Mühendisi ... ve Muhasebeci-Mali Müşavir ...'e tevdi edilerek; BAM kaldırma kararı doğrultusunda Bodrum . Asliye Hukuk Mahkemesinin dosyası içerisinde bulunup Konya . İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası içerisine gönderilen ticari defterler dışında diğer faturalarında incelenerek davalı tarafın itirazları da değerlendirilerek davacının alacağına yönelik ek rapor düzenlenmesinin istenildiği, EÜ.SBF İşletme Bölümü Muh. ve Fin. ABD Prof.Dr. ..., İnşaat Mühendisi ... ve Muhasebeci-Mali Müşavir ... tarafından düzenlenen 09.11.2023 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda; İnşaat Mühendisi Bilirkişinin Tespitinde: Tadilat Projesinin incelenmesi neticesinde, otele dönüşüm yapı tadilat giderlerinin yapı maliyetinin % 35 oranına kadar yapılabileceği kanaatiyle, her iki hesaplamada da davacı tarafından otel dönüşüm masrafları için beyan ettiği 1.082.910,20 TL bedelin harcanmış olabileceğinin, kök rapordaki değerlendirmelerimde herhangi bir görüş değişikliğinin bulunmadığının, Muhasebeci Bilirkişinin Tespitinde: Davalı şirketin sunulan ve incelenen ticari defterlerinde, dava konusu inşaat giderlerinin 2011 ve 2012 yılları defterlerinde 258 yapılmakta olan yatırımlar hesabında izlendiğinin tespit edildiğini, bu kayıtların şirketin bilançosuna intikal edip etmediğinin tespiti için, kök rapora itiraz dilekçesi ekinde sunulmuş olan şirketin Kurumlar Beyannameleri ekindeki bilançolarında yapılan incelemelerde ise; şirketin 2010 - 2011 ve 2012 yılları bilançolarının aktifinde Yapılmakta Olan Yatırımlar bilanço kaleminin olmadığının tespit edildiğini, buna göre, şirketin ticari defter kayıtlarından inşaat harcamaları ile davacının cari hesabına alacak kaydedilen kayıtların tespitlerinin yapıldığını ve tespit edilen inşaat harcamaları kayıtlarının şirketin bilançosuna intikal ettirilip ettirilmediği hususlarının karşılaştırılmış olup, yapılan tespitler ve karşılaştırmanın, davalı şirket vekilinin, inşaat faturalarının Maliye'ye bildirilmemiş olduğu hususundaki iddia ve beyanlarını doğrular nitelikte olduğunun, kök raporlarında, davalı şirketin uyuşmazlık dönemine ait ticari defterlerin birbirini takip ve teyit etmediği, hatalı ve eksik kayıtların bulunduğu, tasdik sayfalarının eksik olduğu, yevmiye defterlerinin kapanış tasdiklerinin yapılmadığı, böylece kayıtların usulüne uygun tutulmadığı tespitlerinin yer aldığını, bu hususun Maliye Bakanlığı Vergi İnceleme Raporunda da paylaşıldığının, davalı şirketin 2011-2012-2013 yılı defter kayıtları ve bunlarla ilgili vesikaların, vergi matrahının doğru ve kesin olarak tespitine imkan vermeyecek derecede noksan, usulsüz ve karışık olduğunun, taraflarından ihticaca salih bulunmadığının belirtildiğinin bildirildiğinin görülmüştür.
Mahkememizce bilirkişi raporlarının ayrıntılı ve denetime elverişli olması nedeniyle kısmen hükme esas alındığı, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 06.05.2023 09.11.2023 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda belirtilen davacının inşaat için harcamış olabileceği 1.082.910,20 TL'lik bedelin davacı tarafça beyan edilen harcamalar üzerinden yapılan farazi hesaplamalar olduğu, bu harcamaların davacı tarafından yapıldığının davacı tarafça ispat edilmesi gerektiği, davalı firmanın yasal defterlerinin usulüne uygun olarak tutulmadığı, sahibi lehine/aleyhine delil olma vasfı taşımadığı, davacının, davalı şirket ortağı olduğu, ticaret sicil müdürlüğünden gelen kayıtlara göre davacının davalı şirketin ticari defterlerinin incelendiği ve takibe konu alacağın doğduğu iddia edilen dönemde aynı zamanda davalı şirketin yönetim kurulu başkanı olduğu, defter kayıtlarının usulüne uygun tutulmasını sağlayabilecek durumda bulunduğu, davacı beyanlarında davalı şirket ticari defterlerine dayandığı, davalı firmanın yasal defterleri kayıtlarında görünen ve tespitler bölümünde listelenmiş olan alacağa yönelik, davacı tarafça 17.09.2018 tarihli dilekçe ile dosyaya sunulan ve ticari defterlerde kayıtlı olduğu bildirilen belgelerin yine dosyaya sunulan bonolara yönelik olduğu, söz konusu bonoların keşidecisinin davacı olduğu, davalı şirket adına düzenlenmiş bono olmadığı, hususları dikkate alındığında bu ödemelerin şirket borçlarının ödenmesi maksadıyla yapıldığının kabulünün mümkün olmadığı,
Bunun yanında usulüne uygun olarak tutulmuş olmasa da davalı şirketin ticari defter kayıtlarında 2010 yılı ticari defterlerinde ortak ... ... ile davacı ortak ...'nun her ikisi de ayrı ayrı 764.061,24 TL alacaklı olarak kayıtlı iken 2011 yılına devirde dava dışı ortak ... ...'nun alacağının devredilmediği, davacı ... hesabına aktarılarak davacının alacağının 1.542.876,02 TL'ye çıkartıldığı, yine ticari defterlerden davacı ortak ... ile şirket arasındaki borç alacak ilişkisinin şirket adına satılan dairelerin bedelinin davacı tarafından tahsil edilmesine ve şirket adına yapılan inşaat masraflarının da davacı tarafından ödenmesine dayandığı,
Konya Bam .Hukuk Dairesi'nin kaldırma kararı kapsamında davacı tarafça iddia edilen alacağın davalı şirketin ... ilinde bulunan taşınmazının otele dönüştürme işlemi sırasında yapılan harcama olup olmadığı ve yap- işlet- devret usulüyle yapılıp yapılmadığı yönünde otelde keşif yapılmak suretiyle değerlendirme yapılması düşünülmüş ise de otelin ... ilinde 30/10/2020 tarihinde gerçekleşen deprem nedeniyle ağır hasar alması ve ilgili belediye tarafından yıkılması nedeniyle bunun mümkün olmadığı, taraflarca da otelin yap-işlet- devret modeline göre yapıldığına dair herhangi bir sözleşme sunulmadığı,
Her ne kadar Konya Bölge Adliye Mahkemesi .Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 05.02.2021 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kaldırma kararında ; Yargıtay . Hukuk Dairesinin 19/01/2012 tarih ... Esas ... Esas sayılı ilamını kaldırma gerekçesi olarak yapmış ise de anılan Yüksek yargı kararının esasen mahkememizin 29/01/2019 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamında benimsenen davalı şirketin ticari defter kayıtlarının hükme esas alınmadığı yönündeki gerekçesiyle örtüştüğü,
Davacı tarafın takibe konu borcu ödediğini yazılı bir belge ile ispat edemediği gibi yemin deliline dayandığından mahkememizce davalıya yemin teklifine yönelik beyan için kesin süre verildiği, davacı tarafın yemin deliline dayandığına yönelik herhangi bir beyanda bulunmadığı, davalıya yemin teklif etmemesi nedeniyle yemin delilinden vazgeçmiş sayıldığı, davacının davasını ispat edemediği anlaşılmakla davanın reddine, davalı tarafından davacının kötüniyetinin varlığının ispat edilemediği İİK.67/2. Maddesi gereğince şartları oluşmadığından reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalı tarafın tazminat talebinin REDDİNE,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 19.106,61 TL harçtan mahsubu ile davacı tarafça fazladan yatırıldığı anlaşılan 18.679,01 TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacı tarafa İADESİNE,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA,
5-Davacı tarafından sarfına mecbur kalınan 44,40 TL istinaf karar harcının Konya Bölge Adliye Mahkemesi .Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 05.02.2021 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamı gereğince talep halinde davacıya İADESİNE,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer OLMADIĞINA,
7-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT'ne göre hesaplanan 198.560,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE,
8-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansı bulunması halinde ilgilisine İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.16/01/2024
Başkan ...Üye ...Üye ...Katip ...
* Bu evrak UYAP-DYS üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.