T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:
KARAR NO:
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ: Av. ... -
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLİ: Av. ... -
DAVA: İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:
KARAR TARİHİ:
KARARIN YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1-BEYANLAR:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davalı borçluya müvekkilinin Ereğli İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davalı vekili aracı ile icra takibine itiraz ettiğini, icra takibi aldığı tensip kararı ile takibin durdurduğunu, takibin konusu müvekkilinin Ereğli ... Şubesinden çekilen kredinin ödenmesi ile ilgili rücuen alacak talebi olduğunu, kesin delil niteliğinde banka dekontu olmasına rağmen davalı borca kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, takibin ana parasının 571.323,20 TL olduğunu, davalı tarafın kötü niyetli olarak itiraz etmesi nedeniyle % 20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminata hükmedilmesi gerektiğini, davalı taraf bankada asıl borçlu olduğunu, bankaya çekilen kredinin bu miktar üzerinden ödendiğini bildiğini, müvekkilinin davalının eski damadı olduğunu, kızı ile evli olup boşanma davası sebebi ile aynı zamanda aynı vekil ile söz konusu ipotek verilen gayrimenkule haciz koyduğunu, icra dairesi satış aşamasına getirdiğini, müvekkilinin de hem borcu hem de ipoteği ödemek zorunda kaldığını, davalının üzerine kayıtlı bulunan hayvan kayıtlarını sonlandırmasından şüphelendiklerini, davalı üzerindeki gayrimenkuller ile tarım işletmesini de başkasına devretmiş olabileceğini, davalının tarım işletmesine, tapularına, ilçe tarım müdürlüğünde üzerine kayıtlı hayvanların tamamına devir ve ferağı önlemek için tedbir konulmasını talep ettiklerini, davanın kabulünü, davalının itirazının iptalini, borç miktarı olan 571.323,20 TL'nin % 20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesini kabul etmediklerini, icra müdürlüğüne yapmış oldukları itirazları aynen tekrar ettiklerini, bankadan alınan kredinin taksitler halinde ve yıllar içinde ödenecek bir kredi olduğunu, karşı tarafın müvekkilinin onayı ve izni olmadan kendi başına vadesi ve günü gelmeyen krediyi ödediğini, davacının söz konusu krediye müteselsil kefil olarak imza attığını, dolayısıyla kredinin geri ödenmesinden müvekkil ile davacının müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, bu nedenle ödediği tutarın yarısını talep edebileceğini, davacının ancak banka ile müvekkil arasında borç ilişkisinde belirlenmiş kurallar çerçevesinde kredi sözleşmesindeki koşullarla halef olup rücu edebileceğini, açıklanan nedenlerle davanın reddini, haksız icra takibi nedeniyle davacının % 20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
2-MAHKEMEMİZDEKİ YARGILAMADAN ÖNCEKİ SAFAHAT:
Dava ilk olarak Ereğli (Konya) . Asliye Hukuk Mahkemesine açılmış, yapılan yargılama sonunda verilen ... Esas ve ... Karar sayılı kararı ile, HSK kararı kapsamında davanın Konya Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülmesi gerektiği gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiş;
Daha sonra Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas ve ... Karar sayılı kararı ile yine HSK . Dairesinin 25/11/2021 gün ve ... sayılı karara gerekçe göstermek suretiyle davaya bakma görevinin . Asliye Ticaret Mahkemesinde olduğu gerekçesiyle gönderme kararı verilmiştir.
3-MAHKEMEMİZCE TOPLANAN DELİLLER VE DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Mahkememizce düzenlenen tensip zaptı ile davacı tarafa arabuluculuk tutanağını bildirmesi için süre verilmiş davacı vekili 08/05/2025 tarihli dilekçesi ile arabuluculuk numarasını ... olarak bildirmiştir. Anılan dosyanın UYAP sisteminden eklenilememesi üzerine davacı vekiline arabuluculuk tutanak suretini sunmak üzere tebligat yapılmış, bu tebligat sonrasında davacı vekili 16/05/2025 tarihli dilekçesi ile davanın arabuluculuğa tabi olmadığını beyan etmiştir.
HMK nun DAVA ŞARTLARI başlıklı 114. maddesi; "(1)Dava şartları şunlardır: a)Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması. b)Yargı yolunun caiz olması. c)Mahkemenin görevli olması. ç)Yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili bulunması. d)Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması. e)Dava takip yetkisine sahip olunması. f)Vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekâlet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunması. g)Davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması. ğ)Teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi. h)Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması. ı)Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması. i)Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması. (2)Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır." hükmünü amirdir.
HMK nun DAVA ŞARTLARININ İNCELENMESİ başlıklı 115. maddesi; "(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. (2)Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder. (3)Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez." hükmünü amirdir.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun "3.Dava şartı arabuluculuk" başlıklı 5/A- (Ek:6/12/2018-7155/20 md.) maddesinde "(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. (2) Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir.” hükmü yer almaktadır.
Eldeki dava itirazın iptali davası olup işbu dava bakımından arabuluculuk yoluna başvurulması dava şartıdır.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18 A maddesinde yer alan" (1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir.
Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." şeklindeki hüküm nazara alınarak eldeki davada dava şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş olup bu doğrultuda aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Her ne kadar davacı vekilince görevsizlik kararı sonrasında arabulucuya başvurulabileceği beyan edilmiş ise de;
Emsal olayda Konya 05/07/2021 tarihinde Konya . Asliye Hukuk Mahkemesine açılan davanın yapılan yargılaması neticesinde 09/12/2021 tarih ... esas ve ... sayılı karar ile görevsizlik kararı verilmiş, dosya Konya . Asliye Ticaret Mahkemesine gelmiş anılan Mahkemenin 01/02/2022 tarih ... esas ve ... karar sayılı kararı ile özetle "...05/07/2021 tarihinde açılmış, görevsizlik kararından sonra dosyada mevcut arabuluculuk son oturum tutanağından da anlaşılacağı üzere görevsizlik kararından sonra 09/12/2021 tarihinde arabuluculuğa başvurulmuştur. Esasen davanın açıldığı tarih olan ( Görevsiz mahkeme Konya . Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosya ile açılan davanın açılma tarihi olan) 05/07/2021 tarihinde arabuluculuk zorunlu olup davacı vekili bu şartı yerine getirmeden davayı görevsiz mahkemede açıp akabinde dosya-mahkememize intikal ettikten sonra bu eksikliği gidermesi, mümkün olmadığından davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir" şeklindeki gerekçe ile davanın usulden reddine karar verilmiş iş bu karara karşı yapılan istinaf başvurusu ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi'nin 13/03/2023 tarih ... esas ve ... sayılı kararı ile "..konusu bir miktar para olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalar açılmadan önce, arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak getirilmiştir. Yukarıda anlatılan dava şartının dava açılmazdan önce yerine getirilmediği, HMK'nın 114/2 maddesinde diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğuna hükmedilmesi nedeniyle yukarıda anlatılan dava şartının iş bu dosyada yerine getirilip getirilmediğinin incelenmesi gerektiği, aynı yasanın 115/2 maddesinde dava şartı noksanlığının giderilmesinin mümkün bulunması halinde, dava şartının tamamlanması için kesin süre verileceğine ilişkin hüküm getirilmiş ise de dosya 'çeriğinden dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmadığı anlaşıldığından, dava şartı noksanlığının giderilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle de ilk derece mahkemesince verilen üsulen red kararı usul ve yasaya uygün olduğundan, davacının istinaf başvuru talebinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine" şeklindeki gerekçe ile esastan reddedilmiştir. Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin 26.09.2023 tarihli ... esas ve ... kararında da "görevsizlik kararı üzerine davaya görevli mahkemede bakılan dava yeni bir dava olmayıp önceki davanın devamı niteliğinde olduğundan ve aksi yönde istisnai nitelikte bir hüküm de bulunmadığından mahkemece görevsiz mahkemede açılan davadan önce arabuluculuğa başvurulmadığından davacının temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir." şeklinde değerlendirmelere yer verildiği görülmektedir.
Yukarıda yazılı bulunan içtihatlar nazara alınarak davacı vekilinin arabuluculuğa görevsizlik kararı sonrasında başvurulabileceği yönündeki iddiaları kabul edilmemiştir. Her ne kadar davacı vekilince 08/05/2025 tarihli ... Esas sayılı arabuluculuk numarası bildirilmiş ve bu numara sisteme eklenilmemiş ise de, dava tarihinin 10/10/2024 tarihi olması nazara alınarak arabulucuğa dava tarihinden sonra başvurulduğu aşikar olduğundan bu hususta ayrıca bir araştırma yapılmamıştır.
Hüküm: Gerekçesi Yukarıda açıklandığı Üzere:
1-Davanın Arabuluculuk Dava Şartı Yerine Getirilmediğinden Usulden Reddine,
2- Dava reddedildiğinden 615,40 TL maktu harcın 427,60 TL peşin harçtan düşülerek bakiye 187,80 TL'nin davacıya iade edilmesine,
3-Davacı tarafça yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalının yaptığı masraf bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
6-Karardan sonra yapılacak masrafların davacı tarafa yüklenmesine
7-Davalı taraf kendisi vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dair, tarafların yokluğunda 6100 sayılı HMK'nın 341-345 maddeleri uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi'ne İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/05/2025
Katip ...Hakim ...