T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:
KARAR NO:
BAŞKAN:
ÜYE:
ÜYE:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ:
DAVALI :
DAVA: Ayni Sermaye Tespiti
DAVA TARİHİ:
KARAR TARİHİ:
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan davanın dosya üzerinden yapılan incelemesi sonunda,
HEYETİMİZCE GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
TALEP :
Davacı vekili 17/02/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; ... Ticaret Anonim Şirketinin müvekkili belediyenin iştiraki olan müvekkili belediyeye bağlı bir şirket olduğunu, belediyeye ait olan Konya ili, ... ilçesi, ... mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın belediye iştiraki olan şirkete sermaye arttırımı yapılmak üzere devredilmek istenildiğini, TTK'nun 343. maddesi uyarınca taşınmaz devrinin ayni sermaye olarak konulmak üzere değerinin mahkememizce tespit edilmesi gerektiğini beyanla mahkememizce güncel değerinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin 18/02/2025 tarih, ... d.iş esas, ... d.iş karar sayılı kararı ile;
"...Ayni sermayenin tespitini talep eden vekilinin işbu dilekçesinin esas defterine kaydı gereken bir iştir.
UYAP işlemlerinin gerektirmesi, işbu talepten sonra başka taleplerin D.İş defterimize kaydedilmesi ve ileride yılsonu devir işlemlerinde karışıklıkların şimdiden önlenmesi nedenleriyle işbu kayıt hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına ve esas sırasına kaydı yapılması için Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosu Yazı İşleri Müdürlüğüne gönderilmesine ilişkin aşağıdaki kararın verilmesi gerekmiştir.
KARAR: Yukarıda gerekçesi açıklanan nedenlerle;
1-Mahkememizin ... D.İş sırasındaki işbu kayıt hakkında bir KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA.
2-İşbu kararın tebliğine ve bir talebe gerek dahi olmaksızın dosyanın derhal HUKUK MAHKEMELERİ TEVZİ BÜROSU YAZI İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜNE GÖNDERİLMESİNE..." şeklinde karar verilmiştir.
Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin kararı gereği dosyanın tevzi edildiği ve 13/03/2025 tarihinde mahkememiz yukarıda yazılı esas sırasına kaydedildiği anlaşılmıştır.
DAVANIN NİTELİĞİ, DELİLLER, DEĞERLENDİRİLME VE GEREKÇE:
İşbu dava; ayni sermaye değerinin tespiti davasıdır.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun ticaret şirketleri kitabının genel hükümler kısmındaki “sermaye koyma borcunun konusu” başlıklı 127. maddesi; “(1)Kanunda aksine hüküm olmadıkça ticaret şirketlerine sermaye olarak; a)Para, alacak, kıymetli evrak ve sermaye şirketlerine ait paylar, b)Fikrî mülkiyet hakları, c)Taşınırlar ve her çeşit taşınmaz, d)Taşınır ve taşınmazların faydalanma ve kullanma hakları, e)Kişisel emek, f)Ticari itibar, g)Ticari işletmeler, h)Haklı olarak kullanılan devredilebilir elektronik ortamlar, alanlar, adlar ve işaretler gibi değerler, i)Maden ruhsatnameleri ve bunun gibi ekonomik değeri olan diğer haklar, j)Devrolunabilen ve nakden değerlendirilebilen her türlü değer, konabilir. (2)Kanunun 307 nci maddesinin ikinci, 342 nci maddesinin birinci ve 581 inci maddesinin birinci fıkra hükümleri saklıdır.” hükmünü amirdir.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun ticaret şirketleri kitabının genel hükümler kısmındaki “sermaye koyma borcunun genel olarak hükmü” başlıklı 128. maddesi; “(1)Her ortak, usulüne göre düzenlenmiş ve imza edilmiş şirket sözleşmesiyle koymayı taahhüt ettiği sermayeden dolayı şirkete karşı borçludur. (2)Şirket sözleşmesinde veya esas sözleşmede bilirkişi tarafından belirlenen değerleriyle yer alan taşınmazlar tapuya şerh verildiği, fikrî mülkiyet hakları ile diğer değerler, varsa özel sicillerine, bu hüküm uyarınca kaydedildikleri ve taşınırlar güvenilir bir kişiye tevdi edildikleri takdirde ayni sermaye kabul olunur. Özel sicile yapılan kayıt iyiniyeti kaldırır. (3)Sermaye olarak taşınmaz mülkiyeti veya taşınmaz üzerinde var olan veya kurulacak olan ayni bir hakkın konulması borcunu içeren şirket sözleşmesi hükümleri, resmî şekil aranmaksızın geçerlidir. (4)Paradan başka ekonomik bir değer veya bir taşınırın sermaye olarak konulmasının borçlanılması hâlinde şirket, tüzel kişilik kazandığı andan itibaren bunlar üzerinde malik sıfatıyla doğrudan tasarruf edebilir. (5)Taşınmaz mülkiyetinin veya diğer ayni bir hakkın sermaye olarak konulması hâlinde, şirketin bunlar üzerinde tasarruf edebilmesi için tapu siciline tescil gereklidir. (6)Mülkiyet ve diğer ayni hakların tapu siciline tescili istemi ile diğer sicillere yapılacak tescillerle ilgili bildirimler, ticaret sicili müdürü tarafından, ilgili sicile resen ve hemen yapılır. Şirketin tek taraflı istemde bulunabilme hakkı saklıdır. (7)Şirket, her ortağın sermaye koyma borcunu yerine getirmesini isteyebileceği ve dava edebileceği gibi, yerine getirmede gecikme sebebiyle uğradığı zararın tazminini de isteyebilir. Tazminat istemi için ihtar şarttır. Şahıs şirketlerinde bu davayı ortaklar da açabilir. (8)Ortaklarca, sermaye olarak konulması taahhüt edilen hakların korunması için, kurucular tarafından ortaklar aleyhine ihtiyati tedbir istenebilir. Tedbir üzerine açılacak davalar için, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda öngörülen süre ancak şirketin tescil ve ilanı tarihinden itibaren işlemeye başlar.” hükmünü amirdir.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun ticaret şirketleri kitabının genel hükümler kısmındaki “sermaye koyma borcu ile ilgili karineler” başlıklı 131. maddesi; “(1)Sermaye olarak konulan ayınlara, bilirkişi tarafından biçilecek değerler, ilgililerce kabul edilmiş sayılır. (2)Şirket sözleşmesinde veya esas sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa, sermaye olarak konan ayınların mülkiyeti şirkete ait ve haklar şirkete devredilmiş olur. (3)Hizmet karşılığı olarak verilecek ücretin kısmen veya tamamen kâra iştirak suretiyle ifası kararlaştırıldığı takdirde bu kayıt çalışanlara ortak sıfatını vermez.” hükmünü amirdir.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun limited şirketlere ayni sermaye konulması ile ilgili “ayni sermaye, ayni devralmalar ve özel menfaatler” başlıklı 578. maddesi; “(1)Ayni sermaye, ayınların veya işletmelerin devralınması ve özel menfaatler hakkında anonim şirketlere ilişkin hükümler uygulanır.” hükmünü amirdir.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun anonim şirketlere ayni sermaye konulması ile ilgili “ayni sermaye konulabilecek malvarlığı unsurları” başlıklı 342. maddesi; “(1)Üzerlerinde sınırlı ayni bir hak, haciz ve tedbir bulunmayan, nakden değerlendirilebilen ve devrolunabilen, fikrî mülkiyet hakları ile sanal ortamlar da dâhil, malvarlığı unsurları ayni sermaye olarak konulabilir. Hizmet edimleri, kişisel emek, ticari itibar ve vadesi gelmemiş alacaklar sermaye olamaz. (2)128 inci madde hükmü saklıdır.” hükmünü amirdir.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun anonim şirketlere ayni sermaye konulması ile ilgili “değer biçme” başlıklı 343. maddesi; “(1)Konulan ayni sermaye ile kuruluş sırasında devralınacak işletmelere ve ayınlara, şirket merkezinin bulunacağı yerdeki asliye ticaret mahkemesince atanan bilirkişilerce değer biçilir. Değerleme raporunda, uygulanan değerleme yönteminin somut olayın özellikleri bakımından herkes için en adil ve uygun seçim olduğu; sermaye olarak konulan alacakların gerçekliğinin, geçerliğinin ve 342 nci maddeye uygunluğunun belirlendiği, tahsil edilebilirlikleri ile tam değerleri; ayni olarak konulan her varlık karşılığında tahsis edilmesi gereken pay miktarı ile Türk Lirası karşılığı, tatmin edici gerekçelerle ve hesap verme ilkesinin icaplarına göre açıklanır. Bu rapora kurucular ve menfaat sahipleri itiraz edebilir. Mahkemenin onayladığı bilirkişi kararı kesindir.” hükmünü amirdir.
HMK nun çekişmesiz yargı işleri başlıklı 382. maddesi "(1)Çekişmesiz yargı, hukukun, mahkemelerce, aşağıdaki üç ölçütten birine veya birkaçına göre bu yargıya giren işlere uygulanmasıdır: a)İlgililer arasında uyuşmazlık olmayan hâller. b)İlgililerin, ileri sürülebileceği herhangi bir hakkının bulunmadığı hâller. c)Hâkimin resen harekete geçtiği hâller. (2) Aşağıdaki işler çekişmesiz yargı işlerinden sayılır:...................e) Ticaret hukukundaki çekişmesiz yargı işleri: 1)............5)Anonim şirkette ayni sermaye konulması, tescilden itibaren iki yıl içinde sermayenin onda birini aşan tutarda işletme devralınması ve sermaye azaltılmasında bilirkişi raporu alınması ve mahkemenin izni....................." hükmünü amirdir.
Türk Ticaret Kanununun ticari davalar, çekişmesiz yargı işleri ve delilleri başlıklı 4. maddesi; “(1)Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile...........” hükmünü amirdir.
Türk Ticaret Kanununun ticari davalar ve çekişmesiz yargı işlerinin görüleceği mahkemeler başlıklı 5. maddesi; "(1)Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. (2)..............." hükmünü amirdir.
HMK nun dava şartları başlıklı 114. maddesi; "(1)Dava şartları şunlardır: a)Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması. b)Yargı yolunun caiz olması. c)Mahkemenin görevli olması. ç)Yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili bulunması. d)Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması. e)Dava takip yetkisine sahip olunması. f)Vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekâlet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunması. g)Davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması. ğ)Teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi. h)Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması. ı)Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması. i)Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması. (2)Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır." hükmünü amirdir.
HMK nun dava şartlarının incelenmesi başlıklı 115. maddesi; "(1)Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. (2)Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder. (3)Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez." hükmünü amirdir.
Benzer bir dava dosyası için verilen Konya BAM . Hukuk Dairesinin 09/04/2021 tarih, ... esas, ... karar sayılı kararı ile;
"Talep; ayni sermaye değeri tespiti istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. Madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Davacı davalı şirketten satın aldığı hisseleri başka bir şirkete ayni sermaye olarak koyacağını beyan ederek ayni sermaye olarak konulacak hisse senetlerinin değerinin tespitini talep etmiş, mahkemece talebin çekişmesiz yargı işi olduğu hasımlı olarak açılamayacağı bu sebeple şirkete husumet düşmediği gerekçesiyle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Türk Ticaret Kanunu'nun 578. maddesi gereğince; ayni sermaye hakkında Anonim Şirketlere ilişkin hükümlerin uygulanacağı, ayni sermaye konulabilecek mal varlığı unsurları aynı yasanın 342. maddesinde, ayni sermayeye değer biçme usulü 343. maddesinde ayni sermaye konulması ile ilgili çekişmesiz yargı işlerinde görevli mahkemenin HMK'nın 382/2.e maddesinde düzenlenmiştir.
Yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler nazara alınarak; davacı talebinin TTK'nın 342 ve devamı maddeleri doğrultusunda tartışılıp değerlendirilmesinin çekişmesiz yargı işi olduğu, bu nedenle; ilk derece mahkemesinin delillerin taktiri sonucu dava şartı yokuluğu gerekçesiyle talebin usulden reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatiyle davacının istinaf talebinin HMK 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." şeklinde karar verilmiştir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ve istinaf mahkemesi kararı davacı vekilinin talebi ile birlikte değerlendirildiğinde;
Ayni sermaye değeri tespiti, ticari nitelikte çekişmesiz yargı işidir. Ayni sermaye olarak konulacak şirket hisse senetleri hangi şirketin ise o şirkete karşı ayni sermaye değerinin tespiti şeklinde hasımlı dava açılamaz. Eldeki davanın hasımsız ve çekişmesiz yargı işi olarak açılması gerekmektedir. Eldeki taleple ilgili olarak davalı şirkete husumet düşmez. Davalının davalılık sıfatı yoktur. Hasımlı davaya hasımsız olarak da devam edilemez. Davalı şirkete husumet düşmediğinden ve bu husus pasif husumet yokluğu nedeniyle dava şartı olduğundan HMK nun 114/1-d maddesi ve HMK nun 115/2. maddesi gereğince dava şartlarından olan bu hususun sonradan giderilmesi mümkün olmadığından bu konuda davacıya ek süre vs. verilmesine gerek olmaksızın dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine ilişkin aşağıdaki hükmün kurulması gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-Davacının davasının dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
2-Davacı kurum harçtan muaf olduğundan dosyaya yatırılan 615,40TL başvuru harcı ile 1.013,90TL karar ilam harcının kararın kesinleşmesinden itibaren talebi halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
6-İş bu karar duruşma yapılmaksızın evrak üzerinden yapılan inceleme sonunda verildiğinden gerekçeli kararın RESEN davacı vekiline tebliğine,
Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu oy birliği ile karar verildi. 19/03/2025
Başkan Üye Üye Katip