T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: ... Esas - ...
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:
KARAR NO:
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ:
DAVALI :
VEKİLİ:
DAVA: 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit
DAVA TARİHİ:
KARAR TARİHİ:
GEREKÇE YAZIM TARİHİ:
Davacı taraf vekilinin davalı taraf aleyhine açtığı işbu dava mahkememizin ... Esas sırasına kaydedilmekle, mahkememizce yapılan aleni/açık yargılama sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; Davalı takip alacaklısı ... Anonim Şirketi müvekkil ... Ticaret Limited Şirketi'ne, dava dışı takip borçluları ... ve ... ’ın müvekkil şirketten alacağı bulunması halinde icra dosyasına ödenmesi amacı ile herhangi bir alacak kaydı gösterir dayanak sunulmaksızın 89/1 haciz ihbarnamesi göndermiş, İİK 89/1 haciz ihbarnamesi 02.06.2023 tarihinde müvekkiline posta yoluyla tebliğ edildiğini, bilindiği üzere birinci haciz ihbarnamesine karşı tebliğden itibaren 7 gün içerisinde yazılı ve ya sözlü olarak ilgili icra dairesine bildirimde bulunulması gerektiğini, müvekkilinin de buna karşılık 09.06.2023 tarihinde ... takip numaralı posta ile takip borçlusuna bir borcu olmadığı aksine takip borçlusundan bir alacağı olduğunu belirterek bu ihbarnameye cevap verdiğini, Bu açıklamalardan anlaşılacağı üzere müvekkil süresinde bildirimde bulunmuş ancak ilgili icra dairesi bu cevaba rağmen yerleşik Yargıtay İçtihatlarıyla da sabit olduğu üzere tutanak düzenlemesi gerektiği halde herhangi bir tutanak düzenlememiş aksine müvekkiline ikinci haciz ihbarnamesi gönderdiğini, müvekkilinin birinci haciz ihbarnamesine vermiş olduğu tutanağa geçmemiş, müvekkiline birinci haciz ihbarnamesine cevap vermemişçesine takibe devam edildiğini, ilgili icra dairesi çalışanın da bunu postadan geldi olarak tutanak haline getirmiş icra dosyasından da görüldüğünü, icra memuru buna rağmen takibe devam ettiğini ve müddeti içinde itiraz edilmediği gerekçesiyle borç müvekkilinin zimmetinde sayılarak üçüncü haciz ihbarnamesini gönderdiğini, müvekkilinin takip borçlularına söz edildiği gibi bir borcu bulunmadığını, müvekkili şirketin 89/1,2,3 ihbarnamelerine karşı sunmuş olduğu itiraz dilekçelerinde dava dışı borçlulara borcu olmadığını aksine bu borçlulardan alacakları oldukları bildirdiğini, bu nedenlerle müvekkilinin dava dışı takip borçluları ... ve ... ’a borcu olmadığının bu suretle dosya alacaklısı davalıya Kon
,ya . İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasından borçlu olmadığının tespit edilmesini, müvekkilinin borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı 155.000,00 TL’nin (fazlaya dair haklarımız saklı olmak üzere) ödeme Tarihinden itibaren yasal faizi ile istirdadına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; Eldeki dava hak düşürücü süreler geçtikten sonra açıldığını, davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, ilgili dava dilekçesinin konu kısmından ve dava dilekçesi içeriğinden de anlaşılacağı üzere iik 89/3 dayalı olarak açıldığını, İİK 89/3 e dayalı olarak açılan menfi tespit davaları hak düşürücü sürelere tabi olup haciz ihbarnamesi 3. Şahsa tebliğ olduktan 15 gün içerisinde dava açılması gerektiğini, ancak söz konusu dava 89/3 haciz ihbarnamesinin tebliğinden yaklaşık 2 yıl kadar sonra açıldığını, Mahkemece yapılacak olan yargılama da Mahkeme davacı tarafın dava dilekçesindeki talepleri, icra dosyası içeriğini, haciz ihbarnamelerinin tebliğ tarihlerini ve tarafların sıfatlarını inceleyerek davanın İİK 89/3 dayalı olarak açıldığı tespit olunacağını, açılan davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, ispat yükü davacı tarafta olduğunu, davacı davasını ispatlaması gerektiğini, davanın 89/3 dayalı olarak açıldığı dava dilekçesinden açıkça anlaşıldığını, dolasıyla davayı ispat yükü davacı tarafta olduğunu, davacının davayı ikame etmesinde hukuki yararı bulunmadığını, bu nedenlerle davanın usul ve esastan ayrı ayrı nedenlere reddini, davacı tarafın kötüniyeti nedeniyle en az %20 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
I.DAVANIN NİTELENDİRİLMESİ
Taraflar arasında görülmekte olan davanın kendisine haciz ihbarnamesi tebliğ edilen 3. Kişi tarafından 2004 Sayılı Kanunun 89/3 maddesi gereğince açılan menfi tespit davası olduğu anlaşılmıştır.
II.HÜKME EMSAL ALINAN YÜKSEK MAHKEME İLAMLARI
(1)T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 03/02/2021 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında;
"İstinaf konusu, kendisine haciz ihbarnamesi tebliğ edilen 3. Kişi tarafından İİK'nun 89/4 maddesi gereğince açılan menfi tespit davasına ilişkindir.
Dava ve takip dosyası içeriğine, dosyadaki yazılara göre; Her ne kadar ilk derece mahkemesince Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında çeke dayalı kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takibin söz konusu olması nedeniyle, mutlak ticari dava niteliğindeki uyuşmazlığın Ticaret Mahkemesi tarafından çözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş ise de, ilgili takip dosyasında takibin tarafları alacaklı ile borçlu olup, sadece onlar arasında mutlak ticari dava söz konusudur. İİK'nun 89/4 maddesine dayalı olarak açılan iş bu menfi tespit davasının davacısı olan ... ise, kendisine haciz ihbarnamesi gönderilen 3. Kişi konumunda olup, onun tarafından açılan menfi tespit davası yönünden mutlak ticari dava söz konusu değildir. Kaldı ki, İİK'nun 89. Maddesi uyarınca menfi tespit davalarında görevli mahkeme genel mahkemelerdir. Mahkemece bu husus gözetilerek işin esasına girilmesi gerekirken Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu belirtilerek görevsizlik kararı verilmesi doğru bulunmamıştır." denilmiştir.
(2)T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 23/05/2022 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında;
"Somut olayda, taraflar arasında doğrudan bir ticari ilişki bulunmadığı gibi uyuşmazlık davalı alacaklı tarafından başlatılan icra takibinde, borçluya borçlu olduğu gerekçesiyle çıkarılan haciz ihbarnamelerine itiraz edilmemesi nedeniyle yedinde sayılan borçtan dolayı borçlu olmadığının tespiti istenmektedir.
Bu madde uyarınca açılan menfi tespit davaları için görevli mahkeme, HMK'nın 2. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesidir. (Prof. Dr. ... , İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Ankara 2013, sh:476)
Bu durumda İlk derece Mahkemesince, İİK'nın 89/3. maddesine dayalı olarak açılan davada, görevli olduğunun kabulüyle uyuşmazlığın esasının incelenmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır." denilmiştir.
(3) T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 13/03/2025 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında;
"Davada takip dosyasında, davalı takip alacaklısı tarafından dava dışı takip borçlusunun borcundan dolayı, davacıya İİK'nun 89/1 ve 89/2 maddeleri uyarınca haciz ihbarnamelerinin gönderildiği, davacının borçlu olmadığı iddiasıyla İİK'nun 89/3 maddesi uyarınca menfi tespit davası açtığı, davanın tarafları arasında doğrudan bir ticari ilişki bulunmadığı, TTK'nın 4.maddesinde belirtilen mutlak ya da nispi ticari davadan söz edilemeyeceği, davanın HMK'nın 2.maddesi gereğince genel görevli asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği kanaatine varılmakla, davacı vekilinin sair istinaf sebepleri incelenmeksizin HMK 355. Madde gereğince resen gözetilen sebeplerle istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının 6100 Sayılı HMK 353/1-a-3.maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın görevsizlik kararı verilmek üzere mahkemesine gönderilmesine karar gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur." denilmiştir.
(4)T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 28/12/2022 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında;
"Somut davada, davacılardan ... , İİK'nın 89/3 maddesi kapsamında hakkında icra takibi kesinleşen ... kendisinden alacaklı olmadığını, uhdesinde borçlunun bir mal varlığının bulunmadığını ve 89/1 madde kapsamında gönderilen haciz ihbarnamesinin usulu ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek menfi tespit isteminde bulunduğu anlaşılmıştır. Görev kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınır. Davacının diğer davacı ile evli olmaları davalar arasında fiili ve hukuki irtibat bulunduğu, davaların birlikte görülmesi gerektiği sonucu doğurmayacağından ve davacı ... davasına ilişkin İİK'nın 89/3 maddesinde göreve ilişkin özel düzenleme bulunduğundan Ilgın Asliye Hukuk Mahkemesi'nin yargı yeri olarak belirlenmesi gerektiği neticesine varılmıştır." denilmiştir.
(5) T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 06/11/2023 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı "Bölge Adliye Mahkemeleri Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesine Dair" ilamında;
"2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit davasında görevli mahkemenin; davanın tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının veyahut borcun temelini oluşturan senedin kambiyo senedi niteliğinde olmasının mahkemenin görevinin belirlenmesinde bir etkisinin bulunmadığına, yukarıda belirtilen Bölge Adliye Mahkemeleri arasındaki uyuşmazlığın bu şekilde giderilmesine, 06.11.2023 tarihinde 5235 sayılı Kanun’un 35 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince oybirliğiyle kesin olarak karar verildi." denilmiştir.
III.DEĞERLENDİRME VE NETİCE
Yukarıda detayı verilen Yüksek Mahkeme ilamları da emsal alındığında eldeki davanın 2004 Sayılı Kanunun 89/3. fıkrasına istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit davası olduğu, davacı ile davalı arasında doğrudan bir ilişki bulunmadığı, tarafların tacir olmasının veya icra takibine dayanak temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının veyahut borcun temelini oluşturan senedin kambiyo senedi niteliğinde olmasının mahkemenin görevinin belirlenmesinde bir etkisinin bulunmadığı, T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 06/11/2023 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı "Bölge Adliye Mahkemeleri Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesine Dair" ilamında ifade edildiği üzere ezcümle 2004 Sayılı İİK'nın 89/3 maddesinde göreve ilişkin özel düzenleme bulunduğundan İİK'nun 89/3. Maddesi uyarınca açılan menfi tespit davalarında görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla davanın 6100 sayılı HMK m. 114/1-c maddesi gereğince mahkememizin görevli olmadığı anlaşıldığından dava şartı yokluğundan usulden reddine, davaya bakmakla görevli Mahkemenin T.C. Konya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine dair aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davanın 6100 sayılı HMK m. 114/1-c maddesi gereğince mahkememizin görevli olmadığı anlaşıldığından dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, davaya bakmakla görevli Mahkemenin T.C. KONYA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNUN TESPİTİNE,
2-Görevsizlik Kararımız Kesinleştiğinde ve Mahkememizin görevsiz olduğu yönünde hüküm kurulması durumunda; 6100 Sayılı Kanunun 20/1. Maddesi gereğince iki haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talepte bulunulması halinde DOSYANIN GÖREVLİ T.C. KONYA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, aksi takdirde dava açılmamış sayılacağının ve bu konuda resen karar verileceğinin İHTARINA,
3-6100 Sayılı Kanunun 331/2. Maddesi gereğince yargılama giderlerinin GÖREVLİ VE YETKİLİ MAHKEMECE DEĞERLENDİRİLMESİNE,
4-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,
DAİR; Tarafların yokluğunda, kararın vekille temsil edilmeyen taraflar açısından kendilerine, vekille temsil edilen taraflar açısından ise 7201 Sayılı Kanununun 11. Maddesi gereğince taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ NEZDİNDE İSTİNAF KANUN YOLUNA müracaat etme hakları açık olmak üzere Türk Milleti adına verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/06/2025
Katip Hakim