T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:
KARAR NO:
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACILAR : 1- ... - ... ...
2- ... - ... ...
VEKİLİ: Av. ... - [
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLİ: Av. ... - [
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:
KARAR TARİHİ:
KARAR YAZMA TARİHİ:
Davacılar taraf vekilinin davalı taraf aleyhine açtığı işbu dava mahkememizin ... Esas sırasına kaydedilmekle, mahkememizde yapılan açık yargılama sonunda, mahkememizin 14/11/2023 tarih ... Esas ... Karar sayılı kararında belirtilen nedenlerle davanın reddine ilişkin istinaf kanun yolu açık olan bu kararımıza karşı davacıların istinaf kanun yoluna başvurması üzerine KONYA Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 13/03/2025 tarih ... Esas ... Karar sayılı kararı ile kararımızın kaldırılmasına ve dava dosyasının mahkememize gönderilmesine kesin olarak karar verilmesi üzerine mahkememize gelen dava dosyası mahkememizin ... Esas sırasına kaydedilmekle, mahkememizce yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili dava dilekçesi ile özetle; Müvekkili ... İnşaat LTD ŞTİ ile davalı arasında, müvekkili şirketin taahhüdü altında yapılmakta olan Konya Sarayönü ... Düğün Salonu inşaatında mekanik işleri işçiliği işinin yüklenici firma tarafından yapılması konulu 20.02.2021 tarihinde Konya ' da taraflar arasında sözleşme imzalandığını, bu sözleşme hükümlerine göre, avans ödemesi yapılmayacağını ancak hakedişler ödendikçe mayıs - haziran - ağustos -eylül ayları içinde toplam iş bedeli olarak toplamda 132.000 TL ödeneceği hususunda anlaşıldığını, sözleşmeye göre işin bitirilme süresi 180 gün olmasına rağmen davalı, işi savsaklayarak iş programına göre işi yürütmemesi karşısında, müvekkili şirketten işbu bedellerin ödeneceğine dair teminat talebinde bulunduğunu, müvekkili şirket de idareye karşı işi geciktirme tehlikesi karşısında dava konusu teminat senetlerini düzenleyerek davalıya verdiğini, davalının teminat senetlerini almasına karşılık işi yine de yapmadığı gibi işi savsaklamaya devam ettiğini, müvekkili şirketin işveren idareye karşı işin gecikmesinden dolayı cezalar ödemeye başladığını, bu mahalde davalının müvekkili şirketin kendisine vermiş teminat olarak vermiş olduğu 40.000 TL bedelli senetle ilgili ihtiyadi haciz kararı alarak Konya . İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra dosyasından takip başlatarak müvekkili şirketin bütün banka hesaplarına ve hakedişlerine haciz işlemi uyguladığını, icra takibi incelendiğinde müvekkillerinden davacı ... davalıya karşı herhangi bir şahsı borcu olmamasına karşın uygulamada senetlere atılan iki imzadan kaynaklı olması nedeniyle senedin boş olan kefil kısmına müvekkili davacı ... 'ın isim, soyisim ve tc si sonradan davalı tarafından sonradan yazılarak şahsi olarak borçlandırma yoluna gidildiğini, senet fotokopilerinden de bu durumun açıkça ortada olduğunu, çünkü taraflarında bulunan borçluya teslim edilen icra ve davaya konu olan senet suretlerinde açıkça görüldüğü üzere davacı müvekkili ... 'ın senedin kefil kısmında ismi ve TC si bulunmadığını, bu nedenle davacılardan müvekkili ...'ın davalıya dava konusu senetler dahil herhangi bir borcu bulunmadığını, bu nedenlerle davanın kabulü ile Konya . İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takibine konu 09.10.2021 tanzim 02.12.2021 vadeli 40.000 TL aynı tanzim tarihli 02.01.2022 vadeli 20.000 TL 02.02.2022 15.000 TL bedelli suretleri dilekçe ekinde sunulan senetlerden dolayı borçlu olmadıklarının tespitini, öncelikle icra takibinin tedbiren durdurulmasını, icra takibi yönünden suiyinetli davalının %20 icra inkar tazminatına mahkumunu, masraf ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; Davacı tarafın müvekkiline borcunun bulunmadığından davaya konu senetlerin teminat olarak verildiğinden, ...’ın şahsi borcu olmadığından bahisle müvekkili aleyhine menfi tespit davası açtığını, davacının tüm iddia ve beyanlarının gerçek dışı olduğunu, müvekkiline doğmuş ve hak ettiği alacağı karşılığında davaya konu bonoların verildiğini, davacı tarafın hem şirket yetkilisi olarak şirket adına hem de şahsi olarak kendi adına bonoları iki imza ile imzalayarak müvekkiline verdiğini ve bu ödemeleri zamanında yapacağını hem imzaları ile hem de sözlü olarak kabul ve taahhüt ettiğini, davacı tarafın borçlu olmadığı iddiası yersiz, mesnetsiz ve gerçek dışı olduğunu, davacı tarafın kıymetli evrak hükmünde bulunan ve Ticaret Kanunu’nda sebebinden bağımsız borç ikrarı içeren bono ile müvekkiline borçlandığını, bononun tüm vasıflarını içeren davaya konu senetlerden dolayı davacı tarafın ödeme belgesi ya da imza inkarı söz konusu değilse dinlenemeyeceğini, davacı borçluların dava konusu bonoları ödediği iddiasında olmadığı gibi bonolardaki imzaları da kabul ettiklerini, davacı borçlularca müvekkiline karşı açılan bu dava haksız ve hukuka aykırı olduğu gibi kötü niyetli şekilde ve hakkın kötüye kullanımı niteliğinde açıldığını, davacı borçlular tarafından müvekkilinin alacağına karşılık verilen bonolar zamanında ödenmediğini davacı tarafça dava dilekçeleri ile mahkemeye sunulan bonolardan 02.11.2021 vade tarihli ve 20.000.00.TL bedelli bononun müvekkiline ödenerek müvekkilinden teslim alındığını, davacı tarafın müvekkiline bu bonoları hem teminat karşılığı verdiğini söylemekte hem de bu bonoyu ödediğini, dava değerini 75.000.00.TL olarak bildiren davacı tarafın mahkemeye toplam 95.000.00.TL bedelli 4 adet bono sureti sunması ancak üç adet bononun menfi tespitini dava etmesi de davacıların kötü niyetini ve haksızlığını ortaya koyduğunu, bunun yanında davacı gerçek kişi tarafından dosyaya sunulan 26.09.2021 tanzim tarihli 02.02.2022 vade tarihli 15.000.00.TL bedelli bononun sahte olduğunu, böyle bir bononun müvekkiline hiç verilmediğini, müvekkiline verilen bu tanzim ve vade tarihli yine 15.000.00.TL bedelli bono aslının müvekkilinin elinde olmakla taraflarınca yapılan incelemede müvekkilinin elinde böyle bir bono bulunmadığını, davacı gerçek kişi tarafından sahte olarak üretilen bu bonodan dolayı müvekkili ile davacı gerçek kişi arasında hiçbir bağ bulunmadığını, bu hususta da suç duyurusunda bulunma haklarını saklı tuttuklarını, davacı tarafça sunulan bu bonodan dolayı davacı ile herhangi bir illiyet bağı müvekkilinin bulunmadığından bu belge münasebetsiz evrak niteliğinde ve sahte olduğunu, davanın reddini talep ettiklerini, davacının 2008 yılındaki borcunu bilmekte ve araç alımından doğan borcundan kurtulmak için 2008 yılındaki borcuna karşılık verilen ibranameyi araç borcundan kurtulmak için kullanmaya çalıştığını, bu nedenlerle davacılar tarafından açılmış bulunan haksız,yersiz ve mesnetsiz davanın reddini, davanın hukuki bir yarar taşımadığından ve müvekkiline karşı kötü niyetli bir şekilde açıldığından dava bedelinin %20’sindan az olmamak kaydı ile davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizin 14/11/2023 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamının kaldırılmasına ilişkin T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 13/03/2025 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında ifade edildiği üzere dava konusu somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlığı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununu 470. maddesinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olduğundan eldeki davanın mutlak ticari dava olmadığı gibi her ne kadar davacı şirket tacir ise de davalının tacir olmaması sebebiyle eldeki davanın nispi ticari davaya da vücut vermediği, davaya bakmakla görevli Mahkemenin T.C. Konya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi Olduğunu anlaşılmakla davanın 6100 sayılı HMK m. 114/1-c maddesi gereğince mahkememizin görevli olmadığı anlaşıldığından dava şartı yokluğundan usulden reddine dair aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davanın 6100 sayılı HMK m. 114/1-c maddesi gereğince mahkememizin görevli olmadığı anlaşıldığından dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, davaya bakmakla görevli Mahkemenin T.C. KONYA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNUN TESPİTİNE,
2-Görevsizlik Kararımız Kesinleştiğinde ve Mahkememizin görevsiz olduğu yönünde hüküm kurulması durumunda; 6100 Sayılı Kanunun 20/1. Maddesi gereğince iki haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talepte bulunulması halinde DOSYANIN GÖREVLİ T.C. KONYA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, aksi takdirde dava açılmamış sayılacağının ve bu konuda resen karar verileceğinin İHTARINA,
3-6100 Sayılı Kanunun 331/2. Maddesi gereğince yargılama giderlerinin GÖREVLİ VE YETKİLİ MAHKEMECE DEĞERLENDİRİLMESİNE,
4-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,
DAİR; Tarafların yokluğunda, kararın 7201 Sayılı Kanununun 11. Maddesi gereğince taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ NEZDİNDE İSTİNAF KANUN YOLUNA müracaat etme hakları açık olmak üzere Türk Milleti adına verilen karar duruşma tutanağına geçirilerek açıkça okunup usulen anlatıldı.28/04/2025
Katip ...Hakim ...