T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:
KARAR NO:
BAŞKAN: ... ...
ÜYE: ... ...
ÜYE: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI : ... - ...No:..., ...
VEKİLİ: Av.... -
DAVALILAR:
VEKİLLERİ:
2-... - ....
DAVA: Alacak
DAVA TARİHİ:
KARAR TARİHİ:
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH:
Mahkememizin ... Esas sayılı dava dosyasının 22.04.2025 tarihli duruşmasının 4 (Dört) no'lu ara kararı ile; Mahkememiz işbu dosyası ile birleşen yine Mahkememizin ... Esas ... Karar sayılı dava dosyasının bu dosyadan tefriki ile ayrı bir esasa kaydına karar verildiğinden, tefrik edilen dava dosyasının mahkememizin yukarıda esas numarasına kaydının yapılarak, dosya üzerinde heyetimizce yapılan inceleme sonucunda;
HEYETİMİZCE GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin 26.04.2021 tevzi tarihli dava dilekçesinde özetle; Davalıların adi ortaklık şeklinde inşaat yapıp satan ve %50 - %50 ortak olan kişiler olduğunu, müvekkilinin, ... ... Adi Ortaklığı ile yaklaşık 5 yıldır yapmış olduğu ticari ilişki sonucunda birden fazla inşaata Ahşap kapılar, Mutfak dolapları, Banyo Dolapları, Lavabo Dolapları, Giyinme Odaları, Posta Kutuları, Vestiyer, Ahşap Süpürgelik gibi tüm marangozluk işlerini malzeme, işçilik ve montaj dâhil olarak yaptığını, ortaklar arasındaki anlaşmazlık sebebiyle alınan senetlerin iptali için Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosyasından menfi tespit davası açıldığını ve halen derdest olduğunu, müvekkilinin son yaptığı işin büyük bir bölümünü teslim ettiğini, son inşaatta az bir montaj işi kaldığını, karşı tarafın ödeme yapmaması üzerine eksik kalan az miktarda iş yapılmadığını bu sebeple müvekkilinin sözleşme gereği kararlaştırılan iş nedeniyle alması gereken miktar ve dolaysıyla bundan kaynaklanan zarar tam olarak tespit edilemediğini, sözleşme gereği anlaşılan miktarın 1.450.000,00TL olup bakiye olarak 720.000,00 TL müvekkilinin alacağının kaldığını, müvekkilinin bir kısım montaj işlerini gerçekleştiremediği için tam bedel tespit edilememekle birlikte, kalan kısım için asla feragat anlamına gelmemek ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak kaydıyla, bilirkişi marifetiyle tespit edilecek yapılan işlerin bedeli ve alınan ödemelerin hesaplanmasından sonra hak edilmiş olan kalan kısmı için, şimdilik 60.000,00 TL’nin karşı taraftan alınarak müvekkiline ödenmesini talep ettiklerinden bahisle; Davanın kabulüne, şimdilik 60.000,00 TL'nin, ana para ve faiz için ayrı ayrı tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla, arabuluculuk anlaşamama tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekilinin UYAP sistemi üzerinden mahkememiz dosyasına sunmuş olduğu 10.06.2021 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Açılan davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davanın gerek usul ve gerekse esas yönünden reddinin gerektiğini, davanın Konya .Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam eden yargılamaya altlık hazırlamak ve mümkünse para koparmak üzere ikame edildiğini, kötü niyet mahsulü ve açıkça haksız olduğunu, davacının tacir olmadığını, niteliği itibariyle TTK’da sayılan mutlak ticari davalardan olmadığını, Taşeronluk Sözleşmesi nedeniyle alacak davasının Görev yönünden reddinin gerektiğini, davaya bakmakla Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğunu, faiz talebinin hukuka aykırı olduğunu, zira mevduata uygulanan faiz oranı talebinin sadece işçi alacaklarında ve sözleşmede belirtilmesi halinde sözleşme maddesine göre mümkün olduğunu, bu itibarla faiz talebinin yasal olarak değerlendirilmesinin gerektiğini, davanın açılmasında hukuki yararın bulunmadığını, zira hali hazırda davacı tarafından Kambiyo Senetlerine Mahsus yolla açılmış bir icra takibinin bulunduğunu, bu senetten ayrı bir alacak iddiasının da bulunmadığını, dolayısıyla davalının işbu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, müvekkili ile diğer borçlu tarafından 24 Ekim 2014 tarihli Adi Ortaklık Sözleşmesi ile ... ve ... Ort. isimli Adi Ortaklığın kurulduğunu, bahse konu Adi Ortaklığın 10.06.2018 tarihli "Adi ortaklığın Tasfiyesi Sözleşmesi"'nin imza edilerek sona erdiğini, davacı tarafın her zaman düzenlenmesi mümkün bir Taşeronluk Sözleşmesi ile alacaklı olduğunu iddia ettiğini, oysa müvekkilin 10.06.2018 tarihinde bahse konu ortaklıktan ayrıldığını, bu tarih itibariyle davacı tarafından yapılan her hangi bir iş ve kesilmiş bir faturanın da bulunmadığını, yaptığını iddia ettiği işe ilişkin herhangi bir fatura da kesmediğini, taraflar arasında fatura ilişkisi olmadığı ve ticari defter kayıt ve belgeler itibariyle bir alacağın bulunmadığının sabit olduğunu, davalı tarafın iş teslim ettiğine, fatura kestiğine yönelik her hangi bir belge veya senet ortaya koymaksızın sahtecilik eseri olduğu ve geçmişe yönelik tanzim edildiği gayet açık Taşeronluk Sözleşmesi sunarak tahsilat yapma yolunu seçtiğini, İş Teslim Tutanakları olmadığı, Fatura ve İrsaliye kesilmediği halde talepte bulunulmasının kötü niyetin açık göstergesi olduğunu, davacı tarafın iş yaptığı iddiası ile işbu davayı açmasında hukuki yararın bulunmadığını, zira davacının bizzat kendi beyan ve ikrarı ile bu işe karşılık senet aldığını, senet ödenmeyince takibe konulduğunu iddia ederek açıkça hukuki yarar yokluğunu ortaya koyduğunu, takibin halen derdest olduğunu, davacı tarafın kesmiş olduğu faturanın müvekkilinin ortaklıktan ayrıldığı tarihten sonrasına ilişkin olduğu gibi bu faturanın adi ortaklık defter kayıtlarına işlendiği halde bile davacının alacağının bulunmadığını, haliyle müvekkili açısından husumet itirazlarının bulunduğunu, dolayısıyla davacının beyanlarının tamamen haksız ve kötü niyet mahsulü olduğunu, davacının iddialarının yersiz ve hukuki dayanaktan yoksun olup, aksinin belge ile sabit olduğundan bahisle; Elde ki davanın usuli itirazları doğrultusunda işlem tesisi ile görev yönünden reddine, adi ortaklığın kayıtlarında, davaya konu bir alacak olmadığını, dava konusu faturanın Adi ortaklık tasfiyesinden sonra kesildiğini, kesilen faturaların ise bir kısım nakit bir kısım banka marifeti ile ve yine müşteri bonosu ve çek ile ödenmiş olması, tasfiye ve fesih edilen edilen adi ortaklığın eski sınırlı yetkili ortak ile davacının iyi niyetli olmamaları, olmayan temsil yetkisini kötüye kullanılması, davacı yanın gerekli özen ve dikkati göstermediğinden, müvekkili bakımından husumet yokluğundan davanın reddine, Konya .Ağır ceza mahkemesi ... E.sayılı davanın ve yine .Asliye Ticaret Mahkemesi ... E.sayılı davalar sonuçlanıncaya kadar bekletici mesele yapılmasını, netice olarak başkaca/fazlaca itiraz ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile iş bu davanın hem usulden hem esastan reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Davalı ...'a usulüne uygun olarak dava dilekçesinin tebliğ edildiği ancak işbu davalının davaya karşı herhangi bir cevap vermediği gibi kendisini vekil ile de temsil ettirmediği anlaşılmıştır.
Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.
Mahkememizin tefrik öncesi ... Esas ... Karar sayılı dava dosyasının mahkememizin ... Esas sayılı dava dosyası ile birleştirildiği, Mahkememizin ... Esas sayılı dava dosyasının 22.04.2025 tarihli duruşmasının 4 (Dört) no'lu ara kararı ile; Mahkememiz işbu dosyası ile birleşen yine Mahkememizin ... Esas ... Karar sayılı dava dosyasının bu dosyadan tefriki ile ayrı bir esasa kaydına karar verildiğinden, tefrik edilen dava dosyasının mahkememizin ... Esas sırasına kaydının yapıldığı, tarafların delillerinin mahkememizin ... Esas sayılı dosyası üzerinden ilgili yerlerden dosyamız içerisine celbedilmiştir.
Dava; Alacak istemine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; Davacının, davalıların adi ortaklık şeklinde inşaat yapıp satan ve %50 - %50 ortak olan kişiler olduğunu, kendisinin ... ... Adi Ortaklığı ile yaklaşık 5 yıldır yapmış olduğu ticari ilişki sonucunda birden fazla inşaata Ahşap kapılar, Mutfak dolapları, Banyo Dolapları, Lavabo Dolapları, Giyinme Odaları, Posta Kutuları, Vestiyer, Ahşap Süpürgelik gibi tüm marangozluk işlerini malzeme, işçilik ve montaj dâhil olarak yaptığını, ortaklar arasındaki anlaşmazlık sebebiyle alınan senetlerin iptali için Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosyasından menfi tespit davası açıldığını ve halen derdest olduğunu, son yaptığı işin büyük bir bölümünü teslim ettiğini, son inşaatta az bir montaj işi kaldığını, karşı tarafın ödeme yapmaması üzerine eksik kalan az miktarda iş yapılmadığını bu sebeple kendisinin sözleşme gereği kararlaştırılan iş nedeniyle alması gereken miktar ve dolaysıyla bundan kaynaklanan zarar tam olarak tespit edilemediğini, sözleşme gereği anlaşılan miktarın 1.450.000,00TL olup bakiye olarak 720.000,00 TL alacağının kaldığını, kendisinin bir kısım montaj işlerini gerçekleştiremediği için tam bedel tespit edilememekle birlikte, kalan kısım için asla feragat anlamına gelmemek ve fazlaya ilişkin hakları saklı tutmak kaydıyla, bilirkişi marifetiyle tespit edilecek yapılan işlerin bedeli ve alınan ödemelerin hesaplanmasından sonra hak edilmiş olan kalan kısmı için, şimdilik 60.000,00 TL’nin karşı taraftan alınarak kendisine ödenmesini talep ettiklerinden bahisle; Davanın kabulüne, şimdilik 60.000,00 TL'nin, ana para ve faiz için ayrı ayrı tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla, arabuluculuk anlaşamama tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava ettiği, davalı ...'ın davaya karşı herhangi bir yazılı veya sözlü bir cevap vermediği, diğer davalı ...'in ise davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan ettiği, davalı ...'in davanın reddine karar verilmesini talep ettiği, diğer davalı ...'ın usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermediği görülmüştür.
Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Es sayılı takip dosyasından davaca ... 25/05/2018 tanzim tarihli, 30/06/2019 vade tarihli 720.000,00 TL bedelli bonoya istinaden davalılar hakkında kambiyo senetlerine mahsus yolla icra takibi yaptığı anlaşılmıştır.
Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasından davalı ...'in davacı ... aleyhine Konya .İcra Müdürlüğü'nün ... Es. Sayılı dosyasına konu icra takibinden kaynaklı borçlu olmadığına dair menfi tespit davası açtığı, mahkememizin 12/09/2019 tarih ve ... Es. Sayılı Tefrik kararı ile tefrik kararı verilerek mahkememizin ... Es. sayılı dosyasına kaydının yapıldığı ve yargılamanın bu numara üzerinden devam ettiği ve dosyanın halen derdest olduğu anlaşılmıştır.
Davacının Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Es sayılı takip dosyasından davacı ... Sürcü'nün 25/05/2018 tanzim tarihli, 30/06/2019 vade tarihli 720.000,00 TL bedelli bonoya istinaden davalılar hakkında kambiyo senetlerine mahsus yolla icra takibi yaptığı, eldeki davaya konu alacak ile icra takibine konu alacağın aynı alacak olduğu, birbirinden bağımsız alacaklar olmadığı, davalı ...'in Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Es. sayılı takibine ilişkin açtığı menfi tespit davasının Mahkememizin ... Es. sırasına kayıtlı ve halen derdest olduğu, takibe konu bonodaki imzanın inkar edilmemesi karşısında davacının alacaklı olduğunu ve alacak miktarını anılan menfi tespit davasında ispat etme imkanı varken eldeki alacak davasını açmasında herhangi bir hukuki yararının bulunmadığı, ayrıca her ne kadar ...'a da husumet yöneltilmiş ise de Konya 10. İcra Müdürlüğü'nün ... Es. sayılı takip dosyasının derdest olması ve takibin ... yönünden durdurulmasına ya da iptaline karar verildiği yönünde herhangi bir iddianın bulunmaması karşısında davacının ...'a yönelik dava yönünden de hukuki yararının bulunmadığı, benzer şekilde açılan Konya .Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/12/2021 tarih ve ... Es. ... Kar. Sayılı ilamı ile verilen kararın Konya Bölge Adliye Mahkemesi'nin 16/03/2023 tarih ve ... Es. ... Kar. Sayılı ilamı ile istif başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın Yargıtay .Hukuk Dairesi'nin 04.12.2024 tarih ve ... Es. ... Kar. Sayılı ilamı ile onanmasına karar verildiği, dava şartlarına ilişkin düzenlemenin 6100 sayılı HMK.nun 114.ve 115.maddelerinde düzenlendiği, HMK.nun 114/1-h maddesinde; Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunmasının dava şartı olduğunun, aynı kanunun 115.maddesinde mahkemenin dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracağının ve taraflarında her zaman ileri sürebileceğinin, dava şartlarının noksan olması halinde davanın usulden reddine karar verileceğinin, HMK'nun 138/1.maddesinde mahkemenin öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verebileceğinin düzenlendiği, davacının alacak davası açmakta hukuki yararının bulunmadığı anlaşılmakla davanın hukuki yarar dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 1.024,65 TL harçtan mahsubu ile davacı tarafça fazladan yatırıldığı anlaşılan 409,25 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
3-6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesi kapsamında arabuluculuğa başvurulduğundan 1.320,00 TL arabulucu ücretinin 6235 sayılı Kanunu 18/A-13.maddesi gereğince davacıdan alınarak Hazineye İrad KAYDINA,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta hüküm kurulmasına yer OLMADIĞINA,
6-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT'nin 7/2. ve 13. maddelerine göre hesaplanan 9.600,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ...'e VERİLMESİNE,
7-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansı bulunması halinde ilgilisine İADESİNE,
Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi.22/04/2025
Başkan ...Üye ...Üye ...Katip ...
* Bu evrak UYAP-DYS üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.