T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:
KARAR NO:
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ:
DAVALI :
VEKİLİ:
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:
KARAR TARİHİ:
KARAR YAZMA TARİHİ:
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili 2007 yılında Hacettepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesinden mezun olduğunu ve aynı yıl Kasım ayında ... Eczanesi isimli eczanesini açmış ve 8 yıl boyu yıl süre boyunca bu eczaneyi işlettiğini, aktif eczacılığının devam ettiği 8 yıllık süre zarfında davalı ile ticari ilişki içinde olmuş ve 8 yıl süreyle, tek tedarikçi olarak çalıştığı davalı ecza deposu ile ticari ilişkileri aksamadan müvekkili tarafından düzenli ödemeler yapılarak sürdürüldüğünü, yine müvekkili tarafından son derece temiz ve güvenilir bir ticari hayat devam ederken ve hiçbir maddi sıkıntısı yokken durduk yere davalı tarafından müvekkilinin ödenmiş senetleri icraya konulduğunu, müvekkili aleyhine ihtiyati tedbir kararı alındığını, domino taşı etkisi yaratan bu kötüniyetli davranış ile müvekkilinin hem ticari hayatı ardından ekonomik sıkıntıların getirdiği stres ile aile hayatı ve sağlığı bittiğini, müvekkili davalıdan mütevellit borca batık hale gelmiş tüm mal varlığını kaybettiğini, hatta uğrunda neredeyse bir ömür harcadığı eczacılık ruhsatını ve kariyerini dahi yitirdiğini, müvekkilin bu maddi ve manevi zararlarının tazmini için davalı şirketle arabuluculuk görüşmeleri yapılmış ancak anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle müvekkilinin telafisi artık mümkün olmasa da söz konusu zararlarının hakkaniyet gereği bir nebzede olsa giderilmesi için davalının sebep olduğu müvekkilin dava konusu zararlarını gidermesine karar verilmesini talep etme zarureti hasıl olduğunu, bu nedenlerle fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın (belirsiz alacağın tespiti ile ileride artırılmak üzere) davalıdan mevduata uygulanan en yüksek faizi ile tahsilini, müvekkilinin yaşadıkları karşısında son derece cüzi kalmakla birlikte 1.000.000,00 TL Manevi tazminatın davalıdan mevduata uygulanan en yüksek faiziyle tahsilini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; Davacının ikame etmiş olduğu işbu dava haksız, hukuka aykırı ve hukuki dayanaktan yoksun olmakla birlikte, dava dilekçesinde yer alan iddia ve beyanların hiçbirisinin taraflarınca kabulü mümkün olmayıp davanın reddinin gerektiğini, kesinlikle zarara dair iddiları kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacının iş bu davası hukukun öngördüğü süreler içerisinde açılmadığını, bu nedenle iş bu davanın öncelikle zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini, davacı taraf icra takibi ile zararı ve tazminat yükümlüsü öğrendiğini, bu aşamada davanın açılması için gerekli süre başladığını, buna ilaveten davacının açmış olduğu ve dava dilekçesine belirtmiş olduğu menfi tespit davası da davacının feragati neticesinde karara çıkmış ve 15.03.2019 tarihinde kesinleşmiş olup aşağıda bulunan emsal Yargıtay kararlarından da anlaşılacağı üzere davacının işbu davasının dinlenilmesi kanunen mümkün olmadığını, müvekkil tarafından yapılan icra takibinin haksız olmadığını, müvekkili ... Ecza Deposu A.Ş. tarafından, davacı ... (... Eczanesi) aleyhine 129.000,00 TL bakiye alacağın tahsili amacıyla Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, davacı tarafın yapılan icra takibinin haksız olduğuna yönelik iddialar doğruluk barındırmamakla birlikte kabulü de mümkün olmadığını, müvekkili şirket görüleceği üzere Ecza Deposu olarak hizmet vermekte, müşterileri de eczanelerden oluşmakta olduğunu, Eczane-İlaç deposu arasındaki ticari ilişkiler ilacın insan sağlığı ile ilgili olması, aciliyet kesbetmesi, fiyatlandırma ve sair hususlardaki devlet kurumlarının müdahalesi ve benzeri sebeplerle normal ticari hayatın dışında kendine özgü çalışma prensipleri olan bir ticari ilişki olduğunu, davacı ile müvekkil arasındaki çalışma süresinde eczaneye sürekli olarak ilaç verildiğini ve bu hizmet karşılığında faturalar düzenlendiğini, eczanenin ödemelerini aksatmasına rağmen mümkün mertebe ticari ilişki ve ilaç sevkiyatına devam edildiğini, son aşamada davacının ödemelerini yapamaması üzerine icrai işlemlere başlanmak durumunda kalındığını, davacının icra takibe karşılık daha önce ikame etmiş olduğu menfi tespit davasındaki dilekçesinde de belirttiği üzere 129.000 TL borcu bulunduğu beyanı ile müvekkili şirketin alacaklı olduğunu açıkça mahkeme içi ikrar ile sübut olduğunu, davacı müvekkili şirketin alacaklı olduğunun tespit edilmesi akabinde açmış olduğu menfi tespit davasından feragat ettiğini, davacı taraf vermiş olduğu 01.08.2018 tarihli ibraname başlıklı belge ile herhangi bir hak ve alacağı olmadığını beyanla müvekkili ibra ettiğini, davacının dava dilekçesinde beyan ettiği iddiaların müvekkili eylemi neticesinde gerçekleştiğinin ispatı gerektiğini, bu nedenlerle fazlaya dair tüm hak, dava ve talepleri saklı kalmak kaydı ile hukuki dayanaktan yoksun davacı tarafından açılan işbu davanın öncelikle zamanaşımı itirazları nazarı dikkate alınarak usulden reddini, neticeten iş bu davanın beyanları doğrultusunda esastan reddini, tüm yargılama, harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
I.DAVANIN NİTELENDİRİLMESİ
Taraflar arasında görülmekte olan davanın; Davalı tarafından davacı hakkında başlatılan T.C. Konya . İcra Dairesinin ... Esas sayılı Örnek-10 icra takibinin haksız olduğu iddiasıyla davacı tarafından açılan maddi ve manevi tazminat davası olduğu,
Taraflar arasındaki ihtilafın ise; davaya dayanak icra takibinin haksız olup olmadığı, davacının uğradığını iddia ettiği maddi ve manevi zararı olup olmadığı, var ise miktarı, alacağın zamanaşaımına uğrayıp uğramadığı ve davalıdan tahsilini talep edip edemeyeceği hususunda olduğu görüldü.
II.DEĞERLENDİRME VE NETİCE
(1) DAVAYA DAYANAK İCRA DOSYASI VE BU DOSYANIN KONU EDİLDİĞİ MENFİ TESPİT DAVASININ İNCELENMESİNDE; T.C. Konya . İcra Dairesinin ... Esas sayılı Örnek-10 icra takibine karşı davacı tarafından daha önce açılan T.C. Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin 28/01/2019 Tarih ve ... Esas-... Karar (Eski Esas: ... Esas-... Karar) sayılı dosyasının incelenmesinde davacı tarafından açılan menfi tespit davası olduğu, davanın davacı lehine kısmen kabulüne karar verildiği, kanun yolu incelemesi esnasında davacı tarafından verilen 01/08/2018 tarihli feragat neticesinde T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 24/09/2018 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamıyla feragat yönüyle değerlendirme yapılması için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderildiği, bozma sonrasında dosyanın ... Esas sırasına kaydının yapılarak davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği ve kararın 12/03/2019 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
(2) İBRA AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Davacı ile davalı arasında davaya dayanak icra takibinin konu edildiği T.C. Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin 28/01/2019 Tarih ve ... Esas-... Karar (Eski Esas: ... Esas-... Karar) sayılı menfi tespit davasında ". Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. ... K. Sayılı dosyası Temyiz aşamasında olup dosyadan feragat ediyorum. Ayrıca Konya . Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyasındaki şikayetimden de vazgeçiyorum. Bu davalardan feragat ve vazgeçme başta olmak üzere ... Ecza Deposu AŞ'yi 01.08.2018 tarihi itibariyle en geniş manada gayri kabili rücu İBRA ederim, kendilerinden herhangi bir hak ve alacağım kalmamıştır. 01.08.2018" şeklinde ibraname tanzim edildiği, bu ibraname dayanak olmak üzere davacı tarafından davadan feragat edildiği ve kararın 12/03/2019 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
(3)ZAMANAŞIMI DEFİ AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Eldeki davada haksız icra takibi nedeniyle davacının uğradığını iddia ettiği maddi ve manevi zararların tazmini talep edilmektedir.
Eldeki davanın hukuki dayanağı haksız fiildir. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunumuzun 72/1. Maddesinde; "Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar." amir kanun hükmü yer almaktadır.
T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 03/05/2017 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında;
"Dosya kapsamından, Bursa Tüketici Mahkemesinin ... esas, ... karar sayılı dosyasının 10/05/2012 tarihinde karara çıktığı, 02/07/2012 tarihinde ...’a tebliğ edildiği, tebliğ tarihi itibariyle kararın Ağustos 2012 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Davacı, haksız fiili en geç Bursa Tüketici Mahkemesi’nin ... esas, ... karar sayılı dosyasının kesinleştiği tarihten itibaren öğrenmiş olup, bu tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı T.B.K. 72. maddesi gereğince zamanaşımı süresi zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıldır. Dava tarihi olan 20/10/2014 tarihi itibari ile bu süre dolmuştur.
Mahkemece, açıklanan yönler gözetilerek davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir." denilmiştir.
Anılan amir kanun hükmü, Yüksek Mahkemenin emsal mahiyetteki ilamı ve somut olayımız bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Her ne kadar davacı tarafından T.C. Konya . İcra Dairesinin ... Esas sayılı Örnek-10 icra takibinin haksız olduğu iddiasıyla eldeki maddi ve manevi tazminat davası açılmış ise de davacı tarafından bu takibin haksız olduğu iddiasıyla öncelikle T.C. Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin 28/01/2019 Tarih ve ... Esas-... Karar (Eski Esas: ... Esas-... Karar) sayılı dosyası ile menfi tespit davası açıldığı, davanın davacı lehine kısmen kabulüne karar verildiği, kanun yolu incelemesi esnasında davacı tarafından verilen 01/08/2018 tarihli feragat neticesinde T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 24/09/2018 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamıyla feragat yönüyle değerlendirme yapılması için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderildiği, bozma sonrasında dosyanın ... Esas sırasına kaydının yapılarak davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği ve kararın 12/03/2019 tarihinde kesinleştiği, yukarıda detayı verilen T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 03/05/2017 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı da emsal alındığında davacı tarafından var ise zararı açısından zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihin 12/03/2019 tarihi olduğu, bu tarih itibariyle 6098 Sayılı Kanunun 72/1 maddesi gereğince 2 yıllık zamanaşaımı süresinin bu tarih itibariyle başlayacağı ve zamanaşaımı süresinin 12/03/2021 tarihi itibariyle sona ereceği, pandemi sebebiyle duran süreler de nazara alındığında eldeki dava tarihi olan 13/05/2025 tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolduğu, davalı tarafından yasal süre içerisinde ileri sürülen zamanaşaımı defi de nazara alındığında davacının davasının zamanaşaımı nedeniyle reddine karar verilmesin hususunda Mahkememizde vicdani kanaat hasıl olmuştur. (Mahkememizce 6100 Sayılı Kanunun 320/1-2 maddesi gereğince öncelikle zamanaşımı defi değerlendirildiğinden taraflar arasında akdedilen 01/08/2018 tarihli ibranamenin geçerliliği, hukuki niteliği ve hukuki sonuçları açısından sırası gelmediğinden inceleme ve değerlendirme yapılmamıştır.)
TÜRK MİLLETİ ADINA
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacının davasının zamanaşımı nedeniyle REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınan 17.094,58 TL harçtan ve alınması gereken 615,40 TL maktu harcın mahsubu ile fazla alınan 16.479,18 TL karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Hazine tarafından karşılanan 4.600,00TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından karşılanan 87,50TL vekalet harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davalı vekili yararına manevi tazminat yönünden AAÜT'nin 10/3 maddesine göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin, maddi tazminat yönünden de 13/2 maddesine göre 1.000,00TL vekalet ücretinin olmak üzere toplam 46.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
7-Eldeki davanın basit yargılama usulüne tabi olması karşısında T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 05/02/2025 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı da emsal alınarak 6100 Sayılı Kanunun 321/2. Maddesinde yer alan amir kanun hükmü gereğince gerekçeli kararın yazımı sonrasında TALEBE GEREK OLMAKSIZIN var ise dosya içerisinde yer alan masraftan karşılanmak suretiyle TEBLİĞE ÇIKARILMASINA,
8-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,
DAİR; İş bu duruşmada hazır bulunanların yüzüne karşı, hazır bulunmayanların yokluğunda, kararın vekille temsil edilmeyen taraflar açısından kendilerine, vekille temsil edilen taraflar açısından ise 7201 Sayılı Kanununun 11. Maddesi gereğince taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde 04/06/2025 Tarih ve 7550 Sayılı Kanunun 20. Maddesi ile 6100 Sayılı Kanunun Ek-1 Maddesinin 2. Fıkrasına eklenen amir kanun hükmü gereğince DAVA TARİHİ İTİBARİYLE tayin olunan parasal sınırlar nazara alınarak T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ NEZDİNDE İSTİNAF KANUN YOLUNA müracaat etme hakları açık olmak üzere Türk Milleti adına verilen karar duruşma tutanağına geçirilerek açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/11/2025
Katip Hakim