T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ "TÜRK MİLLETİ ADINA"
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA :
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; Konya .İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında yer alan faturaya istinaden 12/12/2024 tarihinde davacı şirketten SÖVE malzemesi ve ilgili ürün 21/12/2024 tarihinde faturalandırılarak tesliminin sağlandığını, borçlunun düzenlenen faturaya yasal süresi içerisinde itiraz etmeyerek faturayı kabul ettiğini ve tarafların ilgili faturayı ticari defterlerine işlediğini, ancak borçlu ... Ticaret Limited Şirketi'nin belirilen günden başlayarak hiç bir ödeme yapmadığını bu nedenle Konya .İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takip dosyası açıldığını, borçlu tarafın 11/03/2025 tarihinde ödeme emrini tebliğ aldığını ve 11/03/2025 tarihinde borca itiraz ettiğini belirterek takibin semeresiz kalma ihtimaline binaen mahkemenin uygun göreceği teminat üzerinden alacak miktarı kadar ihtiyati haciz taleplerinin ve davalarının kabulüne, davalı-borçlunun Konya İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında vaki itirazının iptaline, takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmaması kaydıyla icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özet olarak; Davalı şirketin ticari faaliyetleri dolayısıyla davacı şirketten SÖVE malzemesi satın aldığını, iş bu satım sözleşmesine istinaden fatura düzenlendiğini, taraflar arasında tesis olunan bu hukuki işlem her iki tarafın da kabulünde olduğunu ancak, davacı tarafın dilekçesinde ileri sürdüğü; "borçlu ... Tic Limited Şirketi belirtilen günden (satım sözleşmesinin yapıldığı gün) başlayarak hiçbir ödeme yapmamıştır." iddiasının gerçekle bağdaşmadığını, davalı şirket tarafından ödemenin yapılmamasının nedeninin borcun muaccel olmamasından kaynaklandığını, ödemenin yapılacağı gün taraflar arasında sözlü olarak kararlaştırıldığını, taraflar arasında ödeme gününün kararlaştırılmadığını kabul etmemekle beraber ödeme yapılması için davalı şirkete yazılı bir ihtarname de gönderilmediğini, bu nedenle davacının öne sürmüş olduğu iddialar dürüstlük kurallarına aykırı olduğu gibi, hakkın açıkça kötüye kullanılmasından ibaret olduğunu, borç henüz muaccel olmadığından davacının bu borca istinaden ileri sürdüğü ihtiyati haciz talebi de mesnetten yoksun olduğunu belirterek haksız ve hukuki mesnetten yoksun işbu davanın reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmış olup, taraflara duruşma gün ve saatini bildirir davetiye çıkartılmıştır.
Konya .İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının UYAP sureti dosyamız arasına alınmış ve incelenmiştir.
TOPLANAN DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, itirazın iptali isteminden ibarettir.
Davaya konu, Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takibinin 166.667,99 TL asıl alacak 4.821,96 TL işlemiş faiz olmak üzere 171.489,95 TL üzerinden başlatıldığı, takip dayanağı olarak faturaların gösterildiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği ve itirazın hükümden düşürülmesi için eldeki itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki ihtilaf; taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, davacı ile davalı arasında sözlü olarak vade anlaşması olup olmadığı, davacının takip tarihi itibariyle alacaklı olup olmadığı alacaklı ise takip tarihi itibariyle miktarının ne kadar olduğu hususlarından ibarettir.
İtirazın iptali davası; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre itirazın iptali davasında; i) İlamsız takip yapılmış olması, ii) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, iii) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17.09.2019 tarihli ve ... E., ... K.; 25.11.2020 tarihli ve ... E., ... K. sayılı ilamları)
Dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse; HMK’nın 190. maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; davanın kabulü hâlinde takibin devamı hükmünü de içerecektir.
Bu kapsamda itirazın iptali davası; icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. (Yargıtay HGK'nın 22/11/2022 gün ve ... ... - E K sayılı ilamı)
Davalı taraf taraflar arasındaki ilişkiyi kabul etmiş ancak henüz ödeme gününün gelmediğini belirtmiştir. Bu iddiasını ispatlar herhangi bir yazılı delil ibraz edilmemiş ancak davalı tarafça yemin deliline başvurulmuştur. Davacı taraf yemin davetine icabet etmiş ve aralarında ödeme günü belirlenmediğine borcun muaccel olduğuna yemin etmiştir. Bu durumda davalı tarafından iddiaları ispat edilmediğinden ve davalının takip tarihi itibariyle temerrüde düşürülmemiş olması nedeniyle davacının davasının kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafın feri nitelikteki tazminat istemleri yönünden yapılan değerlendirmede; takibe itirazın olsa haksız olması ve alacağın likit olması nedeniyle hükmedilen alacağın % 20'si oranında davacı lehine tazminata hükmetmek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; davalının Konya .İcra Müdürlüğünün ... Esas nolu dosyasında yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 166.667,99 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren adi kanuni faiz işletilmesine,
2-Takip tarihine kadar işletilen faiz talebine bağlı fazlaya ilişkin istemin reddine,
3-Asıl alacağının %20'si olan 33.333,59 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
4-Alınması gereken 11.385,09 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 1.988,83 TL harcın mahsubu ile bakiye 9.396,26 TL eksik harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
5-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 4.600 TL. yargılama giderinin, 4.470,66 TL'nin davalıdan, 129,34 TL'nin ise davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
6-Davacı tarafından yapılan 1.988,83 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 1.629,30 TL harç gideri ve 1.097,50 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 2.726,80 TL yargılama giderinden kabul ret oranına göre hesaplanan 2.650,13 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
8-Davacı taraf, kendini vekille temsil ettiğinden , A.A.Ü.T'ne göre tayin ve taktir olunan 30.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
9-Davalı taraf, kendini vekille temsil ettiğinden , A.A.Ü.T'ne göre tayin ve taktir olunan 4.821,96 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
10-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmının 6100 sayılı HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
Dair ; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.16/10/2025
Katip Hakim