T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ "TÜRK MİLLETİ ADINA"
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:
KARAR NO:
HAKİM:
KATİP:
MÜTEVEFFA
DAVACILAR : 1-
2-
3-
VEKİLİ:
DAVALI :
VEKİLLERİ:
DAVA: Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ:
KARAR TARİHİ:
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH:
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; Müvekkillerinden ...'ın kullanmış olduğu ... plakalı otomobil ile davalı sigorta şirketinde ZMM sigortası bulunan ... ( T.C. No: ... ) isimli sürücünün kullandığı ... plakalı kamyonet 28.05.2022 tarihli çift taraflı yaralamalı trafik kazasına karıştığını, trafik kazası neticesinde müvekkillerin müşterek murisi ...’ın ağır yaralanarak uzun süre tedavi gördüğünü fakat 10.09.2022 tarihinde tedavilerinin sonuç vermemesi nedeniyle vefat ettiğini, kaza sonrasında Beyşehir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma yürütülmüş ve soruşturma aşamasında alınan Adli Tıp Raporunda "kişinin ölümünün genel beden travmasına bağlı çok sayıda kot, kürek, kalça ve boyun omur kemik kırıkları ile birlikte akciğer doku harabiyeti, omurilik doku harabiyeti ve gelişen komplikasyonlar sonucunda meydana geldiği ve kişinin 28/05/2022 tarihli maruz kaldığı trafik kazası ile ölümü arasında illiyet bağının bulunduğu" belirtilerek müvekkillerin murisinin trafik kazası sebebiyle vefat ettiği belirtildiğini, trafik kazası ile ilgili alınan kusur raporunda da ... plakalı kamyonet sürücüsü ... kusurlu bulunduğunu, davalı sigorta şirketinde sigortalı bulunan ... plakalı kamyonet sürücüsü ... hakkında açılan kamu davası sonucunda Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas - ... Karar sayılı kararı ile "Taksirle Ölüme ve Yaralamaya Neden Olma" suçundan dolayı mahkumiyet kararı verildiğini ve karar istinaf aşamasından geçerek kesinleştiğini, murisin vefat etmeden önce öğretmen olarak görev yaptığını, müvekkillerin murisi ...'ın trafik kazası neticesinde vefat etmesi sebebiyle maddi ve manevi desteğinden ömür boyu mahrum kaldıklarını, tazminat talebi için davalı sigorta şirketine başvurduklarını ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, sonrasında yapılan arabuluculuk görüşmelerinden de sonuç alınamadığını bu nedenle HMK. 107. Maddesi gereğince her bir müvekkilleri için ileride artırılmak üzere ve fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla; müvekkili ... için şimdilik 1.000,00 TL., müvekkili ... için şimdilik 1.000,00 TL ve müvekkil ... için şimdilik 1.000,00 TL. olmak üzere şimdilik toplam 3.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan 10.09.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle tahsili ile müvekkillerine verilmesini, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava haklarının saklı tutulmasını, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özet olarak; Dava konusu trafik kazasından dolayı müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili şirketinin ZMMS poliçesi bakımından ancak sigortalısının kusur oranı doğrultusunda sorumlu tutulabileceğinden kusur oranlarının çelişkiye yer olmadan tespitinin gerektiğini, müteveffanın emniyet kemeri takmadığının sabit olduğunu ve müterafik kusur ve ek olarak hatır taşıması indirimi yapılmasının gerektiğini, ayrıca müteveffanın, davacılara destek olduğu hususunun ve destekten yoksun kalmaya ilişkin yararlanma sürelerinin incelenmesi ve ispatlanması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkil şirketin temerrütünün söz konusu olmadığını, davacı yanın talep edebileceği faiz başlangıcının kaza tarihinden değil dava tarihinden itibaren uygulanmasını, tüm bu izah edilen nedenlerle huzurdaki haksız ve mesnetsiz davanın reddini, mahkeme aksi kanaatte ise işbu dilekçede izah edilen hususların dikkate alınmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmış olup, taraflara duruşma gün ve saatini bildirir davetiye çıkartılmıştır.
Beyşehir İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün, davalı sigorta şirketinin, Beyşehir İlçe Emniyet Müdürlüğünün, Konya Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün cevabi yazıları, Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının ve Beyşehir Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının UYAP sureti dosyamız arasına alınmış ve incelenmiştir.
08/07/2025 tarihli bilirkişi raporu ile; Sürücü ...'ın %75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu, sürücü ...'ın %25 (yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
14/07/2025 tarihli bilirkişi raporu ile; 10.09.2022–02.10.2046 arası tarihleri arası TRH-2010 Mortalite Tablosuna göre: müteveffanın eşi ...’ın destekten yoksun kalma tazminatının; 398.129,16 TL, kızı ...’ın destekten yoksun kalma zararının bulunmadığı, oğlu ...’ın destekten yoksun kalma tazminatının 24.177,20 TL, 10.09.2022–13.02.2043 arası tarihleri arası PMF -1931 Yaşama Tablosuna göre: Eşi ... ’ın destekten yoksun kalma tazminatının 387.754,74 TL, kızı ...’ın destekten yoksun kalma zararının bulunmadığı, oğlu ...’ın destekten yoksun kalma tazminatının 26.639,38 TL olduğu tespit edilmiştir.
Davacılar vekilinin 10/10/2025 tarihli dava değeri artırım dilekçesi ile; Fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla HMK 107. Maddesi gereğince alacaklarını toplam 422.306,36 TL' ye artırdıklarını, yine fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla; müvekkili ... için 398.129,16 TL ve müvekkili ... için 24.177,20 TL olmak üzere toplam 422.306,36 TL destekten yoksun kalma tazminatının murisin vefat tarihi olan 10.09.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile müvekkillerine verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, tazminat isteminden ibarettir.
Bir motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen trafik kazasında, zarar görenlerin zararından, 6098 sayılı TBK'nın 49. Maddesi uyarınca araç sürücüsü, 2918 sayılı KTK'nın 85. Maddesi uyarınca araç işleteni ve şartları varsa teşebbüs sahibi ve 2918 sayılı KTK'nın 91. Maddesi uyarınca sigortacı müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Trafik kazası nedeniyle zarara uğradığını iddia eden hak sahipleri tarafından açılan tazminat davalarında ispat yükü 6098 sayılı TBK'nın 50. Maddesi uyarınca zarar gören üzerinde olup, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat etmek zorundadır.
Yine bu tür davalarda 2918 sayılı KTK'nın 97. Maddesi uyarınca, zarar görenin dava açmadan önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvuru yapması gerekmekte olup bu husus sonradan giderilmesi de mümkün olmayan dava şartlarındandır. Ayrıca yazılı başvurudan hemen sonra dava açılması mümkün olmayıp 15 günlük sürenin dolmasından sonra dava açılabilecektir. Sigorta kuruluşu kendisine yapılan yazılı başvuruya karşı 15 gün içinde cevap vermek ve 2918 sayılı KTK'nın 99. Maddesine göre 8 iş günü içinde de tazminatı ödemek zorundadır. Sekiz iş günü içinde sorumlu olduğu tazminatı ödemeyen sigortacı 9. gün itibariyle temerrüde düşecektir.
Hak sahipleri tarafından talep edilebilecek tazminatlar ise 2918 sayılı KTK'nın 90. Maddesi uyarınca 2918 sayılı KTK ile 6098 sayılı TBK'nın haksız fiile ilişkin hükümleri uygulanacaktır.
Somut olayda davacı davaya konu trafik kazası neticesinde vefat eden ...'ın desteğinden yoksun kaldığını iddia ederek maddi tazminat isteminde bulunmuştur.
Davaya konu 28/05/2022 tarihli trafik kazası sonucu ...'ın vefat ettiği anlaşılmıştır.
Kaza sonrasında görevli kolluk tarafından tanzim edilen kaza tespit tutanağı ile, trafik kazasının oluşmasında ...'ın asli kusurlu olduğu, ...'ın ise tali kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Mahkememizce tanzim ettirilen 08/07/2025 tarihli bilirkişi raporu ile de Sürücü ...'ın %75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu, sürücü ...'ın %25 (yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu belirlenmiştir.
Mahkememizce alınan 08/07/2025 tarihli bilirkişi raporundaki tespitlerin dosya kapsamına ve olayın oluş şekline uygun olması nedeniyle, davaya konu trafik kazasının oluşmasında ... tam kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
Davacılar desteğin eşi ve çocukları olup, kural olarak davacılar ile müteveffa arasında desteklik ilişkisinin bulunduğu kabul edilmelidir. Davalı tarafça bu karinenin aksi usulünce ispatlanamadığından davacılar ile müteveffa arasında desteklik ilişkisi bulunduğu kabul edilmiştir.
Mahkememizce tanzim ettirilen 14/07/2025 tarihli bilirkişi raporu ile; P 10.09.2022–02.10.2046 arası tarihleri arası TRH-2010 Mortalite Tablosuna göre: müteveffanın eşi ...’ın destekten yoksun kalma tazminatının; 398.129,16 TL, kızı ... ...’ın destekten yoksun kalma zararının bulunmadığı, oğlu ...’ın destekten yoksun kalma tazminatının 24.177,20 TL, 10.09.2022–13.02.2043 arası tarihleri arası PMF -1931 Yaşama Tablosuna göre: Eşi ...’ın destekten yoksun kalma tazminatının 387.754,74 TL, kızı ... ...’ın destekten yoksun kalma zararının bulunmadığı, oğlu ...’ın destekten yoksun kalma tazminatının 26.639,38 TL olduğu tespit edilmiştir. Hesaplanan tazminat tutarları bam kaldırma kararına uygun olduğundan bilirkişi raporu hükme esas alınmıştır.
6098 sayılı TBK'nın 52. Maddesine göre; Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir. Anılan yasal düzenlemede de belirtildiği üzere zarar görenin zararın oluşmasında ya da zararın artmasında bir ihmali varsa bu hususun tazminatın belirlenmesinde dikkate alınması gerekir. Bir başka deyişle zararın oluşumunda zarar görenin de müterafik kusurunun bulunması halinde tazminattan indirim yapılması gerekmektedir. Müterafik kusurun dikkate alınması için bu yönde yapılan bir savunmaya gerek olmayıp Mahkemece müterafik kusurun resen dikkate alınması gerekmektedir. Nitekim bu husus Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2016/3135 E 2018/11955 K sayılı ilamında da vurgulanmıştır. Ayrıca müterafik kusur indirimi nedeniyle kısmen reddedilen tutar üzerinden davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmeyeceği noktasında da duraksama bulunmamaktadır.
Somut olayda, desteğin kaza esnasında emniyet kemerinin takılı olup olmadığı konusunda kaza tespit tutanağında bir belirleme bulunmamaktadır. Yine ceza dosyası içeriğinde de bu yönde herhangi bir tespit bulunmamaktadır. Bu nedenle, hesaplanan tutardan müterafik kusur indirimi yapılamayacağı kabul edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davaya konu trafik kazasının oluşmasında sigortalı araç sürücüsüSürücü ...'ın %75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu, sürücü ...'ın %25 (yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu, davalının kazaya karışan aracın ZMM sigortacısı olduğu, anılan yasal düzenlemelere istinaden davalının oluşan zarardan sorumlu olduğu, kaza neticesinde destek ...'ın öldüğü, davacılar ile ... arasında desteklik ilişkisinin mevcut olduğu, ölüm nedeniyle davacılardan ... ve ...'ın bu destekten mahrum kaldığı, diğer davalı ... ...'ın ise destekten yoksun kalma zararının olmadığı anlaşıldığından davacılardan ... ve ...'ın davasının kabulüne, davacı ... davasının reddine karar vermek gerekmiştir.
6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-18. maddesine göre de, "özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz."
Yargıtay . HD’nin 29/09/2021 gün ve ... E. ... K. sayılı emsal içtihadında da açıklandığı üzere, "Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise, özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz."
Sigorta şirketine karşı açılan tazminat davası yönünden, özel kanun niteliğindeki 2918 s. KTK'nin 97. maddesi gereğince davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olması ve bu durumda 6325 s. Kanunu'nun 18/A-18. maddesi gereğince, 18/A maddesindeki zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin sigorta şirketi yönünden uygulanamayacak olması, davalı sürücünün ise zorunlu arabuluculuk uygulamasına tabi olmaması nedeniyle, 13/06/2023 tarihli arabuluculuk tutanağının zorunlu arabuluculuk tutanağı olarak hazırlanmasına rağmen gerçekte ihtiyari arabuluculuk tutanağı niteliğinde olduğu kabul edilmiştir.
6100 s. HMK'nin 323. maddesine ve 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerine göre, ihtiyari arabuluculuk giderleri yargılama giderleri içerisinde gösterilmemesine rağmen, trafik kazalarında arabuluculuğun zorunlu olup olmadığı konusunda farklı yargı kararları olması nedeniyle hakkaniyet gereği, bu giderlerin yargılama gideri olarak değerlendirilerek kabul/ret oranına göre taraflara yükletilmesi gerektiği sonucuna varılmış ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-DAVACI ...'IN MADDİ TAZMİNAT DAVASININ KABULÜ ile 398.129,16 TL destekten yoksun kalma tazminatının, davalı Bereket Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğu sigorta limiti ile sınırlı olması kaydıyla, temerrüt tarihi olan 12.01.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte alınarak davacı ...'a verilmesine,
2-DAVACI ...'IN MADDİ TAZMİNAT DAVASININ KABULÜ ile 24.177,20 TL destekten yoksun kalma tazminatının, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğu sigorta limiti ile sınırlı olması kaydıyla, temerrüt tarihi olan 12.01.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte alınarak davacı ...'a verilmesine,
3-DAVACI ... ...'IN maddi tazminat talebinin REDDİNE
4-Alınması gereken 28.847,75 TL harçtan, peşin ve tamamlama harcı ile birlikte alınan 7.828,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 21.019,35 TL eksik harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
5-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 4.700 TL. yargılama giderinin 11,10 TL'lik kısmının davacı ... ...'dan, 4.688,90 TL'lik kısmının ise davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
6-Davacılar ... ve ... tarafından yapılan 7.828,40 TL harç giderinin davalıdan alınarak 7.415,40 TL'nin davacı ...'a, 413,00 TL'nin ise davacı ...'a verilmesine,
7-Davacı ... tarafından yapılan 615,40 TL harç gideri ve 12.851,70 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 13.467,10 TL yargılama giderinden kabul ret oranına göre hesaplanan 13.435,29 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine,
8-Kendisini vekille temsil eden davacı ... için, A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve taktir olunan 63.700,67 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine,
9-Kendisini vekille temsil eden davacı ... için, A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve taktir olunan 24.177,20 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine,
10-Kendisini vekille temsil eden davalı için, A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve taktir olunan 1.000 TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalıya verilmesine,
11-Davacı ... tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmının 6100 sayılı HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacı ...'a iadesine,
Dair ; davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.20/11/2025
Katip Hakim
Bu belge 5070 sayılı kanun uyarınca Elektronik İmza ile imzalanmıştır.