T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO:
KARAR NO:
HAKİM : ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI : ... - ... ...
VEKİLİ: Av. ... - [
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLİ: Av. ... - [
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:
KARAR TARİHİ:
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 12/11/2024 tarih ... Esas ... Karar sayılı kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına karar verilmesi üzerine mahkememize gönderilmekle ve dava dosyası mahkememizin ... Esas sırasına kaydedilmekle; yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
(I) TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Davalının Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı dosyası ile müvekkilinin aleyhine 300.000,00 TL tutarındaki senet ile 215.000,00 TL Asıl alacak gösterilerek kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığını, takibe konu bononun üst kısmını boş olarak teslim alan alacaklının rakamı sonradan doldurduğunu, ödemelere ilişkin fazlasıyla tahsilat yapıldığı halde bu takibi başlatıldığını, müvekkilinin Konya Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunduğunu, KYOK kararı verildiğini, iş bu karara itiraz edildiğini, müvekkili ile davalı arasında düzenlenen borç senedi “taşınmaz satışına'' istinaden hazırlanan teminat senedi olduğunu, söz konusu senedin taraflar arasında yapılan bu tapu devrine karşılık olarak verildiğini, davalı tarafından takibe konan senedin kambiyo senedi vasfında olmadığını, davacının icra dosyasına konu senetten dolayı 12/12/2020 tarihinde 15.000 TL EFT, 02/09/2020 tarihinde 15.000 TL EFT, 08/09/2020 tarihinde 30.000 TL EFT, 14/09/2020 tarihinde 20.000 TL EFT, 23/09/2020 tarihinde 20.000 TL EFT, 01/02/2021 tarihinde 45.000 TL EFT ile banka yoluyla ödeme gerçekleştirdiğini, 9 Temmuz 2020 tarihli konuşmada paranın dolar olarak çekilip verildiği, 29 Ağustos'ta 31.000 TL elden paranın davalının eşi ... verildiği, 15.000 USD elden davalının eşi ... verildiğini, konuşma kayıtlarına bakıldığı zamanda müvekkilinin borcunun çoğunu önceden kapattığını, müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile, senedin iptaline ilişkin karar verilmesine, dava konusu senedin tahsili halinde, müvekkilinin ileride telafisi imkansız maddi ve manevi zararlara uğrayacağı muhtemel olduğundan dava konusu senedin, teminatsız olarak iş bu dosya kapsamında yapılacak yargılama neticesi verilecek mahkeme kararının kesinleşmesine kadar, davaya konusu senedin ödenmesini engeller mahiyette ve muhtemel icra takiplerinin durdurulması amacıyla ihtiyat-i tedbir kararı verilmesine, davanın kabulüne, kötü niyetli davalının %20 tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Tarafların tacir olmadığını, dava senedin ticari ilişkiden kaynaklı değil şahsi bir borçlanmadan kaynaklı olduğunu, bu nedenle davaya Asliye Hukuk Mahkemelerinin bakması gerektiğini, arabuluculuk sonucunda anlaşma sağlamadığını, davacının senede ilişkin daha önce Konya . İcra Mahkemesinde bulunan davasında takibin talikinin mahkemece senet metninde herhangi bir eksiklik olmaması ve tüm yasal şartları taşıması nedeniyle davanın reddedildiğini, davacının söz konusu 300.000,00 TL tutarlı senede ilişkin 215.000,00 TL ödeme yapmaması sebebiyle Konya .İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasında taşınmazın satışa çıkarıldığını ve satış günü verildiğini, işbu davada davacı senedin kambiyo vasfını yitirmediğini iddia ettiğini, oysaki müvekkiline gönderdiği banka ödemelerinde açıklama kısmında 25.09.2020 vadeli bonoya ilişkin olarak yazdığını, dolayısıyla davacının söz konusu davada kendi açıklamaları ile de senedin varlığını kabul edip buna göre dekontlara açıklama yazdığını, davaya konu bahsi geçen senede ilişkin dekontlarda toplam 85.000,00 TL ödeme yaptığını, kalan 215.000,00 TL'yi ödemediğini, bu noktada senede karşı senetle ispat yükümlülüğü gereği kalan 215.000,00 TL'ye ilişkin ödeme yapıldığına dair hiçbir belge, senet veya yazılı bir delil olmadığını, davacının icra dosyasını haksız yere sürüncemede bırakmak istediğini, 215.000,00 TL borç tutarının ödendiğine dair hiçbir belge delil olmadığını, dekontlarla da borcun eksik ödendiğinin açık olduğunu, dolayısıyla davacının taşınmazın satış günü verilmiş olan İcra satış sürecini sürüncemede bırakmak için açtığı haksız ve kötü niyetli davasının ve taleplerinin reddini, yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
(II) YARGILAMADA TOPLANAN DELİLLER:
Mahkememizce Konya . İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası celp edilerek incelenmiştir.
Konya . İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden celp edilerek incelenmiştir.
Davacı tanığı ...'nın mahkememiz 02/11/2023 tarihli duruşmasındaki beyanında; "davalı eşim olur, biz davacı ile gayri resmi ortaklık içerisinde ticaret yapıyorduk, bu ticaret kapsamında davacı ile aramızda alacak, borç ilişkisi meydana geldi, ayrıca ben davacıya eşim adına olan ... Mahallesinde müstakil 3 katlı apartmanın 2. Katını sattım, bu satış 500.000,00 TL kredi çekerek eşimin hesabına gönderdi. Biz evin rayiç bedelinin 600.000,00 TL olarak anlaşmıştık, tapu da böyle gösterdik, ancak evi 900.000,00 TL'ye sattım, bakiye 400.000,00 TL borç kaldı, bana 300.000,00 TL'lik eşim adına düzenlenen senedi verdi, davacı banka açıklamalarında görüldüğü üzere 85.000,00 TL senede ilişkin ödeme yaptı, bakiye 60.000,00 TL ödeme senede ilişkin değildir, aramızdaki bu ev satışı haricindeki, büro da gayri resmi ortaklık içerisinde gerçekleştirdiğimiz ticaretlere ilişkindir, bu husus aramızda sunulan Whatsapp yazışmalarında da bellidir, yine 15.000 dolarlık elden yaptığı ödemeyi de senede ilişkin yapmadı, bana emanet para olarak vermişti, bu emanet parayı ödemedim, ...'nun eliyle bana ödeme yapıldığını hatırlamıyorum, davacının 29 Ağustos 2020 tarihinde 31.000,00 TL ödeme yaptığını hatırlamıyorum, 29 Ağustos 2020 tarihinde davacıya yazdığım, 8.000,00 TL +8.000,00 TL +15.000,00 TL toplamda 31.000,00 TL yapılan ödeme dava konusu senede ilişkin değildir, yine 9 Temmuz 2020 tarihli yazışmalardaki dolar üstünden yapılan ödemelerde senede ilişkin değildir, borç olarak aldım, ödeme yapıp yapmadığımı kontrol edeceğim, ben diğer tanık Hüseyin'den dava konusu senede ilişkin ödeme alıp almadığımı hatırlamıyorum, eşimin hesabına yapılan ödemelerin tamamı yukarıda bahsettiğim toplam 400.000,00 TL'lik borç ve senede ilişkin, ben ilk beyanımda geçen bakiye 60.000,00 TL'lik ödemenin aramızdaki ticarete ilişkin olduğunu söylemedim, ben söylemediğim halde zapta öyle geçmiş, yukarıda bahsettiğim üzere rayiç 600.000,00 TL olarak anlaştık, 500.000,00 TL ödeme yapıldı, 100.000,00 TL borç kaldı, ayrıca 300.000,00 TL'lik senet vermişti, eşimin hesabına gönderilen senet kayıtlı ödemeler senede ilişkindir, senet kayıtlı olmayan ödemeler rayiç bedelden eksik kalan 100.000,00 TL'lik borca ilişkindir, borcum olan birine neden ev aldıktan 15 gün sonra emanet para vereyim, ayrıca 2020 ve 2021 yıllarında gayri resmi olarak neyin ticaretini yaptığımız sorulsun, davacı beni sevdiği için eşime borcu olmasına rağmen bana dolar üzerinden borç para verdi, 2020 ve 2021 yıllarında ne ticareti yaptığımızı hatırlamıyorum, benim davalıya 400.000,00 TL borcum olsa neden 400.000,00 TL'lik senet yerine 300.000,00 TL senet verip bakiye borcunu hariç tutuğum sorulsun, davacı kendi tercihi ile 300.000,00 TL'lik senet düzenlemiştir, bakiye 100.000,00 TL borcu kalmıştır, dedi. tanık ücreti talebim yoktur dedi," diyerek beyanda bulunmuştur.
Davacı tanığı ...'nun mahkememiz 02/11/2023 tarihli duruşmasındaki beyanında; "ben davacının hukuk ofisinde katip olarak çalışıyorum, taraflar arasındaki senet ilişkisinden haberim vardır, taraflar arasındaki ev satışından kaynaklı olarak verildiğini biliyorum, anlaşma yapıldığı tarihte davacının ofisinde çalışmıyordum ancak ben çalışmaya başlatıktan sonra diğer tanık ... ile arasındaki konuşmalardan evin 800.000,00 TL'ye satıldığını biliyorum, bu konuşmaları bizzat duydum, ben davacının Konya da bulunmadığı bir tarihte benim hesabına dava konusu senet borcuna ilişkin olarak gönderilen 25.000,00 TL ve 15.000,00 TL'lik iki ayrı EFT'yi hesabımdan çekerek, davalının eşi olan diğer tanık ...'a elden verdim, senet borcu ödendikten sonra iki kere davacı ile diğer tanık ... bir araya geldi, bende her iki görüşmede yanlarındaydım, her ikisinde de davacı senet borcunun bittiği ve senedin iadesini istedi, tanık ... ise sen gereğini yaparsın abi diyerek, senedi iadesine ilişkin cevap vermedi, davacıdan bu ödemeler elden alınmak üzere talep edildiğinden, ben de hesabımdan çekerek elden ödeme yaptım, davacı ile diğer tanık ... arasında herhangi bir ticaret olmadı, tanık ücreti talebim yoktur" diyerek beyanda bulunmuştur.
Davacı tanığı ...'un mahkememiz 02/11/2023 tarihli duruşmasındaki beyanında; "ben davacının yanında yaklaşık 3 yıldır sekreter olarak çalışıyorum, ben işe girmeden yaklaşık 3 ay önce davacı davalının eşi ... 1 adet daire satın almış, Benim işe başladığım dönemlerde bu dairenin alış verişi ile alakalı görüşmeler ve ödemeler yapılıyordu, ben bizzat davalının Eşi ... paraları alarak çıktığını, gördüm bu paraların ev için alındığını ve ödendiğini biliyorum, hatta davacı ödemelerin tamamını bitirdi ve davalının eşi ... ofiste iken bu ödemelerin bitişini kutlamak mahiyetinde benden kahve yapılmasını istendiler, ödemelerin bittiğine ilişkin konuşmalar yapılırken ofiste çalışan ... da vardı, kendisi ödemeler bittiği için verilen senedin iadesini ... istedi, ... da "yarın veya diğer gün getiririm acelesi yok," şeklinde beyanda bulundu, bu olaydan önce taraflar arasında hiçbir husumet bulunmuyordu, icra takibinin başlatıldığını duyunca biz de çalışanlar olarak şaşırdık, davacı ödemelerin tamamını bitirdiği halde senet teslim edilmemiştir, hatta evin borç ödemesi bittikten sonra ... bey ofise geldi ve davacıdan borç para istedi, 45 -50 bin TL civarından davalının eşi ... borç para verildi, dava konusu senede ilişkin alınan evin bedeli 800.000,00 TL olarak anlaşıldığını, davacıdan ve ofiste diğer çalışan olan ...ndan duymuştum, davalı ve eşi ... ... ile davacı arasında herhangi bir ticari ilişkiye şahit olmadım, çalıştığım dönemde davalıyı hiç görmedim," diyerek beyanda bulunmuştur.
(III) DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takibine konu senet dolayısıyla borçlu olunmadığının tespitine ilişkin açılan Menfi Tespit davasıdır.
Davacı vekili dava dilekçesiyle, davalı tarafın Konya . İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası üzerinden dava konusu senede ilişkin olarak takip başlattığını, takibe konu bononun üst kısmının boş olarak teslim edildiğini, alacaklı tarafından sonradan doldurulduğunu, müvekkilinin davalıya borcu bulunmadığını, müvekkilinin Konya Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunduğu, ancak KYOK kararı çıktığını, müvekkili ile davalı arasında düzenlenen borç senedinin taşınmaz satışına istinaden hazırlanan teminat senedi olduğunu, davacı tarafından davaya konu senetten dolayı 12/12/2020 tarihinde 15.000 TL EFT, 02/09/2020 tarihinde 15.000 TL EFT, 08/09/2020 tarihinde 30.000 TL EFT, 14/09/2020 tarihinde 20.000 TL EFT, 23/09/2020 tarihinde 20.000 TL EFT, 01/02/2021 tarihinde 45.000 TL EFT ile banka yoluyla ödemeler yaptığını, 9 Temmuz 2020 tarihli konuşmada paranın dolar olarak çekilip verildiği, 29 Ağustos'ta 31.000 TL elden paranın davalının eşi ... ...'ya verildiği, 15.000 USD elden davalının eşi ... ...'ya verildiğini, geri kalan borcu ise davalının eşi ... ...'ya nakit para verildiğini, davacının davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, bu nedenle davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesiyle, davaya konu senedin ticari bir ilişkinden değil şahsi bir borçtan kaynaklandığını, davacının Konya . İcra Hukuk Mahkemesine takibin taliki davası açtığını, mahkemenin senet metninde herhangi bir eksiklik olmaması ve tüm yasal şartları taşıması nedeniyle davayı reddettiğini, davacının borcunu ödememesi nedeniyle Konya 13. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını, dava konusu taşınmazın satışa çıkarıldığını ve satış günü verildiğini, davaya konu senede ilişkin olarak davacının 85.000,00 TL ödeme yaptığı, kalan 215.000,00 TL'yi ödemediğini, kalan miktarı ödediğine dair hiçbir belge ve delil de olmadığını, bu nedenle davanın reddini talep etmiştir.
Konya . İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasının; 25/06/2020 tanzim tarihli, 25/09/2020 vade tarihli, 300.000,00 TL bedelli senede mahsus haciz yolu ile takibine ilişkin olduğu, alacaklının ... olduğu, borçlunun ... olduğu görülmüştür.
Mahkememizce ilk olarak 04/01/2024 tarihinde davanın kabulü ile; davacının dava konusu bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, ilgili kararın istinaf edilmesi neticesinde; Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 12/11/2024 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile; "... İspat yükü 85.000,00 TL dışındaki EFT ile yapılan ödemeler yönünden davalı da diğer yapıldığı iddia edilen ödemeler yönünden ise davacı üzerinde olup, bu kapsamda tarafların iddia ve savunmalarını ispat etmeleri gerekmektedir.... Konuşma kayıtlarında geçen ödeme ifadelerinin de dava konusu senede istinaden yapıldığının ispatı gerekirken davacı tarafından ispat edilmiş gibi kabul edilmesi ve yazılı delil ile ispat edilmesi gereken hususlarda tanık beyanlarının hükme esas alınması yerinde olmamıştır.... davacının yemin deliline de dayandığı anlaşılmakla, davacı tarafça iddiasının yazılı delille ispat edilemediği kanaatine varılması halinde davacıya yemin teklif edilmesi gerektiği..." tespiti ile mahkememiz kararının kaldırılmasına hükmedilmiştir.
Dosya muhtevası itibariyle; daha evvel yargılamaya esas alınan whatsapp yazışmaları ve tanık beyanları dışında davacının iddiasının ispatına yönelik herhangi bir yazılı delil sunamadığı anlaşılmakla; davacıya BAM kaldırma kararı doğrultusunda yemin hakkı hatırlatılmış; davacı vekilince 30/01/2025 tarihinde yemin metni sunulduğu ve 27/02/2025 tarihli duruşma da davalı ... bizzat "Davacı ...'a, eşim ... aracılığı ile bir taşınmaz sattım ve eşim ... 300.000 TL bedelli bir senet aldı. Bu senede mahsuben, eşim ... ve ben, banka hesabıma ödenen paralar hariç, haricen elden hiç para almadığımıza ve anlaştığımız tüm paraları eksiksiz olarak almadığımıza, senet bedelinin ödendiğini bilmediğime ve eşim ...'dan ödemelerin yapıldığını duymadığıma dair namusum, vicdanım, Allah, Kur'an ve tüm kutsal değerlerim üzerine yemin ederim." diyerek yemin etmiştir.
HMK kapsamında deliller; kesin delil ve takdiri delil olmak üzere 2 ana başlık üzerine toplanabilmekte olup; kesin deliller yargılamaya safhasında mutlak olarak dikkate alınması gereken deliller olup, takdiri deliller, mahkeme tarafından dosya kapsamına göre değerlendirilerek yargılamaya esas alınacak mahiyette ve ilgili delilin aksini gösterir daha güçlü bir delil bulunmadığı takdirde dikkate alınabilecek deliller olarak tanımlanabilmektedir.
Yemin taraflardan birinin davanın çözümünü ilgilendiren bir olayın doğru olup olmadığı konusunun kanunda belirtilen usule uyarak mahkeme önünde kutsal sayılan değerler ile teyit eden ve kesin delil vasfı yüklenmiş sözlü açıklamalardır.
Kaldırma kararı doğrultusunda mahkememizce yeniden yargılama yapılmış ve davalı tarafça dava konusu senede ilişkin davacının EFT ile yaptığı 85.000,00 TL ödeme dışında herhangi bir ödeme yapılmadığına yönelik yemin edildiğinden ispatlanamayan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
(IV) HÜKÜM SONUCU, YARGILAMA GİDERLERİ VE KANUN YOLU:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcına karşılık peşin alınan 4.379,80 TL harcın mahsubu ile fazla yatırılan 3.764,40 TL karar ve ilam harcının Harçlar Kanunun 31. Maddesi gereğince karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
3-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 41.034,49 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı tarafından yatırılan ve dosyada bakiye kalan gider avansının HMK'nın 333. Maddesi gereğince karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK'nın 341-345 maddeleri uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili İstinaf Dairesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 27/02/2025
Katip ...Hakim ...