T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:
KARAR NO:
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ:
DAVALI :
VEKİLİ:
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:
KARAR TARİHİ:
KARAR YAZMA TARİHİ:
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Davacının Hafriyat işi ile davalının ise müteaahitlik işi ile uğraştığını, taraflar arasında yıllardan beri süregelen ticari ilişkinin mevcut olduğunu karşılıklı olarak iş yaptıklarını, icra takibine konu borcun hafriyat için kiralanan kepçe ve kamyonun kira borcu sebeplerinden kaynaklandığını, davalı ... Ticaret Limited Şirketi ve ... Paketleme şirketlerinin sahibi olan ...'in davacı ...'den Ereğli Şeker Fabrikası için kamyon, Burdur Şeker Fabrikası için Kepçe kiralamasını talep ettiklerini, taraflar arasında bu hususta anlaşma yapıldığını, yapılan anlaşma gereği Ereğli Şeker Fabrikası için; şoförlerin aylığını davacıya, sigortası ise ... Ticaret Limited Şirketi tarafından karşılanmak üzere bir sezonluk kamyonlar ve şöförler kiraya verildiğini, Burdur Şeker Fabrikası için, Kepçe ve operatörlerinin sigortası ve maaşı davalıya ait olacak şekilde anlaşıldığını ve kiraya verildiğini, anlaşma ve yapılan işler doğrultusunda ödemelerin şirket çekleri ile; toplamda 4 parça çek ile 600,000,00 TL olarak yapıldığını, davalı şirket ve yetkilisi tarafından davacıya yapılan ödemelerin ve avansların açıklama kısmında "Kepçe kira bedeli, makine kira bedeli" olarak da belirtildiğini, kalan bakiye borcun ödemesinin ise yapılmadığını, davalı/borçlu aleyhine borçları ve işlemiş faizinin tahsili için Konya . İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından itiraz edildiğini ve takibin 12/07/2024 tarihinde durdurulduğu gibi nedenlerle davalı yanın icra dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamını, takibe itiraz eden borçlu(davalı) aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmektedir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle sözleşmeden kaynaklı davalarda mahkemeniz görevli olmadığından sulh hukuk mahkemelerinin görevli olması nedeniyle davanın görev yönünden reddini talep ettiklerini, mahkemeniz görev yönünden aksi kanıda ise davalı ile davacı arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığından davacının cari hesaba ilişkin olarak talepte bulunmasının mümkün olmadığını, davalı şirket ile davacı arasında yazılı cari hesap bulunmadığından davacının yaptığı hizmet ve araç kiralamaya ilişkin düzenlenen fatura da bulunmadığından davacının alacağının bulunmadığını, davacının bu minvalde alacağının varlığını rasyonel kanıtlar ile ispatlamak zorunda olduğunu, araç kiralama ilişkisinden doğan davalarda sulh hukuk mahkemeleri görevli olması nedeniyle davanın görev yönünden ayrıca davalı ile davacı arasında yazılı cari hesap ilişkisi bulunmadığından ve bu minvalde davacının hizmet yada mal satışı yaptığını kanıtlayamadığından davacının davasının reddini, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmektedir.
DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Konya Esnaf ve Sanatkar Odaları Birliği'nin 23/01/2025 tarihli cevabi yazısında; ... adına Esnaf ve Sanatkâr Bilgi Sistemi ESBİS üzerinde yapılan sorgulamada ve defter kayıtlarımızda herhangi bir kaydının olmadığı,
Konya Defterdarlığı'nın 05/02/2025 tarihli cevabi yazısında da; ...'nin mükellefiyet kaydına rastlanılmadığı,
Konya Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün 28/01/2025 tarihli yazı cevabında da; ...'nin sahibi olduğu bir ticari işletme kaydına ve şahsın şirket ortaklığına rastlanılmadığının bildirildiği görülmüştür.
Türk Ticaret Kanunu 4.maddesinde, bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı kanunun 5.maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi var ise asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu kanunun 4.maddesi hükmünce ticari sayılan davalara, ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir.
T.T.K.'nun 3.maddesinde ise '' Bu kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir. '' düzenlemesi bulunmaktadır. Bir hukuki işletmenin veya fiilin TTK.'nın kapsamında kaldığının kabul edilmesi için kanunun amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen bu kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bir hukuki işlemin veya fiilin olması gerekir.
Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5.maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.
Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Bu durumda eldeki davanın Asliye Ticaret Mahkemesince görülüp karara bağlanabilmesi için uyuşmazlığın, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ve bu bağlamda tarafların her ikisinin birden tacir olması zorunludur. (Yargıtay . H.D.sinin 04.12.2017 gün ve ... E- ... K. sayılı kararı)
İddia, savunma, cevabi yazılar ve tüm dosya bir bütün halinde değerlendirildiğinde; somut olayda davacının tacir sıfatının bulunmadığı görülmekle davaya bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesine ait değildir.
Görevli mahkemenin hangi mahkeme olduğu hususunda yapılan değerlendirmede; taraflarca dosyaya sunulan yazılı bir sözleşme bulunmadığı, davacı tarafça davalıyla aralarında kamyon ve kepçe kiralanmasına ilişkin anlaşma yapıldığı, anlaşma gereği şoförlerin maaş ve sigortalarının da kim tarafından ödeneceğinin belirlendiği yani araçların şoförleri ile birlikte bu sözleşmeye konu oldukları iddia edilmiş ancak takibe konu alacağın yalnızca kepçe ve kamyonun kira bedelinden kaynaklandığı vurgulanmıştır. Davacının bu iddialarına göre taraflar arasında hizmet sözleşmesi bulunduğundan bu hizmet sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili amacıyla takip başlatıldığı düşünüldüğünde davaya bakma görevi Asliye Hukuk Mahkemesine aittir. Davalının ise savunmalarında aralarındaki sözleşme ilişkisini kabul etmediği görülmüştür. Tüm bu anlatılanlar ışığında davanın genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesince görülmesi gerektiği açıktır.
Sonuç itibariyle; davacının tacir sayılanlardan olmadığı, dolayısıyla eldeki davanın nispi ticari davaya da vücut vermediği anlaşılmakla Davanın 6100 sayılı HMK m. 114/1-c maddesi gereğince mahkememizin görevli olmadığı anlaşıldığından dava şartı yokluğundan usulden reddine, davaya bakmakla görevli Mahkemenin T.C. Konya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine dair Mahkememizde oluşan vicdani kanaatin tezahürü olarak aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın 6100 sayılı HMK m. 114/1-c maddesi gereğince mahkememizin görevli olmadığı anlaşıldığından dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, davaya bakmakla görevli Mahkemenin T.C. KONYA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNUN TESPİTİNE,
2-Görevsizlik Kararımız Kesinleştiğinde ve Mahkememizin görevsiz olduğu yönünde hüküm kurulması durumunda; 6100 Sayılı Kanunun 20/1. Maddesi gereğince iki haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talepte bulunulması halinde DOSYANIN GÖREVLİ T.C. KONYA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, aksi takdirde dava açılmamış sayılacağının ve bu konuda resen karar verileceğinin İHTARINA,
3-6100 Sayılı Kanunun 331/2. Maddesi gereğince yargılama giderlerinin GÖREVLİ VE YETKİLİ MAHKEMECE DEĞERLENDİRİLMESİNE,
4-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. 25/03/2025
Katip Hakim