T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: ... Esas - ...
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:
KARAR NO:
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ:
DAVALI :
VEKİLİ:
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:
KARAR TARİHİ:
KARARIN YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; 25.10.2024 tarihinde meydana gelen trafik kazasında müvekkili ... ’a ait aracın, karşı araç sürücüsü ... ’ın kusuru ile hasar gördüğü, kazaya karışan aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası’nın davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından yapıldığı, kazaya ilişkin değer kaybı, gerçek zarar ve işçilik farkı olmak üzere toplam 3,00 TL’lik (belirsiz alacak davası kapsamında) tazminat talep edildiği belirtilmiştir. Davalı sigorta şirketinin poliçe kapsamında 24.12.2024 tarihinde yalnızca 17.542,27 TL ödeme yaptığı, bu tutarın zararı karşılamaktan uzak olduğu, eksper raporları ve diğer belgelerle zarar ve sorumluluğun ispatlandığı, ayrıca davalının müvekkilin haklarını engelleme riski bulunduğu için teminatsız ihtiyati haciz ve tedbir talep edildiği ifade edilmiştir. Netice-i talep olarak; UYAP kanalıyla tespit edilecek tüm taşınır, taşınmaz, banka ve diğer malvarlığı haklarına ihtiyati haciz/tedbir konulması, TBK m.76 kapsamında 1.000 TL geçici ödeme yapılması, kaza tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte 3,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsili ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesi talep edilmiştir.
Davalı vekilleri cevap dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; davacı tarafından 25.10.2024 tarihli kazaya ilişkin 1 TL değer kaybı, 1 TL gerçek zarar ve 1 TL işçilik farkı talebiyle açılan davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğu, davanın belirsiz alacak davası niteliği taşımadığı, geçici ödeme talebinin yasal koşullarının oluşmadığı ve usulen reddi gerektiği savunulmuştur. Poliçe kapsamında 26.11.2024 tarihinde 26.520,00 TL hasar ve 24.12.2024 tarihinde 17.542,27 TL değer kaybı ödemesi yapıldığı, bu ödemelerle davacının zararının karşılandığı, davacının ek zarar ve değer kaybı iddialarını ispat edemediği belirtilmiştir. Ekspertiz raporlarının hukuki geçerliliği vurgulanmış, araçta ek onarım yapıldığına dair belge sunulmadığı, ayrıca sigortalı araç sürücüsüne atfedilen kusurun hatalı olduğu, bu nedenle kusur tespiti için Adli Tıp Kurumu’ndan rapor alınması gerektiği ifade edilmiştir. Dava konusu zararın sigorta poliçesi limiti ve sigortalı kusuru ile sınırlı olduğu, onarımda uygulanan iskontonun hukuka uygun olduğu, aracın eşdeğer parça kullanımına uygun olduğu ve değer kaybının oluşmadığı ileri sürülmüştür. Netice-i talep olarak, davanın tümden reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesi talep edilmiştir.
Davacı vekili değer arttırım dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; Davacı, 25.10.2024 tarihinde gerçekleşen trafik kazası nedeniyle uğranılan maddi zararların davalı ... Sigorta A.Ş.’den tahsili amacıyla, belirsiz alacak davası niteliğinde HMK m.107 uyarınca dava açtıklarını, kazaya ilişkin 21.04.2025 tarihli bilirkişi raporunda davacı aracının kusursuz, karşı tarafın ise tam kusurlu olduğunun tespit edildiğini, sigorta şirketinin esas alıp bağlı kaldığı eksper raporunun Yargıtay ve BAM içtihatlarına aykırı şekilde hazırlandığını, eşdeğer parça ve işçilik bedellerinin eksik belirlendiğini, değer kaybının doğru hesaplanmadığını, dolayısıyla bu rapora itiraz ettiklerini, ayrıca davalı tarafça ileri sürülen anlaşma ve ibraname gibi belgelere Karayolları Trafik Kanunu m.111 ve Yargıtay kararları gereği itiraz ettiklerini, hukuken geçersiz sayılmaları gerektiğini beyan etmişlerdir. Netice-i talep olarak, başlangıçta sembolik olarak belirlenen 3 TL tutarındaki talebin artırılarak 10.920,00 TL bakiye hasar bedeli ve 2.457,73 TL değer kaybı olmak üzere toplam 13.377,73 TL'nin, olay tarihi olan 25.10.2024’ten itibaren avans faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinden tahsilini; yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmişlerdir.
2. MAHKEMEMİZCE TOPLANAN DELİLLER VE YAPILAN İŞLEMLER:
Bilirkişi (... ve ... ) 21.04.2025 tarihli raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; Davacıya ait ... plakalı araçta meydana gelen trafik kazası sonucunda KDV hariç 31.200,00 TL, KDV dahil 37.440,00 TL tutarında hasar oluştuğu, %100 kusur oranına göre bu tutarın tamamının ödenmesi gerektiği, davalı sigorta şirketi tarafından dava öncesi 26.520,00 TL ödeme yapıldığı, kalan bakiye hasar bedelinin KDV dahil 10.920,00 TL olduğu tespit edilmiştir. Araçta ayrıca 20.000,00 TL değer kaybı oluştuğu, davalı sigorta şirketinin 17.542,27 TL ödeme yaptığı, kalan değer kaybı alacağının 2.457,73 TL olduğu, ayrıca araç için 5 günlük hak mahrumiyeti süresine karşılık 6.000,00 TL araç kiralama bedelinin bulunduğu kanaatine varılmıştır. Raporun, teknik veriler ışığında ve hukuki değerlendirmeden bağımsız şekilde hazırlandığı belirtilmiştir.
3. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Esas yönünden incelenen dosyada; toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumlluluk Sigortası Genel Şartlarının, "Sigortanın Kapsamı" başlıklı A.1 maddesinde "sigortacının poliçede tamınlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı KTK ya göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği... " öngörülmüştür.
Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası poliçede gösterilen aracın kullanılmasından doğan ve Karayolları Trafık Kanununa ve Umumi Hükümlere göre aracın işletenine terettüp eden hukuki sorumluluğu ve bu poliçe teminat kapsamında olmak şartıyla Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası hadlerinin üzerinde kalan kısmını, poliçede yazılı hadlere kadar temin eder.
Somut olayda meydana gelen trafik kazasında davalı sigorta şirketinin ZMMS sorumlusu olduğu araç ile davacının maliki olduğu aracın çarpışması neticesinde davacının aracında zarar meydana geldiği, meydana gelen zarar nedeni ile ZMMS ile güvence altında bulunan davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu ancak davalı tarafça karar öncesi ödeme yapıldığı ve bu hususun davacı tarafça kabul edildiği anlaşıldığından dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Hüküm fıkrasının 2. Maddesinde vekalet ücreti ödemesinin " 10.033,30 TL" olarak yazılması gerektiği halde sehven maddi hata ile "10.33,30" olarak yazıldığı anlaşılmış ve yapılan ödeme 10.033,30 TL olarak kabul edilerek davacı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden ve davalı tarafça vekalet ücreti ödenmiş olduğundan (davacı vekili vekalet ücreti hususta bir eksiklik bulunduğunu beyan etmemiştir) bu hususta karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda açıklandığı Üzere:
1-Davalının asıl alacağı ödemiş olduğu nazara alınarak dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına,
2-Davalı tarafça ödenen 3.835,72 TL faiz tutarı temerrüt tarihi olan 20/12/2024 tarihinde itibaren işletilecek yasal faizi karşıladığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
3- Davanın kabul edilen kısmı üzerinden alınması gereken 913,83 TL karar ilam harcından davacının ödediği peşin harç ve ıslah harcının toplamı olan 844,40 TL nin mahsubu ile eksik kalan 69,43 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan toplam peşin ve ıslah harcı toplamı olan 844,40 TL'nin, başvuru harcı 615,40 TL ile yapılan masraf olan: 8.217,50 TL toplamı olan 9.667,30 TL davalı tarafça ödenmiş olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre hesaplanan toplam 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazine’ye gelir kaydına,
6-Davacı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden ve davalı tarafça vekalet ücreti ödenmiş olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Karardan sonra yapılacak masrafların davalıdan alınmasına,
8-Taraflarca yatırılan ve dosyada bakiye kalan delil/gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda miktar itibari ile kesin olarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 11/07/2025
Katip Hakim